#Organik Tarım

İLKHABER-Gazetesi - Organik Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Organik Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Organik tarım bilinci okullarda yeşeriyor Haber

Organik tarım bilinci okullarda yeşeriyor

Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanlığının koordinatörlüğünde yürütülen Organik Tarımın Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi kapsamında ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik eğitim faaliyetleri sürüyor. Bu çerçevede Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde Aydınlıkevler İlkokulu’nda farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. Düzenlenen etkinlikte yaklaşık 100 öğrenci ve öğretmen, organik tarımın çevre, insan sağlığı ve sürdürülebilir üretim açısından taşıdığı önem konusunda bilgilendirildi. Gerçekleştirilen sunum ve tanıtımlarla, çocuklarda doğa dostu üretim bilincinin geliştirilmesi hedeflendi, organik tarımın temel ilkeleri öğrencilere yaş gruplarına uygun şekilde aktarıldı. Etkinliğe Mersin İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Serdar Perişan, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Azmi Murat Erdem, Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Uçar ile Yenişehir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Ömerkahyaoğlu da katıldı. Programda, organik tarımın gelecek nesiller için taşıdığı stratejik öneme vurgu yapıldı. Eğitimlerin ardından öğrenciler tarafından hazırlanan “Kuşlarla Dans Sergisi” gezildi. Minik öğrenciler, kendi yazdıkları şiirleri ve kuş temalı süslemeleri katılımcılarla paylaştı. Daha sonra anaokulu ziyaret edilerek, miniklerin hazırladığı etkinliklere katılım sağlandı. Böylece doğa sevgisi, çevre bilinci ve üretim farkındalığının erken yaşlardan itibaren desteklenmesi amaçlandı. Mersin İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Serdar Perişan, yaptığı değerlendirmede, “Çocuklarımızın geleceğini organik tarımla buluşturmayı önemsiyoruz. Sağlıklı bireylerin yetişmesi, doğaya saygılı üretim anlayışının küçük yaşlarda kazanılmasıyla mümkün. Verdiğimiz eğitimlerle çocuklarımızın hem çevre bilinci gelişiyor hem de sürdürülebilir tarımın ne anlama geldiğini öğreniyorlar. Organik tarım sadece bir üretim modeli değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakacağımız temiz bir çevrenin teminatıdır. Bu tür çalışmalarla sağlıklı nesiller için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Organik Tarım Projesi kapsamında kivi üreticilerine ekipman desteği Haber

Organik Tarım Projesi kapsamında kivi üreticilerine ekipman desteği

Organik tarım, doğal kaynakların korunması, çevre kirliliğinin azaltılması ve güvenilir gıdaya erişimin sağlanması açısından giderek daha fazla önem kazanıyor. Kimyasal girdilerin sınırlandırıldığı bu üretim modeli, hem toprağın verimliliğini uzun vadede koruyor hem de tüketicilere sağlıklı ve izlenebilir ürünler sunulmasına katkı sağlıyor. Bu kapsamda yürütülen projeler, üreticilerin desteklenmesi ve organik tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması açısından kritik bir rol üstleniyor. Organik tarımın yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar, tarımsal üretimde önemli yere sahip olan Çukurova Bölgesi’nde de aralıksız devam ediyor. Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen Organik Tarımın Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi kapsamında hayata geçirilen “Vitamin Deposu Kivi Organikle Buluşuyor Projesi” kapsamındaki çalışmalarda önemli adımlar atıyor. Proje kapsamında Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda düzenlenen törende, organik kivi üretimi yapan 24 çiftçiye akülü budama makası dağıtımı gerçekleştirildi. Törene Mersin İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ ile Şube Müdürü Azmi Murat Erdem katıldı. Programda üreticilerle bir araya gelen yetkililer, organik tarımın çevre, insan sağlığı ve sürdürülebilir üretim açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Projenin, üreticilerin üretim süreçlerini kolaylaştırmasının yanı sıra organik tarım bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Mersin İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Organik tarım hem doğal kaynaklarımızın korunması hem de sağlıklı gıda üretimi açısından büyük önem taşıyor. ‘Vitamin Deposu Kivi Organikle Buluşuyor Projesi’ ile üreticilerimizi desteklemeyi, modern ekipmanlarla verimliliği artırmayı ve ilimizde organik tarımı daha da yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sağlıklı nesillerin yetişmesine de önemli katkı sunacaktır” dedi.

