#Necip Fazıl Ödülleri

İLKHABER-Gazetesi - Necip Fazıl Ödülleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Necip Fazıl Ödülleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Kültür sanatta zincirleri parçalıyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Kültür sanatta zincirleri parçalıyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12. Necip Fazıl Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, kültür-sanat dünyasındaki değişime ve Gazze'deki duruma dair çarpıcı mesajlar verdi. Erdoğan, "Netanyahu denen Firavun bu işlere asla ilgi duymaz" derken, kültür sanat alanında da Türkiye'nin zincirlerini parçaladığını vurguladı. "KÜLTÜR SANAT HAVZASINI ÇORAKLAŞTIRAN ANLAYIŞ KIRILDI" Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin açılışında ödüllerin Türk fikir hayatındaki dönüştürücü etkisine vurgu yaptı. Erdoğan, “2014'ten bu yana geleneksel olarak sahipleriyle buluşturduğumuz Necip Fazıl Ödülleri, sanat ve düşünce dünyamızda kanon oluşturucu nitelik kazandırmıştır. 12 yıl önce tahayyül ettiğimiz şekilde kültür, sanat ve fikir dünyamıza yeni bir pencere açmıştır. Türkiye'nin kültür sanat havzasını çoraklaştıran al gülüm ver gülümcü anlayışın önemli ölçüde kırılmasına katkı sunmuştur. Ödül sahiplerimizin birbirinden eserleri, yeni ürünlerle, yeni çiçeklerle süslü. Bu eserler yeni nesillerin ve genç kalemlerin sıhhatli bir kültür sanat ikliminin yetişmesine vesile oluyor” ifadelerini kullandı. "KÜLTÜREL ÇÖLLEŞME DÜNYAYI ETKİSİ ALTINA ALIYOR" Dünyadaki kültürel yozlaşmaya dikkat çeken Cumhurbaşkanı, şunları söyledi: "Küreselleşmeyle birlikte kültürel bir yozlaşma ve çölleşme de tüm dünyanın etkisi altına alıyor. Dijital tekno kültür edebiyatta da yön ve anlam krizine yol açtığı dönemde gençler için pusula işlevi gören Necip Fazıl Ödülleri'ni son derece kıymetli buluyorum. Birazdan ödüllerini takdim edeceğimiz yazar, şair, sanatçılarımızı şahsım ve milletim adına ayrı ayrı tebrik ediyorum. İçinde bulundumuz çağın tükenmeye yüz tutan fikir ve sanat madenine eserleriyle yeni damarlar açan siz kardeşlerime teşekkür ediyorum." "HAKİM BİR DAVA MAHKUM BİR EDA İLE ANLATILAMAZ" Necip Fazıl Kısakürek'in duruşunu ve fikir dünyasını anlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Necip Fazıl demek her şeyden önce vakar ve cesaret demektir. Zira gençliğin fikir hamurunu çilesiyle yoğuran üstada göre hakim bir dava mahkum bir eda ile anlatılamaz. Onun tasavvurunda zafere vasıl olmak, müjdeye nail olmak ancak eza ve cefaya katlanmakta, zorluk ve baskılara göğüs germekle ama daima dik durmakla mümkündür. Bizler üstadın yüzündeki kırışıklıklarda topraktan geldik toprağa gideceğiz gerçeğini görmüşüzdür." "ÜSTADIN SESİ KENDİNDEN ÖNCEKİLERDEN FARKLIDIR" Erdoğan, Necip Fazıl ile olan şahsi hukukuna da değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Üstadın Sakarya şiirini ithaf ettiği aşk, vecd ve iman gençliği bu şuurla büyümüş, Anadolu'nun dört bir yanında kök salmıştır. Farklı türlerde onlarca ciltlik eserler diğer pek çok hususiyetlerine ek olarak esasında bir hakikat arayışıdır. Hakikate ulaşmak, maveranın izini sürmek onda yegane amaçtır. Şiirlerini estetik, fizik ve