#prömiyer

İLKHABER-Gazetesi - prömiyer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, prömiyer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yüzyıllık ritüeller beyazperdede: “Antakya’nın Aziz Yortuları” prömiyere hazır Haber

Yüzyıllık ritüeller beyazperdede: “Antakya’nın Aziz Yortuları” prömiyere hazır

Hatay’ın kültürel mirasını belgesel çalışmalarıyla kayıt altına alan Prof. Dr. Sedat Cereci, yeni yapımını izleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi olan Cereci’nin “Antakya’nın Aziz Yortuları” adlı yedinci Hatay temalı belgeselinin prömiyeri, 18 Nisan 2026’da Mersin İçel Sanat Kulübü’nde gerçekleştirilecek. Yaklaşık bir buçuk yıl süren hazırlık sürecinde, Dr. Tülay Atay ve araştırma asistanı Melis Sabahoğlu ile birlikte çalışan Cereci’nin projesinde, Antakya’da kutlanan Ortodoks bayramları tarihsel ve kültürel bağlamıyla ele alındı. Belgeselde Noel ve Paskalya’nın yanı sıra Aya Tekla, Aziz Piyer ve Aziz Pavlus, Aziz Antonios, Aziz Aleksion, Aziz Trifon, Elçi Yuhanna ve Aziz Georgios anma günleri gibi önemli dini etkinlikler de yer alıyor. Çekimler Antakya merkezle birlikte Samandağ, Arsuz, İskenderun ve Altınözü ilçelerinde tamamlandı. Prömiyerin Mersin’de yapılmasının, kentte yaşayan yoğun Ortodoks nüfusun talepleri doğrultusunda kararlaştırıldığı bildirildi. Ayrıca 6 Şubat depreminin ardından Mersin’e yerleşen Hataylı depremzedelerin de belgesele ilgi gösterdiği ifade edildi. Yapımın, Türkiye’deki ilk gösteriminin ardından başta Kanada ve Belçika olmak üzere çeşitli uluslararası film festivallerinde izleyiciyle buluşması planlanıyor. Daha önce çektiği belgeseller ve akademik çalışmalarıyla Antakya’nın kültürel belleğine katkı sunan Prof. Dr. Cereci’nin, bu çalışmasında da kentin çok katmanlı inanç yapısını yaşayan tanıklarıyla birlikte kayıt altına aldığı belirtildi. Uzun soluklu araştırmalar sonucunda hazırlanan belgeselin, geniş bir ekip çalışmasının ürünü olduğu vurgulandı. Belgeselde, Hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan Antakya’nın dini kimliği öne çıkarılıyor. İlk Hristiyan topluluklarının şekillendiği ve “Hristiyan” adının ilk kez kullanıldığı şehir olarak bilinen Antakya’da, Ortodoks cemaatin ibadetleri, ritüelleri, duaları ve ilahileri detaylı biçimde ele alınıyor. Yapımın, Türkiye’deki azınlık kültürlerinin tanınması açısından da önemli bir kaynak niteliği taşıdığı ifade ediliyor. “Antakya’nın Aziz Yortuları” belgeselinde Ortodoks cemaat temsilcilerinden İbrahim Krayt Gülenay danışmanlık görevini üstlenirken, kurgunun Melis Sabahoğlu tarafından gerçekleştirildiği öğrenildi. Cereci’nin daha önce “İnsanları İnsanlığa Çağıranlar”, “Tennûrdan Diste Hatay Mutfağı”, “Hatay Çocuk Oyunları”, “Hatay Haahaları” ve “6 Şubat 4.17” gibi yapımlara imza attığı, eserlerinin 90’dan fazla ülkede gösterildiği ve çeşitli ödüller kazandığı da kaydedildi. Prof. Dr. Sedat Cereci, belgeselin amacına ilişkin değerlendirmesinde, “Antakya, yalnızca bir şehir değil;, yüzyılların biriktirdiği inançların, ritüellerin ve birlikte yaşama kültürünün canlı bir hafızasıdır. Bu çalışmayla, Ortodoks yortularını yalnızca bir dini ritüel olarak değil, aynı zamanda Antakya’nın kimliğini oluşturan temel unsurlardan biri olarak kayıt altına almak istedik. Gelecek kuşakların bu zenginliği tanıması ve anlaması en büyük arzumuzdur” ifadelerini kullandı.

