#Recep Tayyip Erdoğan

İLKHABER-Gazetesi - Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: Şehrini yağmalayana karşı, hizmet edenin yanındayız Haber

Erdoğan: Şehrini yağmalayana karşı, hizmet edenin yanındayız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarına atıfta bulunarak, "Hizmet etmek isteyeni desteklerken, milletin malının çarçur edilmesine de yasal sınırlar çerçevesinde müsaade etmiyoruz. Bundan sonra da aynı çizgide bu yola devam edeceğiz. Hiçbir ayrım yapmadan şehrine hizmet edenin yanında olacağız, yine hiçbir ayrım yapmadan şehrini yağmalayanın karşısında olacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen "Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi"ne katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadının omuzlarındaki yükün her geçen gün arttığına dikkat çekerek, "Kadınlardan bir taraftan geleneksel sorumluklarını yerine getirmeleri, diğer taraftan çalışma hayatı içinde bizzat yer alarak aile bütçesine destek olmaları bekleniyor. Kadınlar eskiden olduğu gibi hem aileyi çekip çevirmeye çalışırken hem de çalışma hayatının zorluklarını omuzlamak zorunda kalıyor. Savaşların, çatışmaların, ekonomik krizlerin yükünü herkesten fazla kadınlar çekiyor. İdeal ve adil bir toplumsal hayat ancak kadınların söz ve hak sahibi olmaları ile mümkündür. Şehir hayatı ve yerel yönetimlerde de kadınların etkin olmaları önemlidir. Her şehir aynı zamanda o insanların yuvasıdır. Kadının olduğu yerde barış olur, kadının olduğu yerde birlik olur, kadının olduğu yerde dirlik olur. Kadın elinin değdiği yerde huzur ve düzen olur. Kadının güçlü olduğu yerde gelişme olur, ilerleme olur, inşa olur. Tıpkı medeniyetimiz gibi şehirlerimizin de anaç karakterde olması işte bu hakikatin tezahürüdür. Kadınların kurucu aklı o kadar kıymetli ki bunu gündelik hayatta eşlerden birinin vefat ettiği ailelerde çok net görebiliriz. Eşlerden evin erkeği rahmetli olmuşsa kadın dirayetiyle, şefkatiyle aileyi kanatları altına alarak tüm bireylere sahip çıkar. Eşi vefat ettikten sonra o ocak sönmüyorsa başında kadın olduğu içindir. O aile dağılmıyorsa kadının kurucu ve kuşatıcı fıtratı sayesindedir. Toplumun çekirdeği olan aile nasıl kadınların fedakarlıkları sayesinde ayakta duruyorsa, toplumsal hayatta da şehirler, ülkeler ve milletler kadınlar sayesinde ayakta durur. Kemal Tahir’in ifadesiyle ‘devletimizi devlet ana yapan kadınlardır’" şeklinde konuştu. "ÜLKEMİZDEKİ KADINLAR AVRUPA’DAKİ HEMCİNSLERİNDEN ÇOK DAHA EVVEL SEÇME, SEÇİLME HAKKINA KAVUŞMUŞLARDIR" Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 91. yıldönümü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün ülkemizde kadın hakları açısından önemli bir düzenlemenin 91. yıldönümüdür. 1930 yılında önce belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı elde eden kadınlar, 1934’te anayasa ve Seçim Kanunu'nda yapılan değişikliklerle milletvekili seçme ve seçilme hakkı kazanmıştır. Böylece ülkemizdeki kadınlar Avrupa’daki hemcinslerinden çok daha evvel seçme, seçilme hakkına kavuşmuşlardır. 1935 yılında yapılan ilk genel seçimlerde 17 kadın milletvekili mecliste temsil hakkına sahip olmuşlardır. Temel hak ve özgürlüklerin kullanımında eşit muamelenin önünü açan bu önemli düzenlemenin 91. yıldönümü kutlu olsun diyor, ülkemizin tüm kadınlarının 5 Aralık Kadın Hakları Günü'nü tebrik ediyorum" diye konuştu. "KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI GAZİ’NİN VEFATINDAN SONRA GELENLER TARAFINDAN SABOTE EDİLMİŞ, ÇEŞİTLİ KISITLAMALARLA AŞINDIRILMIŞTIR" Kadınların tarihimizde de özel bir konumu olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Uygur dönemine ait yazıtlara bakıldığında ‘ana’ sözcüğünün her zaman ‘baba/ sözcüğünden önde geldiği görülür. Tabiri caizse çift başlı kartalın biri kadın, diğeri erkektir. Kartalın bir başı ‘hakan’ ise, diğer başı ‘hatun’dur. Tarihimizde Ertuğrul Gazi’nin annesi Halime Ana gibi, Osmangazi’nin eşi Bala Hatun gibi, Orhangazi’nin eşi Nilüfer Hatun gibi nice öncü ve örnek kadın şahsiyetler vardır. O fedakar kadınları hep şükranla yad ediyoruz, bir kez daha rahmetle anıyoruz. Kadınlar istiklal harbimizde de son derece mühim roller üstlenmişlerdir. Şehir şehir dolaşarak milli mücadeleyi halka anlatan, bebeği kucağında olduğu halde cepheye mermi taşıyan, ‘ben cephe gerisinde değil cephede erkeklerle birlikte savaşacağım’ diyerek işgalcilere kök söktüren yiğit kadınlar, erkeklerle birlikte bu topraklar için can verdiler. Bize özgürçe yaşayacağımız bir vatan bıraktılar. Cumhuriyetimizin kuruluşu ve yükselişinde de kadınlar her zaman ön safta yer aldılar. İşte 1930 ve 34’te yapılan düzenlemelerle kadınların bu mücadelesi onurlandırılarak hakları teslim edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal bu hakkın verilmesinin ardından şöyle demiştir; ‘Medeni memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatle kullanacaktır.’ Bizzat kendi ifadesiyle kadınların liyakat ve salahiyetle kullanmaları için verilen bu hak, Gazi’nin vefatından sonra gelenler tarafından sabote edilmiş, çeşitli kısıtlamalarla aşındırılmıştır" ifadelerini kullandı. "OKULLARDA YÜRÜTÜLEN CADI AVINI NASIL UNUTABİLİRİZ" Kadınların seçme ve seçilme hakkını uzun yıllar özgürce kullanamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görünür görünmez birçok engelle karşılaştılar. Başörtüleri dolayısıyla seçilme hakkından mahrum bırakıldılar. Üniversiteyi kazandıklarında karşılarında ikna odalarını buldular. Mesela kimi zaman kılık kıyafetlerinden, kimi zaman mezun oldukları okullardan ötürü ayrımcılığa uğradılar. 28 Şubat baskıcı atmosferinde binlerce kadın, eğitim, çalışma, kamuda istihdam haklarından feragat etmek zorunda kaldı. Kadınlar yıllarca inanç değerleriyle okulları, eğitimleri ve meslekleri arasında çok travmatik tercihler yapmak mecburiyetinde bırakıldı. Bunların hepsini beraber yaşadık. Şu an bu salonda bulunan arkadaşlarımızın da önemli bir kısmı bunu iliklerine kadar yaşadı. Soruyorum, Meclise başörtüsü ile girdi diye adeta linç edilen kadınları hangimiz nasıl unutabiliriz. Okullarda yürütülen cadı avını nasıl unutabiliriz. Unutmayın, ‘411 el kaosa kalktı’ manşetinin temsilcisi olduğu karanlığı nasıl unutabiliriz. Başörtüsü yasağının sürmesi için Anayasa Mahkemesi'nin kapısında nöbet tutan CHP’yi ve özgürlük düşmanı zihniyetini nasıl unutabiliriz. Bugün sesleri eskisi kadar çok çıkmasa da sosyal medyada, iş dünyasında, siyasette, bürokraside varlığını halen devam ettiren kadın hakları cellatlarını nasıl unutabiliriz. Bunları unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman unutmayacağız" dedi. "MAHKEME KAPILARINDAN AYRILMAYAN MUHALEFETE, KADIN HAKLARI MESELESİNİ MARJİNAL İDEOLOJİLERİNE PARAVAN YAPAN ÇEŞİTLİ YAPILARA RAĞMEN BAŞARDIK" Türkiye’nin AK Parti döneminde kadın haklarında altın çağını yaşadığını söyleyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yıllarca bu meselenin edebiyatını yapanlar hiçbir adım atmazken, biz hanım kardeşlerimizin sosyal hayatta, kamuda, ticarette, siyasette hak ettikleri yere gelmeleri için yoğun bir gayret içindeyiz. Bunu son 23 yılın rakamlarına göz attığınızda zaten görüyorsunuz. Göreve geldiğimizde kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 27,9 idi. 2025 Eylül ayı itibarıyla yüzde 35,7’ye yükseldi. Kadın milletvekili sayısı 24, kadın temsil oranı ise sadece yüzde 4,4 idi. 2023 Mayıs seçimleriyle meclisteki kadın milletvekili sayısı 119’a, temsil oranı ise yüzde 19,83’e çıktı. Kadın muhtarların sayısı 117’den 2 bin 1’e yükseldi. Kadın kamu çalışanlarının oranı 2024 yılı itibarıyla yüzde 43,46’a ulaştı. Kadın valililerimizin sayısını dört katına, kadın kaymakamlarımızın sayısını ise 3,7 katına çıkardık. 2002’de kadın büyükelçilerimizin sayısı sadece 14 iken, bugün 80 kadın büyükelçimiz var. Kadın akademisyenlerin sayısında da ciddi artış oldu. Kadın profesörlerimizin oranı yüzde 24’ten yüzde 36’ya, kadın doçentlerin oranı yüzde 31’den yüzde 44’e, kadın öğretim görevlilerinin oranı yüzde 36’dan yüzde 53’e yükseldi. Sadece 23 yılda bütün bunları başardık. Mahkeme kapılarından ayrılmayan muhalefete, kadın hakları meselesini marjinal ideolojilerine paravan yapan çeşitli yapılara rağmen başardık. Bu mücadeleyi sonuna kadar sizlerle birlikte sürdüreceğiz. İnşallah daha güzel seviyelere yine birlikte geleceğiz." "HİÇBİR AYRIM YAPMADAN ŞEHRİNE HİZMET EDENİN YANINDA, ŞEHRİNİ YAĞMALAYANIN KARŞISINDA OLACAĞIZ" 2019 yerel seçimleri sonrasında yerel yönetimlerde yaşanan değişime dikkat çeken Erdoğan, "Belediyeler iyi çalıştığında merkezi idarenin vizyonunu tamamlayıcı bir işlev görmektedir. Tersi durumda ise vatandaş hak ettiği hizmete kavuşamamakta, iller ve ilçeler arasında halka sunulan hizmetlerin kalitesinde fark oluşmaktadır. 2019 seçimleri sonrasında el değişen birçok belediyede bunu bizzat tecrübe ettik. Hizmet ve eser yerine reklamı önceleyen kifayetsiz kişilerin yönetiminde belediyelerimiz hızla irtifa kaybetti. Daha önce pürüzsüz işleyen hizmetlerde aksaklıklar yaşanmaya başladı. Trafik toplu taşıma temizlik hizmetleri, çevre düzenlemeleri gibi temel hizmet alanlarında bırakın iyiye gitmeyi sorunlar derinleşti, kronikleşti, daha da içinden çıkılmaz hale geldi. Tabii bu sorunlar özellikle yolsuzluk, rüşvet, irtikap, kamu malını talan etme ve bunun yanında ahlak ve hukuk dışı skandallar ne yazık ki Türkiye’yi bir tahribatla karşı karşıya bıraktı. Bütün bunları eklediğimizde ortaya çok daha vahim bir tablo çıkıyor. Biz 86 milyonun sorumluluğunu taşıdığımız için her türlü çabayı gösteriyoruz. Belediyelerin yetişemediği yerlere biz ulaşıyoruz. Kaynakların verimli kullanılması için üzerimize düşeni yapıyoruz. Hizmet etmek isteyeni desteklerken, milletin malının çarçur edilmesine de yasal sınırlar çerçevesinde müsaade etmiyoruz. Bundan sonra da aynı çizgide bu yola devam edeceğiz. Hiçbir ayrım yapmadan şehrine hizmet edenin yanında olacağız, yine hiçbir ayrım yapmadan şehrini yağmalayanın karşısında olacağız" açıklamalarında bulundu.