metafizikle, ince bir işçilikle işleyen Necip Fazıl, sanatının temeli haline getirmiştir. Üstadın sesi kendinden öncekilerden farklıdır. Mısraları asırlık çilelerin yükünü taşır, zamanını aşarak geleceğe uzanır. Üstad ile tanışma şerefine nail olmuş, onun takdir ve taltifine mazhar olmuş bir kardeşinizim. Necip Fazıl, şahsımın yarım asrı bulan mücadelesinde daima özel bir yere sahip olmuştur." "TARİH VE BENLİK ŞUURU KAZANDIRMIŞTIR" Necip Fazıl'ın zor dönemlerdeki etkisine işaret eden Erdoğan, "Onurlu bir fikir mücadelesi nasıl verilir, Necip Fazıl'dan öğrendik. Baskılar karşısında pes etmemeyi, haksızlık karşısında susmamayı biz ondan öğrendik. Davalar, dosyalar, iftira ve haksızlıklar Necip Fazıl'ın ve ona gönül verenlerin hakikat yürüyüşünü engelleyemedi. Üstad ömrü boyunca küfürle, zalimle ve zulümle mücadele etti. Üstad bilhassa 1970'lerin sokaklara kadar sirayet eden karanlık ve kaotik atmosferinde gençliğe istikamet çizmiş, özgüven aşılamış, tarih ve benlik şuuru kazandırmıştır" dedi. "SAĞINA SOLUNA BAKINMADAN 'BEN VARIM' DİYECEK GENÇLİK" Erdoğan konuşmasının en coşkulu bölümünde gençliğe seslenerek şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Yüzyılı ülkümüze omuz veren gençlik ülkemizin yarınlarını inşa eden gençlik işte bizimle buradadır. Savunma sanayinden siyasete, spordan kültür ve sanata hayatın her alanında çağa mührünü vuracak 'kim var' diye sorulduğunda sağına soluna bakınmadan 'ben varım' diye kükreyecek bir gençlik. Şuurlu, eğitimli, vizyonlu, donanımlı, vatanına, bayrağına, devletine, milletine, tarihine, kimliğine, özüne, aşkla bağlı mazlum ve mağdurların yükünü omuzlayan gençlik işte burada." "NECİP FAZIL'I EN İYİ ANLAYANLAR SANATKARLARDIR" Gençlere dua eden Erdoğan, "Rabbim üstadın dava sancağını yere düşürmeyen bu gençlikten razı olsun. Onların ayağına taş değdirmesin. Bizleri de bu gençlikle yol yürümeye inşallah memur ve mezun eylesin. Kuşkusuz üstad Necip Fazıl'ı en iyi anlayanlar sanatkârlardır. Onun edebi mirasını tevarüs edenler edip ve sanatçılar olacaktır. Necip Fazıl ödüllerini ülkemizin kültür, sanat ve edebiyat hayatının canlandırılması, kalitenin ödüllendirilmesi anlamında kıymetli buluyorum" şeklinde konuştu. ÖDÜL SAHİPLERİ VE TAKDİM MESAJLARI Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül alan isimleri şu sözlerle takdim etti: Şiir: "Şiir ödülü Celal Fedai'ye. Şiir ödülümüzü Celal Fedai'ye takdim ediyoruz. Şiirlerinin yanı sıra eleştiri ve poetika yazıları edebiyatımızın kök metinlerinden güç alarak geleneksel olanı dönüştüren, yerleşik kabulleri sorgulayıp dünyaya yeni ve etkileyici perspektifle bakan Celal Fedai kardeşimi tebrik ediyorum." Hikaye/Roman: "Hikaye roman ödülü Tarık Tufan'a. Bu yılki hikaye roman ödülümüzün sahibi Tarık Tufan. Gündelik hayatın hüznünü, inceliğini eserlerine taşıyarak bugünün nabzını tutan, anlatım teknikleriyle kurguladığı romanlarıyla okur kitlesine ulaşan Tufan'ı yürekten kutluyorum." İlk Eserler: "Necip Fazıl ödülleri Merve Uygun ve Hasan Bozdaş'a. Necip Fazıl ödüllerimizi Merve Uygun ve Hasan Bozdaş'a veriyoruz. Öykülerinde okura masalsı atmosfer sunan Merve Uygun'un, şiirlerinde insanın madde olmayan kısmını kanaviçe