#panel

İLKHABER-Gazetesi - panel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, panel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu ATÜ'de düzenlenecek Haber

23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu ATÜ'de düzenlenecek

Bu sene 23'üncüsü düzenlenen Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu, alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Kursta, enerji verimliliğini arttırmanın yolları sanayicilere anlatılacak. Bu yıl 23'üncüsü düzenlenecek olan "Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu", Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) ev sahipliğinde 23-25 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Enerji alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek olan kursta, enerji verimliliğini artırmaya yönelik yöntemler ele alınacak. Özellikle sanayicilere yönelik hazırlanacak içeriklerde, enerji kullanımının daha etkin hale getirilmesi ve kayıpların azaltılması konuları işlenecek. Kurs kapsamında düzenlenecek oturumlarda, ekserji analizleri ile enerji verimliliğinin artırılması, sürdürülebilir enerji çözümleri ve güncel teknolojiler hakkında katılımcılara uygulamalı bilgiler sunulacak. "Enerji verimliliği odaklanmamız gereken en önemli çalışma" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Sözen, "Türkiye'nin birçok üniversitesinden 60'a yakın katılımcı şu anda ön kayıtlarını yaptırdı. Ekserji Yaz Okulu'nda çok değerli bilim adamları eğitim verecek. Özellikle Adana sanayi bölgesinden birçok katılımcı bekliyoruz çünkü sanayide enerji verimliliği şu anda çok popüler. Türkiye olarak enerji verimliliği odaklanmamız gereken en önemli çalışmalardan birisi. Yaz kursunun temel amacı da özellikle sanayideki enerji verimliliğini ön plana çıkarmak. Sanayi kuruluşlarımızdaki makine ile elektrik-elektronik mühendisleri gibi arkadaşlarımızın bu eğitimi mutlaka almaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Ufuk açıcı paneller düzenlenecek" Üniversite-sanayi iş birliğinin artarak devam edeceğini de anlatan Prof. Dr. Adnan Sözen, "Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak teknik anlamda üzerimize düşen birçok faaliyeti ATÜ'ye çekmeye çalışıyoruz. Dünyadaki bütün üniversitelerde ders kitapları okutulan Yunus Çengel hocamız gibi isimlerin yer aldığı böyle bir ekibi Adanalı sanayicilerin kesinlikle kaçırmaması lazım. Yaz okulu esnasında bir de panel düzenleyeceğiz. Bu panelin ufuk açıcı olacağını düşünüyorum" dedi. Rektör Prof. Dr. Sözen, üniversitelerinde 750 kW'lık GES santralinin aktif olarak çalıştığını belirterek enerjiye büyük önem verdiklerini ifade etti. Türkiye'nin yenilenebilir enerji kapasitesinde önemli bir seviyeye ulaştığını vurgulayan Sözen, sadece yenilenebilir kaynaklara geçişin değil, sanayide enerjinin verimli kullanılmasının da kritik olduğunu söyledi. Avrupa'nın "Yüzde 20 tasarruf, yüzde 20 yenilebilir enerji" hedeflerinin Türkiye tarafından aşıldığını dile getiren Sözen, düzenlenen yaz okulunun sanayide enerji verimliliği çalışmalarına önemli katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti.

