#nüfus

İLKHABER-Gazetesi - nüfus haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, nüfus haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜİK: Türkiye nüfusunun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini erkekler oluşturdu Haber

TÜİK: Türkiye nüfusunun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini erkekler oluşturdu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu. KADINLARIN ERKEKLERDEN 5,2 YIL DAHA UZUN YAŞADIĞI GÖRÜLDÜ Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. DOĞUŞTA SAĞLIKLI YAŞAM SÜRESİ KADINLARDA 56,3 YIL OLDU Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü. ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ KADINLARDA 8,8 YIL OLDU Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu. EN AZ BİR EĞİTİM DÜZEYİNİ TAMAMLAYAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI YÜZDE 88,3 OLDU Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılında yüzde 92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97,0 oldu. YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLAN 25 VE DAHA YUKARI YAŞTAKİ KADINLARIN ORANI YÜZDE 23,6 OLDU Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu. ANNESİ YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLANLARIN YÜZDE 84,4'ÜNÜN YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU OLDUĞU GÖRÜLDÜ Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü. YÜKSEKÖĞRETİM MEZUNU KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI YÜZDE 68,7 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu. İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu. KADINLARIN İSTİHDAM ORANININ ERKEKLERİN YARISINDAN DAHA AZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu. En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti. En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti. KADINLARIN İSTİHDAMDA YARI ZAMANLI ÇALIŞMA ORANI YÜZDE 18,3 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında yüzde 12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9,0 oldu. HANESİNDE 3 YAŞIN ALTINDA ÇOCUĞU OLAN 25-49 YAŞ GRUBUNDAKİ KADIN İSTİHDAM ORANI YÜZDE 26,9 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2024 yılında yüzde 60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü. KADIN BÜYÜKELÇİ ORANI YÜZDE 28,4 OLDU Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6 oldu. KADIN MİLLETVEKİLİ ORANI YÜZDE 19,9 OLDU Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken, 2025 yılında yüzde 19,9 oldu. YÜKSEKÖĞRETİMDE GÖREVLİ PROFESÖRLER İÇİNDE KADIN PROFESÖR ORANI YÜZDE 34,9 OLDU Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu. ÜST VE ORTA DÜZEY YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANI YÜZDE 21,5 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında yüzde 21,5 oldu. Borsa İstanbul'da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3 oldu. KADIN ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME (AR-GE) PERSONELİNİN ORANI YÜZDE 34,2 OLDU Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2'sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu. ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI KADINLARDA 26,0 OLDU Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. KADINLARIN YÜZDE 17,0'ININ EĞİTİM SEVİYELERİNİN EŞLERİNDEN DAHA YÜKSEK OLDUĞU GÖRÜLDÜ ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların yüzde 38,3'ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 43,3 olduğu görüldü. KESİNLEŞEN BOŞANMA DAVALARI SONUCU ANNENİN VELAYETİNE VERİLEN ÇOCUK ORANI YÜZDE 74,6 OLDU Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 oldu. YAPAY ZEKA KULLANAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 18,8 OLDU Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8 iken erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5'inin, erkeklerin ise yüzde 38,3'ünün yapay zeka kullandığı görüldü. BEYİN GÖÇÜ ORANI KADINLARDA YÜZDE 1,6 OLDU Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6 iken erkeklerde yüzde 2,4 oldu. YOKSULLUK VEYA SOSYAL DIŞLANMA RİSKİ ALTINDA OLAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 30,1 OLDU Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,1 iken erkeklerde yüzde 25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı yüzde 21,8 olarak görüldü. KADINLARIN EN FAZLA MARUZ KALDIĞI ŞİDDET TÜRÜNÜN PSİKOLOJİK ŞİDDET OLDUĞU GÖRÜLDÜ Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2'sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3'ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8'inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9'unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3'ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4'ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü. Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu. Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56,0, yüzde 42,0 ve yüzde 38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.

