# Müebbet Hapis Cezası

İLKHABER-Gazetesi - Müebbet Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müebbet Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zonguldak’ta 17 yaşındaki Hasret Akkuzu cinayetinde iddianame tamamlandı Haber

Zonguldak’ta 17 yaşındaki Hasret Akkuzu cinayetinde iddianame tamamlandı

Zonguldak'ta 17 yaşındaki genç kızı kuyuya atan şüpheliye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, Çaycuma ilçesinde 17 yaşındaki Hasret Akkuzu'nun cansız bedeninin geçen 19 Ekim günü Helvacılar köyü yakınlarındaki 4 metre derinliğindeki su kuyusunda bulunmasına ilişkin tahkikatı tamamladı. İddianamede tutuklu şüpheli 42 yaşındaki Deniz B. hakkında "çocuğa ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Diğer şüpheliler A.B., N.B. ve E.S. hakkında ise "çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 20'şer yıla kadar hapis cezası talep edildi. Maktulün şikayeti üzerine şüpheli hakkında açılan dava dosyaya eklendi İddianamede ikilinin yaklaşık 5 yıl önce tanıştığı, maktulün şüphelinin çocuğuna bakıcılık yaptığı ve eşinin kıskançlığı sebebiyle evden ayrılarak ailesiyle arasını düzelttiği bilgisine de yer verildi. Şüphelinin 2,5 yıl önce maktulü sevdiğini söylediği ancak başka birisi ile ilişkisi olduğunu öğrenmesi üzerine sosyal medya üzerinden tehdit, hakaret ve ısrarlı takibe başladığı öne sürüldü. Hasret Akkuzu'nun 3 Ocak 2025 tarihindeki şikayeti üzerine Çaycuma 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açıldığı ve Deniz B.'nin bu dosya kapsamında 2 Temmuz 2025'te Aydın Ceza İnfaz Kurumu'na girmesiyle aralarındaki husumetin büyüdüğü ifade iddia edildi. Söz konusu açılan dava da cinayet dosyasına eklendi. Cinayet zanlısı maktulün boğazını 5 dakika sıktığını itiraf etti Şüpheli Deniz B.'nin 3 Ekim 2025'te cezaevinden izinli çıkarak Çaycuma'ya geldiği ve HTS kayıtlarına göre maktul ile 4-12 Ekim tarihlerinde Hasret Akkuzu ile mesajlaştığı kaydedildi. İddianamede, zanlının E.S.'den aldığı araçla buluştuğu; Akkuzu'dan mahkemede gerçeği anlatmasını istediği belirtildi. Şüphelinin savcılıktaki ifadesinde, "Maktul bana tepki gösterdi ve tekme atmaya çalıştı. Tartışma sırasında kendimi kaybederek maktulün boğazına sarıldım. Yere düşmesinin ardından yaklaşık 3-5 dakika boyunca boğazını sıktım ve öldüğünü fark ettim" şeklinde ifade verdiği de iddianamede yer aldı. Şüpheli ağabeyinin evinden aldığı çekiçle kuyunun kilidini kırdı Olay sonrası cesedi önce çalılık alana, ardından aracın bagajına taşıyan Deniz B.'nin, Perşembe beldesindeki su kuyusuna gittiği tespit edildi. Kuyunun kilitli olması sebebiyle bedeni çimenlik alana bırakan şüphelinin, gece saatlerinde ağabeyi A.B. ve yengesi N.B.'nin ikametine gittiği, burada A.B.'nin aracın içini kontrol ettiği bildirildi. İkametten aldığı çekiçle dönerek kilidi kıran zanlının cesedi kuyuya attığı, aracı bırakıp maktulün telefonunu asfalta fırlattığı aktarıldı. Şüpheli E.S.'nin ise aracı yıkamacıya götürdüğü dosyada yer aldı. İddianamede bu yaşananların ardından D.B.'nin izinli çıktığı cezaevine gitmek üzere yeniden Aydın'a gittiği belirtildi. "Hasret'i öldürdüm, kurtuldum" Kızılbel köyünde yaşayan ailenin geçen yıl 13 Ekim tarihindeki kayıp başvurusu üzerine ormanlık alanda bulunan aracın bagajında Hasret Akkuzu'nun babasına ait vesikalık fotoğraf ele geçirildi. Ertesi gün cesedin su kuyusunda bulunmasının ardından şüpheli Deniz B., 22 Ekim'de Aydın'da yakalanarak 24 Ekim'de tutuklandı. Gözaltına alınan A.B., N.B. ve E.S. ise 3 Aralık'ta tahliye edildi. Şüpheli A.B.'nin ifadesinde, Deniz B.'nin olay sonrası kendisine, "Hasret'i öldürdüm, kurtuldum" dediği belirtildi. Hasret'in tırnaklarında zanlının DNA'sı tespit edildi Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda maktulün boyna basıya bağlı asfiksi (boğulma) sonucu öldüğü, giysilerinde ve tırnak içinde Deniz B.'ye ait DNA profili tespit edildiği aktarıldı. İl Jandarma Komutanlığı teknik incelemesinde zanlının internette olayla ilgili arama yaptığı kayıtlara geçti. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede, şüpheli E.S. hakkında ayrıca "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapis istendiği kaydedildi.

