#Ömer Fethi Gürer

İLKHABER-Gazetesi - Ömer Fethi Gürer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Fethi Gürer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: Emeklilere barınma ve yakacak desteği sağlanmalı Haber

Gürer: Emeklilere barınma ve yakacak desteği sağlanmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilerin yaşadığı yoksulluğa dikkat çekerek, emeklilere yönelik destekleri içeren kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sundu. Gürer, TBMM’ye sunduğu teklif ile emeklilerin kış aylarında karşılaştığı ısınma ve barınma sorunlarına kalıcı çözümler getirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Emeklilere her yıl Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında aylık 5 bin lira yakacak yardımı yapılması ve bu tutar her yıl yeniden değerleme oranından az olmamak üzere artırılması şart,” dedi. “EMEKLİLER TEMEL İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMAZ HALE GELDİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Kanun teklifinde, yanlış ekonomi politikaları sonucu yaşanan yüksek enflasyon ve Türk Lirası’ndaki değer kaybının emekli maaşlarını açlık sınırının dahi altına düşürdüğünü ifade etti. Bugün en düşük emekli aylığının asgari ücretin çok altında kaldığına dikkat çekilerek, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiği belirtti. Ömer Fethi Gürer, yıllarca çalışarak ülkenin kalkınmasına katkı sunan emeklilerin bugün ısınmak için battaniyeye sarılmak zorunda kaldığını, temel gıdaya ve barınmaya erişimde ciddi sorunlar yaşadığını vurguladı. Kira ödeyemeyen, ısınma giderlerini karşılayamayan emeklilerin içine itildiği yoksulluk sarmalının artık sürdürülemez boyuta ulaştığı ifade edildi. “YAKACAK VE KİRA DESTEĞİYLE EMEKLİLERE NEFES ALDIRILACAK” Ömer Fethi Gürer, teklif kapsamında yakacak yardımıyla kış aylarında yaşanan ısınma sorununun hafifletilmesi, kira desteğiyle barınma kaygısının giderilmesi ve emeklinin eline geçen net gelirin korunmasının hedeflendiğini belirtti. Gürer, bu düzenlemelerin iktidarın yanlış politikalarıyla oluşan ekonomik yıkımın altında kalan emeklilere nefes aldırmak için zorunlu olduğunu vurgulayarak, Meclis’i emeklilerin sesine kulak vermeye çağırdı. “EMEKLİLERE SEYYANEN ZAM VE KAPSAMLI DESTEK ŞART” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Emeklilerin tümüne seyyanen zam yapılması, intibak düzenlemesi yapılması, en düşük emekli maaşı asgari ücrete eşitlenmesi, bayram ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine çıkarılması ,ilaç katkı payının kaldırılması ve emekli evi yoksa kira yardımı ile yakacak yardımı yapılması emeklinin sağlıklı bir yaşama ermesi için ihtiyaç olduğunu söyledi ve emeklilerin yaşamı iyileşinceye kadar onlar için mücadeleyi sürdüreceğiz. Emekli olmakta, emekli yaşamakta zorlaştı. EYT sonrası kademe sorunu çözülmedi.1 gün ile 17 yıl kaybedenler var. Emeklilik içinde mutlaka kademe düzenlemesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Gürer: Çiftçiye destek verilmezse verim kaybı devam eder Haber