“Dünya nüfusu 9,7 milyara ulaşacak, sürdürülebilir tarım teşvik edilmeli” Haber

“Dünya nüfusu 9,7 milyara ulaşacak, sürdürülebilir tarım teşvik edilmeli”

Ziraat Mühendisi Mesut Özmenay, İstanbul Beykent Üniversitesi’nde düzenlenen “Tarım ve Sürdürülebilirlik” başlıklı etkinlikte öğrencilerle bir araya geldi. Tarımın, temel ihtiyaçları karşılayan kritik bir sektör olduğunu söyleyen Özmenay, tarımın birçok ülkenin milli gelirine büyük katkıda bulunduğunu, dünya nüfusunu besleme görevini üstlendiğini aktardı. Türkiye’nin arazilerinden dört mevsim verim alınabildiğine vurgu yapan Özmenay, markalaşmada yetersiz kalındığının ise altını çizdi. Giresun’dan toplanan fındığın yabancı bir marka tarafından işlenerek ürün elde ettiğini hatırlatan Mesut Özmenay, Türkiye’nin toprak açısından verimli ancak katma değer açısından eksik kaldığını söyledi. “ORGANİK ÜRETİM YÜZDE 2,6 AZALDI” Dünya genelinde kişi başına yıllık organik gıda harcamasının ortalama 15,7 Euro, Türkiye’de ise bu rakamın sadece 1 Euro olduğunu hatırlatan Mesut Özmenay, “Organik üretimde azalma yaşanıyor; çiftçi sayısı yüzde 8,3 azaldı, tarım alanı yüzde 8 daraldı, organik üretim yüzde 2,6 azaldı. Türkiye’de tarım alanlarının sadece yüzde 0,9’u organik tarım için kullanılıyor. Bu veriler, Türkiye’de organik tarımın gelişmesi gerektiğini ve çevresel sürdürülebilirlik ile gıda güvenliği açısından farkındalığın artırılması gerektiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Üreticiler organik tarıma teşvik ediliyor Haber

