#Özgür Çelik

İLKHABER-Gazetesi - Özgür Çelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgür Çelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Çelik: Ben bu seçimi değişim umuduyla kazandım Haber

Özgür Çelik: Ben bu seçimi değişim umuduyla kazandım

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin 8 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirilen İstanbul İl Kongresi seçimlerinde oylamaya hile karıştırıldığı iddiasıyla açılan dava görülmeye başlandı. Aralarında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de bulunduğu 10 sanık, İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü'nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuksuz sanık CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP'li belediyelere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve Veli Gümüş ile tarafların avukatları hazır bulundu. Salonda CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçe, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi başta olmak üzere çok sayıda partili ve belediye başkanı da yer aldı. ÖZGÜR ÇELİK: CHP'Lİ OLMANIN CEZASINI ÇEKİYORUZ Kimlik tespitinde aylık gelirinin 200 bin lira olduğunu ve serbest ticaretle uğraştığını belirten CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, savunmasında davanın siyasi yönüne dikkat çekti. Çelik, mahkemedeki savunmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada, 3 aşamalı bir savunma gerçekleştireceğim. 44 yaşına kadar hiç mahkeme yüzü görmedim, hakim karşısına çıkmadım. 2 yıl önce il başkanı seçildim. Bugün 2'inci kez hakim karşısındayım. CHP'li olmanın, seçilmemin cezasını çekiyoruz. Bugün devletin kurumlarının kararlarını yok sayan, YSK'nın kararlarını yok sayan kişiler yüzünden buradayız. Belediye başkanlarımız teker teker tutuklu. İlk duruşması olanlar serbest kaldı. Cumhurbaşkanı adayımız halen daha tutuklu. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saldırılar olmaktadır. 300'den fazla öğrenci tutuklandı, sonrasında serbest kaldı. Son yazılan iddianameler, CHP'nin kapatılması için somut girişimlerdir. İddianame, Beşiktaş Belediyesinin aşevi projeleri, İBB'nin seçim kampanyalarını suç saydı." Adaylık sürecine ve kendisine açılan davalara değinen Çelik, "İstanbul’un 3 bölgesinin ilçe başkanları toplandı, beni bir ilçede 6 yıl ilçe başkanlığı yaptım diye aday olsun dediler, ben de oldum. Biz, Cemal Canpolat ile yarıştık, ben seçildim. Canpolat beni aradı, tebrik etti. İlk dava İstanbul Kongresine 19 Mart 2025 tarihinde açıldı. 8 Temmuz'da bir dava daha açıldı. Davanın gönderildiği her iki mahkemede görevsizlik verdi. Sonunda İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi kabul etti ve bizi görevden aldı. Joplarla binlerce polisle hizmet binamıza girdiler. Benim görev süremin bitmesine 5-6 ay kala bu davalar açıldı. İddianamenin içeriğine gelecek olursam, tutuklu birinin cezaevinde verdiği ifade ve bize husumet besleyen isimler. 18-19 Mart dönemi, bizim en hararetli dönemimizdir. Bu dönemde bize davalar açıldı. Nasıl yaparız da, İstanbul’un seçimlerini nasıl durdururuz dediler. Konuşmada, spor konuşuyorlar, Giresun'un yaylaları konuşuluyor ama ben konuşulmuyorum. Bununla ilgili ne ilgim ne de bilgim var. Ben tek başıma aday olmadım, delegemde 290 kişi var" dedi. "VELİ GÜMÜŞ İDDİALARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR" Çelik, il başkanlığına kayyım atanması ve rakibi Veli Gümüş ile ilgili iddialara da detaylı yanıt verdi. Çelik savunmasına şöyle devam etti: "Bir binaya binlerce polisle girip, seçim kaybettirmek, bu diğer alanlarda ki başkanlık seçimlerine de zarar vermez mi? Futbol kulübünde istenilen aday kazanamadığında, o kulübe kayyım mı atanıyor? Bu kongreyi 32 oy farkı ile kazandım, bu son yılların en yüksek farkıdır. Ben bu seçimi insanlara değişim umudu vererek, kaybetmekten bıkmış