# Netanyahu

İLKHABER-Gazetesi - Netanyahu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Netanyahu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump'tan Netanyahu'ya şok mesaj: İran karşısında yalnız kalabilirsiniz Haber

Trump'tan Netanyahu'ya şok mesaj: İran karşısında yalnız kalabilirsiniz

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonuna Netanyahu ile İran’la karşılıklı saldırılara ilişkin gerçekleştirdiği telefon görüşmesi hakkında konuştu. Netanyahu'dan İran'ın füze saldırılarına karşılık vermemesini talep ettiğini belirten Trump, "Bibi'ye ne yapacağı konusunda çok dikkatli olması gerektiğini, aksi takdirde çok yakın bir zamanda İran karşısında tek başına kalabileceğini söyledim." ifadesini kullandı. ABD Başkanı, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından "son dakikada" haberdar edildiğini vurgulayarak buna rağmen saldırının kapsamını sınırlandırmayı başardığını kaydetti. 5 BÖLGE ÜLKESİ, İSRAİL'İN SALDIRILARINI DURDURMASINI İSTEDİ ABD ile İran arasındaki arabuluculuk çabalarına katılan 5 bölge ülkesinin, İsrail’in saldırılarını durdurması için kendisine baskı yaptığını belirten Trump, İranlı yetkililerin de bu sabah Washington ile temasa geçtiği bilgisini paylaştı. Trump, Tahran yönetiminin İsrail'e yönelik yeni bir saldırı gerçekleştirmeyeceğini duyurduğunu ve karşılıklı saldırıların durdurulmasını talep ettiğini de ileri sürdü. Bu gelişme üzerine Netanyahu ile yeniden bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini kaydeden Trump, İsrail Başbakanı'nı saldırıları durdurma konusunda ikna ettiğini söyledi. Trump, İran ile kapsamlı bir anlaşmaya varılmasının hala mümkün olduğunu ve Tahran yönetiminin de bu yönde bir istek taşıdığını dile getirdi. İsrail basını, Başbakan Netanyahu’nun, Trump'ın talebi üzerine İran'a saldırıları durdurmayı kabul ettiğini ancak Lübnan'a saldırıların "tüm gücüyle" devam edeceğini öne sürmüştü. İsrail ordusu dün ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş, İranlı yetkililer İsrail'in bu saldırısına tepki göstererek karşılık vereceklerini açıklamıştı. İran'dan gece saatlerinde üç dalga halinde ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki birçok kentte sirenler çalmıştı. İsrail ordusu, İran'ın batı ve orta kesimini hedef aldığını açıklamış, Tahran da bu saldırılara füzelerle yanıt vermişti. Kısa bir süre önce İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı, İsrail'e yönelik askeri operasyonların durdurulduğunu duyurmuştu.

ABD Başkanı Trump: "Netanyahu, ben ne yapmasını istersem onu yapacak" Haber

ABD Başkanı Trump: "Netanyahu, ben ne yapmasını istersem onu yapacak"