Operanın vazgeçilmezleri "Cavalleria Rusticana" ve "I Pagliacci" Antalya'da sahnelendi Haber

Operanın vazgeçilmezleri "Cavalleria Rusticana" ve "I Pagliacci" Antalya'da sahnelendi

Rejisör Ayşe Dağıstanlı Parlar tarafından sahneye konulan, koreografisini Bader Çakan'ın yaptığı eserlerin, Haşim İşcan Kültür Merkezi'nde Antalya prömiyeri yapıldı. İtalyan besteci Pietro Mascagni'nin "Cavalleria Rusticana" ile Ruggero Leoncavallo'nun bestelediği "I Pagliacci" operası, bir sahneleme geleneği olarak yaklaşık 133 yıldır olduğu gibi birbiri ardına sergilendi. Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı İtalyan şef Lorenzo Castriota'nın yönettiği temsilde, başkemancılığı Fahrettin Arda üstlendi. "Cavalleria Rusticana" prömiyerinde Arzu Yaman "Santuzza"yı, Burak Pektaş "Turiddu"yu, Tamer Peker "Alfio"yu, Seçil Fenercioğlu "Lola"yı ve Tuğçe Oğuzülgen "Mamma Lucia" rolünü canlandırdı. "I Pagliacci" eserinde ise Göksay Yaran "Canio", Nurdan Küçükekmekçi "Nedda", Serhat Konukman "Tonio", Umut Tarık Akça "Silvio" ve Devrim Demirel "Peppe" rolüyle sahne aldı. Temsilde, "Commedia Dell'Arte Dansçıları" rolünü ise Mustafa Kaya ve Cemre İpek Velioğlu üstlendi. İtalyanca seslendirilen eserlerde, sahnede sanatçılara eşlik eden Antalya DOB korosu şef Mahir Seyrek ve Antalya DOB çocuk korosu Sinem Emine Ulusoy tarafından çalıştırıldı. Eserlerin dekor tasarımı Çağda Çitkaya, kostüm tasarımı Tülay Şimşek ve ışık tasarımı Mustafa Eski imzası taşıyor. Eserler, 28 Kasım Salı akşamı saat 20.00'de yeniden sahnelenecek.

Operanın vazgeçilmezleri "Cavalleria Rusticana" ve "I Pagliacci" Antalya'da sahneye taşınacak Haber

Operanın vazgeçilmezleri "Cavalleria Rusticana" ve "I Pagliacci" Antalya'da sahneye taşınacak