CHP'lilere değişimin umudunu vererek kazandım. Ben adayken, günde 600 delege ile görüşürdüm. Bu konuşmaya dair dökümü, telekomünikasyon şirketinden istedim, vermediler. Kimseden özellikle destek istemedim, rakibim Veli Gümüş İle alakalı da kimseye konuşmadım. O konuşma dökümü süresi 3 dakikayı geçmedi, bu tespitler orada yapılabilir." İddianamedeki işe alım suçlamasını belgelerle çürüten Çelik, "Mehmet Ali Tanışman'ın il delegesi yapılma şartıyla Beşiktaş Belediyesine girişinin yapıldığı iddia ediliyor. Çekmeköy İlçe Başkanı Melda Tanışman Tutan’ın kardeşi Mehmet Ali Tanışman'ın kongrede il delegesi yapıldığını ve Özgür Çelik’e oy vermesi karşılığında Beşiktaş Belediyesi’nde işe başladığı dile getirilmiş. Ancak Mehmet Ali Tanışman, o tarihte üye değil, bu yüzden üye olmadığı için delege olması mümkün değil. Ayrıca, 38. Olağan İstanbul il delegeleri listesinde adı yok. Partiye 1 Temmuz 2024 tarihinde üye olmuş. Yani il kongresinden 9 ay sonra. Belediye de ise işe giriş tarihi 2 Aralık 2024'tür. Yani İstanbul Kongresinin üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra. Veli Gümüş’ün bu ifadelerinin de gerçekleri yansıtmadığı açıkça görülmektedir. Önemli noktalardan birisi de, Veli Gümüş’ün iddia ettiği gibi bir menfaat teklifi olsaydı, rakip listede yönetici adayı olarak seçimi kazanmak için çıkar, İstanbul kongresinde bu konuyu konuşurdu. CHP İstanbul İl Kongresinde rakibinin eksiğini istediği gibi çıkıp, söylemezdi. Bu eksiklikler bizim parti içerisinde yapılır, Gümüş'e, en yakın sürede özgürlüğüne kavuşmanı diliyorum. Burada, Rıza Akpolat 1 yıldır tutuklu, halen daha hakim karşısına çıkmadı. Bir diğer belediye başkanımız İnan Güney'dir. Daha kendisi hakkında iddianame bile düzenlenmedi" şeklinde konuştu. RIZA AKPOLAT: SUÇUM ÖZGÜR ÇELİK İLE ARKADAŞ OLMAK MI? Aylık gelirinin 500 bin lira olduğunu ve inşaat mühendisi olduğunu beyan eden tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, uzun tutukluluk süresine ve hakkında çıkarılan "itirafçı" iddialarına isyan etti. Akpolat savunmasında şunları kaydetti: "Yaklaşık bir senedir tutsak tutulduğum hücremden çıkmış olmayı, burada dostlarla, arkadaşlarla, yol arkadaşlarımla bir arada olmayı ve yalnız olmadığımızı bir kez daha hissetmeyi ne kadar özlediğimi ifade etmek isterim. Adaletin kırıntısına dahi ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Bu nedenle bugün burada dinlenmiş olmak benim için ayrıca anlamlıdır. Önümüzdeki hafta tutukluluğumun birinci yılını doldurmuş olacağım. Ben tutuklandığımdan beri güneşin etrafında şimdilik bir kere döndü dünya. Daha kaç kere dönecek, bilmiyorum. Eğer hukuki bir davanın sanığı olsaydım, bununla ilgili bir öngörüde bulunabilirdim. Ancak siyasi davaların siyasi sanıkları olduğumuzda, ne yazık ki böyle bir öngörü mümkün olmuyor. Ben, CHP'de gençlik kolları yöneticiliği, ilçe yöneticiliği ve beş yıl ilçe başkanlığı yaptım. 6 yıldır Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevini sürdürüyorum. Partinin hem örgüt tarafında, hem yerel yönetim tarafında, hem alaylı hem mektepli olarak görev yaptım. Adaletin yara almaması gerektiğini savunuruz. Bu nedenle tutuklandığım günden itibaren hiçbir basın kuruluşuna demeç vermedim, hiçbir sosyal medya paylaşımı yapmadım. Yargıya saygı duydum, sabrettim." Hakkındaki karalama kampanyalarına değinen Akpolat, "Bu süre boyunca hakkımızda sayısız iftira atıldı. Gizlilik kararı olan dosyalardan bilgiler sızdırıldı, kamuoyunda gerçekmiş gibi dolaşıma sokuldu. Masumiyet karinesi yok sayıldı. Ailelerimiz itibarsızlaştırıldı. Aile üyelerimiz gözaltına alındı, evleri ve iş yerleri defalarca arandı, mal varlıklarına el konuldu. Tutukluluğumun 201. gününde, sadece bir kez açıklama yapmak zorunda kaldım. Hakkımda 'itirafçı olduğum', yüzlerce sayfa ifade verdiğim, partimi ve arkadaşlarımı suçladığım yönünde