Üreticiler organik tarıma teşvik ediliyor

NİLGÜN TAZE (İLKHABER) - Yerelde tarımsal faaliyetleri hem daha verimli, hem de daha sürdürülebilir kılmak için hayata geçirdiği projelerle üreticinin yüzünü güldüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde tarımsal kalkınmanın öncüsü olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın 2021 yılında başlattığı ‘Organik Tarım Eğitimi ve Organik Gübre Dağıtımı’ projesiyle üreticiler hem organik tarım hakkında bilgi sahibi oluyor, hem de tarlalarında endüstriyel ham madde kullanımının önüne geçerek doğa dostu üretimin yaygınlaştırılmasına katkı sağlıyor. Proje kapsamında Büyükşehir ekipleri, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Tarsus Koordinasyon Şube Müdürlüğü toplantı salonunda, önce üreticilere organik tarımın faydaları ve gerekliliği hakkında bilgi verdi. Daha sonra ekipler tarafından üreticilere organik gübre dağıtıldı. “Projemizle, organik tarımı desteklemek ve yaygınlaştırmak istiyoruz” Organik tarım faaliyetlerine destek vermek ve bunu yaygınlaştırmak için projenin 2021 yılından bu yana aktif bir şekilde yürütüldüğünü ifade eden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Aysun Seçkin, “Organik tarıma destek verebilmek ve organik tarımı geliştirip yaygınlaştırabilmek, hatta tanıtabilmek adına yapmış olduğumuz bir proje. Organik tarım çoğu yerde bilinmiyor bile.  Projemiz daha önce 2021 ve 2022 yıllarında yapıldı. 2023 yılında da devam ettiriyoruz” dedi. Proje kapsamında üreticilere hem eğitim hem de gübre desteğinde bulunduklarını belirten Seçkin, “Projemizi sürdürürken, bir sertifikasyon kuruluşu ile anlaşık. Çiftçilerimizi sertifikalandırma sistemine dâhil ediyoruz. Organik tarımı yavaş yavaş tanıtmaya başlıyoruz. Bununla birlikte, organik gübre konusunda da çiftçilerimize destek veriyoruz” diye konuştu. Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilere her alanda destek vermeye çalıştıklarını sözlerine ekleyen Seçkin, “Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak çiftçilerimize hangi konuda destek olmak için gidersek, her şeyi öğrenmek istiyorlar. Bu ilgi çok iyi. Biz üreticilerimize hayvancılık ve tarımsal alanda her konuda destek vermeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.  “Başkanımıza, üreticilere verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederiz” Kendisinin de organik tarımla uğraştığını kaydeden Tarsus ilçesine bağlı Hacıhamzalı Mahalle Muhtarı Murat Aytaş, “Her yıl üreticilere bu destekleri verdiği ve çiftçilerimizin yanında olduğu için, Başkanımız Vahap Seçer’e teşekkür ediyorum. Başkanımız ayrıca mahalle ve köylerimizde koyun, keçi gibi küçükbaş hayvan destekleri de sağlıyor” dedi. Üreticiler, ‘Organik Tarım Eğitimi ve Organik Gübre Dağıtımı’ projesini çok sevdi Organik Tarım projesinden faydalanan üretici Ayşe Sarıho, “Organik tarımdan çok memnunuz. Halk sağlığı ve kendi sağlığımız için organik tarım yapıyoruz” derken, eğitimden faydalanan bir diğer üretici Nevin Sönmez Avcıoğlu ise, “Büyükşehir Belediyesi’nin sunmuş olduğu güzel bir hizmet. Üreticilere organik tarımı öğretiyor ve destek oluyor. Organik gübre almak için geldik. Bütün çiftçiler, bağında bahçesinde yetiştirdiği ürünlere organik gübre verecek. Ara sıra eğitimlerimiz de oluyor. Daha önce budama ile ilgili de eğitim aldık ve çok verimli geçti” şeklinde konuştu.  Proje 2021 yılından bu yana devam ediyor 2021 yılında hayata geçirilen ve devam eden ‘Organik Tarım Eğitimi ve Organik Gübre Dağıtımı’ projesi kapsamında; 2021 yılında Tarsus’ta 81, Toroslar’ da ise 19 üretici olmak üzere, toplam 100 üreticiye kişi başı 250 kilogram organik gübre dağıtımı yapıldı. Aynı zamanda bu üreticilere sertifikasyon aşamalarında destek sağlandı. 2022 yılına gelindiğinde Tarsus’ta 50, Silifke’ de 43, Toroslar’ da 6 üretici olmak üzere, toplam 99 üreticiye organik gübre dağıtımı yapılırken, sertifikasyon aşamasında destek verildi. 2023 yılında ise Tarsus’ta 50, Silifke’de 43, Toroslar’ da 6 üretici olmak üzere, toplam 99 üreticiye Organik Tarım Sertifikası verilmesi planlanıyor. Proje dâhilinde üreticilere, 125 kilogram organik gübre verilmesi de hedefleniyor.