ABD Başkanı Donald Trump, Connecticut’a hareketi öncesinde Maryland eyaletinde bulunan Joint Base Andrews Havalimanı'nda basın mensuplarının sorularını cevapladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya İran konusunda ve İran’a saldırıları ne kadar ertelemesi gerektiği konusunda ne söylediği sorusuna Trump, "Netanyahu, ben ne yapmasını istersem onu yapacak" dedi. Netanyahu’nun iyi bir siyasetçi olduğunu savunan Trump, "Unutmayın, o bir savaş dönemi başbakanı. Bence İsrail’de kendisine layık olduğu şekilde davranılmıyor. Şu anda İsrail’de bana destek oranı yüzde 99. İstesem başbakanlığa aday olabilirim. Belki bunu yaptıktan sonra İsrail’e gider, başbakanlığa aday olurum. Bu sabah bir anket gördüm. Destek seviyesi yüzde 99" ifadelerini kullandı. Trump, Netanyahu ile İran konusunda aynı görüşte olduklarını da ifade etti. Çin ve Rusya liderlerinin görüşmesini "iyi bir şey" olarak nitelendirdi Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşme hakkında ne düşündüğü sorusuna Trump, "Bence bu iyi bir şey. İkisiyle de iyi anlaşıyorum. Karşılama törenlerinin benim için yapılan kadar görkemli olup olmadığını bilmiyorum" cevabını verdi. Pekin’de kendi ziyareti sırasında ABD heyeti için hazırlanan karşılama töreninin daha iyi olduğunu düşündüğünü ifade eden Trump, "Bence onları geride bıraktık. Fakat Putin ile iyi anlaşıyorum. Genelde herkesle iyi anlaşıyorum" dedi. "İran konusunda acelem yok" İran ile uzun bir ateşkesi kapsayan sınırlı bir anlaşma konusunda ne düşündüğü sorusuna Trump, "Boğazı derhal açmaları gerekirdi. Onlara bir şans vereceğiz. Acelem yok. Ara seçimler geliyor diye acelem olduğunu sanıyorsunuz. İran konusunda acelem yok. İdeal olarak, çok sayıda insan yerine, daha az sayıda insanın ölmesini tercih ederim" dedi. Trump, "Şu anda İran’da insanlar çok kötü şartlarda yaşıyor ve bu nedenle büyük bir öfke var. Daha önce görülmemiş ölçüde bir huzursuzluk var ve ne olacak göreceğiz" ifadelerini kullandı. "Sadece üç aydır İran’dayız" ABD’nin İran ile anlaşmaya varmasının fazla uzun sürdüğünü düşünüp düşünmediği sorusuna Trump, "Sadece üç aydır İran’dayız ve bunun önemli kısmı ateşkesle geçti. Çeşitli savaşlarda yüz binlerce asker kaybettik. Venezuela’da hiç personel kaybetmedik. Burada ise 13 kişi kaybettik. Bu bile fazla ama 13 kişi kaybettik" cevabını verdi. ABD’nin İran’ı kontrol altına aldığını ve bu süreçte sadece 13 kişi kaybettiğini söyleyen Trump, "Onları ezip geçtik. İran darmadağın oldu" şeklinde konuştu. "Benim için ‘şimdiye kadarki en büyük başkandı’ diyeceksiniz" ABD’nin ekonomide büyük bir atılım gerçekleştirdiğini ve Meksika, Kanada, Almanya, Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerden otomotiv şirketleri ve fabrikaların ABD’ye geldiğini söyleyen Trump, "Fabrikalar inşa ediliyor. Kimsenin mümkün olduğunu düşünmediği şeyler göreceksiniz. Nihayetinde benim için "şimdiye kadarki en büyük başkandı" diyeceksiniz" ifadelerini kullandı.

Netanyahu’dan Trump mesajı: "İran'ın nükleer kapasitesini yok etmek ortak hedefimiz" Haber