Gürer: Çiftçiye destek verilmezse verim kaybı devam eder

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründeki sorunlar ve 2026 üretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2025’te yaşanan kuraklık nedeniyle ciddi verim ve rekolte kayıpları olduğunu belirten Gürer, çiftçilerin bekledikleri ürünü elde edemediğini ifade etti. 2026’ya ise kar yağışıyla birlikte umutlu bir başlangıç yapıldığını vurgulayan Gürer, “Bu süreç doğru yönetilirse, bu yıl üretim ve rekolte daha yüksek olabilir” dedi. Buğday üretimindeki düşüşe dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2002 yılında Türkiye’de 19 milyon 600 bin ton buğday üretildiğini hatırlatarak, “2025 yılında ise kuraklığın etkisi ve yeterli desteğin verilmemesi nedeniyle buğday üretimi 17 milyon 900 bin tona kadar düştü” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİYE ZAMANINDA VE YETERLİ DESTEK VERİLMELİ” 2026 yılı için umutlu bir tablo oluşmasına rağmen çiftçilerin ciddi finansman sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Gürer, “Çiftçiler bankaya gidip kredi almak istiyor. Bir kısmı ekimini yaptı, gübre alacak. Diğeri ekim için mazot, ilaç ve tohum alacak. Ancak banka ‘BAĞ-KUR primi borcunu yatırmadan kredi vermem’ diyor. Bu durumda çiftçiler krediye erişimde ciddi sorun yaşıyor. Oysa çiftçiye ‘al krediyi, ek’ demek lazım. Çiftçiye desteği zamanında ve doğru şekilde vermek gerekiyor. Kanuna göre milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesi gerekiyor. Bu da 2026 yılı için 772 milyar lira demek. Ancak verilen destek sadece 168 milyar lira. İşin daha ilginci, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kendi bütçesi bile 542 milyar lira, Çiftçiden esirgenen 2026 yılında destek ise 604 milyar lira” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİYE DESTEK VERİLMEZSE VERİM VE REKOLTE KAYBI SÜRECEK” Ömer Fethi Gürer, “Yeterli destek verilmezse bu kez gübre, mazot, ilaç ve tohum maliyetleri nedeniyle çiftçi tarlasını ekmeyecek. İlaç, tohum, gübre, mazot, tarla kirası, traktör gideri, su parası, elektrik parası derken çiftçi ciddi bir çıkmazda. Çiftçiye destek vererek onu tarlada üretime yönlendirmeliyiz. Aksi halde verim ve rekolte kaybı devam eder ve ithalata mahkûm oluruz. Oysa hedefimiz kendi ülkemizde, kendi kendine yeten bir tarım yapısına ulaşmak olmalıdır” şeklinde konuştu.

Gürer: TARSİM yeniden düzenlenmeli Haber

Gürer: TARSİM yeniden düzenlenmeli

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık ile TARSİM uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çiftçilerin, TARSİM sigortası yaptırmalarına rağmen zararlarının karşılanmadığı yönünde yoğun şikâyetler aldıklarını belirten Gürer, mevcut sistemin kapsamlı biçimde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. TBMM Zirai Don Komisyonu üyesi olarak 20 ilde incelemelerde bulunduklarını aktaran Gürer, özellikle bahçe ürünlerinde ciddi kayıpların yerinde tespit edildiğini ifade etti. TARSİM’in koyduğu kurallar nedeniyle sigortası bulunan çiftçilerin dahi zararlarının tamamının karşılanmadığını vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, ceviz üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti örnek gösterdi. Ağaçların yaşı gerekçe gösterilerek “ürün vermiyor” denildiğini ve bu nedenle üreticilerin destekten yararlanamadığını aktardı. ÇKS kaydı olan çiftçilere de sınırlı destekler verildiğini, ÇKS’si olmayan üreticilerin ise tamamen sistem dışında bırakıldığını ifade etti. DON VE KURAKLIK VURDU, ÇİFTÇİ DESTEKSİZ KALDI Çiftçilerle görüşe. Gürer’e çiftçiler her yıl TARSİM yaptırmalarına rağmen yaşadıkları zararın karşılanmadığını anlattılar. Çiftçiler, “Geçen sene don oldu, ardından kuraklık yaşandı ama hiçbir destek alamadık. Köyümüzde TARSİM var ama kuraklık desteği de verilmedi. Kamudan sigortadan bir kurumdan gelip ödeme yapan olmadı. ÇKS’si olan da alamadı. 2026 yılına geldik, hâlâ bu destek verilmedi,” dediler. “TARSİM ÇİFTÇİNİN TÜM ZARARINI KARŞILAMIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “TARSİM olsa bile çiftçinin bütün zararı karşılanmıyor. Ortada zarar var ama bu zararı giderecek bir mekanizma yok. ‘Sözleşmede ne yazıyorsa o’ anlayışı çiftçiyi korumaz. Biz bu ülkeyi seviyoruz. Vatanını sevenin asli görevi toprağını sevmektir. Çiftçi eli öpülesi insandır. Çok zor şartlarda üretim yapıyorsunuz. Çiftçiliği bırakmadan toprağı ekmeye devam edelim. Her zorluğu aşarak üretimi sürdürmeliyiz” şeklinde konuştu. Çiftçi Zülfü Ünal, sigorta yaptırmasına rağmen zararının karşılanmadığını belirterek, “400 kilo üzerinden sigorta yaptırdım ama ‘kuraklık sigortası yok’ denilerek ödeme yapılmadı. Sel sigortası var ama kuraklık olmadığı için kapsam dışı sayıldık” dedi. “TARSİM PRİMLERİ YÜKSEK, SİSTEM YENİDEN YAPILANDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in yeniden yapılandırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdiklerini belirterek, sigorta primlerinin yüksek olduğunu ve TARSİM’in çiftçinin ortağı gibi davranarak üretimin %10’una el koyduğunu söyledi. Don priminin yüzde 70 olacağı açıklanmasına rağmen yüzde 60’larda kaldığını ifade eden Gürer, iklim değişikliği nedeniyle bütüncül bir sisteme geçilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

