#pakistan

İLKHABER-Gazetesi - pakistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, pakistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran'dan ABD'ye Pakistan kanalıyla yeni teklif: Savaşın sona erdirilmesi hedefleniyor Haber

İran'dan ABD'ye Pakistan kanalıyla yeni teklif: Savaşın sona erdirilmesi hedefleniyor

Tahran ve Washington arasındaki diplomatik gerilimi dindirmek adına yürütülen müzakerelerde kritik bir aşamaya gelindi. Katar merkezli Al Jazeera'nın üst düzey İranlı diplomatik kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, İran hükümeti dün Pakistanlı arabulucular eliyle Amerika Birleşik Devletleri'ne yeni bir barış teklifi sundu. İran devlet medyası tarafından da onaylanan bu gelişme, bölgedeki savaşın tamamen sona erdirilmesi yolunda atılan en somut adım olarak nitelendiriliyor. PAKİSTAN ARABULUCULUĞUNDA DİPLOMATİK TRAFİK HIZLANDI ABD ile İran arasında bir süredir devam eden ancak kalıcı bir barışa dönüşmeyen ateşkes süreci, müzakerelerin kilitlenmesiyle yeni bir boyuta evrildi. İletişim kanallarının açık tutulmasında kilit rol oynayan Pakistan, Tahran'dan gelen revize edilmiş dosyayı Washington'a ileterek tıkanan süreci yeniden hareketlendirdi. Söz konusu teklifin içeriği hakkında henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmamış olsa da, belgenin çatışma ortamını kalıcı olarak bitirmeye yönelik kapsamlı öneriler içerdiği ifade ediliyor. STRATEJİK İLETİŞİMDE YAŞANAN TEKNİK ZORLUKLAR Müzakere trafiğinin beklenenden daha yavaş ilerlemesinin arkasında yatan sebepler de netleşmeye başladı. İran Dini Lideri Mücteba Hamaney'in güvenlik gerekçesiyle konumunun gizli tutulması, karar alma ve onay mekanizmalarındaki iletişimi zorlaştıran bir faktör olarak görülüyor. Diplomatik kaynaklar, lider kadrosuyla temas kurmanın teknik güçlükleri nedeniyle sürecin uzadığını, ancak Pakistan kanalıyla iletilen bu son teklifin Washington için daha kabul edilebilir bir zemin oluşturabileceğini belirtiyor. BÖLGESEL BARIŞ İÇİN WASHINGTON'IN KARARI BEKLENİYOR Nisan ayı sonunda uluslararası basında yer alan öngörüler, İran'ın masaya daha yapıcı bir planla gelmesinin beklendiği yönündeydi. Tahran'ın bu hamlesiyle birlikte diplomasi trafiği yeniden ivme kazanırken, bölgedeki askeri gerginliğin yerini diplomatik bir çözüme bırakıp bırakmayacağı Washington'dan gelecek yanıta bağlı. Analistler, sunulan bu son teklifin taraflar arasındaki asgari müşterekleri sağlayabilmesi durumunda bölgede yeni bir dönemin kapısının aralanabileceğini vurguluyor.

Pakistan Merkez Bankası duyurdu: 3 milyar dolarlık desteğin son dilimi hesapta Haber

