#rapor

İLKHABER-Gazetesi - rapor haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, rapor haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı Haber

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 21’inci toplantısında yapılan oylamada, nitelikli çoğunlukla kabul edilen komisyon raporu, TBMM’nin internet sitesinde yayımlandı. Yayımlanan raporun takdimini TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş kaleme aldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisinin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir. Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliğiyle ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır" dedi. "BUGÜN TERÖR MESELESİNDE TARİHİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ" Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçildiğini vurgulayan Kurtulmuş, meclisin üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin terörden dolayı ödediği bedellerden bahseden Kurtulmuş, "Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir. On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri, kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştı. Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşmedir" ifadelerini kullandı. "ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE, GAZİLERİMİZİ HÜRMET VE MİNNETLE YAD EDİYORUM" Bölge istikrarı ve toplumsal barış için bu sürece emek veren herkese teşekkür eden Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Milletimizin huzuru, bölgemizin istikrarı ve toplumsal barış ülküsü için sivil toplumda, siyasette ve halkımıza hizmetin farklı alanlarında emek veren her biri kıymetli insanlarımızı şükranla; ortak vatanımızın esenliği uğruna canını veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yâd ediyorum. Aziz hatıraları; atacağımız her adımda, insan onuruna, adalete ve ortak geleceğimize karşı taşıdığımız sorumluluğu, hepimize daha güçlü biçimde hatırlatmaya devam edecektir." KOMİSYON ÇALIŞMALARI Yayımlanan raporun ikinci kısmında komisyon çalışmalarından bahsedildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda ele alınan "Terörsüz Türkiye" hedefinin, esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikası olduğu vurgulandı. Vatandaşların ortak geleceğini garanti altına alan bir yaklaşımın sonucu olduğu vurgulanan raporda, daha önce de bu sorunun çözümü çokça denenmiş fakat çeşitli nedenlerle sonuçlandırılamamış olduğu vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde özellikle 2009 ve 2013 yıllarındaki çözüm gayretlerinde yürütme organı merkezli inisiyatifler belirleyici olduğuna dikkat çekilerek, geçmiş teşebbüslerde geniş tabanlı dinleme zeminini ve nitelikli çoğunlukla ortak kanaat üretecek kurumsal bir Meclis mekanizmasını işletmek mümkün olmadığı ifade edildi. Bu sürece katkı veren herkesin, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu gösterdiği vurgulanan raporda, "Tüm bu kayıpların ötesinde en ağır bedel şüphesiz ki canla ödenmiştir. Manevi kayıplar unutulmaz acılarımızdır. Her biri ayrı bir ailenin ocağına düşen şehitlerimizin, her biri bir ömrü feda eden gazilerimizin acısı her daim tazedir. Canları pahasına bu vatanı savunan tüm kahramanlar, sürecin manevi mimarlarıdır. Bu istikamette atacağımız her adımda, onların emanetine sadakatle bağlı kalacağımızı ilan ediyoruz. İnanıyoruz ki bu sürece katkı veren herkes, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu göstermiştir ve gösterecektir denildi. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE" HEDEFİ Terörsüz Türkiye hedefinin detaylarından bahsedilen raporda, Terörsüz Türkiye hedefinin terörsüz bir bölge demek olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi: "Bu hedef tam manası ile başarıya ulaştığında, Komisyon çalışmalarımız tüm yönleriyle, ‘Türkiye Modeli’ olarak literatüre geçecektir. Komisyonun çalışmaları, fesih ve örgütün silah bırakması yönünde oluşan kararın olgunlaşmasıyla birlikte, idari ve hukuki düzenlemelerin nasıl bir çerçeveye oturtulması gerektiği konusunu gündemine almıştır. Silahlı terör örgütünün varlığının sona erdirilmesinin güvenilir biçimde tespiti ile birlikte eş zamanlı olarak kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve adalet duygusunun tahkimi gibi başlıca konular öncelikle ele alınacaktır. Komisyon; millet adına çözüme ulaştırılacak sorunların müzakeresi, üzerinde uzlaşılan teklif ve tavsiyelerin Türkiye Büyük Millet Meclisine iletilmesi ve bahse konu süreçlere millet adına vaziyet etmek için görev yapmıştır. Komisyonumuz, on yıllardır ülkemizin enerjisini tüketen ve kardeşi kardeşten uzaklaştırmaya çalışanların provoke ettiği bir meseleye yeni bir gözle bakma iradesinin yansımasıdır. Bu çerçevede Terörsüz Türkiye, esasında terörsüz bir bölge demektir. Bu hedef, aynı zamanda bölgenin barış ve esenliğine odaklı bir vizyon olarak tezahür etmiştir." KOMİSYONDA DİNLENEN KİŞİLERİN MUTABAKAT ALANLARI Raporda komisyonda dinlenilen kişileri mutabakat alanları aktarıldı. Raporda ortak zemin, ayrıca toplumsal rıza ve sürecin toplumca sahiplenilmesi konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu, katılımcılık, şeffaflık ve kapsayıcılık ilkelerinin siyaset kurumu, sivil toplum ve akademi çevrelerince güçlü biçimde desteklendiğini ortaya koyduğu ifade edildi. Dile getirilen görüşlerde öne çıkan bir diğer husus, sürecin sadece güvenlik ve örgütün tasfiyesi ekseninde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan bütüncül yaklaşım olduğu belirtilen raporda, "Demokratikleşme, eşit yurttaşlık, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması ile ekonomik kalkınma boyutlarının birlikte düşünülmesi beklenmektedir. Süreç boyunca sıklıkla işaret edilen bir diğer konu, hukuki düzenleme ihtiyacı, silah bırakma ve devamındaki sürecin yönetimi yanında hukuk devleti ve demokratikleşme başlıklarındaki talepler olmuştur. Uluslararası ve bölgesel boyutun önemi, iç huzurun güçlenmesiyle bölgesel istikrarın desteklenmesi ve küresel adalet arayışında Türkiye’nin siyasal ağırlığının artması perspektifiyle, ortak zeminin tamamlayıcı unsuru olarak öne çıkmaktadır" ifadelerine yer verildi. TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’NIN KENDİSİNİ FESHETMESİ VE SİLAH BIRAKMASI Raporda, fesih ve silah bırakmanın istihbarat-güvenlik birimlerince sınırlar dışındaki durumlar dahil tespiti, kamuoyuna yapılan beyanlarla sınırlı bir alan olmadığına dikkat çekildi. Beyanların takip ve teyitle anlam kazanacağının aşikar olduğu belirtilen raporda, silah bırakmanın istihbarat ve güvenlik birimlerince tespiti, ölçülebilir kriterlerle icra edileceği ve bu tespitin, sahadaki doğrulama süreçleriyle desteklenerek kamu düzeni açısından öngörülebilirlik sağlayacağı ifade edildi. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Raporun sonuç ve değerlendirme bölümünde ise, milli iradenin denetim ve imkanlarının aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koyduğu vurgulanarak, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclisin temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve milli iradenin denetim imkânlarını aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koymuştur. Toplantılar boyunca oluşan müşterek kanaat, şiddet ve terörle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönündedir. Tam demokrasiye dayanan yurttaşlık bilincinin, eşitlik temelli kardeşliğin ve kurumsal şeffaflığın kalıcı huzur ve barışı mümkün kılacağı değerlendirilmektedir. Komisyon raporu, idari ve hukuki düzenlemeler için yol gösteren bir çerçeve ortaya koyarken, toplumla uyum adımlarının ertelenemez bir alan olduğunu hatırlatmaktadır. Siyasetin görevi, toplumun farklı seslerini ortak geleceğin dilinde buluşturmaktır" denildi. "TÜRKİYE MODELİ’NİN EN KIYMETLİ KAZANIMI SAĞLAM ZEMİNLER ÜZERİNDE YÜKSELECEKTİR" Türkiye Modeli’nin kıymetli kazanımlarından bahsedilen raporda, "Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, ‘Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" ifadelerine yer verildi. "KOMİSYONUMUZ, TÜRKİYE’NİN BARIŞLA VE KARDEŞLİKLE GÜÇLENECEĞİNİ GÖSTERMİŞTİR" Komisyonunun, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini gösterdiği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi: "Demokratik, çoğulcu ve herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye’yi hep birlikte büyük bir çabayla inşa etmek için hakikatin göz ardı edilmediği, duyguların inkar edilmediği ve siyasetin çözüm üretme cesareti gösterdiği bir anlayışın benimsenmesi hayati önemdedir. Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir. Canları ve kanları pahasına vatanımız için hayatlarını hiçe sayan şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin kardeşlik iradesi, milli bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatıdır. Oluşan müşterek kanaat, sürecin kamu düzenini koruyan, hak ve hürriyetleri genişleten, toplumsal rızayı büyüten ve ortak geleceği kurumsal bir disiplin içinde taşıyan bir yol üzerinde ilerlemesi yönündedir. Bu rapor, çalışmaların ve gelen raporların tümünden süzülen birikimi ve ortak aklı, izleyen dönemde atılacak adımlara rehberlik edecek bir çerçeve hâlinde dikkatlere sunmaktadır. Bundan sonraki safhada, tespit ve takip mekanizmalarının öngörülebilirliği, idari ve hukuki düzenlemelerin açıklığı, toplumsal uyum adımlarının kapsayıcılığı ve Meclis denetiminin sürekliliği belirleyici olacaktır." Komisyon olarak yürütülen çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmeleri içeren raporun kamuoyuna sunulduğu açıklanarak, "Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım, ortak gelecek hedefini ortak projelerle güçlendiren, bölgesel kalkınmayı hızlandıran, sosyal bağları onaran ve ayrıştırıcı senaryoların zeminini daraltan bir bütünleşme üretmeyi esas almaktadır. Böylelikle ortak gelecek hedefimiz, millî iradenin gözetiminde kurumsal teminat kazanacaktır. Türkiye Modeli, meşruiyet, istikrar ve toplumsal barış üreten bir çerçeveye dönüşecektir. Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmelerimizi içeren raporumuz, yasa çalışmalarında esas alınmak üzere siyasi partilerin ve kamuoyunun takdirlerine saygıyla sunulmaktadır" denildi.