Gürer: Tarımda zararlılarla mücadele yetersiz, üretici mağdur Haber

Gürer: Tarımda zararlılarla mücadele yetersiz, üretici mağdur

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, iklim değişikliğiyle birlikte artış gösteren bitki hastalıkları ve tarım zararlılarıyla yürütülen mücadelenin sahada karşılık bulmadığını belirterek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verdi. Gürer, başta kahverengi kokarca ve Akdeniz meyve sineği olmak üzere üretimi tehdit eden zararlılara yönelik uygulamaların üreticiyi korumakta yetersiz kaldığını ifade etti. GÜRER’İN SORULARI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, soru önergesinde şu sorulara yanıt istedi: İstilacı böcek türü kokarca, Akdeniz sineği gibi yüzlerce bitki türüne zarar veren zararlılarla neden istenen mücadele sonuç vermemektedir? Bu bağlamda çalışma var mıdır? Akdeniz sineği elmadan şeftaliye, domatesten zeytine kadar narenciye ile başlayan büyük zararı sürdürmektedir. Bu bağlamda uygulanan mücadele yetersiz midir? İlaç geliştirilmesi için bir çalışma var mıdır? Halen tespit edilen bitki hastalık ve zararlı sayısı kaçtır? Yıllık ürün kaybı bu nedenle ne kadar olmaktadır? Bakanlık verileri açıkladı: 669 zararlı organizma kayıtlı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtında, söz konusu zararlıların polifag yapıda olduğu, geniş konukçu ağlarının mücadeleyi zorlaştırdığı ve dünyada bu tür zararlıların tamamen yok edilmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Yanıtta, küresel iklim değişikliği nedeniyle kış aylarının ılık geçmesinin zararlı popülasyonlarını artırdığı ifade edildi. Bakanlık, Entegre Zararlı Yönetimi prensipleri doğrultusunda eş zamanlı ve toplu mücadele yürütüldüğünü, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapıldığını, Akdeniz meyve sineği ve kahverengi kokarca için eylem planlarının uygulandığını bildirdi. Mekanik, biyolojik, biyoteknik ve kimyasal yöntemlerin birlikte kullanıldığı; üreticilere eğitim ve bazı biyoteknik uygulamalar için destekleme ödemeleri yapıldığı kaydedildi. Yanıtta ayrıca, kahverengi kokarcanın 2017 yılında ilk kez görüldüğü, 2023’te eylem planı hazırlandığı, 2024’te ise mücadele seferberliği başlatıldığı belirtilerek, yürütülen çalışmalar sonucunda zararlı yoğunluğunun baskı altına alındığı ve verim kayıplarının azaldığı ifade edildi. Bakanlık verilerine göre ülkemizde bitkisel üretime zararlı olan 669 adet zararlı organizma kaydı bulunmaktadır. Ekonomik zarara sebep olma potansiyeli taşıyan 343 adet zararlı organizma ile Bakanlığımız ‘Bitki Sağlığı Mücadele Programı’ kapsamında mücadele çalışmaları yürütülmektedir. Üreticilerin hastalık ve zararlılardan kaynaklı olası kayıplarının önlenmesi amacıyla Bakanlığımız teknik ekiplerince hastalık ve zararlıların takibi ve üretici bilgilendirmesi ile zamanında ve etkin mücadele yapılması için çalışmalar yapılmaktadır. “TARIMDA ZARARLILAR ALARM VERİYOR” Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım zararlılarının katlanarak arttığını, Akdeniz sineği diye tanımlanan; başta narenciye olmak üzere zeytine dahi zarar veren sineğin Niğde bölgesinde de yaygın zarara neden olduğuna dikkat çekerek, “Bakanlık yanıtında mücadele yöntemleri ve planlar ayrıntılı biçimde anlatılırken, “yıllık ürün kaybı ne kadar” sorusuna somut bir rakam verilmemektedir. Üreticiler tarlada zararların arttığını dile getirirken, bakanlığın yanıtının uygulamadaki sonuçlara ilişkin net veriler sunmaması, tarımda zararlılarla mücadelede söylem ile saha arasındaki kopukluğu bir kez daha ortaya koymuştur. Etkin mücadele yapılıyorsa Niğde’ye kadar nasıl zararlı ulaştı? Hava ile ilintili ise Niğde kışları sert geçer, nasıl oluyor da zararlı yok olmadan zararı artarak devam ediyor? Bakanlığın masa başında “yok” demesi ile zararlı yok olmuyor. Kahverengi kokarca, Akdeniz sineği, domates güvesi gibi zararlılar için seferberlik boyutunda mücadeleye ihtiyaç vardır” şeklinde konuştu.

