#Ömer Fethi Gürer

İLKHABER-Gazetesi - Ömer Fethi Gürer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Fethi Gürer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: Tarımda dışa bağımlılık artıyor Haber

Gürer: Tarımda dışa bağımlılık artıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Kayseri’de CHP Kayseri İl Başkanı Ozan Ufuk Gözbaşı ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ile birlikte Kayseri Toptancı Hali esnafını ziyaret etti. CHP Genel Merkezi’nin görevlendirmesi kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerde esnaf, birlik ve oda temsilcileri ile vatandaşlar yaşadıkları sorunları dile getirdi. Artan üretim ve nakliye maliyetleri ile düşen alım gücünün öne çıktığı görüşmelerde esnaf, “Milletin alım gücü yok”, “Bir maydanoz tarladan sofraya gelene kadar maliyet katlanıyor” ifadeleriyle sıkıntılarını aktardı. “ÇİFTÇİ BULAMAYACAĞIMIZ GÜNLER GELEBİLİR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda sorunların yapısal olduğu kadar yönetimsel olduğunu belirterek, “Çiftçiyi arayacağız ama o dönem çiftçi, üretici bulamayacağız. Tarım, hepimizi giydiren doyuran bir sektördür. Eğer gıdamız olmazsa yaşam olmaz. Bizim derdimiz de budur. Onun için el birliğiyle bu sorunları anlatmamız lazım. Yalnızca bizim değil, herkesin bu işi görmesi gerekiyor. Sümerlerin güzel bir sözü var. ‘Altını ve gümüşü olan, buğdayı, koyunu olanın kapısını bekler’ diyor. İşin özü budur. Ama gıda yoksa bağımsızlık da olmaz. Çünkü bağımsızlık gıdaya bağlıdır. Mercimeğin tohumunu Kanada’ya biz verdik. 2025 yılında mercimek üretimimiz 230 bin tona düştü. Oysa 2002 yılında 500 bin ton mercimek üreten bir ülkeydik. Şimdi mercimek ithal ediyoruz. Şu anda zaten bağcıyı dövüyorlar, üzüm yemek istemiyorlar” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİYİ ARAYACAĞIZ AMA BULAMAYACAĞIZ” Artan maliyetlerin üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İki sene önceki mazot fiyatıyla bugünkü mazot fiyatı arasında büyük fark var. Şu anda en büyük sorun üretimin olmaması. Üretim olmayınca dışa bağımlılık ortaya çıkıyor. Dışa bağımlılık bizi bitiriyor. Yarın öyle bir gün gelecek ki parası olan bile parasıyla ürün alamayacak. Çünkü ortada ürün olmayacak. Çiftçiyi arayacağız, elini öpelim diyeceğiz ama çiftçi bulamayacağız” ifadelerini kullandı. “MAYDANOZ TARLADAN SOFRAYA GELENE KADAR MALİYET KATLANIYOR” Hal esnafı Nuh Ağızballıer, “Devlet de üzerine düşeni yapacak. Otoyollarda sebze-meyve taşıyan araçlardan alınan ücretleri düşürecek. Nakliye maliyetlerini azaltacak. Tonaj uygulamalarında üreticiyi rahatlatacak. Çünkü 10 ton taşıyan araçla 20 ton taşıyan aracın maliyeti farklı oluyor. Mazota indirim yapmıyorsun. Lastiği, ekipmanı ithal ediyorsun. Bunlardan da vergi alıyorsun. Devlet olarak hiçbir şey yapmazsan vatandaş ne yapacak? Millet diyor ki ‘Maydanoz nasıl 10 lira oldu?’ Çünkü işçilik arttı, lastik arttı, navlun arttı, masraflar katlandı. Bir maydanoz tarladan sofraya gelene kadar maliyeti katlanıyor. Sonuçta o masrafı vatandaş ödüyor. Şimdi insanlar sadece satabildiği kadar ürün getiriyor. Ortada ürün tedarik sorunu yok; alım gücü sorunu var. Milletin alım gücü yok. Bizim halde muhatap olduğumuz kişiler dar gelirli insanlar. Asgari ücretle çalışan vatandaşlar. Kalabalık aileler. İnanın insanların gözü meyvede kalıyor” dedi. “ÜRETİCİ ÇARESİZ, VATANDAŞ ALIM GÜCÜNDE ZORLANIYOR” Erik ve çilek gibi ürünlerin artık birçok vatandaş için lüks hale geldiğini belirten Ağızballıer, “Halde dolaşın, bakın kaç dükkânda erik var, kaç dükkânda çilek var. 118 dükkânın belki 8’inde vardır, belki yoktur. Çünkü ürün geldiğinde satılamıyor. Sebep yine alım gücü” diye konuştu. Nakliyecilerin yaşadığı sorunlara da değinen Ağızballıer, “Eskiden tırcılar, kamyoncular büyük araçlarla iş yapardı. Sonra küçük araçlar da aynı işi yapmaya başladı. ‘Sorunu çözeceğiz’ diye K belgesi çıkardılar. Çözüm oldu mu? Hayır. Ardından kantar uygulamaları geldi. Peki düzeldi mi? Hayır. Çimento çekene, taş çekene bir şey demem. Ama sebze-meyve taşıyanın ne günahı var? Domates taşıyan aracın maliyetini artırırsanız fiyat nasıl düşecek. Bizim vatandaşta pahalı olan kaliteli olur diye yanlış bir anlayış var. Pazarda insanlar patatesi 10 liraya satmaya çalışıyor. Çünkü ürün artık hayvan yemine dönmüş durumda. Üretici çaresiz” dedi. “ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN DESTEK VERİLMİYOR” Çiftçiye verilmesi gereken desteklerin yetersiz kaldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, 2006 yılında çıkarılan tarım kanunu hatırlattı. Gürer, “Gübre sübvanse edilmeli. Mazottan KDV ve ÖTV kaldırılmalı. 2006 yılında çıkarılan kanunda milli gelirin yüzde 1’inin çiftçiye destek olarak verilmesi yazıyor. Bu yıl bu rakam yaklaşık 722 milyar lira olması gerekirken verilen destek 168 milyar lirada kalıyor. Sorun burada zaten. Çiftçiye verilmesi gereken destek verilmiyor” dedi.

