#öğretmen

İLKHABER-Gazetesi - öğretmen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, öğretmen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konya’daki okul cinayetinde sanıktan kan donduran itiraf Haber

Konya’daki okul cinayetinde sanıktan kan donduran itiraf

Konya’da 12 Haziran 2025 Perşembe günü öğle saatlerinde merkez Karatay ilçesi Fetih Mahallesi'nde bulunan Fetihkent İmam Hatip Ortaokulu'nda edinilen bilgiye göre, 27 yaşındaki B.O. arkadaşı olan rehberlik öğretmeni 33 yaşındaki Muhammed Öz'ün öğretmen olarak çalıştığı okula geldi. B.O., paltosuna sakladığı tüfek ile 1. katta bulunan Öz'ün odasına girdi. İkili arasında kısa süren tartışmanın ardından B.O. yanında getirdiği tüfek ile Muhammed Öz'e 10 el ateş açtı. Öğretmen olay yerinde hayatını kaybetti. Çok sayıda suç kaydı bulunduğu öğrenilen katil zanlısı B.O. polis ekiplerince gözaltına alındı. Katil zanlısı B.O. adliyeye sevk edilmek üzere hastanede sağlık kontrolünden geçirildiği sırada gazetecilerin pişman mısın sorusuna 'pişman değilim' cevabı verdi. Katil zanlısı çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. “PALTOMUN İÇİNE TÜFEĞİ SAKLADIM” Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanık B.O., olayda hayatını kaybeden Muhammed Öz'ün yakınları ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme heyetince söz verilen B.O., "Eşimden ayrıldıktan sonra Muhammed Öz ile tanıştık ve aynı evde kalmaya başladık. Muhammed Öz ile aynı evde üç ay kaldıktan sonra aramızda anlaşmazlık oldu. Daha sonra ben evden ayrıldım. Evden ayrıldıktan sonra otelde ve mezarlıkta kaldım. Olay günü taksiyle maktulün okuluna geldim. Paltomun içine tüfeği sakladım. Lavaboya gittim, sakladığım tüfeği çıkardım. Odasını bildiğim için odaya gittim. Tek başınaydı ve tüfekle vurdum" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Semiha Çetenak, 35 yıllık öğretmenlik hayatına veda etti Haber

Semiha Çetenak, 35 yıllık öğretmenlik hayatına veda etti

1985 yılında Ağrı’da göreve başlayan, 1990 yılında Ahmet Karabucak İlköğretim Okulu’na tayin olan Semiha Çetenak, emeklilik dilekçesini verdi. Öğrencilerini ve meslektaşlarını duygulandıran emekli öğretmen için okulda özel bir veda organizasyonu hazırlandı. Meslektaşları Merih Çamusoğlu, Emine Piner, Esma Tastekin ve kızları Dilara ile Melisa’nın katkılarıyla düzenlenen törende, öğrenciler, öğretmenler ve veliler koridorlar ve bahçede çift sıra oluşturup, Çetenak’a alkışlarla veda etti. Çiçek takdim edilen öğretmen, duygularını gizleyemeyerek öğrencilerine sarıldı. Çetenak, öğrencilere son sözlerini, “Sizleri çok seviyorum. Okuyun, öğretmen olun, mühendis olun, doktor olun, iyi insanlar olun” dedi. Veda sürprizi okul salonunda da devam etti. “Nice nesiller sana minnettar” yazılı pasta ve velilerin hazırladığı ikramlar Semiha öğretmene sunuldu. Öğrenciler, öğretmenleri için yazdıkları güzel sözleri salona asarak duygusal anlar yaşandı. “SON NEFESİME KADAR ÖĞRETMENİM” Semiha Çetenak, “1985 yılında Ağrı'da göreve başladım 1990 yılında ise tayinim Ahmet Karabucak İlköğretim Okuluna çıktı. Okulun her türlü eğitim sosyal etkinliklerinde görev aldım okul öncesi eğitimin çeşitli projelerinde görev aldım gönülden hizmet verdim gönülden hizmet verdiğim için okuldan ayrılmak çok zor olacak, 35 yıllık meslek hayatım benim gururum. Öğretmenin emeklisi olmaz son nefesime kadar öğretmenim, iyi ki öğretmenim” ifadelerini kullandı. Semiha öğretmen törenin ardından okuldan ayrıldı.