"Filistin" konulu panelde uluslararası hukuk tartışıldı Haber

"Filistin" konulu panelde uluslararası hukuk tartışıldı

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ev sahipliğinde “Değişen Dünya Düzenleri: Uluslararası Hukukun Değişmeyen Filistin Sınavı” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlik, Uluslararası Öğrenciler Topluluğu ile Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencilerinin iş birliğiyle organize edildi. Panele, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Servet Hali, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. M. Akif Okur ve Kastamonu Üniversitesi’nden Dr. Hamza Yavuz konuşmacı olarak katılarak Filistin meselesini insani, hukuki ve siyasi yönleriyle ele aldı. “FİLİSTİN SADECE BİR COĞRAFYA MESELESİ DEĞİL” Panelin açılışında konuşan Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, Filistin meselesinin yalnızca bir toprak sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Eren, yaşananların uluslararası hukuk ile güç ilişkileri arasındaki gerilimi ortaya koyduğunu belirterek, “Burada aslında bir coğrafyadan değil, uluslararası hukukun sınırları ile gücün sınırsızlığı arasındaki çelişkiden söz ediyoruz” ifadelerini kullandı. Sivil hedeflere yönelik saldırıların açık bir hukuk ihlali olduğunu dile getiren Prof. Dr. Eren, hastaneler, okullar ve altyapının tahrip edilmesinin uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu ifade etti. Eren, sivillerin açlık, susuzluk ve kuşatma koşullarına maruz bırakılmasının kabul edilemez olduğuna dikkat çekti. Uluslararası sistemin tepkisizliğine de değinen Eren, cezasızlık olgusunun ciddi bir sorun oluşturduğunu belirterek, bunun “ihlallerin sürmesine zemin hazırlayan bir mesaj” niteliği taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Eren, Filistin meselesinin aynı zamanda küresel düzenin adalet ve hukuk iddiasını test ettiğini vurguladı. “HAFIZAYI CANLI TUTMAK AKADEMİK BİR SORUMLULUK” Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Servet Hali ise konuşmasında Filistin halkının yaşadığı insani trajediye dikkat çekti. Hali, entelektüel sorumluluğun en önemli boyutlarından birinin toplumsal hafızayı korumak olduğunu ifade ederek, unutmaya karşı durmanın akademinin temel görevlerinden biri olduğunu söyledi. Uluslararası hukuk ve insan hakları söyleminin Filistin bağlamında çifte standartlara maruz kaldığını belirten Hali, mevcut küresel düzenin adalet ve eşitlik iddialarının uygulamada sorgulanması gerektiğini dile getirdi. AKADEMİK DEĞERLENDİRMELER Oturum başkanlığını da yürüten Servet Hali yönetimindeki panelde, Prof. Dr. M. Akif Okur güncel kamuoyuna yansımayan akademik çalışmalarından örnekler paylaşırken, Dr. Hamza Yavuz ise İsrail’in uluslararası hukuka aykırı eylemleri ve farklı toplumsal çevrelerde Filistin politikalarına yönelik eleştiriler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Panel, katılımcıların soruları ve akademik tartışmalarla sona erdi.

