#milli eğitim

İLKHABER-Gazetesi - milli eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, milli eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çelik: Terör örgütünü Türkiye gündeminden çıkaracağız Haber

Çelik: Terör örgütünü Türkiye gündeminden çıkaracağız

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının devam ettiği esnada partisinin Genel Merkez binasında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, konuşmasına başlamadan önce 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İstiklal mücadelesi kahramanlarının en zor zamanda gösterdiği büyük iradenin kendileri için yol gösterici olmaya devam ettiğini söyledi. "Netenyahu Şebekesi’nin yola çıkmış olan Küresel Sumud Filosu’na yaptığı saldırıyı lanetliyoruz" Küresel Sumud Filosu’nun ortaya koyduğu insiyatifi bir kere daha selamladıklarını ifade eden Çelik, "Netenyahu Şebekesi’nin yola çıkmış olan Küresel Sumud Filosu’na yaptığı saldırıyı lanetliyoruz. Kendi vatandaşlarımzıın ve filonun diğer üyelerinin durumlarını yakından takip ediyoruz. Gazze’de barbarlık aynen devam ediyor. Soykırım şebekesi soykırımı farklı yöntemlerle sürdürüyor. İlaç ve gıda yardımı konusunda hala verilen sözler tutulmadığı için ikinci aşamaya geçmek zor oluyor. Ama ikinci aşamaya geçilmemesinin en büyük sebebi; İsrail tarafının buradaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve hastanelerde normal insani koşullarda olması gereken her şeyin tükenmesine yol açacak ambargo uygulamasıdır. Bu şebeke dolayısıyla başka metotlarla devam ettirmektedir. Dünyanın buna karşı da sesini yükseltmesi her bakımdan son derece önemlidir" ifadelerini kullandı. Çelik, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıdan sonra gerçekleştirilen ateşkesin sürmesini önemli olarak değerlendirdiklerini aktararak, bundan sonraki süreçte de kalıcı barışın diplomatik akılla çözülmesine yönelik desteklerini de yinelediklerini kaydetti. "Savunma alanında gerçekleştirdiğimiz devrimlerin görülmesi bizim açımızdan önemliydi" SAHA EXPO 2026 Fuarı’nda Türkiye’nin savunma alanında geldiği noktanın ve Türkiye’nin nasıl bir cazibe merkezi olduğunun görüldüğüne de dikkati çeken Çelik, "Teknolojik kapasitemizin, savunma alanında gerçekleştirdiğimiz büyük devrimlerin görülmesi kadar bu konudaki ilkelerin görülmesi de bizim açımızdan önemliydi. Bununla ilgili çok güzel etkinlikler yapıldı. Gazze’de çocukları yapay zekayla öldürenlere karşı insan hayatını koruyacak milli teknoloji hamlesinin özünü oluşturan değerlerin savunulması bakımından da fuardaki etkinliklerde çok önemliydi" açıklamasında bulundu. Geçtiğimiz günlerde AB’ye bağlı bir kurum tarafından bazı AB üyesi ülkelerin İsrail’e silah sattığına yönelik hazırlanan raporu hatırlatan Çelik, "Rapor, teknoloji ve teknolojiden elde edilen kar ve çıkarla insani değerlerin birbirinden kopması arasında büyük bir trajediyi insanlığın önüne koymaktadır. Bu, siyasetin, yönetimin ve her türlü hükümet etme biçiminin karşı karşıya kaldığı bir sınavdır" dedi. "Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hükümet ve parti kanadında 15 Temmuz için yoğun hazırlıklar yapılacak" Çelik, 15 Temmuz Darbe Girişimi ile Türkiye’nin haysiyetine saldıran FETÖ’ye karşı Türkiye’nin egemenliğini savunmak için canlarını feda eden şehitlerin aziz hatıralarını her zaman olduğu gibi bugün de hürmetle andıklarını dile getirerek, "Cumhurbaşkanımız hem şehitlerimizin hem de fedakar gazilerimizin bu konudaki eşsiz fedakarlıklarını bir kere daha hatırlattı. Bu sene 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne karşı direnişin yıl dönümünde bunu daha yoğun bir şekilde idrak edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hükümet ve parti kanadında yoğun hazırlıklar yapılacak" diye konuştu. "Cumhur İttifakı ve AK Parti olarak Terörsüz Türkiye sürecini kesintisiz bir şekilde ve güçlü bir iradeyle sürdürüyoruz" Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazeteci tarafından Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili gelecek dönemde yeni gelişmelerin olup olmayacağını sorması üzerine Çelik, "Terörsüz Türkiye, Cumhur İttifakı’nın birleşik olarak ve bir bütün olarak destek verdiği ve inşa ettiği bir süreçtir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlar vererek bunu bir devlet politikasına dönüştürmesiyle birlikte Cumhur İttifakı’nın başlattığı bu süreç devlet politikası olarak devam etmektedir. Bunun Türkiye tarihi ve bugünün koşulları