Organik tarım ve permakültür, konvansiyonel tarıma alternatif sunuyor Haber

Organik tarım ve permakültür, konvansiyonel tarıma alternatif sunuyor

İSTANBUL (AA) - BİRİZ ÖZBAKIR - Pestisit gibi kimyasal maddelerin yoğun olarak kullanıldığı, yüksek miktarda enerji tüketen ve çok büyük araziler gerektiren konvansiyonel tarım tekniklerine alternatifler arasında organik tarım ve permakültür öne çıkıyor.Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan "Dünya Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu 2022" raporuna göre dünyada 702 ila 828 milyon insan 2021'de gıda güvencesizliği ile yani açlıkla karşı karşıya. Bu rakam dünya nüfusunun yaklaşık 10'da 1'ine tekabül ediyor.Artan nüfus, daha fazla enerji ihtiyacı ve ekilip biçilen arazilerin yerleşim yeri olarak kullanılmaya başlanması gibi olumsuzlukları beraberinde getirirken, üreticiler daha düşük maliyetle daha fazla tarımsal ürün elde etmenin yollarını arıyor. Ancak düşük maliyet arayışı, konvansiyonel tarımda ilaç ve kimyasal kullanımına neden oluyor. İlaç ve kimyasal kullanılmayan organik tarım ve permakültür ise konvansiyonel tarıma alternatif sunuyor.Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden emekli olan Prof. Dr. Ruhsar Yanmaz, AA muhabirine, organik tarımı, çevreyle dost, insan, hayvan ve bitki refahını esas alan, üretimde yapay kimyasalların kullanılmadığı, tüm üretim aşamalarının belirlenen kurallara göre yapılıp yapılmadığının kontrol edildiği ve sertifikalandırıldığı bir tarım şekli olarak tanımladı.Yanmaz, organik tarımın yapay kimyasal girdiler yerine doğal sistem içindeki mekanizmalardan yararlanarak kabul edilebilir düzeyde bir üretimi ve üretimde verim yüksekliği yerine ürünün sağlık değerinin yüksekliğini ön planda tutan bir uygulama olduğunu söyledi.Türkiye'nin organik tarımda üretim kapasitesi açısından dünyada 18'inci sırada olduğunu belirten Yanmaz, "Dünyada organik tarım alanı 37 milyon hektar civarındadır. En fazla alan, sırasıyla Okyanusya, Avrupa, Güney Amerika, Asya'dadır. Türkiye topraklarının yüzde 1,4'ü organik tarıma ayrılmıştır." diye konuştu.- "Mutlaka sertifikalı olmalı"Üretim miktarı ve alanı bakımından organik tarımda Doğu Anadolu Bölgesi'nin ilk sırada olduğu, ardından Ege, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinin geldiği bilgisini paylaşan Yanmaz, organik tarıma uygun olan alan ve biyoçeşitlilik zenginliğinin Türkiye açısından avantaj olduğunu kaydetti.Organik tarım yapabilmek için uyulması gereken bazı kurallar olduğunu bildiren Yanmaz, şunları söyledi:"Ticari organik tarım yapmak için daha önce en az 3 sene konvansiyonel yolla üretim yapılmamış, ana yollardan en az 5 kilometre uzakta olan ve çevresinde konvansiyonel yetiştiricilik yapılmayan alanlar tercih edilmelidir. Ticari organik tarım yapacakların üretimi kontrol edecek bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşu ile anlaşmaları, üretim kayıtlarını tutmayı ve bu kayıtları ve işletmeyi kontrolörlere göstermeyi kabul etmeleri gerekir. Yine ticari üretim yapacaklar üretimde girdi olarak GDO'lu ürünleri kullanamazlar. Yapay kimyasal gübre, ilaç ve büyüme düzenleyicileri kullanamazlar. Organik ürünler mutlaka sertifikalı olmalıdır."Organik tarımla yetiştirilen ürünlerdeki besin değeri konusunda yapılan çalışmalardan farklı