#Ömer Çelik

İLKHABER-Gazetesi - Ömer Çelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Çelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ömer Çelik'ten AB'ye: “Ekonomik güç ama siyasi zayıf” Haber

Ömer Çelik'ten AB'ye: “Ekonomik güç ama siyasi zayıf”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Çelik, özellikle Ursula von der Leyen’in açıklamalarını “talihsiz” olarak nitelendirirken, Avrupa’nın içinde bulunduğu krizlere dikkat çekti. “AVRUPA BİRLİĞİ KRİZLERDE BÜTÜN OLARAK HAREKET EDEMİYOR” Çelik, Avrupa Birliği’nin Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze ve İran gibi uluslararası krizlerde ortak bir duruş sergileyemediğini belirtti. AB’nin kendi iç tartışmaları nedeniyle etkisiz kaldığını ifade eden Çelik, bu durumun birlik içindeki zayıflığı ortaya koyduğunu vurguladı. “TÜRKİYE’Yİ KARŞIT KONUMDA GÖRMEK ÇİFTE STANDART” AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’ye yönelik ifadelerine tepki gösteren Çelik, Türkiye gibi aday bir ülkenin karşıt olarak değerlendirilmesinin çifte standart olduğunu söyledi. Çelik, bu yaklaşımın Avrupa’nın göç ve güvenlik politikalarındaki çelişkili tutumunu açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi. “AB EKONOMİK GÜÇ AMA SİYASİ VE STRATEJİK GÜÇ OLAMADI” Von Der Leyen, Türkiye'yi de zikrederek Avrupa'ya nüfuz etmesinin engellenmesi gerektiğini ifade etti. Göç konusunda sürekli kapımızı çalanlar konusunda bu çok önemli. Fanatik uygulamalar ve diğer uygulamalara dönük tıkanmalar aydınlanma Avrupa'sını değil Hristiyan kulübü Avrupa'sını gösteriyor bize. Avrupa hiçbir zaman bir stratejik güç haline gelemedi. “TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİ YERİNE ENGELLEME ÇABASI VAR” Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekte güçlü bir aktör olduğunu vurgulayan Çelik, Avrupa’nın Türkiye ile iş birliği yapmak yerine etkisini sınırlamaya çalıştığını söyledi. Bu yaklaşımın Avrupa’nın küçülen ve bürokrasiye hapsolmuş bir yapıya dönüştüğünü gösterdiğini ifade etti. MACRON’A ELEŞTİRİ: “TÜRKİYE’Yİ HEDEF ALAN SÖYLEMLER YANLIŞ” Çelik, Emmanuel Macron’un Türkiye’ye yönelik açıklamalarını da eleştirerek, NATO müttefikliği çerçevesinde bu tür söylemlerin kabul edilemez olduğunu belirtti. Fransa’nın bölgesel sorunlara çözüm üretmek yerine Türkiye karşıtı söylemler geliştirdiğini söyledi. AVRUPA’YA “İŞ BİRLİĞİ” MESAJI Açıklamasında Avrupa’ya iş birliği çağrısı yapan Çelik, Türkiye ile ortak hareket edilmesinin hem bölgesel hem küresel istikrar açısından daha doğru bir yol olacağını ifade etti. Avrupa’nın mevcut yaklaşımını değiştirmemesi halinde daha büyük sorunlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten barış süreci ve 'terörsüz Türkiye' mesajı Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten barış süreci ve 'terörsüz Türkiye' mesajı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken Parti Sözcüsü Ömer Çelik gündeme dair önemli bilgilendirmelerde bulundu. Toplantıda bölgesel güvenliğin ve toplumsal huzurun ana gündem maddesi olduğunu belirten Çelik, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın kurul üyelerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdiğini dile getirdi. "BARIŞ GÖRÜŞMELERİNDE İLK TURDA SONUÇ ALINMASINI BEKLEMEK DOĞRU BİR ŞEY DEĞİL" İslamabad'da yürütülen diplomasi trafiğine değinen Çelik, çözümün zaman alabileceğine işaret etti. Bölgedeki gerilimin çok boyutlu yapısına dikkat çeken Çelik: "Barış görüşmelerinde ilk turda sonuç alınmasını beklemek doğru bir şey değil. Bu, Hürmüz Boğazı, nükleer program, birilerinin iddia ettiği nükleer silah, aynı zamanda saldırganlığın sonucunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminat meselesi gibi bir sürü boyutu olan bir konu. ABD ve İsrail’in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem de küresel güvenlik açısından çok vahim sonuçlar ortaya çıktı. Artık NATO ve Batı İttifakı içerisinde bile çatlak olacak bir noktaya gelinmiş oldu" dedi. Türkiye'nin arabuluculuk ve barış tesis etme çabalarının sürdüğünü ifade eden Çelik, İsrail yönetiminin işgalci politikalarını eleştirdi. Çelik, barışın korunmasının her zamankinden daha değerli olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Barış görüşmelerinin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor. Barış iradesi olduğu için Netenyahu ve ‘soykırım şebekesinin bakanları’ Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Burada hakkaniyetin, hukukun etrafında durarak, bu barışın hayata geçmesi için elden gelen her şey Türkiye tarafından ortaya koyuluyor. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye’nin muhalefet partileri dahil bir bütün olarak Netenyahu ve soykırım şebekesine karşı Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın haklarının korunması hususunda gösterdiği birlik, bütünlük takdire şayandır." "LAFARGE’IN MAHKUM EDİLMESİ TERÖRE DESTEK VERİLDİĞİNİ GÖSTERMESİ BAKIMINDAN İBRETLİKTİR" Fransız çimento devi Lafarge’ın Suriye’deki terör yapılarının finansmanı nedeniyle suçlu bulunmasını değerlendiren Çelik, bu kararın Batı'daki çifte standardı belgelediğini söyledi. Davanın sonuçlanmasının önemine değinen Sözcü: "Lafarge’ın mahkum edilmesi, ‘teröre karşıyız’ diyen konuşan siyasetçilerin gölgesinde teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" şeklinde konuştu. Çelik ayrıca Uganda Genelkurmay Başkanı'nın Türkiye'ye yönelik açıklamalarının zemini olmayan ve düzeltilmesi gereken beyanlar olduğunu, Macaristan ile de yeni dönemde kurumsallaşmış ilişkilerin devam edeceğini belirtti. "ÖRGÜTÜN SİLAH BIRAKTIĞINI TEYİT EDECEK DEVLET MEKANİZMASINI REDDETTİĞİNİZDE SÜREÇ İŞLEMEZ" DEM Parti içerisindeki bazı isimlerin tutumlarını eleştiren Çelik, barış sürecini tıkayan bir yaklaşım sergilendiğini savundu. Silah bırakma konusundaki samimiyetin teyit mekanizmasıyla ölçüleceğini belirten Çelik: "Örgütün silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz. Teyit mekanizmasını yük görmek ya da süreci tıkayacak bir mekanizma olarak kodlamak şu demektir; bu silah bırakma sürecine örgütün karşı olduğunu ifade etmektir" dedi. Bakanlıkların ayrılması iddialarının MYK'da konuşulmadığını ifade eden Çelik, partiye yeni katılımlar konusunun ise ilgili başkanlıklarca takip edildiğini sözlerine ekledi.