Erdoğan’dan Özel’e: “Kendi geçmişine baksın, celladı orada bulur” Haber

Erdoğan’dan Özel’e: “Kendi geçmişine baksın, celladı orada bulur”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında muhalefetin sert eleştirilerine yanıt verdi. CHP’nin geçmişi üzerinden eleştirilerde bulunan Erdoğan, Özgür Özel’in kendisine yönelttiği “cellat” ithamına karşılık “aynaya bak” diyerek sert çıktı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik saygısız açıklamalara da tepki gösteren Erdoğan, bu tür ifadelerin kabul edilemez olduğunu belirtti ve gerekli diplomatik girişimlerin yapıldığını ifade etti. Erdoğan’dan Özgür Özel’e sert yanıt: “Cellat görmek istiyorsa aynaya baksın” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kürt kardeşim cellat kim biliyor” diyerek CHP’nin geçmişteki siyasi uygulamalarını hatırlattı. “Ulus Meydanı’nda, İstiklal Mahkemeleri’nde dar ağaçlarında iskemleyi kimin devirdiğini milletim gayet iyi bilir” diyen Erdoğan, CHP’yi geçmişte yaşanan hukuksuzluklarla ve terörle mücadeledeki tavrıyla eleştirdi. Özel’in iddialarını “hedef saptırma” olarak nitelendirerek, “Kendi tarihine baksın, celladı orada görecektir” ifadelerini kullandı. Bahçeli’ye yönelik hakaretlere sert tepki Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik dünkü saygısız açıklamaları kesin bir dille kınadı. “Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidir” diyen Erdoğan, parti sözcüsü ve Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla rahatsızlığın iletildiğini söyledi. Cumhur İttifakı’nın birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğini vurguladı. Ekonomi ve dış politika mesajları Konuşmasında Türkiye ekonomisindeki olumlu gelişmelere de dikkat çeken Erdoğan, “Ekonomimiz 21 çeyrektir büyüyor” dedi. Turizm gelirlerinde rekorlar kırıldığını, büyümenin sürdüğünü ve enflasyon oranlarının düştüğünü aktardı. Ayrıca Türkiye’nin uluslararası platformlardaki dik duruşuna işaret ederek, Afrika ülkeleriyle işbirliğinin güçlendiğini söyledi. 2026 yılında Antalya’da yapılacak COP31 Zirvesi, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO zirvesi gibi önemli uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacaklarını belirtti. Savunma sanayinde büyük başarı Erdoğan, savunma sanayisinde yeni bir dönemin başladığını duyurdu. “KIZILELMA” isimli insansız savaş uçağının test başarılarından bahsederek, Türkiye’nin hava savunmasında önemli bir avantaj kazandığını vurguladı. CHP’nin bu gelişmelere yönelik eleştirilerine de “Gölge etme, başka ihsan istemez” sözleriyle karşılık verdi. Siyasi atmosfer ve seçim mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin yolsuzluk iddiaları ve karamsarlık yayma çabalarına dikkat çekerek, “Biz Türk’üyle, Kürt’üyle tüm Türkiye’yi kucaklamaya devam edeceğiz” dedi. Terörsüz Türkiye hedefinde kararlı olduklarını belirtti ve Cumhur İttifakı’nın güçlü birlikteliğini vurguladı. İktidarın seçim sürecinde engelleme çabalarına rağmen hedeflerine ulaşacaklarını söyledi.

Erdoğan ile Macron telefonda görüştü: Gündem Ukrayna ve bölgesel krizler Haber

Erdoğan ile Macron telefonda görüştü: Gündem Ukrayna ve bölgesel krizler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, görüşme Fransa tarafının talebi üzerine gerçekleşti. İki liderin ajandasında Türkiye-Fransa ikili ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler geniş yer tuttu. Görüşmede, iki ülke arasındaki ticari ve diplomatik ilişkilerin seyri ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Fransa arasındaki iş birliğini ilerletmenin önemine vurgu yaparak, "bu amaç doğrultusunda adımlar atmayı sürdüreceklerini" ifade etti. UKRAYNA İÇİN 'ADİL BARIŞ' VURGUSU Liderlerin gündemindeki en sıcak başlık ise devam eden Ukrayna-Rusya savaşı oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin savaşın adil ve kalıcı bir barışla sona ermesi için yürüttüğü çabalara dikkat çekti. Erdoğan, çözüm için "diplomatik yolların en etkili şekilde kullanılmasının gerektiğini" belirtti. "İSTANBUL SÜRECİ İÇİN TEMASLAR SÜRÜYOR" Türkiye'nin arabuluculuk rolüne değinen Erdoğan, İstanbul sürecinin yeniden canlandırılması adına taraflarla temas halinde olduklarını aktardı. Erdoğan, "Türkiye’nin bir an önce barış kapısının aralanması için elinden geleni yapmaya hazır olduğunu" muhatabına iletti. Ayrıca Erdoğan, "Türkiye’nin ateşkesin sağlanması sürecindeki ve sonrasındaki çalışmalara desteğinin artarak süreceğini" belirterek, küresel barışı tehlikeye atacak adımlardan kaçınılması gerektiği uyarısında bulundu. Görüşmede Ukrayna'nın yanı sıra Kafkaslar, Gazze ve Suriye'deki son durumun da masaya yatırıldığı bildirildi.