Netanyahu’dan Trump mesajı: "İran'ın nükleer kapasitesini yok etmek ortak hedefimiz"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah'ın Rıdvan Gücü komutanının etkisiz hale getirilmesi için Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yönelik saldırı için talimat verdiğini belirtirken, "ABD'deki dostlarımızla sürekli temas halindeyiz. Bu gece ilerleyen saatlerde de Başkan Trump ile yeniden görüşeceğim. Ortak hedefler paylaşıyoruz ve en önemli amaç, İran'ın tüm zenginleştirilmiş nükleer materyalinin ve uranyum zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılması" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, güvenlik kabinesi toplantısı öncesinde ABD-İran arasındaki askeri ve diplomatik gerilimle Lübnan'a yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı. İsrailli lider, başbakanlık ofisinden paylaşılan görüntülü açıklamada, "ABD'deki dostlarımızla sürekli temas halindeyiz. ABD Başkanı Donald Trump ile neredeyse her gün görüşüyorum. Ekibim ve onun ekibi de bugün dahil olmak üzere her gün iletişim halinde. Bu gece ilerleyen saatlerde de Başkan Trump ile yeniden görüşeceğim" dedi. Netanyahu, İsrail-ABD arasındaki iş birliğine ilişkin, "Aramızda tam bir koordinasyon var; hiçbir sürpriz yok. Ortak hedefler paylaşıyoruz ve en önemli amaç, İran'ın tüm zenginleştirilmiş nükleer materyalinin ve uranyum zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılması" ifadelerini kullandı. Netanyahu, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak emellerine ilişkin, "Başkan Trump bunu bir şekilde başarabileceğine inanıyor. Ancak biz her senaryoya hazırız, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ile güvenlik birimlerimize verdiğim talimat da budur. İsrail her zamankinden daha güçlü, İran ve vekil güçleri ise her zamankinden daha zayıf" dedi. Hizbullah'ın Rıdvan Güçleri komutanına saldırı İsrail Başbakanı ayrıca başka bir açıklamasında, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta Hizbullah'ın seçkin birimi Rıdvan Gücü'ne yönelik hava saldırısı düzenlenmesi için yeşil ışık yaktığını söyledi. Netanyahu, "Savunma Bakanı Israel Katz ile birlikte Rıdvan Güçleri komutanının vurulmasına yönelik talimat verdim" ifadelerini kullandı.

Tel Aviv'in "kükreyen aslan" isimli saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumu Haber

Tel Aviv'in "kükreyen aslan" isimli saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumu

İsrail'in önemli gazetelerinden Maariv, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına verdiği isme atıfla, Tel Aviv'in "kükreyen aslan" ismini verdiği saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumunda bulunarak, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetini sert sözlerle eleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı geçici ateşkesi kabul ettiğini duyurması sonrası, İsrail'de muhalif isim ve medya organlarından tepkiler gelmeye devam ediyor. Maariv gazetesi, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına verdiği isme atıfla, "Aslan kükremesinden kedi miyavlamasına: Netanyahu ve Trump'ın İran konsepti nasıl çöktü?" başlığını kullandığı haberde, Washington ve Tel Aviv yönetimlerini sert bir şekilde eleştirdi. Söz konusu haberde "41 günlük savaş ve 5 bin yıkılmış bina, kesin bir İran zaferiyle sonuçlandı. (İran lideri Ali) Hamaney'in tasfiyesine rağmen rejim hayatta kaldı, nükleer kapasite yerinde duruyor ve Hürmüz Boğazı Tahran'ın ATM'sine dönüştü. İsrail ve ABD, bu mücadeleden tamamen stratejik bir teslimiyet anlamına gelen bir anlaşmayla çıkıyor." ifadeleri kullanıldı. Şu an için anlaşmanın tek kazananının İran ve vekil güçleri olduğu değerlendirmesinde bulunulan haberde, "Tüm üzüntümüze rağmen, görünen o ki İsrail ve ABD bu savaşı büyük bir farkla kaybetmiştir." ifadelerine yer verildi. Haberde, Netanyahu hükümetine tepki gösterilerek, şunlar kaydedildi: "İsrail ve ABD, 41 gün önce bir savaşa girdi. İsrail devleti felç oldu. Havalimanı kapandı. İran, Yemen ve Lübnan'dan binlerce füze fırlatıldı ve bazıları İsrail topraklarına düştü. Çatışmalarda onlarca İsrailli sivil ve asker öldü, yüzlercesi yaralandı. İsrail ekonomisi, 41 günlük neredeyse tam duraksamanın ağır bedelini ödedi. İsrail'de mücadelenin son tablosunun, en azından bu aşamada böyle olacağını hayal edenlerin sayısı oldukça az." ABD-İRAN ARASINDA İSRAİL’İ DE KAPSAYAN GEÇİCİ ATEŞKES ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran’dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti. “İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad’da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Erdoğan’dan sert tepki: “İran’a yönelik Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz” Haber