Ömer Çelik: “Bölgedeki krizin nedeni ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı” Haber

Ömer Çelik: “Bölgedeki krizin nedeni ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bugün, bölgede ortaya çıkan krizin her bakımdan 8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail'in ortaklaşa İran'a yaptığı saldırıdır" dedi.AK Parti Sözcüsü Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında devam eden MYK Toplantısı sürerken bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MYK toplantısının açılışını yaptığı konuşmada İran’a yapılan haksız saldırıdan sonra bölgede ateşkesin sağlanması ve bölgede istikrarın yeniden tesisi yönünde diplomatik çabalarla ilgili değerlendirmelerde bulunduğunu ifade etti. AK Parti Sözcüsü Çelik, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırını ardından İsrail’in Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıları hatırlatarak, 'İsrail ile Filistinli gruplar arasında çatışma çıktı' şeklinde bazı başlıklar görüyoruz, bunun anlamı şu demek, İsrail bazı Filistinli gruplara sebepsiz yere saldırdı demektir. Taraflara sükunet tavsiye ediyoruz diyorlar. Bu ne demek? İsrail zalimce saldırdı, Filistinliler buna ses çıkarmasın demektir. Çatışmada Filistinli kadınlar ve çocuklar hayatını kaybetti demek aslında İsrail askerlerinin hedef gözeterek kadın ve çocukları öldürdüğünü saklamak için uydurulmuş bir literatür. Filistin'de bir İsrail'in arabası taşlandı demek, fanatik bir İsraillinin aracını Filistinlilerin üzerine sürdüğünü ve bu neticede doğal tepkinin ortaya çıktığını saklamak demek. Kudüs'te sebebi bilinmeyen bir nedenle patlama oldu haberlerini görürsünüz, bunun anlamı İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa'ya ya da başka bir yere ses bombalarıyla saldırdığı anlamına gelir. İsrail'de hükümet krizi var deniyorsa demek ki birileri hükümet kurabilmek için yeni katliamlar başlatacak anlamına geliyor. Eğer Batı'da ya da İsrail'de bir siyasetçi veya bir medya organı, 'Kudüs İsrail'in bölünmez başkentidir' diyorsa, Filistinlileri yeryüzünden ve Kudüs'ten silmek için gayret gösteriyor anlamına gelir. Bunun sayısını yüzlerce çoğaltabiliriz. Bunun karşısında bizim doğruyu anlatmak için doğru literatür kullanmamız gerekiyor. Bu kavramların arkasındaki manipülasyonları görmemiz gerekiyor. Biz hem parti olarak hem hükümet içinde bütün bunlarla güçlü bir mücadele veriyoruz" ifadelerini kullandı. "8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail'in ortaklaşa İran'a yaptığı saldırıdır" İsrail’in saldırganlığının ve soykırım siyasetinin insanları fiziken öldürmesinin yanı sıra başka alanlarda da devam ettiğini kaydeden Çelik, " Mekansal soykırım, düşünsel soykırım, dinsel soykırım yapıyor. Mescid-i Aksa'da ibadet uzun zamandır yasak, bayram namazı da engellendi. Bu sadece İslam dinine dönük olarak değil, kendisi dışındaki herkese karşı bu saldırganlığı gerçekleştiriyor. Mescid-i Aksa'ya yapılan saldırı sadece Müslümanlara değil, bütün insanlığa yapılan saldırıdır. İran savaşı devam ederken gözümüzün birileri tarafından Gazze'den ve Batı Şeria'dan uzaklaştırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Buna kesinlikle müsaade etmemek lazım. İsrail saldırganlığı Gazze'den sonra aynı şeyi Batı Şeria'da da yapmaya çalışıyor, Lübnan'da yapmaya çalışıyor. Bugün, bölgede ortaya çıkan krizin her bakımdan 8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail'in ortaklaşa İran'a yaptığı saldırıdır" ifadelerine yer verdi. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Türkiye Cumhuriyeti her zaman Kürt kardeşlerimize zor zamanlarda desteğini sunmuştur" Neçirvan Barzani’nin konutuna gerçekleştirilen İHA saldırısı ve İsrail’in Kürtleri İran ile olan savaşın parçası haline getirmeye çalıştığına yönelik iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Öncelikle Neçirvan Barzani'ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kendisi yakinen görüştüğümüz, istişarelerde bulunduğumuz, uzun zamandır tanıdığımız birisi. Kuzey Irak yönetiminin Türkiye ile dostane ilişkilerinin olmasına büyük katkılar sağlamış bir siyasetçi. Bu saldırıdan dolayı çok üzgünüz. Herhangi bir can kaybı olmamasını memnuniyetle karşılıyoruz ve kendisine de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kuzey Irak'taki Kürt kardeşlerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu, onların güvenliğini ve refahını önemsediğimizi burada bir kere daha ifade etmek isterim. İfade edilen ve çeşitli haberlere yansıyan konular doğrudur. Özellikle İsrail tarafının belli gruplarla görüşerek Kürt kardeşlerimizi bu savaşın içine çekmeye çalıştığına dair yoğun bir faaliyet yürüttüğünü görüyoruz. Birtakım temaslar olduğunu biliyoruz. Bunları istihbari olarak biliyoruz ama bizim istihbari olarak bilmemizin dışında bir kısmı açık kaynaklara da yansıdı. Örneğin bazı oradaki örgüt temsilcileri bu temasın olduğuna ve yakın işbirliği içerisinde olduklarına dair açıklamalar yaptı. Bazı şeyleri birbirinden ayırmak gerekir. Biz gerek Irak'taki, gerek Suriye'deki, gerek İran'daki Kürt kardeşlerimizin refahını, güvenliğini ve onurlu kardeşçe bir geleceğini her zaman önemsiyoruz. Buna kıymet veriyoruz ve bu konuda da Türkiye Cumhuriyeti her zaman kardeşlerimize zor zamanlarda desteğini sunmuştur" dedi. "Kürt kardeşlerimizle örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir" Kendini "Kürtler adına hareket ediyorum" diyen örgütlerle bölgedeki Kürt halkının birbirinden ayırılması gerektiğini aktaran Çelik, "İsrail ile paralel bir şekilde KJAK, Komala gibi bir takım İran'daki örgütlerin, bunlara bağlı unsurların senkronize hareket etme şeklindeki bir takım yaklaşımlarını, temaslarını görüyoruz ve biliyoruz. Arka plandaki temaslardan da haberdarız. Batı basını örgütlerin bu yaklaşımını sunarken Kürtler diye sunuyor. Bu yanlış bir şeydir. Kürt kardeşlerimizle oradaki bu örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir. Bu çok önemlidir. Türkiye'de de maalesef bu konuda çalıştığını söyleyen bazıları akademisyen sıfatı taşısa da bunları birbirine karıştırmayı bir akademik faaliyet gibi sunuyor. Bu bir akademik faaliyet değil, bu örgütsel