Malatya’da kadın cinayeti davasında karar: Eşi katiline ağırlaştırılmış müebbet Haber

Malatya’da kadın cinayeti davasında karar: Eşi katiline ağırlaştırılmış müebbet

Malatya’da eşini öldüren sanık Recep Karayiğit, mahkeme tarafından iyi hal ve takdir indirimi uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.Olay, 24 Eylül 2024 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, anlaşmalı boşanma işlemleri için avukatlık bürosuna gitmek üzere yola çıkan çiftin bulunduğu araçta Recep Karayiğit, eşi Nuran Karayiğit’i tabancayla vurmuş, Nuran Karayiğit kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Olayın ardından gözaltına alınan ve tutuklanan sanık Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde son kez hâkim karşısına çıktı. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına, maktul yakınları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada sanık, "kadın eşe karşı tasarlayarak öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından yargılanırken, mahkeme heyeti tarafların esas hakkındaki son savunmalarını dinledikten sonra hükmünü açıkladı. Mahkeme, yargılama sürecinde pişmanlık göstermediği ve iyi hali gözlemlenmediği gerekçesiyle sanık hakkında takdir indirimi uygulanmasına yer olmadığına karar verdi. Sanık Recep Karayiğit, "tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken, "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan ise 1 yıl 15 gün hapis cezası aldı. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Karar sonrası değerlendirmede bulunan maktul ailesinin avukatı Abdullah Topuz, yargılamanın her aşamasında suçun tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme olduğunu savunduklarını belirterek, "Boşanma sürecinde sanığın maktul eşine yönelik tehdit ve hakaret içeren eylemleri bulunmaktaydı. Bu hususları mahkemeye gerek yazılı gerekse sözlü olarak sunduk. Maktulün bizzat yazdığı boşanma dilekçesi ve şikâyet dilekçesi verilen cezada etkili oldu. Mahkeme, somut deliller doğrultusunda vicdanları bir nebze olsun rahatlatan bir karar verdi" diye konuştu Topuz, verilen kararın maktulü geri getirmeyeceğini belirterek, kadın cinayetlerine karşı daha caydırıcı ve önleyici tedbirlerin alınması temennisinde bulundu.

