#New York

İLKHABER-Gazetesi - New York haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, New York haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rafet El Roman’dan A Milli Futbol Takımı için yeni marş müjdesi Haber

Rafet El Roman’dan A Milli Futbol Takımı için yeni marş müjdesi

ABD turnesi kapsamında New York'ta sahne alan ünlü sanatçı Rafet El Roman, yoğun katılımlı konserle hayranlarıyla buluştu. New York'taki temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ile Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız'ı Türk Evi'ndeki makamlarında ziyaret eden Rafet El Roman, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla çocuklarla buluştu. Sanatçı, burada Türk vatandaşlarıyla bir araya gelerek özel anlar yaşadı. "23 NİSAN'I BURADA GEÇİRMEK ÇOK ANLAMLI OLDU" Rafet El Roman ABD turnesine ilişkin yaptığı açıklamada, "Birkaç gündür ABD'deydik. Önce New York, sonra da Chicago'da konser vermek üzere geldik. Çok da güzel bir döneme geldi. 23 Nisan Çocuk Bayramı'nı da burada geçirmiş olduk, teşekkür ederiz. Başkonsolosumuz Ahmet bey de bizleri davet ettiler. Çocuklarla beraber böyle fotoğraf paylaştık. Şarkılar söylendi, şiirler okundu. Sonrasında güzel bir konser verdik ve bugün de gördüğünüz gibi yağmurlu bir hava var. Buradan bu yağmurlu havada Chicago'ya geçiyoruz. Orada güzel bir konser vereceğiz" dedi. Sanatçı, geçmişte ABD'de çektiği kliplere de değinerek, "ABD'yi biliyorsunuz, Macera Dolu Amerika dediğiniz zaman ilk önce Rafet El Roman akla geliyor. 1996 yılında ilk kez bu caddelere, Brooklyn, Manhattan ne varsa alt üst ettim ve Macera Dolu Amerika'nın klibini çekmiştik. Şimdi ise daha heyecanlı bir dönem başladı" ifadelerini kullandı. MİLLİ TAKIM İÇİN YENİ MARŞ HAZIRLADI Dünya Kupası sürecine dikkat çeken El Roman, A Milli Takım için özel bir çalışma yaptığını belirterek, "Dünya Şampiyonası, Futbol Şampiyonası var ve Türk Milli Takımımız da katılacak. Biliyorsunuz birçok marş yazıldı. Ben de bir marş yazdım bu sene milli takımımız için. Daha doğrusu bir şarkı yazdım. İnsanlar umarım galibiyetlerle, gollerle her seferinde bu nakaratı, bu güzel şarkıyı da dinler, söyleriz hep birlikte" şeklinde konuştu. ABD GÖZLEMLERİNİ PAYLAŞTI ABD'deki gözlemlerine de değinen sanatçı, "ABD heyecanlı, hala güzel. Baktığımız zaman benim çok ilgimi çeken insanlar burada gayet hayatında, gayet gündelik, nasıl diyeyim, mücadelelerinde. Birçoğuyla böyle konuşma fırsatı buldum. Çoğunun İran Savaşı'ndan haberi bile yok. Sonra biz televizyonlarda Türkiye'de izlediğimiz zaman zannediyoruz ki o kadar yaygara o kadar yani yaygara demeyelim ama hani o kadar çok konuşuluyor ki bütün haber programlarında sabahtan akşama kadar İran, ABD, İsrail savaşı. Fakat burada ABD'lilere baktığım zaman kimsenin haberi bile yok. Yani bırakın birçoğuna öyle şakasına sorduk. Hani tanıştığımız ABD'lilere dedim ki 'İran'ı bilir misiniz?', 'Evet biliyoruz, tanıyoruz İran'ı'. Peki İran'ın başkenti nedir diyorum. Çoğu başkentini mesela bilemedi. 10 kişiden biri tahmin etti. Çoğu Bağdat mesela, Bağdat'ı biliyorlar. İlginç böyle şeyler de yaşadık" dedi. New York konserinde kızıyla birlikte sahne aldığını belirten El Roman, "Kızımla beraber geldik. Kızım da sahnemde yer aldı. Harika bir şarkı söyledik. Sonra o kendi şarkılarına yer verdi. Çok teşekkür ediyoruz. Yani emeği geçen herkese, ABD'deki dinleyicilerime çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. "TÜRKİYE ŞAMPİYONLUĞU HAK EDİYOR" A Milli Takım için desteğini dile getiren sanatçı, "Dünya Futbol Şampiyonası'nda Türkiye'yi destekliyoruz. Bu stadyumları tıka basa dolduruyoruz. Türkiye'nin çok taraftarı var bu arada. Yani Avrupa'yı saymıyorum bile. O yüzden avantajlıyız. Hemen hemen her maçlarda böyle bir sanki kendi evimizde oynuyoruz gibi bir hava, bir coşku var. O yüzden de Türkiye bence çok iyi bir derece hatta şampiyon olmayı da hak ediyor. Umarım bu güzel şarkımız da bu şampiyonada eşlik eder bu heyecanımıza. Herkese sevgiler selamlar Amerika'dan" ifadelerini kullandı.

