#organ bağışı

İLKHABER-Gazetesi - organ bağışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, organ bağışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir kayıp, yedi hayat: Bağışlanan organlar umut oldu Haber

Bir kayıp, yedi hayat: Bağışlanan organlar umut oldu

Denizli'de 13 Ocak'ta geçirdiği trafik kazası sonrası Denizli Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Ali Körnes, yapılan tahlil ve tetkiklerin ardından Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altına alındı. Yoğun bakımdaki tüm müdahalelere rağmen Körnes'in 9 gün sonra beyin ölümü gerçekleşti. Denizli Devlet Hastanesi Organ Nakli Birimi tarafından ailesiyle yapılan görüşmeler sonucunda Ali Körnes'in organları bağışlandı. Bunun üzerine İzmir ve Muğla'dan gelen ekipler tarafından 2 kornea, 2 böbrek, kalp, ince bağırsak ve karaciğeri alınarak İzmir'de ve Muğla'da organ bekleyen hastalara nakledilmek üzere gönderildi. "ORGAN BAĞIŞI İLE ORGAN BEKLEYEN HASTALARA YENİ BİR YAŞAM İMKANI VEREBİLİRİZ" Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Ali Körnes'in ailesine başsağlığı dileyerek organ bağışında bulundukları ve bu konudaki duyarlılıkları için teşekkür etti. Öztürk, organ bağışının hayati önemine dikkat çekerek, "Sağlık Bakanlığımızın güncel verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 33 bin hasta organ beklemekte olup her organ bağışı bu hastalara yeni bir hayat olmaktadır. Bazı hastalıkların tedavisi sadece organ nakli ile mümkün olup ne yazık ki her gün 3 ila 4 vatandaşımız organ bulunamadığı için hayatını kaybediyor. Bu nedenle her bağış, kelimenin tam anlamıyla yeni bir hayat demektir. Denizli'de 2025 yılında tespit edilen 27 beyin ölümüne karşılık 13 kişinin organları bağışlandı. 2026 yılının ilk bağışı da bu yapılan bağışla bugün gerçekleşti ve 7 hastaya umut oldu. Organ bağışında en önemli eksiklik kadavradan bağış olduğunu görüyoruz. Müdürlük olarak yürüttüğümüz ‘Her Bağış Yeni Bir Hayat Projesi' kapsamında sağlık ekiplerimizin gayreti ile her alanda organ bağışının önemini anlatmaya çalışıyoruz. Bu doğrultuda buradan bütün vatandaşlarımıza bir kez daha sesleniyorum. Organ bağışıyla birlikte özellikle kadavradan nakilleri arttırabilir, organ bekleyen hastalara yeni bir yaşam imkanı verebiliriz. Öldükten sonra bir insanın canına can katabileceğimizi düşünerek hayattayken organlarımızı bağışlayabiliriz. Organ bağışı artık e-devlet üzerinden de kolaylıkla yapılabilmektedir. Organ bağışı bireysel bir karardır, bu karar kişinin vasiyeti niteliğindedir. Yeni sistemde bağışçıların birinci derece yakınları da öncelikli konumda olacak, organları nakil için kullanılan kişilerin yakınları, acil organ bekleyenler hariç, listede öncelikli olacaktır. Ben buradan vefatı sonrası organ bekleyen hastalara umut olan Ali Körnes'e Allah'tan rahmet, organ bağışında bulunarak örnek olan yüce gönüllü ve kederli ailesine duyarlılıklarından dolayı şükranlarımı sunuyor, baş sağlığı diliyorum" diye konuştu.

