Çevre uzmanından 2026 uyarısı: Türkiye 'su fakiri' ülkeler arasına girebilir
Prof. Dr. Halil Kumbur, çevre sorunlarının giderek derinleştiğini ve suyun geleceğin en stratejik kaynağı haline geldiğini belirtti. Dünyanın yüzde 71'inin sularla kaplı olmasına rağmen, bu kaynağın yüzde 97,5'inin tuzlu sudan oluştuğuna dikkat çekti.
Tatlı su oranının sadece yüzde 2,5 olduğunu, bunun da büyük kısmının buzullarda ve yer altı rezervlerinde bulunduğunu ifade eden Kumbur, insanların içme ve kullanma suyu olarak doğrudan erişebildiği miktarın toplam su varlığının yalnızca yüzde 0,3 ile 0,5'i arasında olduğunu kaydetti.
2040 YILINDA RİSK BÜYÜYOR
Türkiye'nin iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek Akdeniz kuşağında yer aldığına işaret eden Kumbur, Doğu Akdeniz havzasındaki Mersin'de son yıllarda su kaynaklarında yüzde 40'a varan azalmalar yaşandığını bildirdi.
Türkiye genelindeki projeksiyonları da paylaşan Kumbur, 2025 itibarıyla kişi başına düşen yıllık su miktarının bin 300 metreküp olduğunu, ancak bu rakamın 2040 yılında 700 metreküplere düşmesinin beklendiğini dile getirdi. Kumbur, bu senaryonun gerçekleşmesi halinde Türkiye'nin "su fakiri" ülkeler arasında yer alacağını ifade etti.
SUYUN BÜYÜK BÖLÜMÜ TARIMDA KULLANILIYOR
Mevcut su kaynaklarının kullanım alanlarına değinen Kumbur, suyun yüzde 76'sının tarımsal sulamada, yüzde 14'ünün içme-kullanma ve yüzde 10'unun sanayide tüketildiğini aktardı.
Sulama tekniklerinin gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Kumbur, Mersin'in su transferindeki rolüne de dikkat çekti. Göksu Nehri'nden Konya Ovası'na yıllık 414 milyon metreküp, Anamur Dragon Çayı'ndan ise KKTC'ye yıllık 75 milyon metreküp su aktarıldığını hatırlatan Kumbur, havza koruma planlarının, atık su geri kazanımının ve su bütçesinin oluşturulmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
İKLİM KANUNU VE MALİYETLER
Paris İklim Anlaşması hedefleri doğrultusunda Türkiye'de 9 Temmuz 2025 tarihinde "İklim Değişikliği ile Mücadele ve Uyum Kanunu"nun yürürlüğe girdiğini hatırlatan Kumbur, enerji, sanayi, tarım ve ulaşım sektörlerinde dönüşümün maliyetli olacağını belirtti.
Prof. Dr. Kumbur, sürecin kamu ve özel sektör iş birliğiyle yönetilmesi gerektiğini sözlerine ekledi