Öğretmenlere CİMER kalkanı: Asılsız şikayetlere yasal fren geliyor Haber

Öğretmenlere CİMER kalkanı: Asılsız şikayetlere yasal fren geliyor

Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, öğretmenlerin kılık kıyafetleri ile asılsız CİMER şikayetlerinde artık yasal süreç işletilmesine yönelik yapılan düzenlemeye ilişkin, "Bu bir kıyafet dayatması değil ancak öğretmenin örnek, model olması gerektiğine inanıyorum. CİMER şikayetlerinin yalan, iftira olanlarına karşı öğretmenlerimizin eli artık daha da güçlü olacak" dedi. FENOMEN ÖĞRETMENLERE VE KIYAFETE AYAR Son yıllarda bazı velilerin öğretmenleri CİMER'e şikayeti sonucu Milli Eğitim Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirilip öğretmen hakkında soruşturma açılıyordu. Ancak asılsız ihbarlar sebebiyle hem öğretmenin şevki kırılıyor hem de kurumlara gereksiz bir yük biniyordu. Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenler ve eğitim çalışanları hakkında CİMER gibi birimlere yapılan asılsız ve kötü niyetli şikayetlere karşı yasal süreç işletileceğini açıkladı. Bakanlık ayrıca sınıfları içerik üretim merkezine dönüştüren ve öğrencileri videolarında kullanan 'fenomen' öğretmenlere yönelik yaptırım hazırlığına başladı. "BU KARARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. Sarıgeçili, CİMER'e yapılan şikayetlerin hepsinin titizlikle incelendiğini, bundan sonra asılsız ihbarlara karşı yasal sürecin başlatılmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, "Yıllardır aslında bu konu sıkıntılı. Öğretmenlerimizin yalan yanlış CİMER'e şikayet edilmelerine karşıydık. Son toplantıda da bu konu karara bağlandı ve artık bundan sonraki süreçte öğretmenlerimize yalan yanlış bu şikayetlerde hukuki destek vereceğiz. Bu haber de öğretmenlerimizi sevindirdi. CİMER şikayetlerinin hepsi dikkate alınıyordu ve müfettişler okullara gelerek öğretmenlerimizi denetliyordu. Bu da hem bir zaman kaybı hem de öğretmenlerin morallerini bozuyordu. En azından CİMER şikayetlerinin yalan, iftira olanlarına karşı öğretmenlerimizin eli artık daha da güçlü olacak. Bundan sonraki süreçte de biz bu kararın takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı. "BU BİR KIYAFET DAYATMASI DEĞİL, ÖĞRETMENİN MODEL OLMASI GEREK" Öğretmenlerin kılık kıyafet ve sosyal medya paylaşımlarına yönelik düzenlemeleri doğru bulduğunu belirten Sarıgeçili, "Bu konuyla alakalı bakanlık tarafından bir sınırlama getirildi ve bu doğru bir karar. Öğrencilerin paylaşımını tabii ki doğru bulmuyoruz. Velilerimizin de bu konuda şikayetleri vardı. Bu kısıtlama iyi oldu. Öğretmenlerimizi bir kalıba sokmak istemiyoruz ancak öğretmen kendisine yakışanı giyer. Öğretmenlerimizin hepsine güveniyoruz. Bu bir kıyafet dayatması değil ancak öğretmenin örnek, model olması gerektiğine inanıyorum. Eğitime yönelik paylaşımlar olabilir ancak öğrencilerin paylaşımı rahatsızlık verici bir durum" diye konuştu. ADANA'DA ÖĞRETMEN FAZLALIĞI VAR Adana'da bin 800 öğretmen fazlalığı olduğuna da değinen Sarıgeçili, "Atama sistemlerindeki aksaklıklardan dolayı her ilde olduğu gibi Adana merkezde de bin 800 öğretmen fazlalığı var. Bin 300'e yakın da öğretmen ihtiyacı olan bölgemiz var. Güncellemeler ile bu fazla öğretmenler eksik bölgelere dağıtılacak. Ondan sonraki süreçte de resen atama olacak. Resen atamaya karşıyız" dedi. Öte yandan Sarıgeçili, kentteki okul sayısının yeterli olduğunu söyledi.