Depremde hayat kurtaran isimle duygusal buluşma Haber

Depremde hayat kurtaran isimle duygusal buluşma

Yenikent Site İşletme Kooperatifi, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde hafızalara kazınan acıları unutturmamak ve toplumsal farkındalığı güçlendirmek amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Yenikent 100. Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen “6 Şubat Depremlerini Anma Farkındalık Paneli ile Şiir ve Müzik Dinletisi”, hem bilimin hem de sanatın diliyle duygu yüklü anlara sahne oldu. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açış konuşmasını yapan Yenikent Site İşletme Kooperatifi Başkanı Hüseyin Ceyhan, 6 Şubat’ın Türkiye’nin ortak hafızasında derin izler bıraktığını vurguladı. Ceyhan, “Bu panel, kaybettiklerimizi rahmetle anmak, kalanlara umut olmak, bir daha aynı acıları yaşamamak ve yaşananlardan ders çıkarmak amacıyla düzenlenmiştir. Bugün burada yalnızca bir anma için değil, insan eliyle yapılan hataların yıktığı hayatları unutmadığımızı göstermek için toplandık” sözleriyle hem sorumluluk hem de dayanışma mesajı verdi. Panel bölümünde Türkiye’nin deprem gerçeği bilimsel veriler ışığında anlatıldı. ESOGÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Volkan Karabacak, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki aktif fay hatlarına dikkat çekerek olası riskleri ve alınması gereken önlemleri detaylı biçimde anlattı. Depremin kaçınılmaz bir doğa olayı olduğunu belirten Prof. Dr. Karabacak, can kayıplarının ve yıkımın kader değil, ihmal sonucu olduğunu ifade etti. İnşaat Mühendisi Orkun Kılıç ise yapı stoğu, yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm konularında değerlendirmelerde bulundu. Mevcut riskli yapıların hızla tespit edilmesi ve bilimsel kriterlere uygun şekilde yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, güvenli kentlerin ancak ortak irade ve denetimle mümkün olabileceğinin altını çizdi. “Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” mesajıyla tamamlanan panelin ardından program, şiir ve müzik dinletisiyle devam etti. Antakyalı öğretmen-şair-yazar Nebih Nafile’nin yanı sıra gazeteci-şair Ruhan Odabaş, yazarlar Kevser Küçük ve Turgay Kaçan sahne aldı. Hüseyin Ceyhan da bağlaması ve sesiyle geceye eşlik etti. Depremi ailesiyle birlikte enkaz altında yaşayan Antakyalı eğitimci, şair ve müzisyen Nebih Nafile’nin seslendirdiği türküler salonda derin bir sessizlik ve hüzün oluşturdu. Okunan şiirler ve söylenen türküler eşliğinde katılımcılar zaman zaman gözyaşlarına hâkim olamadı. Programın finali, Ruhan Odabaş’ın “Tut Ellerimi” şiiriyle yapıldı. KARANLIK GECEDE GELEN KURTARICI İLE AYNI SALONDA BULUŞTULAR Gecenin en anlamlı anlarından biri ise AFAD gönüllüsü Avukat Esra Akyol’un Nebih Nafile ve eşine çiçek takdim etmesi oldu. Deprem sonrası arama-kurtarma çalışmalarında Nafile’nin evine giren Akyol ile yıllar sonra gerçekleşen bu buluşma, salonda duygu dolu anlar yaşattı ve uzun süre alkışlandı. Antakyalı depremzede Nebih Nafile, yaşadıklarını ve gecenin anlamını şu sözlerle dile getirdi: “Bu etkinlikte içimiz bir kez daha acıdı ama, acının paylaşıldıkça hafiflediğini de bir kez daha gördük. Enkazın altında sadece beton yoktu, umutlarımız, hayallerimiz, yarım kalmış cümlelerimiz vardı. Biz o karanlığın içinden birbirimizin sesine tutunarak çıktık. Dayanışma olmadan insan olunur mu? İnsan, insanla iyileşir. Eğer bugün hâlâ ayaktaysak, bu birbirimize uzattığımız eller sayesindedir. Kaybettiklerimizi unutmadan, onların hatırasına yakışır bir ülke kurmak zorundayız. Bilimin ışığında, vicdanın rehberliğinde, sorumluluğu ertelemeden bunu yapmalıyız. Çünkü unutmamak bir tercih değil, bir borçtur. O karanlık gecede bize el uzatan Avukat Esra Akyol’u da asla unutmadık ve unutmayacağız. Depremzedelerin yanında olan ve onlara el uzatanlara bir kez daha teşekkür ediyoruz.”