Pakistan Merkez Bankası duyurdu: 3 milyar dolarlık desteğin son dilimi hesapta

Pakistan'ın döviz rezervlerini tahkim etmek amacıyla başlatılan finansal destek sürecinde önemli bir aşama geride kaldı. Pakistan Merkez Bankası (SBP), Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı tarafından taahhüt edilen 3 milyar dolarlık mevduat paketinin son parçasının resmi olarak transfer edildiğini açıkladı. Söz konusu kaynak aktarımı, İslamabad yönetiminin dış ödemeler dengesini korumak ve ithalat maliyetleri karşısında eriyen rezervleri desteklemek adına kritik bir önem taşıyor. Sosyal medya üzerinden yapılan bilgilendirmede, 1 milyar dolarlık tutarın 20 Nisan tarihinde ülke hesaplarına giriş yaptığı belirtildi. MEVDUAT PAKETİNİN SON DİLİMİ MERKEZ BANKASI HESAPLARINDA Pakistan Merkez Bankası, fon transferine ilişkin yaptığı teknik bilgilendirmede şu ifadeleri kullandı: "Bu, Suudi Arabistan Krallığı tarafından yakın zamanda kabul edilen 3 milyar dolarlık mevduatın ikinci dilimidir. 2 milyar dolarlık ilk dilim, 15 Nisan 2026 tarihli ödeme vadesiyle zaten alınmıştır." Bu finansal enjeksiyonla birlikte, Suudi Arabistan'ın Pakistan ekonomisine sağladığı likidite desteği taahhüt edildiği şekilde tamamlanmış oldu. Yeni gelen kaynak, döviz piyasalarındaki arz-talep dengesini korumak için kullanılacak. MALİYE BAKANI AURANGZEB: "MEVCUT MEVDUATLARIN SÜRESİ UZATILDI" Ekonomi yönetiminin başında bulunan Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb, geçtiğimiz günlerde yaptığı değerlendirmede finansal istikrara vurgu yaptı. Aurangzeb, Suudi Arabistan'ın mevcut 5 milyar dolarlık mevduatının vadesini uzatma kararı aldığını hatırlatarak, yeni gelen fonların bu yapıya ek bir güç kattığını belirtti. Bakan, bu adımların Pakistan'ın uluslararası ödeme kapasitesini artırdığını ve piyasalara güven verdiğini ifade etti. BORÇ ÖDEMELERİ VE REZERVLERDEKİ SON DURUM NE? Pakistan bir yandan yeni kaynak arayışlarını sürdürürken, diğer yandan borç yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ediyor. İslamabad yönetimi, geçtiğimiz hafta Birleşik Arap Emirlikleri'ne 2,4 milyar dolarlık bir ödeme gerçekleştirdi. Bu ay içerisinde 1 milyar dolarlık ek bir borç servisinin daha yapılması planlanıyor. Güncel verilere göre Pakistan'ın toplam likit döviz rezervleri 20,5 milyar dolar seviyesinde seyrediyor. Bu miktarın 15 milyar doları Pakistan Merkez Bankası bünyesinde yer alırken, 5,44 milyar dolarlık kısmı ise ticari bankaların portföyünde bulunuyor. Yetkililer, ithalat baskısı nedeniyle rezervlerin korunması için dış kaynak girişlerinin sürekliliğinin altını çiziyor.

ABD ile İran arasında kritik müzakereler öncesi İslamabad'da 'Kırmızı Bölge' alarmı Haber

ABD ile İran arasında kritik müzakereler öncesi İslamabad'da 'Kırmızı Bölge' alarmı

ABD ve İran arasındaki gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik çabalar, Pakistan'ın arabuluculuğunda yeni bir safhaya geçiyor. İslamabad'da gerçekleştirilmesi planlanan ikinci tur görüşmeler öncesinde, hazırlık süreçlerini yönetmek üzere ABD'li diplomatik birimlerin şehre intikal ettiği bildirildi. İSLAMABAD'DA HAREKETLİ SAATLER: ABD HEYETİ ŞEHRE ULAŞTI Pakistanlı resmi kaynaklardan edinilen bilgilere göre, ABD'den gelen ve öncü hazırlıkları yürütecek heyeti taşıyan iki uçak İslamabad'a iniş yaptı. Heyetin, pazartesi günü yapılması öngörülen üst düzey temaslar öncesinde lojistik ve teknik altyapıyı koordine edeceği belirtiliyor. Yerel yetkililer, Anadolu Ajansı'na yaptıkları açıklamada söz konusu personelin stratejik hazırlıklar kapsamında bölgede bulunduğunu teyit etti. KRİTİK GÖRÜŞME ÖNCESİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ EN ÜST SEVİYEYE ÇIKARILDI Müzakerelerin gerçekleştirileceği başkentte güvenlik bürokrasisi alarma geçti. Bölgedeki medya kuruluşlarının aktardığı verilere göre, özellikle diplomatik misyonların bulunduğu bölgelerde ve stratejik geçiş güzergahlarında yoğun tedbirler uygulanıyor. Pakistan emniyet birimleri, görüşmelerin emniyetli bir ortamda tamamlanması adına kent genelinde özel güvenlik protokollerinin devreye alındığını duyurdu. "BÜYÜK OLASILIKLA PAZARTESİ GÜNÜ" MASAYA OTURULACAK Pakistan hükümetine yakın çevreler, tarafların bir araya geleceği tarihe ilişkin öngörülerini paylaştı. Kaynaklar, heyetlerin büyük olasılıkla pazartesi günü masaya oturacağını ifade ederek, ilk turda uzlaşı sağlanamayan maddelerin bu görüşmede yeniden ele alınacağını bildirdi. İlk turda çözüm bekleyen başlıkların, ikinci turda daha somut bir çerçeveye oturtulması hedefleniyor. OTEL REZERVASYONLARI DURDURULDU VE KIRMIZI BÖLGE KAPATILDI Diplomatik temasların yoğunluğu nedeniyle şehirdeki lüks otellerde rezervasyonlar askıya alınırken, "Kırmızı Bölge" olarak adlandırılan hassas noktalara erişim kısıtlandı. Yerel kaynaklar, Serena ve Marriott gibi otellerin heyetlerin konaklaması için tahsis edildiğini ve cuma gününe kadar yeni misafir kabul edilmeyeceğini bildirdi. Bu durum, müzakerelerin sadece bir günle sınırlı kalmayabileceğine dair işaretler taşıyor.