Antalya Devlet Opera ve Balesi (DOB) sanatçıları, opera evlerinin vazgeçilmez eserleri arasında yer alan ve yaklaşık 133 yıldır birlikte sahnelenen "Cavalleria Rusticana" ile "I Pagliacci" operalarını sanatseverlerle buluşturacak. İtalyan operasının gerçekçilik ve doğalcılığı benimseyen "verismo" akımının başyapıtları arasında kabul edilen iki eser, yarın Haşim İşcan Kültür Merkezi'nde Antalya prömiyerini yapacak. İtalyan besteci Pietro Mascagni'nin klasikleşmiş eseri "Cavalleria Rusticana" ile Ruggero Leoncavallo'nun bestelediği "I Pagliacci" operası bir sahneleme geleneği olarak yaklaşık 133 yıldır olduğu gibi birbiri ardına sergilenecek. Mascagni'nin 1890'da prömiyeri yapılan ve büyük beğeni toplayan tek perdelik eseri, Sicilya'nın bir köyünde geçen yasak aşkı ve neden olduğu yıkımı anlatıyor. Leoncavallo'nun operasında ise kıskançlığı hastalık halini almış, kendisinden oldukça küçük olan karısını ve aşığını sahnede gösteri sırasında öldüren palyaço Canio'nun dramı ele alınıyor. Rejisör Ayşe Dağıstanlı Parlar tarafından sahneye konulan, koreografisini Bader Çakan'ın yaptığı eserlerde, Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı İtalyan şef Lorenzo Castriota yönetecek. Başkemancılığı Fahrettin Arda'nın üstlendiği eserlerin dekor tasarımı Çağda Çitkaya, kostüm tasarımı Tülay Şimşek ve ışık tasarımı Mustafa Eski tarafından hazırlanıyor. "Cavalleria Rusticana" prömiyerinde Arzu Yaman "Santuzza"yı, Burak Pektaş "Turiddu"yu, Tamer Peker "Alfio"yu, Seçil Fenercioğlu "Lola"yı ve Tuğçe Oğuzülgen "Mamma Lucia" rolünü canlandırıyor. "I Pagliacci" eserinde ise Göksay Yaran "Canio", Nurdan Küçükekmekçi "Nedda", Serhat Konukman "Tonio", Umut Tarık Akça "Silvio" ve Devrim Demirel "Peppe" rolüyle sahnede olacak. Temsilde, "Commedia Dell'Arte Dansçıları" rolünü ise Mustafa Kaya ve Cemre İpek Velioğlu canlandıracak. Sahnede sanatçılara eşlik edecek Antalya DOB korosu şef Mahir Seyrek ve Antalya DOB çocuk korosu ise Sinem Emine Ulusoy tarafından çalıştırılıyor. - "Geleneği bozmadan aynı şekilde devam ettiriyoruz" Ayşe Dağıstanlı Parlar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antalya Devlet Opera ve Balesi'nde prömiyer heyecanı yaşadıklarını söyledi. Her ikisi eserinde oldukça sevilen operalardan olduğunu belirten Parlar, "Cavalleria Rusticana küçük bir Sicilya köyünde geçen aşk üçgenini konu ediyor. Bir karakter ihanete uğruyor ve sonunda bir trajedi yaşanıyor. Ardından ise I Pagliacci'de yine aynı mekanda, aynı kasabaya bir tiyatro kumpanyası geliyor ve bu ekibin içerisinde bir trajedi yaşanıyor. Her iki eser de yazıldıkları dönemde bir yarışmada başarı kazanıyor ve ödül aldıkları için yıllardır ardı ardına oynanıyor. Biz de o geleneği bozmadan aynı şekilde devam ettiriyoruz." diye konuştu. Parlar, eserlerin sahne önü kadar arkasında da hummalı bir çalışma yürütüldüğünü anlattı. Hazırlıkların aylar önce başladığını ileten Parlar, "Müzikal hazırlık çok önceden başladı. Sahne çalışmalarına bir aylık süreçte hazırlandık. Cavalleria Rusticana kendi başına zaten büyük bir eser, I Pagliacci uzunluğu ve müzikal olarak hem orkestra, solistler ve koro için oldukça zor. Her ikisi de çok dolu eserler olduğu için arkadaki çalışmanın çok sistematik gitmesi gerekiyor. O nedenle hazırlıklarımız koşuşturmalı geçiyor. Fazlasıyla heyecanlı ve mutluyuz. Çok güzel hazırlandık. Eserleri keyifli bir şekilde sahneye aktarabileceğimizi düşünüyoruz." ifadelerini kullandı. - "Tüm sanatseverleri bekliyoruz" I Pagliacci'de Canio rolünü canlandıran tenor Göksay Yaran da "Önemli ve sevilen iki opera eserini bu sezon sahneleyeceğiz. Ben bir ihanet hikayesiyle sahnede olacağım. Karakterimin iç çatışmalarını yansıtmaya çalışacağım. Çok güzel hazırlandık, 4 aydır yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Tüm sanatseverleri bekliyoruz." dedi. I Pagliacci'de Nedda rolünü canlandıran Nurdan Küçükekmekçi ise esere büyük bir heyecanla hazırladıklarını belirtti. Seyircinin sahnelenme ve konu bakımında eserleri ilginç bulabileceğini ifade eden Küçükekmekçi, "İlk opera büyük bir dram içeriyor, seyirci o psikolojiden çıkıyor kısa bir aradan sonra çok şaşalı ve eğlenceli bir dünyaya gözlerini açıyor. Fakat oyunun ilerleyen dakikalarında gerçek hayatın bambaşka olduğu görülüyor. Bu birleşim güzel bir sergileme oluyor. Eminim seyirci de sevecektir." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.