Hazar: Okullar güvenli alan olmalı Haber

Hazar: Okullar güvenli alan olmalı

Dün Adana Seyhan Şehit Duran Keskin İlkokulu önünde, bir öğretmene yönelik silahlı saldırıya tepki göstermek amacıyla basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Eğitim-İş Adana 1 Nolu Şube Başkanı Hatice Hazar ve çok sayıda öğretmen katıldı. Hazar açıklamasında, “Öğretmenimiz bugün tesadüfen hayattadır. Eğer tepki göstermezsek, şiddet olayları artacak ve biz eğitim emekçileri canımızdan endişe ederek okullara gitmek zorunda kalacağız” dedi. “OKULLARA CAN GÜVENLİĞİ ENDİŞESİYLE GİDİLİYOR” Eğitim İş Adana 1 Nolu Şube Başkanı Hatice Hazar, “İlimizin Seyhan ilçesinde bulunan Şehit Duran Keskin İlkokulu’nda görev yapan öğretmenimiz, bir hafta önce cezaevinden tahliye edilen bir veli tarafından bu okulun önünde, tam da bu alanda, önce darp edilmiş, ardından silahlı saldırıya uğramıştır. Silah ateşlenmiş, öğretmenimizin hayatı açıkça hedef alınmıştır. Son anda gösterdiği refleks sayesinde bir cinayet engellenmiştir. Yani öğretmenimiz bugün tesadüfen, şans eseri hayattadır. Bugün öğretmenimizin başına gelen bu olayın, yarın bizim başımıza gelmeyeceğinin hiçbir garantisi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle bugün tepkisiz kalırsak, bu şiddet olayları artarak devam edecek ve biz eğitim emekçileri olarak canımızdan endişe ederek okullara gitmek zorunda kalacağız. Bizler, bu sistemde var olmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı. “ÖĞRETMENİMİZ YALNIZ DEĞİLDİR” Hatice Hazar öğretmene yönelik şiddet vakalarının yıllardır devam ettiğini belirterek, “Bu olay bir ilk de değildir. Öğretmenler yıllardır darp ediliyor, tehdit ediliyor, bıçaklanıyor, öldürülüyor. Her seferinde bu saldırılar “münferit” denilerek geçiştiriliyor. Oysa bugün yaşananlar, öğretmene yönelik şiddeti görmezden gelen anlayışın doğrudan sonucudur. Eğitim-İş olarak olayın ilk anından itibaren buradayız. Öğretmenimiz darp raporu almış, fail hakkında şikayetçi olmuştur. Sendikamızın avukatı hukuki süreci yakından takip etmektedir” şeklinde konuştu. Hazar, yetkililere taleplerini yineleyerek şunları söyledi: “Okullar derhal güvenli alanlar hâline getirilmelidir. Öğretmene yönelik şiddet vakalarında tutuksuz yargılama uygulamasına son verilmelidir. Bu saldırının faili en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Öğretmenimiz yalnız değildir. Hiçbir öğretmenimizi yalnız bırakmayacağız. Bir öğretmenin daha canı yanmadan gerekli adımlar atılana kadar susmayacağız ve geri adım atmayacağız.” "CEZAEVİNDEN ÇIKAN BİR VELİ TARAFINDAN SALDIRIYA UĞRADIM" Basın açıklamasının ardından konuşan öğretmen Aziz Gülen, "Cezaevinden çıkan bir veli tarafından saldırıya uğradım. Sağlam hiçbir gerekçe yokken, okuldan karşıya geçtiğim sırada darp edildim, ardından silah sıkılarak can güvenliğim tehlikeye atıldı. Bir günlük öğrencimin velisi, cezaevinden 1 hafta önce tahliye olmuştu. Eylül ayında yaşanan bir konuyu yeniden alevlendirdi. Kendileriyle herhangi bir sorun yaşamamıştık" ifadelerini kullandı.

MEB MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME TAKVİMİNİ AÇIKLADI: İL İÇİ VE İL DIŞI BAŞVURULAR NE ZAMAN? Haber

MEB MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME TAKVİMİNİ AÇIKLADI: İL İÇİ VE İL DIŞI BAŞVURULAR NE ZAMAN?