Ömer Fethi Gürer'den süs bitkisi üreticilerine ziyaret: Maliyetler ve ÇKS sorunu masada Haber

Ömer Fethi Gürer'den süs bitkisi üreticilerine ziyaret: Maliyetler ve ÇKS sorunu masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Anneler Günü dolayısıyla süs bitkisi sektöründeki hareketliliği yerinde inceledi. Sarıyer bölgesinde dokuz yıldır çiçek üretimi gerçekleştiren kadın girişimci Şevval Kaptan’ın işletmesini ziyaret eden Gürer, seralardaki üretim süreçleri ve sektörün karşılaştığı yapısal engeller hakkında bilgi aldı. Ziyaret sırasında yaklaşık 20 dönümlük bir arazide 30 farklı türde süs bitkisi yetiştirdiklerini belirten işletme sahibi Şevval Kaptan, yılın her döneminde farklı bir hazırlık süreci içinde olduklarını ifade etti. İlk altı aylık periyotta bahar ürünlerine odaklandıklarını, sonrasında ise sonbahar hazırlıklarının başladığını söyleyen Kaptan, çiçek yetiştiriciliğinin dışarıdan görünen estetiğinin aksine oldukça zorlu bir emek süreci gerektirdiğini dile getirdi. İTHAL GİRDİLER VE DÖVİZ KURU BASKISI Sektörün en büyük problemlerinden biri olan maliyet artışlarına değinen kadın girişimci, üretimin temel taşı olan toprağın dahi yurt dışından getirildiğini açıkladı. Yıllardır ithal toprak kullandıklarını belirten Kaptan, Euro kurundaki her yükselişin doğrudan üretim giderlerine yansıdığını ve bu durumun planlama yapmayı güçleştirdiğini vurguladı. Süs bitkisi üretiminin ciddi bir sermaye ve titiz bir organizasyon istediğini belirten üretici, müşteri taleplerine yetişebilmek için sürekli yeni yatırımlar yapılması gerektiğini ekledi. HAZİNE ARAZİLERİNDE ÇKS KAYIT ÇIKMAZI Üreticilerin karşılaştığı bir diğer önemli sorun ise Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerindeki bürokratik engeller oldu. Toplam 20 dönümlük üretim alanının sadece tapulu kısmının ÇKS'ye dahil edilebildiğini belirten Kaptan, hazine arazileri üzerinde yapılan üretimin sistemde görünmemesinin finansal desteklere erişimi kısıtladığını söyledi. Gerçek üretim alanı üzerinden destek alabilmek için yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden girişimci, bu durumun Ziraat Bankası nezdindeki işlemlerini de doğrudan etkilediğini belirtti. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İŞGÜCÜ SORUNU Değişen iklim koşullarının bitki sağlığı üzerindeki etkilerine karşı yoğun bir önlem trafiği yürüttüklerini anlatan üretici, don riskine karşı teyakkuzda olduklarını ve güneşin yakıcı etkisinden korunmak için sera camlarına kireç uygulaması yaptıklarını söyledi. İşletmedeki sürekli çalışanların yanı sıra dönemsel işçi bulma konusunda da zaman zaman zorlandıklarını kaydeden Kaptan, yerel işgücü ile süreci yönetmeye çalıştıklarını ifade etti. GÜRER: "ÜRETİCİNİN DESTEKLENMESİ STRATEJİK ÖNEMDE" Seraları inceleyerek üreticinin taleplerini dinleyen CHP'li Ömer Fethi Gürer, kadın girişimcilerin tarımsal üretimdeki rolünün kritik olduğunu belirtti. Girdi maliyetlerindeki fahiş artışların nihai tüketiciye de olumsuz yansıdığını ifade eden Gürer, üreticinin üzerindeki yükün hafifletilmesi için acil çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Üreticilerin sesini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşımaya devam edeceğini sözlerine ekleyen Gürer, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürdürülebilirliği için devlet desteğinin şart olduğunu hatırlattı. Özel günlerin yarattığı hareketliliğin üretici için can suyu olduğunu belirten milletvekili, yerli üretimin korunmasının ekonomik dengeler açısından hayati olduğunu savundu.