Küresel futbol şöleninin ekonomiye milyarlarca dolarlık katkı sağlaması bekleniyor Haber

Küresel futbol şöleninin ekonomiye milyarlarca dolarlık katkı sağlaması bekleniyor

Yeşil sahalarda heyecanın başlamasına sayılı günler kalırken Dünya Kupası’nın ekonomik etkisinin turizmden perakendeye, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar geniş bir alana yayılması bekleniyor. ABD, Kanada ve Meksika’nın 16 şehrinde düzenlenecek turnuva, 11 Haziran 2026’da Meksika’daki Azteca Stadyumu’nda başlayacak. Bir aydan fazla sürecek turnuva, Kanada’da Vancouver ve Toronto, Meksika’da Mexico City, Guadalajara ve Monterrey, ABD’de ise Atlanta, Boston, Dallas, Houston, Kansas City, Los Angeles, Miami, New York/New Jersey, Philadelphia, Seattle ve San Francisco’da gerçekleştirilecek. Dünya Kupası, 19 Temmuz’da New York/New Jersey’de yapılacak final maçıyla sona erecek. KÜRESEL EKONOMİYE KATKISININ 40 MİLYAR DOLARI AŞMASI BEKLENİYOR İlk kez 48 takımın mücadele edeceği yeni formatla maç sayısı 104’e çıkarken, bu genişlemenin beraberinde devasa bir ekonomik hareketliliği de getirmesi bekleniyor. FIFA ve Dünya Ticaret Örgütü işbirliğiyle hazırlanan rapora göre, 6,5 milyon kişinin katılması beklenen 2026 Dünya Kupası kapsamında yapılacak harcamaların 13,9 milyar doları bulması öngörülüyor. Turnuvanın küresel ekonomiye 80,1 milyar dolarlık bir brüt çıktı sağlaması, küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) ise 40,9 milyar dolarlık katkı sunması tahmin ediliyor. Aynı zamanda organizasyonun 824 bin tam zamanlı istihdam oluşturması öngörülüyor. ABD EKONOMİSİNE 30,5 MİLYAR DOLARLIK KATKI BEKLENİYOR Turnuvanın merkez üssü konumundaki ABD, 11 ev sahibi şehriyle bu ekonomik tablodan aslan payını almaya hazırlanıyor. Ülke genelinde yapılacak 11,1 milyar dolarlık toplam harcamanın ekonomiye 30,5 milyar dolarlık bir katma değer olarak dönmesi bekleniyor. ABD genelinde 185 bin tam zamanlı iş imkanı yaratması beklenen turnuvanın, ülke ekonomisine 17,2 milyar dolar katkı sunması öngörülüyor. Vergi gelirleri açısından da oldukça cazip görünen organizasyonun, sadece ABD kamu maliyesine 3,4 milyar dolarlık doğrudan ve dolaylı vergi girişi sağlaması tahmin ediliyor. Oxford Economics verilerine göre, Dünya Kupası için ABD’nin 1,24 milyon uluslararası ziyaretçiyi ağırlayacağı tahmin edilirken, bu ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 60’ının sadece turnuva için gelecek yeni turistlerden oluşması öngörülüyor. EV SAHİBİ ŞEHİRLERİN EKONOMİLERİNİ CANLANDIRACAK Maçların oynanacağı kentler bu büyük organizasyona hazırlanırken, özellikle Los Angeles 8 maça ev sahipliği yaparak ekonomisine milyonlarca dolarlık girdi sağlamayı hedefliyor. Ekonomik araştırma ve danışmanlık şirketi Micronomics tarafından hazırlanan rapora göre, Los Angeles’ta oynanacak maçların toplam ekonomik etkisinin 594 milyon doları bulacağı ve bu rakamın kentin 2022’de ev sahipliği yaptığı Super Bowl gibi bir diğer büyük organizasyonun ekonomik etkisini geride bırakacağı hesaplanıyor. Şehirdeki otellerin 158,4 milyon dolar, restoran sektörünün ise 71,7 milyon dolarlık bir gelir elde etmesi öngörülüyor. New York ve