#MUHSİN YAZICIOĞLU

İLKHABER-Gazetesi - MUHSİN YAZICIOĞLU haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, MUHSİN YAZICIOĞLU haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muhsin Yazıcıoğlu, vefat ettiği "Muhsin Dağı"nda anıldı Haber

Muhsin Yazıcıoğlu, vefat ettiği "Muhsin Dağı"nda anıldı

Kahramanmaraş'ta 17 yıl önce helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişi, Kahramanmaraş'taki Muhsin Dağı'nda anıldı. BBP'nin organizasyonuyla Türkiye'nin farklı kentlerinden gelen çok sayıda kişi, Göksun ilçesine bağlı Kızılöz Mahallesi'nde buluştu. Anma etkinliğinde Kur'an-ı Kerim okundu, Yazıcıoğlu ve arkadaşları için dua edildi. Törende konuşan BBP Genel Başkan Yardımcısı Bülent İspir, aradan geçen yıllara rağmen acılarının ilk günkü tazeliğini koruduğunu ifade etti. Yazıcıoğlu'nun, inandığı değerlerden taviz vermeyen bir lider olduğunu dile getiren İspir, onun sadece bir siyasi hareketi değil, aynı zamanda gelecek nesillere örnek olacak bir şahsiyet ve ahlak mirası bıraktığını söyledi. İspir, Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatına ilişkin dava sürecine de değinerek, dosyanın henüz vicdanları tatmin edecek şekilde sonuçlandırılmadığını savundu. Söz konusu sürecin aydınlatılmasının önemine dikkati çeken İspir, şunları kaydetti: "Aradan geçen 17 yıl boyunca yaptığımız gibi, bir kez daha buradan haykırıyoruz. Muhsin Yazıcıoğlu dava dosyasının halen vicdanları tatmin edecek şekilde sonuçlandırılmamış olması, yüreklerimizdeki en derin yaradır. Bu dosya sadece bizim camiamızın değil, Türk milletinin vicdan davasıdır. Ve yine söylüyorum, bu sürecin bütün hakikatiyle aydınlatılması ve adaletin tecellisi, devletimizin ömrünü ona siper etmiş yiğit evladına bir namus borcudur."

Kahramanmaraş’ta, helikopter kazasında hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu mezarı başında anıldı Haber

Kahramanmaraş’ta, helikopter kazasında hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu mezarı başında anıldı

Kahramanmaraş'ta helikopterin düşmesi sonucu BBP'nin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile hayatını yitiren gazeteci İsmail Güneş, Belediye Meclis Üyesi Adayı Murat Çetinkaya, BBP İl Başkanı Erhan Üstündağ ve İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, Sivas'ta kabirleri başında anıldı. Şüpheli bir şekilde gerçekleşen helikopter kazasında Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş, Belediye Meclis Üyesi Adayı Murat Çetinkaya, Büyük Birlik Partisi (BBP) İl Başkanı Erhan Üstündağ ve İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, mezarları başında anıldı. Düzenlenen anma programına BBP üyeleri, hayatını kaybedenlerin aileleri ve sevenleri katıldı. Programda Kur'an-ı Kerim okundu, dualar edildi ve mezarlara karanfiller bırakıldı. "BABAMA MEZARINDA SÖZ VERDİM" Anma programında konuşan ve olayın faillerinin bulunması için hukuk fakültesi kazandığını söyleyen Murat Çetinkaya'nın kızı Şevval Çetinkaya, "Lafta 17 yıl demek çok kolay ama babam öldüğünde ben 1 buçuk yaşındaydım. 17 yıl boyunca bu mezarda babama birçok söz verdim. Bu sözlerden en büyüğü de ‘Senin katilini bulacağım, siz rahat uyuyacaksınız' sözüydü. Bunu bir çocuk olarak söylemek de çok kolaydı. Elimden geleni yaptım, Hukuk Fakültesini kazandım ve bugün burada bir hukukçu olarak söyleyebilirim ki bu bir kaza değildi. Başta Muhsin başkan olmak üzere yol arkadaşları kasıtlı bir şekilde öldürüldü. Bunun çözülmesini biz çok istiyoruz. Çünkü bu acıyla yaşamak gerçekten çok zor" dedi. "TÜRKİYE'NİN KALBİNE BUZDAN BİR KOR DÜŞTÜ" Dönemin BBP İl Başkanı Erhan Üstündağ'ın abisi Ahmet Üstündağ ise, "25 Mart 2009'da Keş Dağı'nda sadece bir helikopter değil, Türk siyasetinin temiz bir sayfası susturulmak istendi. Şehadetinin yıl dönümünde Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki yol arkadaşlarını rahmet, minnet, bitmeyen bir adalet ve saygıyla anıyorum. Karlar altında üşüyen bir millet 25 Mart demektir. Bundan tam 17 yıl önce takvimler 25 Mart'ı gösterdiğinde Türkiye'nin kalbine buzdan bir kor düştü" ifadelerine yer verdi. Anma programı, yapılan dualar ve mezarlara karanfil bırakılmasıyla sona erdi.

"Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmalara FETÖ müdahalesi" davasına devam edildi Haber

"Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmalara FETÖ müdahalesi" davasına devam edildi

Büyük Birlik Partisi (BBP) kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmalara FETÖ'nün talimatıyla müdahale ettikleri iddia edilen 19 sanığın yargılanmasına devam edildi. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklardan bazıları katıldı. FETÖ'nün darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı'na suikast girişimi timinde yer aldığı gerekçesiyle yargılandığı başka davada mahkum edilen bu davanın tutuksuz sanığı Davut Uçum, duruşmaya bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmada, merhum Yazıcıoğlu'nun ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, ablası Mavuş Ocak ile yakınları, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır ve taraf avukatları hazır bulundu. Sanık Davut Uçum, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek, helikopterdeki cihazların kaybolmasının asıl sorumlularının kaza soruşturma heyeti olduğunu öne sürdü.Sunduğu delilerin tamamının iddianamede yer almadığını ve bazı bilgi ve belgelerin mahkemeden gizlendiğini iddia eden Uçum, beraatını istedi.Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici, bu davanın Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nda devam eden "ana soruşturma" dosyasıyla birleştirilmesi gerektiğini söyledi. Sanık Ebubekir Semih Yüksekkaya'nın avukatı Zafer Tınazcı da deliller ile olayın sorumlusunun kaza soruşturma heyeti olduğunun ortaya çıktığını iddia ederek söz konusu kişiler hakkında işlem yapılmasını talep etti. Tınazcı, "Müvekkilim hakkında beraat kararı verilmesini talep ediyoruz ya da dosyanın bilirkişiye tevdi edilip rapor tanzim edilerek gerçek kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz. İki aletin kimde olduğu deliller ile ortaya çıkmıştır, olmayan aletlerin çalınması söz konusu olamaz, adil yargılama hakkı ihlal edilmiştir." ifadelerini kullandı. Sanık Aydın Özsıcak'ın avukatı Ayten İzmirli de müvekkili hakkında beraat talebinde bulundu. Mahkeme Heyeti Başkanı, duruşmayı 16 Ekim 2024'e erteledi. Dava süreci Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca, BBP'nin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmalara FETÖ'nün talimatıyla müdahale ettikleri iddiasıyla 17 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, 25 Aralık 2020'de Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti. Bu dava dosyası ile helikopterden GPS cihazının sökülmesine ilişkin 10 sanığın yargılandığı Göksun Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki dava, sanık ve eylem yönünden bütünlük oluştuğu gerekçesiyle 6 Ocak'ta birleştirilmiş, sanıklardan 7'si her iki dosyada da yer aldığı için Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık sayısı 20'ye çıkmıştı. Sanıklardan Muharrem Tunç'un vefatı nedeniyle sanık sayısı 19'a düşmüştü.

Kahramanmaraş'ta merhum Muhsin Yazıcıoğlu adına iftar yemeği verildi Haber

Kahramanmaraş'ta merhum Muhsin Yazıcıoğlu adına iftar yemeği verildi

KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ta 14 yıl önce helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisinin (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu adına Elbistan ilçesinde iftar verildi.Pınarbaşı Mahallesi'ndeki bir restoranda gerçekleştirilen programa, BBP Genel Başkan Yardımcısı Bülent İspir, MKYK üyesi İbrahim Alagöz ile il ve ilçe teşkilat üyeleri katıldı.Kuran-ı Kerim tilavetinin yapıldığı programda masaları gezen İspir, salondakilerle bir süre sohbet etti.İspir, konuşmasında, rahmetli Genel Başkanlarını anmak için bir araya geldiklerini söyledi.Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'ta meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenlere rahmet dileyen İspir, 500 yılda bir görülecek bir afetin merkez üssünün Elbistan olmasından da büyük üzüntü duyduklarını dile getirdi.Yaşanılan afetin birlik, beraberlik ve dayanışmayı arttırdığına vurgulayan İspir, "İnsanların böyle kötü günlerde birbirlerinin yanında olabileceğini gördük. Bundan sonraki süreçte yaşanılanların insanlık adına bir ders olmasını diliyorum. Rabbimden bir daha böyle acıların yaşanmamasını temenni ediyorum." dedi.Daha geniş bir program yapmak istediklerini ancak bölgede yaşanan deprem nedeniyle bu şekilde bir araya geldiklerini belirten İspir, bugün Yazıcıoğlu'nun vefat yıl dönümü olduğunu hatırlattı.İspir, Yazıcıoğlu'nu rahmetle andıklarını ifade ederek, 14 yıldır aydınlanmasını bekledikleri dava dosyasının 15. yıla kalmadan aydınlanmasını istediklerini ifade etti.Program iftar yemeğinin ardından dua edilmesiyle sona erdi.