'Suriyelilere engelli maaşı bağlanıyor' iddiası üzerine Adana Valiliği açıklama yaptı Haber

'Suriyelilere engelli maaşı bağlanıyor' iddiası üzerine Adana Valiliği açıklama yaptı

Adana Valiliği, sosyal medyada ve bazı basın organlarında yer alan "Suriyelilere engelli maaşı bağlanıyor" iddialarını kesin bir dille yalanladı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve devlet bütçesinden destek almayan sosyal uyum projeleri kapsamında, yalnızca engellilik durumu resmi raporlarla belgelenen kırılgan kişilere yardım sağlandığını belirten Valilik, söz konusu iddiaların tamamen asılsız olduğunu açıkladı. Valilikten yapılan açıklamada, engellilik durumu bulunan veya hane içi koşulları nedeniyle çalışma hayatına katılamayacağı tespit edilen kırılgan durumdaki yabancılara yönelik yürütülen Sosyal Uyum Yardımı (SUY) ve Tamamlayıcı Sosyal Uyum Yardımı (T-SUY) projelerinin tamamının Avrupa Birliği tarafından finanse edildiği ve devlet bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmadığı vurgulandı. T-SUY Projesi kapsamında, engellilik sağlık kurulu raporu veya çocuklar için özel gereksinim raporu ile tam bağımlılık durumu belgelenen kişilere Avrupa Birliği tarafından ek nakit desteği sağlandığı bildirildi. Projeler, Kızılaykart platformu üzerinden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türk Kızılay iş birliğiyle yürütülmekte olup, Göç İdaresi Başkanlığı ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından destekleniyor. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ise sadece sekreterya görevini yerine getiriyor. Valilik, sosyal medyada yer alan “Suriyelilere engelli maaşı bağlanıyor” iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu ifade etti.