Gürer: Memurların maaşları enflasyon karşısında gelirleri iyileştirilmeli Haber

Gürer: Memurların maaşları enflasyon karşısında gelirleri iyileştirilmeli

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada çalışma hayatındaki sorunlara dikkat çekti. Gürer, memurlardan emeklilere, asgari ücretlilerden kamu çalışanlarına kadar geniş bir kesimin ekonomik sıkıntılar altında olduğunu vurgulayarak kapsamlı düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti. “MEMURLAR ARASINDAKİ GELİR ADALETSİZLİĞİ GİDERİLMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mevcut ekonomik koşulların çalışan kesimler üzerindeki baskısını artırdığını belirterek, “Çalışma yaşamı sorunları devam etmektedir. Kamuda çoğu kurumda memur sadece maaş almakta, ikramiyeden mahrumdur, almaları sağlanmalıdır. Genel idari hizmetler sınıfında olanların özel hizmet tazminatları artırılmalıdır. Memurlar arasında özel hizmet tazminatıyla oluşturulan ek ödeme ve gelir adaletsizliği devam etmektedir, giderilmelidir,” diye konuştu. “MEMUR ENFLASYONA KARŞI KORUNMALI” Aile yardımları ve ücret politikalarına da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, memurların artan hayat pahalılığı karşısında korunamadığını belirterek, “Aile yardımları günün koşullarına uygun artırılmalıdır. Memurlar enflasyon karşısında korunmalı, ücret artışı sağlanmalıdır. 3600 ek gösterge 1'inci dereceye gelen tüm memurlara verilmelidir. Memura grev hakkı tanınmalıdır. Sendika ile toplu sözleşmenin bağıtlanması sağlanmalıdır. Fazla mesai ücretleri güncellenip hak edenin alması sağlanmalıdır” dedi. “ASGARİ ÜCRETLİ VE EMEKLİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA” Konuşmasının sonunda toplumun geniş kesimlerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Gürer şunları söyledi: “Asgari ücretli ile emekli açlık sınırı altında, memur yoksulluk sınırının altındadır. Bunların içinde bulunduğu durumlar görülerek düzeltilmesi sağlanmalıdır.”

Gürer: Tapu sorunları ve GES uygulamaları çiftçiyi mağdur ediyor Haber

Gürer: Tapu sorunları ve GES uygulamaları çiftçiyi mağdur ediyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de yaptığı konuşmada tapu kanununda yapılması planlanan değişiklikler ve sahada yaşanan uygulama sorunlarına dikkat çekerek vatandaşların karşılaştığı mağduriyetleri Meclis gündemine taşıdı. Gürer, “Tarım alanlarında ortaya çıkan bu işgallerin ne olacağı konusunda bölgedeki insanlarımız, çiftçimiz, tarım arazisinin sahipleri bilgilendirilmeli” dedi. “TARIM ARAZİLERİNDE MÜLK SAHİPLERİ BİLGİLENDİRİLMİYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer vatandaşların bilgilendirilmeden işlemlerin yürütüldüğünü iddia ederek, “Vatandaşlar diyorlar ki: Bizim tarım arazilerinde bize danışılmıyor, mülk sahibine danışılmadığı, gelişigüzel planlanan uygulama sürdürülüyor. Şu anda elektrik hattı direk kazı çalışmaları yapılıyor ama bununla ilgili kadastro çalışması yapılmadan bedel tespiti ve işgal edilen araziyle ilgili kurum ve komisyonlarca kıymetlendirilip yer işgal ücreti ya da kamulaştırma bedeli dahi belirlenmeye gerek duyulmadan işlemler yapılıyor. Bu da doğal olarak bölgedeki yurttaşların tepkisini çekiyor. 200-250 metre mesafede, dikilen her noktada fiziksel olarak işgal söz konusu, zarar gören mahsullerle ilgili bedel ödeneceği belirtiliyor ama bu tarım arazilerinin işgal sonrası o bölgedeki ortaya çıkan durumunun da bir bedeli olmalı. Bu bedelle ilgili şu ana kadar yurttaşlara bir açıklama yapılmamış. Vatandaşın malını işgal etmek bir hukuksuzluk, bu bağlamda düzenlemeye ihtiyaç var. Onun için de buradan yetkilileri uyarıyorum: Tarım alanlarında ortaya çıkan bu işgallerin ne olacağı konusunda bölgedeki insanlarımız, çiftçimiz, tarım arazisinin sahipleri bilgilendirilmeli” ifadelerini kullandı. “TAPU SORUNLARI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer bazı köylerde kadastral sorunlar yaşandığına dikkat çekerek, “Niğde ilinde bazı köylerimizde kadastral sorunlar var. Bununla ilgili Çevre Bakanlığına verdiğim soru önergelerine yanıtlarda deniyor ki: "On yıla yakın süre geçti, öyle olunca bunlar kesinleşti." Ama o dönemlerde itiraz etmeyen vatandaşların bölge arazilerinin çok verimli olmamasının da etkisiyle kimin kimin arazisini ektiğine çok bakmamışlar. Bugün arazi değerlenince doğal olarak kendi arazisi sandığı yere gelip bakıyor ki başkasının üzerine tapu kadastro yazılmış, itiraz ediyor. Bununla ilgili bir düzenleme yapılması lazım. Keçikalesi, Karakapı gibi kasabaların yanında Beyazkışlakçı köyümüz gibi bu konuda çok şikâyet aldığımız yer var, bir yerde vatandaş geriliyor. Eğer yasal anlamda geçmişte yapılmış hatalar varsa bunların telafi edilmesi doğru olan. O anlamda yapılması gereken de hukuki sebeplere dayalı itirazlar varsa yeniden değerlendirme yapmak. "Ya, bu oldubitti." demek oradaki sorunların daha da derinleşmesine yol açar. Eğer bir yerde tapuyla ilgili bir itiraz varsa buna bakılmalı. Tapu Kanunu geliyor, burada değerlendiriliyor ama vatandaşın taleplerini içeren, o anlamda da çözüm getirecek düzenlemeleri pek göremiyoruz. Aslında bazıları da kararnameyle bile hallolacak konuları içeriyor” ifadelerini kullandı. MECLİS HALKIN SORUNLARINA EĞİLMELİ Gürer, açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunarak, tarım arazilerindeki tahribat ve tapu sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurguladı. Gürer, “Bu süreçler doğru yönetilmeli, vatandaşların birbirine karşı gerilmesine yol açacak uygulamalardan kaçınılmalıdır” diye konuştu.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'den tarım arazilerinde GES ve tapu uyarısı Haber

