#milli eğitim

İLKHABER-Gazetesi - milli eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, milli eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin Akdeniz'de 23 Nisan coşkusu: Temsili Başkan Buğlem'den park yenileme talimatı Haber

Mersin Akdeniz'de 23 Nisan coşkusu: Temsili Başkan Buğlem'den park yenileme talimatı

Mersin’in Akdeniz ilçesinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında başkanlık koltuğu temsili olarak bir öğrenciye devredildi. Minik Buğlem, bir günlüğüne oturduğu makamda ilk talimatını mahalle parkının yenilenmesi için verdi. Zeki Sabah İlkokulu 3/B sınıfı öğrenci ve öğretmenleri, Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener’i makamında ziyaret etti. Ellerinde Türk bayraklarıyla gerçekleşen ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Şener, çocuklarla sohbet etti. Programa İlçe Milli Eğitim Müdürü Saim Demir de katıldı. 23 Nisan’ın anlam ve önemi kapsamında başkanlık makamı temsili olarak minik Buğlem’e devredildi. Şener’in "İlk icraatın ne olacak?" sorusuna Buğlem, mahallelerinde bulunan parkın yenilenmesini istedi. Bunun üzerine temsili başkan Buğlem, Park ve Bahçeler Müdürünü arayarak Yenimahalle Zafer Parkında oyun gruplarının yenilenmesi, ağaçların budanması ve çevre düzenlemesinin yapılması talimatını verdi. İlgili birimlerin çalışma başlatacağı bildirildi. Ziyaret sırasında çocukların görüş ve taleplerini dinleyen Başkan Vekili Şener, çocukların fikirlerinin kent yönetimi açısından önemli olduğunu belirtti. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Başkan Vekili Zeyit Şener, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, tüm çocukların bayramını kutlayarak sağlık, mutluluk ve başarı dileklerinde bulundu.

Vali koltuğuna oturan 4. sınıf öğrencisinden emniyet müdürüne 'güvenli okul' talimatı Haber

Vali koltuğuna oturan 4. sınıf öğrencisinden emniyet müdürüne 'güvenli okul' talimatı

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla temsili olarak koltuğunu Talas ilçesi TOKİ Şehit Levent Çetinkaya İlkokulu 4. sınıf öğrencilerinden Zeynep Gedikbaş’a devretti. Vali Gökmen Çiçek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü sebebiyle İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen ve beraberinde Talas ilçesi TOKİ Şehit Levent Çetinkaya İlkokulu öğretmen ve öğrencilerini makamında kabul etti. Valilik koltuğuna oturan Zeynep Gedikbaş, "Valim, öncelikle bizleri makamınızda kabul ettiğiniz için şahsım ve arkadaşlarım adına çok teşekkür ediyorum. Bugün burada bulunmak, ilimizin en üst yöneticisiyle tanışmak bizler için büyük bir onur ve heyecan kaynağı. Bizler Cumhuriyetimizin emanetçisi olan öğrenciler olarak, vatanına ve milletine bağlı bireyler olarak yetişmek için çalışıyoruz. Şehrimizde göreve başladığınız günden bu yana himayenizde yürütülen çalışmaları büyük bir heyecanla takip ediyoruz. Kadın kooperatiflerinden Soğanlı Vadisi’nin turizme kazandırılmasına, gençlere yeni imkânlar sunan ERVA spor kulüplerine kadar her bir adım bizleri heyecanlandırıyor" dedi. Konuşmasında Sensiz Olmaz Projesi’nden ve Talas Marifet Mektebi Projesi’nden de bahseden Vali Gedikbaş, "Bununla birlikte Sensiz Olmaz Projesi ile aile yapımızı güçlendirip çocuklarımıza güvenli bir gelecek inşa etmeniz, Talas Marifet Mektebi ile öğrencilerimizin akademik ve kültürel gelişimine rehberlik etmeniz bizler için çok değerli. Özellikle GÖKTİM Projesi ile teknoloji ve inovasyon yolculuğumuza ışık tutarak bizleri yarınlara hazırlamanız, verdiğiniz desteğin en somut göstergesidir" diye konuştu. Vali Gedikbaş, konuşmasının devamında, "Sizden aldığımız ilhamla, gelecekte bu güzel vatanı daha ileriye taşımak için gayretle çalışmaya devam edeceğiz. Bizlere bu fırsatı sunduğunuz ve misafirperverliğiniz için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programın devamında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ı telefonla arayan Vali Gedikbaş, inşaatı devam eden Kartal Katlı Kavşağı hakkında bilgi aldı. Ardından İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın ile de görüşen Vali Gedikbaş, okulların çevresinde güvenliğin artırılması, çocukların trafik kuralları konusunda bilinçlendirilmesi ve özellikle internet güvenliği konusunda çalışmalar yapılması talimatını verdi. Son olarak Vali Gedikbaş, İl Millî Eğitim Müdürü Coşkun Esen’e okullarla ilgili çeşitli talimatlar verdi. Programın sonunda aynı okuldan Fatih İlbay Şen, Eray Uluçay ve Hatem Ela Mangal da sırasıyla Vali Çiçek’in koltuğuna temsili olarak oturdular. Öğrencilerin aileleriyle telefonda görüşerek teşekkür eden Vali Gökmen Çiçek, tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı ve öğrencilerle bir süre sohbet ederek yakın ilgi gösterdi. Ziyaret, Vali Çiçek tarafından çocuklara çeşitli hediyeler verilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Yeni eğitim müfredatı yarın askıya çıkarılıyor Haber

