#operatör

İLKHABER-Gazetesi - operatör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, operatör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Telefonlarda 5G'yi kullanabilmek için şebeke ayarı gerekiyor Haber

Telefonlarda 5G'yi kullanabilmek için şebeke ayarı gerekiyor

Mobil iletişimin 5. nesli olan 5G, önceki nesillere göre kablosuz ağ mimarisini temelden değiştiriyor. Dijital dünyadaki her şeyin birbiriyle anlık haberleşebilmesi için tasarlanan bu teknoloji, mobil ağların karşılayamadığı anlık tepki süresi ve yoğun bağlantı taleplerine de cevap veriyor. Ulaştığı hızla geçmiş teknolojilerden ayrılan 5G'de daha önceden megabitlerle ifade edilen hız, gigabit seviyelerine ulaşıyor. Türkiye 5G'ye geçiş için çalışmalarına uzun süredir devam ediyor. TBMM, stadyumlar gibi birçok alanda geçen yıl test çalışmaları kapsamında hizmete sunulan bu teknoloji, 1 Nisan itibarıyla ise ülke genelinde kullanılmaya başlanacak. 5G ilk aşamada 81 il merkezinde devreye girecek, 2 yıl içinde ülkenin her noktasına yayılacak. Dolayısıyla ilk aşamalarda sadece şehir merkezlerinde olacak bu teknoloji, peyderpey genişleyecek. 5G KULLANIMI İÇİN YAPILMASI GEREKENLER Beşinci nesil mobil haberleşme için kullanıcıların en başta bu teknolojiye uyumlu bir cep telefonu ile uyumlu bir sim kartının olması gerekiyor. Halihazırda 4,5G teknolojisi ile uyumlu sim kartlar 5G ile de uyumlu iken daha önceki teknolojilere ait sim kartların güncellenmesi şartı bulunuyor. Uyumlu telefon ve sim karta sahip olunduktan sonra geriye bu teknolojiyi aktif etmek kalıyor. Türkiye'de bu hizmeti sunacak 3 operatörde de SMS ile veya operatörlerin mobil uygulamaları üzerinden 5G aktif edilebiliyor. Dördüncü ve son aşamada ise telefonun "Ayarlar", "Hücresel" veya "Mobil Ağlar" kısmından şebekenin LTE veya 4,5G'den 5G'ye taşınması gerekiyor. Uyumlu telefon ve sim kart sahip, hem operatör hem de telefonda 5G sistemlerini aktif eden kullanıcılar ise 1 Nisan itibarıyla kapsama alanı içinde bu teknolojiyi kullanabilecek. TELEFONUN UYUMLU OLUP OLMADIĞI NASIL KONTROL EDİLİYOR? Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun açıklamasına göre Türkiye'deki 95 milyon civarında cep telefonundan 32 milyonu 5G'ye uyumlu görünüyor. Yaklaşık bir sene önce bu rakam 15 milyon civarında bulunuyordu. 5G'nin devreye girmesiyle bu rakamın artması bekleniyor. Bu kapsamda Apple telefonlarda iPhone 12 ve sonrası, Samsung telefonlarda da Galaxy S21 ve sonrasındaki telefonların uyumlu olduğu operatörler tarafından ifade edildi. Kullanıcılar Android ve iPhone telefonlarda "Ayarlar" menüsünden "Hücresel" veya "Mobil Ağlar" başlığı altında en yüksek teknoloji olarak LTE veya 4,5G yerine 5G'yi görüyorsa bu teknolojiye uyumlu telefonu olduğu anlamını taşıyor. Operatörlerin internet siteleri üzerinden de telefonlarının 5G uyumlu olup olmadığını tespit edebiliyor. 5G BİRÇOK ALANDA FARKLILIK YARATACAK Bu teknolojiyi 1 Nisan itibarıyla hizmete sunacak 3 operatör de 5G uyumlu telefonlara yönelik kampanyalara odaklandı. Böylece kullanıcılar telefonunu güncelleyerek 5G'yi kullanmaya başlayabiliyor. Ancak 5G yüksek hızla birlikte yüksek veri kullanımını da beraberinde getiriyor. Bu, internet paketlerinin 4,5G teknolojisine göre daha hızlı tükenebileceği anlamını taşıyor. Operatörler ise yüksek kullanıma yönelik "sınırsız mobil internet" gibi seçeneklerle yeni paketler sunuyor. 5G'nin daha hızlı internetin yanında, hayatın birçok alanında kritik değişiklikleri beraberinde getirmesi bekleniyor. Bu teknolojiyle büyük dosyaların saniyeler içinde inmesi, konser, stadyum, metro gibi kalabalık yerlerde bağlantı kopmalarının azalması ve mobil cihaz üzerinden başka elektronik araçlarla hızlıca iletişim kurulabilmesi mümkün olacak. Uzaktan ameliyatların robotlarla yaygınlaşması, 5G'nin 1 milisaniyenin altına düşen gecikme süresi sayesinde, bir cerrahın binlerce kilometre ötedeki bir hastayı robotik kollar yardımıyla, sanki yanındaymış gibi anlık tepkilerle ameliyat edebilmesi hedefleniyor. Ayrıca 5G, sanayi ve üretimde binlerce sensör ve robotun aynı anda çalışması, tarlaların sulanması ve sensörlerle izlenmesi imkanı sunuyor. Mobil oyunlarda gecikmenin düşmesiyle takılmaların azalması ve bulut tabanlı oyunların her yerde daha rahat oynanabilmesi de 5G ile mümkün olacak.