sistemli bir yalan dolaşıma sokuldu. O gün, tek kişilik hücremde bu iddiaları izlerken kendi kendime şunu sordum, 'Bu organize kötülükle nasıl mücadele edeceğim?' Ama sabrettim. İddianameyi bekledim. Mahkeme huzuruna çıkacağımız günü bekledim. İddianameler ortaya çıktığında görüldü ki, itirafçılık iddiası tamamen yalandı. Nasıl bu yalan çöktüyse, hakkımda yöneltilen tüm suçlamalar da teker teker çökecektir" dedi. Akpolat, iddianamedeki çelişkilere vurgu yaparak şöyle devam etti: "Bugün burada Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Kongresi’ne hile karıştırma suçlamasıyla bulunuyorum. Ancak isnat edilen suçun ne olduğunu açıkça anlayabilmiş değilim. Dinlediğimiz ses kaydında adım yoktur. İddianamede ismim dört yerde geçmektedir. Bunlardan biri başka bir kişinin babasının adıdır. Biri sanık listesinde ismimin geçmesidir. Diğeri 'Özgür Çelik ile Rıza Polat yakın arkadaştır' ifadesidir. Sonuncusu ise bir kişinin 'burada bulunmasını Özgür Çelik ve Rıza Polat istedi' şeklindeki beyanıdır. Bu durumda anladığım kadarıyla suçum, Özgür Çelik ile yakın arkadaş olmaktır. Türk Ceza Kanunu’na baktım; böyle bir suç tanımı yoktur. Adımın geçtiği iddialarla ilgili ne bana yöneltilmiş somut bir soru vardır, ne de ortaya konulmuş bir delil vardır. Bana isnat edilen fiilin ne olduğu açıkça söylenmemiştir. Bu nedenle huzurunuzda açıkça şunu talep ediyorum: Suçumun ne olduğunu bana anlatın. Eğer bir delil varsa, sunulsun; ben de savunmamı ona göre yapayım. Ortada somut bir suç, somut bir fiil ve somut bir delil olmadığı için bu isnatlara karşı söyleyebileceğim başka bir şey bulunmamaktadır. İddianamede doğru olan tek husus şudur: 8 Ekim 2023 tarihinde yapılan İstanbul İl Kongresi’nde Sayın Özgür Çelik’i destekledim. Ancak bu eksik bir ifadedir. O kongrede, sonrasındaki olağan ve olağanüstü kongrelerde ve yapılan kurultaylarda da Sayın Özgür Çelik’i destekledim. Bu bir suç değil, siyasi bir tercihtir. Bu nedenle, hukuka, vicdana ve adalet duygusuna uygun bir karar verilmesini talep ediyorum." İNAN GÜNEY: SES KAYITLARINDA VARLIĞIM BİLE YOK Kimlik tespitinde aylık gelirinin 300 bin lira olduğunu ve mali müşavir olduğunu söyleyen tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in savunması öncesi, bazı sanıklar arasında geçen yaklaşık 3 dakikalık ses kayıtları dinlendi. Ses kaydının ardından savunma yapan Güney şu ifadeleri kullandı: "Ben hem dosyada, hem de ses kayıtlarında kendimle alakalı bir hususa rastlamadım. Ben 5 aydır 20 metrekare hücrede, Beyoğlu'ndan uzaktayım. Biz, kongrelerimizi demokrasi şöleni olarak nitelendiririz. Bu nedenle bu tür yargılamalar bizi yıldıramaz. İstanbul İl Kongresi sürecinde parti meclis üyesiydim. Bu kurultayda benim oy verme hakkım yoktu ancak, ben tüm kalbimle Özgür Çelik’i destekledim. Aynı şekilde genel başkan seçimlerinde, Özgür Özel'i destekledim. Ses kayıtlarında değil benim sesim, orada varlığım bile ispat edilememiştir. Baz kayıtlarında, ses kayıtlarında, 27 kişiden ayrı ayrı sorulmuş, hiçbir yerde İnan Güney ismi yok. Ben nasıl hala buradayım bilemiyorum. Savcı Sayan isimli şahıs beni suçlamıştır, kendimizden o kadar eminiz ki, bunu çok kolay bir şekilde yalan olduğunu ispatladık." DAİRE VE RÜŞVET İDDİALARINA YANIT Duruşmada söz alan tutuksuz sanık Niyazi Güneri ise mal varlığına ilişkin iddiaları yanıtladı. Güneri savunmasında, "Davaya konu olan 2 dairemden 1'ini, 2002 yılında KİPTAŞ'tan aldım. Yani bu dava ile uzaktan yakından bir alakası yok. Bir diğerini ise oğluma aldım. Kendi işimden dolayı bunları alabilecek durumdayım. Bunların dekontlarını dava dosyasına sundum. Burada olmamın sebebi, Müslim Aytaç, yüzündendir. Ben, Özgür Çelik'i kendi isteğim ile destekledim" dedi. Savunmaların ardından duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından diğer sanıkların savunmalarına devam edilecek.