Yeni eğitim müfredatı yarın askıya çıkarılıyor

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni müfredat taslağının yarın öğleden sonra kamuoyuyla paylaşılmak üzere askıya çıkarılacağını bildirdi. Bakan Yusuf Tekin, yeni müfredata ilişkin açıklamalarda bulunurken, çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı bir kez daha kutladı, Bakanlığın bayramla ilgili hazırladığı yoğun etkinliklere değindi. Dün tarihî Birinci Meclis'te çocuklarla birlikte yaptıkları temsili iki özel oturumun önemine işaret eden Tekin, ilk olarak 23 Nisan 1920'deki oturumu yeniden canlandıran çocukların heyecanla  atalarına, büyüklerine, devletin kuruluş felsefesine sahip çıktıklarının gösterildiğini, öğleden sonraki "23 Nisan 2071" isimli ikinci oturumda ise yaklaşık 50 yıl sonrasında çocukların hayata bakışının ortaya konduğunu ifade etti. Çocukların gelecek için seçtikleri konu başlıklarının beklentilerini ortaya çıkarması açısından önemine dikkati çeken Tekin, Bakanlık olarak çocukların bu beklentileri veya yönelimlerinin gerisinde kalmamaları gerektiğini vurguladı. "Eğer biz onların arkasında kalırsak müfredatın, eğitimin bir anlamı kalmaz. Biz çocuklarımıza ufuk çizebilmeliyiz, gelecekle ilgili tahayyüllerini geliştirebilmeliyiz." diyen Tekin, bütün bunlar bir arada düşünüldüğünde müfredatla ilgili çalışmaların bu yönelimi de gösterdiğinin altını çizdi. Sistem, bilgiye erişmekten ziyade bilgiyi analiz edebilmeye evriliyor" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adını taşıyan yeni müfredat çalışmalarının ana odağına ilişkin soru üzerine Bakan Tekin, müfredatların belli takvimler içerisinde revize edilmesinin gerekliliğine işaret etti. Dünyadaki ve ülkedeki gelişmelerin, bilgi edinme kaynakları üzerinde yaşanan kolaylıkların, bütün dünyada müfredatın tüm bu süreçlere uygun biçimde yeniden ele alınmasını gerekli kıldığına vurgu yapan Tekin, "Bunu yapmadığınız takdirde hem dünya skalasında mesafe katedememiş hem de ülkedeki çocuklarımızın eğitimi konusunda geri kalmış olursunuz." değerlendirmesinde bulundu. Bakan Tekin, müfredat çalışmalarının ana eksenine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Çocuklarımızın ileriye daha güvenle bakabilecekleri, kendilerini daha iyi geliştirebilecekleri ve elde ettikleri bilgileri, hayallerini geliştirecek, hayata geçirebilecekleri bir ortam oluşturabilmek. Buradan hareketle birinci felsefemiz, eğitim sistemimizin felsefesini bilgiye erişmekten ziyade, beceri kazandırarak eriştikleri bilgiyi analiz edebilecek ve bu hayallerinin gelişmesine katkıda bulunacak hâle getirmek. Dolayısıyla müfredat çalışmalarının ana ekseni, bu. Yani özüne, değerlerine bağlı ama dünyadaki örnekleriyle rekabet edebilen çocuklarımızın kendi hayallerini geliştirebileceklerini istiyoruz. Önümüzdeki yüzyılı, 'Türkiye Yüzyılı' hâline dönüştürmek için çocuklardan hayal kurabilmelerini arzu ediyoruz. Müfredatımız dolayısıyla bu iki eksene oturuyor." Bakan Tekin, yeni müfredatın ismini bu sebeplerle "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" olarak tanımladıklarını belirterek, "Evrensel, uluslararası modellerden yararlanarak ve kendi değerlerimizi de sistemin içine yerleştirerek özgün bir model üretmeye çaba sarf ettik." dedi. "Müfredat çalışmaları, son bir yılın değil on yıllık çalışmanın ürünü" Müfredat hazırlık aşamalarının sorulması üzerine Bakan Tekin, bu konudaki çalışmaların başlangıç noktasının uzun yıllar öncesine dayandığını, 2017 müfredat değişikliğinin de bunun bir ilk adımı olduğunu anlattı. "Dolayısıyla 2013'ten itibaren başlayıp, bugün geldiğimiz noktada ulaştığımız metinlere bizi ulaştıran çok kapsamlı bir çalışma takvimi var." diyen Tekin, bu süreçte çok uzun görüş alışverişlerinin ve kamuoyundaki yansımalar üzerinden analizlerin yapıldığını, toplantılar düzenlendiğini aktardı. Geçen yıl yaz aylarında bütün bu birikimi bir veri olarak aldıklarını ve bu verileri sistematik hâle getirecek çalışmalar yaptıklarını dile getiren Tekin, yürütülen hazırlıklara ilişkin şu bilgileri verdi: "Sadece bu süreçte nasıl bir müfredat değişikliği olmasına dair 20'nin üzerinde çalıştay düzenlendi. Sonrasında da her bir ders için oluşturulan ekipler yüzlerce toplantı yaparak ilan edeceğimiz müfredatın hazırlıklarını tamamladı. Toplam bu süre içinde, yani önceki kısmı saymıyorum sadece yaz aylarından itibaren bugüne kadar 1000'den fazla öğretmen ve akademisyen ile toplantılar yaptık. 