#Ramazan Bayramı

İLKHABER-Gazetesi - Ramazan Bayramı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ramazan Bayramı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Netanyahu tepkisi: Bu katliam şebekesi derhal durdurulmalı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Netanyahu tepkisi: Bu katliam şebekesi derhal durdurulmalı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu. Türk milletinin ve tüm İslam aleminin geçmiş Ramazan Bayramı'nı tebrik eden Erdoğan, Ramazan boyunca paylaşma ve yardımlaşma duygularını en üst seviyede yaşamaya çalıştıklarını ifade ederek, Ramazan sevincine gölge düşürmeye çalışanlara rağmen 86 milyon olarak dost kardeş olmanın sıcaklığının kalplerde hissedildiğini aktardı. "RAMAZAN AYINDA 592 BİN VATANDAŞIMIZ BU VESİLE İLE KÜLLİYEMİZİ ZİYARET ETTİ" Bu sene ikincisi düzenlenen Külliye’de Ramazan programının halkın ilgisine mazhar olduğunu dile getiren Erdoğan, "592 bin vatandaşımız bu vesile ile külliyemizi ziyaret etti. Özellikle çocuklarımız, kendileri için hazırlanan 12 bin metrekarelik alanda Ramazan sevincini doyasıya yaşadılar. Konferanslar, konserler, söyleşiler, imzalar da dahil 8 binin üzerinde etkinliğin düzenlendiği Külliye'de Ramazan programının Ankara'da çok önemli bir ihtiyacı giderdiğini memnuniyetle müşahede ettik" dedi. Hedef alınan Maarifin Kalbinde Ramazan programının okullarda Ramazan ayının farklı atmosferde teneffüs edilmesine katkı sağladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kim ne derse desin, milletle etle tırnak gibiyiz. 86 milyon ile ezelden ebede kadar kardeşiz. İnşallah bu topraklarda yaşadığımız müddetçe sıkılmış bir yumruk misali tek yürek, tek bilek olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bayramın üçüncü günü Katar’da bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu alınan acı haberin yürekleri dağladığını belirten Erdoğan, "Katar'da eğitim faaliyetleri icra eden bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu 4'ü Katarlı olmak üzere 7 personel şehit oldu. Kazada şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin, ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri mensuplarına Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Katarlı kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, şehitlerimizin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum" diye konuştu. "NEVRUZ'U BAHANE EDEREK MİLLETİMİZİN SİNİR UÇLARIYLA OYNAYAN ALÇAKLARLA İLGİLİ GEREKENİ YAPIYORUZ" Bu yıl Ramazan Bayramı’nın ikinci gününün baharın müjdecisi Nevruz Günü’ne tekabül ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Nevruz; Anadolu'dan Kafkaslara, Orta Asya'dan Orta Doğu'ya pek çok yerde kardeş halklar tarafından asırlardır bayram havasında kutlanıyor. Daha önceki yıllarda Nevruz'un ruhuna hiç yakışmayan tatsız hadiseler yaşanmakla birlikte terörsüz Türkiye sürecimizin de etkisiyle son iki yıldır bu olayların ciddi şekilde azaldığını görüyoruz. Diyarbakır ve İstanbul'da olduğu gibi, Nevruz'u bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili de gerekeni yapıyoruz. Nevruz'un temsil ettiği değerlere gölge düşüren hiçbir provokasyona izin vermeyiz" ifadelerine yer verdi. "(TERÖRSÜZ TÜRKİYE) 17 AYDIR BÜYÜK BİR SAĞDUYU İLE YÜRÜTTÜĞÜMÜZ SÜRECİ İNŞALLAH MENZİLİNE ULAŞTIRACAĞIZ" Erdoğan, terörsüz Türkiye sürecini baltalamayı amaçlayan tahriklerin gereken cevabı alacağını vurgulayarak, "Türkiye'yi girdiği bu hayırlı yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de onların özellikle ipini ellerinde tutan ağababalarının gücü