CHP’DE İSTANBUL RÜZGARI: ÖZGÜR ÇELİK GÜVEN TAZELEDİ! Haber

CHP’DE İSTANBUL RÜZGARI: ÖZGÜR ÇELİK GÜVEN TAZELEDİ!

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 39. Olağan İstanbul İl Kongresi tamamlandı. Tek aday olarak seçime giren Özgür Çelik, 540 geçerli oyun 536’sını alarak yeniden CHP İstanbul İl Başkanı oldu. Genel Başkan Özgür Özel, “İstanbul’dan Türkiye’nin iktidar yürüyüşü başlıyor” dedi. Kongreye CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Dilek İmamoğlu, ilçe belediye başkanları, parti yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı. Kongre, sabah saatlerinde saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. ÖZGÜR ÖZEL: “ASLA EĞİLMEYECEĞİZ” Kongrede konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul örgütüne seslenerek şu ifadeleri kullandı: “Asla eğilmeyeceğiz, susmayacağız. Dostlarımızdan güç alıyoruz, düşmanlara kaygı veriyoruz.” Özel, son iki yılda dördüncü kurultay sürecine gidildiğini belirterek, CHP’nin “dosta güven, düşmana kaygı veren bir kararlılıkla” yoluna devam ettiğini söyledi. ÖZGÜR ÇELİK: “İKTİDARA YÜRÜYORUZ” Yeniden seçilen CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, sonuçların açıklanmasının ardından yaptığı teşekkür konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Gerçekleşen 39. Olağan İstanbul İl Kongremiz bir sonuç değil, yeni bir başlangıçtır. İstanbul’dan yaktığımız kıvılcım Türkiye’yi aydınlatacak. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve örgütümüzle birlikte iktidara yürüyoruz.” Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişine vurgu yaparak, “CHP Kuvay-ı Milliye’nin köklerinden filizlendi. 102 yıllık çınar, her türlü baskıya rağmen dimdik ayakta durmaktadır.” dedi. YSK’DAN ‘KONGREYE DEVAM’ KARARI Kongre öncesinde İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, kongrenin durdurulmasına yönelik yazı göndermişti. Ancak Yüksek Seçim Kurulu (YSK), ilçe seçim kurullarının kongreyi durduramayacağına karar vererek sürecin devam etmesine onay verdi. YSK Başkanvekili Özübek yaptığı açıklamada, “Usulüne uygun olarak başlamış olan kongre süreçlerinin durdurulamayacağına karar verilmiştir” ifadelerini kullandı. “İSTANBUL’DAN YAKTIĞIMIZ KIVILCIM TÜRKİYE’Yİ AYDINLATACAK” Kongrede duygusal anlar da yaşandı. Çelik, partililere hitaben, “İstanbul’dan yaktığımız kıvılcım, Türkiye’yi aydınlatacak. Bu sonuç, sadece İstanbul örgütü için değil, Türkiye’nin iktidar yolculuğunun da başlangıcıdır” sözleriyle kongreyi tamamladı.