260 akademisyen 700'ün üzerinde de öğretmen arkadaşımız bu toplantılara sürekli olarak katıldı. Bunun dışında ilave olarak görüşlerine başvurduğumuz akademisyenler ve öğretmenler var. Bunların hepsini düşündüğümüzde 1000'in üzerinde arkadaşımız ortak çalıştı. Aynı şekilde Bakanlık merkez teşkilatındaki bütün birimler bu konuda bir seferberlik ilan etti." Bakan Tekin, çalışmalara emek veren özellikle Temel Eğitim, Ortaöğretim, Mesleki Teknik Eğitim, Din Öğretimi Genel Müdürlüklerine, hazırlanan programların incelenmesinde yoğun çaba sarf eden Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına teşekkür etti. "Yeni müfredat yarın askıya çıkıyor, herkesle ortak çalışmak istiyoruz" Tekin, yeni müfredatı kamuoyu değerlendirmesine açacaklarını belirterek, "İnşallah, yarın öğleden sonra kamuoyuyla paylaşmış olacağız." açıklamasında bulundu. Millî Eğitim Bakanlığının paydaşları ya da paydaş olmak isteyen herkese kapılarının açık olduğuna değinen Tekin, şöyle konuştu: Herkesle ortak çalışmak istiyoruz. "Bu ülkenin eğitim öğretim süreçlerine katkı vermek istiyorum." diyen her kim varsa üniversiteler, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, sendikalar, eğitim alanında çalışan kuruluşlar, siyasetçiler, bürokratlar ve herkese açık bir çalışmayı yarın öğleden sonra itibarıyla kamuoyuyla paylaşmış olacağız. Paylaştıktan sonra biraz önce saydığım kişilerden her kim arzu ediyorsa 'gorusoneri.meb.gov.tr' adresinden girerek görüş ve önerilerini paylaşabilir. Bakan Tekin, müfredatın ne kadar süreyle askıda kalacağına ilişkin soru üzerine, "Planımız, bir hafta. Öneri ve görüşler, eğer yoğun bir şekilde gelmeye devam ederse süreyi uzatabiliriz ama uzun zamandır tartışıldığı için herkesin bence bu konuda birikimi ve hazırlığı olduğunu varsayıyorum. Bu süre içinde bizlerle paylaşırlarsa mutlu oluruz. Eğer yoğun bir şekilde görüş alışverişi devam ederse süreyi de uzatabilecek durumdayız. Planımız, şu anda bir haftalık bir askı süresi. Bir haftanın sonunda da modeli Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımız son eleştiri, görüş, öneri ve paylaşımlar doğrultusunda revize edip uygulanmak üzere onaylamış olacağız." diye konuştu. "Katılımcı bir yaklaşımı benimsedik" Bakan Yusuf Tekin, müfredat değişikliğinin 10 yıllık tedrici bir gelişmenin sonucunda nihai bir metin olduğunu belirterek, "Bunu; bugün yapılanı, çok kapsamlı bir değişiklik olarak algılamamak lazım. Bu, bir sürecin sonucunda aşamalı olarak gelinen bir nokta... Daha önceki yıllarda yapılan tedrici değişikliklerin her biri aslında bu süreci besleyen ve tamamlayan unsurlar. Tüm bu değişiklikler, onun üzerine inşa edilen kapsamlı ve son noktanın konulduğu değişiklik olacak." dedi. Müfredat çalışmalarına ilişkin defalarca toplantı yaptıklarını, içerik, felsefe ve inşa sürecinde "katılımcı" bir yaklaşımı benimsediklerini dile getiren Tekin; bu kapsamda geçmişini iyi bilen, bunu içselleştirmiş, dünyanın değerlerine sahip, dünya ile rekabet edebilecek özelliklerin bulunduğuna işaret ederek şöyle konuştu: Kuşkusuz kamuoyunda bu konuda eleştiriler olacaktır, öneriler olacaktır. Eğitimle ilgili konu, üzerinde insanların çok rahat uzlaşabileceği bir konu değil. Ben, bakan olduğum tarihten itibaren, beni ziyaret eden gruplar içinde bile kendi aralarında muhalefet ettikleri, anlaşamadıkları konular oluyor. Hâl böyle olunca bizim hazırladığımız metinde de itirazlı olanlar olabilir, eleştiriler olabilir. Bunları çok doğal karşılıyorum çünkü eğitim böyle bir alan. Bu da eğitimi aslında zenginleştiriyor. Bunu bir eleştiri olarak söylemiyorum. Biz bütün bu düşüncelerden özümseyerek bir toplumsal fayda üretmeye çalışıyoruz. Ürettiğimiz toplumsal payda, aslında bütün bu görüşlerin üzerinde ittifak edebilecekleri asgari müşterekler üzerine inşa edilmiş. Öyle baktığımızda ben mutluyum. İnşallah çocuklarımız için hayırlara vesile olur.   Kademeli uygulanacak Bakan Tekin, yeni müfredatın gelecek eğitim öğretim yılından itibaren kademeli şekilde uygulanacağını bildirdi. Kapsamlı bir revizyon olan yeni müfredatın eğitim ve öğretim kademelerinin tamamında ve tüm sınıf düzeylerine geçilmesi hâlinde farklı mağduriyetlerin ortaya çıkmasını istemediklerini ifade eden Tekin, "Hazırladığımız program, her kademenin birinci sınıfında uygulanacak. 