#Ömer Çelik

İLKHABER-Gazetesi - Ömer Çelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Çelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ömer Çelik'ten Ahmed Şara’ya “terörist” diyen DEM Parti’ye yanıt: ''Sanki destekledikleri örgüt kanarya sevenler derneği'' Haber

Ömer Çelik'ten Ahmed Şara’ya “terörist” diyen DEM Parti’ye yanıt: ''Sanki destekledikleri örgüt kanarya sevenler derneği''

Ömer Çelik, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin birbirinden ayrılamayacağını belirten Çelik, terör örgütü PKK’nın tüm uzantılarıyla silah bırakması ve kendini feshetmesi gerektiğini söyledi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen MKYK toplantısının ardından parti genel merkezinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çelik, toplantıda iç ve dış politikadaki gelişmelerin, Gazze ve Suriye’deki son durumun, TBMM çalışmalarının ve saha programlarının ele alındığını ifade etti. Terörle mücadele konusunda net mesajlar veren Çelik, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramları birbirinden ayrılamaz. PKK’nın sadece Türkiye’de değil, Suriye, Irak, İran ve Avrupa’daki tüm uzantılarıyla birlikte kendini feshetmesi ve silah bırakması gerekir.” dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “SDG Kürtleri temsil ediyor” sözlerine de sert tepki gösteren Çelik, bu ifadelerin bir itiraf niteliğinde olduğunu savundu. Çelik, “Bu cümleleri kuranların gündeminde Kürtler yok, sadece örgütler var. Kimin hangi örgütü desteklediği ortada. Sanki destekledikleri örgüt kanarya sevenler derneği.” ifadelerini kullandı. SURİYE VE TERÖR VURGUSU Suriye’deki gelişmelere de değinen Çelik, Türkiye’nin temel yaklaşımının “tek Suriye, tek ordu” ilkesi olduğunu belirtti. Hiçbir terör örgütünün, adı veya kullandığı harfler ne olursa olsun Suriye’de varlık göstermemesi gerektiğini vurgulayan Çelik, DEAŞ’la mücadelenin de kesintisiz sürmesi gerektiğini söyledi. Çelik, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Kürtlerin haklarını güvence altına alan kararnamenin önemli bir adım olduğunu belirterek, “Bu kararname, Kürt kardeşlerimizin dilinin, kültürünün ve kimliğinin devlet düzeyinde garanti altına alınması açısından sevindiricidir.” dedi. “TERÖR ÖRGÜTLERİ KİMSENİN TEMSİLCİSİ OLAMAZ” Terör örgütlerinin herhangi bir etnik grubun temsilcisi gibi gösterilmesinin son derece yanlış olduğunu ifade eden Çelik, “Birinin çıkıp ‘SDG Kürtleri temsil ediyor’ demesi ne kadar hastalıklıysa, ‘DEAŞ Arapları temsil ediyor’ demek de o kadar hastalıklıdır. Terör örgütleri kimsenin temsilcisi olamaz.” şeklinde konuştu. Çelik, açıklamasında Gazze ve İran başlıklarına da değinerek, Gazze’nin bir emlak değil, bir vatan olduğunu vurguladı; İran’a yönelik dış müdahalelere ise karşı olduklarını ifade etti.