ABD-İran görüşmeleri öncesi İslamabad’da Kırmızı Alarm Haber

ABD-İran görüşmeleri öncesi İslamabad’da Kırmızı Alarm

Pakistan'ın başkenti İslamabad'ın, ABD ve İsrail arasında ateşkese varılmasının ardından Washington ve Tahran yönetimleri arasındaki müzakerelere ev sahipliği yapması bekleniyor. İsrail'in Lübnan saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından İran'ın ateşkese Lübnan'ın da dahil edilmesi ısrarı devam ederken yarın yapılacak görüşmeler öncesi Pakistan'ın başkenti İslamabad'da sessizlik hakim. ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta 8 Nisan'da sağlanan geçici ateşkesin ardından müzakerelerin yapılması kararlaştırılan İslamabad'da güvenlik önlemleri de arttırıldı. ABD ve İran barış görüşmeleri öncesinde, ziyaretçi heyetlerin güvenliğini sağlamak için 10 binden fazla polis ve güvenlik personeli görevlendirilerek başkentte "'kırmızı alarm" durumu ilan edildi. Güvenlik önlemlerini dün arttırmaya başlayan Pakistanlı yetkililer, konteynerler ve dikenli teller yerleştirerek Eski Havaalanı Yolu'nu ve Nur Khan Hava Üssü'ne giden tüm yolları kapattı. ABD-İran savaşı ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a ülkenin askeri ve nükleer altyapısını hedef alan saldırılarına başlamış ve bu saldırılarda İran'ın dini lideri Ali Hamaney öldürülmüştü. Tahran yönetimi, İran tarafından en az 3 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırılara küresel petrol ve doğalgazın yaklaşık 5'te birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatarak karşılık vermişti. İran'ın bu kararı da enerji fiyatlarının fırlamasına ve dünya çapında ticaretin aksamasına neden olmuştu. ABD ve İran, 8 Nisan'da Pakistan'ın arabuluculuğuyla 2 haftalık bir ateşkes konusunda anlaşmıştı. Ateşkesin 22 Nisan'da sona ermesi bekleniyor. Masada neler var? İran tarafından 1947'deki bağımsızlığı ilk tanınan Pakistan'ın ABD-İran ateşkesinde rolü büyük. Bu nedenle taraflar görüşmelerin İslamabad'da yapılmasında mutabık kaldı. Görüşmelerde, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına odaklanan Washington'ın 15 maddelik teklifinin yanı sıra İran'ın boğazın kontrolünü, boğazdan geçen gemiler için geçiş ücreti, tüm bölgesel askeri operasyonların sona erdirilmesi ve tüm yaptırımların kaldırılmasını talep eden 10 maddelik planın ele alınması bekleniyor. Görüşmelerin önemli noktalarından biri de Lübnan. İsrail, ateşkes yürürlüğe girdikten sonra Hizbullah'ı hedef alan saldırılarına devam etmesi müzakerelerin yapılıp yapılmayacağı noktasında etkili oldu. İran'ın ateşkesin Lübnan'ı da kapsamasına yönelik ısrarı ve Lübnan'da ateşkes sağlanmadığı sürece görüşmelere katılmayacağını açıklamaları dikkate alındığında yarın yapılacak görüşmelerde masadaki konulardan biri de Lübnan olacak. Müzakereciler kimler? İran heyetine Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf'ın başkanlık etmesi, Galibaf'a da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin eşlik etmesi bekleniyor. ABD'yi ise ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in temsil etmesi öngörülüyor. Vance dışında ise ABD heyetine ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner da katılacak.