Başkan Kocaispir operatör koltuğuna oturup bina yıktı Haber

Başkan Kocaispir operatör koltuğuna oturup bina yıktı

ADANA (İLKHABER) - Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir, dönüşüm çalışmalarını yerinde incelemek üzere geldiği Ulubatlı Hasan Mahallesi’nde iş makinesinin başına geçerek bir binanın yıkımını yaptı. Burada konuşan Başkan Kocaispir, “Çok yakında kangren olmuş bu yarayı iyileştireceğiz” dedi. Yüreğir Belediyesi’nin madde bağımlılığı ile mücadele kapsamında Ulubatlı Hasan Mahallesi’nde başlattığı dönüşüm kapsamında son binalar da tek tek yıkılıyor. Adı sık sık madde bağımlılığı ve uyuşturucu haberleri ile gündeme gelen mahallede devam eden çalışmalarla olumsuzlukların giderilmesi ve daha sağlıklı bir yaşam alanının oluşturulması planlanıyor. Çalışmaları yerinde incelemek üzere mahalleye gelen Başkan Kocaispir, iş makinesinin operatör koltuğuna oturup bizzat yıkımları başlattı. Yıkım alanında açıklamalarda bulunan Başkan Kocaispir, “Ulubatlı Hasan, maalesef Yüreğir’de kalbimize habis bir ur gibi saplanan ve yavrularımızı zehirleyen bir bölgenin içinde olduğu mahalleydi. Çocuklarımızın geleceğini gasp eden bu bölgenin ilçemizden tamamen temizlenmesi ile ilgili bir çaba içerisine girmiştik. Emniyet Müdürlüğümüzün ve kurumlarımızın da desteği ile burada güzel bir çalışma yaptık. Şükürler olsun çalışmalarımızda son aşama geldik. Şu anda buradaki son evlerin yıkımını gerçekleştiriyoruz. Allah nasip ederse çok kısa bir süre içerisinde kamulaştırma işlemini tamamlayıp, kangren olmuş bu yarayı iyileştirecek, buradaki olumsuzluklara son vermiş olacağız” dedi. Yüreğirli çocukların ve gençlerin geleceğini aydınlatmaya kararlı olduklarını vurgulayan Başkan Kocaispir, yıkımlar tamamlandığında bölgede nasıl bir çalışma yapılacağına mahalle sakinleri ile oturup birlikte karar vereceklerini söyledi.