Sağlık Bakanlığı rapor ücreti ödeme, adım adım nasıl ödenir? Rapor ödeme ekranı Haber

Sağlık Bakanlığı rapor ücreti ödeme, adım adım nasıl ödenir? Rapor ödeme ekranı

Sağlık Bakanlığı, Haziran 2025 itibarıyla belirli sağlık raporu türleri için ücret tahsil edeceğini duyurdu. Yeni uygulamayla birlikte sağlık raporları için ödeme işlemleri, www.sbos.saglik.gov.tr internet adresinden, SMS sistemiyle veya banka kanalları aracılığıyla yapılabilecek. İşte, sağlık raporu ücreti ödeme süreci, ücret tarifesi ve ödeme yöntemleri hakkında tüm detaylar... Aile sağlığı merkezlerinden alınan çeşitli özel amaçlı sağlık raporları için ücretlendirme dönemi başladı. Sağlık Bakanlığı'nın "Ek-2 Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi" kapsamında düzenlenen raporlar için belirlenen fiyatlar şu şekilde oldu: Tek Hekim Sağlık Raporu: 300 TL Aile Hekimliği Tek Hekim Raporu: 250 TL Sağlık Kurulu Raporu: 1250 TL Silah Ruhsatı Raporu: 1500 TL Sürücü Raporları (Tek Branş): 300 TL Sürücü Raporları (İki Branş): 450 TL Sürücü Sağlık Kurulu Raporu: 750 TL Uçucu Raporu Sınıf I (Sivil): 5250 TL Psiko-Teknik Değerlendirme Psikiyatri Muayenesi: 300 TL Vatandaşlar sağlık raporlarını alabilmek için önce işlem kodu alacak. İşlem kodu alma yöntemleri: www.sbos.saglik.gov.tr üzerinden online başvuru 2023’e SMS gönderimi Aile hekimine fiziki başvuru İşlem kodu alındıktan sonra vatandaşlar ödemelerini online olarak ya da banka havalesiyle gerçekleştirebilecek. ÖDEME KANALLARI: Online ödeme: www.sbos.saglik.gov.tr Havale/EFT: Halkbank: IBAN: TR50 0001 2009 4520 0027 0000 01 VakıfBank: IBAN: TR50 0001 5001 5800 7356 7819 73 Muayene sonrasında ödeme yapılmışsa, e-Rapor e-Devlet ve e-Nabız üzerinden erişime açılacak. Ödeme yapılan ancak rapor düzenlenmeyen işlemlerde, 5 iş günü içinde otomatik iade gerçekleşecek. RAPOR TÜRÜ SMS KISA ADLARI: Sporcu: sporcu Sürücü: surucu Genel Tıbbi Değerlendirme: genel İş Sağlığı ve Güvenliği: iş Hac/Umre İçin Parmak İzi: hac Yivsiz Av Tüfeği: yivsiz Akli Meleke: aklimeleke Örnek SMS: T.C. Kimlik No + boşluk + rapor türü → 2023 Örneğin: 12345678901 surucu → 2023 Aile hekimliğinde yapılan muayenelerin ücretsiz olduğu uygulamada yalnızca rapor düzenlenmesine yönelik işlemler ücretli olacak.