Adana'dan Gaziantep'e uzanan yaşam köprüsü: Bağışlanan böbrek Arzu Öztürk'ü hayata bağladı Haber

Adana'dan Gaziantep'e uzanan yaşam köprüsü: Bağışlanan böbrek Arzu Öztürk'ü hayata bağladı

Organ bağışı konusunda duyarlı bir ailenin kararı, yıllardır sağlık sorunlarıyla boğuşan bir hastanın kaderini değiştirdi. Adana organ bağışı sürecinin başlattığı umut yolculuğu, Gaziantep'te mutlu sonla bitti. Adana'da tedavi gördüğü hastanede beyin ölümü gerçekleşen bir vatandaşın ailesi, zorlu bir süreçte örnek bir davranış sergileyerek organ bağışında bulundu. Bağışlanan böbreğin, Gaziantep'te yaşayan ve acil nakil bekleyen 50 yaşındaki Arzu Öztürk ile uyumlu olduğu tespit edildi. ADANA'DAN GELEN HABERLE AMELİYATA ALINDI 15 yıldır böbrek rahatsızlığı bulunan ve son 3 yıldır böbrek yetmezliği nedeniyle zor günler geçiren Arzu Öztürk, Gaziantep Şehir Hastanesi'nde kadavra organ bekleme listesindeydi. Adana'dan gelen müjdeli haber üzerine zamanla yarış başladı. Organ, uygun koşullarda Gaziantep'e getirildi. Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Doç. Dr. Ercan Korkut ve Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Tuncay yönetimindeki ekip, hastanenin ilk kadavradan böbrek naklini başarıyla gerçekleştirdi. Operasyon sonucunda Öztürk, sağlığına kavuştu. "BİRÇOK CANA CAN KATMALARINI ÜMİT EDİYORUZ" Gaziantep İl Sağlık Müdürü Beytullah Şahin, Adana'daki ailenin duyarlılığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü, Gaziantep Şehir Hastanesi olarak önemli bir başarıya daha imza atmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Bugün bir hastamıza, daha önce biliyorsunuz Gaziantep Şehir Hastanemiz açılalı 2 yıla yakın bir süre oldu. Bu süre zarfında birçok hizmet verilmeye başlanmakla birlikte organ nakilleri de hastanemizde yapılır oldu. Karaciğer ve börek nakilleri hastanemizde düzenli olarak yapılıyor. Ancak bu vaka farklı bir vaka. Vaka ilk defa kadavradan bir organ naklini bu hastanede gerçekleştirmiş olduk. Bu başarılı ameliyat emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma ben teşekkür ediyorum. Ayrıca bu organ naklinde gönüllü olarak bağışta bulunan ailemize de ben çok çok teşekkür ediyorum. Bu örnek davranışları için ve organ bağışı konusunda hassasiyetin artarak devam etmesini ve birçok canlara can katmalarını ve yeni canların filizlenmelerini ümit ediyoruz." "SOSYAL SORUMLULUĞUMUZ" Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu ise organ bağışının önemine vurgu yaptı: "Hastamız 50 yaşında böbrek hastasıydı ve organ nakli için sırada beklemekteydi. Bir organ çıktığı için kadavradan ameliyatını gerçekleştirebildik. Organ bağışı aslında çok önemli çünkü böyle hastalara aslında bir çare oluyor. Hem kendisinin hem de ailesinin yaşam konforunu arttıran bir uygulama ve bu anlamda organ bağışının arttırılması bizim aslında sosyal bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum. Hastamız 50 yaşında olması nedeniyle torunları var, çocukları var. Dolayısıyla bundan sonraki hayatını daha kaliteli, daha konforlu geçirebilecek." HASTA ÖZTÜRK: "CUMA GÜNÜ NAKİL ÇIKTI, SAĞLIĞIMA KAVUŞTUM" Adana'dan gelen organla hayata tutunan Arzu Öztürk, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: "Bu nakil için çok bekledim. Bende bu hastalık 15 yıldır var. Bir buçuk senedir de organ nakli bölümünde listedeydim. Allah'a çok şükür ki çıktı. Yani çok kötü bir durumdaydım. İki böbreğim de iflas etmiş gibiydi. Yüzde 10 kalmıştı. Sağ olsun doktorlarımız sayesinde başarıyla gerçekleştirildi. Çok kötü günler geçirdim. Yani ben ameliyat olmadan 3 gün önce çok kötü şekilde ayağa kalkamaz bir halde yattım. Sonrasında tedavi için doktoruma geldim. Keratinlerim yüksekti. Çarşamba günü geldim, cuma günü bana nakil çıktı. Çok hüzünlendim, çok duygulandım. İnanamadım yani... Allah'a şükür çok iyiyim. Organ naklini çok tavsiye ediyorum. Bütün Gaziantep halkına organ nakline duyarlılık göstermesini istiyorum. Bana bu organı bağışlayan aileye de Allah'tan rahmet ve başsağlığı diliyorum" DOKTORLARDAN 'KADAVRA BAĞIŞI ARTIRMALIYIZ' MESAJI Operasyonu gerçekleştiren ekipten Uzm. Dr. Mehmet Tuncay, "Yaklaşık 5 yıldır kronik böbrek yetmezliği, polikistik böbreğe bağlı takip ettiğimiz bir hasta. Bu hastanın iki önemli tarafı var. Bizim ilk kadavradan naklimiz. Ayrıca hiç diyalize girmeden nakil yapma şansına sahip olduğumuz ender hastalarımızdan biri. Nakili çok başarılı geçti. Kadavra hazırlama süreci biraz sancılı ve zorluydu. Hastalar için beklemesi oldukça zor. Arzu Hanım, doku uyumu dolasıyla tercih ettiğimiz bir hastamız oldu" dedi. Doç. Dr. Ercan Korkut ise hedeflerini, "Arzuladığımız şey kadavra organ bağış oranının artması, canlı oranının tam tersine dönmesi. Yani biz nakillerimizin yüzde 80'ini canlıdan gerçekleştiriyoruz. İstediğimiz şey nakillerin yüzde 80'inin kadavradan gerçekleştirilmesi" sözleriyle ifade etti.

İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Nacar: Adana, sağlıkta Türkiye’nin örnek şehri oluyor Haber

İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Nacar: Adana, sağlıkta Türkiye’nin örnek şehri oluyor

Adana İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar, Adana’nın sağlık kapasitesi, yatırımlar, insan gücü ve hizmet kalitesi açısından Türkiye’de örnek gösterilecek illerden biri olduğunu belirtti. Nacar, kentte her gün yaklaşık 159 bin kişiye sağlık hizmeti sunulduğunu ifade ederken, organ bağışı konusunda vatandaşlara duyarlı olmaları çağrısında bulundu. 7 Binin üzerinde yatak kapasitesiyle Adana sağlıkta öne çıkıyor Adana’daki sağlık sisteminin günlük hizmet kapasitesine dikkat çeken Nacar, şehir içi, şehir dışı ve yurt dışından gelen birçok kişiye sağlık hizmeti verildiğini belirtti. Üniversite hastaneleri dahil olmak üzere 7 binin üzerinde yatak kapasitesine sahip olan Adana’nın, nüfus başına düşen yatak ortalamasında Türkiye ortalamasının üzerinde olduğuna vurgu yaptı. “Her vatandaşın kolay erişebildiği, kaliteli ve insan odaklı sağlık hizmeti sunmayı hedefliyoruz” Adana İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar, “Adana’da hem nicelik hem de nitelik açısından önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Hedefimiz, her vatandaşın kolay erişebildiği, kaliteli ve insan odaklı sağlık hizmeti sunmak. Kamu ve özel sağlık kuruluşları, aile sağlığı merkezleri, 112 ve acil sağlık birimlerinin koordineli çalışmasıyla birlikte kent genelinde vatandaşları mağdur etmeden hizmet vermeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Adana, ileri teknoloji ve hizmet kalitesiyle öne çıkıyor Adana Şehir Hastanesi’nin hem hizmet kalitesi hem de ileri teknoloji altyapısıyla şehir dışından gelen hastalara da hizmet sunduğunu ifade eden Nacar, kentteki devlet hastaneleri, ilçe hastaneleri, aile sağlığı merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleriyle birlikte entegre bir sağlık sistemi oluşturulduğunu söyledi.