faaliyetten başka bir şey ifade etmez. Maalesef sürekli olarak Kürt kardeşlerimizi bir takım örgüt denklemlerinin içine hapsetme şeklinde bir faaliyet sistematik olarak yürütülüyor. İran'daki Kürt kardeşlerimiz bütün bu olanlar başladığı andan itibaren son derece sağduyulu davrandılar. Kuzey Irak'taki Kürt kardeşlerimiz sağduyulu davrandılar ve haksız, hukuksuz zeminde gerçekleşen bu savaşın hiçbir şekilde parçası olmayacaklarını, bundan uzak duracaklarını önemli Kürt kanaat önderleri ifade ettiler" dedi. “Silah bırakma sonrası yasal adımlar için açık ve net irade var.” Çelik, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili soru üzerine, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmalarımız kesintisiz devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bizim partimizde kurduğumuz mekanizmalarımız var. Bu mekanizmalarımız, strateji heyetlerimiz bu konuyu sürekli olarak gündeminde tutuyor ve haftalık olarak bazen bir ya da birkaç kere toplanarak bu meseleler görüşülüyor ve değerlendiriliyor. Burada bizim açımızdan üç boyutun değerlendirilmesi söz konusu. Birincisi Cumhur İttifakı'nın iradesidir. Cumhur İttifakı olarak birlik ve bütünlük içerisinde bu hedefe doğru siyasi partiler olarak gereken çalışmaları yapıyoruz ve kamuoyuna gerekli mesajları aynı tutarlılık ve bütünlük içerisinde vermeye devam ediyoruz. İkinci boyut da Cumhurbaşkanımızın iradesinin ortaya koyulmasıyla bunun bir devlet politikası olmasıdır. Devlet kurumları burada üzerlerine düşeni yapıyorlar ve gayet uyumlu bir şekilde, koordine bir şekilde süreci ilerletmeye çalışıyorlar. Üçüncü boyut da tabii ki Yüce Meclis'tir. Yüce Meclis'in kurulan komisyonla birlikte en sonunda komisyon çalışmalarının sonunda ortaya koyduğu bir rapor var. Bu rapora göre silah bırakma gerçekleştikten sonra adımların atılacağı, yasal düzenlemelerin yapılacağı konusunda açık ve net bir irade vardır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devlet politikasına dönüştüren iradesi çerçevesinde görüşlerin net bir şekilde ifade edildiğini dile getiren Çelik, bütün temasları şeffaf bir şekilde gerçekleştirdiklerini kaydetti. Çelik, gelinen noktada artık bölgede işbirliklerinin daha çok çoğalması, ortak hareket etme kabiliyetinin daha çok artması yönünde iradenin ortaya çıkması gerektiğini de sözlerine ekledi. "Seçim olsa bu CHP yönetimi yine çok ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçime ilişkin sarf ettiği sözlerin hatırlatılması üzerine Çelik, "Doğrusunu söylemek gerekirse bu dünyanın içinde bulunduğu tabloya bakın. Bütün bunun içerisinde CHP'nin oluşturmaya çalıştığı gündeme bakın. Gerçekten Türkiye'deki ve dünyadaki gerçeklerden kopuk bir CHP yönetimi var. Kendi konsolidasyonunu sağlayamamış, kendi bütünlüğünü sağlayamamış, herhangi bir politik üretimi olmayan, çok dar bir takım sıkıntılı tablolara sıkışmış, bizzat CHP'liler tarafından gündeme getirilen yolsuzluk iddialarına diğer CHP'lilerin cevap veremediği Bir denklem var. Günün sonunda sürekli olarak bu bir CHP geleneğidir. Cumhuriyetin bütün değerlerini, demokrasinin bütün kurallarını kendilerinin kendi politik ihtiyaçlarına göre istedikleri gibi değiştirebileceklerini, kendilerine uyarlayabileceklerini söylüyorlar. Seçim olsa bu CHP yönetimi yine çok ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır." "İsrail Meclisi sadece Filistinlilere uygulanmak üzere idam cezasını yürürlüğe koyuyor, bu açık bir ırkçılıktır" İsrail Parlamentosu’nun Filistinli esirleri hedef alan idam yasasının sorulması üzerine değerlendirmelerde bulunan Çelik, "Bu açık bir ırkçılık, açık bir ayrımcılık ve açık bir suçtur. İsrail Meclisi sadece Filistinlilere uygulanmak üzere idam cezasını yürürlüğe koyuyor. Bunun arka planında ise, bu soykırım çetesinin, söz konusu hükümet düzenini sürdürebilmek için, idam cezası geçtikten sonra bunu içki içerek kutlayan hastalıklı zihinlerle birlikte hareket etmek zorunda kalması yatıyordu. Bu nedenle giderek eskiden sureta en azından şekil düzeyinde bazı değerlere riayet ettiklerini gösterme çabası içine giriyorlardı. Şimdi sureta o gayretten de vazgeçmiş durumdalar. Orta çağa dönüş dediğimiz, bütün değerlerden boşanan, bütün değerleri ayaklar altına kalan ve bütün dünya düzenini, şimdiye kadarki medeniyetin bütün kazanımlarını ortadan kaldıran bir yaklaşım bu. İsrail hükümetinin burada yaptığı şeyler sadece Filistinlileri hedef almıyor, sadece mazlumlara hedef almıyor, bütün insanlığı hedef alıyor. Belki de parlamenter sisteme geçildi geçileli bir parlamentoda alınmış en lanetli karardır, utanç vericidir" ifadelerini kullandı. "Avrupa basınından gelen eleştirilerin veya Avrupalı siyasetçilerden gelen eleştirilerin, hiçbir önemi yok" Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gönderdiği F-16'larla ilgili Avrupa basınında yer alan eleştirilerle ilgili soru üzerine Çelik, "Gönderdiğimiz F-16'lar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tabii ki güvenliğini sağlamak içindir. Aynı zamanda Türkiye bütün adanın garantörüdür. Garantör ülke olarak da bütün bu kaos içerisinde ortaya çıkan tabloda, aslında Türkiye'nin bu davranışının takdir görmesi gerekir. Aslında bunlar KKTC’nin güvenliğini sağlayacağı gibi bütün adadaki insanların güvenliğini sağlayacak, herhangi bir haksız, hukuksuz saldırı karşısında, garantörlüğün gereğini yerine getirecek unsurların kuvvetlendirilmesidir. Fakat şunu unutmamak gerekir, şimdi oraya Hollanda'dan Fransa'ya kadar, bir takım devletler Rum kesimine destek olmak için ek kuvvet gönderiyorlar. Gerekçesi ne? Gerekçesi şu; ABD ve İsrail'in İran'a yaptığı gayrimeşru saldırıdan sonra ortaya çıkan denklemde, Akdeniz'de Rum kesiminin daha çok güvenlik ihtiyacı olduğunu ifade ediyorlar ve Rum kesimine destek olmaya gidiyorlar. Soru şudur; bu nedir? Bu olaylar olmadan önce, Rum kesiminin utanç verici bir biçimde İsrail'le yaptığı ittifakın adı nedir? Bütün bunlara baktığınızda tabii ki KKTC’nin de yalnız kalmaması gerekir. O yüzden Rum kesiminden gelen eleştirilerin ve Avrupa basınından gelen eleştirilerin veya Avrupalı siyasetçilerden gelen eleştirilerin, hiçbir önemi yok" açıklamasında bulundu.