Türkiye nüfusu 86 milyon eşiğini geçti: TÜİK 2025 rakamlarını duyurdu Haber

Türkiye nüfusu 86 milyon eşiğini geçti: TÜİK 2025 rakamlarını duyurdu

Türkiye'nin demografik haritası, TÜİK tarafından paylaşılan "Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları" ile yeniden şekillendi. 31 Aralık 2025 verilerine göre, ülke nüfusu bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 427 bin kişi artarak 86 milyon bandını geride bıraktı. Cinsiyet dağılımında ise erkeklerin %50,02, kadınların ise %49,98'lik bir oranla neredeyse tam bir denge içinde olduğu görüldü. NÜFUS ARTIŞ HIZI VE ŞEHİRLEŞME ORANI YÜKSELDİ 2024 yılında binde 3,4 olarak kaydedilen yıllık nüfus artış hızı, 2025 yılında ivme kazanarak binde 5 seviyesine çıktı. Bu hareketlilikle birlikte şehirleşme eğilimi de güçlenmeye devam etti. İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı %93,6'ya çıkarken, köylerde yaşayanların payı gerileyerek %6,4 seviyesine kadar düştü. İSTANBUL ZİRVEDE, ESENYURT LİTERATÜRDE Türkiye'nin mega kenti İstanbul, 15 milyon 754 bin 53 kişilik nüfusuyla toplam nüfusun %18,3'üne ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. İstanbul'u sırasıyla Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya takip ederken, asıl sürpriz ilçe bazında yaşandı. İstanbul'un Esenyurt ilçesi, 1 milyon 3 bin 905 kişilik nüfusuyla Türkiye tarihinde 1 milyon barajını aşan ilk ilçe olarak kayıtlara geçti. TÜRKİYE NÜFUSU HIZLA YAŞLANIYOR Demografik verilerdeki en dikkat çekici değişim ise yaş yapısında gözlemlendi. 2024'te 34,4 olan ortanca yaş, 2025'te 34,9'a yükselerek toplumun yaşlandığını tescilledi. Çalışma çağındaki nüfusun (15-64 yaş) oranı %68,5'e çıkarken, 65 yaş ve üzeri grubun toplam nüfustaki payı %11,1'e ulaşarak tarihsel bir zirve yaptı. YERLEŞİK YABANCI SAYISINDA ARTIŞ Ülke sınırları içerisinde ikamet eden yabancı nüfus, 38 bin 968 kişilik artışla 1 milyon 519 bin 515 kişi olarak hesaplandı. Bu kitlenin cinsiyet dağılımında kadınların %50,7 ile çoğunlukta olduğu görüldü. En az nüfusa sahip iller sıralamasında ise 82 bin 836 kişi ile Bayburt, listenin sonunda yer almaya devam etti.