Kurtuluşun izinde bir destan: Adana’nın hafızası üniversitede konuşulacak Haber

Kurtuluşun izinde bir destan: Adana’nın hafızası üniversitede konuşulacak

Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü kapsamında, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 5 Ocak 2026 tarihinde düzenlenecek olan “Destan Destan İçinde” başlıklı panel, kentin yakın tarihine ışık tutarken, milli mücadelenin Çukurova’daki izlerini çok yönlü biçimde ele alacak. Programın moderatörlüğünü araştırmacı-yazar Ahmet Karataş üstlenirken, Adana’nın yetiştirdiği önemli tarihçiler Cezmi Yurtsever, Yusuf Delikoca ve Songül Kundakçı konuşmacı olarak yer alacak. Konferansta, Adana’nın işgal sürecinden kurtuluşa uzanan direniş hattı, yerel kahramanların mücadelesi, halkın örgütlenme biçimleri ve milli mücadelenin şehir belleğinde bıraktığı izler akademik ve anlatısal boyutlarıyla değerlendirilecek. Etkinlikte ayrıca, arşiv belgeleri, sözlü tarih kayıtları ve dönemin basın-yayın organlarından örnekler üzerinden Adana’nın kurtuluşunun yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda toplumsal bir dayanışma destanı olduğu vurgulanacak. Üniversite yetkilileri, konferansın öğrencilerden tarih meraklılarına kadar geniş bir katılımcı kitlesine hitap etmesini ve kentin hafızasına katkı sunmasını hedeflediklerini belirtti. “BU TOPRAKLARDA YAKILAN KIVILCIM, DALGA DALGA TÜM YURDA YAYILMIŞTIR” Bugüne yaptığı araştırmalar ışığında 70 kitabı yayınlanan tarihçi Cezmi Yurtsever, panele öncesi şunları söyledi: “Adana’nın kurtuluşu, yalnızca bir şehrin özgürlüğe kavuşması değil, Anadolu’da filizlenen büyük direniş ruhunun somut bir yansımasıdır. Bu topraklarda yakılan kıvılcım, dalga dalga tüm yurda yayılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün 15 Mart 1923’te Adana’ya yaptığı üçüncü ziyaret, bu bağın en güçlü göstergelerinden biridir. Atatürk’ün, ‘Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da doğmuştur’ sözü, bir hatıradan öte, tarihi bir tespittir. Çünkü Adana, milli mücadelenin düşünsel ve duygusal altyapısının şekillendiği şehirlerden biridir. O günlerde Adana sokaklarında dolaşan umut, halkın gözlerindeki kararlılık ve direnişin sessiz ama sarsılmaz gücü, Atatürk’ün zihninde derin izler bırakmıştır. Ben bu sözün, yalnızca geçmişi anlatmadığını, geleceğe dair bir sorumluluğu da işaret ettiğini düşünüyorum. Adana’nın kurtuluşunu anlatmak, aslında bu sorumluluğu yeni kuşaklara aktarmaktır. Çünkü bu şehir, destanı yalnızca yazmamış, onu yaşamıştır.”

'Telif Hakları' ARTCONCEPT sahnesinde Haber

'Telif Hakları' ARTCONCEPT sahnesinde

Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından çok sayıda galeriyi bir araya getiren ARTCONCEPT – Adana Çağdaş Sanat Fuarı, sanatın farklı alanlarını buluşturan etkinlikleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. Fuar kapsamında düzenlenen paneller, sanatseverlerin yanı sıra galericiler ve sanatçılar tarafından da yoğun ilgiyle takip ediliyor. Fuarda gerçekleştirilen dikkat çekici panellerden biri de Sanat Eğitimcisi ve Ressam Selmani Baki Kocaispir’in moderatörlüğünde gerçekleşti. Panelin konuk konuşmacısı, Geleneksel Sanatlar Derneği Başkanı Av. Ahmet Akcan oldu. Akcan, “Telif Hakları ve Fikri Mülkiyet Hukuku” başlıklı sunumunda, sanatçıların ve tasarımcıların eserleri üzerindeki hukuki haklara dair kapsamlı bilgiler paylaştı. Fikri emeğin korunmasının sanatsal üretim açısından taşıdığı öneme vurgu yapan Akcan, “Sanatçının ürettiği her eser, aynı zamanda onun emeğinin ve düşünsel birikiminin bir yansımasıdır. Bu nedenle hukuki koruma, sanatın sürdürülebilirliği için büyük önem taşır” dedi. Sunumunda, telif haklarının ihlali durumlarında izlenebilecek hukuki yolları da aktaran Akcan, sanatçılar arasında farkındalık oluşturmanın gerekliliğine dikkat çekti. Panelin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Av. Ahmet Akcan, fuar kapsamında sanatseverlerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Böyle bir ortamda sanatla hukuku buluşturmak benim için de çok kıymetli bir deneyim oldu” ifadelerini kullandı. ARTCONCEPT – Adana Çağdaş Sanat Fuarı, paneller ve söyleşilerle sanatı sadece sergi alanlarında değil, düşünsel boyutuyla da gündeme taşımayı sürdürüyor.