Ömer Çelik'ten ABD Büyükelçisi Huckabee'ye sert tepki Haber

Ömer Çelik'ten ABD Büyükelçisi Huckabee'ye sert tepki

Gazze’de yaşanan insani dram sürerken, İsrail’in politikalarına destek veren açıklamalar uluslararası kamuoyunda yeni bir krizi tetikledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin sözlerine sert tepki göstererek bu yaklaşımın hem hukuka hem de insanlık değerlerine aykırı olduğunu vurguladı. HUCKABEE’NİN AÇIKLAMALARI TARTIŞMA YARATTI Huckabee, ABD’li gazeteci Tucker Carlson’a verdiği röportajda, Gazze’de çocukların öldürülmesini savunan ifadeler kullanmış, “Tevrat’a dayalı Büyük İsrail” anlayışını dile getirmişti. Nil Nehri’nden Fırat Nehri’ne uzanan coğrafyada İsrail’in hak iddia etmesini meşru gösteren açıklamalar, bölgesel barışı tehdit eden bir yaklaşım olarak değerlendirilmişti. “İSRAİL’İN İŞGALİ GAYRI MEŞRUDUR” Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Çelik, İsrail’in işgal altındaki Filistin ve Arap toprakları üzerinde hiçbir egemenlik hakkı bulunmadığını vurguladı. Batı Şeria’nın ilhak edilmesi ya da Gazze’nin ayrıştırılmasına yönelik girişimlerin “mekânsal soykırım” anlamına geldiğini belirten Çelik, yerleşim faaliyetlerinin ise açık bir saldırı olduğunu ifade etti. “BÜYÜK İSRAİL PROJESİ HUKUKA VE İNSANLIĞA AYKIRIDIR” Çelik, ABD Büyükelçisi’nin açıklamalarını insanlık dışı olarak nitelendirerek şu değerlendirmelerde bulundu: “İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir hakkı ve egemenliği yoktur.” Açıklamasında, İsrail yönetiminin özellikle Benjamin Netanyahu hükümeti döneminde yürüttüğü politikaların çocuk ölümlerini meşrulaştırdığını belirten Çelik, teo-politik iddiaların uluslararası hukukun yerine geçirilmesinin bölge için ağır sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. CUMHURBAŞKANI’NIN BM UYARILARI HATIRLATILDI Çelik, Türkiye’nin bu sürece yıllardır dikkat çektiğini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca “İsrail’in sınırları neresidir?” sorusunu yönelttiğini hatırlattı. Yaşanan her gelişmenin bu uyarıların haklılığını ortaya koyduğunu ifade eden Çelik, Filistin’deki işgal politikalarının soykırım boyutuna ulaştığını vurguladı. “FİLİSTİN DEVLETİ SAVUNULMAYA DEVAM EDİLECEK” Açıklamasının sonunda 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan egemen bir Filistin Devleti’nin savunulmaya devam edileceğini belirten Çelik, bu mücadelenin yalnızca siyasi değil, insanlık adına yürütülen bir duruş olduğunu kaydetti. Çelik, İsrail’in bölgesel egemenlik hedeflerine karşı durmanın barış, hukuk ve adaletin korunması açısından zorunlu olduğunu ifade etti.