CHP İstanbul İl Kongresi davası 21 Kasım’a ertelendi Haber

CHP İstanbul İl Kongresi davası 21 Kasım’a ertelendi

Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Kasım 2023'te Özgür Çelik'in il başkanı seçildiği kongrenin iptali istemiyle açılan davanın görülmesine bugün İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam edildi. Mahkeme, davanın seyrini etkileyecek kritik bir karar alarak, kendi verdiği kayyum kararının CHP tarafından taşındığı İstinaf Mahkemesi'nden gelecek sonucu beklemeye karar verdi. DURUŞMA 21 KASIM'A ERTELENDİ Mahkeme heyeti, duruşmada ilk olarak reddi hakim talebini geri çevirdi. Ardından, CHP'nin, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyum heyetinin göreve devam etmesi yönündeki ara kararına yaptığı itirazın bir üst mahkeme olan İstinaf'taki sürecinin beklenmesine hükmetti. Bu gerekçeyle davanın bir sonraki duruşması 21 Kasım 2025 tarihine ertelendi. Bu karar, yerel mahkemenin nihai bir hüküm vermeden önce İstinaf'ın kayyum kararını onayıp onamayacağını görmek istediği anlamına geliyor. SÜREÇ NASIL BAŞLADI? Hukuki kriz, Kasım 2023'teki 38. İstanbul İl Kongresi'nde Özgür Çelik'in başkan seçilmesinin ardından açılan iptal davasıyla patlak vermişti. Davaya bakan İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2 Eylül 2025'te verdiği bir ara kararla kongreyi tedbiren geçersiz sayarak Özgür Çelik ve il yönetimini görevden almıştı. Mahkeme, partiye Gürsel Tekin'in başkanlığında üç kişilik bir kayyum heyeti atamıştı. YSK 'DEVAM' DEDİ, ÇELİK YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ Mahkemenin kayyum kararına rağmen toplanan CHP İstanbul İl Örgütü, olağanüstü kongre kararı almıştı. Yerel mahkeme, 24 Eylül'de yapılması planlanan bu kongreyi durdurmak için İstanbul Valiliği ve Sarıyer İlçe Seçim Kurulu'na yazı gönderse de devreye Yüksek Seçim Kurulu (YSK) girmişti. YSK, kongrenin yapılabileceğine hükmetmiş ve bu kararla toplanan kongrede Özgür Çelik, delegelerin oylarıyla bir kez daha CHP İstanbul İl Başkanı seçilmişti. Çelik, daha sonra YSK'dan mazbatasını da almıştı. Bu sürecin ardından, mahkeme tarafından atanan Gürsel Tekin ise partiden ihraç edilmişti.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik mazbatasını aldı Haber

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik mazbatasını aldı

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği ve mahkeme kararlarıyla tartışmalı hale gelen Olağanüstü İstanbul İl Kongresi'nde yeniden başkan seçilen Özgür Çelik, bugün mazbatasını alarak görevine resmen başladı. İKİNCİ KEZ SEÇİLEREK MAZBATASINI ALDI Geçen hafta Beşiktaş'taki Süleyman Seba Sanat Merkezi'nde yapılan kongrede, 414 delegenin 389'unun oyunu alarak yeniden il başkanı seçilen Özgür Çelik, bugün Sarıyer İlçe Seçim Kurulu'na giderek mazbatasını teslim aldı. Çelik'e, partililer ve bazı vatandaşlar da eşlik etti. "BU MAZBATA, PARTİNİN DELEGE İRADESİYLE DİZAYN EDİLECEĞİNİN GÖSTERGESİDİR" Mazbatasını aldıktan sonra bir açıklama yapan Özgür Çelik, kararlı bir mesaj verdi. Çelik, "Sarıyer İlçe Seçim Kurulu'ndan az önce mazbatamızı aldık. Bu mazbata Cumhuriyet Halk Partisi'nin mahkeme kararlarıyla değil, delegelerin iradesiyle dizayn edileceğinin en somut göstergesidir" dedi. Çelik, buradan ilçe başkanları ve yöneticileriyle birlikte Genel Başkanın İstanbul'daki çalışma ofisine geçerek bir değerlendirme toplantısı yapacaklarını ve ardından görevlerine devam edeceklerini belirtti. KRİZ NASIL BAŞLAMIŞTI? Süreç, 8 Ekim 2023'teki il kongresinin iptali için dava açılmasıyla başlamıştı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2 Eylül'de kongreyi iptal ederek Özgür Çelik ve yönetimini görevden almış, yerlerine Gürsel Tekin'in de içinde bulunduğu bir kayyum heyeti atamıştı. CHP yönetimi ise bu karara karşı YSK'nın da olumlu görüşüyle 24 Eylül'de olağanüstü kongre yapmış ve Çelik'i yeniden seçmişti.