gibi işleyerek gönüllere dokunan Hasan Bozdaş'ı kutluyorum." Çocuk Edebiyatı: "Çocuk edebiyatı ödülü Ayşe Sevim’e. Çocuk edebiyatı ödülümüzü Ayşe Sevim hanımefendiye takdim ediyoruz. Çocuklara ve gençlere edebiyatın göz hizasından bakan, didaktik olmayan dille hayallerden bahçeler kuran değerlerimizi harf harf, kelime kelime evlatlarımıza aktaran Sevim kardeşimi tebrik ediyorum." Uluslararası/Müzik/Saygı: "Uluslararası kültür sanat ödülümüzün sahibi Yahyel Hazavi'dir. Müzik ödülünü Bayram Bilge Tokel kardeşimize tevdi ediyoruz. Yahya Kemal, musiki bizim romanımız demişti. Bu tespiti özelleştiren Tanpınar'a göre türküler bizim romanımızdır demiştir. Milli varlığımızın, hayata bakışımızın hazinesi olan türküleri icra ve teorik yazılarıyla yaşayan ve yaşatan Tokel'i yürekten tebrik ediyorum. Saygı ödülümüzü ise çizgileriyle konuşan, çizgileriyle anlatan Hasan Aycın hocamıza tevdi ediyoruz. Kendine özgü çizgi dili geliştiren kalemini insani olan her değere adayan büyük usta Hasan Aycın'ı tebrik ediyorum." "NETANYAHU DENEN FİRAVUN BU İŞLERE ASLA İLGİ DUYMAZ" Fikir Araştırma Ödülü'nü Peren Saygılı Mut'a verirken Gazze'deki duruma değinen Erdoğan, sert mesajlar verdi: "Fikir araştırma ödülümüzü Peren Saygılı Mut hanımefendiye veriyoruz. Gazze'de soykırımı kalemi, kelamıyla kayıtlara geçiren, Filistinli şairleri yazarları Türk okuyucusuna tanıtarak edebiyat köprülerini kuran hocamızı tebrik ediyorum. 70 binden fazla Filistinli kardeşime Allah'tan rahmet diliyorum. Kışın soğuğunda son derece kısıtlı imkanlarla hayata tutunmaya çalışan, şartlar ne olursa olsun direniş ve diriliş ruhunu koruyan tüm Filistin halkına buradan dayanışma duygularımı iletiyorum. O çadırların içerisinde kışta, yağmurda, çamurda o 7'den 70'e çocukların, annelerin halini ekranda izliyoruz değil mi? Konteynır gönderelim diyoruz, BM'yi, Batı'yı devreye sokuyoruz. Netanyahu denen Firavun bu işlere asla ilgi duymaz. Ve bunu kabul etmiyorlar. Herhalde ayeti kerimede Rabbimiz 'Hesapların üzerinde bir hesap var' buyuruyor. Onun da vakti saati inşallah gelecek." "İDEOLOJİK KABİLE ÜYELERİ DIŞINDA KİMSEYE NEFES ALDIRMAYANLARIN DEVRİ BİTİYOR" Kültür sanattaki tekelleşmenin bittiğini belirten Erdoğan, "Bugün bir kez daha gördük ki Türkiye dış politika, savunma sanayi, ekonomide olduğu gibi kültür sanatta da zincirleri parçalıyor. Bu ülkede on yıllar boyunca ideolojik kabile üyeleri dışında kimseye nefes aldırmayanların, kendisini ilerici görüp, diğer herkesi cahillikle itham edenlerin devri de fikir hayatı da son buluyor. Artık ayakları bu topraklara basan, nitelikli eserleriyle kültür sanat hazinemizi zenginleştiren aydınlar, yazarlar, şairler edipler alıyor" dedi. "SİZ HAKİM BEN YOLCU OLDUĞUM SÜRECE..." Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını Necip Fazıl Kısakürek'in unutulmaz bir anısıyla sonlandırdı: "Yarın her alanda daha iyi yerlerde olacağımıza yürekten inanıyorum. Bir keresinde üstad mahkemeye çıkıyor. Hakimler kendisini çok iyi tanıyorlar. 'Artık bıktık senden' diyorlar. Üstadın cevabı enteresandır: 'Siz burada hakim ben de burada yolcu olduğum sürece ben buraya daha çok uğrarım...' Üstad bu, onun için de unutmayın bizler bu yolda yolcu oldukça birileri de hancı oldukça biz bu hana daha çok uğrarız. Merhum Necip Fazıl Kısakürek'i rahmetle, minnetle, özlemle anıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz Türk sporunun tartışmalarla değil, başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz Türk sporunun tartışmalarla değil, başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz"