AK Parti heyetinden Adana AOSB'ye tebrik ziyareti Haber

AK Parti heyetinden Adana AOSB'ye tebrik ziyareti

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), üst düzey bir siyasi ziyarete ev sahipliği yaptı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile AK Parti Adana Milletvekili Faruk Aytek’in yer aldığı heyet, sanayi bölgesinin idari kadrosuyla bir araya geldi. YENİ YÖNETİME BAŞARI DİLEĞİ Gerçekleştirilen 20. olağan genel kurul toplantısının ardından AOSB Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine yeniden seçilen Bekir Sütcü, siyasi heyeti ağırladı. Aynı zamanda Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş.'nin de başkanlığını yürüten Sütcü ve ekibine tebriklerini ileten misafir heyet, yeni faaliyet dönemi için hayırlı olsun temennilerinde bulundu. GENİŞ KATILIMLI SANAYİ BULUŞMASI Gerçekleşen temasa AOSB idari kadrosu yoğun katılım gösterdi. Başkan Bekir Sütcü’nün ev sahipliğindeki görüşmede; yönetim kademesinde yer alan M. Nedim Büyüknacar, Kemal Özçetin, Ahmet Aslan, Asım Gül, M. Tansel Ün, N. Yiğit Dağsuyu ve Hasan Kılıç hazır bulundu. Toplantı masasında ayrıca denetim kurulu üyeleri Can Ulaştırıcı ve Ali Fuat Batmaz ile Bölge Müdürü Ersin Akpınar ve çok sayıda sanayici de yer alarak bölgenin nabzını yansıttı. CEYHAN KİMYA ENDÜSTRİ BÖLGESİ HEDEFİ Ziyaretin ana gündem maddesini, Adana'nın üretim potansiyeli ve geleceğe dönük sanayi planlamaları oluşturdu. Mevcut çalışmaların ve süregelen yatırımların detaylıca incelendiği toplantıda, kentin ekonomik geleceği açısından kritik öneme sahip stratejik adımlar değerlendirildi. Özellikle şehri ulusal ve uluslararası çapta bir kimya üssüne dönüştürmesi planlanan Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi üzerine yoğunlaşıldı. Söz konusu yatırımın altyapı hazırlıkları ve önümüzdeki süreçte bölge ekonomisine katacağı değer hakkında kapsamlı fikir alışverişinde bulunuldu.

Ömer Çelik'ten 'Terörsüz Türkiye' mesajı: Erdoğan ve Bahçeli'nin iradesi süreci baltalayanları bertaraf ediyor Haber

Ömer Çelik'ten 'Terörsüz Türkiye' mesajı: Erdoğan ve Bahçeli'nin iradesi süreci baltalayanları bertaraf ediyor

Türkiye'nin terörden arındırılması ve bölgesel huzurun inşası için yürütülen kapsamlı stratejinin detayları gün yüzüne çıktı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, ülkenin geleceğini şekillendirecek bu sürecin kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Çelik, 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' hedefi doğrultusunda, tüm devlet kurumlarının tam bir eşgüdüm içerisinde hareket ettiğini ifade etti. Ömer Çelik' paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "TERÖRSÜZ TÜRKİYE ve TERÖRSÜZ BÖLGE" hedefimize sağlam ilkelerle, güçlü çalışmalarla ve stratejik sabırla ilerliyoruz. "CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE BAHÇELİ'NİN İRADESİ DEVREDE" Türkiye'yi ve bölgemizi bu hedeflerine ulaştırmak için siyasi olarak iç bütünlüğü olan ve sadece milletimize yaslanan çalışmalar yürütüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu net irade, süreci baltalamaya çalışan her türlü aşırılığı bertaraf etmektedir. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla bir devlet projesi olan 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' hedefi için tüm devlet kurumlarımız güçlü bir koordinasyon içinde çalışmaktadır. Cumhuriyetimiz, demokrasimiz, hukuk devletimiz ve güvenliğimiz için terörsüz bir gelecek herkesin kazandığı bir tablo ortaya çıkaracaktır. Bu süreçte Yüce Meclis milletimiz adına değerli bir insiyatif almıştır. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'un ve farklı partilerden sorumluluk bilinciyle hareket eden değerli milletvekillerinin kıymetli çalışmalarıyla 'Terörsüz Türkiye' hedefi için Meclis boyutunu güçlü bir şekilde hayata geçirmiştir. Etrafımızdaki gelişmeler bugünlerde daha net şekilde gösteriyor ki, kötülük şebekelerinin en büyük aracı terördür. Kendilerini görünmez kılarak, vekâlet unsurları yoluyla ülkemize ve yakın coğrafyamızdaki kardeş halklara en çok bu yöntemlerle zarar vermeye çalışıyorlar. 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' hedefimiz iç bütünlüğümüze ve yakın coğrafyadaki kardeş halklarla birliğimize zarar vermeye çalışan tüm siyasi kötülük ajandalarına karşı da bir duruştur. 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' hedefi milletimizin her bir ferdi ve komşu ülkelerin halkı olan her bir kardeşimizin geleceği içindir. Yüzyıllardan süzülen ve sadece milletimize yaslanan siyasi akılla ülkemizi ve bölgemizi terörden arındıracak irademizi daha da güçlendireceğiz. Medeni bir hayatın tüm kazanımları, dünya çapında hedef alınıyor. Demokratik değerlerin ve ahlaki ilkelerin yozlaşmış çıkar şebekeleri tarafından en ağır saldırılara uğradığını görüyoruz. Tüm bunlar karşısında gerçek bir medeni değerler savunusunun daha güçlü şekilde yapılması gerekiyor. Cumhurbaşkanımız ve Türkiye bunun öncüsüdür. Yakın coğrafyamızdaki halklarla "kardeşlik siyaseti" temelinde yepyeni siyasi perspektifler oluşturacağız. Barbarlığın her türlü saldırısı karşısında, gerçek medeni değerleri savunacağız."