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik ve diğer mazeretler kapsamında yer değiştirmek isteyen öğretmenler için başvuru takvimini yayımladı. Süreç, il içi ilçe grupları ve iller arası olmak üzere iki aşamada yürütülecek. MEB’in yayımladığı kılavuza göre, mazerete bağlı yer değiştirme başvuruları elektronik ortamda alınacak ve tüm işlemler MEBBİS üzerinden yapılacak. Öğretmenler başvurularını yarıyıl tatili döneminde gerçekleştirecek. İL İÇİ İLÇE GRUPLARI ARASINDA YER DEĞİŞTİRME İl içi ilçe grupları arasında yer değiştirmek isteyen öğretmenler, 14–19 Ocak 2026 tarihleri arasında mazeret belgeleriyle ön başvuruda bulunacak. Ön başvurusu onaylanan öğretmenler, 20–22 Ocak 2026 tarihleri arasında tercih işlemlerini yapacak. Bu kapsamda atamalar 23 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Ataması yapılan öğretmenler, aynı gün itibarıyla görev yerlerinden ayrılabilecek. MEB, eş emekliliğine bağlı başvuruların kabul edilmeyeceğini duyurdu. İLLER ARASI MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME İller arası yer değiştirme süreci de iki aşamalı olacak. Öğretmenler, 14–19 Ocak 2026 tarihleri arasında ön başvurularını yapacak. Onay alan adaylar, 27–29 Ocak 2026 tarihleri arasında tercihlerini iletecek. İller arası atamalar 30 Ocak 2026 tarihinde açıklanacak. Ataması yapılan öğretmenlerin ayrılma işlemleri de aynı tarihte başlayacak. Aile birliği mazeretiyle başvuru yapacak öğretmenler için, eşin görev yaptığı yerde son bir yıl içinde 360 gün sigortalı çalışma şartı aranacak. BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK? Başvurular, mebbis ve personel.gov adresleri üzerinden elektronik başvuru formu doldurularak yapılacak. Belgeler, görev yapılan okul müdürlüklerine teslim edilecek. Başvurular okul, ilçe ve il millî eğitim müdürlükleri tarafından incelenecek. HİZMET PUANI ESAS ALINACAK Yer değiştirme işlemleri, norm kadro durumu dikkate alınarak hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılacak. Muhtemel boşalacak kadrolar da tercih ekranında yer alabilecek.

İZMİR'DE KIZ ÖĞRENCİLERİ EVİNE GÖTÜRÜP TEMİZLİK YAPTIRAN ÖĞRETMEN GÖZALTINA ALINDI Haber

İZMİR'DE KIZ ÖĞRENCİLERİ EVİNE GÖTÜRÜP TEMİZLİK YAPTIRAN ÖĞRETMEN GÖZALTINA ALINDI

İzmir’de kamuoyunda tepki çeken iddia sonrası Milli Eğitim ve adli makamlar harekete geçti. Bornova’da görev yapan bir öğretmenin, öğrencilerini okul saatlerinde evine götürerek temizlik yaptırdığı öne sürüldü. Olayın basına yansımasının ardından öğretmen görevden uzaklaştırıldı. İddiaya göre olay, 4 Kasım 2025 tarihinde İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan bir Mesleki Eğitim Merkezinde yaşandı. Okulda görevli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni D.T., yaşları 16 olan Ş.A., E.K., D.D., A.Y., E.N.K. ve N.K. isimli 6 kız öğrenciyi, okul yönetimi ve velilerin bilgisi dışında ders saatleri içinde okuldan çıkardı. Öğrencilerin, güvenlik kameralarının görüş alanı dışında kalan bir noktadan özel bir araca bindirilerek öğretmenin yeni taşındığı eve götürüldüğü öne sürüldü. ÖĞRETMEN GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI Olayın 8 Ocak 2026 tarihinde basın ve sosyal medyada gündeme gelmesi üzerine İzmir Valiliği tarafından idari soruşturma başlatıldı. Valilikten yapılan açıklamada, iddialar doğrultusunda öğretmen D.T.’nin görevden uzaklaştırıldığı ve hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi. “İNSAN TİCARETİ” SUÇLAMASIYLA GÖZALTI Valiliğin suç duyurusu sonrası İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında öğretmen D.T., öğrencileri evine götürerek temizlik işlerinde çalıştırdığı iddiasıyla “insan ticareti” suçlamasıyla polis ekiplerince gözaltına alındı. SORUŞTURMA DOSYASINDA DİKKAT ÇEKEN İDDİALAR Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre; öğrencilerin gün boyunca öğretmenin evinde koli taşıma, eşya toplama ve temizlik gibi işlerde çalıştırıldığı, gün sonunda ise yiyecek ya da ulaşım imkânı sağlanmadığı iddia edildi. Öğrencilerin Bayraklı TOKİ bölgesinden Şehir Hastanesi yönüne kadar yürüdükleri, daha sonra kendi imkânlarıyla evlerine döndükleri öğrenildi. Veliler tarafından sunulan şikâyet dilekçelerinde, öğretmenin evinde çekildiği öne sürülen ve öğrencilerin bulunduğu ortamda sigara ve alkol şişelerinin yer aldığı fotoğrafların da delil olarak dosyaya girdiği belirtildi. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma sürüyor.