Son dakika… Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, Macron ile kritik görüşme yaptı Haber

Son dakika… Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, Macron ile kritik görüşme yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasında karşı tarafın talebi üzerine bir telefon görüşmesi yapıldı. İletişim Başkanlığı, görüşmeye ilişkin ayrıntılı açıklama yayımladı. Açıklamaya göre iki lider, Türkiye-Fransa ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. İletişim Başkanlığı’nın aktardığı bilgilere göre görüşmede, Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik adımlar değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesinin önemine vurgu yaparak bu yönde çalışmaları sürdüreceklerini ifade etti. Erdoğan, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın adil ve kalıcı bir barışla sona erdirilmesi için Türkiye’nin azami çaba gösterdiğini belirtti. İstanbul sürecinin yeniden canlandırılması amacıyla taraflarla temasların devam ettiğini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin barış kapısının aralanması için üstüne düşeni yapmaya hazır olduğunu vurguladı. Görüşmede, ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışa ulaşılması için diplomatik yolların en etkili şekilde kullanılması gerektiğinin altı çizildi. Erdoğan, Türkiye’nin hem ateşkes sürecine hem de sonrasındaki barış çabalarına desteğini artırarak sürdüreceğini belirtti. Kafkaslar, Gazze ve Suriye'deki son gelişmelerin de masaya yatırıldığı görüşmede, bölgesel istikrarı tehlikeye atabilecek adımlardan kaçınmanın önemine dikkat çekildi.

Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' mesajı: "21. yüzyılı Türkiye Yüzyılı haline hep birlikte getireceğiz" Haber

Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' mesajı: "21. yüzyılı Türkiye Yüzyılı haline hep birlikte getireceğiz"

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Dış politikadan ekonomiye, terörle mücadeleden sosyal projelere kadar geniş bir yelpazede konuların ele alındığı toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan millete seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde: Birçok konuyu mütalaa ettiğimiz bir Kabine toplantımızı daha tamamlamış bulunuyoruz. Kabinemizde aldığımız kararların ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını canı gönülden arzu ediyorum. Buradan, hangi siyasi görüşten, hangi etnik kökenden olursa olsun Türkiye için çalışan, Türkiye için dertlenen, kalbi Türkiye için atan herkese, tüm vatandaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. Toplantımızın detaylarına geçmeden evvel bir hususun altını çizmek istiyorum. Aziz milletim, değerli arkadaşlar; küresel sistemdeki çatırdamaların olumsuz etkilerini en fazla hissettiğimiz kırılgan bir dönemden geçiyoruz. Yakın çevremize baktığımızda savaşların, çatışmaların, gerilimlerin, siyasi ve ekonomik dalgalanmaların hiç eksik olmadığı görülüyor. Türkiye’nin içinde yer aldığı bölge, şairin ‘akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader’ anlamını bulan sürecin tam ortasındadır. Daha önceki konuşmalarımda yaklaşan küresel bir kasırgadan bahsetmiş, bunun farklı kıtalarda taşları yerinden oynatacağına dikkat çekmiştim. Türkiye’nin bu kasırgayı suhuletle yönetecek imkân ve kabiliyetlere sahip olduğunu da dile getirmiştim. Dünya kırılgan bir dönemden geçiyor. 2025 yılı itibarıyla çalışkan liyakatlı kadrolarla Türkiye sürecin üstesinden geliyor. Güvenlik adası olma vasfını hamdolsun muhafaza ediyoruz. Muhalefetin karşı çıkmasına rağmen son 23 yılda ülkemize her alanda kazandırdığımız güçlü altyapının değerini bugün çok daha iyi anlıyoruz. Biraz da finansman imkânlarının bol olduğu dönemlerde yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirdiğimiz Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu, Osman Gazi Köprüsü, İzmir Otoyolu ve Çanakkale Köprüsü gibi pek çok projenin stratejik önemi bugün ortaya çıkıyor. Biz bu eserleri yıllardır kullanıyoruz; milletimiz bunlardan yıllardır istifade ediyor. Bu yatırımlar Türk ekonomisine milyarlarca liralık katma değer sağlıyor. Sadece ulaştırmada değil, savunma sanayinden sağlığa birçok alanda da benzer bir tablo söz konusudur. En son koronavirüs salgını döneminde şehir hastanelerimizin nasıl hayat kurtardığını hep beraber gördük. İnsansız savaş uçağımız Kızıl Elma, dünya havacılık tarihinde bir ilke hafta sonu imza attı. Yani her alanda bu dinamizmi, bu atılımı yaşıyoruz. Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim: Şayet biz siyaseti yapılan her işe kulp takmak olarak gören müzmin muhaliflere itibar etseydik, bu muhteşem eserlerin hiçbirini ülkemize kazandıramazdık. BÜYÜME HEDEFİ: 1,9 TRİLYON DOLAR Eser ve hizmet siyasetimizle Türkiye’yi tarihinin en büyük yatırımlarıyla buluşturduk. 238 milyar dolar olan millî gelirimizi yıllık bazda 1,5 trilyon dolara çıkardık. 