Ömer Çelik: Keçiören Belediye Başkanıyla ilgili karar yok Haber

Ömer Çelik: Keçiören Belediye Başkanıyla ilgili karar yok

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde AK Parti MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, 6 Şubat depremlerinin bu yıl dönümünde yaşanan en üzücü olaylardan birinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in sarf ettiği sözler olduğunu ifade ederek, "Burada yapılanları gölgelemeye ve lekelemeye çalışan bir üslup içerisinde, kendilerine ait belediyelerin katkılarını anlatmaya çalışırken aslında bunların birçoğunun katkı olmadığını itiraf eden sözler ortaya koydu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti merkezi yönetimiyle, belediyeleriyle bir bütündür ve bununla ilgili bir ayrım söz konusu değildir. Hangi sivil toplum örgütü olursa olsun, hangi partiden belediye olursa olsun, hangi kurum ya da hangi vatandaşımız olursa olsun bu koşturması ve içtenliği her zaman takdiri, saygıyı ve teşekkürü hak eder. Ancak Sayın Özgür Özel'in üslubuna, burada yaptığı konuşmalara ve hakikatleri görmezden gelme gayretine hepimiz çok şaşırdık. Büyük felaketler karşısında millet ve devlet enkaz altında kalmıyor ama bazı siyasi partilerin zihniyeti ve söylemi enkaz altında kalabiliyor. Burada CHP yönetiminin söylemi ve zihniyeti bu yıl dönümünde bir kez daha enkaz altında kaldı. Bu üzücüydü. Ama bunların bir önemi yok. Çalışmaya devam edeceğiz. Gayret etmeye devam edeceğiz. Yaraları sarmaya devam edeceğiz. Dezenformasyonla da mücadele edeceğiz. Diğer konularla da mücadele edeceğiz" dedi. "YOĞUN BİR RAMAZAN FAALİYETİ YÜRÜTECEĞİZ" Ramazan ayının başlangıcının yaklaştığını ve bu sebepten dolayı bütün vatandaşların Ramazan ayını şimdiden tebrik ettiğini dile getiren Çelik, "Allah hayırlı bir Ramazan geçirmeyi iftarıyla, orucuyla, sahuruyla nasip etsin. Bunun yanı sıra hem vatandaşlarımızla teşkilat olarak hem milletvekillerimizle hem de MKYK üyelerimizle buluşacağız. Bakanlarımızla birlikte sahada olacağız. Yoğun bir Ramazan faaliyeti yürüteceğiz. Bununla ilgili olarak Teşkilat Başkanımız Ahmet Büyükgümüş yapılacak faaliyetlere ilişkin bugün bir sunum yaptı. Sunumu merkezimizden onay aldı. Bu faaliyetler Ramazan ayı boyunca güçlü bir şekilde yürütülecek. Ramazan ayı boyunca Suriye'deki kardeşlerimizin hiçbirini de yalnız bırakmayacağız ve buna dönük hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" dedi. Davos'ta ilk defa bu sene neoliberal düzenin elitleri tarafından bu düzenin işlemediği ve yanlış gittiğini itiraf eden söylemlerde bulunduğunu aktaran Çelik, "Bunların bazıları örtülü ya da açık birtakım kavgaların sebebi oldu. Hatta bazı diplomatik krizlerin de sebebi oldu. Dolayısıyla belirsizlik çağı herkes tarafından tescil edilmiş oldu. Düzenin bilinen ikiyüzlülüklerin bir şekilde yönetildiği ya da tolere edildiği ifade edilirken artık tolere edilemez bir hâle geldiği görülmüş oldu. Bu düzenin ilkesizliğinin en büyük berraklaştırıcısı Gazze'de ortaya konan çifte standart oldu. Rusya-Ukrayna savaşında batının hatırlattığı ilkelerin hiçbirini Gazze'deki soykırım karşısında hatırlatmaması bu belirsizlik çağı dediğimiz durumun en büyük dönüm noktalarından bir tanesi oldu" açıklamasında bulundu. "GAZZE İLE İLGİLİ MÜCADELEMİZE HİÇBİR KESİNTİ VERMEDEN GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DEVAM EDECEĞİZ" Gazze'ye insani yardımların girişinin istenilen düzeye hala ulaşmamış durumda olduğunu kaydeden Çelik, "Halen soykırım faaliyetinin birçok uzantısı devam etmektedir. Ateşkes son derece kırılgandır. Kalıcı barışı sağlayacak bir Filistin devletinin kurulmasına dair yolun yürünmesinde soykırım şebekesinin büyük engelleri vardır. Dolayısıyla uluslararası toplumun, uluslararası hukukun, ilkelerin ve kurumların Gazze karşısındaki teslimiyeti ve çifte standardı, belirsizlik çağı olarak ifade ettiğimiz dönemin tamamen berraklaşmasını ortaya çıkarmıştır. Gazze ile ilgili mücadelemize hiçbir kesinti vermeden güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Bütün bu dağılmalar yaşanırken artık kuzey ile küresel güney ya da batı ittifakı ile diğerleri arasındaki gerginliklerin ötesinde bizzat batı ittifakının içerisinde gerginlikler ve çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede bakıldığında uluslararası diyalog ve entegrasyon açısından güçlü faaliyet yürüten ve uluslararası alanda ses getiren tek yaklaşım Sayın Cumhurbaşkanımızın yaklaşımıdır" değerlendirmesinde bulundu. "DÜNYANIN DİKİŞLERİNİN SÖKÜLDÜĞÜ ORTAMDA BELLİ BİR ÇERÇEVE KOYABİLEN YEGANE ÜLKE TÜRKİYE, YEGANE LİDER CUMHURBAŞKANIMIZDIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasi trafiğine ve uluslararası ziyaretlerine bakıldığında pek çok kriz alanının çözümüne yönelik diyalogların artırılması ve daha büyük büyük yakınlaşmaların sağlanması konusunda güçlü irade ortaya koyduğunun görüldüğünü söyleyen Çelik, "Son olarak Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretleri gerçekleştirildi. Ardından Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya ziyaretleri olacak. Bu hafta Yunanistan Başbakanı'nın ziyareti olacak. Sudan'dan Somali'ye, Afrika Boynuzu'ndan Rusya-Ukrayna Savaşı'na ve Gazze'deki soykırıma karşı yürütülen faaliyetlere kadar dünyanın dikişlerinin söküldüğü ortamda belli bir çerçeve ortaya koyabilen ve bu doğrultuda faaliyet gösterebilen yegâne ülke Türkiye, yegâne lider ise Sayın Cumhurbaşkanımızdır" dedi. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmaların kesintisiz bir şekilde devam edeceğine dikkati çeken Çelik, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin ortaya koyulan ilkeler etrafında ilerlemesinin söz konusu olduğunu söyleyerek, "Buna dönük olarak dezenformasyonlar, maksimalist yaklaşımlar, çerçevenin dışına taşmaya çalışan aşırı söylemler, odağımızı kaybettirmeye dönük birtakım yanlış yaklaşımlar ya da ırkçı söylemler söz konusu olabiliyor. Bunlara gereken cevaplar gerekli yerde verilir, odağımızı kaybetmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi. "CUMHURBAŞKANI SURİYE'DEKİ İSTİKRARA VERDİĞİ ÖNEMİ BİR KERE DAHA DEĞERLENDİRDİ" MYK Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye'deki istikrara verdiği önemi, ‘tek millet ve tek ordu' ilkesinin kıymetini bir kere daha değerlendirdiğinin altını çizen Çelik, "Suriye'nin kuzeydoğusunda yerleşik terör örgütünün faaliyetlerinin bertaraf edilmesiyle birlikte terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin önemli bir engelden kurtulduğunu, önümüzdeki dönemde Suriye'nin birlik ve bütünlük içerisinde Arapların, Kürtlerin ve Türkmenlerin ortak kazananlar olduğu bir çerçevede yoluna devam edeceğini ifade ettiler" diye konuştu. Dünyada yaşanan son olayların ardından sosyal medya konusunun son zamanlarda tartışılan önemli başlıklardan bir tanesi olduğuna vurgu yapan Çelik, sosyal medya konusunda çalışma yürüttüklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hem nesilleri korumak, hem dezenformasyonlara karşı direnmek hem de artık milli egemenliğin bir parçası haline gelen siber egemenliği korumak açısından pek çok konuşmasına bu konuya dikkat çektiğini hatırlattı. "BİR YANDAN ÇOCUKLARA MUSALLAT OLUYORLAR HEM DE O ÜLKELERİN EGEMENLİK ALANLARINA MUSALLAT OLUYORLAR" İspanya Başbakanı Sanchez'in sosyal medya konusuna yönelik açıklamalarına da değinen Çelik, "Teknoloji oligarklarının çocukların cinsiyet algılarını bozmasından çeşitli ülkelerdeki seçimlere müdahaleye kadar algoritmalar yoluyla yürüttükleri pek çok faaliyet bulunmaktadır ve Sayın Cumhurbaşkanımız uzun zamandır buna dikkat çekmektedir. Bu manipülasyonların arkasından, birçok verinin ve bilginin ülkelerin millî egemenliğini manipüle etmek, egemenlik alanlarına sızmak ve seçimlerini yönlendirmek için kullanmaya başladıkları görülüyor. Bir yandan çocuklara musallat oluyorlar hem de o ülkelerin egemenlik alanlarına musallat oluyorlar. Buna karşı hep birlikte güçlü bir direniş sergilemeliyiz. Bunlar özgürlüğü kısıtlamak için değil özgürlüğümüzü korumak için yapmamız gerekenlerdir. Fransa'dan diğer ülkelere kadar 16 yaşından küçük çocukların korunmasına yönelik güçlü yasal tedbirlerin gündeme alınması gerektiği ifade edilmektedir. Dolayısıyla özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ve çocuklarımızı korumak için bu konuda daha hassas olmamız gerektiği açıktır. Türkiye siber alandaki egemenliğini korumak için de kararlı bir mücadele sürdürecektir ve bu çerçevede sosyal medya yasasını, özgürlüğümüzü koruma ve teknoloji oligarklarının her şeyi yönetme saldırganlığına karşı bir set oluşturma anlayışıyla ele alacağız" dedi. İran ile ABD arasında müzakerelerin başladığını ve bu müzakereler yoluyla konuların çözülmesinin önemli olduğunu belirten Çelik, İran'a dışarıdan yapılacak bir müdahalenin yanlış analizlere dayanacağını, İran'da var olan sorunların İran toplumu tarafından kendi dinamikleriyle çözülmesi gerektiğini belirtti. "İYİ PARTİ YETKİLİLERİ İLK BAŞTAN İTİBAREN ÇOK HIZLI KARAR ALDILAR" Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün'ün kıyafetlerine yönelik sözlere değinen Çelik, "Bu şahsın İYİ Parti üyesi olduğu söyleniyordu. İYİ Parti yetkilileri ilk baştan itibaren çok hızlı karar aldılar. Sayın Genel Müsavat Dervişoğlu çok net bir açıklama yaptı. Bu nefret söylemini aşağılık bulduğunu ve reddettiklerini parti olarak söyledi. Bütün bu açıklamalar son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Cumhur İttifakı'nın ortağı Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) 57'nci kuruluş yıl dönümünde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasında anlamlı mesajlar olduğunu da vurgulayan Çelik, bu konuşmada Türkiye'deki gelişmeleri etnik temelde bir ayrışmanın parçası haline getirmeye çalışanlara çok büyük uyarılara işaret ettiğini sözlerine ekledi. Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "BUGÜN İTİBARIYLA KEÇİÖREN BELEDİYE BAŞKANI İLE İLGİLİ BİR GÜNDEM VE VERİLMİŞ BİR KARAR YOK" Bir gazetecinin Keçiören Belediye Başkanı Özarslan'ın AK Parti'ye katılacağı iddiaları ve CHP Genel Başkanı Özel'in Özarslan'a sarf ettiği iddia edilen sözleri sorması üzerine Çelik, şu cevabı verdi: "CHP Genel Başkanı'nın kullandığı ifadeler, Türk siyasi hayatında pek eşi benzeri olmayan bir skandal. Bir genel başkanın bu kadar küfürlü bir şekilde ifade kullanması gerçekten hem üzücü hem de utanç verici bir durum. CHP bu hale nasıl geliyor? Bu şekilde bir savrulmanın içine nasıl düşüyor? Bunu CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarımızın değerlendirmesi gerektiği gibi bütün milletimiz de değerlendirecektir. Kürsüye çıktıklarında demokrasi diyorlar, hukuk diyorlar, siyasi diyalog diyorlar fakat burada seviye düşüklüğünü bırakın bu mesajlarda seviye yok. Konuşmak bile utanç verici. Bu şekilde bir gündem çerçevesinde yapılan savunmalar, o mesajlardan daha kötü. Özür dilenmesi gereken bir konu. Genel Başkanımız ve yetkili kurullarımız, Özarslan'ın partimize geçmesi ile ilgili bir konuyu değerlendirmedi. Pek çok belediye başkanının partimize dönük talepleri var. O talepler belli bir yetkili kurullarda ve Genel Başkanımızın başkanlığında değerlendiriliyor. Bugün itibarıyla Keçiören belediye başkanı ile bir gündem yok, verilmiş bir karar yok." "DOĞU AKDENİZ'DEKİ TANSİYONUN DÜŞÜRÜLMESİ GEREKİYOR" Çelik, açıklamasına şöyle devam etti: "Libya'nın istikrarına büyük önem veriyoruz. Libya'nın doğusu ile batısı arasındaki ayrımın ortadan kalkması, Libya'nın bir bütün olarak bundan sonraki yılları kucaklaması konusunda elimizden gelen pozitif katkıyı Türkiye olarak vermeye çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız güçlü bir şekilde iradeyi koyuyor. Cumhurbaşkanımızın Mısır ziyareti tarihi bir ziyaretti, pek çok anlaşma imzalandı. Kuşkusuz Doğu Akdeniz'de şöyle bir durum var; o kadar çok savaş gemisi var ki neredeyse balıkçı gemisinin gideceği yer kalmadı. Çok büyük bir tansiyon var. Bunun bir yandan düşürülmesi gerekiyor. Mısır ve Libya ile birçok alanda olduğu gibi savunma alanında da iş birliğimizi artırmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu çalışmalar Milli Savunma Bakanlığımızın yakın takibi ile daha da güçlendirilecek. Dışişleri Bakanlığımız, Milli İstihbarat Teşkilatımız, ekonomi ile ilgili bakanlıklarımız olmak üzere her alanda bu yakınlaşmanın sağlanmasına çalışılıyor. Yunanistan Başbakanı'nın ziyareti gerçekleşecek. Biz her zaman şunu söyledik; bütün sorunlarımızı masada çözebiliriz. Çeşitli zamanlarda silahsız olması gereken adaların silahlanması ile ilgili haberler ya da Yunanistan kabine üyesi bir kişinin Türkiye'yi hedef alan söylemleri olumsuz sonuçlar doğuruyor."