Ömer Çelik: Bu bir Arap-Kürt çatışması değil Haber

Ömer Çelik: Bu bir Arap-Kürt çatışması değil

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Dış politikada çok yoğun gelişmelerin olduğu bir dönemden geçildiğini söyleyen Çelik, "İsrail’in işgalci, yayılmacı ve kaos çıkartan siyaseti maalesef bölgeyi tehlikeye attığı gibi yakın bölgemizin uzağına da ulaşan bir sonuç doğuracak şekilde en son ‘Somaliland’in tanınması’ şeklinde kendisini gösterdi. Somali'nin bir parçası olan Somaliland'in İsrail tarafından tanınmasının bir takım başka siyasetlerin ipucu olduğunu, ön gelişmesi olduğunu görüyoruz. Özellikle deniz ticareti açısından oradaki bölgenin kontrol edilmesi açısından Yemen’deki gelişmelerle birlikte okuduğumuzda daha karanlık birtakım siyasetlerin takip edildiğini görüyoruz. Buna bütün dünya etkili bir şekilde karşılık vermelidir" ifadelerini kullandı. "DIŞARIDAN YAPILAN MÜDAHALELERLE DEĞİL, İRAN’IN KENDİ ÖZ DİNAMİKLERİYLE ÇÖZÜLMESİ GEREKEN MESELELERDİR" Türkiye’nin komşusu İran’da kaosun olmasını arzu etmediklerini dile getiren Çelik, "İran toplumunda ve devlet hayatında bazı sorunlar olduğunu da yok saymıyoruz. Bu sorunların çözülmesi İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın da ifade ettiği gibi İran toplumunun kendi milli iradesi ile gerçekleşmelidir. Dışarıdan yapılacak müdahalelerin daha kötü sonuçlar doğuracağını, özellikle İsrail’in kışkırtmasıyla ortaya çıkacak birtakım müdahalelerin daha büyük krizlere yol açacağını ön görüyoruz. İran’da istikrarın önemini vurguluyoruz. Dışarıdan yapılan müdahalelerle değil, İran’ın kendi öz dinamikleriyle çözülmesi gereken meselelerdir. Şu anda İsrailli yetkililerin İran’a dönük sözlerine baktığımızda bütün bölgede daha büyük sıkıntılar oluşturacak vahşi tutum içerisine girdiklerini görüyoruz" dedi. "VENEZUELA HALKININ BARIŞ İÇİNDE MUTLU BİR GELECEĞE SAHİP OLMASI İÇİN TÜRKİYE HER ZAMAN YANLARINDADIR" Venezuela’daki müdahalenin oluşturduğu etkilerin devam ettiğini kaydeden Çelik, "Biz her zaman Venezuela halkının yanındayız. Her zaman dış müdahaleler olumsuz sonuçlar doğuruyor. Aynı şekilde bundan sonrasında Latin Amerika’nın başka ülkelerini de etkileyen açıklamaların yapılması son derece olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Bu ülkelerin bağımsızlığına, egemenliğine, iç barışına ve istikrarına dönük adımların atılmaması gerektiğini net bir şekilde ifade ediyoruz. Venezuela halkıyla dayanışmamızı bir kez daha buradan ifade etmiş olalım. Venezuela halkının barış içinde mutlu bir geleceğe sahip olması için Türkiye her zaman yanlarındadır" diye konuştu. "SURİYE HÜKÜMETİ TAVRINI ORTAYA KOYDU" SDG terör örgütünün 10 Mart mutabakatına uyması gerektiğini ve bir ülkede iki ordunun olmayacağını ifade ettiklerini hatırlatan Çelik, "Şimdi sivil yerleşim alanlarına saldırdılar, konutlara saldırdılar ve pek çok kamu kurumuna saldırarak sıkıntılı bir tablo ortaya çıkardılar. Suriye hükümeti tavrını ortaya koydu. Bundan sonrasının istikrarla sonuçlanması gerektiği en önemli temennimizdir" ifadelerini kullandı. "SDG SOYKIRIMCI SİYASET ODAKLARI TARAFINDAN CESARETLENDİRİLMEKTEDİR" SDG'nin Suriye'de ortaya koyduğu tutumu 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölge hedefini sabote etmeye dönük bir girişim olarak niteleyen Çelik, "Bu sabotaj sonuçsuz kalmıştır. Bütün bu gelişmeler hedeflerin ne kadar kıymetli olduğunu net bir şekilde göstermiştir. SDG’nin kendisini Suriye kürtlerinin hakkını savunuyor gibi göstermesinin hiçbir geçerliliği yoktur. Suriye kürtlerinin bir terör örgütüne indirgenmesi onlara yapılacak en büyük haksızlıktır. Suriye kürtleri, Suriye’nin eşit ve ayrılmaz parçasıdır. Suriye’nin geleceğinde de güçlü bir yere sahip olması en büyük arzumuzdur. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, Suriye’nin egemenliğinin korunması bizim açımızdan hassas konulardır. 10 Mart mutabakatına uymaları halinde hiçbir sorun kalmayacaktır. 10 aydır SDG’nin çeşitli müzakere alanlarından kaçtığını, sürece karşı tutum sergilediğini görüyoruz" ifadelerine yer verdi. "BU BİR ARAP-KÜRT ÇATIŞMASI DEĞİL" Çelik, 10 ay boyunca SDG’nin herhangi bir şekilde olumlu yaklaştığı tek bir konunun olmadığına dikkati çekerek, "SDG’nin birtakım odaklar tarafından cesaretlendirilerek saldırılar düzenlemesi sebebiyle Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin riske atıldığını net bir şekilde görüyoruz. Bu bir Arap-Kürt çatışması değil. Birtakım terör örgütü odakları bunu bir Arap-Kürt çatışması gibi sunuyor. Bu çok tehlikeli bir yaklaşım" açıklamasında bulundu. "BATI ŞERİA’DA VE DOĞU KUDÜS’TE İSRAİL’İN SALDIRGAN FAALİYETLERİ DEVAM ETMEKTEDİR" Yapılan ateşkes anlaşmasından sonra