Erdoğan’dan sert tepki: “İran’a yönelik Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz. İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kast eden saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun körfezdeki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını kabul edilemez buluyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde AK Parti İl Teşkilatı İftar Programı'na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan programda yaptığı konuşmada, "Ramazan, hepinizin çok iyi bildiği gibi yardımlaşmanın, dayanışmanın ve hoşgörünün zirveye ulaştığı bir aydır. Belediyelerimiz, hayırseverlerimiz, sivil toplum örgütlerimiz bilhassa bu mübarek günlerde her zamankinden daha yoğun olarak yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerine ağırlık veriyor. AK Parti olarak biz de en tepeden mahalle temsilcimize kadar sahur ve iftar programlarında milletimizle beraber oluyoruz. Kimseyi ayırmadan, genç yaşlı demeden insanımızın derdiyle dertleniyor, muhabbetimizi güçlendiriyor, birlik ve beraberliğimizi perçinliyoruz. İstanbul teşkilatımızın da tam kadro sahada olduğunu, Ramazan-ı Şerif’i hakkını vererek idrak etme çabasında olduğunu memnuniyetle müşahede ediyorum. Teşkilatımızı yaptıkları güzel çalışmalardan, örnek faaliyetlerinden ötürü burada tebrik ediyor, her bir kardeşime teşekkür ediyorum" dedi. "Gazze başta olmak üzere Ramazan’ı buruk bir kalple karşılayan tüm kardeşlerimize dayanışma mesajlarımı gönderiyorum" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayında 86 milyon vatandaşımızla kucaklaşırken, gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi de elbette unutmuyoruz. Ne yazık ki bir taraftan Pakistan, Afganistan bir taraftan işte son günlerdeki İran, Körfez arasındaki savaşlar unutulur gibi değil. Türkiye Diyanet Vakfımız, TİKA’mız, Kızılay’ımız, ülkemizin yüz akı olan insani yardım kuruluşlarımız tam bir seferberlik ruhuyla ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalıyor, ülkemizin yardım elini mazlum ve mağdurlara ulaştırıyor. Gazze’de, Sudan’da, Somali’de, Arakan’da ve daha pek çok yerde milletimizin katkılarıyla kurulan iftar sofralarında hamdolsun Türkiye için dualar ediliyor. Gazze başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde Ramazan’ı buruk bir kalple karşılayan tüm kardeşlerimize milletim adına dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Çekilen bunca acının, yaşanan bunca zorluğun verilen bu kahramanca mücadelenin er ya da geç kalıcı zaferle taçlanacağına yürekten inanıyorum. Milletimizin her bir ferdinden, paylaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan-ı Şerif’te mazlum ve mağdur kardeşlerini hem dualarında hem de yardım çalışmalarında unutmamalarını özellikle rica ediyorum" ifadeleri kullandı. "Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından üzüntü ve endişe duyuyoruz" "Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur barış ve istikrar ortamının hakim olması çalışırken, komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmaları ile başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun bir süredir anlaşmazlıkların diyalog yolu ile çözülmesi için çok ciddi emek verdik. Özellikle bu süre içerisinde sayın Trump ve sayın Pezeşkiyan'la telefonda görüşmeler yaptım. Bölgemizdeki başka ülkeler de aynı şekilde ellerinden geleni yaptı. Hem taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadı hem de İsrail'in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı. İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kast eden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun körfezdeki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz. Diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riski ile karşı karşıyadır. Buna izin verilmemelidir. Savaşın daha da büyümemesi, bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor. Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhulet ile çözülmesi noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Tüm ilgili arkadaşlarımız muhatapları ile yoğun temas halindeler. Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından zaten bir sorunumuz yok. Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politika ile inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz. Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi ardından müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız. Devlet ve millet olarak bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "28 Şubat geride bir enkaz bırakmıştır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün Türk siyasi tarihinin kara günlerinden 28 Şubat müdahalesinin yıldönümü. 28 Şubat geride bir enkaz bırakmıştır. Yapılan hesaplamalar 28 Şubat müdahalesinin Türkiye’yi 381 milyar dolar zarara uğrattığını ortaya koyuyor. 28 Şubat, özellikle kadınların ve kız çocuklarının hayatında travmatik izler bıraktı. Üniversite kapılarındaki ikna odalarında başörtülü öğrencilere psikolojik şiddet uygulandı. Bu kardeşlerimiz okullara alınmadı. Binlercesi eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı. Katsayı uygulaması ve 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasıyla İmam Hatip Okulları ve meslek liselerinin önü kesildi. Çok zor, sancılı bir dönem yaşadık. Partilerimizi kapatarak bize siyaset yapamazsınız dediler. Uyduruk yargı kararlarıyla bizi siyasetten tasfiye etmeye çalıştılar. Hatta çıktılar, utanmadan ‘muhtar bile olamazsınız’ dediler. Önümüze duvar ördüler, engel çıkardılar. Bizi engellemek, bizi millete hizmet yolundan alıkoymak için her türlü hukuksuzluğu sergilediler. Ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik. Karamsarlığa kapılmadık, ümitsizliğe düşmedik. Allah’a dayandık. Sabır, tahammül ve imanla bize, aziz milletimize ve siyasi görüşlerimize yönelik saldırıları tek tek bertaraf ettik" dedi. "Başörtüsüne yönelik keyfi uygulamalara ve anlamsız yasaklara son verdik" "28 Şubat döneminde işinden atılan veya istifaya zorlanan kardeşlerimizin haklarını kendilerine iade ettik" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başörtüsüne yönelik keyfi uygulamalara ve anlamsız yasaklara son verdik. 15 Temmuz sonrasında, 28 Şubat’a en büyük desteği veren FETÖ’yü de tasfiye ederek 28 Şubatçıların önünü açtığı, palazlandırdığı, daha sonra milletin başına musallat ettiği bir beladan milletimizi kurtardık. 29 sene önce ikna odalarına alınan başörtülü kızlarımız bugün mülkiyede, adliyede, askeriyede, iç ve dış siyasette, dünyada, kabinede yani devletin tüm kademelerinde hiçbir kısıtlama olmadan özgürce görev yapıyor. Evlatlarımız inançlarıyla, kariyerleriyle, dini hassasiyetleriyle okulları arasında bir tercihte bulunmak zorunda kalmıyor. Güvenlik kuvvetlerimiz, üniversitelerimiz, yargımız, iş dünyamız, sendikalarımız artık vakitlerini siyasete balans ayarı yapmak için değil, asli vazifelerini en güzel şekilde yerine getirmek için harcıyor. Allah’a hamdolsun, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın kararlı, cesur, bir o kadar da akıllı ve sabırlı mücadelesi sayesinde işte bu noktalara geldik. Rabbim, bugünkü kazanımlarımızda, bugüne kadar elde ettiğimiz hak ve özgürlüklerde emeği, alın teri ve katkısı olan herkesten razı olsun diyorum" şeklinde konuştu. "Çocuklarımızın neşe içinde cıvıl cıvıl ilahiler okumasının neresi sorunlu?" Karanlık ve kasvetli dönemlerin bir daha gelmemek üzere geride kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin kaptan köşkünde bizler olduğumuz müddetçe Allah’ın izniyle eskiyi hortlatmaya kimsenin gücü yetmez ve yetmeyecektir. Şimdi nesli tükenmekte olan üç beş şuursuz çıkmış, yayınladıkları bildirilerle milletimizin fertleri arasına nifak sokmaya çalışıyor. Çocuklarımızın milli ve manevi değerleriyle erken yaşta tanışması, ruh ve medeniyet kökleriyle güçlü bağlar kurması bunların asabını bozuyor. Ana muhalefetin başındaki zat da kırk dereden kırk kova su getirerek akla ziyan argümanlarla bildiriyi yazan marjinallere lojistik destek veriyor. Millete ‘gerici azınlık’ diyen bu kibir kulelerine sahip çıkıyor. Dikkat edin, sürekli meydanlarda konuşuyor, mikrofonu elinden bırakmıyor. Ama beyefendi okullarda gönüllü Ramazan etkinlikleri düzenlenmesine niçin karşı çıktıklarının cevabını bir türlü veremiyor. Çocukların iftar sofralarında bir araya gelecek olmasının neresi yanlış? Yardımlaşma ve dayanışmayı artıracak faaliyetler düzenlenmesinin neresi hatalı? Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapmasının, neşe içinde cıvıl cıvıl ilahiler okumasının neresi sorunlu? Bunların hiçbirine makul, mantıklı ve hukuki bir cevabı yok. Ana muhalefetin başındaki zat kusura bakmasın. Biz doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. Medeniyet mirasımızı, Cumhuriyetimizin kazanımlarını, milletimizin hak ve özgürlüklerini inşallah daha da zenginleştirerek yarınlara taşıyacağız" dedi.