Kocaeli'de arkadaşını öldüren sanığa müebbet hapis cezası Haber

Kocaeli'de arkadaşını öldüren sanığa müebbet hapis cezası

Kocaeli'nin Körfez ilçesinde eşine yönelik ithamlarda bulunduğu ve miras yüzünden husumet beslediği iddiasıyla arkadaşını tabancayla vurarak öldüren sanık, müebbet hapis cezasına çarptırıldı.Olay, 14 Aralık 2023 tarihinde Yeniyalı Mahallesi Hamit Kaplan Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Körfez Belediyesi temizlik işçisi, park halindeki 34 BK 3432 plakalı Skoda marka otomobilde bir kişinin hareketsiz şekilde yattığını gördü. İhbar üzerine adres sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İsminin Adem Aydoğan (61) olduğu belirlenen ve omzunun arkasından silahla vurulduğu tespit edilen kişi, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olaya ilişkin inceleme başlatan polis ekipleri Aydoğan'ın, arkadaşı Doğan Z. (63) tarafından vurulduğu tespit etti. Şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. "GAMZE'NİN BABASINDAN KALAN MALLARLA İLGİLİ BİRÇOK TEHDİT OLAYLARI BAŞIMIZA GELDİ" Olayla ilgili açılan davanın son celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Doğan Z., maktulün ailesi, sanığın tanık eşi Gamze Z. ve taraf avukatları katıldı. Sanık Doğan Z. savunmasında, "Adem Aydoğan'ı uzun yıllardır tanırım, benim daha önce adliyelik herhangi bir işim olmadı, ne zaman ki eşim Gamze ile evlendim sabıkalarım oldu. Gamze'nin babasından kalan mallarla ilgili birçok tehdit olayları başımıza geldi. Bu olaylarla ilgili de hatta eşim Gamze'de şikayetlerde bulundu. Adem benim yakın arkadaşımdı. Daha önceki ifademde anlattığım şekilde Adem bir seferinde kendi cep telefonunu bulabilmek için benim cep telefonumu almıştı, bu sırada eşim Gamze'nin telefonunu numarasını aldığını düşünüyorum. Zira Gamze'nin telefonu Adem'de olmaz" dedi. "BENİM GAMZE İLE PARA İÇİN BİRLİKTE OLDUĞUMU SÖYLEMİŞ" Olay tarihinden bir gün önce Adem Aydoğan'ın eşini aradığını söyleyen Doğan Z., savunmasına şöyle devam etti: "Bunu bana eşim söyledi. Benim Gamze ile para için birlikte olduğumu, Gamze'nin numarasını sağa sola dağıttığımı söylemiş. Gamze bunu bana anlatınca ona 'Seni arayan Adem değildir' dedim. Zira Adem'den böyle bir şey beklemezdim. Gamze'ye, 'Seni arayan ya Sefa İ'nin adamlarıdır ya da amcandır. Birini peşine takmışlardır' dedim. Ertesi gün hamile olan Gamze'yi hastaneye kontrole götürdük. Doktorun yanındayken Gamze'nin telefonu çaldı, bunun üzerine Gamze dışarıya çıkıp konuştu, bende doktorun yanından çıktığımda Gamze bana, Adem'in hastanenin önüne geldiğini söyledi. 