değerlendirilmesi açısından büyük tecrübemiz var. Bunlarla ilgili bazı doğru yorumlar olduğu gibi yanlış yorum da çıkabiliyor. O açıdan baktığınızda sürecin hedeflerine ulaşması bakımından Cumhur İttifakı bir ve bütün olarak hareket etmektedir. Bu süreçlerin kendi ritmi vardır. Bu siyasetin diğer ritimleri ile mukayese edilmeyecek özgün ritimlerdir. O açıdan baktığımızda Cumhur İttifakı ve AK Parti açısından bu süreci biz kesintisiz bir şekilde güçlü bir iradeyle sürdürüyoruz. Hedef terörün ve terör örgütünün Türkiye gündeminden çıkmasıdır" cevabını verdi. "Cumhurbaşkanımızın talimatlarını, sayın Bahçeli’nin açıklamalarını ele alarak şimdiye kadar yaptığımız çalışmaları tekrar değerlendireceğiz" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece ilişkin yaptığı son açıklamalarıyla ilgili soru üzerine Çelik, "Sayın Devlet Bahçeli’nin bu sürecin başlangıcından itibaren yaptığı bütün konuşmalar; Türkiye’nin önündeki engelleri kaldırmak, Türkiye’yi terörden kurtarmak bakımından son derece güçlü ve değerli açıklamalardır. Biz her bir cümleyi son derece değerli bularak, üzerinde çalışarak ve şimdiye kadar bunlarla ilgili değerlendirmeleri kapsamlı bir şekilde yaparak süreci ilerlettik. Cumhur İttifakı bir ve bütün olarak hareket etmektedir. Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar; terörü ve terör örgütünü gündemden çıkarmaya dönük olarak dünyada şimdiye kadar geliştirilmiş literatürü çok daha yüksek bir yere taşıyacak kıymetli açıklamalardır. Çeşitli aşamalarda yol haritasının güncellenmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın talimatlarını, sayın Bahçeli’nin açıklamalarını ele alarak şimdiye kadar yaptığımız çalışmaları tekrar değerlendireceğiz. Tabii yol haritamızı güncelleyerek devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. "MEB’in tarihsel olayları ve coğrafi terimleri yeniden adlandırması doğrudur" Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tarihsel olayların ve coğrafi terimlerin yeniden adlandırılmasına yönelik gerçekleştirilen uygulamaya ilişkin eleştirilerin sorulması üzerine Çelik, "Bakanımız bu yapılan değişiklerle ilgili kapsamlı açıklama yaptı, son derece doğrudur. Birilerinin ‘Coğrafi Keşif’ dediği durumlar Latin Amerika halkları için işgal ve sömürü getirmiştir. Onların kendi kültürlerinin yok edilmesi köklerinin yok edilmesi anlamına gelmiştir. Dolayısıyla bu işgalcilerin kullandığı bir deyimdir, biz bunu kullanmak zorunda değiliz. Mesela Haçlı Seferleri konusu da önemli ve güncel bir konu. Bakıyorsunuz, İsrail’in Gazze’ye saldırısından sonra Batı’da insan haklarından, demokrasiden, hukuktan bahseden pek çok siyasetçi esasında İsrail’e verilen desteğin bir Haçlı Seferi olduğundan bahsetmeye başladı. Bizim müfredatımızda Haçlı Seferleri’nin Haçlı Saldırıları olarak değiştirilmesinin ne kadar doğru olduğu bu güncel yaklaşımla da görülüyor. Bakanlığımızın bu müdahalesi sadece tarihsel bir bakış açısını düzeltmekle sınırlı değil, bugün de meselelere doğru bir yerden bakmak açısından da son derece yol göstericidir. Burada en önemli mesele şudur; önce bir meseleye nereden ve hangi değerlerden baktığınız esastır. Eğer baktığınız yerde bir açınız, doğru bir değerler navigasyonu kullanmıyorsanız vardığınız sonuçlar da yanlış olur" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın Gençlik Şöleni’nde olacağını bütün genç arkadaşlarımız biliyor" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Kocaeli’de AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Gençlik Şöleni’ne katılan gençlerin etkinliğin AK Parti organizasyonu olduğunu bilmediğine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Özgür Özel’in yaptığı açıklama baştan aşağı yanlış. Bu şölenler AK Parti’nin bir geleneğidir, AK Parti bunu ilk defa yapmıyor. Orada on binlerce genç arkadaşımız bir araya getirildi. Onlar gelirken de otobüslerin üzerinde partimizin logoları vardı. İl başkanlıklarımızın önünden bu otobüsler kalktı. Sonuç olarak Cumhurbaşkanımızın o şenlikte olacağını bütün genç arkadaşlarımız biliyordu. Bu günler öncesinden duyurulmuş. Bence Türkiye’de bunu herkes duymuştur, bundan haberi olmayan tek kişi sayın Özgür Özel olabilir. Buna çok şaşırmam çünkü bütün Türkiye’nin ve dünyanın duyduğu pek çok konuyu sadece sayın Özgür Özel duymamış olabiliyor. Geçmişte de böyle durumlar oldu. bu tür yaklaşımlar haksız eleştiridir, bunların herhangi bir şekilde iyi niyetle bağdaşması mümkün değildir."