4 sınıf düzeyi olan okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul beşinci sınıf ve lise dokuzuncu sınıflarda önümüzdeki eylül ayından itibaren yeni programımızı uygulamaya başlamış olacağız." açıklamasını yaptı. Kademeli geçişin yapılacağı sınıflarla ilgili Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının bu yıl ders kitabı başvurusu kabul etmediğini bildiren Tekin, "Bu sınıfların kitaplarını doğrudan ilgili genel müdürlükler yazıyor. Yani bu eylül ayından itibaren başlattığımız bir sürecin doğal geldiği nokta." ifadesini kullandı. Dokuz okuryazarlık türü belirlendi Bakan Tekin, müfredattaki ortak bakış açısının sorulması üzerine, askıya çıkarılacak müfredatın teknik detaylarını lansman toplantısında paylaşacaklarını belirtti. Müfredatta okuryazarlık konusundaki yeniliklerin sorulduğu Bakan Tekin, bütüncül bir bakış açısıyla hazırlanan müfredattaki konuyu şöyle anlattı: Bilgi okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, finansal okuryazarlık, görsel okuryazarlık, kültür okuryazarlığı, vatandaşlık okuryazarlığı, veri okuryazarlığı, sürdürülebilirlik okuryazarlığı ve sanat okuryazarlığı olmak üzere dokuz okuryazarlık türü belirledik. Aslında burada kastettiğimiz şey, bilgiye erişim konusunda çocuklarımız zaten yeterince kaynağa sahipler ama o edindikleri bilgiyi doğru okuma anlamında çocuklarımıza biz beceri kazandırmak istiyoruz. Olayın temel felsefesi burada zaten... "Yeni müfredatla bilgi kazanımı temelinden beceri kazanımı temelli bir sisteme geçiyorsunuz. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?" şeklindeki soru üzerine Bakan Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) ve Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) gibi sistemler ile müfredatın kıyasladığında ortada ciddi bir problemle karşı karşıya kalındığını anlattı. Birçok konuda ülke bazlı yaptıkları karşılaştırmalarda, müfredatın muadillerinden 2 kata yakın bir düzeyde daha ağır olduğunu gördüklerini dile getiren Tekin, "Bunu doğal karşılıyorum çünkü bilgi erişiminin zor olduğu dönemlerde 'Şu bilgiye de erişsin çocuklar.' denilerek bunlar hep müfredatın içine yerleştirilmiş fakat zamanla bu ülkeler müfredatlarını revize ederken artık bilgi edinmedeki kolaylıklardan hareketle onları çıkartarak azaltmışlar, seyreltmişler. En son toplantımızda baktığımızda, Japonya ve İngiltere ile de kıyasladık ve bizdeki öğrenme çıktıklarının yüzde 50 fazla olduğunu tespit ettik. Bu, bizi çocuklarımıza edindirmek istediğimiz kazanımları sağlıklı edinememeleri sonucuna eriştiriyor." değerlendirmesinde bulundu. Bakan Tekin, müfredatın yüklü olmasının sonuca ulaşmada zorluklar yarattığını ifade ederek, kamuoyunda da "Çocuklar bu konuyu öğrenemediler." gibi eleştirilerle karşılaştıklarını söyledi. Dünya ölçeğinde bir müfredat Dünyada ne öğretiliyorsa bunun müfredatta bulunduğunu, bunun dışındakilerin ise ilerleyen eğitim süreçleri olan ön lisans, lisans, lisansüstü eğitime aktarılmasının da seyreltme anlamına geldiğini vurgulayan Tekin, bunun çocukların akademik bilgiyi kazanabilme yeteneklerine de uygun olmadığını kaydetti. Aylık rutin öğretmenler odası buluşmalarında, müfredatı yetiştirebilmek için haftalık ders saatlerinin artırılması gerektiği yönünde görüşler aldığını belirten Tekin, "Bunları üst üste koyduğumuz zaman da ortalama 60-70 saat haftalık ders yükü olması gerekiyor. Şimdi bu mümkün olmadığına göre yapılması gereken şey, belli. Biz bu anlamda müfredatımızı, programlarımızı ciddi bir seyreltme sürecine de tabi tuttuk. Tekrarlanan bilgilerin çıkarılması, aynı konuları 12 yıllık zorunlu eğitim içerisinde üç dört defa veya daha fazla tekrarlamanın çok bir anlamı yok. İkincisi çocuklarımızın akademik yetkinliklerinin veya akademik pozisyonlarının üstünde almakta zorlanabilecekleri bilgileri çocuklarımızla paylaşmanın da bir anlamı yok. O da gereksiz bir hâle geliyor. Bütün bunları göz önünde bulundurarak müfredatta yüzde 35'lik bir seyreltme içine girdik." ifadelerini kullandı.   Yeni müfredatla haftalık ders saatlerinde azalma olmayacağını belirten Tekin, "Şimdilik sadece programlarımızı bilgi edinmeden çok edindikleri bilgiyi beceriye dönüştürebilecek şekilde revize etmeye odaklandık." dedi.   Öğretmenlere hizmet içi eğitimler başlıyor Öğretmenlerin yeni programı nasıl uygulayacaklarına ilişkin soruya Bakan Tekin, "Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğümüz, ilgili eğitim öğretim daireleri, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımız, programların kesin onay sürecini tamamladığımız andan itibaren başlamak üzere öğretmen arkadaşlarımızın hizmet içi eğitim sürecine tabi tutulmalarına dair bir takvim oluşturuyor. Programlar onaylandığı an, takvim hayata geçecek ve şu andan itibaren eylül ayına kadar öğretmen arkadaşlarımızı bu anlamda yeni programın mantığı, felsefesi ve uygulanmasıyla ilgili olarak çok ciddi bir hizmet içi eğitim sürecini başlatmış olacağız." cevabını verdi.   Bakan Tekin, okullarda müfredatın uygulama programlarının hayata geçirilmesi için yeni alanlar ve atölyelerin planlanacağını, yeni okul planlarında da uygulama alanlarını biraz daha ağırlıklı hâle getireceklerini belirterek, "İnşallah, birkaç yıl içinde bu süreç tamamlanır ve çocuklarımız derslerde edindikleri teorik bilgileri uygulayabilecekleri uygulama atölyeleri, uygulama alanlarına da sahip olurlar." dedi.