Eşini ve kızlarını hayattan koparan afette kurtarılan oğluyla teselli buluyor Haber

Eşini ve kızlarını hayattan koparan afette kurtarılan oğluyla teselli buluyor

KAHRAMANMARAŞ (AA) - SİNAN USLU - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'ta meydana gelen depremin merkez üssündeki TCDD Pazarcık Tren İstasyonu lojmanında ailesiyle enkaz altında kalan çekici operatörü Ahmet Turan Akbaş, eşi ve iki kızını yitirdiği afetin acısını, oğluna sağ kavuşmanın buruk sevinciyle atlatmaya çalışıyor.7,7 büyüklüğündeki depreme ailesiyle lojmanda yakalanan 49 yaşındaki operatör Akbaş, yıkıntılar arasından ilk gün kurtarıldı ancak 44 yaşındaki eşi Selma, 12 yaşındaki kızı Ecrin Kevser ve 17 yaşındaki kızı Rabia Akbaş'ı kaybetti.Kendisinden birkaç saat önce kurtarılan 19 yaşındaki oğlu Yusuf Emir'in varlığıyla hayata tutunmaya çalışan Akbaş, halen istasyondaki vagonlardan birinde kalıyor.Akbaş, AA muhabirine, 6 Şubat gecesi zaman zaman meydana gelen ufak çaptaki depremler gibi "sallanıp duracak" diye beklediğini anlattı.Sarsıntının şiddetinin gittikçe artmaya başladığını belirten Akbaş, "Belki çocuklara yetişirim diye doğruldum. Hanım zaten kalktı gitti. Depremin şiddeti artmaya başladı. Yataktan fırladım, yanına düştüm, üstüme dolap düştü. Üstümüze de bina çöktü. Gerisini hatırlamıyorum." dedi.- "Dünyanın en güzel sesi gibi geldi"Akbaş, depremin şiddetinden dolayı hiç kimsenin kendilerini kurtarmaya gelebileceğini düşünmediğini kaydetti.Pazarcık'ın yerle bir olduğunu tahmin ettiğini aktaran Akbaş, "Ben 'Bu 2 katlı bina böyle yıkıldıysa yüksek binaları düşünemiyorum, hepsi yıkılmıştır, kimse gelmez' diye düşünüyordum. Sağ yanımın üzerine durmuşum, sağa sola kımıldayamıyorum ama herhangi bir acı hissetmiyorum. Sesimi dışarıya duyuramıyorum." diye konuştu.Akbaş, aradan biraz zaman geçince dışarıdan sesler duyduğunu dile getirerek şöyle devam etti:"İçeride kimse var mı diye bağırıyorlar. O ses, inanın öyle bir ses ki, dünyanın en güzel sesi gibi geldi. Bağırdım, çağırdım en yüksek sesle kimse duymadı. Diğer ayağım boştaydı. Duvara vurdum, tıkırtı sesi çıkardım. Yukarıdakilerden biri, 'Buradan tıkırtı geliyor.' dedi. Ben de herhalde tıkırtımı duyuyorlar diye ayağımla vurmaya devam ettim. O sırada sarsıntılar oluyor, yine herkes kaçıyor, geri geliyor. 