Hatay’da Roma’nın gök günlüğü: Eylül ayı ortaya çıktı Haber

Hatay’da Roma’nın gök günlüğü: Eylül ayı ortaya çıktı

Mustafa Kemal Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Banu Özdilek başkanlığında yürütülen Epiphaneia (İssos) kentinde süren 2025 kazı sezonunda, uluslararası bilim insanlarının katılımıyla kentin güney stoasına yoğunlaşıldı. Roma dönemine ait 7 metre genişliğindeki bu stoa galerisinin zemini, aylar ve kırsal yaşam sahneleriyle bezenmiş takvim mozaiğiyle kaplı. Kazı ekibi, geçtiğimiz yıl gün yüzüne çıkarılan Ağustos bordürünün ardından bu sezon da Eylül paneline ulaştı. M.S. 5-6. yüzyıllara tarihlenen mozaikte, Roma astrolojisine göre burçların betimlendiği sahneler ve Eski Yunanca ile Latince şiirsel yazıtlar yer alıyor. Eserin giriş kısmında ise mozaiği yaptıran Epiphaneialı din görevlisi Romanos ile eşinin portresi ve ithaf yazıtı bulunuyor. Doç. Dr. Özdilek, “Takvim mozaiği yalnızca mimari değil, aynı zamanda sanatsal ve sembolik bir değer taşıyor. Stoa için koruma ve rölöve projeleri tamamlanarak ilgili kurullara sunuldu. Alanın resmi ören yeri ilan edilmesi halinde mozaik, özgün yerinde ziyaretçilere açılabilecek” diye konuştu. Akdeniz’in mozaikleri arasında ikonografi ve epigrafisiyle tek örnek kabul edilen bu eşsiz eser, antik kentin kültürel zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Eylül panelinin ortaya çıkarılması, hem arkeoloji dünyasında hem de bölge turizminde büyük heyecan yarattı.