İsrail’in sarı hattı Gazze içerisinde yeni bir sınır haline getirmeye çalıştığını aktaran Çelik, "Bu son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, Gazze’nin işgalinin meşrulaştırılmaya çalışılmasıdır. Bu söz konusu olamaz. Batı Şeria’da ve Doğu Kudüs’te İsrail’in saldırgan faaliyetleri devam etmektedir. Bu çerçevede uluslararası toplumun daha net ve güçlü mesajlar vermesinde fayda vardır" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başta Gazze olmak üzere dış politikaya ilişkin yoğun bir temas trafiği olduğunu söyleyen Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’de meydana gelen olayların ardından Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiğini belirtti. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SURİYE İÇERİSİNDE KÜRT KARDEŞİMİZE, ALEVİ, Şİİ KARDEŞİMİZE KÖTÜ GÖZLE BAKILMASININ KARŞISINDA ÖNCE BİZ DURURUZ" Bir gazetecinin Suriye’de Arap-Kürt çatışmasının kışkırtılmaya çalışılıp çalışılmadığını sorması üzerine Çelik, "Suriye’de terör örgütü sözcüleri, gerek Avrupa’dan, gerek Suriye’den, gerek Kandil’den konuşanlar, 'Suriye’de bir Arap-Kürt çatışması tetiklendi' şeklinde sözler söylüyorlar. Orada aslında Arap-Kürt çatışması söz konusu değil ama bunu tetiklemeye çalışan bir odak varsa bunun SDG olduğu net bir şekilde görülüyor. Suriye içerisinde Kürt kardeşimize, Alevi, Şii kardeşimize kötü gözle bakılmasının karşısında önce biz dururuz. Suriye hükümeti ile de bu konuda mutabıkız. Bu hassasiyetler Türkiye tarafından iletiliyor. Dolayısıyla burada herhangi bir Dürzi kardeşimize, Alevi, Şii kardeşimize kötü gözle bakanın karşısında en önde Türkiye Cumhuriyeti durur. Kendisine Kürt’ün, Dürzi’nin ya da Alevi’nin, Şii’nin temsilcisiyim diyenlerin aslında Kürt’le, Dürzi ile, Alevi ve Şii ile bir alakası yok. Onlar terör faaliyetleri yapmaya çalışıyorlar. Bu faaliyetler neticesinde kendilerine müdahale edildiği zaman sanki bir mezhep grubuna müdahale edilmiş gibi bunu sunmaya çalışıyorlar" cevabını verdi. "BİR PARTİ GENEL BAŞKANININ KENDİ PARTİSİNİ BAAS REJİMİ İLE AYNE YERE KOYMASI ÇOK YANLIŞTIR" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Baas rejiminin çökmesinin ardından CHP ve DEM Parti’nin bölgenin seküler iki partisi olduğu yönündeki ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Özel’in bu açıklamasını son 10 yılda yapılmış en vahim açıklama olarak değerlendiriyorum. Bir parti genel başkanının kendi partisini Baas rejimi ile mukayese ederek aynı yere koyması gibi yaklaşımının çok yanlış, sıkıntılı olduğunu ve CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımıza da büyük haksızlık olarak değerlendiriyorum" dedi. "ÖZGÜR ÖZEL ARTIK KENDİNCE BİR TÜR FALCILIĞA BAŞLAMIŞ" Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yağmur yağmasın diye dua ettiğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine ise Çelik, şu cevabı verdi: "Özgür Özel artık kendince bir tür falcılığa başlamış. Bilmediği konularda konuşuyor. Kendi belediyelerinin beceriksizliğini örtme bakımından söylemeyeceği yalan olmadığını, burada da bir sınır tanımadığını gösteriyor. Cumhurbaşkanımızın açık bir şekilde milletimize hitap ederken yaptığı dualar her zaman milletimizin, bölgemizin hayrı içindir." "BAŞTAN BERİ AB’NİN, YUNANİSTAN’IN VE GÜNEY KIBRIS’IN ESİRİ OLMASININ AB’Yİ NE KADAR KÜÇÜK BİR ALANA HAPSETTİĞİNİ SÖYLEDİK" AB dönem başkanlığının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne geçmesinin sorulması üzerine Çelik, "Biz baştan beri AB’nin, Yunanistan’ın ve Güney Kıbrıs’ın esiri olmasının AB’yi ne kadar küçük bir alana hapsettiğini ve AB’nin küresel bir güç olmaktan bu şekilde çıktığını söyledik. Bugün gelinen noktada AB, Grönland tartışmalarına, Ukrayna-Rusya çerçevesinde çıkan tartışmalarına, güvenlik garantileri tartışmalarına ve NATO çerçevesindeki tartışmalarına bakıldığında Türkiye’nin ‘AB bu şekilde küresel güç olamaz’ tezinin ispatlandığı dönemden geçiyoruz. Bu vizyonsuzluk esasında Türkiye’ye dönük genişleme perspektifinin durdurulmasıyla başladı ama ondan öncesinde Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın marjinal tezlerinin AB tezi olarak sunulmasından dolayı ortaya çıktı. Güney Kıbrıs yönetimi görevi devralma sırasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dönük olarak ‘işgal’, ‘ilhak’ ve ‘bölünme’ gibi ifadeler kullanıyor. Bunların hepsi gayrimeşru ifadelerdir. Buradaki esas ilhak 1963’te Rum kesiminin anayasayı ve Kıbrıs Türkünün haklarını gasp ederek ortaya koyduğu işgal ve ilhaktır" ifadelerini kullandı. DEM Parti heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmek için bir talebinin olup olmadığının sorulması üzerine Çelik, "Şu anda kesinleşmiş bir takvim yok" dedi.

