#Nükleer Silah

İLKHABER-Gazetesi - Nükleer Silah haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nükleer Silah haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump yine dünyayı kurtardı: “Düğmeye basacaktım ama…” Haber

Trump yine dünyayı kurtardı: “Düğmeye basacaktım ama…”

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki Devlet Balo Salonu inşaatını gezerken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trump’ın özellikle İran konusunda yaptığı açıklamalar dünya gündeminde yankı uyandırdı. “Bir saat kalmıştı” Trump, İran’a saldırı ihtimaliyle ilgili yöneltilen soruya çok konuşulacak bir yanıt verdi. Operasyon için tüm hazırlıkların tamamlandığını belirten Trump, son anda karar değiştirdiğini söyledi. Trump açıklamasında, “Bir saat kalmıştı. Her şey hazırdı. Kararımı vermiştim. Sonra aradılar ve bana birkaç gün daha süre verip veremeyeceğimi sordular” ifadelerini kullandı. “İran anlaşma yapmak için yalvarıyor” İran’ın ağır baskı altında olduğunu savunan Trump, Tahran yönetiminin müzakere masasına oturmak zorunda kaldığını ileri sürdü. Trump, “İran ile müzakere ediyoruz, anlaşma yapmak için yalvarıyorlar” dedi. ABD’nin bölgedeki müttefikleriyle birlikte hareket ettiğini belirten Trump, başta Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt olmak üzere birçok ülkeyle koordinasyon halinde olduklarını söyledi. İsrail vurgusu Trump, İsrail’in süreçte önemli rol oynadığını belirterek, “İsrail büyük bir ortak oldu” ifadelerini kullandı. İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Trump, böyle bir durumda ilk hedefin İsrail olacağını öne sürdü. Trump, İran’ın daha sonra Körfez ülkelerine saldırabileceğini iddia etti. “Bir kez daha sert darbe indirebiliriz” Askeri seçeneğin halen masada olduğunu belirten Trump, “Onlara bir kez daha sert bir darbe indirmemiz gerekebilir” diyerek yeni operasyon sinyali verdi. İran’ın füze ve insansız hava aracı kapasitesinin büyük ölçüde yok edildiğini savunan Trump, “Füzelerinin yüzde 82’si yok oldu” dedi. Hürmüz Boğazı mesajı Trump, Xi Jinping ile yaptığı görüşmeye de değindi. Çin’in İran’a silah göndermeyeceği konusunda güvence aldığını öne süren Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının önemine dikkat çekti. Trump, “Orası uluslararası bir su yolu. İran’ın kontrol edeceği bir yer değil” ifadelerini kullandı. Küba açıklaması da dikkat çekti Trump, Küba hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulundu. Küba yönetiminin ABD’den yardım istediğini savunan Trump, rejim değişikliği konusunda net konuşmadı. “Küba başarısız olmuş bir ülke” diyen Trump, “Rejimi değiştirip değiştirmemek konusunda emin değilim” ifadelerini kullandı. “Dünyanın havaya uçmasına izin vermeyeceğim” İran’a yönelik olası müdahalenin ABD kamuoyunda destek bulduğunu savunan Trump, “Ben görevdeyken dünyanın havaya uçmasına izin vermeyeceğim” dedi.

Washington ve Tahran arasında nükleer yumuşama: 14 maddelik mutabakat zaptında sona gelindi Haber

Washington ve Tahran arasında nükleer yumuşama: 14 maddelik mutabakat zaptında sona gelindi