Gürsel Tekin'den ihraç kararı sonrası sert mesajlar: "Utanma duygusu kalmamışsa..." Haber

Gürsel Tekin'den ihraç kararı sonrası sert mesajlar: "Utanma duygusu kalmamışsa..."

Cuma günü önce mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı'ndaki kayyum görevinin devamı kesinleşen, ardından ise CHP Yüksek Disiplin Kurulu tarafından partiden ihraç edilen Gürsel Tekin, sessizliğini bozdu. Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla, isim vermeden parti yönetimine yönelik olduğu anlaşılan eleştirilerde bulundu. 'İNSANIN UTANMA DUYGUSU KALMAMIŞSA...' Gürsel Tekin, X hesabından yaptığı paylaşımda, "utanma duygusu, vicdan ve ahlak" vurgusu yaptı. Tekin'in paylaşımı şu şekilde: “İnsanın utanma duygusu kalmamışsa, her türlü kötülüğe elverişli hale gelir; çünkü artık onun için esas olan sadece çıkar ve paradır, geri kalan her şey teferruat olur. Utanma duygusu, vicdanın, ahlakın ve toplumla uyumlu yaşamanın temelidir. İnsan utanmaz hale gelince, sınırlar silinir. Bu kişi için artık önemli olan ‘doğru’ değil, ‘kârlı’ olandır. Ahlaki ilkeler, empati, vicdan, hukuk… hepsi çıkarın önünde engel gibi görünmeye başlar.” İSTANBUL'DAKİ KRİZ NASIL BU NOKTAYA GELDİ? CHP'deki İstanbul krizi, 8 Ekim 2023'te yapılan ve Özgür Çelik'in il başkanı seçildiği kongreye "hile karıştırıldığı" iddiasıyla dava açılmasıyla başladı. Mahkeme, 2 Eylül'de verdiği bir ara kararla Çelik ve yönetimini görevden alarak, Gürsel Tekin başkanlığında beş kişilik bir kayyum heyeti atadı. Bu kararın ardından CHP, 24 Eylül'de YSK'nın da onay verdiği olağanüstü bir kongre düzenleyerek Özgür Çelik'i yeniden il başkanı seçti. Ancak bu kongreden iki gün sonra, 26 Eylül Cuma günü, davaya bakan mahkeme CHP'nin kayyum kararına yaptığı itirazı reddederek Gürsel Tekin ve heyetinin görevinin devamına hükmetti. Aynı günün akşam saatlerinde ise CHP Yüksek Disiplin Kurulu, Gürsel Tekin, Barış Yarkadaş ve Berhan Şimşek gibi isimleri partiden ihraç etti veya ihraç sürecini başlattı.

CHP İstanbul İl Başkanlığı davasında duruşma başladı Haber

CHP İstanbul İl Başkanlığı davasında duruşma başladı

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) İstanbul İl Başkanlığı'na mahkeme kararıyla atanan kayyum heyetine yapılan itirazların görüşüleceği kritik dava, bugün başladı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen duruşma, partinin İstanbul'daki yönetim krizine yön vermesi açısından büyük önem taşıyor. MAHKEME, TEDBİR KARARINA İTİRAZI GÖRÜŞÜYOR Duruşmanın ana gündemini, görevden tedbiren uzaklaştırılan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetiminin, yerlerine Gürsel Tekin'in de içinde bulunduğu bir kayyum heyeti atanmasına neden olan ihtiyati tedbir kararına yaptığı itiraz oluşturuyor. Mahkeme, davalı tarafların da katılımıyla bu itirazları değerlendirecek ve il başkanlığındaki mevcut yönetim krizinin geleceğine yön verecek bir karar alacak. SÜREÇ KONGRE İPTALİ DAVASIYLA BAŞLAMIŞTI Kriz, CHP İstanbul İl Delegesi Özlem Erkan'ın, 8 Ekim 2023'te yapılan ve Özgür Çelik'in il başkanı seçildiği kongrenin "hileli olduğu" iddiasıyla iptali için dava açmasıyla başlamıştı. Davaya bakan İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, bir ara kararla Çelik ve yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırarak yerlerine kayyum heyeti atamıştı. ÇELİK, İKİ GÜN ÖNCEKİ KONGREDE YENİDEN SEÇİLMİŞTİ Hukuki süreç devam ederken, CHP yönetimi siyasi bir hamle yapmış ve mahkemenin durdurma kararına rağmen Çarşamba günü Olağanüstü İl Kongresi'ni toplamıştı. Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) "devam edebilir" dediği bu kongrede tek aday olan Özgür Çelik, delegelerin oyuyla yeniden CHP İstanbul İl Başkanı olarak seçilmişti. Mahkemenin, bugünkü duruşmada bu yeni siyasi durumu da göz önünde bulundurması bekleniyor.