Ömer Çelik: "Suriye'de 'tek devlet, tek ordu' ilkesi herkesin hakkını koruyacak tek çerçevedir Haber

Ömer Çelik: "Suriye'de 'tek devlet, tek ordu' ilkesi herkesin hakkını koruyacak tek çerçevedir

Halep'te terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı YPG ile Şam yönetimi arasında yaşanan çatışmalar Ankara tarafından yakından takip ediliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye'nin iç barışının ve toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önem taşıdığını vurguladı. Bölge barışı için Suriye'nin bütünlüğünün "stratejik bir anahtar" niteliğinde olduğunu belirten Çelik, çözüm adresinin "Tek devlet, tek ordu, tek Suriye" ilkesi olduğunu ifade etti. "DEVLET DIŞI SİLAHLI GRUPLAR KÖTÜ NİYETE HİZMET EDER" Suriye'de iki başlılığın veya devlet dışı silahlı yapıların kabul edilemez olduğunu dile getiren Çelik, bu durumun yalnızca kötü niyetli güç odaklarının işine yarayacağını söyledi. Çelik, "Gerçek barış, birlik içinde bir Suriye’den geçer. 'Tek devlet, tek ordu' ilkesine karşı silah çekenlerin yabancı güç odaklarına hizmet ettiği açıktır. Emperyalizme ve siyonizme hizmet eden terör projelerinin birtakım kavramlarla yapılan 'siyasi makyajlar'la örtülmesi mümkün değildir" diye konuştu. "KARDEŞLİK SİYASETİ İLE KUCAKLIYORUZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye politikasının etnik ve mezhebi ayrımlara karşı "kardeşlik siyaseti" üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: "Suriye’de Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün kardeşlerimizin geleceği aynı istikamete bakmaktadır. Başka yöne bakmaya çalışanların ortak geleceğe suikast girişiminden başka bir işlevi yoktur. Suriye’deki herkesin ortak geleceğe sahip olduğu kapsayıcı yaklaşımlar herkesin yararınadır."