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'den tarım arazilerinde GES ve tapu uyarısı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği konuşmada, Tapu Kanunu'nda yapılması planlanan değişiklikler üzerinden tarım sektörünün ve mülk sahiplerinin karşılaştığı kronikleşmiş sorunları gündeme taşıdı. Gürer, özellikle Niğde bölgesinde verimli arazilerin Güneş Enerjisi Santralleri (GES) nedeniyle üretim dışı kalmasına ve mülkiyet haklarının ihlal edilmesine sert tepki gösterdi. TARIM ARAZİLERİNDE GES YATIRIMLARI ÜRETİMİ TEHDİT EDİYOR Enerji yatırımlarının planlama aşamasındaki hatalara dikkat çeken Gürer, güneş enerjisine karşı olmadıklarını ancak yer seçiminin tarımsal geleceği tehlikeye attığını vurguladı. Gürer, "GES'e karşı değiliz ama kalkıp da meralara, tarım arazilerine GES yapılıyor, verimsiz, işe yaramayacak yerlere değil en güzel alanlar neredeyse gidip oraya GES yapılır oldu, GES yapılan yerde de tarım bitiyor. Niğde ili Bor ilçesinde Badak'a, Seslikaya'ya gittiğiniz zaman arazi görülmüyor, GES'le ilgili yapılan yatırımlardan dolayı bölge farklılaşmış. Bunun yanında, Edikli, Orhanlı, Konaklı, Ovacık, Aktaş arazilerimizde de GES'e yönelik direk dikim işleri başlayınca tarım alanları delik deşik oldu." ifadelerini kullanarak bölgedeki değişimi gözler önüne serdi. "MÜLK SAHİBİNE DANIŞILMADAN GİRİŞİLEN UYGULAMALAR HUKUKSUZDUR" Projelerin uygulama aşamasında mülk sahiplerinin görüşlerinin alınmadığını ve kamulaştırma süreçlerinin şeffaf yürütülmediğini savunan CHP'li vekil, saha çalışmalarında hukuki boşluklar olduğunu dile getirdi. Bölge halkının yaşadığı mağduriyeti anlatan Gürer, "Vatandaşlar diyorlar ki: Bizim tarım arazilerinde bize danışılmıyor, mülk sahibine danışılmadığı, gelişigüzel planlanan uygulama sürdürülüyor. Şu anda elektrik hattı direk kazı çalışmaları yapılıyor ama bununla ilgili kadastro çalışması yapılmadan bedel tespiti ve işgal edilen araziyle ilgili kurum ve komisyonlarca kıymetlendirilip yer işgal ücreti ya da kamulaştırma bedeli dahi belirlenmeye gerek duyulmadan işlemler yapılıyor. Bu da doğal olarak bölgedeki yurttaşların tepkisini çekiyor. 200-250 metre mesafede, dikilen her noktada fiziksel olarak işgal söz konusu, zarar gören mahsullerle ilgili bedel ödeneceği belirtiliyor ama bu tarım arazilerinin işgal sonrası o bölgedeki ortaya çıkan durumunun da bir bedeli olmalı. Bu bedelle ilgili şu ana kadar yurttaşlara bir açıklama yapılmamış. Vatandaşın malını işgal etmek bir hukuksuzluk, bu bağlamda düzenlemeye ihtiyaç var. Onun için de buradan yetkilileri uyarıyorum: Tarım alanlarında ortaya çıkan bu işgallerin ne olacağı konusunda bölgedeki insanlarımız, çiftçimiz, tarım arazisinin sahipleri bilgilendirilmeli." dedi. NİĞDE'DE KADASTRO HATALARI SOSYAL GERİLİME YOL AÇIYOR Niğde genelindeki köylerde geçmişte yapılan kadastro çalışmalarındaki hataların bugün ciddi mülkiyet tartışmalarına neden olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, süre aşımı gerekçesiyle taleplerin geri çevrilmesinin adaletsizlik yarattığını söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yaklaşımlarını eleştiren Gürer, "Niğde ilinde bazı köylerimizde kadastral sorunlar var. Bununla ilgili Çevre Bakanlığına verdiğim soru önergelerine yanıtlarda deniyor ki: 'On yıla yakın süre geçti, öyle olunca bunlar kesinleşti.' Ama o dönemlerde itiraz etmeyen vatandaşların bölge arazilerinin çok verimli olmamasının da etkisiyle kimin kimin arazisini ektiğine çok bakmamışlar. Bugün arazi değerlenince doğal olarak kendi arazisi sandığı yere gelip bakıyor ki başkasının üzerine tapu kadastro yazılmış, itiraz ediyor. Bununla ilgili bir düzenleme yapılması lazım. Keçikalesi, Karakapı gibi kasabaların yanında Beyazkışlakçı köyümüz gibi bu konuda çok şikâyet aldığımız yer var, bir yerde vatandaş geriliyor. Eğer yasal anlamda geçmişte yapılmış hatalar varsa bunların telafi edilmesi doğru olan. O anlamda yapılması gereken de hukuki sebeplere dayalı itirazlar varsa yeniden değerlendirme yapmak. 'Ya, bu oldubitti.' demek oradaki sorunların daha da derinleşmesine yol açar. Eğer bir yerde tapuyla ilgili bir itiraz varsa buna bakılmalı. Tapu Kanunu geliyor, burada değerlendiriliyor ama vatandaşın taleplerini içeren, o anlamda da çözüm getirecek düzenlemeleri pek göremiyoruz. Aslında bazıları da kararnameyle bile hallolacak konuları içeriyor." şeklinde konuştu. MECLİSİN GÖREVİ HALKIN MÜLKİYET SORUNLARINI ÇÖZMEKTİR Konuşmasının sonunda yetkililere çözüm çağrısını yineleyen Gürer, enerji projeleri ve kadastro uygulamalarının halkı karşı karşıya getirdiğini ifade etti. Sürecin doğru yönetilmesi gerektiğini vurgulayan milletvekili, "Bölgemde tapu kadastroyla ilgili yaşanan sorunlara çözüm bulunması, tapulu olan arazilere uygulamayla enerjiye yönelik yapılan bu direkt ve benzeri tahribatlarda ortaya çıkan sorunların çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda yetkilileri uyarma görevi olduğu için de uyarıyorum. Bu soruna Niğde bölgesinden bakın, insanların gerilmesi hatta birbirini olumsuz biçimde eleştirmesine yol açacak süreci doğru yönetin diyorum." diyerek sözlerini noktaladı.