Dallas gibi diğer ana merkezlerde de benzer bir ekonomik ivme bekleniyor. MAÇ BİLETİ VE OTEL FİYATLARI TARAFTARLARIN BÜTÇESİNİ ZORLUYOR FIFA Dünya Kupası, fahiş bilet fiyatları ve el yakan konaklama maliyetleriyle futbolseverler için “lüks” bir etkinliğe dönüşüyor. Turnuvanın maliyetinin dünyanın dört bir yanından gelmesi beklenen 6,5 milyon taraftar için de kişi başı binlerce doları bulması bekleniyor. Dünya Kupası için seyahat edecek bir yabancı turistin günlük ortalama harcamasının 416 dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Ortalama 12 gün boyunca ev sahibi ülkelerde kalması beklenen taraftarların, kişi başı en az iki maça gideceği öngörülüyor. Micronomics’e göre, Los Angeles gibi popüler lokasyonlarda normalde 227 dolar olan gecelik otel oda fiyatlarının, maç dönemlerinde yüzde 90 artışla 480 dolara kadar tırmanması bekleniyor. Ev sahibi şehirlerde rekor doluluk oranları öngörülürken, kısa süreli kiralama hizmetlerinde de envanter sıkıntısı yaşanabileceği değerlendiriliyor. FIFA’nın bu turnuvada devreye soktuğu “dinamik fiyatlandırma” modeli, bilet fiyatlarının talebe göre otomatik olarak artmasına neden oluyor. Bilet fiyatları, kategorilerine ve maçın önemine göre geniş bir yelpazede değişiyor. Brezilya veya Arjantin gibi popüler takımların yer aldığı grup maçlarında en uygun biletler 700 dolardan başlarken, final maçı için birinci kategori bilet fiyatı 10 bin doları aşıyor. Turnuva yaklaştıkça artan talep ve sınırlı kapasite nedeniyle ikincil piyasalarda bilet fiyatlarının rekor seviyelere ulaşabileceği uyarısı yapılıyor. SPONSORLUK GELİRLERİ ÖNE ÇIKIYOR FIFA Dünya Kupası, sponsorluk anlaşmaları bakımından da dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak dikkati çekiyor. Turnuva için ayrılan 16 küresel sponsorluk pozisyonlarının tamamı dolarken, sponsorluk programının henüz turnuva başlamadan bir spor organizasyonu için bugüne kadar kaydedilen en yüksek sponsorluk gelirini sağladığı ve FIFA tarihindeki en başarılı ticari program olduğu belirtiliyor. Sponsorship Marketing Association’a göre 2026 FIFA Dünya Kupası’nın pazarlama ve sponsorluk sözleşmelerinin yaklaşık 2,5 ila 3 milyar dolar gelir sağlayacağı öngörülüyor. Kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan FIFA, turnuvadan elde edilen geliri 211 üye federasyon aracılığıyla dünya çapında futbolun gelişimine aktarıyor. SOSYAL ETKİNİN DE MİLYARLARCA DOLARI BULMASI BEKLENİYOR FIFA’nın “Değişim Teorisi” çerçevesinde hazırlanan raporlar, turnuvanın sosyal etkisinin parasal karşılığının ABD özelinde 6,88 milyar dolar olduğunu vurguluyor. İlk yatırım maliyeti düşüldüğünde sosyal getirinin değerinin 5,17 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Spor katılımının artmasıyla toplum sağlığında iyileşme, suç oranlarında azalma ve gençlerin spora yönelmesi gibi kalemlerin organizasyonun bitişinden yıllar sonra bile hissedilecek bir miras bırakması bekleniyor. Ayrıca, 104 maçın yaratacağı küresel medya etkisinin de ev sahibi şehirlerin turizm markalarını güçlendireceği ve turnuva sonrasındaki on yıllık süreçte milyarlarca dolarlık ek turist çekme potansiyeli taşıdığı aktarılıyor.

