#Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu

İLKHABER-Gazetesi - Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı Haber

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 21’inci toplantısında yapılan oylamada, nitelikli çoğunlukla kabul edilen komisyon raporu, TBMM’nin internet sitesinde yayımlandı. Yayımlanan raporun takdimini TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş kaleme aldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisinin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir. Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliğiyle ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır" dedi. "BUGÜN TERÖR MESELESİNDE TARİHİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ" Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçildiğini vurgulayan Kurtulmuş, meclisin üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin terörden dolayı ödediği bedellerden bahseden Kurtulmuş, "Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir. On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri, kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştı. Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşmedir" ifadelerini kullandı. "ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE, GAZİLERİMİZİ HÜRMET VE MİNNETLE YAD EDİYORUM" Bölge istikrarı ve toplumsal barış için bu sürece emek veren herkese teşekkür eden Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Milletimizin huzuru, bölgemizin istikrarı ve toplumsal barış ülküsü için sivil toplumda, siyasette ve halkımıza hizmetin farklı alanlarında emek veren her biri kıymetli insanlarımızı şükranla; ortak vatanımızın esenliği uğruna canını veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yâd ediyorum. Aziz hatıraları; atacağımız her adımda, insan onuruna, adalete ve ortak geleceğimize karşı taşıdığımız sorumluluğu, hepimize daha güçlü biçimde hatırlatmaya devam edecektir." KOMİSYON ÇALIŞMALARI Yayımlanan raporun ikinci kısmında komisyon çalışmalarından bahsedildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda ele alınan "Terörsüz Türkiye" hedefinin, esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikası olduğu vurgulandı. Vatandaşların ortak geleceğini garanti altına alan bir yaklaşımın sonucu olduğu vurgulanan raporda, daha önce de bu sorunun çözümü çokça denenmiş fakat çeşitli nedenlerle sonuçlandırılamamış olduğu vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde özellikle 2009 ve 2013 yıllarındaki çözüm gayretlerinde yürütme organı merkezli inisiyatifler belirleyici olduğuna dikkat çekilerek, geçmiş teşebbüslerde geniş tabanlı dinleme zeminini ve nitelikli çoğunlukla ortak kanaat üretecek kurumsal bir Meclis mekanizmasını işletmek mümkün olmadığı ifade edildi. Bu sürece katkı veren herkesin, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu gösterdiği vurgulanan raporda, "Tüm bu kayıpların ötesinde en ağır bedel şüphesiz ki canla ödenmiştir. Manevi kayıplar unutulmaz acılarımızdır. Her biri ayrı bir ailenin ocağına düşen şehitlerimizin, her biri bir ömrü feda eden gazilerimizin acısı her daim tazedir. Canları pahasına bu vatanı savunan tüm kahramanlar, sürecin manevi mimarlarıdır. Bu istikamette atacağımız her adımda, onların emanetine sadakatle bağlı kalacağımızı ilan ediyoruz. İnanıyoruz ki bu sürece katkı veren herkes, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu göstermiştir ve gösterecektir denildi. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE" HEDEFİ Terörsüz Türkiye hedefinin detaylarından bahsedilen raporda, Terörsüz Türkiye hedefinin terörsüz bir bölge demek olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi: "Bu hedef tam manası ile başarıya ulaştığında, Komisyon çalışmalarımız tüm yönleriyle, ‘Türkiye Modeli’ olarak literatüre geçecektir. Komisyonun çalışmaları, fesih ve örgütün silah bırakması yönünde oluşan kararın olgunlaşmasıyla birlikte, idari ve hukuki düzenlemelerin nasıl bir çerçeveye oturtulması gerektiği konusunu gündemine almıştır. Silahlı terör örgütünün varlığının sona erdirilmesinin güvenilir biçimde tespiti ile birlikte eş zamanlı olarak kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve adalet duygusunun tahkimi gibi başlıca konular öncelikle ele alınacaktır. Komisyon; millet adına çözüme ulaştırılacak sorunların müzakeresi, üzerinde uzlaşılan teklif ve tavsiyelerin Türkiye Büyük Millet Meclisine iletilmesi ve bahse konu süreçlere millet adına vaziyet etmek için görev yapmıştır. Komisyonumuz, on yıllardır ülkemizin enerjisini tüketen ve kardeşi kardeşten uzaklaştırmaya çalışanların provoke ettiği bir meseleye yeni bir gözle bakma iradesinin yansımasıdır. Bu çerçevede Terörsüz Türkiye, esasında terörsüz bir bölge demektir. Bu hedef, aynı zamanda bölgenin barış ve esenliğine odaklı bir vizyon olarak tezahür etmiştir." KOMİSYONDA DİNLENEN KİŞİLERİN MUTABAKAT ALANLARI Raporda komisyonda dinlenilen kişileri mutabakat alanları aktarıldı. Raporda ortak zemin, ayrıca toplumsal rıza ve sürecin toplumca sahiplenilmesi konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu, katılımcılık, şeffaflık ve kapsayıcılık ilkelerinin siyaset kurumu, sivil toplum ve akademi çevrelerince güçlü biçimde desteklendiğini ortaya koyduğu ifade edildi. Dile getirilen görüşlerde öne çıkan bir diğer husus, sürecin sadece güvenlik ve örgütün tasfiyesi ekseninde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan bütüncül yaklaşım olduğu belirtilen raporda, "Demokratikleşme, eşit yurttaşlık, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması ile ekonomik kalkınma boyutlarının birlikte düşünülmesi beklenmektedir. Süreç boyunca sıklıkla işaret edilen bir diğer konu, hukuki düzenleme ihtiyacı, silah bırakma ve devamındaki sürecin yönetimi yanında hukuk devleti ve demokratikleşme başlıklarındaki talepler olmuştur. Uluslararası ve bölgesel boyutun önemi, iç huzurun güçlenmesiyle bölgesel istikrarın desteklenmesi ve küresel adalet arayışında Türkiye’nin siyasal ağırlığının artması perspektifiyle, ortak zeminin tamamlayıcı unsuru olarak öne çıkmaktadır" ifadelerine yer verildi. TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’NIN KENDİSİNİ FESHETMESİ VE SİLAH BIRAKMASI Raporda, fesih ve silah bırakmanın istihbarat-güvenlik birimlerince sınırlar dışındaki durumlar dahil tespiti, kamuoyuna yapılan beyanlarla sınırlı bir alan olmadığına dikkat çekildi. Beyanların takip ve teyitle anlam kazanacağının aşikar olduğu belirtilen raporda, silah bırakmanın istihbarat ve güvenlik birimlerince tespiti, ölçülebilir kriterlerle icra edileceği ve bu tespitin, sahadaki doğrulama süreçleriyle desteklenerek kamu düzeni açısından öngörülebilirlik sağlayacağı ifade edildi. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Raporun sonuç ve değerlendirme bölümünde ise, milli iradenin denetim ve imkanlarının aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koyduğu vurgulanarak, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclisin temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve milli iradenin denetim imkânlarını aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koymuştur. Toplantılar boyunca oluşan müşterek kanaat, şiddet ve terörle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönündedir. Tam demokrasiye dayanan yurttaşlık bilincinin, eşitlik temelli kardeşliğin ve kurumsal şeffaflığın kalıcı huzur ve barışı mümkün kılacağı değerlendirilmektedir. Komisyon raporu, idari ve hukuki düzenlemeler için yol gösteren bir çerçeve ortaya koyarken, toplumla uyum adımlarının ertelenemez bir alan olduğunu hatırlatmaktadır. Siyasetin görevi, toplumun farklı seslerini ortak geleceğin dilinde buluşturmaktır" denildi. "TÜRKİYE MODELİ’NİN EN KIYMETLİ KAZANIMI SAĞLAM ZEMİNLER ÜZERİNDE YÜKSELECEKTİR" Türkiye Modeli’nin kıymetli kazanımlarından bahsedilen raporda, "Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, ‘Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" ifadelerine yer verildi. "KOMİSYONUMUZ, TÜRKİYE’NİN BARIŞLA VE KARDEŞLİKLE GÜÇLENECEĞİNİ GÖSTERMİŞTİR" Komisyonunun, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini gösterdiği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi: "Demokratik, çoğulcu ve herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye’yi hep birlikte büyük bir çabayla inşa etmek için hakikatin göz ardı edilmediği, duyguların inkar edilmediği ve siyasetin çözüm üretme cesareti gösterdiği bir anlayışın benimsenmesi hayati önemdedir. Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir. Canları ve kanları pahasına vatanımız için hayatlarını hiçe sayan şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin kardeşlik iradesi, milli bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatıdır. Oluşan müşterek kanaat, sürecin kamu düzenini koruyan, hak ve hürriyetleri genişleten, toplumsal rızayı büyüten ve ortak geleceği kurumsal bir disiplin içinde taşıyan bir yol üzerinde ilerlemesi yönündedir. Bu rapor, çalışmaların ve gelen raporların tümünden süzülen birikimi ve ortak aklı, izleyen dönemde atılacak adımlara rehberlik edecek bir çerçeve hâlinde dikkatlere sunmaktadır. Bundan sonraki safhada, tespit ve takip mekanizmalarının öngörülebilirliği, idari ve hukuki düzenlemelerin açıklığı, toplumsal uyum adımlarının kapsayıcılığı ve Meclis denetiminin sürekliliği belirleyici olacaktır." Komisyon olarak yürütülen çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmeleri içeren raporun kamuoyuna sunulduğu açıklanarak, "Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım, ortak gelecek hedefini ortak projelerle güçlendiren, bölgesel kalkınmayı hızlandıran, sosyal bağları onaran ve ayrıştırıcı senaryoların zeminini daraltan bir bütünleşme üretmeyi esas almaktadır. Böylelikle ortak gelecek hedefimiz, millî iradenin gözetiminde kurumsal teminat kazanacaktır. Türkiye Modeli, meşruiyet, istikrar ve toplumsal barış üreten bir çerçeveye dönüşecektir. Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmelerimizi içeren raporumuz, yasa çalışmalarında esas alınmak üzere siyasi partilerin ve kamuoyunun takdirlerine saygıyla sunulmaktadır" denildi.