2028 için hedefimiz, 1,9 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşmaktır. Bugün TÜİK tarafından yüzde 3,7 olarak açıklanan üçüncü çeyrek büyüme rakamları, doğru yolda olduğumuzu göstermiştir. Türkiye ekonomisi kesintisiz büyüme trendini 21 çeyreğe taşımıştır. Büyüme rakamlarının ülkemiz ekonomisi için hayırlı olmasını diliyorum. Sadece ekonomi ve yatırımlarda değil, temel hak ve özgürlüklerde de çok büyük ilerlemeler kaydettik. Reform hamlelerimizle, yıllardır millî iradenin tepesinde ‘Demokles’in kılıcı’ misali sallanan vesayete son verdik. Milletimize, zaten anasının ak sütü gibi helal olan haklarını teslim etmenin yanı sıra demokrasimizin standartlarını yükselttik. Gezi olayları ve 15 Temmuz ihaneti gibi bağımsızlığımıza yönelik kökü dışarıda gelişmeleri milletimizle birlikte bozguna uğrattık. Terörün her çeşidiyle mücadelede tarihî nitelikte başarılar elde ettik. Şimdi bu mücadeleyi taçlandırmak amacıyla hassas bir süreç yürütüyoruz. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİYLE ENGEL KALKACAK" Terörsüz Türkiye süreciyle, ekonomik şahlanışımızın, huzurumuzun ve kardeşliğimizin önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmanın samimi çabası içerisindeyiz. Şunu herkesin, özellikle kan ve kaos tüccarlarının bilmesini isterim: Biz, ihtirasları boylarını aşanların aksine, kökleri çok eskiye uzanan kadim bir devlet geleneğine sahibiz. Merkezinde bulunduğumuz bu coğrafyada tam bin yıldır istiklaline halel getirmeden özgürce yaşayan nadir milletlerden biriyiz. Aynı şekilde biz, ayağına çelme takılınca, yoluna engel konulunca, önü kesilince girdiği yoldan dönecek bir millet de değiliz. Tehditler karşısında ürkecek tehdit diline boyun eğecek bir devlet millet ülke değiliz. Türkiye hedeflerine er ya da geç ulaşacaktır. Tarihimiz bunun sayısız örnekleriyle doludur. Bir kez daha altını çizerek ifade etmek isterim ki; Kürt kardeşlerimizle, Arap kardeşlerimizle ve bölgemizdeki diğer tüm dost ve kardeş topluluklarla kalplerimiz tam bin yıldır beraberdir. İnşallah gelecekte de birlikte atmaya devam edecektir. İster Sünni, ister Şii olsun; ister Kürt, ister Arap, ister Türkmen olsun… Allah korusun, yarın birimizin başı dara düştüğünde başkalarının değil, yine birbirimizin kapısını çalacağız, yine birbirimize sığınacağız. Ev sahibi olduğumuz bu coğrafyada daha nice asırlar boyunca kardeşçe, kader birliği içinde yan yana yaşayacağız. Bu hakikati ne dönemsel hesaplar değiştirebilir ne de bölgemize dışarıdan monte edilenlerin pervasızlıkları gölgeleyebilir. Coğrafyamız artık kana, çatışmaya, teröre, komşunun komşuyu kırdığı kör şiddete doymuştur. Biz meselelere işte bu pencereden bakıyoruz. Türkiye olarak 86 milyon vatandaşımız için ne istiyorsak sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimiz için de aynı iyilikleri murat ediyoruz. Bizi birbirimize düşürerek hepimize kaybettirmek isteyen kaos ve katliam şebekelerine karşı, kardeşlikle hep birlikte kazanmayı savunuyoruz. Bu coğrafyada geleceğine güvenle bakmak isteyen herkes için başka bir yol, başka bir çare, başka bir yöntem yoktur ve olamaz. Umuyor ve inanıyorum ki Terörsüz Türkiye süreciyle bölgemizde tesis edeceğimiz kardeşlik kuşağı, bütün kirli hesapları altüst edecek, asırlık oyunları bozacak ve yeni bir dönemin kapılarını açacaktır. Tahriklere kapılmadan, provokasyonlara aldanmadan, öfkenin diline teslim olmadan bu kuşağın kuvveden fiile çıkması için samimiyetle çalışacağız. Hiç kimsenin kuşkusu ve endişesi olmasın: 86 milyon omuz omuza, gönül gönüle verecek, birlikte çalışacak ve 21. yüzyılı Türkiye Yüzyılı hâline inşallah hep birlikte getireceğiz. 20 Kasım’da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde düzenlenen Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nun kapanış oturumuna katıldık. Bu önemli sempozyumda kentleşme, dijital kültür, aile içi iletişim ve nüfus politikaları gibi kritik pek çok başlık ele alındı. Millî değerlerimizin merkezinde yer alan ailenin güçlendirilmesi, demografik yapımızın iyileştirilmesi ve gelecek kuşakların zengin bir aile mirası devralması için kararlılıkla çalışıyoruz. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, dünyanın en kutsal vazifelerinden birini icra eden öğretmenlerimiz ve yarınlarımızın teminatı öğrencilerimizle külliyemizde bir araya geldik. Aynı programda kurası çekilen 15.000 yeni öğretmen adayımızın atama heyecanını paylaştık. Yeni atanan öğretmenlerimizi tekrar tebrik ediyor, ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında marif davamızı omuzlayan tüm öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum. Aynı gün, Güney Kore Cumhurbaşkanı’nı külliyemizde misafir ettik. Sayın Cumhurbaşkanı ile Türkiye–Güney Kore arasındaki geniş işbirliği imkânlarını değerlendirdik. Çok yakında Hyundai şirketi İzmit’teki fabrikasında yüzde yüz elektrikli araç üretimine başlayacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Güney Kore ile savunma sanayii alanında ortak projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Nükleer güç santraline yönelik görüşmelerimiz de sürüyor. Kore Elektrik Şirketi ile Türkiye Nükleer Enerji Anonim Şirketi arasında imzalanan mutabakat zaptı, süreci bir adım daha ileri taşımıştır. 