Akademisyen Prof. Sedat Cereci, New York’ta ödül aldı Haber

Akademisyen Prof. Sedat Cereci, New York’ta ödül aldı

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Hatay belgesellerinin yönetmeni Prof. Dr. Sedat Cereci, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde düzenlenen 13. International New York Conference kapsamında sunduğu “Artificial Intelligence as A Contemporary Mass Communication Tool” (Çağdaş Bir Kitle İletişim Aracı Olarak Yapay Zekâ) başlıklı bildirisiyle “Bilim Başarı Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, kongre düzenleme komitesi üyesi Leslie Robinson tarafından Prof. Cereci’ye takdim edildi. Kongreye ABD, İspanya, İtalya, Fas, Arnavutluk, Slovenya, Romanya, İsrail, Mısır, Sudan ve Moldova gibi birçok ülkeden de akademisyenler katıldı. Etkinlikte, güncel hastalıklardan finansal akışa, çağdaş eğitim yöntemlerinden yüksek teknoloji uygulamalarına kadar pek çok konu bilimsel perspektifle tartışıldı. Daha önce de çeşitli bilimsel etkinlik ve film festivallerinden ödüller alan Prof. Dr. Cereci, medya araştırmaları ve belgesel film alanındaki çalışmalarıyla uluslararası platformda tanınan bir isim olarak öne çıkıyor. Son iki yıldır yapay zekâ üzerine yoğunlaşan Prof. Dr. Cereci’nin “Yapay Zekâlar Yapay Yaşamlar” adlı bir kitabı bulunuyor. Yapay zekâ destekli sosyal medya üzerine yeni bir çalışmayı tamamlamak üzere olan ve aynı zamanda bilimsel çalışmaları ile belgesel filmleri, Hindistan, ABD, Tayland, Kosova ve Avusturya gibi ülkelerde de ödüllerle taçlandırılan Prof. Dr. Sedat Cereci, şunları söyledi: "Bilim ve teknolojiyi insan odaklı bir yaklaşımla ele almak, iletişim alanında yeni ufuklar açıyor. Yapay zekâ sadece bir araç değil, doğru kullanıldığında kitle iletişiminin daha etkili ve yaratıcı biçimde gerçekleşmesini sağlayan bir ortak çalışandır. Bu ödül, yaptığımız araştırmaların ve projelerin evrensel değerini görmek açısından büyük bir motivasyon kaynağı oldu."

New York'ta Shell'in LNG hamlesine mahkeme engeli Haber

New York'ta Shell'in LNG hamlesine mahkeme engeli

Enerji sektöründe uzun süredir devam eden devler savaşında yeni bir hukuki safha tamamlandı. New York Eyalet Yüksek Mahkemesi Yargıcı Joel Cohen, Pazartesi günü açıkladığı kararla, İngiliz petrol ve gaz devi Shell'in, ABD merkezli Venture Global ile yaşadığı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) anlaşmazlığına ilişkin tahkim kararının iptali talebini reddetti. Mahkeme, tahkim kurullarının özerkliğine ve kararlarının bağlayıcılığına vurgu yaptı. MAHKEME KARARININ GEREKÇESİ NEDİR? Yargıç Joel Cohen, karar metninde ek delil toplanmasına ihtiyaç duyulmadığını belirterek, yargının tahkim kararlarına karşı "büyük ölçüde saygı" göstermesi gerektiği ilkesini hatırlattı. Shell'in iddialarını sert bir dille eleştiren Cohen, "Shell'in (Venture Global'in) avukatının mahkemeye yanlış beyanlarda bulunduğu yönündeki iddiası tamamen spekülasyondur," ifadelerini kullandı. Kararın devamında, dolandırıcılık veya görevi kötüye kullanmaya dair somut bir kanıt sunulmadığı sürece bu tür taleplerin ilk aşamada reddedilmesi gerektiği vurgulandı. SHELL VE VENTURE GLOBAL CEPHESİNDEN İLK AÇIKLAMALAR Alınan bu karar, Shell'in Calcasieu Pass tesisinden sevkiyat alamaması nedeniyle başlattığı hukuk mücadelesini fiilen sona erdirdi. Shell tarafı karardan duyduğu üzüntüyü, "Mahkemelerin tahkim kararlarına itiraz etmekte isteksiz olduklarının farkındayız, ancak davamızın gücüne inanıyorduk. Sonuçtan hayal kırıklığına uğradık" sözleriyle dile getirdi. Öte yandan Venture Global sözcüsü, mahkemenin Ağustos 2025 tarihli tahkim kararını geçersiz kılma girişimini "tamamen reddetmesini" memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. ENERJİ SEKTÖRÜNDEKİ GENİŞ ETKİ VE BENZER DAVALAR Anlaşmazlığın kökeni, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası değişen enerji piyasası dinamiklerine dayanıyor. Shell, Repsol ve BP gibi enerji devleri, Venture Global'i sözleşmelere uymak yerine gazı spot piyasada daha yüksek fiyatlarla satarak haksız kazanç elde etmekle suçlamıştı. Bu süreçte Shell ve Repsol davalarını kaybederken, BP Ekim ayında elde ettiği zaferle dikkat çekmişti; ancak BP'nin alacağı tazminat miktarı henüz netleşmedi. CALCASIEU PASS TESİSİNDEKİ GECİKME İDDİALARI Shell'in temel suçlaması, Louisiana'daki Calcasieu Pass tesisinin ticari faaliyetlerine başlaması beklenen Ekim 2022 tarihinin kasıtlı olarak geciktirildiği yönündeydi. İngiliz devine göre Venture Global, piyasa fiyatlarından dışarıya satış yapmak amacıyla bu süreci sabote etti. Calcasieu Pass tesisi ancak Nisan 2025'te tam kapasiteyle ticari faaliyetlerine başlayabildi. İki şirket arasındaki gerilime rağmen Shell'in, Venture Global'in yine Louisiana'da bulunan Plaquemines tesisiyle uzun vadeli ayrı bir sözleşmesi daha bulunuyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Londra temaslarına başladı Haber