TBMM'de 'Terörsüz Türkiye' için tarihi viraj: Dev rapor bugün oylanıyor Haber

TBMM'de 'Terörsüz Türkiye' için tarihi viraj: Dev rapor bugün oylanıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle yola çıkan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarında sona geldi. Meclis Tören Salonu'nda bugün düzenlenecek 21. toplantıda, 137 kurum ve ismin dinlenmesiyle şekillenen dev raporun oylaması gerçekleştirilecek. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlık edeceği oturumda, sürecin geneline dair önemli değerlendirmelerin yapılması bekleniyor. Komisyonun bugüne kadar yürüttüğü faaliyetler ve siyasi partilerin sunduğu önerilerle zenginleşen raporun takdimi, toplantının ana gündem maddesini oluşturuyor. 4 BİN 199 SAYFALIK DEV ARŞİV OLUŞTURULDU 5 Ağustos 2025 tarihinde ilk toplantısını yaparak bismillah diyen komisyon, geride kalan 20 oturumda adeta iğneyle kuyu kazdı. Toplamda 88 saat süren görüşmeler boyunca 137 farklı kaynak dinlendi ve 4 bin 199 sayfalık devasa bir tutanak arşivi oluşturuldu. Akademisyenlerden uzmanlara, sivil toplum kuruluşlarından siyasi temsilcilere kadar geniş bir yelpazeyi dinleyen komisyon, son olarak 24 Aralık’ta stratejik bir içerik analizi sunumu almıştı. Bu süreçte komisyonun görev süresi, raporun daha kapsayıcı olması adına 31 Aralık’tan itibaren 2 ay daha uzatılmıştı. Komisyonun çalışma prensiplerine göre kritik kararlar için belirli çoğunluklar aranıyor. Kanun teklifi hazırlanmasına yönelik kararlar için üye tam sayısının 5’te 3 çoğunluğu gerekirken, diğer tüm hususlarda toplantıya katılanların salt çoğunluğu yeterli sayılacak. TBMM Başkanı Kurtulmuş, rapor yazım sürecinde 11 siyasi partiden 51 üyenin temsil edildiği yapıda, farklı fikirlerin ortak paydada buluşması için yoğun bir mekik diplomasisi yürüttü. Partiler arası temasların artırılmasıyla raporun son halinin toplumsal mutabakata en yakın seviyeye getirildiği vurgulanıyor. TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNDE SON EŞİK Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda sürecin planlandığı gibi işlediğini belirten Numan Kurtulmuş, oylamayla birlikte 'Terörsüz Türkiye' vizyonunun somut bir belgeye dönüşeceğinin sinyalini vermişti. 16 Şubat’taki son temasların ardından siyasi parti temsilcileri de sürecin bütünüyle nihayete ermesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını teyit etti. Bugün yapılacak oylama, Meclis tarihinin en geniş kapsamlı toplumsal dayanışma projelerinden birinin resmiyete dökülmesi anlamını taşıyor.