Ömer Çelik: Bir ülkede iki ordu olmaz Haber

Ömer Çelik: Bir ülkede iki ordu olmaz

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partinin kongre merkezinde gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken kameralar karşısına geçti. Gündemdeki sıcak başlıkları değerlendiren Çelik, terörle mücadeleden dış politikaya, meclisteki gerginlikten parti içi meselelere kadar kapsamlı açıklamalarda bulundu. TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ VE İTTİFAK UYUMU Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları hakkında bilgi veren Çelik, sürecin olumlu ilerlediğini belirtti. Çelik, Cumhur İttifakı'nın uyumuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Cumhur İttifakı üyeleri olarak hem bizim hem de Milliyetçi Hareket Partisi’nin verdiği raporlarda ortaya koyulan ilkeler ortaktır ve benzerdir. Yaklaşımlar ve değerlendirmeler konusunda büyük bir oranda uyum vardır. Bu da Cumhur İttifakı açısından, böylesine büyük bir meselenin çözümü için Türkiye’yi terörsüz günlere ve bağlantılı olarak bölgemizi terörsüz bir ortama kavuşturmak amacıyla takip edilen bir iradeyi ifade etmektedir. Şimdiye kadar yol haritası işlemiştir." SİLAHLARIN BIRAKILMASI SÜRECİ Terörle mücadelede gelinen noktayı ve gelecek beklentilerini aktaran Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Arkadaşlarımız da aynı şekilde, bu bütçe vesilesiyle yapılan konuşmalarda bunu net bir biçimde ortaya koymuşlardır. Önümüzdeki dönemde şimdiye kadar boşaltılan mağaralar vardır, sembolik düzeyde bırakılan silahlar vardır. Önümüzdeki dönemde silahların bırakılması, silahların yakılması konusunda atılacak adımlar; terör örgütünün fesih sürecinin fiilî olarak görülebildiği, tespit ve teyit edilebildiği birtakım raporların ve gözlemlerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Bu durum, birçok konuyu son derece kolaylaştıracaktır." Geçmişte yaşanan darbe girişimlerine de değinen Çelik, şu ifadeleri kullandı: "Cumhurbaşkanımızın o gün ortaya koyduğu şaşmaz irade, hiçbir tereddüt göstermeden sergilediği güçlü duruş; hem 17-25 Aralık’ta hem de 15 Temmuz gecesi bu girişimlerin bertaraf edilmesini sağlamıştır. Dolayısıyla burada, belki de Türk devlet hayatının, siyasi hayatımızın ve toplumsal hayatımızın en büyük tehlikelerinden biri bu şekilde savuşturulmuş oldu." İSRAİL'İN SARI HAT PLANI VE İLHAK ELEŞTİRİSİ Dış politika gündeminde İsrail'in Gazze'deki uygulamaları vardı. Ateşkes sürecini zora sokan adımlara tepki gösteren Çelik, sahadaki durumu şöyle özetledi: "Şu ana kadar Gazze’nin yüzde 58’i fiilen işgal altındadır. Burada tabii birtakım hatlar oluşturulmuştur. Bunlardan biri ‘Sarı Hat’tır. Aslında ‘Sarı Hat’, ateşkese ulaşmak için gerekli askerî önlemlerden biri olarak ortaya konulmuştur. Ancak İsrail Genelkurmay Başkanı’nın ‘Sarı Hat yeni sınırdır’ demesi, aslında ateşkesin tam zıttına bir açıklamadır. Bu, ateşkese hizmet eden değil; tam tersine Sarı Hat’ı bir ilhak olarak konumlandıran bir açıklamadır. Bu durum, ateşkesin bütün mekanizmalarına ve ateşkese ulaşmak için işletilmesi gereken yol haritasının tüm dinamiklerine aykırıdır. Dolayısıyla burada, ‘Sarı Hat’ başta olmak üzere bütün bu hatların aslında geçici bir askerî önlem olduğunu ve ateşkese ulaşmak amacıyla oluşturulduğunu unutmamak gerekir." KABİNEDE GÖRÜŞ AYRILIĞI İDDİALARI Bir gazetecinin AK Parti Milletvekili Galip Ensarioğlu'nun Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı hedef aldığı yönündeki iddiaları sorması üzerine Çelik, kabine ve parti içindeki uyumu vurguladı. Çelik, konuya ilişkin şu yanıtı verdi: "Cumhurbaşkanımızın, devletimizin başı olarak çizdiği dış politika çizgisi; hem kabinedeki bütün arkadaşlarımız tarafından hem de genel başkanımız olarak partimiz tarafından aynen takip edilmektedir. SDG konusunda da bakanlarımız arasında ya da parti yetkililerimiz arasında herhangi bir görüş ayrılığı ya da görüş farklılığı yoktur. Aynı şekilde, kabinedeki hiçbir arkadaşımızın Cumhurbaşkanımızın iradesi dışında bir faaliyeti ya da söylemi söz konusu değildir. Bu konuda görüşümüzü baştan beri söylüyoruz. Bu çerçevede Dışişleri Bakanımızın söyledikleri de Cumhurbaşkanımızın iradesinin bir neticesidir. Millî Savunma Bakanımızın ve Millî İstihbarat Teşkilatımızın yürüttüğü faaliyetler de bu iradenin ve bu çerçevenin içerisindedir. Bizim burada yaptığımız açıklamalar da aynı şekilde bu iradenin kapsamındadır. Bütün bunlar, siyaset yapıcı kurumlar tarafından olgunlaştırılarak Cumhurbaşkanımıza; çeşitli güvenlik ve değerlendirme toplantıları vesilesiyle arz edilmektedir. Konular en stratejik ayrıntılarına kadar ele alınmakta, bir çerçeve oluşturulmakta ve en sonunda devletimizin başı olarak Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatlar yerine getirilmeye çalışılıyor. Dolayısıyla burada bakanlarımız arasında ya da parti ile kabine arasında bir çelişki aramak doğru değildir. Zaman zaman bazı yorumlar görüyoruz; 'şu kişi sert konuşuyor, bu kişi yumuşak konuşuyor' deniliyor. Böyle bir durum söz konusu değildir. Tutumumuz nettir. Bu nedenle; Dışişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı arasında, bu konuda herhangi bir ayrım ya da farklı bir yöne bakma söz konusu değildir. Biraz önce bahsettiğim mekanizma çerçevesinde, devletimizin başı olan Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ve verdiği talimatlar yerine getirilmektedir. Galip bey bugün bir açıklama yapmış, kendisinin başka bir şeyi kastederek bu sözleri söylediğini, burada herhangi bir bakanımızı kastetmediğini ifade ediyor." SDG VE İKİ ORDU MESELESİ Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in açıklamaları üzerinden SDG’nin entegrasyonu konusuna değinen Çelik, bu talebi kesin bir dille reddetti. Çelik, bu konudaki tehlikeye şu sözlerle işaret etti: "SDG tarafından zaman zaman şu yönde talepler gelmektedir; ‘biz blok hâlinde, özel bir güç olarak sistemin parçası olalım.’ Ancak bunu daha önce de söyledik; bunun ne anlama geldiğini başka ülkelerde görüyoruz. Bir ülkede iki ordu olmaz, iki silahlı güç olmaz. Ordu düzeyinde iki silahlı güç olacağı düşünülüyorsa bunun sonu iç savaş senaryosudur. Böyle bir senaryoda Araplar kaybeder, Türkmenler kaybeder, Kürtler kaybeder; Aleviler, Sünniler, Nusayriler, Ezidiler, Şiiler herkes kaybeder. Bizim arzu ettiğimiz ise Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın birlikte kazandığı; kardeşçe, onurlu, refah ve barış dolu bir geleceğin bölgemizde inşa edilmesidir. Dolayısıyla ‘10 Mart mutabakatını kabul ediyorum ama bunu bloklar hâlinde uygularım’ demek, aslında ordu içinde yeni bir ordu olarak faaliyet göstereceğim demektir ki bunun ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Bu sözlerin söylenmesinin sebebi maalesef bir yanlışlıktır." ASKERİ HAREKAT HAZIRLIĞI 10 Mart Mutabakatı'na uyulmaması durumunda olası bir operasyon ihtimalini değerlendiren Çelik, TSK'nın hazır olduğunu belirtti. Çelik, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye’nin milli güvenliğini sağlamak için askeri ve diğer alanlardaki hazırlığı her zaman var, bunda bir problem yok. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iki-üç gün, iki-üç hafta ya da iki-üç ay beklemesine bile gerek yok. Şu anda Cumhurbaşkanımız ‘başkomutan’ olarak emir verdiği anda silahlı kuvvetler, bunu yerine getirecek hazırlıklara sahiptir. Biz, bunlara ihtiyaç kalmamasını istiyoruz. Bunlara ihtiyaç duyulduğu zaman bu tereddütsüz yerine getirilir." DEM PARTİ İLE GÖRÜŞME TALEBİ DEM Parti'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan randevu talep edip etmediği sorusuna da yanıt veren Çelik, süreci şöyle anlattı: "Cumhurbaşkanımızdan randevu isteyeceklerini ifade ettiler, henüz onunla ilgili bir takvim yok. Biz, bu tip görüşmelerde bir araya geldiğimizde gerçekten nezaket içerisinde herkes görüşlerini en kapsamlı bir şekilde söylüyor. Bu seferde aynı şekilde onlar da biz de görüşleri nezaketli bir şekilde söyledik. Ortak düşündüğümüz noktalar, ortak düşünmediğimiz noktalar var. Komisyona verdiğimiz raporda ortaya koyduğumuz ilkeler doğrultusunda, eğer orta yollar bulunabilirse, bunun önümüzdeki dönemde ilerlemeyi kolaylaştırabileceğini düşünüyoruz." MECLİSTEKİ ARBEDE VE KINAMA TBMM'de yaşanan gerginlik ve AK Parti milletvekili İshak Gazel'e yönelik saldırı girişimi de gündemdeydi. Olayı kınayan Çelik, şunları kaydetti: "Siyasette zaman zaman tansiyon yükselebiliyor. Keşke bu tansiyon hiçbir zaman fiziki şiddete dönüşmese ama dün maalesef İshak arkadaşımıza yönelik çok açık bir şiddet eylemi gerçekleştirildi. Sözün cevabı sözle verilir. Bir kişi beğenmediği bir durumu sözle ifade edebilir. Ancak İshak arkadaşımıza yönelik gerçekleştirilen bu eylemi en güçlü şekilde kınıyoruz. Akşam kendisiyle beraberdik. İshak bey, ortamı yatıştırmak ve tarafları ayırmak amacıyla oradayken, ismini anmak istemediğim bir kişi tarafından saldırıya uğramıştır. Sonrasında CHP Grup Başkanvekilleri gelerek üzüntülerini ifade ettiler. Bunu önemli buluyoruz. Ancak esas olan, İshak beye yapılan bu saldırının hiçbir şekilde kabul edilemez bir barbarlık ve vandallık. Bunun için açık bir özür dilenmesi son derece önemlidir. Ayrıca bu barbarlığı ve vandallığı gerçekleştiren kişiyle ilgili olarak CHP tarafından bir ceza sürecinin işletilmesi de Meclis’in itibarı ve mehabeti açısından son derece kıymetli olacaktır." CHP VE ATATÜRK TARTIŞMASI Son olarak CHP ile yaşanan Atatürk tartışmalarına değinen Çelik, muhalefetin bu konuyu istismar ettiğini savundu. Çelik, eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi: "Sık sık tartışma şu noktaya getirilmektedir: Cumhuriyet Halk Partisi adına konuşanlar, 'Biz Atatürk’ün partisiyiz, Cumhuriyet’i kuran partiyiz' demektedir. Atatürk’ün genel başkanlığını yaptığı bir partinin devamı olmak ki bunun da ayrıca tartışılması gereken boyutları vardır bugünkü yöneticilerin ya da siyasi faaliyette bulunanların bütün yanlışlarını örtmek için bir gerekçe olamaz. Biz bugün yapılan bir yanlıştan, yanlış bir politikadan, yanlış bir davranıştan söz ediyoruz. Ancak hemen konu buraya çekiliyor. Dün grup başkanımız da sordu; ‘eğer Atatürk’ün partisiyiz diyorsanız ve bizi suçluyorsanız, ikinci genel başkanınız Cumhurbaşkanı olduğunda neden Atatürk’ün ismini ve resmini paradan kaldırdı?’ Bu açık bir sorudur. Demek ki her alanda, pür bir şekilde ‘Atatürk’ün partisiyiz’ demek, CHP’nin bütün eylemlerini temize çekmiyor. Ben de buradan bir soru sorayım; Atatürk, vasiyetinde kendisine ait olan İş Bankası hisselerinden elde edilen temettülerin Türk Dil Kurumu’na ve Türk Tarih Kurumu’na verilmesini istedi. Ancak CHP bunu defalarca yerine getirmemiş, Atatürk’ün vasiyetine uymamıştır. Bu kurumlar, Atatürk’ün vasiyeti gereği kendilerine verilmesi gereken temettüleri, CHP Atatürk’ün vasiyetine uymadığı için mahkeme kararıyla almak zorunda kaldı. Cep telefonundan 'CHP İş Bankası hisseleri temettü Atatürk' şeklinde arama yapabilir; bu konuda çok uzun bir yargı süreci çıkıyor. Bu nedenle her tartışmada 'Atatürk’ün partisiyiz' demek ya da AK Parti sıralarına dönerek 'Siz Atatürk düşmanısınız' şeklinde bir istismar siyaseti yapmak meseleyi çözmemektedir. Bu sağduyulu bir yaklaşım da değildir."