sonuçlar alınsa da üretim sırasında yapay kimyasalların kullanılmaması, kalıntı riskinin düşük olması sayesinde bu ürünlerin sağlık değerlerinin yüksek olduğunu işaret eden Yanmaz, "Ayrıca kişi tükettiği ürünün çevreye dost bir şekilde üretildiğini bilerek, çevre kirliliğine bu ürünün yetiştirilmesi ile katkıda bulunmadığını hissederek manevi haz duyar. Bu da insanın ruhsal sağlığı açısından fayda sağlar." dedi.Yanmaz, organik tarımda dayanıklılığı fazla olan ürünlerin tercih edildiğinin, bununla birlikte her ürünün organik olarak yetiştirilebileceğinin altını çizdi.- "Permakültür doğayla ahenk içinde sürdürülebilir bir yaşam anlayışı ve tasarımıdır"Alternatif tarım yöntemlerinden permakültür ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Permatürk Yönetim Kurulu Başkanı Taner Aksel, "Permakültür çok uzun yıllar doğada yaşamış kadim toplulukların bilgilerini içeriyor ve aslında isminden de anlaşılabilir. 'Permaculture'dan geliyor, permanent kalıcı veya sürdürülebilir, culture da insanlık kültürü ve tarım sistemi anlamında." diye konuştu.Toprağın, içerisinde bakteriler, mantarlar, nematotlar, afidler gibi türlü böceklerin de yer aldığı canlı bir mikroorganizma olmasından kaynaklı, dünyadaki en karmaşık sistemlerden biri olduğu görüşünü paylaşan Aksel, "Permakültür kullandığımız kaynakları sürdürülebilir bir şekilde devam ettirebilmek, yok ettiğimizden ve tükettiğimizden daha fazla üretebilmek için var. O nedenle aslında doğadaki süreçleri, ekosistem işleyişlerini anlayarak onlarla birlikte tüm hayata daha bolluk ve bereket oluşturacak şekilde çözümler sunuyor." ifadelerini kullandı.Permakültürün, hiçbir tarım ilacı kullanılmayan, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya katkısı bulunan bir yöntem olduğuna değinen Aksel, şöyle devam etti:"Toprakta çapalama yapmazsın, ilaçlama yapmazsın, bakımı çok daha azdır, o yüzden maliyetler düşer. Daha az emekle daha fazla ve şifalı, besin değeri yüksek ve gelir potansiyeli de daha yüksek ürünler elde etmeye başlarsın. Toprak üzerinde, doğa canlanmaya başladığı zaman bitkilerin çok önemli bir işi var. Fotosentez yapıyorlar ve havadan karbonu alıp bünyelerinde ve toprak içinde karbon depolanmaya başlıyor. O nedenle aslında iklim değişikliğine neden olan insani aktivitelerle fazladan salınmış olan karbondioksiti de biz toprağa ve bitki bünyelerine gömerek çok önemli bir ekosistem hizmeti sunuyoruz ve iklim değişikliği etkilerini de azaltabiliyoruz."- "Doğaya karşı değil, doğayla birlikte"Son 30- 40 yıl içerisinde hem Türkiye'de hem dünyada canlı üst toprağın üçte birinden fazlasının kaybedildiğini hatırlatan Aksel, bu nedenle yereldeki ekosistem işleyişlerini canlandıracak ama aynı zamanda insanlara da fayda sağlayacak, kuraklığa dayanıklı, fazla su ihtiyacı olmayan ve yerel endemik türleri kullanarak toprağın içerisinde organik madde miktarını artırıp toprağı canlandıracak kişiselleştirilmiş çözümler üretilmesi gerektiğine vurgu yaptı.İnsan faaliyetlerinin doğaya etkilerinin artık yadsınamaz bir hale geldiğini vurgulayan Aksel, "O kadar hızlı bir değişim var ki bir an önce bunun fark edilip, insanlığın doğaya karşı olduğu değil, doğayı yok ettiği değil, doğayla birlikte olduğu bir yaşam anlayışının kotarılabilmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.