Organ bağışı nakilinde, ölen kişinin yakınlarına öncelik Haber

Organ bağışı nakilinde, ölen kişinin yakınlarına öncelik

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Uzm. Dr. Hasan Basri Velioğlu, organ bağışına yönelik düzenlemelere ilişkin açıklama yaptı. Sağlık Bakanlığı’nda gerçekleştirilen açıklamada konuşan Velioğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen, Resmî Gazete’de yayımlanan kanunî düzenlemelerin hayırlı olmasını diledi. Velioğlu, Türkiye’nin canlı nakillerinde en ön sıralarda olmasına rağmen vefat sonrası bağışta yapılan nakillerde geride olduğunu belirterek, "Ülkemizde 30 bine yakın kişi hayata tutunmak için organ nakli bekliyor. İnşallah bu yeni düzenleme, bu kişilere umut olacak" diye konuştu. "Vatandaşlarımız artık e-Devlet ve e-Nabız üzerinden hızlı ve kolay bir şekilde organ bağışı yapabilecek" Yapılan değişikliklere ilişkin bilgi veren Velioğlu, "Vatandaşlarımız artık e-Devlet ve e-Nabız üzerinden hızlı ve kolay bir şekilde organ bağışı yapabilecek. Önceden nasıl yapılıyordu? 18 yaşını dolduran, akıl sağlığı yerinde olan herkes organ bağışçısı olabiliyordu, gönüllülük esasına dayanıyordu ve kişi organ bağış noktasına gidip 2 tanık huzurunda form imzalayıp bağış kartı almak suretiyle organ bağışçısı oluyordu. Bu yönteme ilave olarak da artık e-Devlet ve e-Nabız üzerinden de organ bağışçısı olunabilecek" açıklamasında bulundu. "Organ bağışı yapan kişinin birinci derece yakınları ihtiyaç halinde öncelikli olacak" Velioğlu aynı zamanda, organ bağışçısı olmak isteyenlerin bu kararlarını hangi yakınlarıyla paylaşmak istediğine kendilerinin karar vereceğini belirtti. Bu uygulamaların toplumsal dayanışmayı artıracağına dikkati çeken Velioğlu, diğer düzenlemelerle ilgili olarak, "Vefatından sonra organları nakledilen bağışçıların eş ve birinci derece yakınlarına, organ nakli ihtiyacı olması halinde acil hastalardan sonra gelmek üzere öncelik verilecek. Bu uygulama, inanıyorum ki toplumsal dayanışmayı artıracaktır" ifadelerini kullandı. "Halkın sağlığını olumsuz etkileyecek yanıltıcı, aldatıcı reklamlar, bildirimler yapıldığında, gerekli müeyyideler uygulanacak" Velioğlu, sağlık kuruluşlarının tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerini sorumluluk bilinciyle yapması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Bir diğer düzenleme de halkı yanıltan, tıbbî gerçeklikten uzak ve gereksiz talep oluşturan içeriklerle ilgili. Bunlara asla izin verilmeyecek. Sağlık hizmetleri, insan hayatını doğrudan ilgilendiren bir alan. Bu nedenle tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinde tüm sağlık kuruluşlarının sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekmekte. Tabii ki sundukları sağlık hizmeti hakkında bilgilendirme yapabilirler. Ancak bu bilgilendirmeler tıbbî gerçeklikten uzak olamaz. Öncelikle şunu vurgulamak isterim: Artık sosyal medya, internet, yazılı ve görsel basında yapılan tanıtımlar takip edilecek. Halkın sağlığını olumsuz etkileyecek yanıltıcı, aldatıcı reklamlar, bildirimler yapıldığında, Bakanlığımız tarafından gerekli müeyyideler uygulanacak. Bir diğer düzenleme de Bakanlığımızın sağlık hizmet sunumunda, ‘nükleer tıp teknikerliği’ unvanında yeni bir sağlık meslek tanımı getirildi. Bu unvana sahip olanlar hastanelerimizde, nükleer tıp merkezlerinde görev yapabilecek. Böylelikle gençlerimize de yeni bir istihdam alanı açılmış oluyor."