Global diplomasi trafiğinde Orta Doğu'nun kaderini değiştirebilecek önemli bir gelişme yaşanıyor. Amerika Birleşik Devletleri menşeli yayın organı Axios'un üst düzey hükümet yetkililerine dayandırdığı bilgilere göre, Washington ile Tahran yönetimi, bölgesel çatışmaları sonlandıracak ve nükleer görüşmeler için kapsamlı bir yol haritası sunacak tek sayfalık mutabakat zaptı üzerinde mutabık kalmak üzere. STRATEJİK MÜZAKERELERDE KRİTİK 48 SAATLİK EŞİK İki ülke arasındaki diplomatik temasların hız kazandığı bu süreçte, Beyaz Saray'ın Tahran'dan belirli stratejik başlıklarda nihai yanıt beklediği ifade ediliyor. İki Amerikalı yetkili ile sürece hakim kaynakların aktardığı verilere göre, önümüzdeki 48 saatlik dilim anlaşmanın geleceği açısından belirleyici olacak. Tarafların, büyük çaplı krizin patlak vermesinden bu yana ilk kez diplomatik bir çözüme bu denli yaklaştığı vurgulanıyor. ABD Başkanı Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nda gerçekleştirmeyi planladığı "Özgürlük Projesi" operasyonunu askıya almasının arkasında da bu müzakere masasındaki somut ilerleme yatıyor. "MUTABAKAT ZAPTI, WITKOFF VE KUSHNER İLE BAZI İRANLI YETKİLİLER ARASINDA MÜZAKERE EDİLİYOR" Taslak metnin mimarları arasında tanıdık isimler yer alıyor. Edinilen bilgilere göre, söz konusu "Mutabakat zaptı, Witkoff ve Kushner ile bazı İranlı yetkililer arasında müzakere ediliyor" ve bu görüşmeler hem yüz yüze hem de aracı ülkeler üzerinden titizlikle yürütülüyor. 14 maddeden oluşan ve tek sayfaya sığdırılan metin, bölgedeki savaş halinin resmen sona erdiğini tescil etmeyi amaçlıyor. Bu ön anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte; Hürmüz Boğazı'nın trafiğe tam açılması, İran'ın atom faaliyetlerinin sınırlandırılması ve ekonomik kısıtlamaların esnetilmesi konularını kapsayan 30 günlük bir detaylandırma süreci başlayacak. Görüşmelerin ise Cenevre veya İslamabad gibi tarafsız başkentlerde yapılması planlanıyor. URANYUM ZENGİNLEŞTİRME SÜRESİNDE PAZARLIKLAR SÜRÜYOR Müzakerelerin en hassas noktasını İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine getirilecek kısıtlamanın süresi oluşturuyor. Washington yönetimi bu sürecin 20 yıl olmasını talep ederken, Tahran tarafı 5 yıllık bir süre öneriyor. Uzmanlar, nihai kararın 12 ile 15 yıl arasında bir noktada sabitlenmesini bekliyor. Anlaşma uyarınca İran, Birleşmiş Milletler denetçilerinin gerçekleştireceği ani kontrollere kapılarını açacak. Belirlenen takvim sona erdiğinde ise Tahran'ın sadece yüzde 3,67 oranında düşük seviyeli zenginleştirme yapmasına izin verilecek. Herhangi bir kural ihlali durumunda ise ABD'nin kısıtlama süresini tek taraflı uzatma yetkisi metne eklenmek isteniyor. HÜRMÜZ BOĞAZI VE EKONOMİK YAPTIRIMLARIN GELECEĞİ Ekonomik ve lojistik boyutta ise karşılıklı tavizler öngörülüyor. ABD tarafı, dondurulmuş haldeki milyarlarca dolarlık İran varlığını aşamalı olarak serbest bırakmayı ve ticari yaptırımları kademeli şekilde kaldırmayı taahhüt ediyor. Eş zamanlı olarak, Hürmüz Boğazı üzerindeki İran kısıtlamaları ile ABD'nin deniz ablukası 30 günlük müzakere diliminde eş zamanlı olarak esnetilecek. Ancak diplomatik kaynaklar, görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda Amerikan güçlerinin askeri ablukayı ve operasyonel seçenekleri derhal yeniden devreye alabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Sosyal medyada diplomasi krizi: Rusya ve Fransa’nın Ankara temsilcilikleri tartıştı Haber