Gürer: Gıda enflasyonu tağşişi artırıyor Haber

Gürer: Gıda enflasyonu tağşişi artırıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, artan gıda enflasyonu ile birlikte taklit ve tağşişli ürünlerde ciddi bir artış yaşandığını belirterek, 2026 yılının başından 22 Nisan’a kadar yapılan denetimlerde 207 taklit ve tağşişli ürün tespit edildiğini söyledi. Artan üretim maliyetleri, düşen alım gücü ve gıdaya erişimde yaşanan sorunların piyasadaki olumsuzlukları daha da artırdığını ifade eden Gürer, gıda sektöründeki risklere dikkat çekerek, “Gıda enflasyonu yalnızca mutfakta yangın çıkarmıyor; denetimsizlik ve fırsatçılıkla birleşince taklit ve tağşişi de büyütüyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tereyağında bitkisel yağ, yoğurtta nişasta, balda taklit ve tağşiş, zeytinyağında düşük kaliteli yağ ve tohum yağı karışımı, et ürünlerinde dana eti yerine kanatlı eti ya da sakatat kullanımı gibi tüketiciyi yanıltıcı üretimler denetimlerde ortaya çıktı. Gıda enflasyonu taklit ve tağşişe kapı aralıyor” şeklinde konuştu. “LİSTELERDE ÇOK SAYIDA UYGUNSUZLUK VAR” Ömer Fethi Gürer, yalnızca son açıklanan Bakanlık listelerde bile çok sayıda uygunsuzluk görüldüğüne dikkat çekerek, “Dana sucukta kanatlı eti, kıymalı pide harcında kalp, lahmacunda taşlık, kebap harçlarında mekanik ayrılmış kanatlı eti tespit ediliyor. Vatandaş dana eti aldığını sanıyor, karşısına bambaşka içerik çıkıyor. Tereyağı adıyla satılan ürünlerde bitkisel yağ tespiti, yoğurtta nişasta belirlenmesi işini iyi yapan yanında hileli yapanında azınlıkta olsa varlığını gösteriyor. Natürel sızma diye satılan zeytinyağına başka yağ karıştırılıyor. Balda taklit ve tağşiş tespit ediliyor. Sumakta boya, tatlıda uygunsuz katkı görülüyor” diye konuştu. “DENETİM VE ETKİN KONTROL OLMADAN SORUN ÇÖZÜLMEZ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Ülkemizde binlerce işini düzgün ,dürüst yapan esnaf var ancak tüketiciyi yanıltan, haksız kazanç peşinde olan dayısı sınırlı olsa da var. Vatandaşın alım gücü düşünce ucuz ürüne yöneliyor. Bu da merdiven altı ve denetimsiz üretim için pazar yaratıyor. Ürünleri açıklamak önemli ama yetmez. Caydırıcı yaptırım gerekir. Sadece teşhir değil, etkin denetim, ağır yaptırım, düzenli izleme ve tüketiciyi koruyacak politikalar şarttır” ifadelerini kullandı. Gürer yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı: “Gıda denetimleri sıklaştırılmalı, laboratuvar kapasitesi artırılmalı. Taklit ve tağşiş yapanlara caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı. Girdi maliyetleri düşürülerek dürüst üretici korunmalı. Güvenilir gıdaya erişim için kamusal denetim mekanizmaları güçlendirilmeli. Tüketicinin uygun fiyatlı ve sağlıklı gıdaya erişimi desteklenmeli.”