Ömer Çelik'ten Ahmed Şara’ya “terörist” diyen DEM Parti’ye yanıt: ''Sanki destekledikleri örgüt kanarya sevenler derneği'' Haber

Ömer Çelik'ten Ahmed Şara’ya “terörist” diyen DEM Parti’ye yanıt: ''Sanki destekledikleri örgüt kanarya sevenler derneği''

Ömer Çelik, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin birbirinden ayrılamayacağını belirten Çelik, terör örgütü PKK’nın tüm uzantılarıyla silah bırakması ve kendini feshetmesi gerektiğini söyledi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen MKYK toplantısının ardından parti genel merkezinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çelik, toplantıda iç ve dış politikadaki gelişmelerin, Gazze ve Suriye’deki son durumun, TBMM çalışmalarının ve saha programlarının ele alındığını ifade etti. Terörle mücadele konusunda net mesajlar veren Çelik, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramları birbirinden ayrılamaz. PKK’nın sadece Türkiye’de değil, Suriye, Irak, İran ve Avrupa’daki tüm uzantılarıyla birlikte kendini feshetmesi ve silah bırakması gerekir.” dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “SDG Kürtleri temsil ediyor” sözlerine de sert tepki gösteren Çelik, bu ifadelerin bir itiraf niteliğinde olduğunu savundu. Çelik, “Bu cümleleri kuranların gündeminde Kürtler yok, sadece örgütler var. Kimin hangi örgütü desteklediği ortada. Sanki destekledikleri örgüt kanarya sevenler derneği.” ifadelerini kullandı. SURİYE VE TERÖR VURGUSU Suriye’deki gelişmelere de değinen Çelik, Türkiye’nin temel yaklaşımının “tek Suriye, tek ordu” ilkesi olduğunu belirtti. Hiçbir terör örgütünün, adı veya kullandığı harfler ne olursa olsun Suriye’de varlık göstermemesi gerektiğini vurgulayan Çelik, DEAŞ’la mücadelenin de kesintisiz sürmesi gerektiğini söyledi. Çelik, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Kürtlerin haklarını güvence altına alan kararnamenin önemli bir adım olduğunu belirterek, “Bu kararname, Kürt kardeşlerimizin dilinin, kültürünün ve kimliğinin devlet düzeyinde garanti altına alınması açısından sevindiricidir.” dedi. “TERÖR ÖRGÜTLERİ KİMSENİN TEMSİLCİSİ OLAMAZ” Terör örgütlerinin herhangi bir etnik grubun temsilcisi gibi gösterilmesinin son derece yanlış olduğunu ifade eden Çelik, “Birinin çıkıp ‘SDG Kürtleri temsil ediyor’ demesi ne kadar hastalıklıysa, ‘DEAŞ Arapları temsil ediyor’ demek de o kadar hastalıklıdır. Terör örgütleri kimsenin temsilcisi olamaz.” şeklinde konuştu. Çelik, açıklamasında Gazze ve İran başlıklarına da değinerek, Gazze’nin bir emlak değil, bir vatan olduğunu vurguladı; İran’a yönelik dış müdahalelere ise karşı olduklarını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.