PORTRE - Muhsin Yazıcıoğlu vefatının 14'üncü yılında anılıyor Haber

PORTRE - Muhsin Yazıcıoğlu vefatının 14'üncü yılında anılıyor

KAHRAMANMARAŞ (AA) - İZZET MAZI/TUNAHAN AKGÜN - Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatı, hafızalarda ilk günkü tazeliğini koruyor.Seçim gezisi için kiralanan helikopterin 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde düşmesi sonucu beraberindeki 5 kişiyle hayatını kaybeden Yazıcıoğlu'nun vefatının üzerinden 14 yıl geçti.Genç yaşta atıldığı siyasette ilkeli ve dik duruşuyla tanınan, darbe karşıtı söylemleriyle öne çıkan Yazıcıoğlu, Türk siyasetinin unutulmazları arasında yer aldı.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 31 Aralık 1954'te Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı köyünde doğan, ilk ve orta öğrenimini Şarkışla'da tamamlayan Yazıcıoğlu, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesini bitirdi.Siyasete giden yolda ilk adımı 14 yaşındayken Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketine katılarak atan Yazıcıoğlu, 1972'de Ankara'ya geldikten sonra Ülkü Ocakları Genel Merkezinde görev yapmaya başladı. Yazıcıoğlu, devam eden yıllarda Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevini yürüttü.Yoluna 1978'de Ülkücü Gençlik Derneğinin Kurucu Genel Başkanı olarak devam eden Muhsin Yazıcıoğlu, 1980'de Genel Başkan Müşaviri olarak MHP'de görev aldı.- Ömrünün 7,5 yılı cezaevinde geçtiYaşamı boyunca Anadolu gençliğinin en iyi şekilde yetişmesi düşüncesiyle hareket eden Yazıcıoğlu, gençlerin iyi bir eğitim alıp, vatanına ve milletine hizmet etmesi gerektiğini her zaman dile getirdi.Muhsin Yazıcıoğlu, 24 yaşındayken dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e mektup yazarak, "Eller silah değil, kalem tutmalı." diyen lider olarak öne çıktı. Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi öncesi dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkanı olarak gençliğin sürüklendiği kaos ve kardeş kavgasını gören bir siyasi ferasetin de sahibiydi.Yazıcıoğlu, askeri darbenin ardından "MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda" yargılandığı sırada 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl cezaevinde kaldı.Dava sonunda herhangi bir ceza almayan Yazıcıoğlu, milletine ve devletine bağlılığından hiçbir zaman vazgeçmedi.Yazıcıoğlu, milletine hizmet için 1987'de siyasete kaldığı yerden devam etti, Milliyetçi Çalışma Partisinin (MÇP) Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirildi.- BBP'yi kurduYazıcıoğlu, 1991'deki genel seçimlerde tercihli sistemle Sivas'tan milletvekili seçilirken, partisiyle 1992'de yol ayrımına geldi."Siyasi anlayışımız uyuşmuyor" diyerek bir grup arkadaşıyla MÇP'den ayrılan Yazıcıoğlu, 1993'te kurucu genel başkanı olduğu Büyük Birlik Partisini (BBP) kurdu.Muhsin Yazıcıoğlu, 24 Aralık 1995 erken genel seçimlerinde ANAP'la yaptıkları ittifakla yeniden Meclis'e girdi. Yazıcıoğlu, 1996'da ANAP'tan istifa ederek BBP'ye döndü.Yazıcıoğlu, 22 Temmuz 2007'de yapılan seçimlerde Sivas'tan bağımsız milletvekili seçildi ve TBMM'ye girerek seçimden önce bıraktığı Genel Başkanlık görevini yeniden devraldı.