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Londra temaslarına başladı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İngiltere ve ABD'yi kapsayan yatırımcı turuna Londra'dan başladı. Ziyaret kapsamında günde 8-10 toplantıya katılması beklenen Şimşek, haftanın ilk üç günü Londra'da yatırımcılarla bir araya gelecek. Program kapsamında Türkiye Yatırım Konferansı'na katılacak Şimşek, konferansın ardından küresel yatırım firmalarının üst düzey yöneticileri, baş ekonomistleri ve analistleriyle birebir görüşmelerde bulunacak. Londra'da uzun bir aranın ardından geçen yıl yeniden düzenlenen yatırımcı konferansına gösterilen yoğun ilgi, bu yıl programa New York ayağının eklenmesinde belirleyici oldu. Bakan Şimşek'in, Londra temasları çerçevesinde ayrıca uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının temsilcileriyle de toplantılar yapması planlanıyor. Londra'nın ardından New York Bakan Şimşek, Londra programının ardından perşembe günü New York temaslarına başlayacak. Burada kurumsal yatırımcı görüşmelerine devam edecek olan Şimşek, geniş katılımlı toplantıların yanı sıra dar kapsamlı ve hedefli birebir görüşmeler de gerçekleştirecek. Yatırımcı buluşmalarında 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerin yapılması, 2026 yılı önceliklerinin konuşulması, yapısal reform gündemi ve Türkiye'nin sunduğu yatırım fırsatlarının ele alınması bekleniyor. Bakan Şimşek'in Londra ve New York temaslarına Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da eşlik ediyor.

ABD tarihinde bir ilk: Zohran Mamdani New York’un ilk Müslüman belediye başkanı seçildi Haber

ABD tarihinde bir ilk: Zohran Mamdani New York’un ilk Müslüman belediye başkanı seçildi

ABD’nin New York kentinde yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde tarih yazıldı. Demokrat Parti adayı Zohran Mamdani, resmi olmayan sonuçlara göre oyların yüzde 50,4’ünü alarak sandıktan zaferle çıktı. Böylece 34 yaşındaki Mamdani, New York’un ilk Müslüman belediye başkanı unvanını kazandı. Göçmen kökenli genç siyasetçi, seçim sonrası yaptığı konuşmada, “New York artık nefretle değil, değişimle anılacak” diyerek tarihi bir mesaj verdi. MAMDANİ RAKİPLERİNE FARK ATTI Associated Press’in açıkladığı verilere göre oyların yüzde 89’u sayıldı. Buna göre Zohran Mamdani 1 milyon 16 bin 968 oy alarak en yakın rakibi, bağımsız aday Andrew Cuomo’ya yaklaşık 9 puan fark attı. Cuomo’nun oy oranı yüzde 41,6 olurken Cumhuriyetçi aday Curtis Sliwa yüzde 7,2’de kaldı. 34 yaşındaki Mamdani, bu sonuçla New York’un siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktasına imza attı. “NEW YORK ARTIK DEĞİŞİMİN ŞEHRİ” Zafer konuşmasında destekçilerine seslenen Mamdani, “Bu gece sadece bir seçimi değil, bir dönemi değiştirdik. New York artık nefretle değil, umutla yönetilecek” dedi. Mamdani, konuşmasında ayrıca Donald Trump’a doğrudan mesaj göndererek şu ifadeleri kullandı: “Bir despotu durdurmanın yolu, onun iktidar kazanmasına neden olan koşulları ortadan kaldırmaktır. Trump, beni dinlediğini biliyorum; sesi aç ve bizi izle.” “MÜSLÜMANIM, SOSYALİSTİM VE BUNLAR İÇİN ÖZÜR DİLEMEM” Kendisini “Müslüman, Demokrat ve sosyalist” olarak tanımlayan Mamdani, kimliğinden gurur duyduğunu vurguladı: “Müslümanım, Demokrat bir sosyalistim ve bunlar için özür dilemeyi reddediyorum. New York, göçmenler tarafından inşa edildi ve göçmenler tarafından yönetilmeye devam edecek.” ABD’DE DİĞER SEÇİMLERDE DE DEMOKRATLAR ÖNDE New York’taki seçimlerle aynı gün yapılan New Jersey ve Virginia valilik yarışlarında da Demokrat adaylar Mikie Sherrill ve Abigail Spanberger ipi göğüsledi. Her iki eyalette de Cumhuriyetçi rakiplerine karşı net üstünlük sağlandı. KİMLİĞİ VE KARİYERİ Uganda doğumlu bir göçmen ailenin oğlu olan Zohran Mamdani, uzun süredir New York Eyalet Meclisi’nde görev yapıyordu. Genç yaşına rağmen göçmen hakları, sosyal adalet ve ekonomik eşitlik konularındaki çalışmalarıyla dikkat çekti. Mamdani, “New York’un geleceğini adalet ve kapsayıcılık üzerine inşa edeceğiz” mesajıyla seçim kampanyasını yürüttü.