Başkan Büyükkılıç’ın "Okuyan Şehir" vizyonu: Kitap Fuarı'nda hem kültür hem iletişim bir arada Haber

Başkan Büyükkılıç’ın "Okuyan Şehir" vizyonu: Kitap Fuarı'nda hem kültür hem iletişim bir arada

8’inci Kayseri Kitap Fuarı’nda çocukların kitap heyecanı yüzlere yansırken, Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Alo 153 İletişim Merkezi ve Beyaz Masa ekipleri de vatandaşlarla birebir iletişim kuruyor. Kayseri’de kültür ve edebiyatın önemli buluşma noktalarından biri haline gelen 8’inci Kayseri Kitap Fuarı, bu yıl da yoğun katılımla kapılarını açtı. Dünya Ticaret Merkezi ev sahipliğinde Kayseri Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Erciyes Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle, Sun Fuarcılık organizasyonuyla gerçekleştirilen fuarda, sadece kitaplar değil, vatandaşla doğrudan iletişim de ön plana çıkıyor. Fuar alanında kurulan stantlarda Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Alo 153 İletişim Merkezi ve Beyaz Masa ekipleri aktif olarak görev alıyor. Vatandaşların talep, öneri ve şikâyetlerini yüz yüze dinleyen ekipler, çözüm odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Bu uygulama, yerel yönetim ile vatandaş arasındaki iletişimi güçlendiren önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın "okuyan ve okutan şehir" vizyonu doğrultusunda geleneksel hale getirilen fuar, her yaştan ziyaretçiyi kitapla buluşturuyor. Özellikle çocukların fuardaki mutluluğu dikkat çekerken, kitaplarla buluşan minik ziyaretçiler hem eğleniyor hem öğreniyor. 500’e yakın yazar, yüzlerce yayınevi ve milyonlarca kitabın yer aldığı etkinlikte, söyleşi, panel ve imza günleri de aralıksız sürüyor. Çocuklar istedikleri kitaplara ulaşmanın sevincini yaşarken, aileler de uygun fiyatlı ve zengin içerikli bir fuar deneyimi yaşıyor. Öte yandan Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan ücretsiz ulaşım desteğiyle fuara erişim kolaylaştırılıyor. Cumhuriyet Meydanı’ndan hareket eden otobüs seferleriyle ziyaretçiler fuar alanına rahatlıkla ulaşabiliyor. 26 Nisan’a kadar açık kalacak olan fuar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Dünya Kitap Günü’nü kapsayan programıyla, Kayseri’de kültürel hayatın en önemli etkinliklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Başkan Seçer makamında minikleri ağırladı: Temsili Başkan Berrak Eşme'den çocuklara özel mesajlar Haber

Başkan Seçer makamında minikleri ağırladı: Temsili Başkan Berrak Eşme'den çocuklara özel mesajlar