Numan Kurtulmuş'tan İmralı ziyareti sonrası kritik mesaj: "Görüşme gizli kalmayacak" Haber

Numan Kurtulmuş'tan İmralı ziyareti sonrası kritik mesaj: "Görüşme gizli kalmayacak"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, İmralı Adası'na gerçekleştirilen tarihi ziyaretin ardından bugün kritik bir toplantı için bir araya geliyor. Tacikistan ve Özbekistan temaslarını tamamlayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyon toplantısı öncesinde basının sorularını yanıtlayarak sürecin şeffaflığına dair önemli mesajlar verdi. "GİZLİ KAPAKLI BİR ŞEY YOK" AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, MHP İstanbul Milletvekili Feti Yıldız ve DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten oluşan heyetin, 24 Kasım’da İmralı’da terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin detayları merak konusuydu. Ziyaret tutanaklarının açıklanıp açıklanmayacağı sorusuna yanıt veren Kurtulmuş, "Bu konuyu görüşeceğiz, muhtemelen İmralı'ya giden milletvekilleri de kendi gözlemlerini, notlarını komisyona anlatacaklardır" dedi. Sürecin şeffaf yürütüldüğünü vurgulayan Kurtulmuş, "Mühim olan, orada ne konuşulduğunun ana hatlarının komisyonla paylaşılmasıdır. Kamuoyundan gizli kapaklı hiçbir şey şimdiye kadar yapılmadı, bu görüşme de tabii ki gizli kalmayacaktır" ifadelerini kullandı. "İMRALI'DA YAKLAŞIM OLUMLU" Heyetle Ankara'da bir araya geldiğini ve ilk bilgileri aldığını doğrulayan TBMM Başkanı, milletvekillerinin izlenimlerini aktardı. Heyetin "fevkalade olumlu ve yapıcı" bir görüşme gerçekleştirdiğini belirttiğini söyleyen Kurtulmuş, İmralı'nın da "yapıcı ve barış isteyen, bu işin bitmesini isteyen bir yaklaşıma sahip olduğunun" iletildiğini kaydetti. "EN RİSKLİ SÜRECE GİRİYORUZ" Bundan sonraki yol haritasını da çizen Kurtulmuş, komisyonun hazırlayacağı raporun TBMM Başkanlığı'na sunulacağını ve yasal/idari düzenlemeler için rehber olacağını belirtti. Ancak sürecin hassasiyetine dikkat çeken Kurtulmuş, "Şimdiye kadar iyi geldi. Ama söylemeliyim ki bundan sonraki süreç en riskli süreçtir" uyarısında bulundu. Kurtulmuş, partiler üstü bir tavır sergilenmesi gerektiğini belirterek, "Bir sonuca gidiliyor. Bu süreçte hiç kimsenin kendi partisini ya da içinde bulunduğu grubun menfaatlerini önceleyen bir tavır içerisinde davranmaması lazım" dedi. ÖRGÜTE "VAKİT KAYBETMEDEN ADIM AT" ÇAĞRISI TBMM Başkanı, sürecin nihai hedefinin terör örgütü PKK'nın feshi ve silah bırakması olduğunu yineledi. Kurtulmuş, "Örgütsel faaliyetlerden vazgeçtiğinin tespiti gerekiyor" derken, Suriye'deki yapılanmanın da yeni yönetimle entegrasyon içinde olması gerektiğini vurguladı. Devletin üzerine düşeni yaptığını ve pazarlık yürütülmediğini belirten Kurtulmuş, "Nasıl ki şimdiye kadar hiçbir pazarlık yapılmadıysa, örgütün hiç vakit kaybetmeden ve zamana yaymadan söz verdiği adımları atmayı sürdürmesi gerekmektedir. Devlet olarak biz adımlarımızı doğru şekilde attık. Vatandaşımızın sürecin arkasında desteği var. İşin tıkanmaması gerekir" şeklinde konuştu.