Adana'da organ nakliyle hayata dönen Şahin Yirik: Organ bağışı hayat kurtarıyor Haber

Adana'da organ nakliyle hayata dönen Şahin Yirik: Organ bağışı hayat kurtarıyor

Adana'da karnındaki şişlik nedeniyle gittiği hastanede karaciğer yetmezliği teşhisi konulan hasta, beyin ölümü gerçekleşen kişiden nakledilen organla yaşama tutundu.Tekstil mağazasında çalışan 51 yaşındaki Şahin Yirik, geçen yıl karın şişliği ve halsizlik şikayetiyle Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurdu.Yirik, tetkiklerin sonucunda karaciğer yetmezliği teşhisi konulması üzerine tedavi için organ nakli sırası beklemeye başladı. Beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin ailesinin kararıyla bağışlanan karaciğerinin Yirik'e uygun olduğu tespit edildi. Hastanede iki ay önce yapılan ameliyatta organın nakledildiği Yirik, sağlığına kavuştu. Yirik'in hayatını değiştiren karaciğer nakli Şahin Yirik, tedavi sürecinde en büyük destekçisinin eşi Meltem Yirik olduğunu söyledi. Yeniden hayata tutunduğunu dile getiren Yirik, şöyle konuştu: "Karaciğer naklini duyunca çok heyecanlandım, eşime sarıldım. Hastanedeki hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Süreçte bizi hep aradılar, yardımcı oldular. Allah bağışçılardan razı olsun. Organ bağışının yayılması gerekiyor. İnsan öldüğünde toprak olup gidiyor ama bağış olunca canlar kurtarılıyor. Allah izin verirse eşimle organ bağışçısı olacağız." "Organ bağışı bir hayat kurtarır" Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Karaciğer Nakli Sorumlu Cerrahı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar hastanın genel sağlığının iyi olduğunu belirterek, "Hastamız 2 aylık süreci atlattı. Bundan sonraki döneminin çok daha iyi olacağını kendisine ilettik. Yaşamına sağlıklı şekilde devam ediyor." dedi. Organ Nakli Mesul Müdürü Genel Cerrahi Uzmanı Sefa Özyazıcı hastanede bugüne kadar 112 böbrek, 108 de karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini anlattı. Bağışların önemine dikkati çeken Özyazıcı, "Organ Bağışı Haftası'nda, bağışları artırmak ve toplumda bu bilinci oluşturmak için gayret gösteriyoruz. Bağışlanan her organ bir hayatı kurtarmaktadır. Çok değerli organların, ihtiyacı olan zor durumdaki hastalara gitmesini amaçlıyoruz." diye konuştu.

Dizi ve filmlerde işlenen doğru senaryolar organ bağışını artırıyor Haber

Dizi ve filmlerde işlenen doğru senaryolar organ bağışını artırıyor

Merkezin müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı: "Bağışları daha da artırmamız gerekiyor. Senaryolarda doğru mesajların verilmesi önemli, milletimize doğru aktarıldığında iyi sonuçlar alıyorsunuz. Bağış oranlarına pozitif yansıyor" Geçen yılın ilk aylarında beyin ölümünden bağışların çok az olduğunu dile getiren Aydınlı, "Ancak son aylarda beyin ölümü gerçekleşen kişilerin bağış oranlarında artış oldu. Halkımıza iyi anlatabilirsek bunun karşılığını da alabiliyoruz. Bağışlar iyi olunca bekleyen hastalarımız organ buldular. Onların mutluluğu bizi de mutlu etti." diye konuştu. Aydınlı, 2023'te 13'ü kadavradan 212 böbrek, 4'ü kadavradan 46 karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini aktararak, 2024'te pankreas nakli yapacaklarını, bununla ilgili tüm altyapıyı tamamladıklarını bildirdi. Bağışlanan organların insan vücudundaki gibi çalışmaya devam etmesini ve hastalıklı organların iyileşmesini sağlayan perfüzyon cihazlarıyla ilgili sistemleri aktifleştirdiklerini anlatan Aydınlı, daha fazla hastanın hayata tutunmasını sağlamak için mücadele ettiklerini vurguladı. Bazı hastaların canlı verici bulamadığını, bağış oranlarının artması gerektiğini ifade eden Aydınlı, canlı vericili nakillerde donörün de ameliyat edilerek riske sokulabildiğine işaret etti. "Kadavradan bağışlar artmalı" Gelişmiş ülkelerde beyin ölümünden yapılan bağışlarla nakillerin gerçekleştiğine dikkati çeken Aydınlı, "Onlar yüzde 80 beyin ölümünden aldıkları organları naklederken bizde beyin ölümünden bağışlanan kadavradan organ nakli yüzde 3,4." ifadesini kullandı. Medyadaki haberlerin yanı sıra dizi ve filmlerde organ naklinin önemini anlatan senaryoların işlendiğine değinen Aydınlı, şunları kaydetti: "Medyanın haberleri, dizi ve filmlerdeki görüntüler bağışçıları çok etkiliyor. Bağışları daha da artırmamız gerekiyor. Senaryolarda doğru mesajların verilmesi önemli, milletimize doğru aktarıldığında iyi sonuçlar alıyorsunuz. Bağış oranlarına pozitif yansıyor. Bazen senaristler dizinin, filmin heyecanını artırmak için yanlış bilgiler de verebiliyor. Bu tip durumlarda doğrusunu ne kadar anlatsak da senaryodaki kadar etkili olmayabiliyor. " Aydınlı, beyin ölümünden organ bağışı yapan birisinin organlarının alınabilmesi için hastanın yoğun bakımda olması gerektiğini hatırlatarak, beyin ölümü tanısının da en az iki hekimin testleri sonucu konulduğunu sözlerine ekledi.