Gürer: Tırcı ve nakliyeci iflasın eşiğinde Haber

Gürer: Tırcı ve nakliyeci iflasın eşiğinde

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şoför esnafı, tırcı ve nakliyecilerin yaşadığı sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşma ve düzenlediği basın toplantısıyla gündeme taşıdı. Gürer, sektör temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde nakliyecilerin ciddi ekonomik sıkıntılar içinde olduğunu belirterek, artan maliyetler ve daralan iş hacmine dikkat çekti. Gürer, lastik ve bakım giderlerinden yedek parça fiyatlarına, düşük navlun ücretlerinden yüksek otoyol ve köprü geçiş bedellerine kadar birçok kalemin nakliyeci esnafını zorladığını ifade etti. Vergi yükü, sigorta primleri ve belge ücretlerinin de sektörü çıkmaza sürüklediğini vurgulayan Gürer, şoförlerin artan maliyetler karşısında çaresiz kaldığını söyledi. Ayrıca takograf kuralları nedeniyle uygun park yeri bulamayan sürücülerin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını belirten Gürer, tır ve nakliyecilik sektöründe yaşanan sorunların acil çözüm gerektirdiğini dile getirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarına değinen Ömer Fethi Gürer, “Hazine ve Maliye Bakanımızın söylediği bir söz var, onu değerlendirmek isterim. Diyor ki, ‘Vatandaşlarımızın programa olan güveni tam. Bugün bir çalışma okudum. Bir tahmine göre vatandaşlarımızın yastık altındaki birikim miktarı 640 milyar dolar civarında olduğu öngörülüyor’. Herhalde Sayın Bakan başkasından okuyarak bu bilgilere sahip oluyor ama vatandaşa herhangi bir yasal işlem uygulanmayacağı söylenerek ‘Sorun olan sokağa çıksın’ deseler, korku nedeniyle susanlar sokağa çıksa programa güvenleri tam mı değil mi o görülmüş olur. Sonuç olarak vatandaşımızın programa olan güveni tam değildir. Vatandaş çaresizlik içinde beklenti içindedir,” dedi. “TIR ŞOFÖRLERİ VE NAKLİYECİLER ZOR GÜNLERDEN GEÇİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’de tır şoförleri ve nakliyecilerle yaptığı görüşmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Niğde Şoförler Odası Başkanı Hali İbrahim Kızıltan, Bor Şoförler Odası Başkanı Hasan Hüseyin Cengiz ve yönetim kurulu üyeleriyle Tır ve Nakliyeciler Kooperatifi’nde bir araya gelerek sorunları ilk ağızdan dinlediğini belirtti. Ömer Fethi Gürer, “Sorunlarını bizzat tır şoförleri ve nakliyecilerden dinledim. Daha önce tır şoförlüğü yapanlar, tırı olanlar, nakliyecilik yapanlar süreçle ilgili mutluluklarını ifade ederlerdi. Ama son yıllarda onların da şikayetleri katlandığı gibi bazı tır sahipleri kontağı çevirmeden araçlarını park ettiklerini, böyle giderse tırlarını satacaklarını ya da haciz yoluyla ellerinden çıkacağını ifade ediyorlar. Açıkçası ‘yandım anam’ diyorlar. Bu dönem kadar böyle bir süreç yaşamadıklarını belirtiyorlar. Kazandıkları süreç sonunda bugün artık elde avuçta ne varsa onun da gittiğini ifade ediyorlar. Farklı illerde bu bağlamda gösteriler yapıp sorunlarını kamuoyuna duyurmaya çalışıyorlar” diye konuştu. “TIR VE NAKLİYECİLER ARTAN MALİYETLER NEDENİYLE ZORLANIYOR” Nakliyeci ve tır şoförlerinin en büyük sorununun artan maliyetler olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer şunları söyledi: “Nakliye ve tır şoförlerinin sorunları