'Aşağıya inelim, kim olduğuna bakalım, sen gelen araca binersin bende durdururum' dedim. Devamında bahse konu aracı durdurduğumda içerisinde Adem'in olduğunu gördüm, yanında Gamze vardı. Gamze'ye araçtan inmesini ve gitmesini söyledim, ön yolcu koltuğuna ben oturdum, 'Adem bunu bana nasıl yaparsın?' dedim. Adem de bana, 'Bu malı sana yedireceğimi mi sanıyorsun?' şeklinde sözler söyledi." "ADEM BİR ANDA BOYNUMU KAVRADI, BOĞUŞTUK" Doğan Z., tartıştıkları sırasında aracın hareket halinde olduğunu belirterek, "Beni 9 kişinin olduğu bir yere götüreceğini söyledi. Yolda bir yerde durdu. Bu bahsettiği 9 kişi bana saldırır düşüncesiyle silahımı çekmiştim. Sağa sola bakıyordum, Adem bir anda boynumu kavradı, boğuştuk. Bu sırada elimdeki silah ateş aldı, ben neresinden vurulduğunu görmedim. Olay sonrasında olay yerinden ayrıldım. Adem tek mermi ile vurulduysa benim anlattığım şekildedir. 2 mermi varsa adamları tarafından vurulmuştur. Olaylar bu şekilde gerçekleşmiştir, tahliyemi istiyorum" diye konuştu. "ADEM BANA, 'EŞİN SENİ BAŞKALARINA PAZARLIYORMUŞ' DEDİ" Tanık olarak dinlenen Gamze Z., "Olay günü hamile olduğum için eşimle kontrole hastaneye gidecektim. Maktul, telefonda beni aradı. Telefon numaramı nereden bulduğumu sorduğumda eşim Doğan'ın verdiğini söyleyerek, 'Seni başkalarına peşkeş çekiyor' dedi. Peşkeş çekmek ne demek bilmiyorum. Benim kötü yollu olduğumu söylediğini zannettim. 'Eşin seni başkalarına pazarlıyormuş' dedi. Maktul, eşimin ailemden kalan mirasa ortak olacağını her yerde anlattığını söyledi. Telefonla konuşacaklar konular olmadığını söyledi. Ben hastaneye gideceğimi söyledim. Orada çıkışta karşıma çıktı. Arabaya binmemi istedi. Ben arabaya binmedim. O sırada eşim Doğan geldi. Eşimin beni arabada görmesi söz konusu değil, ben arabaya binmedim. Adem, silahı görünce kaçmak için arabasına bindi. Eşim önünü kesti. Eşim beni gönderdi, ben de eve geldim. Onlar yalnız kaldı. Maktul olaydan bir gün önce de aramıştı, hastaneye gideceğimi söylemiştim. Adem'in beni aradığını Doğan'a söylemedim. Benim psikolojik rahatsızlığım yoktur. Aralarında para husumeti varmış, bilmiyordum" şeklinde konuştu. "AİLEMİ KORUMAK ZORUNDAYDIM" Eşinin ifadesine karşı sanık Doğan Z. ise "Eşimi arabadan ben indirdim ve eve gönderdim. Kendisi tam olarak hatırlamıyor. Adem ile çok samimiydik. Ademin bu şekilde konuşma yaptığına inanamadım. Adem arkadaşımdı, neden karımı aradı, onunla buluştu. Telefonumu alıp, karımın numarasını alıyor. Bu hangi dine ve arkadaşlığa sığar. Ailemi korumak zorundaydım. Öldürme kastım yoktu" ifadelerini kullandı. Müebbet hapis Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığı "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis, "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan ise 1 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Bursa’da 3 çocuğunu katleden baba tutuksuz yargılanmak istedi Haber