Ömer Fethi Gürer emekli, asgari ücretli ve işçinin geçim sıkıntısını TBMM’ye taşıdı Haber

Ömer Fethi Gürer emekli, asgari ücretli ve işçinin geçim sıkıntısını TBMM’ye taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada emeklilerin, asgari ücretlilerin ve dar gelirli vatandaşların yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek iktidara sert eleştiriler yöneltti. Gürer, mevcut maaşların temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayarak, “Bu tablo vicdanla açıklanamaz” dedi. “YASTIĞA BAŞINIZI KOYDUĞUNUZDA VİCDANINIZLA DEĞERLENDİRİN” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Biraz sonra yastığa başınızı koyduğunuzda vicdanınızla değerlendirin. Ya anneniz, babanız, kardeşiniz emekli; sorun onlara, aldıkları maaş Ankara’da, İstanbul’da kiraya yetiyor mu? Gıda ürünlerine, et ve süte ulaşabiliyorlar mı. Belki bir önerge gelir, emekliye daha fazla artış sağlanır diye bekliyorsunuz. Günahtır, yazıktır. Bu maaşları siz belirlemiyorsunuz; Bakan öneriyor, Cumhurbaşkanı onaylıyor, siz de el kaldırıyorsunuz. Yazıktır. Bu para, işsiz kalanlara maaş verilsin diye oluşturulan fondan çıkıyor. Niye Bakanlık bütçesinden vermiyorsunuz da işsize ayrılan parayı işverene aktarıyorsunuz” şeklinde konuştu. Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını hatırlatan Ömer Fethi Gürer, CHP’nin en düşük asgari ücretin 39 bin liraya çıkarılması yönündeki önerisinin dikkate alınmadığını da dile getirdi. “TAŞERON İŞÇİ KADRO BEKLERKEN, İŞVERENİN BORCUNU DEVLET ÖDÜYOR” Taşeronda kalan işçilerin kadro taleplerinin reddedildiğini söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buna karşın taşeron çalıştıran işverenlerin borçlarının devlet tarafından üstlenildiğini belirterek şunları söyledi: “Taşeron firma kıdem tazminatı neden ödenmiyor da devlet yükü üstleniyor?” Türkiye’de 16 milyon emekli bulunduğunu hatırlatan Ömer Fethi Gürer, “Emeklinin maaşı artarsa esnaftan alışveriş yapar, esnafın işi düzelir. Esnaf düzelirse üretim canlanır. Ülkenin koşulları iyi değil. Bunun yansıması sosyal patlamaya kadar gider. Gelin, elinizi vicdanınıza koyun ve oylarınızı buna göre kullanın” dedi. “YOKSULLUK DERİNLEŞTİ, AİLELER ÇOCUĞUNU AÇ OKULA GÖNDERİYOR” Yoksulluğun geldiği noktaya dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, battaniye altında ısınmaya çalışanları, ampulünü kısmak zorunda kalanları, çocuğunu okula aç gönderen aileleri hatırlattı. Kanun teklifinin bütününün “sakat” olduğunu savunan Gürer, bu haliyle destek vermelerinin mümkün olmadığını belirtti.