- İlk kez kiraladıkları helikopter düştüMuhsin Yazıcıoğlu, 2009'daki yerel seçimler için ilk kez helikopter kiralayarak Kahramanmaraş'taki mitinge katıldı."Hazineden yardım almadan siyaset yapan tek partiyiz. İlk defa helikopter kiralayarak miting yapıyoruz. Seçimlerde iddialıyız." diyen Yazıcıoğlu'nun da içinde bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit ilçesindeki mitingin ardından Yozgat'ın Yerköy ilçesine giderken 25 Mart 2009'da Göksun ilçesi kırsalında düştü.Bölgede yapılan arama çalışmaları sonrasında Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin cansız bedeni, Keş Dağı Kurudere Kanlıçukur mevkisinde bulundu.Yazıcıoğlu, 31 Mart 2009'da Kocatepe Camisi'nden son yolculuğuna uğurlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki törende, Yazıcıoğlu'nun Türk bayrağına sarılı tabutunun üzeri, sevenleri tarafından çiçeklerle donatıldı. Binlerce seveni tarafından son yolculuğuna uğurlanan Yazıcıoğlu'nun naaşı, vasiyeti üzerine Taceddin Dergahı'na defnedildi.Muhsin Yazıcıoğlu'nun ismi, memleketi Sivas başta olmak üzere Anadolu'nun birçok şehri ile Pakistan gibi dost ve kardeş ülkelerde cami, cadde, park, okul ve vakıflara verilerek yaşatılıyor.- Darbelerin karşısında yer aldıYazıcıoğlu, siyasi yaşamı boyunca darbelere her zaman karşı çıktı.Millet iradesinin yanında yer alan, siyasi yaşamı boyunca görüşünü her zaman yüksek sesle dile getiren Yazıcıoğlu, 28 Şubat postmodern darbesine karşı duran liderlerden biri olarak da öne çıktı.Muhsin Yazıcıoğlu'nun "Ordu gözbebeğimizdir ancak namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam." sözü, o dönem ve sonrasında darbelere karşı adeta simge haline geldi.BBP'nin kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun, siyasi yaşamı boyunca yaptığı bazı açıklama ve söylemleri de siyasete damga vurdu.Yazıcıoğlu'nun o sözlerinden bazıları şöyle:"Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için bu kadar fırıldak olmaya gerek yok.", "Firavun'a karşı çıkmak yetmez, Musa'nın yanında olmak gerekir.", "Ben devlete, millete kurşun sıkanlara değil, 'ben okumak istiyorum' diyenlere af istiyorum." ve "Kan dökmeyi seven bir millet değiliz ancak söz konusu vatan ise dünyanın şah damarını keseriz."- Şiirleri hafızalardaVatan ve millet sevgisiyle, ilkeli duruşuyla Türk siyasi hayatında iz bırakan liderlerden biri olan Muhsin Yazıcıoğlu, siyasetçi kimliğinin yanı sıra şiire tutkusuyla da biliniyordu.Yazıcıoğlu'nun naaşının, helikopter düştükten sonra karların üzerinde bulunması, sevenlerine "Üşüyorum" şiirini hatırlattı ve sevenleri tarafından adeta sembol haline getirildi.Muhsin Yazıcıoğlu'nun şiirinde, "...Huzur dolu içimde / Ben sonsuzluğu düşünüyorum / Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum / Durun kapanmayın pencerelerim / Güneşimi kapatmayın / Beton çok soğuk, üşüyorum..." dizeleri yer almaktaydı.Cezaevinde bulunduğu dönemde yazdığı "Gül" isimli şiirindeki "Gül, gül ki gül yüzünde binlerce güller açsın / Gül bahçesi gül yüzünden sevgi topla demet demet / Sevgide güller açsın, güller sevgi dağıtsın / Sevgiyle bakıyor gül gibi görüyorsan sen bahtiyarsın..." dizeleri de Yazıcıoğlu'nun umuda ve sevgiye verdiği önemi gözler önüne seriyor.