her geçen gün katlanarak artıyor. Düzensiz çalışma saatleri, günlerce ve haftalarca ailelerinden uzak kalmaları, sosyal hayatlarının olmaması yanında özellikle akaryakıta gelen artışın, yol geçiş ücretlerinin, trafik cezalarının, sigortaların, vergilerin ve servis ücretlerinin kendilerini bu işi yapamaz boyuta taşıdığını belirtiyorlar. Özellikle akaryakıta gelen her zam nakliyecinin ve tırcının gelirini doğrudan etkiliyor. Mevcut şartlarda iş temininde zorlanırken gelen artışları yansıttıklarında kazanç elde edemediklerini ifade ediyorlar. Tırcının ve nakliyecinin aynı zamanda bir tüketici olduğunu ifade ediyorlar. Bu nedenle artan yaşam maliyetleri de onları doğrudan etkiliyor.” “TIR VE NAKLİYECİLER MALİYETLER NEDENİYLE ÇIKMAZA SÜRÜKLENDİ” Tırların lastik ve bakım maliyetleri, yedek parça giderleri, düşük navlun fiyatları ve yüksek otoyol ücretlerinin sektörü çıkmaza sürüklediğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Trafik sigortası, kasko poliçeleri, belge ücretleri, peşin vergi, KDV, stopaj, gelir vergisi, trafik cezaları, muhasebeci ücretleri ve Bağ-Kur primlerini ödemede yaşanan zorluklar tırcıların ve nakliyecilerin ortak sorunu olarak öne çıkıyor. Trafik stresi içinde gidiş geliş sürelerinde yaşadıkları olumsuzlukların yanında tır parklarının yetersizliği de önemli bir sorun. Dijital takograf sürüş süresi kuralları gereği uygun park yeri bulamayan şoförler cezai işlemle karşılaşıyor ve bu da ek maliyet oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Nakliyecilerin kredi borçlarını ödeyemediğini belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tek geçim kaynağı şoförlük olanlar yüksek maliyetler karşısında zarar ettiklerini ve bu işin sürdürülebilir olmadığını ifade ediyorlar. Çoğu nakliyeci artan maliyetler, yüksek vergi yükü ve bankalara olan kredi borçları nedeniyle ödeme yapmakta zorlandıklarını, icra takipleriyle karşılaştıklarını belirtiyor. Nakliye iş alanının daralmasıyla birlikte tırları otoparka çekilen birçok nakliyeci sektörden çekilme riskiyle karşı karşıya. Nakliyeci esnafı emeklilik için ödemesi gereken primleri dahi ödeyemez durumda” diye konuştu. “ÜRETİMDE DARALMA TIR VE KAMYON SAYISINA DA YANSIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ekonomi değerlendirilirken yollardaki tır ve kamyon sayısı da dikkate alınır. Üretimin olduğu yerde kamyon ve tır sayısı artar. Ancak artık yollarda eskisi kadar tır ve kamyon yok. Fabrikalarda üretim daraldı. Konkordato ilan eden fabrikaların artması ve bazı üretim tesislerinin üretimi durdurması sevkiyatları da daralttı. Sonuç olarak vatandaşımızın programa olan güveni tam değildir. Vatandaş çaresizlik içinde beklenti içindedir. Sorun yok demek yerine sorunları kabul edip çözüm üretmek gerekir. Yaklaşık 50 milyon insan yoksulluk sınırı altında yaşarken, işi iyi olan kesimlerin de son yıllarda zor durumda kaldığı görülmelidir. Bu kesimlerin sorunlarına çözüm üretilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum” şeklinde konuştu. Ömer. Fethi Gürer, nakliyeci esnafının yaşadığı sorunların yalnızca bir sektörün değil, ekonominin genel gidişatının da önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayarak, nakliyecilere yönelik destek çağrısında bulundu.