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, 23 Nisan kapsamında makamında ağırladığı ilkokul öğrencileriyle bir araya gelerek koltuğunu çocuklara devretti, taleplerini dinledi. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla kendisini ziyaret eden Mezitli Şehit Yaşar Yıldırım İlkokulu öğrencileriyle bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyarette, Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görev yapan Şube Müdürü Çetin Çıngı, Mezitli Şehit Yaşar Yıldırım İlkokulu Müdürü Eda Yılmaz, Öğretmen Hatice Yeşim Gövesli, 4. Sınıf öğrencileri Berrak Eşme, Mizgin Uzun Kodalak, Bülent Alkan Özelkan ve Murat Aras Akın yer aldı. Çocuklarla keyifli bir sohbet gerçekleştiren Başkan Seçer, her birinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayarak, koltuğunu öğrencilere bıraktı. Seçer'i makamında ziyaret ederek anlamlı bir deneyim yaşayan öğrenciler, kente ve çocuklara dair gerçekleşmesini istedikleri taleplerini ilettiler. Çocukların taleplerini dinleyen Seçer, bu özel günün çocuklara armağan edilmesinin değerini vurguladı. "23 Nisan aynı zamanda ulusal egemenlik, millet iradesi ve demokrasi demektir" Çocuklarla sohbetinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının kendileri için ne ifade ettiğini soran Seçer, çocukların duygu ve düşüncelerini dinleyerek, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, çocuklar için de bizler için de çok güzel. Ulusal egemenlik, millet iradesi ve demokrasi demek. Ne mutlu böyle bir günü size armağan edenlere. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e minnetlerimizi sunuyoruz. Bayramınız kutlu olsun çocuklar" dedi. Çocukların ne tür hizmetler istediklerini soran Seçer, ‘park' ve ‘daha çok oyun alanı' cevabını aldı. "Ülkemizi dünyada çok iyi yerlere getirebilirsiniz" Kentte çocuklara yönelik hizmetlerin aralıksız sürdüğünü ifade eden Seçer, Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, çocuk kampüsleri, çocuk atölyeleri ve okuma salonlarından söz etti. Çocukların eğitimi, öğrenimi ve sosyal faaliyetleri için çalışmaların öncelikli olduğunu dile getiren Seçer, yeni okuma salonu taleplerinin kayda alındığını söyledi. Özellikle sahilde çocuklar için yeşil alanların, etkinlik merkezlerinin olduğunu kaydeden Seçer, bu alanda çalışmaların devam ettiğini belirtti. Çocuklara verdikleri önemin altını çizen Seçer, çocukların toplumun inşasında önemine değinerek, "Her şey çocuklarımız için. Çünkü ülkemizin geleceği sizlersiniz. Sizler iyi birer birey olursanız bizim gururumuz olursunuz. Ülkemizi dünyada çok iyi yerlere getirebilirsiniz. Siz mutlu olursanız toplum da mutlu olur. Bu da sizin iyi yetişmenize bağlı. İyi bireyleri ne kadar çoğaltırsak kötülük o kadar azalacaktır. Matematik, fizik, kimya mutlaka bu dersler olacak ama onun yanında da iyi yetişmiş bir birey olmak için kitap okumanız da gerekiyor. Sosyalleşmeniz gerekiyor. Farklı hobilerimizin olması, insanlarla barışık olmanız gerekiyor. Kavga değil, sevmek, sevilmek gerekiyor" sözlerini kaydetti. Seçer'in koltuğunu devralan öğrenciden çocuklar için mesajlar Çocuklara koltuğunu devreden Seçer, öğrencilerin başkanlık mesajlarını aldı. Seçer'in makamında bir konuşma gerçekleştiren öğrenci Berrak Eşme, mutluluk ve heyecan duyduğunu ifade ederek, "Şehrimiz için yaptığınız çalışmaları gördükçe kendimizi mutlu hissediyoruz. Biz çocuklar, sizin sayenizde daha güzel ve düzenli bir şehirde büyüyoruz. Özellikle çocuklar için yaptığınız etkinlikler, kütüphaneler ve sosyal alanlar bizler için çok değerli. Bizlere verdiğiniz önem için de ayrıca size teşekkür ediyorum. Ben de büyüdüğümde yaşadığım şehre faydalı olan, çalışan ve üreten bir birey olmak istiyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı aynı zamanda meclisimizin açıldığı gün. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere armağan ettiği bu dünyadaki tek çocuk bayramını kutlamanın gururunu yaşıyorum" dedi. Ziyaret, Seçer'in öğrencilere hediyelerini iletmesi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Mersin Akdeniz'de 23 Nisan coşkusu: Temsili Başkan Buğlem'den park yenileme talimatı Haber

Mersin Akdeniz'de 23 Nisan coşkusu: Temsili Başkan Buğlem'den park yenileme talimatı

Mersin’in Akdeniz ilçesinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında başkanlık koltuğu temsili olarak bir öğrenciye devredildi. Minik Buğlem, bir günlüğüne oturduğu makamda ilk talimatını mahalle parkının yenilenmesi için verdi. Zeki Sabah İlkokulu 3/B sınıfı öğrenci ve öğretmenleri, Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener’i makamında ziyaret etti. Ellerinde Türk bayraklarıyla gerçekleşen ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Şener, çocuklarla sohbet etti. Programa İlçe Milli Eğitim Müdürü Saim Demir de katıldı. 23 Nisan’ın anlam ve önemi kapsamında başkanlık makamı temsili olarak minik Buğlem’e devredildi. Şener’in "İlk icraatın ne olacak?" sorusuna Buğlem, mahallelerinde bulunan parkın yenilenmesini istedi. Bunun üzerine temsili başkan Buğlem, Park ve Bahçeler Müdürünü arayarak Yenimahalle Zafer Parkında oyun gruplarının yenilenmesi, ağaçların budanması ve çevre düzenlemesinin yapılması talimatını verdi. İlgili birimlerin çalışma başlatacağı bildirildi. Ziyaret sırasında çocukların görüş ve taleplerini dinleyen Başkan Vekili Şener, çocukların fikirlerinin kent yönetimi açısından önemli olduğunu belirtti. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Başkan Vekili Zeyit Şener, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, tüm çocukların bayramını kutlayarak sağlık, mutluluk ve başarı dileklerinde bulundu.