Beton endeksine göre faaliyet canlandı, güven zayıfladı Haber

Beton endeksine göre faaliyet canlandı, güven zayıfladı

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB)  “Hazır Beton Endeksi 2025 Mayıs Ayı Raporu"na göre, 20025 Mart ve Nisan aylarında eşik değer civarında hareket eden Faaliyet Endeksi, 2025 Mayıs ayında önemli bir yükseliş kaydetti. Faaliyetteki bu yükselişe rağmen Beklenti Endeksi mayıs ayında düşüş gösterdi. Güven Endeksi ise oldukça düşük bir seviyeye geriledi. Faaliyet ile Güven endeksleri arasındaki makas, son 4 yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Faaliyetin yükselmesine rağmen güvenin dip yapması, sektörün bu performansı koruyamayacağının en net göstergesi oldu. Son olarak birleşik Beton Endeksi, faaliyetteki yükselişe rağmen nisan ayı seviyesinde ve negatif tarafta bir hareket gösterdi. Mayıs ayında Faaliyet dışındaki endeksler, geçen yılın aynı ayına göre azaldı. En fazla düşüş Güven Endeksi’nde kaydedildi. Faaliyetteki yükselişin, endeksin değerinin eşik değerin üzerinde olmasına rağmen Beklenti ve Güven endekslerindeki gerileme ile birlikte dikkate alınması gerektiğine dikkat çekildi. Beklenti Endeksi ve Hazır Beton Endeksi de benzer oranlarda, geçen yılın aynı ayına göre geriledi. Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Mayıs ayında Faaliyet ile Güven endeksleri arasındaki makas son 4 yılın en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Faaliyetin yükselmesine rağmen güvenin dip yapması, sektörün bu performansı koruyamayacağının en net göstergesidir. Geçen yılın aynı ayına göre faaliyetteki yükseliş, endeksin değerinin eşik değerin üzerinde olmasına rağmen Beklenti ve Güven endekslerindeki gerileme ile birlikte dikkate alınmalıdır. Bu durumda faaliyetteki yükselişin geçici olduğu değerlendirilebilecektir” dedi. Ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, şunları kaydetti: “Jeopolitik gelişmeler başta olmak üzere uygulanan para politikası inşaat sektörünü de etkilemektedir. Son açıklanan Ciro Endeksi sonuçlarına göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında Ciro Endeksi, 2025 yılı nisan ayında yıllık yüzde 32,7 artış kaydetmiştir. Aynı dönemde İnşaat Ciro Endeksi yıllık yüzde 41,0 artış oranı ile ortalamanın üzerine çıkmıştır ancak nisan ayında inşaat sektörünün cirosu yüzde 0,4 artış gösterirken İnşaat Maliyet Endeksi nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,67 artış kaydetmiştir. Buna göre inşaat maliyetlerindeki artışa kıyasla sektörün satışlarındaki artış oldukça sınırlı kalmıştır. Para politikasında Türkiye’nin bir sonraki faz olan ‘faiz indirimi’ koridoruna girmediği sürece inşaat başta olmak üzere ona girdi sağlayan imalat sanayinde yavaşlama ve devamında daralma kaçınılmaz olacaktır.”

6 Şubat depreminin yıl dönümünde Adana'daki Ekim Apartmanı davasında çarpıcı gelişmeler Haber

6 Şubat depreminin yıl dönümünde Adana'daki Ekim Apartmanı davasında çarpıcı gelişmeler