Cumhuriyet tarihinin en önemli edebiyatçı ve fikir adamlarından Necip Fazıl Kısakürek’in manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Star Gazetesi tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Necip Fazıl Ödülleri" sahiplerini buldu. Bu sene "Doğdu batmayan güneş" sloganıyla düzenlenen törene onur konuğu olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldı. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve AK Parti Milletvekili Adil Karaismailoğlu da katıldı. “Ayasofya'yı yeniden açan Cumhurbaşkanı olarak anılmak bizim gönül dünyamızda şereflerin en büyüğü” Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kaleme aldığı eserlerle zor zamanlarda verdiği mücadeleyle merhum üstadımız deha derecesinde inşa kudretine sahip mümtaz bir şahsiyetti. Şiirden nesire, tiyatrodan hikayeye edebiyatın her alanında eser veren bir münevverdi. Üstadımızın emaneti değerli dostumuz Mehmet Kısakürek'i de burada rahmetle anıyorum. Ekol haline gelmiş değerlerimizin vefatları geride doldurulması çok güç boşluklar bırakıyor. Yeni yetişen gençlerimizin üstatlarından aldığı emaneti hakkıyla taşıyıp kendinden sonrakilere en güzel şekilde teslim edeceğine inanıyorum. İşte bu noktada Necip Fazıl Ödülleri büyük bir önem arz etmektedir. 10 ayrı kategoride ödülleri tevcih edeceğiz. Üstad Necip Fazıl, siyasi, sosyal ve kültürel bakımdan Türkiye'nin en sancılı döneminde yaşadı. İki cihan harbi dahil ekonomik ve siyasi dar boğazlar gördü. Tüm dönüm noktalarına bizzat şahitlik etti. Ezanın değiştirilmesine tanık oldu. Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirler en çok da üstada ağır geliyordu. O dava adamıydı. Şiirleriyle, tiyatrolarıyla bir hakikat yolcusuydu. Türkçeyi en mahir şekilde kullanan ediplerimizden biriydi. Devrinin tatsız, tuzsuz lisan dayatmalarına asla itibar etmemiştir. Dilden daha büyük dilden daha gerçek dilden daha müdafaalı vatan yoktur diyerek Türkçe'yi savunmuştur. Necip Fazıl'a göre mutlak hakikat Allah'tır. Şiir Allah'ı güzellik yolunda arama işiydi. Tüm yasaklara rağmen 35 yıl boyunca neşrettiği Büyük Doğu Dergisi ile gençlere ilham aşılamanın gayretindeydi. O mücadelesini milletin içinde bilhassa gençlerle birlikte yürüttü. Binlerce kişinin katıldığı konferanslar düzenledi. Defalarca hapse girdi ama asla inandığı yoldan geri adım atmadı. Necip Fazıl Kısakürek'in 40. yıl mücadele jübilesinin takdimini yapmak bu fakire nasip oldu. Üstadın en büyük hayali olan Ayasofya'yı açma şerefine de eriştik. Ayasofya aslına rücu etti. Üstadın hayalini kurduğu şekilde bu yüce mabedi açmayı başardık. Rabbime bir kez daha bu onuru bize bahşettiği için sonsuz hamd ediyorum. Ayasofya'yı yeniden açan Cumhurbaşkanı olarak anılmak bizim gönül dünyamızda şereflerin en büyüğü” dedi. “31 Mart yeniden İstanbul'umuzu