#proje

İLKHABER-Gazetesi - proje haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, proje haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mustafa Tunç: Bu kadar para Adana’da  nereye harcandı? Haber

Mustafa Tunç: Bu kadar para Adana’da  nereye harcandı?

Adana Büyükşehir Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın 5’inci oturumu, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı kesin hesabı ve faaliyet raporları görüşülürken, bütçe harcamaları ve belediye hizmetlerine ilişkin değerlendirmeler gündeme geldi. Gündem dışı söz alan AK Parti Meclis Üyesi Mustafa Tunç, belediyenin 2025 yılı toplam harcamalarının yaklaşık 20 milyar 300 milyon liraya ulaştığını belirterek, gelir-gider dengesi arasında yaklaşık 5 milyar liralık borç oluştuğunu ifade etti. Tunç, belediye yönetimine yönelik mali disiplin ve harcama politikaları konusunda eleştirilerde bulundu. “VATANDAŞ HÂLÂ YOLLARDAN ŞİKÂYETÇİ” Faaliyet raporunda yer alan asfalt ve yol çalışmalarına ilişkin rakamların sahadaki durumla örtüşmediğini savunan Tunç, belediyenin 585 bin ton sıcak asfalt ve yaklaşık 5 milyon metrekare sathi kaplama yaptığını açıkladığını ancak vatandaşın bu hizmetleri yeterince hissedemediğini söyledi. Tunç, “Bu kadar asfalt yapıldıysa vatandaş neden hâlâ yollardan şikâyet ediyor? 7 milyar lirayı aşan bir yol harcaması var ama sahada bunun karşılığı görünmüyor” ifadelerini kullandı. “ESKİ OTOBÜSLER MALİYETİ ARTIRIYOR” Belediyenin araç kiralama politikalarını da eleştiren Tunç, toplam bin 790 aracın 660’ının kiralık olduğunu belirtti. Özellikle kamyonet ve hizmet araçlarında yoğun kiralama yapıldığını söyleyen Tunç, uzun süreli kullanım için sürekli kiralama yerine satın alma yönteminin daha ekonomik olacağını savundu. Belediye otobüslerine ilişkin de dikkat çeken veriler paylaşan Tunç, aktif kullanılan otobüslerin önemli bölümünün 19 yaş ve üzeri olduğunu belirterek, bakım ve yakıt maliyetlerinin belediyeye ciddi yük getirdiğini ifade etti. “OTOGAR ALT GEÇİDİ HER YAĞMURDA SU ALTINDA KALIYOR” Konuşmasında şehirdeki altyapı sorunlarına da değinen Tunç, özellikle otogar alt geçidinde yaşanan su baskınlarını örnek göstererek yapılan projelerde kalite sorunu olduğunu ileri sürdü. Tunç, “Biz çok iş yapmakla değil, düzgün iş yapmakla övünmeliyiz. Her yağmurda kapanan alt geçit kabul edilemez” diye konuştu. AK Partili Tunç’un dile getirdiği konu başlıklarından biri de belediyenin vaat ettiği ancak henüz başlanmayan projeler oldu. Tunç, hafif raylı sistem projeleri, yeni otogar çalışmaları, afet hazırlıkları, gündüz bakım evleri ve canlı hayvan pazarı projelerinde ilerleme sağlanamadığını savundu. Deprem hazırlıkları konusunda da eksiklikler olduğunu dile getiren Tunç, mahalle afet komisyonları ve mobil afet tırları gibi vaatlerin hayata geçirilmediğini öne sürdü. “AYNI FİRMALARA PARÇA PARÇA ALIM DOĞRU DEĞİL” AK Parti Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Mustafa Tunç’un belediye bünyesinde bin 135 adet doğrudan temin işlemi gerçekleştirildiğini bunun 935’inin ise makine ikmal adı altında yapıldığını ifade eden Tunç, birçok alımın ihale yöntemiyle yapılabileceğini savundu. Tunç, “Kamunun kaynakları daha şeffaf ve hesap verilebilir şekilde kullanılmalı. Aynı firmalara parça parça doğrudan temin yapılması doğru değil” dedi.

Mersin’de dev STEM çalıştayı: 100’den fazla öğretmen yeni nesil eğitim için buluştu! Haber

Mersin’de dev STEM çalıştayı: 100’den fazla öğretmen yeni nesil eğitim için buluştu!

Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, Scientix Projesi kapsamında düzenlenen 'Mersin STEM Çalıştayı', 27-30 Nisan tarihleri arasında 100’ü aşkın öğretmenin katılımıyla başarıyla gerçekleştirildi. Modern eğitim yaklaşımlarının sahaya yansıtılmasını amaçlayan çalıştay, teorik ve uygulamalı içerikleriyle dikkat çekti. Çalıştayın açılış programı, İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci, ilçe milli eğitim müdürleri ve Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Program kapsamında, STEM alanında Avrupa çapında başarı elde ederek Mersin’i temsil eden eğitmenlere plaket takdim edildi. Açılışta konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci, çağın gerekliliklerine uygun eğitim modellerinin önemine vurgu yaparak, öğretmenlerin mesleki gelişimini desteklemeye kararlılıkla devam edeceklerini belirtti. Özdemirci, Mersin’in uluslararası başarılarıyla STEM alanında önemli bir merkez haline geldiğini ifade etti. Teoriden uygulamaya eğitim süreci Çalıştay süresince öğretmenler; problem çözme, eleştirel düşünme ve üretim becerilerini geliştirmeye yönelik yoğun bir eğitim programına katıldı. Programın ilk aşamasında Scientix Platformu, STEM Keşif Kampanyası ve proje hazırlama teknikleri üzerine bilgilendirmeler yapıldı. Uygulama bölümünde ise farklı branşlardan öğretmenler bir araya gelerek özgün STEM projeleri geliştirdi. Geliştirilen projelerin uluslararası platformlara taşınması hedeflenirken, daha önce hayata geçirilen başarılı çalışmalar da sergilenerek iyi örneklerin yaygınlaştırılmasına katkı sağlandı. Projeler sunuldu, başarılı çalışmalar öne çıktı Çalıştayın sonunda katılımcılar tarafından geliştirilen projelerin sunumları gerçekleştirildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda çeşitli kategorilerde öne çıkan çalışmalar belirlendi. Organizasyon, öğretmenlerin sertifikalarını alması ve yeni dönem projeleri için iş birliği ağlarının kurulmasıyla sona erdi. Çalıştayın, Mersin genelinde STEM eğitimine yönelik farkındalığın artırılması ve eğitim kalitesinin yükseltilmesi açısından önemli katkı sunduğu ifade edildi.

Sahillerde mikroplastik tehlikesi büyüyor Haber

Sahillerde mikroplastik tehlikesi büyüyor

Dünyayı giderek daha görünmez ama daha tehlikeli bir kirlilik türü etkisi altına alıyor. 5 milimetreden küçük bu mikroplastik parçacıkları, çoğunlukla ambalaj atıkları ve tek kullanımlık plastiklerin zamanla parçalanması ya da günlük kullanım sırasında malzemelerin aşınması sonucu ortaya çıkıyor. Gözle fark edilmeleri neredeyse imkânsız olan mikroplastikler, havaya, suya ve gıdalara karışarak hem ekosistemleri hem de insan sağlığını tehdit eden küresel bir sorun oluşturuyor. Plastik kirliliğiyle mücadelede sivil inisiyatiflerin rolü ise her geçen gün daha da önem kazanıyor. Bu kapsamda WWF Türkiye tarafından yürütülen “Sahil Sahiplen” projesi, kıyı ekosistemlerini korumaya yönelik dikkat çekici çalışmalar arasında yer alıyor. Üç yıldır gönüllülerin aktif katılımıyla sürdürülen proje yalnızca sahil temizliğiyle sınırlı kalmıyor, aynı zamanda vatandaş bilimi yaklaşımıyla plastik kirliliğine dair veri toplanarak bilimsel çalışmalara katkı sağlanıyor. Proje kapsamında elde edilen veriler, sorunun boyutlarını daha iyi anlamaya ve çözüm yolları geliştirmeye yardımcı oluyor. Gönüllülerin sahadaki kararlı mücadelesi 2026 yılında da devam edecek. Proje ekipleri, hem farkındalık yaratmayı hem de doğrudan temizlik faaliyetleriyle kıyılardaki plastik yükünü azaltmayı hedefliyor. Bu çabalar, toplumun farklı kesimlerinden bireyleri çevre koruma konusunda harekete geçiren önemli bir dayanışma örneği olarak öne çıkıyor. Öte yandan, plastik kirliliğiyle mücadelede yasal düzenlemeler de kritik bir rol oynuyor. Geçtiğimiz haftalarda yayımlanan Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik taslağının, yıl sonuna kadar gerekli iyileştirmeler yapılarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. Uzmanlar, bu düzenlemenin hayata geçirilmesiyle özellikle sahillerdeki atık miktarında kayda değer bir azalma yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Sahil temizliği çalışmalarına katkı sunan gönüllüler ise mücadelenin en önemli aktörleri arasında yer alıyor. Proje kapsamında sahilleri sahiplenen ve düzenli olarak temizlik faaliyetlerine katılan gönüllülere teşekkür edilirken, daha fazla kişinin bu sürece dahil olması çağrısı yapılıyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Başkanı Füsun Gençsü ise şunları kaydetti: “Mikroplastik kirliliği artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda yaşamsal bir tehdit haline geldi. Sahil Sahiplen projemizle gönüllülerimizin desteği sayesinde hem doğrudan etki yaratıyor hem de bilimsel veri üreterek kalıcı çözümlere katkı sağlıyoruz. Tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemelerin güçlendirilmesiyle bu mücadelede önemli bir eşik aşılacağına inanıyoruz. Doğamızı korumak için herkesin sorumluluk alması gerekiyor.”