Kahramanmaraş'taki helikopter kazasında gazeteci Güneş'i arayan eski muhabir yeniden yargılanacak Haber

Kahramanmaraş'taki helikopter kazasında gazeteci Güneş'i arayan eski muhabir yeniden yargılanacak

KAHRAMANMARAŞ (AA) - Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte, içinde bulundukları helikopterin düşmesi sonucu yaşamını yitiren gazeteci İsmail Güneş ile olay günü HTS kayıtlarına göre telefon bağlantısı kurduğu tespit edilen ve "yalan tanıklık" suçundan beraat eden eski muhabir E.K. yeniden yargılanacak.Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz, E.K. hakkında Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği beraat kararını istinaf ettiklerini anımsattı.Olay günü E.K'nin, gazeteci İsmail Güneş'i 16 defa arayıp yaklaşık 14 dakika görüştüğünü savunan Yavuz, E.K'nin Güneş'i aradığını kabul ettiğini fakat hiçbir şekilde görüşmediğini iddia ederek davanın her aşamasında ifadesini farklılaştırdığını dile getirdi.Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından (TİB) gelen yazıya itiraz ettiklerini anlatan Yavuz, "İtirazımızın sebebi şu, sadece ödemeli aramalarda böyle bir iz bırakılacağını biliyoruz. Ama ödemeli aramanın dışında böyle bir izin mümkün olmadığını biliyoruz. Çünkü ödemeli arama yaptığınız zaman telesekreter devreye giriyor, telefon açılmasa da sistem çalıştığı için görüşme izi bırakılabiliyor. Bunu bildiğimiz için ödemeli arama yapıp yapmadığını sorduk. Ödemeli arama yapılmadığı anlaşıldı. Ödemeli aramanın da gün içinde bu kadar aramanın mümkün olmadığını öğrendik. Kaldı ki biz ödemeli arama yapılıp yapılmadığını, ücretlendirme olup olmadığını, ücretlendirme varsa ne zaman yapıldığını sorduk. Buna dair cevap gelmedi. Aramanın da ödemeli olup olmadığına dair TİB'den cevap gelmemiş olmasına rağmen yerel mahkeme bir karar verdi. Tamam bu aranmasa da görüşülmese de böyle bir iz bırakılabilir diye sanığın beraatına karar verildi." diye konuştu.Yavuz, itirazları üzerine kararın, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince bozulduğunu söyledi.Duruşmanın yerel mahkemede yeniden görüleceğini dile getiren Yavuz, şunları kaydetti:"Biz bunu istinaf ettik. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, taleplerimizi doğru görüp bu hususlarda yetersiz araştırma yapıldığına karar vererek dosyayı bozdu. Mahkemenin bu kararını son derece olumlu görüyorum. Çünkü istinaf mahkemesi, bilimsel verilerin üzerinde özellikle sanığın aşamalarda farklılaşan ifadelerinin itibarsız olduğunu, sanığın ifadesine güvenilmemesi noktasında mahkemeyi uyardı. Arama izlerinin nasıl oluşacağına ilişkin 3 kişilik bilirkişi heyetinin inceleme yapmasını, ayrıca bu hususun araştırılması gerektiğini, arama izninin hangi şartlarda oluşabileceğini, görüşmeden arama izinin oluşup oluşmayacağının tespitini özellikle istedi. Dolayısıyla bu tespit yapılmadan böyle bir kararın verilmesi usul ve yasaya açıkça aykırıydı."Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 14 Eylül 2022'de görülen karar duruşmasında, "yalan tanıklık" suçundan yargılanan eski muhabir E.K. beraat etmişti.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmalara FETÖ müdahalesi davasına devam edildi Haber

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmalara FETÖ müdahalesi davasına devam edildi