CHP'li Ömer Fethi Gürer sığırlarda artan kuduz vakalarına karşı uyardı: "Ölüm oranı yüzde 75'e ulaştı" Haber

CHP'li Ömer Fethi Gürer sığırlarda artan kuduz vakalarına karşı uyardı: "Ölüm oranı yüzde 75'e ulaştı"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektörünü tehdit eden yeni bir sağlık riskine dair resmi verileri paylaştı. Şap hastalığının ardından büyükbaş hayvanlarda rastlanan kuduz vakalarının endişe verici boyuta ulaştığını kaydeden Gürer, yaban hayatı kaynaklı bulaş riskine ve aşılama çalışmalarının yetersizliğine vurgu yaptı. ÜÇ ŞEHİRDE ÖLÜMCÜL TABLO Resmi makamlardan alınan güncel verileri kamuoyuyla paylaşan Ömer Fethi Gürer, hastalığın Mardin, Sivas ve Şanlıurfa illerinde tespit edildiğini belirtti. Ortaya çıkan tabloda vaka sayısının azlığına rağmen ölüm oranının yüksekliği dikkat çekti. Mardin'in Ömerli ilçesinde görülen 1 vakanın ölümle sonuçlandığını ifade eden Gürer, Sivas'ın Gürün ilçesindeki 2 vakadan birinin ölüm, diğerinin ise imha ile sonuçlandığını, bölgede 35 hayvanın aşılandığını dile getirdi. Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde de 1 vakanın ölümle kayıtlara geçtiğini aktaran Gürer, toplam 4 vakadan 3'ünün ölümle sonuçlanmasının %75'lik bir kayıp oranına işaret ettiğini söyledi. "ORTADAN KALKAN HASTALIK YENİDEN TEHDİT OLUŞTURUYOR" Büyükbaş hayvancılıkta kuduzun geçmişte kontrol altına alınmış bir hastalık statüsünde olduğunu hatırlatan CHP'li Gürer, vakaların yerli sığırlar arasında yeniden görülmesinin kritik bir sinyal olduğunu ifade etti. Özellikle kırsal bölgelerde hastalığın geç fark edilmesinin veya tedavi sürecindeki gecikmelerin toplumsal bir risk oluşturduğunu belirten Gürer, "Farklı yıllarda kuduz vakalarından hayvanlar yanısıra insan kayıpları da görülüyor. Son dönemlerde de Resmi verilere göre kuduz vakaları üç farklı ilde ortaya çıktı. Toplamda 4 vaka tespit edilirken, bu vakaların 3’ü ölümle sonuçlandı" dedi. ŞAP HASTALIĞINDAKİ KAYIPLAR HATIRLATILDI Geçmişte yaşanan şap hastalığı salgınında alınan önlemlerin geç kaldığını ve bunun faturasını üreticinin ödediğini savunan Gürer, benzer bir krizin yaşanmaması için uyardı. 81 ilde hayvan pazarlarının kapanmasına yol açan şap salgınının et, süt ve buzağı varlığında ağır hasar bıraktığını hatırlatan Milletvekili, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede proaktif bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin veteriner hekim desteğiyle sıkı takip edilmesi gerektiğini ifade eden Gürer, "Veteriner hekimlere çok iş düştüğü bir dönemdeyiz. Her ilde kamuda yeterince veteriner hekimde istihdam edilmelidir ve sürekli veteriner hekimlerde alanda görev yapmalıdır" şeklinde konuştu. Kuduzun hem hayvan hem de toplum sağlığı için ciddi bir tehdit teşkil ettiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, çözümün düzenli aşılama ve sıkı denetimden geçtiğini belirtti. Yaban hayatı ile temasın kontrol altına alınması gerektiğini vurgulayan Gürer, hayvancılık hareketlerinin karantina kurallarına uygun şekilde yönetilmesinin önemine değindi. Gecikilen her günün risk teşkil ettiğini yineleyen Gürer, "Bugün 4 vaka diye görülen tablo, yarın çok daha büyük bir krize dönüşebilir. Şap hastalığında yaşananlar ortada. Gecikilen her gün, hem üretici hem toplum sağlığı açısından daha büyük sorun demektir" diyerek yetkilileri hızlı müdahaleye çağırdı.

Gürer: Çiftçinin borçları 4 yılda %634 arttı Haber

Gürer: Çiftçinin borçları 4 yılda %634 arttı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe çiftçi borçlarının son dört yılda arttığını belirterek, hem TL hem de döviz bazında yaşanan yükselişin üreticiyi bir çıkmaza sürüklediğini söyledi. Gıda fiyatlarındaki 66 aylık kesintisiz artışa ve çiftçinin 54 aydır yükselen kredi borçlarına dikkat çeken Gürer, mevcut tablonun hem üretimi hem de tüketiciye erişilebilir gıdayı olumsuz etkilediğini ifade etti. “ÇİFTÇİNİN BORCU 4 YILDA %634 ARTTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründeki nakdi kredi hacminin 2022 yılından bu yana ulaştığı yüksek artışa dikkat çekerek, "2022 yılının Ocak ayında 173 milyar 25 milyon TL olan toplam borç, 2026 yılının aynı ayında 1 trilyon 269 milyar 989 milyon TL’ye fırlamıştır. Bu, sadece dört yıl içinde çiftçinin borcunun tam 1 trilyon 96 milyar 963 milyon TL artması demektir. Oransal olarak baktığımızda ise karşımıza çıkan tablo bir yıkımdır: Çiftçinin borcu 4 yılda tam %634 oranında artırılmıştır! Üretenin borcu bu denli katlanırken, tüketicinin ucuz gıdaya ulaşması imkansız hale getirilmiştir” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİNİN BORCU TARLASINA GİRMEDEN ARTIYOR” Gıda fiyatlarındaki yükselişin 5,5 yıldır durmaksızın devam ettiğini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Tüketici perişan. Ağustos 2020’den beri her ay bir önceki aydan daha pahalı gıda tüketiyoruz. Şubat 2026 itibarıyla aylık gıda enflasyonu %6,89 olmuş. Tüketici bu haldeyken üreticinin durumu da farklı değil. Çiftçinin bankalara borçlanma serisi 54 aydır kesintisiz artarak sürüyor. Çiftçi tarlasına girmeden borçlanıyor, ürünü hasat ediyor yine borçlu çıkıyor. Bu tesadüfi bir kriz değildir. Planlı üretimden kaçan, ithalatı teşvik eden ve çiftçinin girdi maliyetlerini (mazot, gübre, ilaç) dünya fiyatlarının üzerine çıkaran bu zihniyet, hem üreteni hem de tüketeni mağdur etmiştir. Bugün sofradaki ekmek pahalıysa sebebi çiftçinin tarladaki borcudur. Çiftçinin borcu dolar bazında ikiye katlanırken, halkın alım gücü de yerle bir olmuştur” ifadelerini kullandı. "BORÇLARI DONDURUN, ÜRETİMİ DESTEKLEYİN!" Ömer Fethi Gürer, yetkililere çağrıda bulunarak, “Tarımsal kredilerin faizleri derhal silinmeli ve ana para uzun vadeye yayılmalıdır. Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı, girdi maliyetleri makul seviyeye çekilmelidir. İthalat odaklı politikalardan vazgeçilip, yerli üreticiyi koruyan bir fiyat politikası benimsenmelidir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.