Sosyal medyada diplomasi krizi: Rusya ve Fransa’nın Ankara temsilcilikleri tartıştı

Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği, dün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından, Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'un basın açıklamasına ilişkin paylaşım yaptı. Peskov'un, Rusya'nın hedeflerine ulaşmak için siyasi ve diplomatik çözüme açık olmaya devam ettiği ve Ukrayna ile olan savaşın sona ermesinin Kiev rejiminin eylemlerine bağlı olduğuna ilişkin görüşlerine yer verilen açıklamada, "(Paris ve Londra'nın Kiev'e nükleer silah verme niyeti) uluslararası hukukun ilgili bütün ilkeleri ve kurallarını açıkça ihlal ediyor." ifadesine de yer verildi. Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği ise bu paylaşıma tepki göstererek, X sosyal medya hesabından "Sözüm ona 3 gün sürecek savaşın 5. yılına girdik ve gelin görün ki; Rusya hala Londra-Paris caydırıcılığı bir tehdittir' diye açıklama yapıyor." açıklamasında bulundu. "BELKİ DE FRANSIZ HÜKÜMETİNİ HALA RAHATSIZ EDEN 1812'NİN HAYALETLERİDİR" Rusya'nın Ankara Büyükelçiliğinin, Fransa'nın Ankara Büyükelçiliğine tepki olarak yaptığı paylaşımda ise şunlar kaydedildi: "Fransa'nın meşhur diplomasisinden geriye kalan tek şeyin sosyal medyada acınası ve zavallı paylaşımlar yapmak olması gerçekten üzücü. Meslektaşlarımıza Paris'in, 2014'ten beri kendi ülkesinin sivil nüfusunu, çocuklar ve kadınlar da dahil olmak üzere, katleden Kiev'deki Nazi rejiminin en önemli destekçilerinden biri olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Ama belki de Fransız hükümetini hala rahatsız eden 1812'nin hayaletleridir?"

Pezeşkiyan: “Baskılara rağmen geleceği İnşa edeceğiz” Haber

Pezeşkiyan: “Baskılara rağmen geleceği İnşa edeceğiz”

Mesud Pezeşkiyan, Mazenderan Eyaleti Planlama ve Kalkınma Konseyi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada hem nükleer dosyaya hem de ABD ile yaşanan gerilime ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın nükleer silah üretme niyetinde olmadığını vurgulayan Pezeşkiyan, bu konudaki tutumlarının “kesin ve inanç temelli” olduğunu söyledi. “Bu siyasi değil, kesin bir duruştur” Pezeşkiyan, İran’ın nükleer silah peşinde olmadığını belirterek, ülkenin dini lideri Ali Hamaney’in nükleer silah üretimi ve kullanımını yasaklayan dini hükmüne atıfta bulundu. İran Cumhurbaşkanı, “Beni diğer siyasetçiler gibi görüp yalan söylediğimi düşünebilirler. Ancak bir ülkenin dini lideri yalan söylemez. Nükleer silahımızın olmayacağını söylediğinde bu açık ve nettir. Bu siyasi bir mesaj değil, kesin bir duruştur. İstesek bile inançlarımız buna izin vermez” ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, İran’ın nükleer silah peşinde olmadığına dair açıklamalarının görmezden gelindiğini savundu. Trump’ın İddialarına Tepki ABD Başkanı Donald Trump’ın ocak ayında yaşanan protestolarda 32 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği yönündeki açıklamalarına da değinen Pezeşkiyan, bu iddiaları reddetti. Pezeşkiyan, “ABD Başkanı, İran’ın 32 bin kişiyi katlettiğini söyledi. Biz katliam mı yaptık? Rakamları biz açıkladık, kimlik bilgilerini paylaştık. Daha fazla olduğunu iddia eden varsa belgeyle ortaya koymalı” dedi. Açıklanan verilerin 2 binden fazlasının “şehit” olarak nitelendirilen kişilerden oluştuğunu belirten Pezeşkiyan, bunların 300 ila 400’ünün görev başındaki asker ve güvenlik personeli olduğunu ifade etti. Ayrıca 350’den fazla caminin ateşe verildiğini ve 300’den fazla okulun tahrip edildiğini öne sürdü. “Birlik Olursak Hiçbir Güç İran’ı Durduramaz” Pezeşkiyan, komşu ülkelerle ilişkileri geliştirme çabalarına da değinerek karşılıklı saygı ve sınırların korunması temelinde iş birliğini güçlendirmeye çalıştıklarını söyledi. İsrail’in Orta Doğu’daki politikalarını eleştiren İran Cumhurbaşkanı, “Birlik olursak ve el ele verirsek hiçbir güç İran’ı durduramaz” dedi. “Baskılara Rağmen Kalkınma Sürecek” Mazenderan ziyareti sonrası yaptığı değerlendirmede ise göreve geldikleri günden bu yana yaptırımlar ve baskılarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Pezeşkiyan, “Ülkemizin hak ettiği konuma ulaşmasını engellemek isteyenlere rağmen kalkınma yolumuzu sürdüreceğiz. Hiçbir şüphe yok ki geleceği biz inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Askeri güç açısından Pakistan ve Hindistan karşılaştırması: Hangisinde nükleer silahlar var? Haber

