#Milleyha Kuş Cenneti

İLKHABER-Gazetesi - Milleyha Kuş Cenneti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milleyha Kuş Cenneti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antarktika gemisinde 3 ölüm: Emin Yoğurtçuoğlu’nun test sonucu belli oldu Haber

Antarktika gemisinde 3 ölüm: Emin Yoğurtçuoğlu’nun test sonucu belli oldu

Antarktika seferine çıkan Hollanda bandıralı “MV Hondius” adlı kruvaziyer gemisinde görülen hantavirüs vakalarının ardından başlatılan tahliye ve sağlık kontrolü süreci tamamlandı. İspanya’ya bağlı Kanarya Adaları’ndaki Tenerife’de bulunan Granadilla de Abona Limanı’na demirleyen gemideki yolcuların ülkelerine dönüş işlemlerinin sona erdiği bildirildi. Gemi ise daha sonra bulunduğu yerden demir aldı. 40 gün süren Atlas Okyanusu geçişi boyunca bilimsel gözlem ve doğa araştırmaları amacıyla sefer yapan gemide, sağlık endişelerine neden olan gelişmeler yaşandı. Süreçte gemide bulunan 3 kişi yaşamını yitirirken, tahliye edilen yolculara uygulanan testlerde bazı kişilerin hantavirüs testlerinin pozitif çıktığı öğrenildi. Gemide bulunan isimler arasında, Hatay’daki Milleyha Kuş Cenneti’nde yürüttüğü doğa çalışmalarıyla tanınan doğa bilimci Emin Yoğurtçuoğlu da yer alıyordu. Yoğurtçuoğlu’nun yapılan hantavirüs testinin negatif çıktığı açıklandı. Gemide farklı ülkelerden yolcular ve mürettebat dahil yaklaşık 180 kişinin bulunduğu belirtildi. Emin Yoğurtçuoğlu, test sonuçlarının negatif çıktığını belirterek, “Gözümüz aydın. Hantavirüs testlerimiz negatif çıktı. Buna rağmen süreç boyunca karantinada kalmayı sürdüreceğiz. Okyanusta geçen her günü paylaşmaya devam edeceğim. Karantina sonrasında da çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Yoğurtçuoğlu, gemide yürüttükleri araştırmaların doğal yaşam ve nesli tehlike altındaki türler üzerine yoğunlaştığını belirterek, “Farklı ülkelerden araştırmacılarla bir araya geldiğimiz bu seferde çalışmalarımızı başarıyla tamamladık. Süreç boyunca korku ve yanlış bilgi yayan söylemlerden uzak durmaya çalıştık. Sağlık ekiplerinin gözetiminde ülkemize döndük ve karantinaya alındık” dedi. Yaşanan gelişmelerin ardından sosyal medyada yayılan bilgi kirliliğine de dikkat çeken Yoğurtçuoğlu, “Hantavirüs doğada bulunan yeni bir virüs değil. Herhangi bir sağlık sorunumuz ya da semptomumuz yok. Tüm kontrollerden geçirildik. Karantina sürecinin ardından doğa çalışmalarımıza devam edeceğiz” açıklamasında bulundu. Doğal yaşamın korunmasına ilişkin mesajlar da veren Yoğurtçuoğlu, “Yeryüzünden silinen her canlının bir anlamı, bir sesi ve yaşam amacı var. İnsanlığın doğa üzerindeki baskısı giderek artıyor. Kuşlar öldürülüyor, ormanlar yok ediliyor, doğal alanlar tahrip ediliyor. Biz aynı gezegeni sayısız canlıyla paylaşıyoruz. Merhameti büyütmek zorundayız” değerlendirmesinde bulundu. Yoğurtçuoğlu ayrıca, Antarktika seferinin amaçlarından birinin kral penguen popülasyonunu incelemek olduğunu belirterek, Türkiye’yi uluslararası bilimsel çalışmalarda temsil etmekten gurur duyduğunu ifade etti.