yetmeyecektir. Önümüze çıkan çeşitli engellere rağmen 17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ama ülkemizin önü açıktır, ufku açıktır. Allah'ın izniyle yarınları aydınlıktır. Terörsüz Türkiye sürecimiz nasıl yarım asırlık kanlı bir oyunu bozuyorsa terörsüz bölge idealimiz de Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasına nifak duvarları örmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir. Bunu önce Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelerde gördük. Son olarak bunu İran'a yönelik kotarılmak istenen kirli planda gördük. Sadece bu iki bölgesel gelişmeye bakmak bile bizim bir buçuk sene önce ortaya koyduğumuz vizyonun isabetini ve stratejik değerini anlamak için kafidir. Birlik ve beraberliğimiz güçlendikçe, kardeşliğimiz pekiştikçe, silah ve şiddetin devri kapandıkça kazananı hep söylediğimiz gibi ülkemiz olacak, milletimiz olacak, bölgemizdeki kardeş halklar olacaktır. Bundan hiçbir vatandaşımızın şüphesi olmasın" ifadelerine yer verdi. Gerek halkla buluşma ve kucaklaşma gerekse dış politik temaslar bağlamında oldukça yoğun iki haftayı geride bıraktıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "12 Mart'ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i Külliyemizde ağırladık ve kendisine Atatürk Uluslararası Barış Ödülünü bizzat takdim ettik. Gazze'deki soykırım başta olmak üzere, insani krizlere karşı en başından beri ilkeli ve tutarlı bir tavır ortaya koyan Guterres'e bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. 13 Mart'ta Cerrahpaşa Tıp Fakültemizin birinci etabının temelini attık ve yapımı tamamlanan 16 hizmet binamızın resmi açılışını gerçekleştirdik. Aynı akşam Milli İrade Platformu tarafından tertip edilen iftar programına iştirak ederek İstanbul'daki kardeşlerimizle bir araya geldik. Tıp Bayramı’nı kutladığımız 14 Mart'ta ise sağlık çalışanlarımızla aynı iftar sofrasını paylaştık. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'ni idrak ettiğimiz 16 Mart'ta Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması Büyük Finali’ne katılarak hocalarımızla, hafızlarımızla aynı manevi havayı soluduk. Tilavetleriyle gönlümüze ferahlık veren Kur'an bülbülü kardeşlerimi bir kez daha tebrik ediyorum. Bu güzel programı tam 10 yıldır başarıyla ekranlara taşıyan TRT ailemize ve Diyanet İşleri Başkanlığımıza şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. 17 Mart'ta Ankara'da Hacı İbrahim Demir Camii'mizi ibadete açtık. Yıllarca yer altı mescitlerine mahkum ve mecbur edilen başkentimize hem Selçuklu hem de Osmanlı mimarisinden izler taşıyan yeni bir camiyi daha böylelikle kazandırmış olduk. Aynı gün bu kez gazeteci ve yazarlarımızı milletin evinde misafir ettik. Tarihimizin en şanlı zaferlerinden biri olan 18 Mart Çanakkale Destanı'nın 111. yıl dönümünde hem eğitim ailemizle buluştuk hem de Külliyemizde sahnelenen Şüheda 1915 tiyatro oyununu izledik. Ramazan Bayramı'nın ilk gününde Rize'de vatandaşlarımızla bir araya geldik. Devamında Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanemizin resmi açılış törenini icra ettik. Hem Güneysu ilçemize hem de Rize'mize sağlık alanında çok önemli bir değer katan hastanemizin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. "DÜNYANIN BU YENİ ÇATIŞMA VE SAVAŞ KONJONKTÜRÜNE TÜRKİYE OLARAK, İKTİDAR OLARAK ÇOK İYİ HAZIRLANDIK" Küresel sistemin 2008 krizinden bu yana sancılı ve sarsıntılı olduğu kadar köklü bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini dile getiren Erdoğan, "Söz konusu değişim dört ana eksende aktörler arasındaki rekabeti ciddi manada kızıştırmaktadır. Uluslararası sistem temelde şu soruların cevabını aramaktadır. Teknolojiye kim yön verecek? Veriyi ve yapay zekayı kim yönetecek? Üretim, tedarik ve tüketim zincirlerini kim domine edecek? Enerji kaynaklarını ve ticaret yollarını kim kontrol edecek? Çok kutupluluğa doğru evrilen dünya düzeninde yeni kutup başları kimler ve hangi ülkeler olacak? Can yakıcı sonuçlarıyla bir süredir yüzleştiğimiz meselelerin özü ve özeti bu sorulara verilecek cevaplarda mahfuzdur. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi yeni dünya düzeninin mücadele sahası olarak bir kere daha bölgemiz belirlenmiştir. Klasik ittifaklar çözülürken benzer tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya olan ülkeler arasında yeni ittifaklar kurulmaktadır. Yine bu süreçte bölgesel iş birliğinin daha önce hiç olmadığı kadar öne çıktığını görmekteyiz. Dünyanın bu yeni çatışma ve savaş konjonktürüne Türkiye olarak, iktidar olarak hamdolsun çok iyi hazırlandık" dedi. "ÇOK GENİŞ SKALADA YERLİ MİLLİ İMKANLARLA BÜYÜK İŞLER BAŞARDIK" Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirecek adımların atıldığını, hem kaynak çeşitlendirmesine hem de kendi yer altı kaynaklarını devreye alacak projeleri hayata geçirdiklerine vurgu yapan Erdoğan, "Ulaştırma alanında zaten ülkemizin kısa sürede yazdığı destan ortadadır. Şayet Londra'dan Çin'e kadar kesintisiz demir yoluyla gidilebiliyorsa bu ülkemizde inşa ettiğimiz demir yolları, köprüler, tüneller sayesindedir. Ana muhalefetin 'kuşların göç yolunu engelliyor' diyerek karşı çıktığı İstanbul Havalimanımız; bayram boyunca 5 bin 871 uçuşla toplam 874 bin yolcuya hizmet verdi. Havalimanlarımızın tamamında 16 bin 851 uçak trafiği ile 2 milyon 531 bin yolcuya hizmet sunuldu. Demir yollarımızı 2 milyon 490 bin kişi kullandı. Diğer taraftan bankacılık sistemimiz başta olmak üzere finansal yapımızı beklenmedik şoklara karşı dayanıklı hale getirdik. Toplam 47 ülke ile yüksek düzeyli iş birliği konseyleri tesis ettik. Afrika ve Latin Amerika gibi ilişkilerimizin kısıtlı olduğu coğrafyalarla ticari ve beşeri münasebetlerimizi ilerlettik. Sanayi ve üretimde 182 yeni organize sanayi bölgesi, 85 yeni teknopark kurarak altyapımızı tahkim ettik. Savunma sanayiinde katettiğimiz mesafe ise akademik çalışmalara konu olan büyük bir başarı hikayesidir. Karşılaştığımız onca engele, gizli açık ambargoya rağmen hamdolsun pek çok alanda kendi kendine yeten bir ülke konumuna geldik. İnsansız hava araçlarından füze ve roketlere, elektronik harp sistemlerinden hava savunma yeteneklerine, savaş gemilerinden top, tank, helikopter, zırhlı araç ve obüslere kadar çok geniş bir skalada yerli milli imkanlarla büyük işler başardık. Bir başka devrimi ülkemizin güvenlik paradigmasında gerçekleştirdik. Türkiye'nin güvenlik çemberini hudutlarımızın ötesine kadar genişlettik. Yolumuza konulan takozları tek tek kaldırarak, önümüze örülen duvarları bir bir yıkarak bu günlere geldik. Darbe girişiminden sokak olaylarına, terör saldırılarından salgına, depremden bölgesel çatışmalara kadar tek başına bir ülkeyi yere serecek badireleri biz olabilecek en az hasarla atlattık" açıklamasında bulundu. "BİRİLERİNİN BİZİ ÇEKMEK İSTEDİĞİ TUZAKLARA DÜŞMÜYORUZ, ÜLKEMİZİ ATEŞ ÇEMBERİNİN DIŞINDA TUTMAKTA KARARLIYIZ" Türkiye’nin doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilme cesareti gösteren nadir ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "28 Şubat'ta komşumuz İran'a yönelik İsrail'in baskısıyla başlayan saldırılar sonrasında ülkemizin bu vasfı daha çok konuşulmaya başlandı. Türkiye; bölgemizi kan ve barut kokusuna boğan bu süreci ilk günden itibaren doğru okuyan, doğru analiz eden, devlet aklının temsilcisi olarak adından övgüyle söz ettiren ülkelerin en başında yer alıyor. Hamdolsun ki tarihimizin hiçbir döneminde oyuna gelmedik. Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz. Tedbirli, temkinli ve soğukkanlı bir şekilde, sükuneti elden bırakmadan, kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz. Ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaşın bölge ülkeleri arasında bir yıpratma savaşına dönüşmesini asla istemiyoruz. Savaş; sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil, zihinlerde ve gönüllerde açtığı tahribatla da derin izler bırakmaktadır. Özellikle körfezdeki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır. Bunlar karşılıklı öfkeyi büyütecek, nefreti körükleyecek, kardeşler arasına yeni nifak tohumlarının ekilmesine zemin hazırlayacaktır. Buna fırsat verilmemelidir" ifadelerini kullandı. "SAVAŞ, NETANYAHU'NUN İKBAL SAVAŞI AMA CEREMESİNİ 8 MİLYAR ÇEKİYOR" Savaşın uzamasıyla başka komplikasyonların da ortaya çıktığını söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bilhassa dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. 28 Şubat'tan bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 40 artmıştır. Bunun üzerine kimi ülkeler yakıt tüketimini düşürmek amacıyla depolara litre kısıtlaması getirmekten okulların tatil edilmesine kadar bir dizi tedbiri devreye almıştır. Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirilmesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır. Son 25 gün bize şunu göstermiştir; savaş, İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Savaş, Netanyahu'nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla kan dökülmeden, araya daha fazla husumet girmeden, tüm bunların yanı sıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalıdır. İsrail'in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir. Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke bundan böyle İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücüyle, tüm imkanlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir." "BEKLENMEDİK ŞOKLAR KARŞISINDA TÜRKİYE EKONOMİSİNİN DİRENÇ EŞİĞİ ŞU AN TARİHİNİN EN YÜKSEK SEVİYESİNDEDİR" Kabine’nin 60’ıncı toplantısında trafik güvenliğinden enerjiye, bölgesel gelişmelerden dış politikaya kadar pek çok konuyu değerlendirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa son günlerde araç sahiplerinin serzenişlerine sebep olan plaka, görüntü ve ses sistemleriyle ilgili uygulama sürecinin vatandaşlarımızda yeni mağduriyetlere yol açmadan çok dikkatli yönetilmesi noktasında İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık. Öte yandan, İran'daki savaşın piyasalarda sebep olduğu dalgalanmaları yakından takip ediyoruz. Petrol fiyatlarını aniden yükselten bu küresel şokun hiç kuşkusuz Türkiye ekonomisine de yansımaları olmaktadır. Tüm dünyayı olumsuz etkileyen bu süreçten vatandaşlarımızı korumak için eşelmobil gibi farklı tedbirleri devreye alıyoruz. Bu tür beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesindedir. Bundan hiç kimsenin tereddüdü olmasın. Türkiye'nin bugünkü seviyelerine gelmesinin temelinde siyasette istikrar ve güven ortamının kökleşmesi vardır. Siyasette güveni ve istikrarı koruduğumuz sürece Allah'ın izniyle her türlü engeli aşar, her türlü sıkıntının üstesinden kolayca geliriz" açıklamasında bulundu.