KAHRAMANMARAŞ (AA) - Büyük Birlik Partisinin (BBP) kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmalara Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) talimatıyla müdahale ettikleri iddiasıyla dava açılan 19 sanığın yargılanmasına devam edildi.Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklardan bazıları katıldı. Farklı davalar nedeniyle cezaevinde bulunan aralarında FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanına suikast timinde yer aldıkları gerekçesiyle mahkum edilen ve bu dosyanın da sanıkları olan Davut Uçum ile Aydın Özsıcak'ın da olduğu 4 sanık, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlandı.Duruşmada, Yazıcıoğlu'nun ağabeyi Yusuf, oğlu Furkan Yazıcıoğlu ile yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.Mahkeme başkanı dosyaya gelen belgeleri okudu.Duruşmada, sanık Yusuf Yiğit ile dosyanın tanığı A.E. arasında geçen telefon görüşmesinin kayıtları dinlendi.- "Bir söken ekip var bir de sökülen malzemeyi yakan ekip var"Dinlenen telefon görüşmesinde, Yusuf Yiğit'in, "Bir söken ekip var bir de sökülen malzemeyi yakan ekip var" dediği duyuldu.Sanık Yiğit, iddiaların kendisiyle alakalı olmadığını öne sürerek beraatini talep etti.Diğer sanıklar da önceki savunmalarını tekrar ettiklerini belirterek beraatlerini istedi.Mahkeme heyeti, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığındaki ana soruşturma dosyasının beklenilmesine karar vererek duruşmayı 10 Mayıs'ta erteledi.- "Bu suç bir bütündür, eylem bir bütündür"Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz, duruşma sonrası adliye çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, mahkemenin, mevcut dava ile Başsavcılıktaki ana soruşturma dosyasının birleştirilmesine karar verdiğini hatırlatarak şunları söyledi:"Bu bizim 13,5 yıldır sürdürdüğümüz mücadelede belki ilk önemli bir husustur. Netice itibarıyla biz şunu kabul ettirmiş olduk. Bu suç bir bütündür, eylem bir bütündür. Arama kurtarmayı yapmayanlar, GPS cihazını sökenler, delil karartanlar, delillere ulaşılmasını engelleyenler, örgütlü yapının unsurlarıdır. Dolayısıyla gerçekleştirilen suikastın da bunlar parçalarıdır. Yani bir amaç suç var. Amaç suç helikopteri suikasta uğratmak, araç suçlar ise delilerin yok edilmesi, yeni deliller üretilmesi, sahte delil üretilmesi, arama kurtarmanın önlenmesi. Bu eylemlerin hepsi ortaya çıkmış, hukuk tarafından da önemli ölçüde kabul edilmiş durumda, bir kısım kararlarda kesinleştiği için bunu rahatlıkla söyleyebiliriz."- Helikopteri uçakların düşürdüğü iddiasıKahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen ana soruşturma dosyasında delillerin sil baştan toplandığını ifade eden Yavuz, şöyle devam etti:"Aslında talebimiz o sil baştan başlatılan soruşturmayla özellikle radar kayıtları biliyorsunuz, daha önce bölgede 'bir iki radar arızalı' dendi. Daha sonra 'arızalı değil ama iletim sistemleri arızalı' denildi. Ama en lazım olan 4. dakika 37 saniyelik kısmın olmadığını bildirdi Genel Kurmay. Bunların doğru olmadığını bunların yargıdan veri kaçırma olduğunu helikoptere askeri jetlerin türbülans oluşturarak düşürmesine neden olduğuna dair iddialarımızın ispatını engellemek amacıyla bu radar kayıtlarının yok edildiği, radar kayıtlarının yargıya verilmediği gerçeği var. Bunun yeniden araştırılmasını, biliyorsunuz ordunun üzerindeki FETÖ'nün azalmasıyla bunun artık daha mümkün hale geldiği, delillerin daha rahat erişilebileceği inancındayız. Bu çerçevede biz yeni delillerle, yeni araştırmalarla helikopteri uçakların etki mesafesine girerek oluşturdukları türbülans ile düşürdüklerini, keza helikopterin içerisini de pilotu sersemletecek düzeyde karbonmonoksite maruz bıraktıklarının araştırmalarla ortaya çıkarılacağı ümidini taşıyoruz. Bu temenni içerisindeyiz. 14 yıl sonra bile olsa 20 yıl bile geçse biz bu elde edilen delillerle bu vakanın aydınlanacağı inancında ve kanaatindeyiz."- Dava süreciKahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca, BBP'nin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmaya FETÖ'nün talimatıyla müdahale ettikleri iddiasıyla 17 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame 25 Aralık 2020'de kabul edilerek Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmıştı.Bu dosya ile Göksun Asliye Ceza Mahkemesindeki helikopterden GPS cihazının sökülmesine ilişkin 10 sanığın yargılandığı dava, sanık ve eylem yönünden bütünlük oluştuğu gerekçesiyle 6 Ocak'ta birleştirilmiş, sanıklardan 7'si her iki dosyada da yer aldığı için 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki davada sanık sayısı 20'ye çıkmıştı.Sanıklardan Muharrem Tunç'un vefatı nedeniyle yargılanan sanık sayısı 19 olmuştu.

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı, helikopterin düşmesine ilişkin sis perdesinin aralanmasını istiyor: Haber

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı, helikopterin düşmesine ilişkin sis perdesinin aralanmasını istiyor:

KAHRAMANMARAŞ (AA) - İZZET MAZI/İSMAİL ŞEN - Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici, Büyük Birlik Partisinin (BBP) kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin 29 Mart 2009'daki ölümüne ilişkin belirsizliklerin giderilmesini beklediklerini belirtti.Avukat Ekici, AA muhabirine, yaşanan süreçte birbirinden tuhaf ve ilginç olaylarla karşılaştıklarını, sürdürmekte oldukları hukuk mücadelesinin 13 yılı aşkın süredir devam ettiğini ancak "bir arpa boyu yol alamadıklarını" savundu.Yazıcıoğlu ile 5 kişiyi taşıyan helikopterin düşürüldüğüne inandıklarını dile getiren Ekici, helikopterin bağlı bulunduğu firmanın o dönemki genel müdürü M.K.S'nin Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, helikopterin kaza sonucu düştüğüne ilişkin görüntüleri izlediğini söylemesine rağmen söz konusu görüntülerin kendilerine verilmediğini ve savcılıkta da bulunmadığını ifade etti.Olaya ilişkin birçok tuhaflık ve tutarsızlık bulunduğunu, bunlardan ilkinin Yazıcıoğlu ve beraberindekilere tahsis edilen helikopter olduğunu anlatan Ekici, şöyle konuştu:"Bir firmadan iki helikopter kiralanmış. Birisi 2006'da düşmüş, kaza kırıma uğramış, diğeri ise ona göre daha iyi durumda. Buna rağmen kötü olan helikopter tahsis edilmiş. Bu helikopterin kim tarafından ve ne için kiralandığı bile henüz ortaya çıkartılmış değil. Yine 'helikopter uçan bir tabut, bu helikoptere binmeyin' bilgisine rağmen kim neden Muhsin Yazıcıoğlu'nu helikoptere bindirdi, bu helikopter neden uzun mesafeye verildi? Bugün halen bunu çözmüş değiliz.Yine Çağlayancerit'e illaki gitmesi gerektiği noktasında ısrarlar var. 'Kesin seçimi alacağız, Muhsin Başkan gelsin burada miting yapsın' denmesine rağmen Muhsin Yazıcıoğlu orada şehit olduğu halde 4. parti çıkıyoruz. Oraya gitmesini isteyenler kim, şimdi onu bile çözmüş değiliz. Miting günü cuma olmasına rağmen Yazıcıoğlu'nun Çağlayancerit'e neden çarşamba gidip miting düzenlediğini dahi çözmüş değiliz."Selami Ekici, "Helikopterin özellikle kalkıştan sonra aletli uçuş yapması gerekirken yapmaması, radar kayıtlarında helikopterin görünmemesi de ilginçlikler ve tuhaflıkların başında gelmektedir. 13 yıl geçti hala bu soruları soruyoruz ve tatmin edici cevaplar bulmadık." değerlendirmesinde bulundu.- Suikast iddialarıKazadan bir süre sonra Yazıcıoğlu'nun hastaneye ayağı ve kaburgası kırık, bilinci açık şekilde kaldırıldığının açıklandığını anımsatan Ekici, "Daha sonra bu bilginin yanlış olduğunu ifade etmelerine rağmen daha sonra Muhsin Yazıcıoğlu'nun naaşına ulaşıldığı zaman gerçekten de kaburgasının ve ayağının kırık olduğu, yani yanlış dedikleri bilgi notunun aslında doğru olduğu ortaya çıktı. Bunu biz hala çözmüş değiliz, bunun sıkıntısı içerisindeyiz." ifadesini kullandı.Helikopterde ölen insanların aileleriyle verdikleri mücadelede mesafe kat edemediklerini ancak olayın suikast olduğuna ilişkin dosyaya bilgiler koyduklarını aktaran Ekici, tüm olumsuzluklara rağmen davanın takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.Olay günü saat 17.00 itibarıyla Genelkurmay Başkanlığı tarafından enkazın yerinin gösterildiğini ancak bu noktanın aranmadığını savunan Ekici, şöyle devam etti:"Tam tersi istikamette 50 kilometre farklı bir bölgede bir alanın 9 kez aranması ama Genelkurmay Başkanlığından gelen doğru noktanın hiç aranmamasını bugün hala çözmüş değiliz. Yine ilginç olan bir taraf uzun saçlı sivil bir kişinin, bir şirketin güvenlik amirinin arama kurtarmanın tüm ekiplerinin bu kişiye verilmesini biz bugün hala çözmüş değiliz. Yine FETÖ elebaşının Muhsin Başkan'ın şehadetinden 2-3 gün sonra yapmış olduğu açıklamada 'eğer emirlere uymazsanız bir perşembe günü ölür, cenazenize bir cuma günü ulaşılır' demiş olması ve cenazenin de cuma günü bulunması ilginç ve şu ana kadar çözmüş olduğumuz bir olay değildir.En gariplerinden biri yine, bir trafik kazasında bile normal güvenliğin alınması gerekirken Muhsin Yazıcıoğlu olayında enkazın koruma altına alınmamış olması, delillerin karartılmış olması bu sayede ELT cihazlarının oraya monte edilmiş olması, daha doğru bir ifadeyle helikopterin ruhsatındaki ELT cihazının seri numarasıyla helikopterin üzerindeki ELT cihazının seri numaralarının farklı olmaları, yine olayın çözümüne katkı sağlayacak Skaymat 3 cihazının Argus 5000 C cihazının çalınmış olması ve bugüne kadar bulunamamış olması... En ilginç tarafı ise TSK'da görev yapan kişilerin 2 bin metreye çıkıp bu aletleri almış olmaları iddiaları..."