Akdeniz ve Ege çekiyor, Adana göç veriyor Haber

Akdeniz ve Ege çekiyor, Adana göç veriyor

Türkiye’nin en büyük ilçelerinden biri olan Adana’nın merkez ilçelerinden Seyhan’ın 3 bin 500 yıllık göç serüveninin mekânsal verilerle aktarıldığı “Seyhan İlçesi Göç Haritası” adlı kitabın yazarı araştırmacı Fatih Aktaş, bu eserinde kentin sosyal, ekonomik ve demografik dönüşümünü gözler önüne serdi. Aktaş, bu eserde hem iç göç hem de dış göç dinamiklerini analiz ederek ilçedeki göçün sebeplerini, yönünü ve etkilerini mekânsal verilerle ortaya koydu. Mahallelere göre nüfus yoğunluğu, göç veren ve göç alan bölgeler gibi kritik bilgiler görsellerle desteklenirken, göçmen nüfusun ilçeye entegrasyonu, hizmet ihtiyaçları ve toplumsal yapıya etkisi de detaylı biçimde ele alındı. Aktaş, akademisyenler, yerel yöneticiler, şehir plancıları ve sosyal hizmet uzmanları için önemli bir kaynak niteliği taşıyan, sürdürülebilir şehir politikaları ve göç yönetimi açısından da yol gösterici bir referans olarak öne çıkan bu çalışmanın yanı sıra, Adana’nın göç veren yapısına ilişkin de araştırma yaptı. Göçte büyük artış Kent Sosyolojisi, Göç ve Yerel Siyaset Uzmanı Fatih Aktaş'ın araştırmasına göre, 2007 yılında 399.910 kişi olan Adana kökenli göçmen nüfus, 2024’te 616.940 kişiye ulaştı. Son 17 yılda yüzde 54,27’lik artış yaşanması, Adana’nın ülke genelinde önemli bir göç veren il olduğunu ortaya koydu. Adanalı nüfusun en çok ikamet ettiği iller 2007’den 2024’e değişmezken, bu illere göç edenlerin sayısı ciddi şekilde arttı. İstanbul 67.342 kişiden 104.912’ye yükselerek yüzde 55,8 büyüme gösterdi. Mersin’de artış yüzde 52,3, Ankara’da yüzde 64,0, Antalya’da yüzde 76,8, Hatay’da yüzde 47,3 ve İzmir’de yüzde 69,3 olarak kaydedildi. Uzmanlar, İstanbul ve Mersin’in mutlak nüfus açısından hala en fazla Adanalı çeken merkezler olduğunu, Antalya ve İzmir’in ise yüksek büyüme oranlarıyla yaşam kalitesi ve emeklilik göçü çekim gücünü artırdığını belirtiyor. Bölgesel eğilimler ve nedenleri Metropoliten göç: İstanbul, Ankara ve İzmir’deki artış, yüksek nitelikli iş ve eğitim arayışının devam ettiğini gösteriyor. Yakın bölge göçü: Mersin ve Hatay’da büyüme toplam ortalamaya yakın seyrediyor, coğrafi yakınlık hâlâ önemli bir faktör. Ege ve Akdeniz çekimi: Antalya ve Muğla’da göçün toplamın çok üzerinde artması, turizm ve hizmet sektöründeki iş olanaklarının çekim gücünü artırdığını ortaya koyuyor. Doğu ve Güneydoğu’daki düşüş: Erzurum ve Diyarbakır gibi illerdeki azalma, kamu personeli rotasyonları ve tayin sistemlerindeki değişikliklerden kaynaklanıyor. Stratejik çıkarımlar Araştırma, Adana’nın nüfus tutma kapasitesini artırması gerektiğini vurguluyor. Beyin göçü riski yüksek olan Ankara ve İzmir’e göçün önlenebilmesi için tarım dışı sektörlerde, hizmet, teknoloji ve sanayi alanlarında yüksek katma değerli istihdam olanakları yaratılması gerekiyor. Aktaş’ın çalışması, Adana kökenli nüfusun göç dinamiklerinin klasik ekonomik motivasyonlar ile yaşam kalitesi odaklı yeni trendlerin birleşimiyle şekillendiğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin dört bir yanına yayılan Adanalı diaspora, şehirlerin ekonomik ve sosyal çekim gücünü net biçimde yansıtıyor.

Deprem sonrası Kahramanmaraş’ta nüfus yeniden yükseliyor Video Galeri

Deprem sonrası Kahramanmaraş’ta nüfus yeniden yükseliyor

Kahramanmaraş’ta deprem sonrası düşüş gösteren nüfus, 2024’te yeniden yükselişe geçti. Valilik verilerine göre, şehir nüfusu son bir yılda 17 bin 487 kişi artarak 1 milyon 134 bin 105’e ulaştı. Deprem sürecinde geçici göç veren Kahramanmaraş, toparlanma dönemine girerken hâlâ deprem öncesi 2022 yılına göre 43 bin 331 kişi eksikte bulunuyor.  Açıklanan son verilere göre Onikişubat, 436 bin 385 kişiyle kentin en kalabalık ilçesi oldu. Dulkadiroğlu’nun nüfusu 217 bin 530, Elbistan 130 bin 246, Afşin 78 bin 836, Türkoğlu 78 bin 047, Pazarcık 67 bin 057, Göksun 49 bin 576, Çağlayancerit 22 bin 498, Nurhak 11 bin 824 ve Ekinözü 10 bin 47 olarak kaydedildi. Merkez ilçelerde konut teslimlerinin hızlanması ve ticaretin canlanmasıyla nüfus artışının daha belirginleştiği ifade edildi. Esnaf Harun Korkmaz, "Şehir dışından çok fazla çalışan geldi. Altyapı, inşaat gibi her alanda çalışmalar arttığı için iş yoğunluğu da oldukça fazla ve bu da nüfusun artışına neden oluyor" dedi. Esnaf Ayhan Yavuz, "Kahramanmaraş’ta nüfus artmıştır, yollarımız kaldırmaz olmuştur. Bir an önce yapılması gerekenlerin yapılmasını istiyoruz" diye konuştu. Müşerref Ersoy adlı vatandaş ise, "Kahramanmaraş’ta deprem sonrasında fayların kırılması ve rahatlaması nedeniyle göç almıştır. Ayrıca köylerden de şehir merkezine göçler vardır" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin nüfusu 85 milyon 824 bin 854’e ulaştı Haber