Heidi Klum’dan Cadılar Bayramı şovu: Medusa kostümüyle şoka soktu! Haber

Heidi Klum’dan Cadılar Bayramı şovu: Medusa kostümüyle şoka soktu!

Cadılar Bayramı’nın tartışmasız kraliçesi Heidi Klum, bu yıl da geleneğini bozmadı. New York’ta düzenlediği geleneksel “Heidiween” partisinde, Yunan mitolojisinin efsanevi karakteri Medusa kılığına giren Klum, devasa yılan başlığı, sekiz metrelik kuyruğu ve sürüngen detaylı kostümüyle büyüledi. Aylar süren hazırlığın ardından ortaya çıkan kostüm, hem teknik detayları hem de görsel etkisiyle gecenin en çok konuşulan anına dönüştü. Sekiz metrelik kuyruk, hareketli yılanlar ve taş kesilen savaşçı “Project Runway” sunucusu olan Klum’un kostümü, animatronik yılanlarla dolu dev bir başlık, sürüngen dokulu bir elbise ve sekiz metrelik bir yılan kuyruğu içeriyordu. Kuyruğun içinde hareketli yılanları çalıştıran batarya sistemi ve tekerlekler bulunuyordu. Fotoğrafçılar için poz verirken başından çıkan yılanlar kıvrılıyor, Klum’un gözlerindeki sürüngen lensleri karanlıkta parlıyordu. Yanında yer alan eşi Tom Kaulitz ise, Medusa’nın büyüsüne kapılıp taşa dönüşen bir savaşçı olarak dikkat çekti. Aylar süren hazırlık ve Hollywood dokunuşu Klum, “Uzun süredir Medusa fikriyle oynuyordum, bu yıl ‘gerçek bir Medusa yapalım’ dedim.” ifadelerini kullandı. Kostüm, Oscar adayı makyaj ve protez sanatçısı Mike Marino tarafından tasarlandı. Marino, ilham kaynağı olarak 1981 yapımı “Clash of the Titans” filmindeki efsanevi stop-motion Medusa karakterini gösterdi. 35 kişilik bir ekip, kostümün teknik mekanizmasını oluşturmak için haftalarca çalıştı. Heidiween geleneği devam ediyor Heidi Klum, 25 yıldır New York’ta düzenlediği Halloween partileriyle “Cadılar Bayramı’nın kraliçesi” unvanını koruyor. Daha önce solucan, E.T., kurt adam, tavus kuşu ve yaşlanmış kendisi gibi dikkat çekici kostümlerle gündem olan Klum, bu yılki Medusa kostümüyle de moda dünyasının takdirini topladı.

Ünlü rapçi Diddy'ye şok ceza! Haber

Ünlü rapçi Diddy'ye şok ceza!

"Diddy" lakabıyla bilinen ABD’li rapçi Sean Combs, fuhuşla bağlantılı suçtan 4 yıl 2 ay hapis ve 500 bin dolar para cezasına çarptırıldı.Yüzü aşkın kişiye cinsel istismarda bulunmakla suçlanan "Diddy" lakaplı dünyaca ünlü ABD’li rapçi Sean Combs, New York kentinde hakim karşısına çıktı. Yargılamanın başından bu yana ilk kez söz alarak mahkemeye hitap eden Combs, takma isimlerle ifade veren 2 eski kız arkadaşı başta olmak üzere mağdur ettiği herkesten özür diledi. Yaptıklarından çok pişman olduğunu vurgulayan Combs, "Eylemlerim iğrenç ve utanç vericiydi. Aşırılığa kapıldım ve egomun içinde kayboldum" dedi. Annesinden ve çoğu mahkeme salonunda bulunan 7 çocuğundan özür dileyen Combs, "Çok üzgünüm. Daha iyisini hak ediyorlardı" ifadelerini kullandı. Mahkemeden ikinci bir şans ve af dileyen Combs, "Merhametinizi rica ediyorum. Kendim dışında suçlayacak kimsem yok. Dersimi aldım" şeklinde konuştu. 4 yıl 2 ay hapis ve 500 bin dolar para cezası Combs’un konuşmasının ardından hükmü açıklamak üzere konuşan Federal Yargıç Arun Subramanian, cezalandırma ve caydırıcılığı hedeflediklerini belirterek, "Bugün, hesap verebilirlik ve adaletle ilgili" dedi. Saubramanian, Combs’un eski 2 kız arkadaşını "fuhuş yaptırmak amacıyla bir yerden başka bir yere taşıma" suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 500 bin dolar para cezasına çarptırıldığını açıkladı. Combs'un avukatı Marc Agnifilo ise duruşma sonrasında yaptığı açıklamada hukuk ekibinin karara itiraz etmeyi planladığını söyledi. Cinsel istismar odaklı iddialarla suçlanmıştı 100’ü aşkın kişiye cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen "Diddy" lakaplı Sean Combs, 16 Eylül 2024'te "fuhuşa aracılık, zorla çalıştırma, adam kaçırma, alıkoyma, kundaklama, uyuşturucu bulundurma, rüşvet ve şantaj" gibi suçlamalarla tutuklanmıştı. Comb, hakkında açılan davada savcılar tarafından ününü ve geniş iş bağlantılarını kullanarak suç örgütü kurmak, çok sayıda kişiye cinsel istismarda bulunmak ve eski kız arkadaşlarını fuhuşa zorlamakla itham edilmişti. Combs, Temmuz ayında "seks ticareti ve şantaj" suçlamalarından beraat etmişti.