Millî Eğitim Bakanı Tekin, Adana'da İl Eğitim Yöneticileri Toplantısı'na katıldı. Haber

Millî Eğitim Bakanı Tekin, Adana'da İl Eğitim Yöneticileri Toplantısı'na katıldı.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adana'daki programı kapsamında Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İl Eğitim Yöneticileri Toplantı"sına katıldı. Bakan Tekin burada yaptığı konuşmada, yürütülen çalışmaların yerel paydaşların ve meslektaşların dikkate alınarak gerçekleştirildiğini söyledi. Gittikleri her yerde idareci ve öğretmenlerle sohbet ettiklerini belirten Tekin, aldıkları notlara göre yapılması gereken düzenlemeleri planladıklarını anlattı.   Bakan Tekin, kente kapsamlı bir çalışma ekibiyle geldiklerini, Adana özelinde acilen yapılması gerekenlerle ilgili adımları atacaklarını ifade etti. Yerel yönetimlerle işbirliği konusuna değinen Tekin, şöyle konuştu: "Türkiye'de yerel yönetimlerle en yoğun mesaisi olan bakanlık, kesinlikle Millî Eğitim Bakanlığı. Biz, yerel yöneticiler ve yönetimlerle çok yakın çalışmamız, birlikte aynı masanın etrafında oturup çözüm üretmemiz gereken bir kurumuz. Uzun yıllar bütçesi, kaynağı aktarıldığı hâlde imar ve uygun arazi bulamadığımız için yatırım programına geçiremediğimiz, yatırım hâline dönüştüremediğimiz okullar var." "Belediyelerimizi, belediye seçimlerini önemsiyoruz" Bakan Tekin, eğitim yatırımlarının gerçekleşmesinde belediyelerin önemli olduğunu vurgulayarak "Belediyelerimizi, belediye seçimlerini önemsiyoruz. Açık ve net olarak şunu söyleyeyim: Eğitim öğretimle ilgili süreçleri merkezlerine alan, çalışma alanlarının odağına yerleştiren yerel yöneticilerin seçilmesini temenni, arzu ediyoruz çünkü bu süreç, tek başına Millî Eğitim Bakanlığının altından kalkabileceği bir süreç değil." değerlendirmesinde bulundu. Bakanlık olarak adım atarken önemsedikleri prensiplerden birinin, eğitim öğretimin niteliğini artırmak olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, "İkincisi, birlikte çalıştığımız öğretmen arkadaşlarımızın toplumsal saygınlığını artırmak. Üçüncüsü, eğitim öğretim kurumlarımızın, okullarımızın itibarını ve etkinliğini artırmak." diye konuştu. Millî Eğitim Bakanı Tekin, çocukların pedagojik gelişimlerine zarar veren sosyal medya uygulamalarıyla ilgili tedbirler almayı planladıklarını da ifade etti.   Bakanlıkla ilgili son günlerde medyada çıkan haberlere değinen Tekin, şöyle konuştu:   "Okullarda öğrencilerimizin eğitim öğretim sürecinde bizim en büyük paydaşlarımızdan biri de ebeveynler. Ebeveynlerin eğitim öğretim sürecinin içinde olmasını arzu ediyoruz ama ebeveynlerimizin okul içlerine girip okul koridorlarında, sınıf kapılarında, öğretmenlerimizle diyalog kurmalarının pedagojik açıdan doğru olmadığını düşünüyoruz. Dünyada da uygulamalar bu yönde. Bu sebeple velilerimizin okula gelirken randevu takvimi içinde gelmelerini arzu etmiştik. Geçtiğimiz hafta içinde de bununla ilgili Elektronik Randevu Sistemi'ni oluşturduk. Medyada çok konuşuldu." Tekin, ana dil eğitimi konusunda ise şu ifadeleri kullandı: "Bizim yaz aylarında önemsediğimiz ve bu alanda tedbir aldığımız diğer konulardan biri; ana dil eğitimi, çocuklarımızın ana dil becerilerinin geliştirilmesi. Bu anlamda da çocuklarımızın ana dil becerilerinin geliştirilmesi için iki kritik kararı almıştık. Birisi ana dilde yani Türkçede ders geçme notunu 70'e yükseltmiştik. Bir de Kürtçe ve Türk Dili Edebiyatı derslerinde -aynı şekilde yabancı dil dersleri için de geçerli- çocuklarımızın başarı durumlarını ölçerken test sınavlarından ziyade dört temel becerinin, yani 'konuşma, okuma, yazma ve dinleme' becerilerinin ölçülebileceği bir mekanizma geliştirmiştik. Öğretmen arkadaşlarımız özellikle bu kurumlarda altyapımızın, bir anda sistemin tüm girişleri kaldıramadığından şikayetçiydiler. Bu konuyla ilgili sürekli biz yenilikler içindeyiz. Geçtiğimiz hafta içinde medyada yer alan bizimle ilgili haberlerden biri de buydu. Türkçe okuma becerilerini geliştirmek üzere Bakanlığımız yapay zekâ uygulamaları, yazılımları üzerine çalışıyorlar. Yakında paylaşılmış olacak."   "Çocuklarımızın karnelerinde, 'sosyal etkinlik' başlığı olacak"   Türkçe Söz Varlığı Projesi kapsamında atılan adımlar hakkında da konuşan Bakan Tekin, şunları kaydetti:   "Söz Varlığı projemizle ilgili geçtiğimiz hafta içinde yine ortaöğretim kurumlarımızda attığımız adımlar gündeme geldi. Biz eğitim öğretim sürecinin çocuklarımızın sadece kitabi bilgiler edindiği bir süreç olarak görmüyoruz. Başından beri bunu defaten söyledim. 'Eğitim öğretim süreci sadece kitabi bilgiler değil. Kitabi bilgiler dışında çocuğumuzun, gencimizin içinde yaşadığı toplumun temel referans değerlerini bile öğrenen, bu ülkenin temel değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmesini arzu ediyoruz.' demiştik. Bu kapsamda da hem yaz aylarındaki genelgemizde hem de sonrasında konuştuğumuz her ortamda şunu söyledik: 'Çocuklarımızın bu anlamda sosyal sorumluluk projeleri, sosyal etkinlikler içinde bulunmalarını arzu ediyoruz.' Geçtiğimiz hafta kamuoyuyla paylaştığımız konulardan bir tanesi de buydu. Artık çocuklarımızın karnelerinde, değerlendirme mekanizmaları içinde 'sosyal etkinlik' başlığı altında bir başlık daha olacak."