Mersin'de doğaseverler bayram tatilinde Tarihi Kilikya Yolu etaplarını keşfetti Haber

Mersin'de doğaseverler bayram tatilinde Tarihi Kilikya Yolu etaplarını keşfetti

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Tarihi Kilikya Yolu, Ramazan Bayramı tatili süresince doğa sporları meraklılarını ağırladı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen program, Zirve Dağcılık İhtisas Spor Kulübü rehberliğinde gerçekleştirildi. Trekin Turkey üyelerinin de katılım sağladığı yürüyüşler, olumsuz hava koşullarına rağmen dört gün boyunca devam etti. ROTA TARİHİ VE TURİSTİK NOKTALARDAN BAŞLADI Bayramın arife gününde start alan etkinlik programı kapsamında katılımcılar, bölgenin simgeleşmiş yapılarını ziyaret etti. İlk gün rotasında Gilindire Mağarası, Azize Tekla Yeraltı Kilisesi ve Silifke Tekfur Ambarı gibi Mersin'in önemli tarihi durakları yer aldı. Programın ikinci gününde ise Kilikya Yolu'nun Afrodit etapları içinde bulunan Eğribük-Mavikent Parkuru kat edildi. Uluslararası Grande Randonnee standartlarına uygun şekilde kırmızı-beyaz işaretlemeler ve yön levhalarıyla donatılan parkur, yürüyüşçülerden tam not aldı. YAĞIŞA RAĞMEN DOĞA YÜRÜYÜŞÜ KESİNTİSİZ SÜRDÜ Etkinliğin üçüncü gününde yoğun yağışa rağmen Olba etaplarındaki yürüyüşe devam edildi. Lamos Kanyonu, Sömek Taşgeçit, Doktorun Yeri ve Kayacı Vadisi hattında yaklaşık 6 kilometrelik bir mesafe katedildi. Günün geri kalan kısmında ise doğaseverler Cennet-Cehennem Obrukları, Astım Mağarası ve Kanlıdivane gibi doğal oluşumları ve tarihi alanları gezerek bölge hakkında bilgi sahibi oldu. FİNAL MUT-ALAHAN BAĞLANTISINDA YAPILDI Organizasyonun son gününde yürüyüşçülerin rotası Mut-Alahan bağlantısı üzerinde yer alan Sason Kanyonu parkuru oldu. Doğayla iç içe geçen bu etabın ardından program, Mut Çömelek Köyü ziyareti ile sona erdi. Dört günlük etkinlik boyunca katılımcılar hem Kilikya Yolu'nun ekolojik zenginliklerini deneyimledi hem de kentin kültürel dokusuna dair gözlemlerde bulundu. Mersin'in doğa turizmi potansiyeline katkı sunan yürüyüş programı, katılımcıların bölgeden ayrılmasıyla tamamlandı.

Şiddete uğrayan atın adı “Vicdan” oldu Haber

Şiddete uğrayan atın adı “Vicdan” oldu

Adana’da Ramazan Bayramı’nın ilk günü yaşanan hayvana şiddet olayı kamuoyunda infial yarattı. İddiaya göre bayram günü atlarıyla Merkez Park’a gelenlerden bir kişi, koşmadığı gerekçesiyle atına saldırdı. Sopa, tekme ve yumruklarla darbedilen hayvanın aldığı darbelerin ardından sendeleyerek yere yığıldığı anlar, çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla kaydedildi. Görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine emniyet ekipleri harekete geçti. Olayla bağlantılı oldukları değerlendirilen A.U. (25) ve Ö.A. (26) gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, haftanın bir günü hayvan barınağında temizlik yapma yükümlülüğü getirildi. Adana Valiliği tarafından yapılan açıklamada ise hayvanlara yönelik şiddet ve kötü muameleye karşı sıfır tolerans vurgusu yapılarak, benzer olaylara kesinlikle müsamaha gösterilmeyeceği ifade edildi. Olayın ardından Adana Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemeler sonucunda atlardan birine el konuldu. Hayvan, Adana Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevi’ne götürülerek koruma altına alındı. Hayvanseverlerin tepkisini çeken olay sonrası bakımevinde tedavisi yapılan ata “Vicdan” adı verildi. Adana Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevi veterinerleri, olayın kendilerini derinden etkilediğini belirterek, “Vicdan artık güvende. Bakımevimizde sevgi ve şefkatle bakılıyor. Sağlığına kavuşması için tüm imkanlarımızı seferber ettik” dedi.