Buğdayın ehlileştiği topraklar, tarımın yönünü belirliyor Haber

Buğdayın ehlileştiği topraklar, tarımın yönünü belirliyor

Şanlıurfa, 15 Haziran Pazar gününe kadar buğdayın tarihsel ve kültürel izini sürecek önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve Slow Food Şanlıurfa ev sahipliğinde, Slow Food Türkiye Topluluk Ağı ve Taş Tepeler iş birliğiyle düzenlenen “Slow Wheat Şanlıurfa 2025: Türkiye’de Buğdayın Yolculuğu” başlıklı etkinlikte, buğdayın yerel ve evrensel önemi farklı yönleriyle ele alınıyor. Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi Bölücek Mahallesi'nde yapılan etkinliğin açılış programı yoğun ilgi gördü. Programda geleneksel yöntemlerle buğday hasadı, buğday sergisi açılışı ve bulgur yapımı gösterisi gerçekleştirildi. Etkinlikte buğdayın binlerce yıllık yolculuğu kültür, müzik ve gastronomiyle harmanlanarak uluslararası katılımcılarla ele alındı. Açılış programına Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu, Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Salih Söğüt, Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya, çiftçiler ve çok sayıda davetli katıldı. Buğdayın anavatanı sayılan, tarım tarihine ışık tutan ve medeniyetlerin beşiği olarak kabul edilen Şanlıurfa’da gerçekleştirilen bu çok yönlü buluşmanın, aynı zamanda yerel üreticilerden akademisyenlere, kamu temsilcilerinden tüketicilere kadar geniş bir katılımcı kitlesini bir araya getirdiği belirtildi. "Buğdayın ehlileştiği topraklar tarımın geleceğine yön verecek" Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, buğdayın evcilleştirilme sürecine ev sahipliği yapan Mezopotamya topraklarının tarihsel önemine dikkat çekerek, Şanlıurfa'nın hem geçmişin hem de tarımın geleceğinin merkezi olduğunu vurguladı. Yaklaşık 12 bin yıl önce, bugünkü Şanlıurfa sınırlarında insanlık tarihinde bir dönüm noktası yaşandığını belirten Başkan Gülpınar, “Göçebe yaşam, yerini toprağa bıraktı. Buğday ilk kez burada ehlileştirildi. O küçük tohum, sadece bir gıda değil, bir medeniyetin temeli oldu” ifadelerini kullandı. Karahan Tepe ve Göbeklitepe gibi arkeolojik alanların yalnızca tarihi yapılar değil, aynı zamanda tarımın ve toplumsal düzenin doğduğu yerler olduğunu söyleyen Gülpınar, Şanlıurfa'nın gelecekte de tarım politikalarında söz sahibi olacağını dile getirdi. Etkinliğin yalnızca tarımsal bir toplantı olmadığını, aynı zamanda biyoçeşitlilikten ekolojik sürdürülebilirliğe, gıda egemenliğinden sofrada adalete kadar birçok konunun ele alındığını belirten Başkan Gülpınar,  “Ata tohumlarımızı koruyor, Akıllı Tarım Uygulama Merkezimizle yenilikçi yöntemleri yaygınlaştırıyor, kırsalda üreticiyi destekliyoruz. Bu toprakların hafızasını dünya ile buluşturuyoruz. Şanlıurfa, tarımın kalbinden geleceğe yürümeye devam edecek” dedi. Paneller Etkinlik kapsamında bugün ‘Tohum ve Çeşitlilik’ başlıklı birinci panel yapıldı. Oturum Başkanı Berin Ertürk olan panelde, Prof. Dr. İrfan Özberk 'Yerel Çeşitlerden Günümüze Buğday Mirası', Füsun Ertuğ 'Biyoçeşitliliğin Koruyucuları Kadınlar', Dr. Ayten Salantur 'Yerel Buğday Çeşitleri, Buğday Islahı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik', Mehdi Esmaeli 'Kuraklığa Karşı Ürün Direncini Artırmak: İran'dan Evrimsel Popülasyonlar Üzerine Bulgular' konulu sunumlar yaptı. Itri Levent Erkol'un oturum başkanlığını yaptığı 'Buğday Peyzajları' başlıklı ikinci panelde ise Dr. Erdinç Oğur 'Yabani Buğdaylar Gen Merkezi', Dicle Tuba Kılıç 'Doğa Koruma Politikaları ve Hak Mücadelesi Ekseninde Buğday', Ferdi Akarsu 'Kuş Koruma ve Sürdürülebilir Tarımsal Kalkınma için Doğa Temelli Çözümler', Zerrin ve Mustafa Yeşildal ise 'Tarlamera: Buğday Tarlasında Biyoçeşitlilik' konularında sunumlar gerçekleştirdi. Öğleden sonra Prof. Dr. İrfan Özberk'in oturum başkanlığını yapacak ‘Toplum, Sağlık ve Buğday’ başlıklı son panelde ise Doç. Dr. Nurcan Helicke Atalan 'Tarladan Sofraya Değer Zincirinde Küçük Üreticiler', Prof. Dr. Semra Akar Şahingöz 'Toprağın Mirası Sofralarda: Yerel Buğdaylarla Sağlıklı ve Sürdürülebilir Beslenme', Lama Khateeb 'Sağlıkı Ekmek ve Al Barakeh', Luigi Coppola ise 'Casa delle Agriculture'nin Hikayesi' konulu sunumlar gerçekleştirecek.