25 Kasım’da Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle düzenlenen programa katıldık. 2026–2030 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5. Ulusal Eylem Planımızı da bu vesileyle kamuoyuyla paylaştık. Beş hedef, on beş strateji ve yüz otuz faaliyetten oluşan yeni eylem planımızın kadınlarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. 26 Kasım’da külliyemizde düzenlenen 2025 Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’ne iştirak ettik. Ödül sahiplerini bir kez daha gönülden tebrik ediyorum. PAPA İLE İSLAM DÜŞMANLIĞI GÖRÜŞÜLDÜ 27 Kasım’da Katolik dünyasının ruhani lideri, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ve beraberindeki heyeti Ankara’da ağırladık. Görüşmelerimizde aile kurumuna yönelik tehditler başta olmak üzere ortak gündemimizde yer alan meseleleri değerlendirdik. Birleşmiş Milletler çatısı altında 160 üyeye ulaşan Medeniyetler İttifakı girişiminin önemine yeniden vurgu yaptık. Batı’da son dönemde tırmanışa geçen İslam düşmanlığı da gündemimizin ön sıralarındaydı. Gazze’de İsrail’in camileri, okulları, hastane ve kiliseleri hedef alan insanlık dışı saldırılarını dile getirdik. Papa 14. Leo’nun Filistin meselesindeki ilkeli duruşlarını takdirle karşıladığımızı ifade ettik. Bizim de katkımızla sağlanan ateşkesin korunması, insani yardımların bölgeye ulaştırılması konusundaki hassasiyetimizi kendilerine aktardık. Şu bir hakikattir ki, millet olarak ve ülke olarak farklı kimlik ve inançları barış içinde yaşatmak noktasında eşsiz bir tecrübeye sahibiz. Bizi diğer ülkelerden ayıran en önemli özelliklerimizden biri budur. İçinde bulunduğumuz dönemde bu vasfımızın, bu birikimimizin son derece kıymetli olduğuna inanıyorum. 86 milyon olarak biz birlikte Türkiye’yiz, hep birlikte Türkiye’yiz demeyi her daim sürdüreceğiz. 28 Kasım’da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik Teşkilatımıza kazandırdığımız 9.200 yeni aracın hizmete alım törenindeydik. Yeni araçlarımızın hayırlı olmasını diliyor, milletimizin huzur ve esenliği için canları pahasına görev yapan güvenlik birimlerimizin tüm mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Burada şunu da ifade etmek durumundayım: Ana muhalefet ve yandaşları uzun bir süredir, FETÖ’cülerin yurt dışında fonladığı paravan kuruluşların sözde raporları üzerinden suç ve suçluyla mücadelemize gölge düşürmeye çalışıyor. Yapıcı eleştirilerle bu mücadeleye destek olmak yerine, asılsız iddialarla emniyet mensuplarımızın fedakârlıklarını, emeklerini ve elde ettikleri başarıları görmezden geliyorlar. Bunun, gece gündüz demeden kimi zaman canlarını ortaya koyarak görev yapan kolluk kuvvetlerimize haksızlık olduğunu açıkça söylemek mecburiyetindeyim. Uluslararası kuruluşların raporlarına göre dolandırıcılık, hırsızlık, cinsel saldırı, kasten yaralama, uyuşturucu ticareti gibi suçlarla mücadelede, muhalefetin örnek gösterdiği Avrupa ülkelerinden çok daha iyi durumdayız. Elbette gönlümüz tek bir müessif olayın dahi yaşanmamasından yanadır; tek bir insanımızın dahi mağdur olmasını istemeyiz. Ancak hükümetimizin suç ve suçlularla mücadelesi eleştirilirken insaf sınırlarının aşılmamasını, kolluk kuvvetlerimizin olağanüstü çabalarına saygı gösterilmesini haklı olarak bekliyoruz. Bu vesileyle vatanımız uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. 29 Kasım’da, bu sene dördüncüsü düzenlenen İlim Yayma Ödülleri töreninde, ilim yayma ailemizin heyecanına ortak olduk. Üç ayrı dalda ödüllerini tevcih ettiğimiz bilim insanlarımızı tekrar tebrik ediyorum. Kendi alanında ülkemizin en prestijli ödülleri arasında yer alan İlim Yayma Ödüllerine uluslararası boyut kazandırılmasını önemli görüyorum. Neredeyse 25 yıldır büyük bir özveriyle milletimize hizmet eden ilim yayma ailesinin tüm mensuplarına teşekkür ediyor, çalışmalarında Rabbimden üstün başarılar diliyorum. Bu sene Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ev sahipliğinde düzenlenen G20 Zirvesi ile ilgili değerlendirmemi partimizin grup toplantısında yapacağım. Ayrıca Türkiye’nin son 23 yılda Afrika kıtasıyla ilişkilerinde nereden nereye geldiğinin kısa bir özetini de paylaşacağız. Değerli arkadaşlar, bugünkü kabine toplantımızda Avrupa Birliği ile ilişkilerde son dönemde yaşanan gelişmeler dâhil dış politikadaki güncel meseleleri ele aldık. Birliğe tam üyelik, önümüze çıkan engellere rağmen stratejik önceliğimiz olmayı sürdürüyor. KARADENİZ'DEKİ SALDIRILARA UYARI Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın Karadeniz’deki seyir-sefer güvenliğini tehdit eder boyuta geldiği görülüyor. Cuma günü münhasır ekonomik bölgemizde ticaret gemilerinin hedef alınması, endişe verici bir tırmanmayı işaret ediyor. Kendi münhasır bölgemizde seyir, can ve çevre emniyetini tehdit eden bu saldırıları hiçbir şekilde mazur göremeyiz. Bu tarz durumlarla ilgili tüm taraflara gereken uyarıları yapıyoruz. Savaşı bitirmeye dönük son haftalardaki hareketliliği de yakından takip ediyor; gerekli katkıyı yapmaya hazır olduğumuzu her fırsatta ifade ediyoruz. EMEK YOĞUN SEKTÖRE ANADOLU TEŞVİKİ Emek yoğun sektörlerdeki işletmelerin batıdaki büyük şehirlerden Anadolu illerine taşınmasını teşvik ediyoruz. 