Batman’ın köyünden imkânsızlıkları aştılar: Bir köyden 53 doktor, yüzlerce öğretmen çıktı Haber

Batman’ın köyünden imkânsızlıkları aştılar: Bir köyden 53 doktor, yüzlerce öğretmen çıktı

Batman’ın Hasankeyf ilçesine bağlı Kayıklı köyü, sınırlı imkânlarına rağmen eğitime verdiği önemle dikkat çekiyor. Bir dönem güvenlik gerekçesiyle boşaltılan ve bugün yalnızca 30 hanenin yaşadığı köyden, son 20 yılda onlarca doktor, yüzlerce öğretmen ve çok sayıda meslek sahibi birey yetişti. GÜVENLİK NEDENİYLE BOŞALTILDI, EĞİTİMLE AYAKTA KALDI Geçmişte Siirt merkeze bağlı olan Kayıklı köyü, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı’nın yapımının ardından 2017 yılında Batman’ın Hasankeyf ilçesine bağlandı. Dicle Nehri kıyısında yer alan köy, 1993 yılında güvenlik gerekçesiyle boşaltıldı. O dönem 130 hane ve yaklaşık 550 nüfusa sahip olan köy, yoğun göç verdi. SALLARLA OKULA, YATILI OKULLARLA GELECEĞE Ulaşımın son derece zor olduğu dönemde köylüler, Dicle Nehri’ni kendi imkânlarıyla yaptıkları sallarla geçerek çocuklarını Siirt ve çevre illerdeki yatılı okullara göndermek zorunda kaldı. Köyde tarım imkânlarının sınırlı olması ve temel geçim kaynaklarının fıstık ile sarımsaktan ibaret olması, eğitimi tek çıkış yolu hâline getirdi. İMKÂNSIZLIKTAN BAŞARIYA Birleştirilmiş sınıflarda eğitim alan öğrenciler, daha sonra devletin sunduğu yatılı eğitim imkânlarından yararlanarak öğrenimlerini sürdürdü. Zorlu şartlar, çocukların motivasyonunu artırdı. Son 20 yılda köyden: 53 doktor, Yaklaşık 100 sağlık çalışanı, 20 avukat, 150 öğretmen ve çok sayıda mühendis yetişti. MUHTAR: “ÇOCUKLARIMIZLA GURUR DUYUYORUZ” Kayıklı köyü muhtarı Müslüm Bulat, köyde eğitimin her zaman öncelik olduğunu belirterek, “Öğrencilerimiz eskiden yatılı okuyordu. Doktor, öğretmen, avukat çıkan çocuklarımızla gurur duyuyoruz. Şimdiki çocuklar da ağabeylerini ve ablalarını örnek alacak” dedi. Bulat, geçen yıl üniversite sınavını kazanan iki öğrencinin tıp fakültesine yerleştiğini de söyledi. “EĞİTİME ULAŞMAK BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİYDİ” Batman’da görev yapan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Mehmet Beşir Yıldırım, köyde birleştirilmiş sınıfta okuduğunu belirterek, ulaşımın zorluğu nedeniyle eğitimin köy halkı için çok kıymetli olduğunu söyledi. Yıldırım, yatılı okullarda sağlanan çalışma ortamının başarıda büyük rol oynadığını ifade etti. YOKLUK İÇİNDE OKUYAN BİR NESİL Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Selim Mamiş ise, sekiz çocuklu bir ailede büyüdüğünü ve iki aileyle birlikte iki odalı bir evde yaşadıklarını anlatarak, “İmkânsızlıklar okumaya engel değildir. Biz bunu yaşayarak gördük” dedi. MİLLİ EĞİTİM: “KAYIKLI ÖRNEK BİR KÖY” Batman İl Milli Eğitim Müdürü Yaşar Ciğer de Kayıklı köyünün eğitime verdiği önemle örnek olduğunu belirterek, “50’yi aşkın doktor, 150’ye yakın öğretmen yetiştiren bu köy, zor şartların nasıl aşılabileceğini gösteren çok kıymetli bir örnektir” ifadelerini kullandı.