Numan Kurtulmuş: “Netanyahu hükümeti dünyada meşruiyetini kaybetti” Haber

Numan Kurtulmuş: “Netanyahu hükümeti dünyada meşruiyetini kaybetti”

TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, "Bütün dünyanın nefretini toplamış olan bir hükümetten bahsediyoruz. Netanyahu hükümetinden bahsediyoruz. Dünyada bu anlamda halkların nezdinde geniş kitlelerin nezdinde meşruiyetini kaybetmiş bir İsrail hükümetinden bahsediyoruz. Dolayısıyla eğer böyle bir saldırganlığı bu kadar büyük bir vahşeti yeni bir adım olarak ortaya koyarsa dünyanın birçok yerinde çok daha güçlü bir İsrail karşılığı, siyonizm karşılığı, Netanyahu karşılığı bir dalga ortaya çıkar diye düşünüyorum" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM 28. Dönem 4. Yasama yılı resepsiyonunda gazetecilerin sorularını cevapladı. Kurtulmuş, resepsiyondaki katılımın başlı başına Türkiye’nin demokrasisi bakımından fevkalade önemli olduğunu belirterek, "Biz bütün siyasi görüşlerin mücadele ettiği, fikri ve siyasi mücadele alanının Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu on yıllar boyunca söylüyor ve özellikle bu terörsüz Türkiye ile ilgili çalışmalar başladı. Bu salonda komisyon toplantılarını yapmaya başladığımızdan bu yana partiler arasında ciddi ve kuvvetli bir diyalog zeminin oluştuğunu görüyorum. Bugün de Sayın Cumhurbaşkanımızın Meclise gelmesinden sonra arkada başkanlık Divanı‘ndaki odada Sayın Cumhurbaşkanımız, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Grup Genel Başkanı, Eş Genel Başkanlar, Grup Başkanvekilleri, İYİ Parti ve diğer partilerin başkanları geldiler. Tabii nihayetinde bir sıcak sohbet oldu, gerçekleşti. Ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın Meclisin resepsiyonuna gelmesiyle birlikte de burada arkadaki mermerli salonda bir çay kahve içme imkanı oldu. Ben katılım bütün siyasi partilerimizin başkanlarına ve temsilcilerine yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, CHP’nin resepsiyona katılmamasına ilişkin soruya, "Özellikle Ekim ayı bizim için önemli. Anayasal bir gün. Meclisin açıldığı bir gün ve orada bütün siyasi partilerimizin var olması gelen Cumhurbaşkanı'nın fikirlerini kabul ettikleri anlamına gelmez. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir tane cumhurbaşkanı var. Sistem gereği Cumhurbaşkanı'nın aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olduğunu ben de biliyorum. Ama bütün bu siyasi farklılıklara rağmen siyasi nezaket Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın konuştuğu özel oturumda bütün siyasi partilerin olmasının daha şık olacağını bize söylüyor. Keşke Cumhuriyet Halk Partisi de Genel Kurul salonunda olsaydı" şeklinde konuştu. Kurtulmuş, Anayasa ve komisyon çalışmalarına ilişkin "Sizin ifade ettiğiniz kadarıyla buradaki uzlaşı ortamını ve diyalog ortamının koruması durumunda. Bu yasa için çalışmaların başlamasını beklemeliyiz. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'yla Anayasa çalışmaları ya da diğer yasa çalışmaları birbirinden tamamen alakasız konular. Ancak bu komisyonda bu kadar farklı siyasi partilerin milletvekilinin bir araya gelmesi, şimdiye kadar aldığı üç kararı ittifakla alması, hemen hemen çok farklı siyasi fikirleri, büyük olgunlukla dinlemesi ve bugüne kadarki komisyon çalışmalarını sürdürmesi aslında tam da aradığımız, özlediğimiz Türkiye'deki olgun demokratik ortamı önemli bir yansımasıdır, göstergesidir. Ümit ederim ki burada oluşan siyasal gücümüz Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin geneline sirayet eder. Ve tabii bu çalışmalar içerisinde hem yasa yapma çalışmaları vardır hem de Türkiye'de toplumun büyük bir beklentisi olur. Yeni özgürlükçü, katılımcı, demokratik, kapsayıcı bir anayasa yapılabilmesi bakımından da olgun bir siyasi müzakere ortamını ortaya koyar. Ben bu çalışmaların sürmesini ardından en kısa sürede tamamlanmasıyla birlikte aslında Türkiye'nin demokratik standartları bakımından bir eşiğin daha aşılacağına inanıyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin en zor konusunu bu 50 yıllık terörle ilgili meseleyi halledebilmiş olan bir Meclis önündeki daha kolay meseleleri de rahatlıkla halleder diye düşünüyorum. Bunların başında da anayasa çalışmaları, Meclis iç tüzüğü, siyasi partiler yasası ve seçim yasası başta geliyor" diye konuştu. İsrail konusunda Kurtulmuş, "İsrail bu kadar büyük gücüne, arkasına aldığı güçlü devletlere rağmen medyada, finans çevrelerinde, siyasette, askeri alandaki çok kendisini kuvvetli gördüğü bir noktada İsrail'in soykırımcı, katil, başbakanı konuşurken Birleşmiş Milletler Salonu bomboş hale geldi. Dünya milletleri İsrail'i yalnızlaştırdı. Ve bundan sonra da İsrail'in yalnızlaşma süreci devam edecek. Şunu açık söylemek isterim. Bu küresel kararlılık filosu uluslararası sularda hareket ediyor. Ve uluslararası sularda da bütün gemilerin seyri sefer güvenliği korunmuştur. İsrail'in böyle bir delilik yapmayacağı kanaatindir. Eğer yaparsa bunun sonuçlarının İsrail bakımından fevkalade hazin olacağı da ortadadır. Bütün dünyanın nefretini toplamış olan bir hükümetten bahsediyoruz. Netanyahu hükümetinden bahsediyoruz. Dünyada bu anlamda halkların nezdinde geniş kitlelerin nezdinde meşruiyetini kaybetmiş bir İsrail hükümetinden bahsediyoruz. Dolayısıyla eğer böyle bir saldırganlığı bu kadar büyük bir vahşeti yeni bir adım olarak ortaya koyarsa dünyanın birçok yerinde çok daha güçlü bir İsrail karşılığı, siyonizm karşılığı, Netanyahu karşılığı bir dalga ortaya çıkar diye düşünüyorum. Dolayısıyla ben böylesine ileri bir adıma atlayacaklarını düşünüyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.