Tel Aviv'in "kükreyen aslan" isimli saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumu Haber

Tel Aviv'in "kükreyen aslan" isimli saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumu

İsrail'in önemli gazetelerinden Maariv, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına verdiği isme atıfla, Tel Aviv'in "kükreyen aslan" ismini verdiği saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumunda bulunarak, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetini sert sözlerle eleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı geçici ateşkesi kabul ettiğini duyurması sonrası, İsrail'de muhalif isim ve medya organlarından tepkiler gelmeye devam ediyor. Maariv gazetesi, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına verdiği isme atıfla, "Aslan kükremesinden kedi miyavlamasına: Netanyahu ve Trump'ın İran konsepti nasıl çöktü?" başlığını kullandığı haberde, Washington ve Tel Aviv yönetimlerini sert bir şekilde eleştirdi. Söz konusu haberde "41 günlük savaş ve 5 bin yıkılmış bina, kesin bir İran zaferiyle sonuçlandı. (İran lideri Ali) Hamaney'in tasfiyesine rağmen rejim hayatta kaldı, nükleer kapasite yerinde duruyor ve Hürmüz Boğazı Tahran'ın ATM'sine dönüştü. İsrail ve ABD, bu mücadeleden tamamen stratejik bir teslimiyet anlamına gelen bir anlaşmayla çıkıyor." ifadeleri kullanıldı. Şu an için anlaşmanın tek kazananının İran ve vekil güçleri olduğu değerlendirmesinde bulunulan haberde, "Tüm üzüntümüze rağmen, görünen o ki İsrail ve ABD bu savaşı büyük bir farkla kaybetmiştir." ifadelerine yer verildi. Haberde, Netanyahu hükümetine tepki gösterilerek, şunlar kaydedildi: "İsrail ve ABD, 41 gün önce bir savaşa girdi. İsrail devleti felç oldu. Havalimanı kapandı. İran, Yemen ve Lübnan'dan binlerce füze fırlatıldı ve bazıları İsrail topraklarına düştü. Çatışmalarda onlarca İsrailli sivil ve asker öldü, yüzlercesi yaralandı. İsrail ekonomisi, 41 günlük neredeyse tam duraksamanın ağır bedelini ödedi. İsrail'de mücadelenin son tablosunun, en azından bu aşamada böyle olacağını hayal edenlerin sayısı oldukça az." ABD-İRAN ARASINDA İSRAİL’İ DE KAPSAYAN GEÇİCİ ATEŞKES ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran’dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti. “İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad’da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

ABD, İsrail ve İran arasında iki haftalık geçici ateşkes sağlandı Haber

ABD, İsrail ve İran arasında iki haftalık geçici ateşkes sağlandı

Küresel diplomaside hareketli saatler yaşanırken, Orta Doğu'da aylardır süregelen çatışma iklimini yumuşatacak kritik bir gelişme kaydedildi. Tahran yönetiminin en üst otoritesi Mücteba Hamaney, Washington ile yürütülen temaslar neticesinde şekillenen 14 günlük duraklama sürecine yeşil ışık yaktı. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in ardından İran'ın da onay vermesiyle resmileşen bu geçici ateşkesin arka planında, bölgedeki ekonomik tahribatın yanı sıra Pekin ve İslamabad hatlarında yürütülen yoğun mekik diplomasisinin etkili olduğu vurgulanıyor. PAKİSTAN VE ÇİN'İN ARABULUCULUK FAALİYETLERİ SONUÇ VERDİ Diplomatik kaynaklar, mutabakatın sağlanmasında Pakistan hükümetinin sergilediği kararlı duruşun ve Çin'in son aşamada devreye girerek gerginliği azaltma yönündeki telkinlerinin belirleyici olduğunu ifade ediyor. Bölgedeki stratejik altyapı tesislerinde meydana gelen hasarın yarattığı ekonomik baskı, Tahran'ı müzakere masasına yaklaştıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, sağlanan uzlaşıya dair memnuniyetini dile getirerek, "İran ile ABD'nin müttefikleriyle birlikte, Lübnan da dahil olmak üzere her cephede geçerliliği an itibariyle başlayan derhal bir ateşkese vardıklarını duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyorum" açıklamasında bulundu. Şerif ayrıca, kalıcı bir çözüm zemini oluşturmak amacıyla tüm tarafları 10 Nisan 2026 Cuma günü İslamabad'da toplanmaya çağırdı. HÜRMÜZ BOĞAZI YENİDEN GEMİ TRAFİĞİNE AÇILIYOR Ateşkesin en somut yansıması küresel enerji nakil hatları üzerinde kendisini gösterdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, güvenlik protokolleri dahilinde deniz trafiğinin kontrollü şekilde başlayacağını belirterek, "İki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak ve teknik kısıtlamalar gözetilerek mümkün olacaktır" dedi. Arakçi, savunma operasyonlarının durdurulmasının ancak karşı taraftan gelecek saldırıların kesilmesiyle mümkün olacağının altını çizdi. Öte yandan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, yüz yüze görüşmeler için planlamaların devam ettiğini kaydederek, "Yüz yüze görüşmeler konusunda müzakereler yürütülüyor, ancak Başkan ya da Beyaz Saray tarafından açıklanana kadar hiçbir şey kesinleşmiş sayılmaz" ifadesini kullandı. İSLAMABAD MÜZAKERELERİNDE MASADAKİ ON KRİTİK MADDE İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, 10 Nisan'da başlayacak görüşmelere dair ihtiyatlı bir duruş sergilerken, mevcut süreci sahada elde edilen kazanımların siyasi bir devamı olarak nitelendirdi. Konsey tarafından yapılan açıklamada, "İran, ABD'yi 10 maddelik planını kabul etmeye zorlayarak tarihi bir zafer elde etti. ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü, nükleer zenginleştirme hakkını ve tüm yaptırımların kaldırılmasını kabul etti" denildi. Tahran'ın hazırladığı ve masaya sunulan 10 maddelik taslak; uranyum zenginleştirme hakkının tanınması, yaptırımların tamamen iptali, bölgedeki Amerikan askeri varlığının sonlandırılması ve Lübnan cephesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı bir saldırmazlık taahhüdünü içeriyor. Pakistan'daki kritik zirvede ABD tarafını Başkan Yardımcısı James David Vance ve üst düzey temsilcilerin oluşturduğu bir heyetin temsil etmesi öngörülüyor.