2-3 kez gidip geldiler. En son, jandarmadan beni tanıyan arkadaş varmış. 'Ahmet abiyi tanıyorum.' demiş. 'Allah ne verdiyse ben burayı yarıp gireceğim.' dediğini duyuyordum. Sağ olsunlar, beni kurtardılar."- "Geldim, ortamı gördüm"Enkazdan çıkarıldıktan sonra aklındaki ilk şeyin eşi ve çocukları olduğunu aktaran Akbaş, kaldırıldığı hastanede onlardan gelecek haberi beklediğini söyledi.Akbaş, hastanede haber almadan beklemenin kendisini zorladığını vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:"Dayanamadım, ikinci sarsıntıdan sonra 'Benim beklememin anlamı yok, beni istasyona götürün' dedim. Geldim, ortamı gördüm. Mümkün değil, girilecek yer yok. Bir kepçe olsaydı belki kurtarırdık, olmadı. Bir gün geçti, artık dayanamadım, kendim girdim, çatıyı kırdım."- Cenazeleri memleketi Malatya'da defnettiEnkazda ufak bir yer açarak ulaştıkları cenazeleri memleketi Malatya'da defnettiklerini anlatan Akbaş, Pazarcık'a döndükten sonra operatör olduğu için verilen vagonda yaşamaya çalıştığını söyledi.Enkaza dönen istasyonun önünden geçmek istemediğini vurgulayan Akbaş, "Ama mecburen geçmek zorundayım. Yaşadıklarımın aynısını tekrar yaşıyorum. Kızlarımın çıktığı anları hatırlıyorum. Allah kimsenin başına vermesin. Keşke ben de ölsem dedim. Demek ki, daha yiyecek ekmeğimiz varmış. Ben ve oğlum kaldık. Allah bizi birbirimize bağışladı." ifadesini kullandı.- 6 ay önce eşine böbreğini vermiş Eşi Selma Akbaş'ın böbrek hastası olduğuna değinen Akbaş, "Diyalize girmek üzereydi. Böbreğim ona yüzde 100 uydu. Bu da Allah'ın bir işi. Verdim, 6 ay önce ikimiz birden ameliyat olduk. İlaçlarla uyum da sağlamıştı. Bana ellerini gösterip 'Bak, ellerime kan geldi.' diyordu." dedi.Malatya'ya anne ve babasının evine gitmeyi düşündüğünü ancak onların da depremden etkilendiğini anlatan Akbaş, sözlerini şöyle tamamladı:"Onları yanıma almayı düşünüyorum. Başımızda en azından annem olsun. Konteyner bulup yerleşmek istiyorum. Burası uzun süre yaşamak için elverişli değil. Tuvalet, banyo sıkıntı, yalnızca yemek ve yatmak için. Hayat da yemek ve yatmakla süregelen bir şey değil."