Gürer: Artan mazot fiyatları tarladan sofraya zam olarak yansıyor Haber

Gürer: Artan mazot fiyatları tarladan sofraya zam olarak yansıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında akaryakıta gelen zamların tarım, taşımacılık ve gıda başta olmak üzere tüm sektörleri doğrudan etkilediğini açıkladı. Gürer, yılbaşından bu yana mazota gelen artışın litre başına 3,5 lirayı bulduğunu belirterek, bu artışın çiftçinin üretim gücünü zayıflattığını, vatandaşın ise gıdaya erişimini zorlaştırdığını ifade etti. “MAZOT ZAMLARI TARLADAN SOFRAYA ZAM OLARAK YANSIYOR” Mazota gelen son 1 liralık zammın yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, üretimden nakliyeye kadar tüm maliyetleri artırdığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mazota gelen her zam, tarımdan taşımacılığa, sanayiden gıdaya kadar her alanda zincirleme bir etki yaratıyor. Çiftçi tarlasına traktörünü soktuğunda, nakliyeci kontağı çevirdiğinde daha yüksek maliyetle karşı karşıya kalıyor. Bunun sonucu da kaçınılmaz olarak tarladan sofraya zam olarak yansıyor. Bu süreçte mazotta yüzde 790, benzinde ise yüzde 683 oranında artış yaşandı. Benzin 7,5 kat, mazot ise yaklaşık 9 kat arttı. ‘Her şey ucuzlayacak’ denilen bir sistemde, yurttaş zam üstüne zamla karşı karşıya kaldı. Çiftçi bugün üretim yapmayı değil, bu maliyetlerle nasıl ayakta kalacağını düşünüyor” dedi. “2026 BÜTÇESİNDE TARIM İÇİN AYRILAN DESTEK, GEREKENİN ÇOK ALTINDA” Tarım desteklerine de değinen Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre çiftçiye milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesi gerektiğini, bunun da 772 milyar liraya karşılık geldiğini hatırlattı. Buna karşın 2026 bütçesinde ayrılan desteğin yalnızca 168 milyar lira olduğuna dikkat çeken Gürer, “Üstelik mazot ve gübre destekleri, gelen zamlar nedeniyle çiftçinin cebine girmeden geri alınıyor. Destek var deniliyor ama çiftçi o desteği fiilen kullanamıyor” diye konuştu. “ZİRAİ DON VE KURAKLIK İÇİN YETERLİ ÖNLEM ALINMADI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son dönemde yaşanan don olayları ve kuraklık olaylarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Donla mücadelede bile mazot ve elektrik gideri çiftçiye ek yük getiriyor. Zirai don ve kuraklıkla ilgili komisyon raporları bile Meclis’e sunulmadı. Yeterli önlemler alınmış değil. Mazotta ÖTV ve KDV neredeyse ürünün kendi fiyatıyla yarışıyor. Sürekli ‘petrol bulduk’ deniyor ama petrol bulundukça fiyatlar düşeceğine artıyor. Bir tırın deposu bugün yaklaşık 650 litre mazot alıyor ve bu da 37 bin lirayı buluyor. Nakliye ücretleri aynı oranda artırılamadığı için sektör ciddi bir çıkmazda. Antalya hallerinde bir ayda domates yüzde 100, salatalık yüzde 257 zamlandı. Bu artışlar raflara yansıyor. Emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaş sebze ve meyveyi artık sadece bakıp geçiyor. Bankalar, ‘Önce borcunu öde’ diyerek çiftçiyi kapıdan çeviriyor. Bu anlayış çiftçiyi üretimden koparır, tarlayı boş bırakır. Kredi borçları ötelenmeli, BAĞ-KUR borcu gerekçe gösterilerek çiftçi kredisiz bırakılmamalı.” Gübre fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Gürer, üre ve DAP gübrenin ton fiyatlarının son yıllarda katlandığını hatırlatarak, “Hem yeterli destek vermeyeceksiniz, hem girdi maliyetlerine göz yumacaksınız, hem de çiftçinin ürününü düşük alım fiyatlarıyla baskılayacaksınız. Sonra da ‘tarımın sorunlarını çözüyoruz’ diyeceksiniz. Tarım bu anlayışla düzelmez. Mazota gelen zamla birlikte iğneden ipliğe her şeye zam geleceği açıktır. Vatandaşın bu zam yağmurundan kurtulabilmesi için tek çıkış yolu sandıktır” ifadelerini kullandı.