İran ve ABD'ye Hürmüz Boğazı için iki aşamalı ateşkes teklifi sunuldu Haber

İran ve ABD'ye Hürmüz Boğazı için iki aşamalı ateşkes teklifi sunuldu

Küresel enerji güvenliğinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliği düşürmek amacıyla uluslararası diplomaside hareketli saatler yaşanıyor. Pakistan tarafından hazırlanan ve hem Tahran hem de Washington yönetimlerine sunulan yeni bir ateşkes taslağı, bölgedeki ablukanın kaldırılmasını ve geniş kapsamlı bir uzlaşı sürecinin başlatılmasını öngörüyor. Reuters tarafından paylaşılan bilgilere göre, taraflara iletilen metin iki aşamalı bir çözüm planı üzerine kurgulandı. İslamabad Anlaşması olarak isimlendirilen teklifin ilk aşaması, Pakistan üzerinden elektronik ortamda imzalanacak bir mutabakat zaptını içeriyor. Bu ön anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Hürmüz Boğazı'nın derhal gemi geçişlerine açılması planlanıyor. Sürecin ikinci ayağında ise yaklaşık 20 günlük bir zaman dilimi içinde daha kapsamlı ve kalıcı bir anlaşma için yüz yüze görüşmelerin başlatılması hedefleniyor. ASİM MUNİR GECE BOYU DİPLOMASİ TRAFİĞİ YÜRÜTTÜ Taslağın detaylarının netleşmesi sürecinde Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir'in kilit bir rol üstlendiği bildirildi. Munir'in gece boyunca ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yoğun temas trafiği yürüttüğü aktarıldı. Diplomatik kaynaklar, bugün itibarıyla tüm maddeler üzerinde tam mutabakat sağlanmasının hedeflendiğini ifade ediyor. YAPTIRIMLAR VE NÜKLEER TAAHHÜTLER MASADA Henüz resmi makamlarca doğrulanmayan ancak taslak metinde yer aldığı belirtilen maddelere göre, anlaşma karşılıklı tavizleri de beraberinde getiriyor. Uzlaşı çerçevesinde İran'ın nükleer silah geliştirme faaliyetlerine son verme taahhüdüne karşılık, Washington yönetiminin yaptırımları hafifletmesi ve Tahran'ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakması masadaki en önemli başlıklar arasında bulunuyor. KRİTİK GÖRÜŞMELERİN MERKEZİ İSLAMABAD OLACAK Bölgesel güvenliği doğrudan ilgilendiren bu girişimin nihai sonuçları için tarafların Pakistan'ın başkenti İslamabad'da bir araya gelmesi bekleniyor. Boğazın güvenliği için bölgesel bir çerçeve oluşturulmasını da içeren anlaşma hakkında ABD ve İran kanadından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Tarafların sunulan teklife vereceği yanıt, küresel petrol piyasaları ve Orta Doğu'daki dengeler açısından belirleyici olacak.

Türkiye'nin de dahil olduğu Sekiz ülkeden İsrail'e ortak tepki: Kudüs'teki kutsal mekanlara yönelik müdahaleler reddedildi Haber

Türkiye'nin de dahil olduğu Sekiz ülkeden İsrail'e ortak tepki: Kudüs'teki kutsal mekanlara yönelik müdahaleler reddedildi

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail'in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. İSRAİL'İN EGEMENLİK İDDİALARINA REDDİYE Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa'nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.