Adana Barosu’nda avukatlar bayram sevincini birlikte yaşadı Haber

Adana Barosu’nda avukatlar bayram sevincini birlikte yaşadı

Adana Barosu, Ramazan Bayramı’nın ardından geleneksel bayramlaşma törenini gerçekleştirdi. Adana Barosu Avukatlar Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, Adana Barosu Başkanı Av. Volkan Böke, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkan Danışmanı ve önceki dönem Baro Başkanlarından Av. Veli Küçük, önceki dönem Baro Başkanlarından Av. Necati Erdem, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda avukat bir araya gelerek bayram ruhunu paylaştı. Başkan Av. Volkan Böke, tüm meslektaşlarının bayramını kutlayarak, “Ramazan’da dayanışmanın gücünü meslektaşlarımızla hissettik” dedi. “RAMAZAN’DA DAYANIŞMANIN GÜCÜNÜ MESLEKTAŞLARIMIZLA HİSSETTİK” Adana Barosu Başkanı Av. Volkan Böke, “Dayanışmanın, hoşgörünün, sabrın ve birlikteliğin ayı olan Ramazan’ı hep birlikte geride bıraktık. Ramazan Bayramı’nın hemen ertesi gününde, bu güzel bayram vesilesiyle bir aradayız. Ramazan ayı süresince Ceyhan’da, Kozan’da ve Genç Avukatlar Meclisimiz tarafından düzenlenen iftar programlarında meslektaşlarımızla bir araya geldik. Dayanışmanın gücünü hep birlikte hissettik” şeklinde konuştu. “MESLEKTAŞLARIMIZIN BİLGİ, DONANIM VE BİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRECEK PROGRAMLAR GERÇEKLEŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ” 5 Nisan Avukatlar Günü ve Avukatlar Haftası bulunduğunu hatırlatan Başkan Av. Volkan Böke şunları söyledi: “Bu kapsamda hem meslektaşlarımızın bilgi ve donanımını artırmak hem birlikteliğimizi güçlendirmek adına çeşitli programlar planladık. Uzun yıllardır yapılmayan Avukatlar Balosunu bu yıl gerçekleştireceğiz. İçinden geçtiğimiz süreçte hem ülkemiz hem de meslektaşlarımız çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldı. Özellikle mesleğe yeni başlayan meslektaşlarımız ekonomik anlamda ciddi sıkıntılar yaşayabiliyor. Baro olarak, ekonomik yüklerinizi hafifletecek ve masraflarınızı azaltacak çalışmalar yapmak en önemli sorumluluklarımızdan biridir. Bu yöndeki çalışmalarımız önümüzdeki dönemde de artarak devam edecek.”

İçişleri Bakanlığı: Bayram sürecince ölümlü kaza oranı yüzde 39,5 oranında azaldı Haber

İçişleri Bakanlığı: Bayram sürecince ölümlü kaza oranı yüzde 39,5 oranında azaldı

İçişleri Bakanlığı, bayramda vatandaşların trafik kurallarına gösterdiği riayet ve hassasiyetin etkisiyle ölümlü kazaların yüzde 39,5, kaza yerinde can kaybının ise yüzde 29,5 oranında azaldığını açıkladı. İçişleri Bakanlığı, sosyal medya hesabından Ramazan Bayramı boyunca yaşanan trafik kazalarına ilişkin verileri paylaştı. Yapılan paylaşımda, "Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı verilerine göre, dört günlük Ramazan Bayramı tatili süresince ülke genelinde toplam 2 bin 753 trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kazalarda bayramı tatilinin birinci gününde 8, ikinci gününde 12, üçüncü gününde 4 ve dördüncü gününde 7 vatandaşımız olmak üzere toplam 31 vatandaşımız hayatını kaybetti. Aynı kazalarda 4 bin 861 vatandaşımız ise yaralandı. 2023 ve 2026 yıllarına ait dört günlük Ramazan Bayramı tatili trafik verileri karşılaştırıldığında vatandaşlarımızın trafik kurallarına gösterdiği riayet ve hassasiyetin etkisiyle ölümlü kaza sayısı 38’den 23’e gerileyerek yüzde 39,5 oranında, kaza yeri can kaybı ise 44’ten 31’e düşerek yüzde 29,5 oranında azalma gösterdi. Aynı dönemde yaralanmalı kaza sayısı 3 bin 85’ten 2 bin 730’a, yaralı sayısı ise 5 bin 594’ten 4 bin 861’e gerilerken; günlük ortalama can kaybı 11’den 7,75’e düşerek yüzde 29,5 oranında azaldı. Trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik denetimler ve farkındalık çalışmaları kararlılıkla sürdürülmektedir" ifadelerine yer verildi.