CHP’li Özgür Çelik ve 25 partilinin davası ertelendi Haber

CHP’li Özgür Çelik ve 25 partilinin davası ertelendi

Görevden uzaklaştırılan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve 24 partilinin 17'şer yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde görüldü. Aralarında görevden uzaklaştırılan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP Gençlik Kolları İstanbul İl Başkanı Erdem Kara'nın da bulunduğu 25 CHP'li ismin yargılandığı davanın ilk duruşması, bugün (22 Eylül Pazartesi) İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. ÇAĞLAYAN ADLİYESİ'NDE YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ Duruşma nedeniyle Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Adliye önü polis bariyerleriyle kapatılırken, duruşmayı izlemek üzere CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka ve İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda isim mahkeme salonunda hazır bulundu. SANIKLARDAN 17 YILA KADAR HAPİS İSTENİYOR Dava, Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun 31 Ocak'ta ifade için gittiği İstanbul Adliyesi önünde yaşanan gerginlik sonrası açılmıştı. Özgür Çelik ve 24 CHP'li hakkında; "görevi yaptırmamak için direnme", "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılma", "kasten yaralama" ve "kamu malına zarar verme" suçlamalarıyla 3 yıl 11 aydan 17 yıla kadar hapis cezası isteniyor. “300 GÜNDÜR RANDEVULARIMI ADLİYE KORİDORLARINA VERİYORUM” Duruşmada ilk olarak savunma yapan Özgür Çelik, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. Davanın siyasi olduğunu savunan Çelik, savunmasında şunları söyledi: “Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Öncelikle duruşmamızı takip etmek üzere Ankara’dan İstanbul’a gelen Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’i, baro başkanımızı, CHP’lileri ve basın mensuplarını saygıyla selamlıyorum. Bugün neden burada olduğumu ve olayın gerçekleştiği günle ilgili bazı hususları sizlerle paylaşmak istiyorum. Ben hayatımda ilk kez hakim karşısına çıkıyorum. CHP’ye geldiği günden itibaren bir gün yolumun mahkeme salonlarına düşeceğini tahmin ediyordum. Ancak buna rağmen, arkadaşlarımızla birlikte önemli başarılara imza attık. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde partimiz Türkiye’nin birinci partisi oldu. Ben ve yönetici arkadaşlarım, 8 Ekim 2023’te, yani iki yıl önce göreve başladık. O tarihten bugüne kadar hakkımızda ne bir soruşturma ne de bir dava vardı. Ancak şimdi öyle bir noktaya gelindi ki, il başkanlığı binamız dahi davalık hale getirildi. Ben, üç ayrı davadan toplam 28 buçuk yıl hapis istemiyle yargılanıyorum. Bunun sebebi çok açıktır: Ben ve arkadaşlarım, iktidara yürüyen kararlı neferleriz. CHP ve toplumsal muhalefet, yargı kıskacı altındadır. Bu dava, 300 gündür yaşadığımız olağanüstü ve antidemokratik yönetimin bir sonucudur. İddianame, adliyede ifade verdikten sonra yapmak istediğimiz basın açıklamasını engellenmesine karşı koymamız üzerine hazırlanmıştır. Burada Anayasal haklarımız suç gibi gösterilmektedir. Adliye sürekli demir bariyerlerle abluka altına alınmaktadır. Ne yazık ki bu manzara Türkiye’mize yakışmamaktadır. Bizim mesaimizin büyük bir kısmı cezaevi kapılarında ve adliye koridorlarında geçiyor. Ben, 300 gündür randevularımı adliye koridorlarına veriyorum. İnsanlara 'Gelin, 7. katta görüşelim' diyorum. Bu durum tamamen Anayasal hakların ihlalidir. O gün orada yalnızca