Vali koltuğuna oturan 4. sınıf öğrencisinden emniyet müdürüne 'güvenli okul' talimatı Haber

Vali koltuğuna oturan 4. sınıf öğrencisinden emniyet müdürüne 'güvenli okul' talimatı

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla temsili olarak koltuğunu Talas ilçesi TOKİ Şehit Levent Çetinkaya İlkokulu 4. sınıf öğrencilerinden Zeynep Gedikbaş’a devretti. Vali Gökmen Çiçek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü sebebiyle İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen ve beraberinde Talas ilçesi TOKİ Şehit Levent Çetinkaya İlkokulu öğretmen ve öğrencilerini makamında kabul etti. Valilik koltuğuna oturan Zeynep Gedikbaş, "Valim, öncelikle bizleri makamınızda kabul ettiğiniz için şahsım ve arkadaşlarım adına çok teşekkür ediyorum. Bugün burada bulunmak, ilimizin en üst yöneticisiyle tanışmak bizler için büyük bir onur ve heyecan kaynağı. Bizler Cumhuriyetimizin emanetçisi olan öğrenciler olarak, vatanına ve milletine bağlı bireyler olarak yetişmek için çalışıyoruz. Şehrimizde göreve başladığınız günden bu yana himayenizde yürütülen çalışmaları büyük bir heyecanla takip ediyoruz. Kadın kooperatiflerinden Soğanlı Vadisi’nin turizme kazandırılmasına, gençlere yeni imkânlar sunan ERVA spor kulüplerine kadar her bir adım bizleri heyecanlandırıyor" dedi. Konuşmasında Sensiz Olmaz Projesi’nden ve Talas Marifet Mektebi Projesi’nden de bahseden Vali Gedikbaş, "Bununla birlikte Sensiz Olmaz Projesi ile aile yapımızı güçlendirip çocuklarımıza güvenli bir gelecek inşa etmeniz, Talas Marifet Mektebi ile öğrencilerimizin akademik ve kültürel gelişimine rehberlik etmeniz bizler için çok değerli. Özellikle GÖKTİM Projesi ile teknoloji ve inovasyon yolculuğumuza ışık tutarak bizleri yarınlara hazırlamanız, verdiğiniz desteğin en somut göstergesidir" diye konuştu. Vali Gedikbaş, konuşmasının devamında, "Sizden aldığımız ilhamla, gelecekte bu güzel vatanı daha ileriye taşımak için gayretle çalışmaya devam edeceğiz. Bizlere bu fırsatı sunduğunuz ve misafirperverliğiniz için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programın devamında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ı telefonla arayan Vali Gedikbaş, inşaatı devam eden Kartal Katlı Kavşağı hakkında bilgi aldı. Ardından İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın ile de görüşen Vali Gedikbaş, okulların çevresinde güvenliğin artırılması, çocukların trafik kuralları konusunda bilinçlendirilmesi ve özellikle internet güvenliği konusunda çalışmalar yapılması talimatını verdi. Son olarak Vali Gedikbaş, İl Millî Eğitim Müdürü Coşkun Esen’e okullarla ilgili çeşitli talimatlar verdi. Programın sonunda aynı okuldan Fatih İlbay Şen, Eray Uluçay ve Hatem Ela Mangal da sırasıyla Vali Çiçek’in koltuğuna temsili olarak oturdular. Öğrencilerin aileleriyle telefonda görüşerek teşekkür eden Vali Gökmen Çiçek, tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı ve öğrencilerle bir süre sohbet ederek yakın ilgi gösterdi. Ziyaret, Vali Çiçek tarafından çocuklara çeşitli hediyeler verilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Yeni eğitim müfredatı yarın askıya çıkarılıyor Haber