- Radar kayıtlarının silindiği iddiasıEkici, merhum Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin Çukurova Adli Tıp'ta yapılan otopsilerinde kanlarında herhangi bir zehirleyici madde olmadığının belirtilmesine rağmen Adli Tıp Kurumunda yapılan otopside ise kanlarında karbonmonoksit bulunmuş olmasının da halen aydınlığa kavuşmadığını söyledi.Selami Ekici, şunları kaydetti:"Yine olay günü Muhsin Yazıcıoğlu'nun düşürülen helikopterinin üzerinden, yakınından uçan jetlerin ilginç bir şekilde Muhsin Yazıcıoğlu'nun programı sarkınca Erhaç'tan kalkışlarının 48 dakika geç kaldırılması ki bunlar resmi kayıtlarda sabit en ilginç taraflardan biri. Yine 'kor uçuşu' dediğimiz uçuşu bu jetlerin yapmış olması ilginç, çünkü bu uçuş ancak savaş zamanlarında yapılan eğitimler ve uçuşlardır. Yine ilginç bir şey helikopterin düşürülmesinde katkısı olduğunu iddia ettiğimiz jetlerin bağlı bulunduğu 112. Ana Jet Filo Üssü'nün olaydan sonra kapatılmış olması. Olay yerini en iyi gören radar sistemi ki Muhsin Başkan'ın memleketi olan Şarkışla radarının olaydan sonra kapatılmış olması ve radar kayıtlarının bize verilmemesi, Genelkurmay Başkanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Malatya'ya gönderilen radar kayıtlarından 4 dakika 37 saniyenin kaybolması tam da olay sırasında bugüne kadar çözebildiğimiz konu değil. Yine bu 4 dakika 37 saniyelik görüntüleri biz Erzurum Dumlu Radar Üssü'nde bulmamıza rağmen daha sonra bilirkişilere verilen görüntülerde bu görüntüler üzerinde oynanmış olması en büyük muamma ve tuhaflıklar içerisinde."Ellerinde Yazıcıoğlu'nun şehit edildiğine ilişkin görüntülerin olduğunu iddia eden bir kişinin şeker komasından ölmesinin, bir kişinin ise bir taraftar kavgasında öldürülmesinin çok ilginç olduğunu dile getiren Ekici, sürecin her aşamasının tuhaflıklarla dolu olduğunu dile getirdi.- İHA muhabirinin çektiği görüntülerHelikopterdeki İHA muhabiri İsmail Güneş'in kamera kayıtlarıyla ilgili Ekici, "İsmail Güneş'in kamerasının olaydan sonra kendi kendine kayıt yaptığı ve bu kaydın ilgili birimlere verilmesine rağmen bu kamera kaydının şu anda kayıp olması, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast düzenleyen ekibin içerisinde bulunan kişilerin Muhsin Başkan olayında da sanık ve şüpheli konumunda olmaları da en büyük tuhaflık ve ilginçlikler arasında. İsmail Güneş'in olaydan kısa bir süre sonra 112 ve diğer yardım kuruluşlarını aramış olmasına ve rahat rahat konuşmasına rağmen Güneş'in 4-5 gün sonra bulunduğunda çenesinin kırık olması, gerçekten çenesi kırık insanın da bu şekilde rahat konuşabileceğinin mümkün olmaması en büyük tuhaflıklar içerisinde." dedi.- Olayda FETÖ izleriYaşanan olayın dünya tarihine geçecek ilginçliklerle dolu olduğunu vurgulayan Ekici, şöyle dedi:"Arama kurtarma olaylarında yanlış bilgi notunu verenin, o dönemki İstihbarat Daire Başkanı'nın, yine uçuşa katılan pilotların FETÖ'cü olması... İlginç bir şey daha, bu pilotların bugüne kadar ifadelerinin tam manasıyla alınmamış olması, bu kişilerin FETÖ'nün üst düzey bağlantılı olduğunu bildiğimiz halde ne ifade verdiklerini şu ana kadar bilmemiş olmamız. Bunlar en büyük tuhaflıklar içerisinde devam etmekte. Hava Kuvvetlerinin özellikle FETÖ yapılanmasının yuvası olmuş olması bugün itibarıyla ortaya çıkmış olmasına rağmen bu olayın da Hava Kuvvetleri ile bağlantılı olduğunu bilmemize rağmen olayın halen çözülmemiş olması büyük tuhaflıklar ve ilginçlikler içermektedir.Bu işin uluslararası bir güç tarafından yapıldığı ve yerli işbirlikçiler tarafından da organize edildiğini bilmekteyiz, iddia etmekteyiz. Türk yargısına, devletimize güvenimiz tamdır. Adalet gecikebilir ama er ya da geç yerini bulacağına inancım tamdır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.