Bursa’da 3 çocuğunu katleden baba tutuksuz yargılanmak istedi

Bursa'da 3 çocuğunu öldürdükten sonra emniyete giderek teslim olan cani babanın 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı. Çocuklarını katleden babanın, teslim olduğu gün çıkarıldığı nöbetçi mahkemede ise tutuksuz yargılanmak istediği ortaya çıktı. Olay, 29 Mayıs 2024 tarihinde merkez Nilüfer ilçesi Çamlıca Mahallesi Bağlar Sokak'ta bulunan 4 katlı apartmanın bodrum katında meydana geldi. 11 adet kaydı bulunan Baba Murat Kılıç'ın (40) eşi Gülay Kılıç, geçen yıl 3 çocuğunu da bırakarak evi terk etti. Bodrum katında oturan Murat Kılıç, birlikte yaşadığı çocukları 11 yaşındaki Zeynep ve 6 yaşındaki Aslı'yı kesici aletle, 3 yaşındaki oğlu Muhammet Ali Kılıç'ı ise boğarak öldürdü. Çocuklarını öldüren Murat Kılıç daha sonra Bursa İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ek hizmet binasına giderek teslim oldu. Çocukların cenazeleri, Cumhuriyet savcısının incelemenin ardından otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Yapılan otopside, Murat Kılıç'ın kızlarının vücudunda yaklaşık 20 bıçak yarası tespit edildi. Çocukların cenazeleri, babalarından ayrı yaşayan anneleri Gülay Kılıç'ın yaşadığı Erzurum'un Karayazı ilçesinde toprağa verildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kılıç, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Can güvenliği açısından Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tek kişilik koğuşta kalan Murat Kılıç'ın, nöbetçi mahkemede verdiği ifade de ortaya çıktı. Kılıç şu ifadelerde bulundu; "Sabah işe gitmek üzere uyandım. Sigara almak için markete gittim. Bu sırada eşimin, çocuklarımı yanından zorla alıp getirdiğime ilişkin şikayeti üzerine güvenlik güçlerinden hakkımda tedbir kararı çıktığını öğrendim. Kafam attı, işe gitmemeye karar verdim. Olayın yaşandığı yere geri döndüm. Sonrasını çok fazla hatırlamıyorum. Bir anda üzerime baktığımda her tarafın kan olduğunu gördüm. Evde üzerimi değiştirip dışarı çıktığımı, kağıtlara yazılar yazdığımı hatırlıyorum. Üç kez canıma kıymak istedim, başaramadım. Çok pişmanım. Tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmemi talep ederim." Çocuklarını evde öldürdüğü yerleri yazdığı notlarının yanı sıra çocuklarının yanına bıraktığı notlarda, psikolojisinin iftiralarla bozulduğunu psikolojik sorunlarının başladığına dair notuna istinaden Kılıç'ın, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nce düzenlenen raporda akıl hastalığının bulunmadığı ve bu fiillere karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu bildirildi. "Eşim bana tuzak kurmuş" 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle Bursa 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına başlanan Kılıç, duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Duruşmada Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da hazır bulundu. İfadesinde, ayrılmak üzere olduğu eşinin kendisine tuzak kurduğunu iddia eden Murat Kılıç, "Boşanma aşamasındaki eşim, çocukları da alıp babasının evine Erzurum'a gitti. Çağırmaları üzerine bende peşlerinden gittim. Ancak beni geri gönderdiler. Sonra jandarma çağırmışlar, bana dava açmışlar. Benim bundan da haberim yok. Ben sadece jandarma çağırıp, beni şikayet ettiklerini biliyorum, dava açtıklarını bilmiyorum. Kardeşi jandarmaya, 'Geldi sizi öldürürüm, çocukları öldürürüm' diye tehdit ettiğimi söylemiş. Eşim de ifadesinde 'Senden boşanırım, seni öldürürüm, öldürdükten sonra çocukları senden alırım. Bir daha göremezsin' dediğimi söylemiş. Ben her aradığımda sesimi kaydetmiş. aradan geçen 8 ayın sonunda, mahkemeye 1 ay kala da bana dedi, 'Ben sana çocukları veriyorum.' Çocukları ben Bursa'ya getirdim. Dava günü geldi. e-Devlet'ten baktım, kadın bana 5 tane dava açmış, 2 tane ayrı ayrı tehdit açmış, 1 tane hakaret açmış, 1 tane çocuk kaçırma açmış. O gün e-Devlet'ten boşanma davasına baktığımda, 5 tane davayı ve bu ifadeyi de görünce, ben cinnet getirdim. Ben nasıl çocuklarımı götürmüşüm, nasıl öldürdüm onu bilmiyorum. Yeter artık bıktım. Meğerse kadın benim sesimi kaydediyormuş, tuzak kuruyormuş." Telefon incelemesinden gelen raporları okuyan Mahkeme Başkanı, olay günü "Ailene bir şey olmayacak. Çok şeytana uydun. Sen bana diyordun ayda bir gel, gör. Ne yapacaksın çocuksuz. Son pişmanlık fayda etmez, olan çocuklara, sana, bana oldu. Evet. Sen sebep oldun Gülay. İnadın yüzünden perişan ettin hem kendini hem beni hem çocukları. Çünkü yuvanı yıktın sen. Güzellik varken, şeytanlığa gerek yok. Sen normal boşanmak varken, şeytana uydun. Çocuklardan ayrılırsan üzülür müsün? Çok ağlama, çocuklar kara toprak oldu, deli ettin beni' diye mesaj atmışsın bunlara ilişkin ne diyorsun diye sordu. Tutuklu sanık bu mesajları da hatırlamadığını iddia ederek, ben ne yazdığımı hatırlamıyorum diye kendini savundu.Duruşma, tanıkların dinlenmesi ve Adli Tıp Kurumu 4'üncü İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporun beklenilmesi için ertelenirken, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Kocaeli’de feci cinayet! Takıntılı Eski sevgili Gülhan Esen’i pusu kurarak öldürdü Haber