"Kalp Kardeşleri" organ bağışının artması için çaba gösteriyor Haber

"Kalp Kardeşleri" organ bağışının artması için çaba gösteriyor

ANTALYA (AA) - SÜLEYMAN ELÇİN - Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde çeşitli yıllarda kalp nakli olan ve bir araya gelerek "Kalp Kardeşleri" adını verdikleri grubu kuran hastalar, nakillerini gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Bayezid ile buluşarak organ bağışı çağrısında bulundu.Türkiye'de Sağlık Bakanlığı verilerine göre 1442 hasta hayata tutunmak için kalp nakli bekliyor. Kovid-19 salgının başladığı 2019 yılında Türkiye'de 84 kalp nakli yapılırken bu yıl ise organ bağışındaki düşüş nedeniyle sadece 34 nakil gerçekleştirildi.Organ bağışındaki bu düşüş üzerine Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde çeşitli yıllarda kalp nakli olduktan sonra memleketlerine dönen nakil olmuş hastalar da harekete geçti ve "Kalp Kardeşleri" adını verdikleri bir grup kurarak organ bağışı çağrısında bulunmaya başladı.Antalya'ya gelen grup üyeleri, nakillerini gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümü'nden Prof. Dr. Ömer Bayezid ile buluştu.Kalp Kardeşleri, hastanedeki organ bağışı yapan hastaların isimlerinin yazılı olduğu "Can Ağacı" anıtı önünde organ bağışının önemine dikkati çekti.- 25 yıldır nakledilen kalp ile yaşıyorGrup üyelerinden Hamide Akman, AA muhabirine, annelik sevinci yaşadığı gün kalp yetmezliği çektiğini öğrendiğini söyledi.Çevresindekilerin "Senden önce kalp nakli olmadı. Ölüme gidiyorsun" sözlerine aldırmadan, "Ben yaşamayı seçiyorum. Nakil olacağım" diyerek Akdeniz Üniversitesinde gerçekleştirilen ilk kalp nakli ameliyatının kahramanı olduğunu ifade eden Akman, nakilden sonra adeta ikinci hayatına başladığını anlattı. Nakilden sonra çalıştığını ve emekli olduğunu aktaran Akman, "Kalp yetmezliğini öğrendiğimde kızım dünyaya gelmişti. Kızımı okuttum, üniversiteyi bitirdi ve evlendi. Şimdi 3 yaşında torunum var. Bağış olmasaydı kızımın büyüdüğünü ve torunumu göremeyecektim. Herkesi organ bağışına davet ediyorum. Organlarımız toprak oluncaya kadar hayat olsun, çocuklara anne baba olsun, anne babalara ise evlat olsun." dedi.Akdeniz Üniversitesindeki nakil olan her hastayı ziyaret ettiğini anlatan Akman, "Nakilden sonra onlara moral veriyorum. Beni görünce hayata daha da umutla bakıyorlar. Organ bekleyen hastalarla da buluşuyorum. Çevremde gördüğüm herkese organ bağışının önemini anlatıyorum." diye konuştu.- İki defa kalp nakli olduBursa'da yaşayan 49 yaşındaki ev hanımı Ayla Kıray da doğumun ardından kalp yetmezliği çekmeye başladığını dile getirdi.