Şanlıurfa’da 11. Genç Türkiye Forumu: “Terörsüz Türkiye” masaya yatırıldı Haber

Şanlıurfa’da 11. Genç Türkiye Forumu: “Terörsüz Türkiye” masaya yatırıldı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan'la Şanlıurfa'da ‘Terörsüz Türkiye' başlığı altında gerçekleştirilen 11. Genç Türkiye Forumu'na katıldı. Çelik, Türkiye Gençlik STK'leri Platformu (TGSP) tarafından "Gençlerin Terörsüz Türkiye Algısı" temasıyla Şanlıurfa'da düzenlenen 11. Genç Türkiye Forumu'na katıldı. Basına kapalı düzenlenen ve moderatörlüğünü Dilara Sayan'ın yaptığı genel müzakere oturumuna katılan Çelik, çıkışta gazetecilere değerlendirmede bulundu. TGSP'nin çeşitli masalarda gündem başlıklarıyla çalışma yaptığını belirten Çelik, "Genç arkadaşlarımızın yaptığı bir çalışmaya katıldık. Türkiye gençlik STK'ları platformunun çeşitli masalarda son derece önemli gündem başlıklarla yaptığı çalışmalar var. Burada ‘Terörsüz Türkiye' başlığı altında terör ve psikoloji, dış politika, ekonomi, çeşitli psikolojik süreçler gibi çok boyutlu bir çalışma, çeşitli workshoplar halinde çeşitli masalarda gençler tarafından gerçekleştirilmiş. Orada yaptıkları çalışmalar neticesinde ortaya çıkan soruları her masayı temsilen bir kişi o gündemle ilgili olarak gündeme getirdi. Birkaç saattir onlarca soruyu cevapladık. Ortaya çıkan tablo gerçekten genç arkadaşlarımızın, genç kardeşlerimizin Türkiye'nin temel meseleleri, sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi meselelerle ilgili izleyici değil her birinin biraz siyasal özne olarak fikirlerini ortaya koydukları, fikirlerini net bir şekilde tartıştıkları, bunları soruya çevirdikleri neredeyse her bir konuyu 180 derece çerçeveleyecek şekilde 360 derece görecek şekilde bir performans ortaya koydukları bir toplantı oldu. Gerçekten sorular son derece kapsamlı idi ve son derece incelikliydi. Bu soruların belli çalışmalar neticesinde yapıldığı ve bu çalışmaların neticesi olarak ortaya çıktığı çok belli. O yüzden bütün o arkadaşlarımıza tebrik ediyoruz. Bunların tabii bize siyasette de yol göstermesi kesinlikle söz konusu olacak. Bunların bu değerlendirmeleri, bu soru cevapları siyasi çalışmalarımız açısından da yol gösterici olarak, yol haritamızın güçlenmesi açısından ele alacağız. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Bugün de bunun Şanlıurfa'da gerçekleşiyor olmasının da ayrı bir kıymeti var. Buradaki misafirperverlik, organizasyon, genç arkadaşlarımızın Türkiye'nin her yerinden katılmış olması büyük bir zenginlik, benim için de son derece farklı ve son derece verimli bir deneyim oldu" dedi. Toplantı sonrası bir değerlendirmede bulunan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ise "Düzenlenen her bir forumda gençliğin farklı bir gündemini ortaya koyuyoruz. Birçok üniversiteden gençlerimizi bir araya getiriyoruz. Gençler oluşturulan masalarda belirlenen konular üzerinde çalışma yürütüyorlar. Hangi konular hangi bakanlığı ilgilendiriyorsa bunlar paylaşılıyor. Verimli bir toplantı oldu. Herkese teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Programa, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ustaosmanoğlu, gençler ve davetliler katıldı.