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 42 kişinin yaşamını yitirdiği Adana'daki Ekim Apartmanı davasında tutuklu 3 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davada Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden istenen bilirkişi raporu geldi. Raporda, binada kullanılan malzemelerin kriterlere uygun olmadığı ve eksik olduğu belirtildi. Çukurova ilçesindeki Ekim Apartmanı, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde yıkılmış ve 42 kişi yaşamını yitirmişti. Soruşturma çerçevesinde tutuklanan apartmanın müteahhitleri Tamer Erginkoç ve Cem Akkaya ile o dönem işleri nedeniyle Karadağ'da bulunan binanın teknik uygulama sorumlusu inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçlamasıyla Adana 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın duruşmasına devam edildi. Duruşmaya hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartılan ve Karadağ'da yakalanıp burada 7,5 ay tutuklu kaldıktan sonra Türkiye'ye getirilen mühendis Cüneyt Akkaya, diğer tutuklu sanıklar Tamer Erginkoç ile Cem Akkaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tarafların avukatlarının yer aldığı duruşmada Türkiye Barolar Birliği ve Adana Barosu avukatları da hazır bulundu. Bilirkişi raporunda yapıdaki kusurlar ve malzeme yetersizlikleri tespit edildi Davada Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden beklenen kusur raporu mahkemeye geldi. Dava dosyasına giren 45 sayfalık bilirkişi raporunda, yapıda kullanılan beton ve çeliğin ilgili yıldaki yönetmelik şartlarını, donatı çubuğunun ilgili standartlar için belirtilen kriterleri sağlamadığının tespit edildiği belirtildi. Delil numunelerinin incelenmesinde kullanılan agrega ve granülometresi açısından malzeme kalite yetersizliğinin mevcut olduğu da kaydedildi. Raporda sorumluluk alanları ve kusur derecelerinde ise yapının sorumlusu müteahhit ile teknik uygulama sorumlusu, feni mesul, şantiye şefinin asli kusurlu, zemin ve etüd raporunu hazırlayan firma yetkilileri ile belediyenin yapı kontrol biriminin ise tali kusurlu olduğu belirtildi. Raporda ayrıca, binanın bağımsız bölümleri için alınmış olan yapı kullanım izin belgelerinin bulunmadığı da kaydedildi.Sanıklar eski savunmalarını tekrarladıklarını belirterek, tahliyelerini talep etti. Mahkeme savcısı, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını ve esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak için süre istedi. Daha sonra taraflara mütalaaya ve bilirkişi raporuna karşı söz verildi. Müşteki avukatları sanıkların olası kasıtla cezalandırılmasını talep etti Müştekilerin avukatları, bugünün önemine dikkat çekerek, "Bugün 6 Şubat hepimiz sevdiklerimizi kaybettik. Zor nefes alıyoruz" diyerek savunmalarına başladı. Sanık Cüneyt Akkaya'nın binayı yaparken kötü malzeme kullandığını iddia eden müşteki avukatları, "Bilirkişi tarafından kendisi asli kusurlu bulunmuş. Kendisi inşaat mühendisidir. Ne yaptığını biliyor. Sanıkların bilinçli taksirle değil, olası kastla adam öldürmek suçundan cezalandırılmaları gerekir. Bizim başımıza gelen başkasının başına gelmesin. Bu insanların hak ettiği ceza olası kasıtla verilmeli. Adana'nın deprem bölgesi olduğunu biliyorlar. Yıkım sebebi ve kusurları bellidir. Adalet duygusunun zedelenmemesi için sanıkların olası kasıttan dolayı ek savunmaları alınmalıdır. Bilinçli taksirle verilen cezalar caydırıcı olmuyor, sanıklar korkmuyor" dedi. Sanık Avukatı, yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etti Sanıklardan Cüneyt Akkaya'nın avukatı da müvekkilinin kaçmadığını, 2008 yılından bu yana yurt dışında yaşadığını belirterek, "Bilirkişi raporunda aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz. Çelişkiler var. 6 adet karottan 3 karatot kırıktır. Müvekkilimin asli kusurlu görülmesi yanlıştır. Örselenmiş numunelerle yapılan test gerçeği yansıtmamaktadır. Yeni bilirkişi raporu alınmasını istiyoruz" dedi. Diğer sanıkların avukatları ise, müvekkillerinin binanın yapım öncesi ve sonrasında katılımlarının olmadığını belirterek, "Kendileri kooperatif yöneticileridir. Binanın eksikliklerinden sorumlu değillerdir. Yönetimde diğer üyeler de vardır. O zaman onların da sanık olması lazım. Sağlıklı rapor alınması gerekmektedir" diyerek müvekkillerinin tahliyesini talep ettiler. Mahkeme heyeti, tutuklu müteahhitler ve mühendisin tutukluluklarının devamına karar verip, duruşmayı cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için ileri bir tarihe erteledi.