Milli Dayanışma Komisyonu bugün 19. kez toplanıyor Haber

Milli Dayanışma Komisyonu bugün 19. kez toplanıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde faaliyet gösteren Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, sürecin en kritik virajlarından birinde 19. toplantısını gerçekleştirmek üzere bugün bir araya geliyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapılacak toplantının ana gündem maddesini, İmralı Adası'na yapılan ziyaretin sonuçları oluşturuyor. İMRALI DÖNÜŞÜ İLK TOPLANTI Komisyon, son olarak 21 Kasım Cuma günü toplanmış ve aldığı kararla adaya bir heyet göndermişti. Bu karar doğrultusunda AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’dan oluşan heyet, 24 Kasım'da İmralı'ya giderek terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmüştü. Bugün saat 14.00'te TBMM Tören Salonu'nda başlayacak olan toplantıda, heyetin bu ziyarete ilişkin izlenimlerini ve görüşme notlarını komisyon üyeleriyle paylaşması bekleniyor. PARTİLER RAPOR HAZIRLIKLARINI HIZLANDIRDI Kritik toplantı öncesinde siyasi partilerin mutfak çalışmaları da hız kazandı. Süreç içerisinde AK Parti'li komisyon üyeleri, genel komisyon raporu üzerinde çalışmak üzere bir araya gelirken, MHP kanadından da önemli bir hamle geldi. MHP'li milletvekillerinin, partilerinin görüş ve stratejilerini içeren "Terörsüz Türkiye" başlıklı raporu tamamladıkları öğrenildi.

TBMM: İmralı ziyaretinden “olumlu sonuçlar” alındı Haber

TBMM: İmralı ziyaretinden “olumlu sonuçlar” alındı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerinden oluşan heyetin, İmralı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'na gerçekleştirdiği kritik ziyarete ilişkin resmi bir açıklama yayımladı. Açıklamada, görüşmenin içeriği ve elde edilen sonuçlara dair önemli değerlendirmelere yer verildi. GÖRÜŞME BUGÜN GERÇEKLEŞTİ Meclis açıklamasında, komisyonun 21 Kasım'da aldığı nitelikli çoğunluk kararı doğrultusunda heyetin 24 Kasım 2025 (bugün) tarihinde İmralı'ya gittiği teyit edildi. Komisyonun 5 Ağustos'tan bu yana 18 toplantı yaptığı ve ilgili kesimleri dinlediği hatırlatıldı. MASADAKİ KONULAR: SİLAH BIRAKMA VE SURİYE Ziyaretin gündemine dair detayların paylaşıldığı açıklamada, görüşmede 27 Şubat tarihli "barış ve demokratik toplum" çağrısının ele alındığı belirtildi. Abdullah Öcalan'dan; örgütün kendisini feshetmesi, silah bırakması ve Suriye'deki 10 Mart mutabakatının uygulanmasına yönelik sorular kapsamında detaylı beyanlar alındığı kaydedildi. "SÜRECİN İLERLEMESİ AÇISINDAN OLUMLU" TBMM Başkanlığı, görüşmenin genel havasını "olumlu" olarak nitelendirdi. Açıklamada, "Toplumsal bütünleşme, kardeşliğin pekiştirilmesi ve bölgesel perspektife yönelik sürecin pozitif ilerletilmesi açısından olumlu sonuçlar alınmıştır" ifadelerine yer verildi.