Türkiye’nin nüfusu 85 milyon 824 bin 854’e ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nüfus verilerini artık üç ayda bir yayımlayacağı yeni dönemin ilk verilerini kamuoyu ile paylaştı. Açıklanan rakamlara göre, 1 Temmuz 2025 itibarıyla Türkiye'nin nüfusu 85 milyon 824 bin 854 kişiye ulaştı. Ancak verilerin satır araları, Türkiye'nin hızla yaşlanan bir toplum yapısına doğru ilerlediğini teyit etti. ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR: GENÇ NÜFUS ERİYOR TÜİK tarafından yayımlanan tablo, son bir yıllık (1 Temmuz 2024 - 1 Temmuz 2025) dönemdeki demografik değişimi net bir şekilde ortaya koydu. En dikkat çekici sonuç, genç nüfustaki azalma oldu. 0-4 yaş grubundaki nüfus, bir yılda %5,31 oranında azaldı. 5-9 yaş grubundaki nüfus ise %3,14 oranında geriledi. Buna karşılık, yaşlı nüfustaki artış hızlandı: 75-79 yaş grubundaki nüfus, bir yılda %11,3 arttı. 85-89 yaş grubundaki nüfus ise %8,41'lik bir artış gösterdi. DOĞUM ORANLARINDAKİ DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ Genç nüfustaki azalmanın temel nedeni olan doğum oranlarındaki düşüş de istatistiklere yansıdı. 0-4 yaş grubunun toplam nüfus içindeki payı, 1 Temmuz 2024'te %6,11 iken, bu oran 1 Temmuz 2025'te %5,76'ya geriledi. Bu durum, Türkiye'de doğum oranlarının belirgin bir şekilde düştüğünü gösteriyor. TÜRKİYE'NİN YENİ NÜFUSU: 85.8 MİLYON Verilere göre, 2024 yılını 85 milyon 664 bin 944 kişi ile kapatan Türkiye'nin nüfusu, 2025'in ilk 6 ayında 159 bin 910 kişi arttı. Son bir yıllık toplam artış ise 306 bin 619 kişi olarak kaydedildi. Nüfusun %50,01'ini erkekler (42 milyon 923 bin 584 kişi), %49,99'unu ise kadınlar (42 milyon 901 bin 270 kişi) oluşturdu.

TÜİK'ten bir ilk: Türkiye'nin nüfusu artık üç ayda bir açıklanacak Haber

TÜİK'ten bir ilk: Türkiye'nin nüfusu artık üç ayda bir açıklanacak

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye'nin nüfus verilerinin yayımlanma sıklığında devrim niteliğinde bir değişikliğe gittiğini duyurdu. Kurum, bugüne dek yıllık olarak üretilen nüfus istatistiklerini, ilk kez üçer aylık dönemler halinde "Dönemlik Nüfus İstatistikleri" adıyla kamuoyu ile paylaşacak. YILLIK VERİDEN ÇEYREKLİK VERİYE GEÇİŞ TÜİK'ten yapılan açıklamada, Türkiye'nin nüfus sayım yolculuğunun 1831'deki ilk Osmanlı sayımından, 1927'de başlayan ve 5-10 yıllık periyotlarla yapılan genel sayımlara ve son olarak 2007'de Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) ile geçilen yıllık veri üretimine evrildiği hatırlatıldı. Yapılan açıklamada, atılan bu yeni adımın, dünyada az sayıda ülke tarafından üretilebilen bir istatistik olduğu vurgulanarak, Türkiye'nin bu alandaki yetkinliğinin altı çizildi. Kurum, bu yeniliğin arkasındaki temel nedenin, Türkiye'nin yaşadığı hızlı demografik değişim olduğunu belirtti. Açıklamada, "Demografik dönüşümün hız kazandığı bu dönemde, politika yapıcılar, araştırmacılar ve toplumun diğer aktörleri zamanlı ve kanıta dayalı nüfus verilerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır" ifadelerine yer verildi. Üç aylık verilerin, geliştirilecek nüfus politikalarına daha güncel ve etkin bir zemin hazırlaması hedefleniyor. İLK VERİLER YARIN AÇIKLANIYOR TÜİK, merakla beklenen "Dönemlik Nüfus İstatistikleri"nin ilk sonuçlarını yarın (13 Ağustos 2025) kamuoyu ile paylaşacağını duyurdu. Bu yeni veri seti, Türkiye'nin nüfus yapısındaki mevsimsel ve dönemsel değişimlerin daha yakından izlenmesine olanak tanıyacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.