Bakan Tekin'den 'ara tatil' açıklaması Haber

Bakan Tekin'den 'ara tatil' açıklaması

(Haber Merkezi) - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AKP TBMM Grup Toplantısı öncesinde Kasım ve Nisan aylarında okullarda uygulanan ara tatile yönelik açıklamalarda bulundu. Milli Eğitim Bakanlığı’nda İzleme Değerlendirme Daire Başkanlığı olduğunu belirten Bakan Tekin, “Yapılan her şey, attığımız her adım o daire başkanlığı tarafından izleniyor. Bu yıl ara tatilden sonra rapor oluşturulur. Bakarız, öğrenciler, veliler, öğretmenler mutlu ise biz de devam edeceğiz. Eğitim süreciyle ilgili bir problem varsa ona göre çözüm alınabilir. Benim kişisel kanaatim Türkiye çapında değil, bölgesel olarak uygulanabilir. Şu an gündemimizde bu ara tatillerle ilgili herhangi bir şey yok” dedi. Ara tatil tarihleri ne zaman? 2023-2024 eğitim öğretim yılında okul öncesi eğitim ile ilkokul 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için 4-8 Eylül 2023’te uyum eğitimleri gerçekleştirilecek. Birinci dönem ara tatili, 13 Kasım 2023 Pazartesi başlayıp 17 Kasım 2023 Cuma sona erecek. Yarıyıl tatili ise 22 Ocak 2024 Pazartesi başlayıp 2 Şubat 2024 Cuma günü tamamlanacak. İkinci dönem, 5 Şubat 2024 Pazartesi başlayacak ve 14 Haziran 2024 Cuma sona erecek. İkinci dönem ara tatili ise 8 Nisan 2024 Pazartesi ile 12 Nisan 2024 Cuma tarihleri arasında yapılacak. Ortaokul ve imam hatip ortaokullarının 5. sınıfları, ortaöğretim kurumlarının hazırlık ve 9. sınıfları ile pansiyonda kalacak öğrencilere yönelik okul hakkında bilgilendirme, akademik ve mesleki gelişimlerini destekleme, yeni girdikleri eğitim ortamına kısa sürede uyum sağlama amacıyla gerekli rehberlik çalışmaları yapılacak.