Türkiye'mizi aslına rücu ettirmek için çok önemli” Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, "Geldiğimiz zaman çöp çukur çamurdu İstanbul. Öyle almıştık. Onlara nasıl İstanbul teslim ettik ortada. Onlar şimdi ne yaptılar? Aynı hale dönüştürdüler. Onun için 31 Mart çok önemli. Yeniden İstanbul'umuzu Türkiye'mizi aslına rücu ettirmek için çok önemli” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümet olarak son 21 yılda siyasetteki vesayet sistemini bitirdiklerini söyleyerek, "Kültür sanat alanındaki vesayeti bitirmekte hala muvaffak olamadık. Kendi dünya görüşünden olduğu için katillere, teröristlere, tacizcileri ülke ve millete düşmanlarına leke kondurmuyorlar. Müzik kutusu misali parasını verenin plağını çalan bu çevrelerin temel özelliği her seferinde ülkenin karşısında konumlanmasıdır. Hak ve özgürlükler konusunda ahkam keserler ama başörtüsü yasağına bir şey söylemezler. İnsan haklarında mangalda kül bırakmazlar ama Gazze'de devam eden İsrail vahşeti karşısında bir kelime etmezler” şeklinde konuştu. "Biz Türk sporunun tartışmalarla değil, başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Suudi Arabistan’da Galatasaray ve Fenerbahçe arasında oynanması beklenen Süper Kupa finalinin iptal edilmesi hakkında ise, "Dün gece yaşanan hadiselerden duyduğumuz üzüntüyü burada vurgulamak istiyorum. Biz Türk sporunun tartışmalarla değil, başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz. Sporun gündelik siyasetin mezesi haline getirilmesi yanlıştır, hatalıdır, sporumuza faydası yoktur. Muhalefet partilerinin yaptığı açıklamaları istismar siyasetinin yeni örnekleri olarak görüyoruz. Cumhuriyet 85 milyonun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal bu ülkenin banisidir. Daha düne kadar 'Siz Atatürk'ün askeri değil itlerisiniz' diyenlerle el ele kol kola yürüyenlerin bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Türkiye'nin ve Türk milletinin onurunu, haysiyetini, şerefini nasıl savunduğumuzu CHP bilmese de tüm dünya çok iyi biliyor. Ülkemizin itibarını nasıl koruduğumuzu muhalefet bilmese de tüm insanlık biliyor. Dünkü olayın mecrasından çıkarılarak şov ve provokasyon malzemesi yapılmasına müsaade edemeyiz. Bu konuda yapılması gereken ne varsa hangi adım atılması gerekiyorsa yapmaktan çekinmedik, çekinmeyiz. Dünkü hadiselerden dolayı futbolseverlere ve spor camiasına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Tüm spor camiasının fair play ruhuna samimiyetle sahip çıkmalarını bekliyorum” dedi. Ödüller sahiplerini buldu Öte yandan Prof. Dr. M. Fatih Andı, Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, Prof. Dr. Turan Karataş, Doç. Dr. Ahmet Murat Özel ve Necip Tosun’dan oluşan jüri, Necip Fazıl Şiir Ödülü’ne Ali Günvar’ı layık gördü. Hikaye-Roman Ödülü Selahattin Yusuf’a, Fikir-Araştırma Ödülü Ahmet Ayhan Çitil’e, İlk Eserler Ödülleri ise Sema Bayar ve Rıdvan Tulum’a takdim edildi. Uluslararası Kültür Sanat Ödülü Nacer Khemir’e verilirken, Çocuk Edebiyatı Ödülü Figen Yaman Coşar’a, Görsel Sanatlar Ödülü Selahattin Sancaklı’ya, Müzik Ödülü Büşra Kayıkçı’ya, Saygı Ödülü ise Hüsrev Hatemi’ye verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.