Kız öğrencilere cinsel istismar uyguladığı iddia edilen öğretmene 130 yıl hapis Haber

Kız öğrencilere cinsel istismar uyguladığı iddia edilen öğretmene 130 yıl hapis

Kartepe'deki bir kolejde sınıf öğretmenliği yapan M.A. (45) iddiaya göre, 2023-2024 yılları arasında 12 yaşından küçük 6 kız öğrencisine cinsel istismarda bulundu. M.A.'nın, "Sizi ödüllendireceğim" diyerek sınıftakileri dışarıya çıkardığı ve bazı öğrencileri kucağına almak suretiyle taciz ettiği iddia edildi. Öğrencilerin durumu ailelerine anlatmasıyla konu polise intikal etti. M.A., 6 ailenin şikayeti üzerine 7 Ocak'ta gözaltına alındı. İfadesi alınan öğretmen M.A'nın emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcı karşısına çıkarılan öğretmen 8 Ocak'ta tutuklanarak cezaevine gönderildi. 84 YIL 6 AYDAN 204 YIL 5 AYA KADAR KADAR HAPİS Sanık, 2023-2024 yılları arasında '12 yaşından küçük mağdurların cinsel istismarı', 'basit tehdit', '12 yaşını tamamlamayan çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçlarından yargılanırken, iddianamede 84 yıl 6 aydan 204 yıl 5 aya kadar kadar cezalandırılması istendi. Dava sürecinde mağdur çocuklar, sınıf öğretmenlerinin kendilerine müstehcen hareketlerde bulunduğunu dile getirdi. "HİÇ KİMSEYE KARŞI CİNSEL İÇERİKLİ VEYA UYGUNSUZ HİÇBİR DAVRANIŞIM OLMAMIŞTIR" Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık M.A., mağdur çocukların aileleri ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz hakkı verilen sanık M.A., hakkındaki suçlamaları reddetti. Okulun fiziki yapısının iddia edilen eylemlerin gerçekleşmesine uygun olmadığını savunan M.A., "Odalar şeffaftır, kapılar camlıdır ve çocuklar benim her hareketimi görmektedir. Böyle bir eylemin gizlice yapılması mümkün değildir. Yapılmış olsaydı çocuklar bunu açıkça anlatırlardı. Meslek hayatım boyunca hiçbir zaman hiçbir öğrenciyi kucağıma almadım. Kimseye sır vermedim, özelimi göstermedim ve kimsenin özel alanına müdahalede bulunmadım. Hiç kimseye karşı cinsel içerikli veya uygunsuz hiçbir davranışım olmamıştır. Böyle biri olsaydım, aile yaşantım da bu durumu yansıtır ve çevrem tarafından fark edilirdi" dedi. "HAYATIM BOYUNCA İYİ BİR İNSAN VE İYİ BİR ÖĞRETMEN OLARAK GÖREV YAPTIM, VİCDANIM RAHATTIR" M.A., savunmasına şöyle devam etti: "Öğrenciler zaman zaman boynuma sarılmış, şaka amaçlı bana güç uygulamışlardır. 20 yıllık meslek hayatım boyunca sevilen, aranan ve öğrencilerini başarıya ulaştırmış bir öğretmen oldum. Hakkımda daha önce yapılmış hiçbir şikayet bulunmamaktadır. Aksine çocuklar ve aileleri memnuniyetlerini defalarca ifade etmiş, mesajlarla da belirtmişlerdir. Eğer iddia edilen türden bir davranışım olsaydı, aileler çocuklarını bana emanet etmez, beni tercih etmezlerdi. Ben çocukların eğitimine katkı sağlamak için gece gündüz çalıştım, sorularını çözdüm, özel durumlarında rehberlik edilmesi istendiği için onları sürekli gözlemledim ve gerekli gördüklerimi rehberliğe bildirdim. Buna rağmen, kendi yaşadıkları sorunları bana yansıtarak beni suçlamaya çalışmaktadırlar. Bu suçlamaların tamamı iftira ve karalama niteliğindedir. Sağlık sorunlarım nedeniyle zaman zaman zorluklar yaşadım ve temiz kalabilmek için yanımda bazı kişisel eşyalar bulunduruyordum. Bu durumların hiçbirinin suçlamalarla bir ilgisi yoktur. Ben iyi bir babayım. Eşimin ve kızımın bana ihtiyacı vardır. Haksız yere suçlandığım bu süreçte beraatımı talep ederim. Hayatım boyunca iyi bir insan ve iyi bir öğretmen olarak görev yaptım, vicdanım rahattır." ÖĞRETMENE 130 YIL HAPİS CEZASI VERİLDİ Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık M.A.'yı 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan toplam 130 yıl hapis cezasına çarptırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.