İlk naklini 2008'de olduğunu ifade eden Kıray, "5 yıl sonra yeniden kalp yetmezliği çekmeye başladım. Yine nasip oldu 2013'te ikinci defa kalp nakli oldum. 10 yıldır da sağlıklı bir şekilde yaşıyorum." ifadelerini kullandı.Nakil bekleyen hastalarla sürekli görüşerek onları motive etmeye çalıştığını vurgulayan Kıray, şöyle devam etti:"Toprak olan organ hiç kimsenin işine yaramıyor. Bağışlanan her organ benim gibi birçok kişi için yeni bir hayat anlamı taşıyor. Evlatlar annesiz, babasız kalmıyor. Biz kalp nakli olan kişiler olarak bir aile olduk. Kalp kardeşiyiz. Aynı kaderi yaşayan insanlar olarak sürekli etkinlikler yapıp organ bağışı çağrısında bulunuyoruz. Bir kişiye bile faydamız olur diye organ bağışına dikkati çekmeye çalışıyoruz. "- "Kahvaltıya gel' diye çağrılıp nakil oldum"Konya'da yaşayan 4 çocuk babası Mehmet Ali Aytekin ise 2007'de kalp yetmezliği yaşadığını, 2 kere bypass ameliyatı olduktan sonra yaşaması için kalp nakli olması gerektiğini belirtti.Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde 24 ay yatarak tedavi gördüğünü anlatan Aytekin, "Hastanede bağışlanacak bir kalp bekledim. 14 tane kalp bağışlandı ancak hiçbirisi bana uyumlu olmadı. En son hastaneden taburcu olunca doktorlar beni arayıp 'Kahvaltıya gel' dediler. Hastaneye kahvaltıya gittim ancak kalp nakli oldum. Hayatımın en güzel kahvaltı daveti oldu. 13 yıl oldu kalp nakli olalı ve çok sağlıklıyım. Organ bağışı bir hayattır. Biz yaşadığımız için organ bağışının önemini çok iyi biliyoruz. Eşim ve çocuklarım organlarını bağışladı." dedi.- 5,5 yıl kalp nakli olmayı beklediBurdur'da yaşayan 33 yaşındaki 2 çocuk annesi Ganimet Akhan, yaşama tutunmak için 5,5 yıl kalp nakli beklediğini belirtti.Nakilden önce konuşmakta bile güçlük çekmeye başladığını söyleyen Akhan, "Çocuklarım yeni doğmuştu. Organlarını bağışlayan aileye teşekkür ediyorum. Çocuklarımı annesiz bırakmadılar. Normal bir insan gibi hayatımı sağlıklı bir şekilde sürdürüyorum. Nakil olduktan sonra kalp kardeşlerimizle, toplantılara, derneklere gidip organ bağışı için çalışmalarda bulunuyoruz." ifadelerini kullandı.- "Sağlıklı bir hayat sürdüklerini göstermeleri çok önemli"Prof. Dr. Ömer Bayezid, kalp nakli için kadavra gerektiğine, özellikle Kovid-19 salgını sonrasında bağışların çok azaldığına dikkati çekti.Türkiye'de yapılan kalp nakillerinin büyük oranda düştüğünü belirten Bayezid, "Organ bağışının artması için özellikle kalp nakli olan hastaların sağlıklı bir hayat sürdüklerini göstermeleri çok önemli. Bu anlamda kalp nakillilerin buluşup topluma mesajlar vermesi çok güzel. İnşallah bağış sayısı eskiye döner ve nakiller artar." değerlendirmesinde bulundu.