MAR-DAD hastanede yatan çocuklara bayram sürprizi Haber

MAR-DAD hastanede yatan çocuklara bayram sürprizi

Adana’da faaliyet gösteren Mardinliler Dayanışma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği (MAR-DAD), hastanede tedavi gören çocukları ziyaret ederek örnek bir sosyal sorumluluk çalışmasına imza attı. Dernek Başkanı Hüseyin Talay ve yönetim kurulu üyeleri, Adana Karşıyaka Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek çocuk servisinde yatan minik hastalara bayramlık kıyafetler hediye etti. Etkinlik sırasında çocukların yüzünde oluşan tebessüm, duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Dernek yönetimi, çocuklara bayramlık kıyafetler vererek mutluluklarını paylaştı. Çocukların aileleri ise bu anlamlı ziyaretten dolayı derneğe teşekkür etti. Ziyarete, hastanenin Uzm. Dr. Nurşah Keskin ve Sağlık Hizmetleri Müdürü Dilek Çakmak da katılarak çocukların mutluluğuna ortak oldu. “MİNİKLERİN MORAL VE MOTİVASYONUNU YÜKSELTMEK İÇİN BURADAYIZ” Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan MAR-DAD Başkanı Hüseyin Talay, “Ramazan ayı, bizlere paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönüllere dokunmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatan müstesna bir zaman dilimidir. Bizler de bu bilinçle hareket ederek, Adana Karşıyaka Devlet Hastanesi’nde tedavi gören çocuklarımızı ziyaret edip onların bayram sevincine ortak olmak istedik. Burada asıl amacımız yalnızca bayramlık kıyafet hediye etmek değil; çocuklarımızın yalnız olmadığını hissettirmek, onların moral ve motivasyonlarını bir nebze olsun yükseltebilmektir. Çünkü biliyoruz ki moral, tedavi sürecinin en önemli parçalarından biridir” ifadelerini kullandı. “SADECE BUGÜN DEĞİL, HER ZAMAN İHTİYAÇ SAHİPLERİNİN YANINDAYIZ” MAR-DAD Başkanı Hüseyin Talay bayramı hastaneden geçirmenin zor olduğunun farkında belirterek, dile getiren, “Hastane ortamında bayram geçirmek zorunda kalan çocuklarımızın ve ailelerinin ne kadar zor bir süreçten geçtiğini yakından görüyoruz. Bu nedenle onların yanında olmak, acılarını paylaşmak ve yüzlerinde küçük de olsa bir tebessüm oluşturabilmek bizim için çok büyük bir anlam taşıyor. Çocuklarımızın gözlerindeki o mutluluk ve heyecan, bizlere her şeyin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi. İşte bu yüzden bu tür sosyal sorumluluk çalışmalarını artırarak sürdürmeye kararlıyız. MAR-DAD olarak sadece bugün değil, her zaman ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. “ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI İÇİN EMEĞİ GEÇEN HERKESE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM” Sağlık çalışanlarına teşekkür eden Talay, “Başhekimimiz Sayın Uzm. Dr. Nurşah Keskin’e, Sağlık Hizmetleri Müdürümüz Sayın Dilek Çakmak’a ve tüm sağlık çalışanlarımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Onlar gece gündüz demeden büyük bir özveriyle görev yaparak hem çocuklarımıza hem de ailelerine umut oluyor. Ayrıca bu organizasyonda emeği geçen tüm yönetim kurulu üyelerimize ve gönüllülerimize de şükranlarımı sunuyorum. Birlikte hareket ettiğimiz sürece daha çok insana ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Rabbim tüm hastalarımıza acil şifalar versin. İnşallah çocuklarımız en kısa sürede sağlıklarına kavuşur, bayramlarını aileleriyle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk içinde geçirirler. Bizler de onların sevinçlerine ortak olmaya devam edeceği” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.