24 ilimizde kurulacak tesislerde Sosyal Güvenlik Kurumu primlerini 14 yıla kadar hükümet olarak biz karşılıyoruz. Hiçbir sektörümüzü ihmal etmeden, hiçbir şehrimizi ve bölgemizi geride bırakmadan topyekûn yeni bir kalkınma seferberliğine çıkıyoruz. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin diyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suçlulara karşı zerre tolerans yok; hiçbir evladımızı alçaklara kaptırmayacağız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suçlulara karşı zerre tolerans yok; hiçbir evladımızı alçaklara kaptırmayacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suçlulara karşı zerre miskal tolerans göstermeyeceksiniz. Kendini devletin üstünde gören şehir eşkıyalarına, sokak çetelerine, milletin çoluk çocuğuna musallat olan zehir tüccarlarına, evlatlarımızı bize karşı kullanmaya çalışan terör örgütlerine nefes aldırmayacaksınız. Bizim, suçu geçim kapısı haline getirmiş hiçbir alçağa kaptıracak tek bir evladımız, tek bir gencimiz yoktur. Bizim, Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan hiçbir illegal yapıya kaptıracak tek bir vatandaşımız yoktur" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı'nda Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik Teşkilatı için 9 bin 200 yeni aracın hizmete alım törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan burada bir konuşma yaptı. Konuşmasına Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatı bünyesinde görev yaparken hayatlarını kaybeden tüm şehitlere rahmet dileyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı ideal uğrunda yaralanan gazilerimize, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyor, kendilerine sağlıklı, hayırlı ömürler diliyorum. Rabbim sizleri her türlü kazadan, beladan, saldırıdan, görünür ve görünmez musibetten muhafaza buyursun. Hükümet olarak, güvenlik kuvvetlerimizin vazifelerini en iyi şekilde yerine getirmeleri için gerekli her türlü desteği sağlıyoruz. Envanterlerinde bulunan ve ekonomik ömürlerini tamamlayan araçların yenilenmesi çalışmalarını geçen yıl başlattık. Böylece hem görev araçlarımızın niteliğini hem de vatandaşlarımıza sunulan hizmetlerin etkinliğini artırıyoruz. Geçen sene yine burada yaptığımız törenle Jandarma ve Emniyet teşkilatlarımıza 7 bin 204 yeni aracı kazandırmıştık. Bugün de 9 bin 200 aracı daha resmen sizlerin hizmetine veriyoruz. Bu araçlardan 7 bin 80 tanesi emniyetimiz, 2 bin 70 tanesi jandarmamız, 50 tanesi ise sahil güvenliğimiz tarafından kullanılacak. Sokaklarımızda, mahallelerimizde, köylerimizde gördüğümüz her polisimiz ve jandarmamız ile onların varlığını simgeleyen araçlar, vatandaşlarımıza güven verirken, suçluların yüreğine de korku salıyor. Yeni araçlarımızın, zehir tacirleri ve şehir eşkıyalarıyla mücadele başta olmak üzere güvenlik ve asayiş faaliyetlerimizin başarılı şekilde ifasında sizlere yardımcı olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. "SİZLER, ASLA AYRIM YAPMAKSIZIN BU ÜLKEDEKİ HER BİR VATANDAŞIMIZIN HUZUR VE EMNİYETİNİN TEMİNATISINIZ" Güvenlik hizmetlerinin etkinliğinde vatandaşların katkısının çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millet, güvenlik kuvvetlerimize hakkıyla sahip çıkarsa az gayretle büyük mesafe alınır. Çözülmez denilen sorunlar kolayca çözülür. Aşılmaz denilen engeller kolayca aşılır. Yapılmaz denilen işler, Allah'ın izniyle kolayca başarılır. Diğer türlü, ne kadar çok gayret sarf edilse edilsin hedeflenen neticeye ulaşılamaz. Geçmişte biz bunun sıkıntılarını bazı kritik konularda yaşadık. Özellikle terörle mücadelede bir dönem çok vahim hatalar yapıldı. Bu hatalar, sorunun daha da büyümesine, daha karmaşık hale gelmesine yol açtı. Devlet ile vatandaş arasındaki bağ maalesef zarar gördü, yıprandı. Bunun sancısını ise halkımızla birlikte görevini en güzel şekilde yapmaya çalışan güvenlik kuvvetlerimiz çekti. Kendini hukukun, kanunların ve vatandaşın üstünde gören kimi odakların yanlış uygulamalarından dolayı hepimiz ciddi zorluklarla karşılaştık. Güç zehirlenmesi yaşayan bir avuç kibir abidesinin yanlışlarının faturasını millet ve devlet olarak birlikte ödedik. Son 23 yılda attığımız adımlarla yanlışlara son verdik. Hataları telafi ettik. Devlet-millet bağını her yerde daha önce hiç olmadığı kadar güçlendirdik. Geçmişte oluşmuş güvensizlik zeminini el ele vererek ortadan kaldırdık. Güvenliğin arkasına saklanılarak hukukun çiğnenmesine, demokrasinin duraklatılmasına, özgürlüklerin kısıtlanmasına eyvallah demedik. Güvenlik kuvvetlerimizle sivil vatandaşlarımız arasındaki