Askeri güç açısından Pakistan ve Hindistan karşılaştırması: Hangisinde nükleer silahlar var?

Hindistan ile Pakistan arasında Keşmir sınırında yaşanan sıcak çatışma, Güney Asya’da savaş endişelerini artırdı. İki ülkenin de nükleer silahlara sahip olması, bölgedeki gelişmeleri küresel güvenlik açısından kritik hale getiriyor. Tansiyon yükselirken, Hindistan ve Pakistan ordularının gücü ve silah kapasiteleri mercek altına alındı. Personel Sayısı: Hindistan Açık Ara Önde Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan, asker sayısıyla da dikkat çekiyor. Hindistan ordusunda aktif görevde olan personel sayısı yaklaşık 1 milyon 455 bin. Bu sayıya 1 milyon 155 bin yedek personel de eklendiğinde, Hindistan ordusu dünya genelinde en kalabalık silahlı kuvvetlerden biri konumuna geliyor. Pakistan ordusu ise sayısal olarak daha küçük bir yapıya sahip. Ülkede 660 bin aktif asker görev yaparken, 550 bin yedek kuvvet sistemde tutuluyor. Hava Gücü: Hindistan’ın Hegemonyası Hindistan hava kuvvetleri, modern uçak filosu ve sayıca üstünlüğüyle Pakistan'a fark atıyor. Hindistan’ın elinde 730 savaş uçağı bulunurken, toplam hava aracı sayısı 2 bin 80’e ulaşıyor. Buna karşılık Pakistan’ın hava kuvvetleri, 452 savaş uçağı ile daha küçük bir kapasiteye sahip. Toplam hava aracı sayısı ise 498 ile sınırlı kalıyor. Kara Gücü: Tank ve Top Sayısında Hindistan Üstün Kara ordusunda da Hindistan üstünlüğünü koruyor. Hindistan kara kuvvetlerinin elinde 4 bin 201 tank ve 9 bin 743 top bulunuyor. Pakistan ise 2 bin 627 tank ve 4 bin 619 top ile bu alanda geride kalıyor. Bu veriler, Hindistan’ın konvansiyonel silahlarda açık ara önde olduğunu gösteriyor. Donanma ve Deniz Gücü: Hindistan Uçak Gemisine Sahip Deniz kuvvetleri açısından da Hindistan öne çıkıyor. Hindistan’ın envanterinde 2 uçak gemisi, 16 denizaltı, 11 muhrip ve 16 fırkateyn yer alıyor. Bu güç, Hint Okyanusu'nda Hindistan’a ciddi bir avantaj sağlıyor. Pakistan donanması ise 8 denizaltı ve 10 fırkateyn ile Hindistan’ın oldukça gerisinde yer alıyor. Ayrıca Pakistan’ın uçak gemisi bulunmuyor. Nükleer Güç: En Büyük Caydırıcı Her iki ülkenin de en büyük kozu, nükleer silah kapasitesi. Pakistan’ın elinde yaklaşık 170 nükleer başlık bulunuyor. Bu güce 1998 yılında yaptığı testlerle ulaşan Pakistan, “tam spektrumlu caydırıcılık” stratejisi izliyor. Hindistan ise yaklaşık 164 ila 172 arası nükleer başlığa sahip. “İlk kullanmama” (no first use) doktrinini benimseyen Hindistan, nükleer gücünü denge ve savunma unsuru olarak konumlandırıyor. Askeri Doktrin ve Stratejik Farklar Hindistan, yüksek personel sayısı, geniş hava filosu ve güçlü donanmasıyla konvansiyonel üstünlüğünü her geçen yıl artırıyor. Bununla birlikte askeri teknolojisini modernize etme çalışmaları da hızla sürüyor. Pakistan ise Hindistan’ın sayısal üstünlüğüne karşı asimetrik savunma stratejisi uyguluyor. Taktik nükleer silahlar, Çin ile askeri iş birliği ve caydırıcılık temelli politikalarla bölgedeki pozisyonunu sağlamlaştırmayı hedefliyor.