Gürer: Hayvancılıkta telafisi güç sonuçlar kapıda Haber

Gürer: Hayvancılıkta telafisi güç sonuçlar kapıda

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, enflasyonu düşürme gerekçesiyle çiğ süt fiyatının baskılanmasının süt hayvancılığı açısından ciddi riskler barındırdığını söyledi. Bir litre süt satarak bir buçuk kilo yem alamayan üreticinin zarar ettiğine dikkat çeken Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektörünün yanlış fiyatlama politikaları, yetersiz destekler, artan girdi maliyetleri, krediye erişimde yaşanan sorunlar ve denetimsiz piyasa koşulları nedeniyle derin bir yapısal krizle karşı karşıya olduğunu ifade etti. “ÇİĞ SÜT FİYATI ÜRETİCİNİN MALİYETİNİ KARŞILAMIYOR” CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ulusal Süt Konseyi tarafından 22 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere çiğ süt tavsiye fiyatı litre başına 22 lira 22 kuruş olarak açıklanmıştı. Açıklanan bu fiyat, yem başta olmak üzere mazot, elektrik, su, veterinerlik hizmetleri, aşı, bakım ve işçilik gibi temel girdi maliyetlerindeki artışlar dikkate alındığında üreticinin maliyetini dahi karşılayamamaktadır. Çiğ süt fiyatına yapılan artış oranı yaklaşık yüzde 13 seviyesinde kalırken, resmi enflasyon oranının yüzde 30’lar düzeyinde seyretmesi, üreticinin reel gelirinin ciddi biçimde gerilemesine yol açmıştır” diye ifade etti. “DİŞİ HAYVAN KESİMİ HAYVANCILIĞIN GELECEĞİNİ YOK EDİYOR” Ömer Fethi Gürer Süt hayvancılığında yaşanan krizin dişi hayvan kesimlerini artırdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Dişi hayvanların kesime gitmesi, yalnızca mevcut üretimin değil, gelecekteki hayvan varlığının da yok edilmesi anlamına gelmektedir. Nitekim Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı raporlara göre, Türkiye’de 16 milyon 800 bin civarında olan sığır varlığının 14 milyon 300 bin seviyelerine kadar düşmesi beklenmektedir. Bu tablo, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin ciddi biçimde tehlikeye girdiğini göstermektedir. Üreticiler yalnızca fiyat baskısıyla değil, finansmana erişimde karşılaştıkları engellerle de üretimden kopmaktadır. Bankalar, kredi talebinde bulunan çiftçilere BAĞ-KUR prim borçlarını gerekçe göstererek kredi kullandırmamakta; “önce borcunu öde, sonra gel” yaklaşımıyla üreticinin üretim için gerekli finansmana ulaşmasının önü kesilmektedir. Artan girdi maliyetleri karşısında krediye erişemeyen üretici, borçlarını çevirememekte ve icra süreçleriyle karşı karşıya kalmaktadır. İcra işlemlerinin ertelenmesi yönündeki çağrılara rağmen, tarım sektöründe icra takipleri sürmektedir.” “YAPISAL ÖNLEMLER ALINMAZSA TELAFİSİ GÜÇ SONUÇLAR DOĞAR” Gürer, üreticilerin yalnızca fiyat baskısıyla değil, finansmana erişimde yaşadıkları sorunlar nedeniyle de üretimden kopmak zorunda kaldığını belirterek, “Tüm bu gelişmeler, süt hayvancılığında yaşanan krizin yalnızca fiyat meselesi olmadığını; kredi politikalarından sosyal güvenlik primlerine, piyasa denetimlerinden ithalat politikalarına kadar çok boyutlu bir yapısal sorunla karşı karşıya olunduğunu ortaya koymaktadır. Hayvancılığın tasfiye noktasına gelmesi, gıda güvenliği, kırsal istihdam, fiyat istikrarı ve ulusal tarım politikaları açısından telafisi güç sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenlerle; çiğ süt fiyatının belirlenme süreci ile maliyetler arasındaki uyumun, artan girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkilerinin, raf fiyatları ile üretici fiyatları arasındaki uçurumun nedenlerinin, küçük aile tipi işletmelerin neden üretimden çekildiğinin, dişi hayvan kesimlerinin ve hayvan varlığındaki azalışın boyutlarının, çiftçilerin krediye erişimde karşılaştıkları engellerin ve BAĞ-KUR prim borçlarının üretim üzerindeki etkisinin, tarım sektöründe artan icra ve haciz işlemlerinin sonuçlarının ve ithalat politikalarının yerli hayvancılığa etkilerinin tüm yönleriyle araştırılması; alınması gereken yapısal önlemlerin belirlenmesi ve sürdürülebilir bir hayvancılık politikasının oluşturulması amacıyla, Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması gerekli görülmüştür” dedi.