CHP’den Bakan Tekin’e tepki açıklaması Haber

CHP’den Bakan Tekin’e tepki açıklaması

ADANA (İLKHABER) - CHP Adana İl Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Adana’da düzenlenen bir toplantıda, okul yakınlarındaki deprem hasarlı binalara ilişkin soruya verdiği cevapla ilgili kamuoyu duyurusu yayımladı. CHP’den yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adana’da katıldığı bir programda okullara yakın yerlerdeki hasarlı binalara ilişkin soruya "Yerel seçimlerde bizimle, merkezi otoriteyle uyumlu çalışacak bir belediye başkanı seçildiği zaman yanlarındaki problemleri de çözmüş olacağız" cevabını verdi. Sayın bakan, devlet yönetiminde adaletsizliğin, kayırmacılığın, keyfiliğin ulaştığı ibret verici boyutu adeta tek cümleyle itiraf etmiş. Bu cümlenin açık meali şudur ki; bizim adayımıza oy verirseniz çocuklarınız için hayati tehlike taşıyan okul yanlarındaki hasarlı binalar sorununu çözeriz. Ama vermezseniz merkezi otoriteyi, kızdırır, hizmet alamazsınız! Öncelikle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in devletin asli görevi olan yurttaşların can ve mal güvenliği koruma görevini yerine getirmek için seçmenlere şart koşan siyasi bir tehdit dili kullanmasını şiddetle kınıyoruz. Adana’nın plakası olan ‘’01’’ yerel seçimler öncesi bakana, siyasi söylemelere başlama motivasyonu vermiş olsa da; tehdit dilinin karşılık bulacağı son şehirdir Adana! Adanalının mizacı sert, gönlü pamuk, gözü pek, yüreği merttir! Misafiri ağırlar, hürmetini gösterir. Ama tehdide şantaja boyun eğmez Adana! Tüm kamuoyuna şunu duyurmak istiyoruz, başta Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partili tüm belediye başkanları, kentlerimizin ve hemşerilerimizin menfaatleri doğrultusunda hem merkezi idareyle hem de kendi belediye meclisleri ile uyum içinde çalışıp vatandaşlarımıza hizmetin ulaşması için çabalamaktadır. Üstelik sadece bize oy verenlere değil; siyasi tercihi ne olursa olsun insanca yaşamayı ve hizmetin en iyisini almayı hak eden tüm vatandaşlarımız için çalışmaya devam edeceğiz.”

Müzeyyen Şevkin, Milli Eğitim Bakanı’nı istifaya çağırdı Haber

Müzeyyen Şevkin, Milli Eğitim Bakanı’nı istifaya çağırdı

ADANA (İLKHABER) - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifa etmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Tekin’in, 16 Ağustos 2023 Çarşamba günü Adana’da gerçekleşen “2023 Şehir Buluşmaları Programı”nın ardından basın mensuplarının hasarlı okul yanlarındaki hasarlı binalara ilişkin sorulan soruya talihsiz bir cevap verdiğini kaydeden Dr. Şevkin, Bakanın yanıtlaması istemiyle meclise soru önergesi sundu. Bakan Tekin’in, verdiği yanıtta aynen, “Okul yanlarındaki binalarla ilgili de inşallah yerel seçimlerde bizimle, merkezi otoriteyle uyumlu çalışacak bir belediye başkanı seçildiği zaman yanlarındaki problemleri de çözmüş olacağız” dediğini hatırlatan Dr. Şevkin, “Eğitim-öğretimden sorumlu bir bakan olarak toplumu ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı beyanlarda bulunmanız sorumluluk bilincinize ve devletin en önemli kurumlarından biri olan Milli Eğitim Bakanlığı makamına yakışmamıştır” diye konuştu. “ANAYASAYA AYKIRI DAVRANIŞ” Önergesinde hasarlı okul binaları ile bu okulların yanındaki bağımsız binaların sayısını, isimlerini de sorgulayan Dr. Şevkin, “Milletimizin tercihiyle seçilen CHP’li belediye başkanlarımız, dil, din, renk, ırk ve siyasi parti tercihi ayrımı yapmadan eşit hizmet anlayışıyla hareket etmektedir.  Devleti oluşturan tüm kurumların da vatandaşı ayrıştırmadan, siyasi tercihlerine saygı duyarak, Anayasa’nın eşitlik ve eşit hizmet ilkesine göre davranmak zorundadır” dedi. DR. ŞEVKİN, BAKANIN, ‘OTORİTE’ AÇIKLAMASINA DİKKAT ÇEKTİ Dr. Şevkin, ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti yönetimini ‘otorite’ olarak değerlendiren Bakan Tekin’in, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı ve demokratik yönetim anlayışının yoksunluğunu da kanıtlar nitelikte konuştuğunu, tüm bu unsurların istifayı gerektirdiğini dile getirdi. Dr. Şevkin, “Ayrıca depremlerde hasarlı binaların yıkılıp yıkılmayacağı konusu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sorumluluğundadır. Kaldı ki; 6 ay önce yaşanan ve 51 binden fazla insanımızı yitirdiğimiz bunca acıdan sonra yaptığınız bu açıklama insanların hayatını hiçe saymak ve resmen siyasete alet etmektir” ifadelerine yer verdi. DETAYLI SORULARA YANIT BEKLENİYOR CHP’li Dr. Müzeyyen Şevkin’in Bakan Tekin’e yönelttiği ve cevaplandırmasını istediği sorular şöyle: Bu  bağlamda Adana’da kaç okul ağır hasarlı, kaç okul orta hasarlı olarak yıkılmayı beklemektedir? Bu okulları isimleriyle açıklar mısınız? Yıkılacak okulların hangileri aynı yere hangileri başka yerlere yapılacaktır? İsim isim açıklar mısınız? Deprem bölgesini oluşturan 11 ‘İl’de kaç okul ağır hasarlı, kaç okul orta hasarlı olarak yıkılıp yeniden yapılmayı beklemektedir? Tüm deprem bölgesindeki ağır ve orta hasarlı okulların isimlerini açıklar mısınız? Deprem bölgesinde yıkılacak okulların hangileri aynı yere hangileri başka yerlere yapılacaktır? İsim isim açıklar mısınız? Adana’daki orta hasarlı okulların yanındaki kaç bağımsız bina orta hasarlıdır? Deprem bölgesini oluşturan 11 ‘İl’deki orta hasarlı okulların yanındaki kaç bağımsız bina orta hasarlıdır? Adana’da basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, “Merkezi otoriteyle uyumlu çalışacak bir belediye başkanı” savıyla neyi kastettiniz? Depremlerde hasarlı binaların yıkılıp yıkılmayacağı konusu Milli Eğitim’in mi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın mı sorumluluğundadır? Şubat ayında yaşanan ve 51 binden fazla insanımızı yitirdiğimiz bunca acıdan sonra yaptığınız bu açıklama insanların hayatını hiçe saymak ve resmen siyasete alet etmek değil midir? Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetim biçimi nedir? Türkiye, otoriter bir rejimle mi yönetilmektedir? 2024’teki yerel seçimlere kadar partinize mensup olmayan belediye başkanlarınca yönetilen deprem bölgesindeki şehirlerde hasarlı okul binaları ve bu okulların yanındaki hasarlı bağımsız binalarla ilgili hiçbir işlem yapmayacak mısınız? 2024’te gerçekleşecek yerel seçimlerde örneğin Adana’da CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı seçimi kazandığı takdirde hasarlı okul binalarına ve bu hasarlı okul binalarının yanındaki hasarlı bağımsız binalara dokunmayıp, insanları ölüme mi terk edeceksiniz? Açıklamanıza göre tüm şehirlerdeki belediyeler partinizden olursa hizmet üretilecek, aksi halde hizmet sunulmayacak mıdır? Bu nasıl bir yaklaşımdır? Açıklar mısınız? Bundan sonraki açıklamalarınızda sorumluluk duygusuyla hareket edecek misiniz? Bakanlığınızın gerektirdiği görevleri yerine getirecek misiniz?  İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?