Yeni eğitim müfredatı yarın askıya çıkarılıyor

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni müfredat taslağının yarın öğleden sonra kamuoyuyla paylaşılmak üzere askıya çıkarılacağını bildirdi. Bakan Yusuf Tekin, yeni müfredata ilişkin açıklamalarda bulunurken, çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı bir kez daha kutladı, Bakanlığın bayramla ilgili hazırladığı yoğun etkinliklere değindi. Dün tarihî Birinci Meclis'te çocuklarla birlikte yaptıkları temsili iki özel oturumun önemine işaret eden Tekin, ilk olarak 23 Nisan 1920'deki oturumu yeniden canlandıran çocukların heyecanla  atalarına, büyüklerine, devletin kuruluş felsefesine sahip çıktıklarının gösterildiğini, öğleden sonraki "23 Nisan 2071" isimli ikinci oturumda ise yaklaşık 50 yıl sonrasında çocukların hayata bakışının ortaya konduğunu ifade etti. Çocukların gelecek için seçtikleri konu başlıklarının beklentilerini ortaya çıkarması açısından önemine dikkati çeken Tekin, Bakanlık olarak çocukların bu beklentileri veya yönelimlerinin gerisinde kalmamaları gerektiğini vurguladı. "Eğer biz onların arkasında kalırsak müfredatın, eğitimin bir anlamı kalmaz. Biz çocuklarımıza ufuk çizebilmeliyiz, gelecekle ilgili tahayyüllerini geliştirebilmeliyiz." diyen Tekin, bütün bunlar bir arada düşünüldüğünde müfredatla ilgili çalışmaların bu yönelimi de gösterdiğinin altını çizdi. Sistem, bilgiye erişmekten ziyade bilgiyi analiz edebilmeye evriliyor" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adını taşıyan yeni müfredat çalışmalarının ana odağına ilişkin soru üzerine Bakan Tekin, müfredatların belli takvimler içerisinde revize edilmesinin gerekliliğine işaret etti. Dünyadaki ve ülkedeki gelişmelerin, bilgi edinme kaynakları üzerinde yaşanan kolaylıkların, bütün dünyada müfredatın tüm bu süreçlere uygun biçimde yeniden ele alınmasını gerekli kıldığına vurgu yapan Tekin, "Bunu yapmadığınız takdirde hem dünya skalasında mesafe katedememiş hem de ülkedeki çocuklarımızın eğitimi konusunda geri kalmış olursunuz." değerlendirmesinde bulundu. Bakan Tekin, müfredat çalışmalarının ana eksenine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Çocuklarımızın ileriye daha güvenle bakabilecekleri, kendilerini daha iyi geliştirebilecekleri ve elde ettikleri bilgileri, hayallerini geliştirecek, hayata geçirebilecekleri bir ortam oluşturabilmek. Buradan hareketle birinci felsefemiz, eğitim sistemimizin felsefesini bilgiye erişmekten ziyade, beceri kazandırarak eriştikleri bilgiyi analiz edebilecek ve bu hayallerinin gelişmesine katkıda bulunacak hâle getirmek. Dolayısıyla müfredat çalışmalarının ana ekseni, bu. Yani özüne, değerlerine bağlı ama dünyadaki örnekleriyle rekabet edebilen çocuklarımızın kendi hayallerini geliştirebileceklerini istiyoruz. Önümüzdeki yüzyılı, 'Türkiye Yüzyılı' hâline dönüştürmek için çocuklardan hayal kurabilmelerini arzu ediyoruz. Müfredatımız dolayısıyla bu iki eksene oturuyor." Bakan Tekin, yeni müfredatın ismini bu sebeplerle "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" olarak tanımladıklarını belirterek, "Evrensel, uluslararası modellerden yararlanarak ve kendi değerlerimizi de sistemin içine yerleştirerek özgün bir model üretmeye çaba sarf ettik." dedi. "Müfredat çalışmaları, son bir yılın değil on yıllık çalışmanın ürünü" Müfredat hazırlık aşamalarının sorulması üzerine Bakan Tekin, bu konudaki çalışmaların başlangıç noktasının uzun yıllar öncesine dayandığını, 2017 müfredat değişikliğinin de bunun bir ilk adımı olduğunu anlattı. "Dolayısıyla 2013'ten itibaren başlayıp, bugün geldiğimiz noktada ulaştığımız metinlere bizi ulaştıran çok kapsamlı bir çalışma takvimi var." diyen Tekin, bu süreçte çok uzun görüş alışverişlerinin ve kamuoyundaki yansımalar üzerinden analizlerin yapıldığını, toplantılar düzenlendiğini aktardı. Geçen yıl yaz aylarında bütün bu birikimi bir veri olarak aldıklarını ve bu verileri sistematik hâle getirecek çalışmalar yaptıklarını dile getiren Tekin, yürütülen hazırlıklara ilişkin şu bilgileri verdi: "Sadece bu süreçte nasıl bir müfredat değişikliği olmasına dair 20'nin üzerinde çalıştay düzenlendi. Sonrasında da her bir ders için oluşturulan ekipler yüzlerce toplantı yaparak ilan edeceğimiz müfredatın hazırlıklarını tamamladı. Toplam bu süre içinde, yani önceki kısmı saymıyorum sadece yaz aylarından itibaren bugüne kadar 1000'den fazla öğretmen ve akademisyen ile toplantılar yaptık. 