Gürer: Çiftçi desteksiz ayakta kalamaz Haber

Gürer: Çiftçi desteksiz ayakta kalamaz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının kurak geçmesi nedeniyle tarımsal üretimde ciddi rekolte ve ürün kayıpları yaşandığını söyledi. 2026 yılında kar ve yağışların yeniden umut verdiğini belirten Gürer, bu sürecin doğru tarım politikalarıyla yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesinin 542 milyar lira olarak belirlendiğini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre çiftçiye verilmesi gereken desteğin millî gelirin yüzde 1’i olduğunu ve bu tutarın 772 milyar liraya ulaştığını söyledi. Buna karşın bütçeden tarımsal destek için ayrılan kaynağın yalnızca 168 milyar lira olduğuna dikkat çeken Gürer, “Tarım Kanunu’na göre verilmesi gereken destek çiftçiye verilmiyor. Bu, çiftçilerimiz için yeterli değil” diye konuştu. “542 MİLYAR LİRALIK BÜTÇE TARIMIN HANGİ SORUNUNA YETECEK?” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 542 milyar liralık bütçeyle sulama suyu sorununu mu çözeceğini, toplulaştırmayı mı yapacağını, çiftçiye destek mi vereceğini, tarımda ortaya çıkan sorunlara mı çözüm üreteceğini sorguladı. Küresel iklim değişikliğinin yarattığı sorunlara ek olarak Türkiye’nin ciddi bir su ve sulama sorunu yaşadığını belirten Gürer; barajlar, göletler, kapalı sulama sistemleri ile damlama ve yağmurlama yatırımlarının da bu sınırlı bütçeyle karşılanmaya çalışıldığını ifade etti. “ÇİFTÇİYE DESTEĞİ ZAMANINDA VERMEK GEREKİYOR” Ömer Fethi Gürer, kredi alamayan çiftçinin üretimin içinde kalamadığını belirterek, “Bu kadar borcu olan çiftçiye destek vermezseniz tarımı nasıl sürdüreceksiniz? Bu yıl yağmur var, kar var, umut var. Ama bu umudu ortadan kaldırmamak için çiftçiye desteği zamanında vermek gerekiyor” şeklinde konuştu. Çiftçiye zamanında, doğru ve yeterli destek verilmediği sürece raftaki ürün fiyatlarının düşmesinin mümkün olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, artan girdi maliyetlerinin tarımda büyük sorun yarattığını söyledi. Üretimin pahalı hâle geldiğini, kırsaldan kente göçün arttığını, çiftçi yaş ortalamasının 58’e yükseldiğini dile getiren Gürer, gençleri tarıma özendirmek için desteklerin artırılması gerektiğini ifade etti. “TARIMDA GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ ÜRETİMDEN SOĞUTUYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer; yem, gübre, tohum, ilaç, mazot, işçilik, traktör ve biçerdöver giderleri ile elektrik ve su ücretlerinin hızla arttığını söyledi. Bu artışların ürün maliyetlerine yansıdığını belirten Gürer, “Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlana katlana artıyor. Üreten ürettiğinden mutlu olamıyor, tüketen pahalı ürün almak zorunda kalıyor” dedi.