Kocaeli’de feci cinayet! Takıntılı Eski sevgili Gülhan Esen’i pusu kurarak öldürdü

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde takıntı hale getirdiği genç kızı pusu kurarak öldüren sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olayı planlayarak yapmadığını söyleyen sanık, "Ben zaten vicdanımla kendimi mahkum ettim, en ağır şekilde cezalandırdım" dedi. Osmangazi Mahallesi Lokman Hekim Caddesi Halı Saha Sokak'ta bulunan site önünde 16 Mart 2024 tarihinde meydana gelen olayda, sabah saat 07.00 sıralarında işe gitmek için evden çıkan Gülhan Esen (24), otomobilde bekleyerek pusu kuran şahıs tarafından tabancayla ateş edilerek vuruldu. Esen kanlar içinde yere yığıldı, şüpheli ise kadını tekmeledikten sonra olay yerinden kaçtı. Hastaneye kaldırılan genç kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cinayetten 7 ay önce evlenen Esen'in öldürülmesine ilişkin başlatılan soruşturmada, bin saatlik güvenlik kamerası izlenerek zanlının kimliği tespit edildi. Gülhan Esen'in katil zanlısı, takıntılı eski sevgilisi Muhammed T. (29) çıktı. Muhammed T.'nin cinayetten sonra yakalanacağı korkusuyla toplu taşımaya binemediği, otelde de kalamadığı için sokak sokak yürüdüğü belirlendi. Sürekli yer değiştiren Muhammed T. olaydan 5 gün sonra İstanbul'da yakalanarak tutuklandı. Olaya ilişkin Muhammed T'ye yardım eden İ.T. ve M.Ö. hakkında da dava açıldı. İfadeleri alınan İ.T. ve M.Ö. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Hakkında "kadına karşı kasten öldürme" suçundan dava açılan sanık Muhammed T.'nin, Gebze 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam edildi. Sanık duruşmaya SEGBİS ile katılırken, taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Kocaeli'de Gülhan Esen'in öldürülmesine ilişkin davada Cumhuriyet savcısı, sanık Muhammed T. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etti. Esas hakkındaki mütalaada, cinayetin tasarlanarak, canavarca hisle ve eziyet çektirilerek işlendiği belirtildi. Savcılık mütalaasında, Muhammed T. ile Esen'in aynı depoda çalıştığı ve kısa bir süre arkadaşlık yaptıkları, ancak Esen'in görüşmeyi reddetmesi üzerine sanığın genç kızı takıntı haline getirip sürekli rahatsız etmeye başladığı aktarıldı. Maktulün sanık hakkında tehdit ve takip şikayetlerinde bulunduğu, tedbir kararları aldırdığı, ancak Muhammed T'nin takibine devam ettiği kaydedildi. 1 saat 40 dakika boyunca keşif ve pusu beklemiş Mütalaaya göre sanık, Esen'in evlendikten sonraki adresini tespit ederek günlerce takip etti, işe gidiş-geliş saatlerini öğrendi ve olay gününe kadar sistematik biçimde cinayet planı yaptı. Olay günü sabah saatlerinde bölgeye gelen Muhammed T'nin, kamera görüntülerine göre 1 saat 40 dakika keşif ve pusu beklediği, ardından ruhsatsız silahla Esen'e 7 el ateş ettiği belirtildi. Savcılık, maktul yere düştükten sonra hayatta olmasına rağmen sanığın öfkeyle tekme attığını ve bunun "eziyet çektirme" niteliği taşıdığını belirtti. Otopsi raporunda ateşli silah yaralarının ölümcül olduğu, yüz bölgesindeki yaraların ise tekme darbeleriyle uyumlu bulunduğu ifade edildi. "Ben zaten vicdanımla kendimi mahkum ettim, en ağır şekilde cezalandırdım" Savunma yapan sanık Muhammed T., "Olayı planlayarak yaptığım, maktule karşı canavarca hisle davrandığım şeklindeki iddialar doğru değildir. Ben zaten vicdanımla kendimi mahkum ettim, en ağır şekilde cezalandırdım. O gün de maktulü öldürmek için oraya gitmedim, bana ağır küfürler edince ve kolumu tutunca üzerimdeki silahla ateş etmiştim. Bu sonuç olsun istemezdim" dedi. Muhammed T'ye ağırlaştırılmış müebbet hapis Mahkeme heyeti, sanık Muhammed T. hakkında "Tasarlayarak kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Sanık ayrıca ruhsatsız silah taşıma suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve bin 200 TL adli para cezası ile cezalandırıldı. Mahkeme, Muhammed T. hakkında herhangi bir indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi. Suçluyu kayırma suçundan bir kişiye ceza Diğer sanık İ.T., suçluyu kayırma suçundan 1 yıl hapis cezası aldı. Ceza, takdiri indirim uygulanarak 10 aya düşürüldü. Mahkeme ayrıca İ.T. hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) hükmetti ve 5 yıl denetim süresi belirledi. Yargılamada aynı suçla yargılanan M.Ö. ise, suçun işlendiğine dair yeterli ve kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat etti.