İyiliksever dayı 24 yıl önce verdiği sözü tutarak yeğenine böbreğini bağışladı Haber

İyiliksever dayı 24 yıl önce verdiği sözü tutarak yeğenine böbreğini bağışladı

Kepez ilçesinde ikamet eden 38 yaşındaki emlakçı Gürbüz Yağız, henüz 14 yaşındayken böbrek rahatsızlığı yaşamaya başladı. Zaman zaman ilaç tedavisi gören ve rahatsızlığı son 3 yılda ilerleyen Yağız, kontrol için gittiği hastanede böbreklerinin işlevini yitirdiğini ve acil diyalize girmesi ya da nakil olması gerektiğini öğrendi. Yağız, üzüntüyle aradığı emekli polis memuru dayısı Rıza Kaygısız'ın, "Üzülme. Sen 14 yaşındayken 'Bir gün nakil ihtiyacın olursa böbreğimi vereceğim.' diye söz vermiştim. Sözümü tutacağım." ifadeleriyle umutlandı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesine gelen dayı ve yeğenin tetkiklerinde nakil için bir engel olmadığı tespit edildi. Yağız, sık sık bağışladığı trombosit ve kan dolayısıyla sosyal medyada 250 bini aşkın üyesi bulunan Antalya Kan Gönüllüleri grubunda "iyiliksever" olarak anılan dayısından aldığı böbrekle sağlığına kavuştu. Naklin ardından taburcu edilen Yağız, dayısının elini öperek teşekkür etti. - "Artık dayımla farklı bir bağımız yani böbrek kardeşliğimiz de var" Gürbüz Yağız, AA muhabirine, son yıllarda hastalığının ilerlediğini ve hayat kalitesinin oldukça düştüğünü söyledi. Beslenmesinin değiştiğini, salata yemeyi bile çok özlediğini ifade eden Yağız, nakilden sonra kendisini çok iyi hissettiğini dile getirdi. Hastalığının ilerlemesi nedeniyle kızıyla son aylarda yeterince ilgilenemediğini anlatan Yağız, nakilden sonra kızıyla yeniden eski günlerdeki gibi vakit geçirebileceği için çok mutlu olduğunu kaydetti. Çok zor bir süreç olduğu için diyaliz almak istemediğini belirten Yağız, "Dayım hemen gönüllü oldu. Bana 14 yaşındayken söz vermişti. Dayımla aramızda baba-oğul ilişkisi var. Böyle bir dayıya sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Artık dayımla farklı bir bağımız yani böbrek kardeşliğimiz de var." dedi. - "Sadece böbreğimin uyumlu olmamasından korkuyordum" Rıza Kaygısız ise mesleğe ilk başladığı yıllarda ablasının evinde kaldığını ve yeğeniyle baba-oğul gibi olduklarını ifade etti. Yeğeninin sağlığına kavuşmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Kaygısız, "Yeğenime 24 yıl önce verdiğim sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyorum. Böbrek nakli olması gerektiğini duyunca bir an bile tereddüt etmedim. Sadece böbreğimin yeğenime uyumlu olmamasından korkuyordum. Her şey istediğimiz gibi gitti. Nakil gerçekleşti ve yeğenim eski günlerine döndü." diye konuştu. Daha önce bir yakın arkadaşının eşi ve başka bir arkadaşının çocuğunun hastanede uzun süre tedavi gördüğünü söyleyen Kaygısız, şöyle devam etti: "O zamanlar çaresizliğin ne olduğunu anlamıştım. Son 10 yıldır düzenli trombosit ve kan bağışçısıyım. Son 10 yılda 50'den fazla trombosit ve 100 üniteden fazla kan bağışında bulundum. Sosyal medyadaki 'kan aranıyor' paylaşımlarına mutlaka duyarlı oluyorum. Örneğin kan vermek isteyen ancak aracı bulunmayan kişileri gecenin bir yarısı arabamla alıp hastaneye ulaştırıyorum. Bu durumdan da mutluluk duyuyorum." Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Koordinatör Nilgün Bilal, dayı ve yeğenin durumlarının iyi olduğunu ve sağlıklı bir şekilde taburcu edildiklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.