Dünya gündemindeki gemi: Hantavirüs vakaları sonrası tahliye süreci Haber

Dünya gündemindeki gemi: Hantavirüs vakaları sonrası tahliye süreci

Dünya kamuoyunun yakından takip ettiği Antarktika seferinde, Hollanda bandıralı “MV Hondius” adlı kruvaziyer gemisinde tespit edilen hantavirüs vakaları sonrası yolcuların tahliye süreci başlatıldı. İspanya’nın Kanarya Adaları’nda yer alan Tenerife’deki Granadilla de Abona Limanı’na demirleyen gemide, sağlık kontrolleri tamamlanan yolcuların ülkelerine dönüş işlemleri hızlandırıldı. Yaklaşık 40 gün süren Atlas Okyanusu geçişi sırasında bilimsel gözlem ve doğa araştırmaları için yola çıkan gemide, süreç içerisinde sağlık endişesi yaratan gelişmeler yaşandığı öğrenildi. Vakanın ardından bazı yolcuların tahliye edildiği, kalan yolcuların ise limanda yapılan kontrollerin ardından karantina ve dönüş sürecine alındığı bildirildi. Gemide bulunan isimler arasında, Hatay’ın Milleyha Kuş Cenneti’nde yürüttüğü doğa çalışmalarıyla tanınan doğa bilimci Emin Yoğurtçuoğlu, eşi ve Melike Güner’in de yer aldığı ortaya çıktı. Sosyal medyada Yoğurtçuoğlu çiftinin gemide mahsur kaldığı yönündeki paylaşımlar geniş yankı uyandırırken, Yoğurtçuoğlu’nun yolculuk sürecine ilişkin yaptığı açıklamalar da dikkat çekti. Gemide 23 ulustan yaklaşık 150 kadar yolcu ve mürettebatın bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Yetkililer, gemideki sağlık taramalarının ardından aktif bir vaka kalmadığını ve tüm yolcuların kontrol altında güvenli şekilde tahliye edildiğini açıkladı. Sürecin, İspanyol sağlık otoriteleri ile uluslararası kurumların koordinasyonunda yürütüldüğü belirtildi. Emin Yoğurtçuoğlu, yaşanan sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede, yolculuğun zorluklarına rağmen bilimsel hedeflerden vazgeçilmediğini vurgularken, özellikle birlikte çalıştığı ekip arkadaşlarının dayanışmasına dikkat çekti. Yoğurtçuoğlu, “Bu süreç hepimiz için oldukça zorlayıcıydı. Uzun bir okyanus geçişinde hem doğayı gözlemledik hem de beklenmedik bir sağlık süreciyle karşılaştık. Ancak tüm ekibimiz büyük bir dayanışma gösterdi. Özellikle Melike Güner, en zor anlarda bile yanımızdaydı ve bu yolculukta çok önemli bir güç oldu. Şu an en önemli konu herkesin sağlığının yerinde olması. Kontroller tamamlandıktan sonra güvenli şekilde ülkelerimize dönüyoruz” ifadelerini kullandı.

Milleyha Kuş Cenneti için atılan adım, çevrecileri mutlu etti Haber

Milleyha Kuş Cenneti için atılan adım, çevrecileri mutlu etti

Dünyanın en önemli kuş göç yollarından biri üzerinde yer alan Milleyha Kuş Cenneti, hem sulak alan hem de sürdürülebilir koruma statüleriyle geleceğe güvenle taşınıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye’nin önemli ekosistemlerinden biri olan Milleyha Kuş Cenneti’ne yeni koruma statüleri kazandırdı. Artık sadece “Sulak Alan” olarak değil, aynı zamanda “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statülerine sahip olan Milleyha, nesli tehlike altında olan türler için güvenli bir yuva olmaya devam edecek. Bakanlık yetkilileri, yapılan çalışmalarla Milleyha’nın doğal yapısının bozulmasına yönelik hiçbir faaliyete izin verilmeyeceğini ve ekosistemin korunarak gelecek nesillere aktarılacağını belirtti. Çevre ve iklim değişikliği uzmanı Oğuz Şahin de, Milleyha Kuş Cenneti’nin yeni statüler kazanmasını değerlendirdi. Şahin, “Milleyha Kuş Cenneti gibi sulak alanların korunması, sadece kuşlar için değil, tüm ekosistem için hayati öneme sahip. Bu gelişme gerçekten sevindirici. Sulak alanlar, su kaynaklarının dengesi, biyolojik çeşitlilik ve iklim değişikliğiyle mücadele açısından kritik alanlar. Milleyha’nın hem ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ hem de ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ statülerine kavuşması, bölgedeki ekosistemin korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük bir adım. Bu sayede nesli tehlike altında olan türler güvenle yaşayabilecek ve doğal yapının bozulmasına hiçbir şekilde izin verilmeyecek. Ayrıca bu statüler, bilimsel araştırmalar ve izleme faaliyetlerinin artmasını sağlayarak, bölgedeki koruma çalışmalarını güçlendirecek” dedi. Uzmanlar, Milleyha’nın zengin bitki ve hayvan çeşitliliğiyle Türkiye’nin doğal mirası içinde özel bir yere sahip olduğunu vurguluyor. Koruma alanı ilanının ardından bölgeye yönelik bilimsel araştırmaların ve ekosistem izleme faaliyetlerinin de artacağı ifade ediliyor.