Antalya'da öğretmen ve öğrenciler depremzedeler için seferber oldu Haber

Antalya'da öğretmen ve öğrenciler depremzedeler için seferber oldu

ANTALYA (AA) - "Asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen depremzedeler için Antalya'da eğitim camiası da yoğun gayret gösteriyor.Antalya Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, yaptığı açıklamada, öğretmen ile öğrencilerin deprem bölgesindekiler ve kente getirilen afetzedeler için cansiperane çalışma yürüttüğünü bildirdi.Depremin ilk saatlerinde Kahramanmaraş ve Hatay'a 15 kişilik arama kurtarma ekibinin giderek çalışmalara başladığını anlatan Çalışkan, meslek liseleri öncülüğünde 20 bin kapasiteli 2'si Antakya, birisi Samandağı'nda olmak üzere aşçı ve personeliyle 3 mobil mutfak kurulduğunu belirtti.Teztur Mesleki ve Teknik Anadolu ile Alanya Ümit Altay Meslek liselerinde günlük 30 bin roll ekmek üretilerek bölgeye gönderildiğini aktaran Çalışkan, şunları kaydetti:"Demre Mesleki ve Teknik Anadolu ile Atatürk Meslek liselerimizde 600 çadır içi ve çadır dışı soba ürettik. Düden Meslek Lise'miz bölgeye temizlik malzemesi, havlu kağıt ve tuvalet kağıdı gönderdi. Olgunlaşma Enstitüsü ve İsmet İnönü Meslek Lisesi'nde kışa dayanıklı su geçirmez uyku tulumu üretimine başladık. Tüm okullarımızda müdürlüğümüz koordinesinde gıda yardımı kampanyası başlattık. Kısa sürede bu kampanya kapsamında deprem bölgesine 21 tır gıda yardımı sevkiyatı gerçekleştirdik."- Depremzedelere psikolojik destekÇalışkan, özellikle çocukların depremden kaynaklı travmalarını bir nebze de olsa azaltabilmek için 24 rehber öğretmeni Adıyaman'a psikolojik destek amacıyla gönderdiklerini vurguladı.Deprem bölgesinden gelen vatandaşlar için uygulama oteli ile öğretmenevlerini hazır hale getirdiklerini ve 757 oda 1716 yatak kapasitesiyle hizmet vermeye başladıklarını anlatan Çalışkan, giyinme ile ilgili temel ihtiyaçlarını da giderdiklerini bildirdi.Okul öncesi öğrenciler için anasınıfları ve oyun odaları oluşturduklarını aktaran Çalışkan, depremzedelere rehber öğretmenler tarafından psikolojik destekler verildiğini kaydetti.Çalışkan, çalışmaları AFAD koordinesinde yürüttüklerini belirterek, deprem bölgesinden gelenlerin kayıt-kabul ve yerleştirilmeleri için AFAD'da kurulan yardım masasına öğretmen görevlendirmesi yaptıklarını da ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.