Ömer Çelik’in acı günü Haber

Ömer Çelik’in acı günü

AK Parti Adana İl Başkanlığı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in dayısı Hasan Öztopal'ın vefat ettiğini duyurdu. Partiden yapılan yazılı açıklamada, "Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Sn. Ömer Çelik'in dayısı vefat etmiştir" ifadelerine yer verildi. CENAZE TÖRENİ BUGÜN KARSLILAR MEZARLIĞI'NDA Açıklamada, merhum Hasan Öztopal'ın defin işlemlerine ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Cenazenin, 13 Kasım Perşembe (bugün) saat 13.00'te Adana Çukurova ilçesi Karslılar Mahallesi Mezarlığı'nda kılınacak cenaze namazının ardından defnedileceği belirtildi. SİYASİLERDEN BAŞSAĞLIĞI MESAJLARI AK Parti Adana İl Kadın Kolları Başkanı Hacer Söylemez, yayımladığı taziye mesajında, “Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Sn.Ömer Çelik Bakanımızın dayısı vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet; Sn.Bakanımıza, kederli ailesine baş sağlığı ve sabırlar dileriz.” ifadelerini kullandı. AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise, “Parti Sözcümüz Sayın Ömer Çelik’in dayısı Hasan Öztopal amcamızın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve metanet ihsan etsin. Mekânı cennet, makamı âli olsun.” sözleriyle taziyede bulundu. AK Parti Kadın Kolları Yüreğir İlçe Başkanlığı da açıklamasında, “Genel Başkan Yardımcımız, Parti Sözcümüz Sayın Ömer Çelik Bakanımızın dayısı, kıymetli büyüğümüz Hasan Öztopal’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Merhuma Allah’tan rahmet; Sayın Bakanımıza, ailesine ve tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.” ifadelerine yer verdi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e sert tepki: “Siyasi cehaletin en açık örneği” Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e sert tepki: “Siyasi cehaletin en açık örneği”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı, AK Parti ve hükümetle ilgili sözlerini eleştirerek, konuşmaların “siyasi tutarsızlık ve uydurma faaliyeti” haline geldiğini söyledi. Çelik, Cumhur İttifakı’nın Türkiye’nin istikrarı ve Yüzyıl hedefleri için yoluna kararlı şekilde devam ettiğini vurguladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarını sert bir dille eleştirdi. Çelik, Özel’in Cumhurbaşkanı, AK Parti, ittifak ve hükümetle ilgili sözlerini “siyasi cehaletin en açık örnekleri” olarak nitelendirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mizah tarihimizdeki 'Zihni Sinir Proceleri'nin siyasi türevi olan konuşmalarla karşı karşıyayız. Özgür Özel’in konuşmaları artık tümüyle siyasi tutarsızlık ve uydurma faaliyeti haline geldi. Bu konuşmalarda tarih bilinci, siyasi değerlendirme ve mantık adına hiçbir şey kalmadı. Sadece 'kes, kopyala, yapıştır' tarzıyla yapılan konuşmalar." Çelik, Özel’in sözlerinde siyasetin ve devletin ne anlama geldiğine dair en ufak bir bilincin olmadığını belirtti. Öte yandan Çelik, Cumhur İttifakı’nın Türkiye’nin Yüzyıl hedeflerine ulaşmak için bir ve bütün olarak yoluna devam ettiğini vurguladı. Sözcü açıklamasında, “Ülkemizin etrafındaki kaos senaryolarına karşı en güçlü ve stratejik cevabımız Cumhur İttifakı'nın siyasi iradesidir” ifadelerini kullandı. Çelik sözlerini şöyle tamamladı: "Cumhuriyetimizi koruyarak, demokrasimizi güçlendirerek ve iç bünyemizi sağlam tutarak geleceğe ilerliyoruz. 'Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak' ilkemizi en yüksekte tutuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Devlet Bahçeli'nin kararlı ve dirayetli duruşuyla hedeflerimize ilerliyoruz. Aziz milletimizin duası ve desteği en büyük gücümüzdür."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.