Mehmet Uçum’dan “İmralı dinlemesi” ve geçiş süreci mesajı Haber

Mehmet Uçum’dan “İmralı dinlemesi” ve geçiş süreci mesajı

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye'nin gündemindeki "geçiş süreci" ve TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun aldığı İmralı kararına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Anadolu Ajansı için bir yazı kaleme alan Uçum, sürece yönelik "sistematik fikri sabotajlar" yapıldığını savundu. Temel hedefin sürecin birikimini değersizleştirmek olduğunu belirten Uçum, "Ancak sürece ilişkin samimi kaygılarını ifade edenleri, kötü niyetli ajandası olanlardan ayırmak gerekir" uyarısında bulundu. Uçum'un yazısından öne çıkan kısımlar şöyle: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından İmralı dinlemesine karar verildi. Komisyonun geçiş sürecine yönelik bir hukuk politikası önerecek raporunun yazımına ilişkin takvim ilan edildi. Bu arada geçiş sürecine karşı sistematik fikri sabotajlar da hız kesmeden devam ediyor. Aslında temel hedef geçiş sürecinin birikimini ve sonuca ulaşma imkanını değersizleştirmek ve nihayetinde geçiş sürecini akamete uğratmaktır. Bunun için birçok konuda sorun çıkarılmak isteniyor. Bununla birlikte geçiş sürecine ilişkin yapılan tartışmalardaki negatif görüşlerin tamamını fikri sabotaj veya kötü niyetli ajandaların gereği olarak görmek doğru olmaz. Samimiyetle sürece ilişkin kaygılarını ifade edenleri, iyi niyetli olarak risk ve tehlike gördükleri hususlarda görüş beyan edenleri özenle ayırmak gerekir. Bu nedenle ele alınacak konuları objektif bir bakışla değerlendirmek son derece önemlidir. En güncel konu Komisyon tarafından alınan ‘İmralı dinlemesi’ kararıdır. Bu konuda alınan kararın gereği yapıldıktan sonra durum varsayımsal tartışmalardan çıkar. Çünkü İmralı dinlemesinden sonra yeni ve somut bir durum oluşur. Soyut karşı çıkışlar ortaya çıkan somut durum karşısında anlamsızlaşır. O noktada fikirlerin tartışıldığı bir ortam gelişir. Elbette o zaman da lehte ve aleyhte görüşler olacağı kesindir. Ama İmralı dinlemesinde geçiş sürecine katkı veren bir sonucun çıkmasının aleyhte yaklaşımları önemsizleştireceğini değerlendirmek gerekir. Bir diğer konu, tarihteki tüm kötü pratikleri, can yakan olayları, yıkıcı söylemleri öne çıkaran ve her yönden yapılan fikri provokasyonlardır. Elbette tarih göz ardı edilemez. Bugünün konuları gerçek tarih bilinciyle ele alınırsa doğru çözümler geliştirilir. Tarihsel birikimin, bugüne ve geleceğe etkisi sorun çözme süreçlerine katkı sunma yönünde olmalıdır. Tarihi tecrübeyi sorunların çözümüne engel olarak kullanmak sadece bugüne ve geleceğe zarar vermek anlamına gelmez tarihsel gerçekliğe de ihanet olur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimlerinde Devlet içindeki bazı odakların Kürtlere yönelik inkar ve ret tutumlarını bitiren liderliğin ve yapıcı politikaların yok sayılması yaklaşımları da başka bir fikri sabotaj alanıdır. Bugün gelinen aşamanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyük liderliğine ve tüm yönetim dönemlerinde her alanda hayata geçirdiği yapıcı politikalara dayandığı asla unutulmamalı ve bu realite daima göz önünde tutulmalıdır. Sayın Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’ten bu yana ezber bozan, bilgece ve büyük cesaretle ortaya koyduğu hamlelere yönelik fikri sabotajlara karşı net ve keskin tutumlar almak da son derece önemlidir. (…) Egemenliğin ve milli birliğin dili Türkçenin kapsayıcılığı ile Kürtçe ve diğer dillerin özgürlüğü arasında bir uyumsuzluk yoktur. Bu bağlamda Kürtçenin özgürlüğü güçlendirilecek ve kalıcılaştırılacaktır. Kürtçenin özgürlüğüyle ilgili Devletin yapıcı yaklaşımına rağmen sapma denilebilecek bazı kötü pratikler varsa bertaraf edilecektir. Hep altını çizdiğimiz gibi kuşkusuz ‘eşit vatandaşlık’la ilgili hukuki sorunumuz yok ama bütün ‘vatandaşlarımız arasında eşitlik’ duygusunun pratikte egemen olmasını sağlamak da en önemli görevlerden biridir. Yerel yönetimlerin yeniden yapılandırması konusu ise sadece belli il ve ilçelerin değil Türkiye’nin tüm illeri ve ilçelerinin ihtiyacıdır. Üniter yapıyı destekleyecek, yerel meclisleri denetim, yerel bütçe taslakları, ilçe ve il hizmet ve yatırım programlarının oluşturulmasında yetkilendirecek, yerel icrada merkezin sorumluğunu artırarak tek teşkilat, tek bütçe ve tek icra yaklaşımını hayata geçirecek bir yerel yönetimler reformu kaçınılmaz hale gelmektedir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.