260 akademisyen 700'ün üzerinde de öğretmen arkadaşımız bu toplantılara sürekli olarak katıldı. Bunun dışında ilave olarak görüşlerine başvurduğumuz akademisyenler ve öğretmenler var. Bunların hepsini düşündüğümüzde 1000'in üzerinde arkadaşımız ortak çalıştı. Aynı şekilde Bakanlık merkez teşkilatındaki bütün birimler bu konuda bir seferberlik ilan etti." Bakan Tekin, çalışmalara emek veren özellikle Temel Eğitim, Ortaöğretim, Mesleki Teknik Eğitim, Din Öğretimi Genel Müdürlüklerine, hazırlanan programların incelenmesinde yoğun çaba sarf eden Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına teşekkür etti. "Yeni müfredat yarın askıya çıkıyor, herkesle ortak çalışmak istiyoruz" Tekin, yeni müfredatı kamuoyu değerlendirmesine açacaklarını belirterek, "İnşallah, yarın öğleden sonra kamuoyuyla paylaşmış olacağız." açıklamasında bulundu. Millî Eğitim Bakanlığının paydaşları ya da paydaş olmak isteyen herkese kapılarının açık olduğuna değinen Tekin, şöyle konuştu: Herkesle ortak çalışmak istiyoruz. "Bu ülkenin eğitim öğretim süreçlerine katkı vermek istiyorum." diyen her kim varsa üniversiteler, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, sendikalar, eğitim alanında çalışan kuruluşlar, siyasetçiler, bürokratlar ve herkese açık bir çalışmayı yarın öğleden sonra itibarıyla kamuoyuyla paylaşmış olacağız. Paylaştıktan sonra biraz önce saydığım kişilerden her kim arzu ediyorsa 'gorusoneri.meb.gov.tr' adresinden girerek görüş ve önerilerini paylaşabilir. Bakan Tekin, müfredatın ne kadar süreyle askıda kalacağına ilişkin soru üzerine, "Planımız, bir hafta. Öneri ve görüşler, eğer yoğun bir şekilde gelmeye devam ederse süreyi uzatabiliriz ama uzun zamandır tartışıldığı için herkesin bence bu konuda birikimi ve hazırlığı olduğunu varsayıyorum. Bu süre içinde bizlerle paylaşırlarsa mutlu oluruz. Eğer yoğun bir şekilde görüş alışverişi devam ederse süreyi de uzatabilecek durumdayız. Planımız, şu anda bir haftalık bir askı süresi. Bir haftanın sonunda da modeli Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımız son eleştiri, görüş, öneri ve paylaşımlar doğrultusunda revize edip uygulanmak üzere onaylamış olacağız." diye konuştu. "Katılımcı bir yaklaşımı benimsedik" Bakan Yusuf Tekin, müfredat değişikliğinin 10 yıllık tedrici bir gelişmenin sonucunda nihai bir metin olduğunu belirterek, "Bunu; bugün yapılanı, çok kapsamlı bir değişiklik olarak algılamamak lazım. Bu, bir sürecin sonucunda aşamalı olarak gelinen bir nokta... Daha önceki yıllarda yapılan tedrici değişikliklerin her biri aslında bu süreci besleyen ve tamamlayan unsurlar. Tüm bu değişiklikler, onun üzerine inşa edilen kapsamlı ve son noktanın konulduğu değişiklik olacak." dedi. Müfredat çalışmalarına ilişkin defalarca toplantı yaptıklarını, içerik, felsefe ve inşa sürecinde "katılımcı" bir yaklaşımı benimsediklerini dile getiren Tekin; bu kapsamda geçmişini iyi bilen, bunu içselleştirmiş, dünyanın değerlerine sahip, dünya ile rekabet edebilecek özelliklerin bulunduğuna işaret ederek şöyle konuştu: Kuşkusuz kamuoyunda bu konuda eleştiriler olacaktır, öneriler olacaktır. Eğitimle ilgili konu, üzerinde insanların çok rahat uzlaşabileceği bir konu değil. Ben, bakan olduğum tarihten itibaren, beni ziyaret eden gruplar içinde bile kendi aralarında muhalefet ettikleri, anlaşamadıkları konular oluyor. Hâl böyle olunca bizim hazırladığımız metinde de itirazlı olanlar olabilir, eleştiriler olabilir. Bunları çok doğal karşılıyorum çünkü eğitim böyle bir alan. Bu da eğitimi aslında zenginleştiriyor. Bunu bir eleştiri olarak söylemiyorum. Biz bütün bu düşüncelerden özümseyerek bir toplumsal fayda üretmeye çalışıyoruz. Ürettiğimiz toplumsal payda, aslında bütün bu görüşlerin üzerinde ittifak edebilecekleri asgari müşterekler üzerine inşa edilmiş. Öyle baktığımızda ben mutluyum. İnşallah çocuklarımız için hayırlara vesile olur.   Kademeli uygulanacak Bakan Tekin, yeni müfredatın gelecek eğitim öğretim yılından itibaren kademeli şekilde uygulanacağını bildirdi. Kapsamlı bir revizyon olan yeni müfredatın eğitim ve öğretim kademelerinin tamamında ve tüm sınıf düzeylerine geçilmesi hâlinde farklı mağduriyetlerin ortaya çıkmasını istemediklerini ifade eden Tekin, "Hazırladığımız program, her kademenin birinci sınıfında uygulanacak. 