İstanbul'da 'Panel' soruşturmasında şok gelişme Haber

İstanbul'da 'Panel' soruşturmasında şok gelişme

"Panel" soruşturması kapsamında 8 şüpheli hakkında "devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme" suçlarından hazırlanan fezleke, dava açılması talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi."Panel" adı verilen illegal sorgulama sistemleri aracılığıyla elde edilen kişisel verilerin satıldığı ya da tehdit ve şantaj amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle yürütülen soruşturma kapsamında 8 şüpheli hakkında "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme" suçlarından hazırlanan fezleke, dava açılması talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. İllegal panel sistemi ile gizli veriler elde edildi Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan fezlekede, şüphelilerin, "panel" adı verilen ve vatandaşların kimlik numaralarıyla irtibatlı olarak sorgulama yapılan (MERNİS benzeri) bir ekranı, yetkili kullanıcıların şifrelerini çeşitli yollarla elde edip sisteme sızdıktan sonra internet ortamında para kazanmak amacıyla yükledikleri aktarıldı. "Panel" adı verilen sorgu ekranının MERNİS ve bu sisteme entegre kurumlarla irtibatlı sorgular yaptığı kaydedilen fezlekede, dosya konusu eylemin kişi ya da kişilere yönelik değil bizatihi kamunun kendi şahsına yöneltildiğinin düşünüldüğü belirtildi. Şüphelilerin illegal sorgu ekranıyla haksız menfaat temin ettiği kaydedildi.Fezlekede, nüfus kayıtlarının diğer kayıtlarla birlikte tutulduğu sistem olan MERNİS sisteminin milli güvenlik meselesi ve milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanarak, şüphelilerin eylemleri tetkik edildiğinde suçun maddi unsurunda belirtilen, gizlilik ve devletin güvenliği şartlarının bir arada oluştuğu hususunun açık olduğu kaydedildi. Hazırlanan fezlekede şu ifadelere yer verildi: "Gerçek dünyada nasıl ki bir nüfus idaresine girip orada bulunan evrakın hepsini kapsayacak nitelikte ve kasıtla alan, tahrip eden, tahrif eden ya da başka bir yere taşımaya çalışan şahıs ya da şahısların eylemini vaka-ı adiye olan (hırsızlık, mala zarar verme) gibi suçlardan görmek hukuk mantığıyla ters düşecekse, gerçek hayatın bir yansıması olan sanal alemde de eylemin karşılığını vaka-ı adiye olarak görmek mümkün değildir. Bu haliyle eylemin münferiden şahıs ya da şahısların aleyhine değil kamunun bizatihi kendisine karşı işlendiğinin kabulü gerekir." Şüphelilerin devletin güvenliği açısından gizli kalması gereken MERNİS veri tabanı ve entegre olduğu diğer bilişim sistemlerine yetkili kullanıcıların şifrelerini çeşitli yollarla elde edip sızdıktan ya da verileri sızıntı yoluyla bizzat temin eden şahıslardan aldıktan sonra bu verileri "panel" adı verilen sorgulama ekranına taşıdıkları anlatılan fezlekede, şüphelilerin illegal bir sorgu ekranı oluşturarak haksız menfaat temin etmek suretiyle müsnet suçu işledikleri belirtildi. Hazırlanan fezlekede B.A, B.K, E.C.N, G.N.C, İ.E.E, M.İ, M.A ve M.B'nin "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme vb" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme" suçlarından 3 yıl 9'ar aydan 12 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.Fezleke, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açılması talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Ne olmuştu? İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, devlet güvenliğini tehlikeye sokacak bilgilerin sosyal medya hesaplarında paylaşıldığı yönündeki bulgular üzerine yapılan çalışmada, bir grup tarafından "panel" adı verilen illegal sorgulama sistemleri aracılığıyla ad, soyadı, T.C. kimlik numarası, tapu kayıtları, sağlık bilgileri gibi çok sayıda kişisel veri ve kurumlara ait bilgilerin çalındığı, para karşılığı satıldığı ya da tehdit ve şantaj için kullanıldığı belirlenmişti.Yapılan şantajlar sonucu çok sayıda çocuğun mağdur olduğu, bazı çocukların ise intihara sürüklendiği anlaşılmıştı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma izniyle İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde 25 ilde 30 Ocak'ta eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, aralarında yazılım ve bilgisayar mühendisi ile bilgisayar programcısının da bulunduğu 35'i çocuk 69 şüpheli gözaltına alınmıştı. Zanlıların adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konulurken, ruhsatsız silah ve otomatik tüfek ele geçirilmişti. "Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin" suçundan gözaltına alınan şüphelilerden 5'i emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılmış, 64'ü adliyeye sevk edilmişti. Savcılıktaki ifadelerinin ardından sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden 44'ü tutuklanmış, 20'si de adli kontrolle serbest bırakılmıştı.Irak'ın işgalinde nüfus ve tapu kayıtlarındaki tahribat örnek gösterilmiştiBaşsavcılığın, şüphelilerin tutuklanması talebiyle hazırladığı hakimliğe sevk yazısında, devletin en önemli kamusal faaliyeti olan nüfus kayıtlarına vurgu yapılarak, ABD'nin 2003'te Irak'ı işgalinde nüfus ve tapu kayıtlarına müdahale ettiği aktarılmıştı. Vatandaşlık numarasıyla sorgulama yapılan MERNİS sisteminin milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilen yazıda, fail ya da faillerin sadece panel sistemi uygulayıcısı değil, sistemi kuran ve verileri sürekli güncelleyen konumunda oldukları değerlendirilmişti. Yazıda, şüphelilerin devletin güvenliği açısından gizli kalması gereken MERNİS veri tabanı ve entegre olduğu diğer bilişim sistemlerine yetkili kullanıcıların şifrelerini çeşitli yollarla elde edip sızdıktan ya da verileri sızıntı yoluyla bizzat temin eden kişilerden aldıktan sonra bu verileri "panel" adı verilen sorgulama ekranına taşıdığı ifade edilmişti.Şüphelilerin illegal bir sorgu ekranı oluşturarak, internet ortamında para ve sanal alemde itibar kazanmak amacıyla verileri yükleyip haksız menfaat temin ettikleri kaydedilmişti.