Kocaeli’de iki çocuğunu boğarak öldüren babaya 2 kez ağırlaştırılmış müebbet Haber

Kocaeli’de iki çocuğunu boğarak öldüren babaya 2 kez ağırlaştırılmış müebbet

Kocaeli'nin Körfez ilçesinde 10 ve 13 yaşlarındaki iki çocuğunu boğarak öldüren ve arkalarından mektup bırakan baba, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.Olay, 23 Mart 2023'de Körfez'de meydana geldi. Gece saatlerinde Murat Rüzgar'ın (45) sokakta şüpheli şekilde dolaştığını gören polis ekipleri şahsı durdurdu. Murat Rüzgar'ın annesinin evinde yapılan incelemede, Beril Yağmur (13) ve Yunus Emre (10) isimli kardeşlerin cansız bedenlerini bulundu. Murat Rüzgar gözaltına alınırken, çocukların cansız bedeni ise morga kaldırıldı. Yapılan otopside çocukların boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Gözaltına alınan Murat Rüzgar, ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde 5 ay süren tedavisinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Olayla ilgili açılan davanın duruşması, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Tutuklu sanık duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığı 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırdı. Cezada herhangi bir indirim uygulanmadı.Öte yandan, sanığın Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'ndan alınan ikinci raporda da cezai ehliyetinin tam olduğu belirlenmişti. Çocuklarını öldürüp mektup yazmıştı Sanık ilk duruşmadaki savunmasında da olayı hatırlamadığını, eşinin kendisine yönelik davranışlarından dolayı psikolojisinin bozulduğunu ve şiddetli geçimsizlik yaşadıklarını ifade etmişti. Sanığın, çocuklarını öldürdükten sonra yazdığı mektupta ise "Melek evlatlarım benim. Bu dünyada sizden başka kimsem yok. Ben hem annesiz hem de babasız büyüdüm. Sizi asla kimselere mahcup ettirmem. Sizler meleksiniz. Artık sizi bu kötü dünyanın insanlarına emanet etmeyeceğim. Ben sizi almadan yaşamam. Sizlere asla babasızlığın acı gününü yaşatmam. Dolandırıldım, annenizle aramızda maddi olarak hep kavga vardı. Sizlerden ayrılmak benim için ölüm gibi geliyor. Sizler benim içimde birer melek olarak yaşayacaksınız. Sizi seven babanız. Sizleri çok seviyorum, onun için sizleri Allah'a emanet ediyorum, varsın ben yanayım" satırları yer almıştı.