İş makinesi operatörü, çalıştığı binanın yıkılacağını son anda fark edip kaçmış Haber

İş makinesi operatörü, çalıştığı binanın yıkılacağını son anda fark edip kaçmış

HATAY (AA) - SÜLEYMAN ELÇİN - Hatay'da çalışma yaptığı binanın bir bölümü, kullandığı iş makinesinin üzerine yıkılan ve son anda kaçarak kurtulmayı başaran 28 yaşındaki Vedat Yıldırım, son kişi enkazdan çıkarılana kadar bölgede görev yapacağını söyledi."Asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından gönüllü olarak Hatay'a gelen Yıldırım, yıkımını yaptığı binanın bir kısmının kullandığı iş makinesinin üzerine çökmesi sonucu korku dolu anlar yaşadı. Yıldırım, son anda araçtan atlayıp kaçarak kurtulmayı başardı.Erzurum'dan Hatay'a gelen Yıldırım, AA muhabirine, depremin hemen ardından Kahramanmaraş'a gıda yardımında bulunduğunu, operatöre ihtiyaç olunca da gönüllü olarak Hatay'a geldiğini anlattı.Yaklaşık 1 haftadır arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarına ekskavatörüyle destek verdiğini aktaran Yıldırım, Atatürk Caddesi'ndeki 8 katlı binanın yıkımında çalıştıklarını belirtti.Yıldırım, binadaki kolonlardan birini güçsüzleştirip diğerlerine başka bölgeden müdahale etmeyi planladığı sırada diğer kolonların depremin etkisiyle zedelendiğini fark ettiğini vurgulayarak, "O sırada İHH üyeleri ıslık çalarak beni uyardı. Binanın bir kısmının yıkılacağını anlayınca hemen iş makinesinden dışarı atladım ve koşmaya başladım. Bir anda her yer toz oldu. Nereye kaçacağımı bilemedim. İHH görevlileri beni tozun içerisinden çıkardılar." diye konuştu.- "Günde 12-13 saat yoğun tozun içerisinde çalışıyoruz"O an çok korktuğunu dile getiren Yıldırım, "Aklıma depremzedeler geldi. Benim orada yaşadığım korkunun katbekatını onlar yaşamıştı. Bu olay beni pes ettirmedi. Son vatandaşımız enkaz altından çıkarılana kadar görevime devam edeceğim. İş makinemin camı kırıldı. Telafi olur." dedi.Yıldırım, günde 12-13 saat yoğun tozun içerisinde çalıştıklarına işaret ederek, "Bütün meslektaşlarım canla başla çalışıyor. Bir an önce depremzedeleri enkazdan çıkarmaktan başka bir şey düşünmüyoruz." ifadelerini kullandı.Bazı depremzedelerin hikayelerini anlatmasının kendisini çok etkilediğine değinen Yıldırım, "Eşinin ve çocuğunun enkazda olduğunu söyleyenler var. Çok zor durum. Onlar için 'yoruldum' demeden çalışıyoruz. İnşallah ülkemiz bir daha böyle felaketler yaşamaz." şeklinde konuştu.- Olay anı cep telefonu kamerasındaBu arada, iş makinesi operatörünün çalıştığı esnada binanın yıkılması çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu ile kaydedildi.Görüntülerde, binanın çatısının ve bir bölümünün iş makinesinin üzerine çökmesi ile operatörün son anda araçtan atlama anları yer alıyor.Caddeyi büyük toz bulutunun kapladığı görülen kayıtlarda, olay yerindeki vatandaşların, iş makinesi operatörü için "Kaçtı kaçtı, Bir şey olmadı, indi." dedikleri duyuluyor.

İş makinesi operatörleri can kurtarmak için görev başında Haber

İş makinesi operatörleri can kurtarmak için görev başında

KAHRAMANMARAŞ (AA) - FIRAT ÖZDEMİR/OKAN COŞKUN - "Asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerde görev alan iş makinesi operatörleri, mesleklerini can kurtarmak için yapmanın gururunu yaşıyor.Türkiye'nin dört bir yanındaki özel şirket ve kamu kurumlarından depremden etkilenen 11 ile akın eden iş makinesi operatörleri, depremin ilk saatlerinden bu yana önemli görevler üstleniyor.Arama kurtarma çalışmaları sırasında moloz ve yığıntıları kaldıran, enkazda alanlar açarak ekipler için çalışma sahası oluşturan operatörler, bir can daha kurtarma umuduyla durmaksızın çalışıyor.Kastamonu'dan Kahramanmaraş'a gelen operatör Selami Güzel, AA muhabirine, 5 gündür afet bölgesinde çalıştıklarını söyledi.Birçok kişinin hayatını kaybettiği ve kurtarıldığı Ebrar Sitesi'nde görevini sürdürdüğünü belirten Güzel, şunları kaydetti:"Ebrar Sitesi A blokta depremin 110. saatinde bir kişiyi canlı kurtardık, bunun mutluluğu tarif edilemez. Tabii ki cenazeler de çıkardık, bunun için de üzgünüz. Çalışmalarımızı sağ salim bitiririz inşallah. Makine gücü enkaz çalışmalarının olmazsa olmazıdır. Canların kurtarılması noktasında umudumuz devam ediyor."Ankara'dan gelen Altındağ Belediyesi çalışanı Cumhur Gürgül ise daha önce sel afetlerinde de görev aldığını, buralarda canları kurtardıkları için mutlu olduklarını söyledi.Gürgül, afetlerde çalışırken daha hassas davranılması ve arama kurtarma ekipleriyle koordineli şekilde hareket edilmesinin önemine işaret etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.