Kişisel verileri satan çeteye operasyon: 50 Kişi tutuklandı Haber

Kişisel verileri satan çeteye operasyon: 50 Kişi tutuklandı

İstanbul'da vatandaşlara ait kişisel verileri ‘panel’ adı verilen sistemle ele geçirip, sosyal medya platformlarında ücret karşılığı satan 68 şüpheliden 50'si, tutuklanmaları talebiyle Anadolu Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik, Dolandırıcılık ve Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca yapılan çalışmalarda vatandaşlara ait kişisel verileri, iletişim, adres, tapu bilgileri, eğitim bilgilerini illegal bir şekilde ele geçirip, sosyal medya platformlarında ücret karşılığı satan şahıslar, 25 ilde yapılan eş zamanlı operasyonla yakalanarak gözaltına alınmıştı. Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilen 68 şüpheliden 50'si, tutuklanmaları talebiyle Anadolu Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Şüphelilerden 35 suça sürüklenen çocuğun ifadelerinin alınması için Çocuk Suçlular Soruşturma Bürosunca 4 savcı görevlendirildi. Diğer şüphelilerin ifadeleri ise soruşturmayı yürüten Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik, Dolandırıcılık ve Bilişim Suçları Bürosunca alındı. Savcılık ifadeleri tamamlanan 68 şüpheliden 50'si tutuklanmaları, 18 şüpheli ise adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. "Nüfus kayıtlarının bir devletin güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğu hususu yadsınamaz bir gerçektir" Cumhuriyet Savcılığının sevk yazısında, "Güncel bir örneklendirme vermek gerekirse 2003 yılında Amerika, Irak'ı işgal ettiğinde yapılan ilk işlerden biri nüfus ve tapu kayıtlarına müdahale etmek olmuştur. Nüfus kaydının yazılı olarak tutulmadığı zamanlarda ise mezar taşları bile bir devletin var olduğuna ya da hak sahibi olduğuna dair önemli bir delil teşkil etmektedir. Dolayısıyla nüfus kayıtlarının bir devletin güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğu hususu yadsınamaz bir gerçektir. Vatandaşlık numarasıyla sorgulama yapılan MERNİS sisteminin milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu aşikardır. Gizli olan bilginin ele geçiriliş şekli ile ilgili yaptığımız değerlendirmede, fail ya da faillerin sadece panel sistemi uygulayıcısı değil, sistemi kuran ve verileri sürekli güncelleyen konumunda olması halinde eylemin aynı zamanda TCK 244/2 ve 244/3 maddesi uyarınca da değerlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz" ifadelerine yer verildi. Şüphelilerin devletin güvenliği açısından gizli kalması gereken MERNİS veri tabanı ve entegre olduğu diğer bilişim sistemlerine yetkili kullanıcıların şifrelerini çeşitli yollarla elde edip sızdıktan sonra ya da verileri sızıntı yolu ile bizzat temin eden şahıslardan aldıktan sonra alınan verileri panel adı verilen sorgulama ekranına taşıdığı aktarılan yazıda, illegal bir sorgu ekranı yaparak, internet ortamında para ve sanal alemde itibar kazanmak amacıyla yükleyerek haksız menfaat temin ettikleri aktarıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.