Seyfe Su Toplama Havzası’nda madencilik tartışması büyüyor Haber

Seyfe Su Toplama Havzası’nda madencilik tartışması büyüyor

Kırşehir’in Seyfe Gölü Su Toplama Havzası'nda planlanan yeni madencilik projesinin, bölgenin ekosistemini tehdit ettiği belirtildi. Yaklaşık 8 bin futbol sahası büyüklüğündeki bir alanı kapsayan proje kapsamında, havzanın yüzde 94’üne denk gelen 104 maden ruhsatı bulunduğu ifade edildi. 30 Ekim 2025 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda gerçekleştirilen üçüncü İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısında, bu projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine devam edilmesine karar verildiği bildirildi. Hem ekolojik hem de kültürel miras Madencilik faaliyetlerinin planlandığı bölge, Anadolu bozkır ekosisteminin önemli bir temsilcisi olarak biliniyor. Bölgenin doğal yapısı, yüzlerce yıldır geniş orman topluluklarının bulunmadığı özgün bir bitki örtüsüne sahip. Orta Asya’daki Moğolistan, Kırgızistan, Kazakistan ve İran bozkırlarıyla ekolojik süreklilik gösteren bu alan hem ekolojik hem de kültürel miras açısından büyük önem taşıyor. Havza içinde yer alan Seyfe Gölü ise Türkiye’nin ilk Ramsar alanlarından biri ve uluslararası düzeyde koruma altındaki Önemli Doğa Alanları arasında bulunuyor. Göl ve çevresi, nesli tehlike altındaki bozkır kartalı, küçük akbaba, şah kartal ve toy gibi kuş türlerinin yanı sıra, alaca sansar ve uzun kanatlı yarasa gibi memelilere ev sahipliği yapıyor. Ayrıca bölgede pek çok endemik bitki türü bulunuyor. Bu nedenle alanın, Ramsar, Bern ve Birleşmiş Milletler Biyoçeşitlilik Sözleşmeleri kapsamında korunması gerekiyor. Doğa Derneği Başkanı Dicle Tuba Kılıç, “Bu eşsiz bozkır ekosisteminin ve Seyfe Gölü’nün korunması, yalnızca Kırşehir için değil, tüm Anadolu için hayati öneme sahip. Bölgede planlanan madencilik faaliyetleri hem biyolojik çeşitliliği hem de binlerce yıldır süregelen ekolojik dengeleri geri dönülmez biçimde tahrip edecek. Kırşehir’deki tüm altın madeni ruhsatlarının iptal edilmesi için yerel yönetimler, yöre halkı ve doğa savunucularıyla birlikte mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