Kahramanmaraş’ta eski eş dehşeti Haber

Kahramanmaraş’ta eski eş dehşeti

Kahramanmaraş'ta 4 ay önce Özel Hastane de tıbbi sekreter olarak görev yaparken ayrıldığı eşi tarafından öldürülen 2 çocuk annesinin o anlara ait görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde zanlının, tartışma sonrası kaçan eski eşini merdivenlere sıkıştırdığı ve peş peşe 3 el ateş edip kaçtığı yer aldı. Davanın ilk duruşması yarın yapılacak. Olay, 21 Mayıs'ta merkez Onikişubat ilçesindeki Özel Hastane de meydana gelmişti. Hastanede tıbbi sekreter olarak görev yapan 2 çocuk annesi 42 yaşındaki Eser Karaca'nın çalıştığı birime giren ayrıldığı eşi A.A. (44), önce tartışma çıkardı daha sonra saldırıya geçti. Karaca'yı, kaçarken merdivenlerde sıkıştıran eski koca peş peşe pompalı tüfekle ateş açıp kaçtı. Karaca'ya ilk müdahaleyi görev yaptığı hastanedeki mesai arkadaşları yaptı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen Karaca kurtarılamadı. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından, polis zanlıyı kısa sürede yakalayarak tutuklanmasını sağladı. Hayatını kaybeden Karaca'nın cenazesi, Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Kılağlı Mahallesi'ndeki mahalle mezarlığında toprağa verildi. Karaca'nın 4'üncü kez uzaklaştırma kararı aldırdığı gün olayın yaşandığı da belirtildi. O anların görüntüsü çıktı Olayın üzerinden 4 ay geçerken, zanlı hakkında da iddianame hazırlanarak Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Yarın görülecek olan davada zanlının, Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesinin 3'üncü bendine göre 'Boşandığı Eşe Karşı Kasten Öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanması istendi. Şüphelinin olay günü yanlarına giden hastane personeli Ç.A.'yı da tehdit ettiği için de 'Silahlı Tehdit' suçundan ayrıca cezalandırılması talep edildi. Dosyada cinayet anı da yer aldı. Görüntülerde şüphelinin içinde silah olan poşetle içeri girme ve eski eşiyle tartışma anları yer aldı. Görüntülerin devamında ise odadan çıkan Karaca ve arkadaşı Ç.A. kaçışırken, silahı poşetten çıkaran zanlının, merdivenlerde yakaladığı eski eşine peş peşe 3 el ateş edip vurduktan sonra kaçma anları da yansıdı. Aile en ağır cezayı istedi Karaca'nın babası ve kardeşi, cinayet zanlısının en ağır cezayla cezalandırılmasını istemişti. Baba Mustafa Karaca, "Benim ciğerim yanıyor bu saatten sonra başkalarının da ciğerinin yanmamasını talep ediyorum. Bu şahsın daha çok ceza almasını talep ediyorum. Benim kızımı bir ay önce balkondan da atarak ölüme terk ettiğini öğrendik. Kızımın ayağı iyi olduktan sonra işine geri döndü. Kızımı çeşitli yerlerde takip ederek hastaneye girdi ve pusuya düşürüp 4 el ateş etti. Şahsın uzaklaştırması vardı, nafaka davası vardı. Bunların detaylı olarak incelenmesini bekliyoruz. Vurmadan iki gün önce şahıs randevu talep ediyor ve kızım randevuyu öğrenince hastaneye gitmemişti. Randevuyu pazartesi gününe almış, olaydan iki gün önce. Yetkililerden bu şahsın en ağır ceza ile cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. "Ablama mesajlar atarak bayramı zehir edeceğini söylemiş" Eser Karaca'nın kardeşi Sefa Karaca ise, "Bu şahıs bir iki ay önce gelip ablamdan barışmak istedi ve ablam da kendisine bir şans daha vereceğini söylemişti. Ayrıldılar, ablam kendisine ev tutmuştu. Ablama mesajlar atarak bayramı zehir edeceğini söylemiş. Durumları da var bu olayın örtbas edilmesini istemiyoruz. En ağır cezayla ceza almasını talep ediyoruz. Bunun örnek olarak Maraş merkezde darağacına asılmasını talep ediyoruz. 7 kardeştik 6 kaldık. Kolumuzun biri kırıldı, yaprağımız döküldü" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.