Grand Kartal Otel yangınına ilişkin şok edici itfaiye raporu: "Yangın mutfaktan başladı, camlardan 50'den fazla kişi kurtarıldı" Haber

Grand Kartal Otel yangınına ilişkin şok edici itfaiye raporu: "Yangın mutfaktan başladı, camlardan 50'den fazla kişi kurtarıldı"

Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel, 21 Ocak’ta çıkan büyük yangınla büyük bir felakete sahne olmuştu. 78 kişinin hayatını kaybetmesi, 51 kişinin ise yaralanmasına neden olan yangına ilişkin hazırlanan itfaiye raporu, olayın tüm boyutlarını ortaya koyuyor. Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından hazırlanan yangın raporunda, yangının mutfak ve restoran bölümünde başladığı, yangının şiddeti ve tahribatın büyük olduğu belirtiliyor. Yangının Başlangıç Yeri: Mutfak ve Restoran Bölümü Raporda, yangının sabah saat 03.30’da başladığı ve ilk müdahalenin otel personeli tarafından yapıldığı kaydedildi. İtfaiye ekiplerinin yangın yerine ulaşmak için 42 kilometre yol kat ettiği ve yaklaşık 500 ton suyla söndürme çalışmalarının gerçekleştirildiği vurgulandı. Yangının mutfak ve restoran bölümünden başladığına dikkat çekilen raporda, "Yangının 4. katta bulunan mutfak/restoran bölümünden başladığı belirlenmiştir. Otel binasında tahribatın fazla olmasından dolayı kasıt unsuru gösterecek herhangi bir bulgu bulunmadığından çıkış sebebinin bilirkişi tarafından değerlendirilmesi önerilmektedir" denildi. Yangının başlangıç noktasının net bir şekilde tespit edilmesi, ilerleyen saatlerde ısı, duman ve alevlerin yukarı doğru hareket etmesi nedeniyle tahribatın özellikle 3. katın üzerinde yoğunlaştığı belirtiliyor. 3. kat sadece yangından etkilenen bir alan olarak tanımlanırken, yangının hızla yayılması ve büyük zarara yol açması otel güvenliği konusunda şüpheleri arttırdı. 50'den Fazla Kişi Camlardan Kurtarıldı İtfaiye raporuna göre, yangının başladığı otel binasının ön cephesinde merdivenli araçlarla yapılan kurtarma çalışmaları sırasında 50'den fazla kişi odalarının camlarından tahliye edildi. Binanın arka cephesine ise kar ve gevşek zemin nedeniyle müdahale edilemedi. Sadece 1 kişi, atlama yatağı ile kurtarıldı. Bunun dışında, yangın sonrası yapılan arama-kurtarma çalışmalarında her katta hayatını kaybeden vatandaşların bulunduğu tespit edilerek tahliye işlemleri tamamlandı. İtfaiye ekiplerinin yanı sıra AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri ve STK’lar da olay yerinde yer alarak, hayatını kaybeden ve yaralanan vatandaşların tahliyesini sağladı. Otel Binası Kullanılamaz Hale Geldi Raporda, yangının otel binasında büyük tahribata yol açtığı ve otelin tamamen kullanılamaz hale geldiği bilgisi yer aldı. "Yangın söndürüldü, soğutma işlemi yapıldı ve olay yeri jandarma ekiplerine devredildi. Binanın tamamında ciddi hasar meydana geldi. Olası güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle bu tür bir tahribatın yaşanmış olması, gelecekteki otel işletmeleri için büyük bir ders niteliği taşıyor" ifadelerine yer verildi. Yangının Çıkış Sebebi: Bilirkişi İncelemesi Gerekiyor Yangının çıkış sebebine dair kesin bir bulguya ulaşılamadığının altı çizilen raporda, yangının büyük ölçüde kolayca tutuşabilen ahşap ve plastik maddelerin etkisiyle hızla yayıldığına yer verildi. Ancak rapor, yangının çıkış sebebinin henüz netleşmediğini ve bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirtti. Yangının kasıtlı bir şekilde çıkarıldığına dair herhangi bir bulgu bulunmamakla birlikte, binadaki güvenlik zafiyetlerinin sorgulanması gerektiği ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.