Kuraklığın etkisiyle çöle dönen Milleyha’da kuş gözlemcileri gelecekten ümitli Haber

Kuraklığın etkisiyle çöle dönen Milleyha’da kuş gözlemcileri gelecekten ümitli

Hatay’da son 65 yılın en kurak yılının yaşanmasıyla birlikte Samandağ ilçesinde bulunan ve 314 kuş türüne ev sahipliği yapan Milleyha Kuş Cenneti adeta çöle döndü. Yaz aylarında genellikle kuruyan Milleyha Kuş Cenneti, yağmurun kış aylarında etkili olmasıyla birlikte kuş gözlemcilerine umut vadediyor. Yağışlı havasıyla bilinen ve Amanos Dağı'nın eteklerinde olmasıyla su bereketinin yaşandığı Hatay'da bu yıl kuraklık etkisini göstermeye devam ediyor. Kış ve ilkbahar mevsiminde yeteri kadar yağış almayan kentte meteoroloji verilerine göre son 65 yılın en kurak dönemi yaşanıyor. Geçtiğimiz yıla göre yağışın yüzde 64 azalması nedeniyle Samandağ'da bulunan ve 314 kuş türüne ev sahipliği yapan Milleyha Kuş Cenneti de kuraklıktan etkilendi. Toprakta yarılmaların olduğu ve neredeyse zerre suyun kalmadığı kul cennetinde kuş gözlemcileri, yağışlarla birlikte kuşların yeniden geleceğinden ümitli. Her yıl yaz aylarında suyun çekilmesinin rutin hale geldiğini ifade eden kuş gözlemcisi Erol Yüksek, Milleyha'nın yok olduğunu söylemenin imkansız olduğunu söyledi. Kuraklıktan etkilenen kuş cennetinde; ördek ve balıkçıl kuşlar geçici olarak göç etse de çevrede bulunan yapay göller ve akar sularda; cılıbıtlar, mahmuzlu kız kuşları, küçük batağanlar ve martılar başta olmak üzere çeşitli kuş türleri yaşamlarını sürdürüyorlar. Milleyha Kuş Cenneti'nin 10 ay su tuttuğunu ama yaz aylarında ise suların çekilerek kuruduğunu ifade eden kuş gözlemcisi Erol Yüksek, "Burası Milleyha Kuş Cenneti, Türkiye'nin sayılı cennetlerinden birisidir. Burası 314 kuş türüne ev sahipliği yapan bir bölge. Bu bölgede 15 yeni kuş türüne kazandırıldı. Burası yaklaşık 9 veya 10 ay ortalama su tutan bir bölgeydi. Suyun olduğu zamanlarda özellikle; kıyı kuşları, balıkçıllar, martılar, sumrular, cılıbıtlar ve diğer kuşlar geliyor. Hatay genelinde küresel ısınmadan kaynaklı olarak kuraklık var. Bu yılki yağış miktarı inanılmaz az oldu. Kışın şubat ve mart aylarında soğuk hava yaşadık ama az yağış vardı. Bundan kaynaklı hem göllerde, barajlarda, birtakım derelerde ve Milleyha Kuş Cenneti de kuraklık etkisini hissettirdi. Dileriz gelecek seneler böyle devam etmez" dedi. "Burası her zaman için bir cennet ve dolayısıyla buranın şu an yok olduğunu ya da bundan sonra hep böyle kalacağını asla söyleyemeyiz" Sonbahar ve yaz aylarında rutin olarak suyun çekildiğini belirten kuş gözlemcisi Erol Yüksel, ilk bahar ve kış aylarıyla birlikte Milleyha’nın yeniden canlanacağını ifade ederek, "Milleyha’da her sene olan bir yaşanan karşı karşıyayız. Kuşlar ise su çekilince özellikle balıkçı kuşlar buraya göç ediyor. Sonbaharda sürpriz bir yağmurda su birikmesi olursa tekrardan kuşlar buraya zaten geri geliyorlar. Burası her zaman için bir cennet ve dolayısıyla buranın şu an yok olduğunu ya da bundan sonra hep böyle kalacağını asla söyleyemeyiz. Çünkü suların yaz aylarında çekilmesi buranın bir rutini haline geldi. Son 65 yılının en kurak mevsimini yaşıyoruz. Buradaki suyun çok çekilmesi ve bir çamurun oluşumu bile kalmamış şekilde kurudu. İnşallah ilk yağışta tekrardan toparlayacak. Kuşlar yeniden buraya gelecek. Ben yıllardır buranın gözlemcisiyim. Bu dönemlerde kuşlar doğal olarak sulak alanlara giderler. Tekrardan yeşerdiği zaman tekrar buraya gelirler. Buranın korunmaya başlamasından sonraki nitekim 5 yıldır ciddi adımlar atıldı ve bundan dolayı çok da mutluyuz. Korunduğu günden bu yana buradaki kuş sayısında bariz bir artış olduğunu da söylemek gerekiyor. Sadece bu döneme has bir azalış var ama bu buranın cennet olduğu gerçeğini asla değiştirmiyor" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.