Türkiye’nin nükleer silah durumu ve küresel nükleer silahlanma eğilimleri Haber

Türkiye’nin nükleer silah durumu ve küresel nükleer silahlanma eğilimleri

Türkiye, NATO’nun nükleer paylaşım anlaşması çerçevesinde Almanya, Hollanda, Belçika ve İtalya ile birlikte nükleer silah bulundurmayan ancak nükleer silahların depolandığı ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye'nin kendisine ait nükleer silahı bulunmamaktadır. Dünyada nükleer silah sahibi diğer ülkeler arasında Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore de bulunmaktadır. Nükleer Silah Bulunduran Ülkeler Küresel ölçekte toplamda 12 bin 512 nükleer savaş başlığı bulunduğu tahmin ediliyor. Rusya, 5 bin 889 başlıkla bu alanda lider konumdayken, ABD 5 bin 244 başlıkla ikinci sırada yer alıyor. Çin ise 410 nükleer başlıkla üçüncü sırada. Diğer nükleer güçler arasında Fransa (290 başlık), İngiltere (225 başlık), Pakistan (170 başlık), Hindistan (164 başlık) ve İsrail (90 başlık) bulunmaktadır. Kuzey Kore'nin sahip olduğu nükleer savaş başlıklarının sayısı ise tahminen 30 civarındadır. NPT ve Nükleer Silahlar Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması (NPT), 1970 yılında yürürlüğe girdiğinden bu yana, Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore anlaşmaya taraf olmamış ve açık nükleer testler gerçekleştirmiştir. Kuzey Kore, NPT'ye taraf olsa da 2003 yılında anlaşmadan çekilmiştir. İsrail’in Nükleer Silahları İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğu genel olarak kabul edilse de, ülke bunu resmi olarak kabul etmemekte ve kasıtlı bir belirsizlik politikası sürdürmektedir. İsrail’in 75 ila 400 arasında nükleer savaş başlığına sahip olduğu tahmin edilmektedir. Nükleer Yatırımlar Artıyor Nükleer silahlara yapılan yatırımlar, özellikle ABD ve Rusya'nın modernizasyon çalışmaları ile artış göstermektedir. 2019-2022 yılları arasında nükleer silahlara yapılan yatırımların toplamda 10 milyar dolar arttığı belirtiliyor. ABD, 2019 yılında nükleer silahlara 35,4 milyar dolar yatırım yaparken, 2022’de bu rakam 43,7 milyar dolara yükselmiştir. Çin, 2019'da 10,4 milyar dolar harcarken, 2022’de bu miktar 11,7 milyar dolara çıkmıştır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.