FAO ve Türkiye'den tarım politikalarını güçlendirecek yeni proje Haber

FAO ve Türkiye'den tarım politikalarını güçlendirecek yeni proje

FAO'dan yapılan açıklamaya göre, "Gıda ve Tarım Sektöründe Politika Yapımını İyileştirmek için Uluslararası Finanse Edilen Projelerin Sonuç Odaklı İzleme Kapasitesinin Güçlendirilmesi" adlı yeni bir proje başlatıldı. FAO-Türkiye Ortaklık Programları (FTPP) kapsamında uygulanan proje, Türkiye, Azerbaycan ve Özbekistan tarım bakanlıklarının kanıta dayalı politika yapımı, daha iyi kaynak tahsisi ve etkin proje etki değerlendirmesi için büyük öneme sahip sonuç odaklı izleme kapasitelerini güçlendirmeyi hedefliyor. Projenin uygulanması, Eylül 2026'ya kadar devam edecek. Proje kapsamında tarım-gıda sektöründeki projelerin izlenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin güçlü bir çerçeve inşa etmek amacıyla eğitimler verilecek, yeni araçlar geliştirilecek ve katılımcı ülkeler arasında bilgi alışverişi kolaylaştırılacak. "Proje izleme kapasitemizi arttırarak" Açıklamada görüşlerine yer verilen, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, FTPP altında sunulan mali kaynakların etkili kullanımını sağlamının son derece önemli olduğuna dikkati çekerek, projenin, herkesin ortak hedefi olan açlığa son vermeye gerçek anlamda katkıda bulunması açısından büyük öneme sahip olduğunu belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ferhat Çolak da projenin sadece Türkiye için değil, Azerbaycan ve Özbekistan için de ortak bir kapasite geliştirme platformu görevi göreceğini aktararak, şu ifadeleri kullandı: "Bu proje, projelerin gerçek etkisini izlemek, kaynakların verimli kullanımını temin etmek, şeffaflık ve hesap verebilirliği güçlendirmek açısından çok önemli. Sonuç odaklı izleme mekanizmalarının kurulmasıyla, geleceğe yönelik projeler tasarlanırken daha kanıta dayalı kararlar alınabilecek."

Deprem bölgesinde gençlere umut: Kütüphane seferberliğiyle eğitim yeniden başladı Haber

Deprem bölgesinde gençlere umut: Kütüphane seferberliğiyle eğitim yeniden başladı

6 Şubat depremlerinin ardından eğitim hayatları kesintiye uğrayan gençler, Türk Kızılay tarafından başlatılan “Kütüphane Seferberliği” sayesinde yeniden hayallerine sarıldı. Kurulan kütüphanelerde ders çalışan gençler, üniversite sınavında büyük başarı gösterdi. Kızılay Genel Sekreteri Ramazan Saygılı, “Evlerini kaybettiler ama umutlarını asla kaybetmediler. Bugün üniversiteli oldular. Gözlerimiz dolu, gururluyuz” dedi. Cumhuriyetin 100. yılı vesilesiyle başlatılan proje kapsamında deprem bölgelerinde 10’dan fazla kütüphane kuruldu. Bağışçıların desteğiyle hayata geçirilen projede klimalı, bilgisayarlı ve internet erişimli konteyner kütüphanelerle öğrencilere sessiz ve güvenli bir çalışma ortamı sağlandı. Gençlerin hem lise hem de üniversite sınavlarına hazırlanabilmesi için gerekli altyapının oluşturulduğunu belirten Saygılı, “Bu proje sadece bir eğitim desteği değil, aynı zamanda geleceğe tutunma çabasıydı” diye konuştu. Saygılı, ilk kütüphane açılışında bazı basın mensuplarının “Kütüphane Kızılay’ın işi mi?” sorusunu yönelttiğini hatırlatarak, “O gün dedik ki; zor zamanlar, zor insanları yetiştirir. Bu çocuklar yarının Alper Gezeravcı’ları, Aziz Sancar’ları olacak. Bugün o sözümüzün ne kadar yerinde olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı. Kütüphane seferberliği sürecinde yalnızca Kızılay değil, devlet kurumları ve özel sektör de projeye destek verdi. TELEKOM altyapı desteği sağlarken, MÜSİAD, ASKON, Ankara Ticaret Odası gibi kuruluşlar da kütüphanelerin kurulmasına katkı sundu. Kütüphanelere destekçi kurumların adları verildi. Projenin sonuçlarının yakından takip edildiğini belirten Saygılı, “Çocuklarımız dört yıllık, beş yıllık, altı yıllık fakülteleri kazandı. Büyük emek verdiler, sabrettiler, yılmadılar. Biz de onları gururla izledik. Enkazın içinden filizlenen umutlar, bugün üniversite kapısından içeri giriyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.