Gürer: Girdi maliyetleri tarımı bitirme noktasına getirdi Haber

Gürer: Girdi maliyetleri tarımı bitirme noktasına getirdi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en büyük sorunlarının artan girdi maliyetleri, aracılık sistemi ve ithalatın sürmesi olduğunu belirterek, yemden gübreye, mazottan elektriğe kadar tüm kalemlerde yaşanan fiyat artışlarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini söyledi. Gürer, “Tarımın en büyük sorunlarından biri girdi maliyetleri. Yem, gübre, tohum, mazot ve işçilik fiyatları sürekli artıyor. Traktörün, biçerdöverin gideri yükseliyor; elektrik ve su ücretleri katlanıyor. Ürün daha toprağa ekilmeden maliyetler tırmanıyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden çıkan ürünün sofraya ulaşana kadar en az dört el değiştirdiğini ve fiyatların katlanarak arttığını belirterek, “Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlana katlana gidiyor. Üreten ürettiğinden mutlu olamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor. Çiftçi bir yıl önceden hangi üründen ne kazanacağını bilmeli. Alım garantili üretim yapması sağlanmalı” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre fiyatlarındaki artışı son rakamlarla ortaya koydu. Amonyum sülfat gübresinin 2025 yılı Ocak ayında ton başına 9 bin 500 liradan satıldığını, 2026 yılı Ocak ayında ise 12 bin 100 liraya çıktığını belirten Gürer, üre gübresinin de geçen yıl bayilerde tonu 17.400 TL fiyattan satılırken bugün ton fiyatı 26.000 ton ulaştığını söyledi. “ÜRÜN DAHA EKİLMEDEN MALİYETLER KATLANIYOR” Çiftçilerin yoğun kullandığı 15-15-15 gübresinin bir yıl önce tonu 16 bin 750 lira olduğunu hatırlatan Gürer, “Şu anda bu gübre tonu 23 bin 400 liraya çıktı. 20-20 gübre Ocak 2025 tarihinde tonu 15.700 TL iken Ocak 2026’da ton fiyatı 23.200 TL çıktı. DAP gübresi geçen yıl Ocak ayında 24 bin 700 liraydı, bugün 34 bin 750 lira. Daha yılın başında gübre bu fiyat. Mazot 50 liraya üzerinden satılıyor. Üreticilerin yaşadığı sorunlar katlanıyor. Doğal olarak bunlar ürün fiyatlarına yansıyor. Cuma günü Kumluca halinde yuvarlak domatesin kilosu 60 lira. Çarlı biber 50 lira, kılçık sivri biber 110 lira, cin biber 110 lira. Salatalık 50 lira, patlıcan 56 lira, kabak 66 lira, fasulye 100 lira” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİNİN TARLASINA, TRAKTÖRÜNE İCRA GELİYOR” Ömer Fethi Gürer, “İşin başını doğru biçimde kanalize etmek, düzenlemek gerekiyor. O da girdi maliyetlerinin düşürülmesiyle olur. Mazotta ÖTV ve KDV çiftçi için mutlaka kaldırılmalı. Çiftçi mazotun fiyatına yetişemiyor. Tarlayı traktörle sürecek, mazot koyacak, yarım depo mazotu bile zor alıyor. Bu nedenle çiftçilerin çoğu icralık oldu. Tarlasına, hayvanına, traktörüne, hayvanına icra geliyor. Bir an önce icralar durdurulmalı, çiftçiye kredi desteği sağlanmalı, yem ve gübre sübvanse edilmeli. Bu yıl Türkiye’de 14 milyon 300 bin büyükbaş hayvan kalacağı ifade ediliyor. Bu, Türkiye’nin neredeyse son 50 yılının en düşük büyükbaş hayvan varlığı” dedi. “ÜRETİCİ AYAKTA KALMAZSA KRİZ DERİNLEŞİR” Açıklamasının sonunda bir uyarıda bulunan Ömer Fethi Gürer, yetkililerin çiftçinin, üreticinin ve besicinin yanında duran gerçekçi çözümler üretmek zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu ülke gıdasız kalırsa sorunlarımız artar, sıkıntılarımız katlanır. İleriki aşamada birilerinin sömürgesi haline geliriz. Onun için çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin yanında duran bir anlayış şarttır. Çözüm var ancak siyasi iktidar sorunları çözme becerisini yitirdi” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.