4 sınıf düzeyi olan okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul beşinci sınıf ve lise dokuzuncu sınıflarda önümüzdeki eylül ayından itibaren yeni programımızı uygulamaya başlamış olacağız." açıklamasını yaptı. Kademeli geçişin yapılacağı sınıflarla ilgili Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının bu yıl ders kitabı başvurusu kabul etmediğini bildiren Tekin, "Bu sınıfların kitaplarını doğrudan ilgili genel müdürlükler yazıyor. Yani bu eylül ayından itibaren başlattığımız bir sürecin doğal geldiği nokta." ifadesini kullandı. Dokuz okuryazarlık türü belirlendi Bakan Tekin, müfredattaki ortak bakış açısının sorulması üzerine, askıya çıkarılacak müfredatın teknik detaylarını lansman toplantısında paylaşacaklarını belirtti. Müfredatta okuryazarlık konusundaki yeniliklerin sorulduğu Bakan Tekin, bütüncül bir bakış açısıyla hazırlanan müfredattaki konuyu şöyle anlattı: Bilgi okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, finansal okuryazarlık, görsel okuryazarlık, kültür okuryazarlığı, vatandaşlık okuryazarlığı, veri okuryazarlığı, sürdürülebilirlik okuryazarlığı ve sanat okuryazarlığı olmak üzere dokuz okuryazarlık türü belirledik. Aslında burada kastettiğimiz şey, bilgiye erişim konusunda çocuklarımız zaten yeterince kaynağa sahipler ama o edindikleri bilgiyi doğru okuma anlamında çocuklarımıza biz beceri kazandırmak istiyoruz. Olayın temel felsefesi burada zaten... "Yeni müfredatla bilgi kazanımı temelinden beceri kazanımı temelli bir sisteme geçiyorsunuz. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?" şeklindeki soru üzerine Bakan Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) ve Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) gibi sistemler ile müfredatın kıyasladığında ortada ciddi bir problemle karşı karşıya kalındığını anlattı. Birçok konuda ülke bazlı yaptıkları karşılaştırmalarda, müfredatın muadillerinden 2 kata yakın bir düzeyde daha ağır olduğunu gördüklerini dile getiren Tekin, "Bunu doğal karşılıyorum çünkü bilgi erişiminin zor olduğu dönemlerde 'Şu bilgiye de erişsin çocuklar.' denilerek bunlar hep müfredatın içine yerleştirilmiş fakat zamanla bu ülkeler müfredatlarını revize ederken artık bilgi edinmedeki kolaylıklardan hareketle onları çıkartarak azaltmışlar, seyreltmişler. En son toplantımızda baktığımızda, Japonya ve İngiltere ile de kıyasladık ve bizdeki öğrenme çıktıklarının yüzde 50 fazla olduğunu tespit ettik. Bu, bizi çocuklarımıza edindirmek istediğimiz kazanımları sağlıklı edinememeleri sonucuna eriştiriyor." değerlendirmesinde bulundu. Bakan Tekin, müfredatın yüklü olmasının sonuca ulaşmada zorluklar yarattığını ifade ederek, kamuoyunda da "Çocuklar bu konuyu öğrenemediler." gibi eleştirilerle karşılaştıklarını söyledi. Dünya ölçeğinde bir müfredat Dünyada ne öğretiliyorsa bunun müfredatta bulunduğunu, bunun dışındakilerin ise ilerleyen eğitim süreçleri olan ön lisans, lisans, lisansüstü eğitime aktarılmasının da seyreltme anlamına geldiğini vurgulayan Tekin, bunun çocukların akademik bilgiyi kazanabilme yeteneklerine de uygun olmadığını kaydetti. Aylık rutin öğretmenler odası buluşmalarında, müfredatı yetiştirebilmek için haftalık ders saatlerinin artırılması gerektiği yönünde görüşler aldığını belirten Tekin, "Bunları üst üste koyduğumuz zaman da ortalama 60-70 saat haftalık ders yükü olması gerekiyor. Şimdi bu mümkün olmadığına göre yapılması gereken şey, belli. Biz bu anlamda müfredatımızı, programlarımızı ciddi bir seyreltme sürecine de tabi tuttuk. Tekrarlanan bilgilerin çıkarılması, aynı konuları 12 yıllık zorunlu eğitim içerisinde üç dört defa veya daha fazla tekrarlamanın çok bir anlamı yok. İkincisi çocuklarımızın akademik yetkinliklerinin veya akademik pozisyonlarının üstünde almakta zorlanabilecekleri bilgileri çocuklarımızla paylaşmanın da bir anlamı yok. O da gereksiz bir hâle geliyor. Bütün bunları göz önünde bulundurarak müfredatta yüzde 35'lik bir seyreltme içine girdik." ifadelerini kullandı.   Yeni müfredatla haftalık ders saatlerinde azalma olmayacağını belirten Tekin, "Şimdilik sadece programlarımızı bilgi edinmeden çok edindikleri bilgiyi beceriye dönüştürebilecek şekilde revize etmeye odaklandık." dedi.   Öğretmenlere hizmet içi eğitimler başlıyor Öğretmenlerin yeni programı nasıl uygulayacaklarına ilişkin soruya Bakan Tekin, "Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğümüz, ilgili eğitim öğretim daireleri, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımız, programların kesin onay sürecini tamamladığımız andan itibaren başlamak üzere öğretmen arkadaşlarımızın hizmet içi eğitim sürecine tabi tutulmalarına dair bir takvim oluşturuyor. Programlar onaylandığı an, takvim hayata geçecek ve şu andan itibaren eylül ayına kadar öğretmen arkadaşlarımızı bu anlamda yeni programın mantığı, felsefesi ve uygulanmasıyla ilgili olarak çok ciddi bir hizmet içi eğitim sürecini başlatmış olacağız." cevabını verdi.   Bakan Tekin, okullarda müfredatın uygulama programlarının hayata geçirilmesi için yeni alanlar ve atölyelerin planlanacağını, yeni okul planlarında da uygulama alanlarını biraz daha ağırlıklı hâle getireceklerini belirterek, "İnşallah, birkaç yıl içinde bu süreç tamamlanır ve çocuklarımız derslerde edindikleri teorik bilgileri uygulayabilecekleri uygulama atölyeleri, uygulama alanlarına da sahip olurlar." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.