New York’ta gözaltında ölen Musa Çetin’in hücre görüntüleri incelendi Haber

New York’ta gözaltında ölen Musa Çetin’in hücre görüntüleri incelendi

ABD’nin New York’ta gözaltındayken hayatını kaybeden 29 yaşındaki Musa Çetin’in hücre görüntüleri savcılığın özel izniyle incelendi. Musa Çetin’in yakın arkadaşı Kerem Nuhoğlu, "Daha iki gün önce saçlarını kestirdi, kendine yeni kıyafetler aldı. Hayalleri, hedefleri olan bir çocuktu. Asla kendi canına kıyıp intihar edecek değildi. Biz asla buna inanmıyoruz" dedi. ABD'nin New York şehrinde gözaltında baygın halde bulunan ve daha sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 29 yaşındaki Musa Çetin’in dosyasını, New York ve New Jersey'de yüzlerce ağır ceza ve hafif suç davasında savunma tecrübesi bulunan, polis soruşturmaları ve ceza yargılamalarındaki deneyimiyle öne çıkan Gloria C. Keum üstlenmişti. Avukat Keum, daha izin verilmeyen Çetin’in hücredeki kamera kayıtlarını savcılıktan alınan özel izinle inceledi. İncelemeye, Çetin’in avukatı Keum, Ali Rıza Doğan, Musa Çetin'in akrabası, New York City Toplum İşleri Birimi Başdanışmanı Fred Kreizman ve New York Polis Teşkilatı Müslüman Toplum İlişkileri Birimi’nden Kıdemli Danışman Dedektif Mohamed Amen katıldı. İncelemenin ardından düzenlenen basın toplantısında Musa Çetin’in yaşamına son verdiği belirtildi. Görüntülerde Çetin’in ceketini kullanarak intihar ettiği görüldüğü kaydedildi. Polislerin durumu fark ettiklerinde elektroşok cihazıyla müdahale ettikleri aktarıldı. "MUSA ARKADAŞIMIZ HAKSIZ YERE GÖZALTINA ALINDI" Musa Çetin’in yakın arkadaşı Kerem Nuhoğlu ise İHA’ya yaptığı açıklamada yaşananlara tepki gösterdi. Nuhoğlu, "Musa Çetin'in yakın arkadaşlarındandım. Kendisini de çok severdim. Buradan ailesine tekrardan başsağlığını diliyorum. Hepimiz çok üzgünüz bu konu hakkında. Arkadaşımızın ölümü üzerinden yaklaşık 4 gün geçti. Biz bu 4 gün boyunca olayın aydınlatılması için elimizden gelen çabayı verdik. Görüntüleri istedik. Arkadaşımızın kendine zarar verdiğine asla inanmadık. Hala da inanamıyorum. Çünkü Musa çok hayatı seven bir insandı. Neşeliydi. Etrafındakilere şaka yapardı. Enerjisi boldu. Sabahın onunda kimsenin enerjisi yokken bile Musa etrafa enerji saçan bir insandı. Hayat doluydu. Bizler asla arkadaşımızın kendi intihar edebileceğine inanmadık" dedi. Görüntüleri izleyen kişilerden aktarılan bilgilere değinen Nuhoğlu, "Bugün Belediye Başkan Danışmanlarından Mohamed Amen geldi, Müslüman topluluk lideri Fred Bey geldi ve videoyu izleyen birkaç kişi daha. Bize dediler ki arkadaşınız hücreye girdikten sonra polise birkaç şey söylüyor, videoda ses yokmuş. Polis de ona ‘ben bir şey yapamam, şimdilik buradasın’ dedikten sonra sinirlenmiş, duvarlara vurmuş, şınav çekmiş. Bunun sonucunda üzerindekini boynuna geçirerek kendini demirlere asmış dediler. Ben şu an bunu söylerken bile buna inanamıyorum. Çünkü Musa gerçekten böyle bir şey yapacak bir insan değildi" ifadelerini kullandı. Nuhoğlu, Musa Çetin’in gözaltına alınma sürecinde hata olduğunu vurgulayarak, "Musa, Bu psikolojiye girecek bir insan değildi. Neşeliydi. Ben burada bazı gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorum. Bunlardan birincisi Musa, benim