partililerimiz değil, binlerce, on binlerce yurttaş da vardı. Ancak özellikle seçilmiş CHP’liler yargılanıyor. Bu davalarla verilmek istenen açık bir mesaj vardır, Sayın Hâkim. Bu iddianamede bir başka mesaj daha gizlidir. Biz burada 26 kişi yargılanıyoruz; fakat partide hiçbir görevi bulunmayan abim Özkan Çelik de sanık sandalyesine oturtulmuştur. Abim sadece bazı çalışmalarımıza zaman zaman katılır, bizi görmek için yanımıza gelir. Bu dava ile ailelerimize de gözdağı verilmek istenmektedir. Beni, abimi, ablamı yetiştiren 50 yaşını aşmış bir insana diyorlar ki: ‘Bu çocukları sustur.’” İddianameye eklenen bir fotoğraf var. O fotoğrafta abim Özkan Çelik gülüyor. O gün ses sistemiyle ilgili ciddi sorun yaşandı. En son alınan kararda ‘otobüsün neredeyse üstünde yapalım’ denildi. Ben de otobüse doğru yöneldim. Çok kısa bir diyalog yaşandı, ardından yolumuza devam ettik. Otobüsün üzerine çıktıktan sonra, otobüs yönüne gelen insanları polisler kalkanlarıyla durdurdu. Ancak hiçbir ‘dağılın’ anonsu yapılmadı. Bu konuşmadan hemen sonra emniyet yetkilileri vatandaşa biber gazı sıktı. Ben o kokuyu otobüsün üstünden aldım. Aynı durumu on gün önce il başkanlığı önünde de yaşamıştık. Kalabalıkta bir problem olduğunu görünce otobüsten indim. Buradaki en önemli nokta şudur: O insanlar hiçbir sorun çıkarmadan dağıldı. Hiçbir taşkınlık olmadı. Saraçhane’de de aynı tablo yaşanıyordu. İddianamede ‘12 çevik kuvvet polisinin zarar gördüğü’ iddia ediliyor. Beş müşteki var; fakat bu beş kişinin tamamı da kamu malına herhangi bir zarar verilmediğini söylüyor. Hatta müştekilerden bazıları, ‘Olay esnasında yaralanmama sebep veren şahısları görmedim’ diyor. ‘Zimmetimde bulunan kask, kalkan veya herhangi bir mal zarar görmemiştir’ ifadesi geçiyor. Beş müştekiden üçü ise zaten şikâyetçi değil. Müşteki ifadelerinde ciddi çelişkiler var. Dört kişinin ifadesi neredeyse cümle cümle aynı. Birkaç tanesinde yalnızca bir-iki cümle farklı. İddianamede yer alan beş müştekiden üçünde, yaralanmaya dair herhangi bir rapor yok. Buna rağmen dosyaya dahil edilmişler. İçlerinde hem şikayetçi olmayanlar hem de ‘kamu malına zarar verilmedi’ diyenler var. Üstelik müştekilerin tamamı, ‘Bana zarar vereni görmedim, görsem de tanımam’ ifadelerini kullanıyor. Bizim devletin hiçbir polisiyle, hiçbir kamu görevlisiyle bir derdimiz olamaz. Buradaki mesele şudur: Birileri talimat verdi, açıklama yapmamız istenmedi. Biz yalnızca tam bağımsız Türkiye’yi savunduğumuz için yargılanıyoruz. Zurnanın zırt dediği nokta şudur: İddianamenin en sonuna siyasi yasak maddesi eklenmiştir. Bu durum, iktidarın yargıyı araçsallaştırmasının en açık göstergesidir. Daha önce Sayın Ekrem İmamoğlu’na da siyasi yasak getirilmiş, diploması iptal edilmiştir. Şimdi aynı yöntem bizler üzerinden uygulanmak istenmektedir." Çelik’in ardından savunması alınan CHP Gençlik Kolları İstanbul İl Başkanı Erdem Kara ise “Dört iddianın dördü de asılsızdır. Hiçbir uyarı, ihtar olmadan müdahale ettiler. Bu müdahale esnasında birilerini yaraladığım, kamu malına zarar verdiğim iddiaları asılsızdır. CHP’lilerin burada toplu şekilde yargılanması hukuk tarihine kara lekedir. Bu dosyadaki suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum.” DURUŞMA 23 ŞUBAT 2026'YA ERTELENDİ Sanık savunmalarının alınmasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 23 Şubat 2026 tarihine erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.