çok yakın arkadaşım ve bana her gün konuştuğumuz için biliyorum. Çarşamba günü bir polisin yakalama kararı olduğuna dair rutin kontrollerde durdurmuş. Mahkemeyi kaçırdığı için hakkındaki sistemde arandığı gözüküyormuş. Ancak Cuma günü mahkemeye gittiğinde Musa'nın aranması olmadığı söylenmiş" ifadelerini kullandı. Nuhoğlu, "Cuma sabahı arkadaşımız mahkemeye gidiyor. Mahkemeye, Musa'ya onun aranmasının olmadığını, sistemde onun aranmasının gözükmediğini, temiz olduğunu ve çalışabileceğini söylüyor. Zaten bütün olay da burada başlıyor. Musa arkadaşımız bunun rahatlığıyla çalışırken yine bir polis onu herhangi bir şeyden dolayı durdurabilir. Yani burada zaten bütün pedikapçılar polisin kötü muamelesine maruz kalıyor. Maalesef ki bununla ilgili de burada konuştuk. Musa'yı da hiçbir sebep yokken durdurmuş olabilirler ve kimliğini kontrol ettikten sonra baktılar ki sistemde arama gözüküyor. Musa arkadaşımız da onların muhtemelen araması olmadığını, Cuma günü yani o günün sabahında mahkemeye gittiğini ve ona temiz olduğunu söylemiştir. Fakat polis maalesef ki burada insanları dinlemiyorlar. Nasıl davranmak isterlerse öyle davranıyorlar. Musa arkadaşımızı da bu şekilde gözaltına aldılar. Yani ortada en başında haksız bir gözaltı var. Bu gerçeğin göz ardı edilmemesi lazım. Çünkü ben biliyorum ki Musa arkadaşım haksız bir şekilde gözaltına alındı. Onun bir araması yoktu. Çünkü burada mahkeme senin araman olmadığını da söylese herhangi bir gözaltı kararı olmasa da polis sisteminde hala var gözüküyor. Sistemler birbiriyle uyuşmuyor. Sistem hatasından dolayı Musa arkadaşımız içeri giriyor. Ben burada Musa arkadaşımızın ilk tutuklandığı andan polisle ne konuştu? Arabada neler konuşuldu? Musa Karakola girdiği zaman polisler ona ne söyledi? Onu bu psikolojiye ne itti? Hangi polis ona ne söyledi? Bunların hepsinin açığa çıkarılmasını istiyorum. Çünkü Musa arkadaşımız durup dururken asla böyle bir şey yapacak çocuk değildi. Ortada büyük bir ihmal var" ifadelerini kullandı. Nuhoğlu, hücrede yaşanan ihmale de dikkat çekerek, "Videoyu izleyenler 10-12 dakika boyunca kendini astıktan sonra hareket ettiğini, bacaklarının hareket ettiğini söylüyorlar. Bu hücre ABD’de eğer siz sağlıklı bir şekilde gözaltına alınırsanız, gözaltı süreniz bitip salınana kadar ABD polisi sizin sağlığınızdan sorumlu. En ufak bir kafanızı çarpsanız, en ufak bir yerinizde bir şey olsa sizi hastaneye götürmek zorundalar. Sizin sağlığınızdan sorumlular. Musa hücresinde 10-12 dakika boyunca nefessiz bir şekilde can çekişirken polis ne yapıyordu? Ben bunların gerçekten aydınlatılmasını istiyorum" açıklamasını yaptı. "Musa arkadaşımız asla böyle bir şey yapacak bir çocuk değildi" diyen Nuhoğlu, "Daha iki gün önce saçlarını kestirdi, kendine yeni kıyafetler aldı. Hayalleri, hedefleri olan bir çocuktu. Asla kendi canına kıyıp intihar edecek değildi. Biz asla buna inanmıyoruz" dedi. CENAZE AĞRI’YA GÖNDERİLECEK Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Musa Çetin’in cenazesi New Jersey'de bulunan Bergen Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından önce İstanbul'a daha sonra memleketi Ağrı’ya gönderilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.