kaynaşmayı, dayanışmayı ve iş birliğini güçlendirdikçe her alanda önemli mesafeler aldık. Şu an insanımızın askerinden polisine, jandarmasından sahil güvenliğine kadar emniyet birimlerimizin tamamına desteği en üst seviyeye ulaşmıştır. Bu olumlu iklimi daha da güçlendirmekte kararlıyız. Şunu asla unutmamanızı rica ediyorum; sizler, asla ayrım yapmaksızın bu ülkedeki her bir vatandaşımızın huzur ve emniyetinin teminatısınız. Sizler, aynı zamanda ülkemizin, milletimizin, bağımsızlığımızın, Türkiye Yüzyılı'na doğru emin adımlarla yürüyüşümüzün güvencesisiniz. Maziden atiye uzanan bu kutlu yürüyüşün hiçbir kesintiye uğramadan, yavaşlamadan, rotasından sapmadan devam etmesi gerekiyor" dedi. "GÜVENLİK KUVVETLERİMİZİN GÜCÜ, AZİZ MİLLETİMİZİN VİCDANINDA EDİNDİKLERİ YERDEN GELİR" Güvenlik kuvvetlerinin gücünün milletin vicdanında edindikleri yerden geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun için şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyorum; güvenlik kuvvetlerimizin gücü, kendilerine verilen yetkiden ve taşıdıkları silahtan ziyade, aziz milletimizin vicdanında edindikleri yerden gelir. Bu gücün etkisini artırmamızın yolu da vatandaşımızın gönlündeki yerimizi pekiştirmemizden geçer. Biz buna, kalpleri ve zihinleri kazanma diyoruz. Peki, vatandaşın gönlünü kazanmak için ne yapacağız? Vatandaşımızın gönlündeki yerimizi nasıl pekleştireceğiz? Bunun da cevabı, Emniyet binalarımızın duvarlarını süsleyen şu sözde saklıdır; ‘Herkesin polisi kendi vicdanıdır. Polis, vicdanı olmayanların karşısındadır.' Aynı durum Jandarmamız ve Sahil Güvenliğimiz için de geçerlidir. Yani, tüm emniyet birimlerimiz, hukuka uyan, kanunlara riayet eden vicdan sahiplerinin emrinde ve hizmetindedir. İster hırsız, ister katil, ister zehir tüccarı, isterse yan kesici olsun, başkasının malına ve canın kasteden vicdansızların ise tam karşısındadır. Yapmanız gerekenler bellidir. Vatandaşımıza karşı saygıyı, tevazu ve yapıcı bir yaklaşımla davranmayı elden bırakmayacaksınız. İnsanımıza güvenlik hizmeti verirken hukukun dışına çıkmayacaksınız" diye konuştu. "BİZİM, SUÇU GEÇİM KAPISI HALİNE GETİRMİŞ HİÇBİR ALÇAĞA KAPTIRACAK TEK BİR EVLADIMIZ, TEK BİR GENCİMİZ YOKTUR" "Görevinizi icra ederken omuzlarınızda taşıdığınız ağır emanetin hakkını vermeye gayret edeceksiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: "Ancak, suçlulara karşı ise zerre miskal tolerans göstermeyeceksiniz. Kendini devletin üstünde gören şehir eşkıyalarına, sokak çetelerine, milletin çoluk çocuğuna musallat olan zehir tüccarlarına, evlatlarımızı bize karşı kullanmaya çalışan terör örgütlerine nefes aldırmayacaksınız. Şunun altını tekrar çiziyorum; bizim, suçu geçim kapısı haline getirmiş hiçbir alçağa kaptıracak tek bir evladımız, tek bir gencimiz yoktur. Bizim, Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan hiçbir illegal yapıya kaptıracak tek bir vatandaşımız yoktur. Bakın, tekrar ifade ediyorum; milletin huzuruna, güvenliğine, çoluk çocuğuna kasteden kim olursa olsun, gözünün yaşına bakmamak sizlerin asli vazifenizdir. Vatandaş size baktığında kendini güvende hissetmeli, ‘İyi ki devletimiz var' demeli. ‘İyi ki Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşıyım' demeli. Bu konuda size desteğim sonsuzdur, tamdır. Suça ve suçlulara karşı yürüttüğünüz her mücadelede, bu devletin başı olarak yanınızdayım. Yanınızda olmaya da devam edeceğim. Sizlerin de görevinizi yerine getirirken insan odaklı, insan merkezli, insana hürmet içinde hareket edeceğinizden hiçbir şüphe duymuyorum. Şunu lütfen unutmayınız; bu millet size güveniyor. Biz sizlere güveniyoruz. İşiniz ne kadar ağır olursa olsun, vazifenizi hakkıyla yerine getireceğinize, emaneti hakkıyla koruyacağınıza yürekten inanıyorum. Bu süreçte sizin hedef alınmanıza, asılsız iddialara maruz kalmanıza, yolsuzluk dosyalarını perdelemek için birileri tarafından size saldırılmasına da eyvallah etmeyeceğimizin bilinmesini istiyorum. Özellikle ana muhalefet aktörlerinin bilerek ya da bilmeyerek alet oldukları bu yıpratma savaşından bir an önce vazgeçmelerini temenni ediyorum. Sizlerden de üç-beş şuursuzun, üç-beş hadsizin kendi ayıplarını örtmek amacıyla savurdukları hezeyanlara prim vermemenizi bekliyorum. Onlar ne yaparsa yapsın, her şeye rağmen siz bu devleti temsil ediyorsunuz. Buradaki her bir kardeşim Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin polisi, jandarması, sahil güvenliğidir. Sizler bu aziz milletin evlatlarısınız. Kimseye aldırmadan, kimseye kulak asmadan temsil görevinizi vakur ve sağduyulu bir şekilde yerine getirmenizi rica ediyorum" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Papa'nın ilk yurt dışı ziyaretinin Türkiye'ye olması çok önemli Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Papa'nın ilk yurt dışı ziyaretinin Türkiye'ye olması çok önemli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. İkili görüşmenin ardından Millet Kütüphanesi'ndeki Cihannüma Salonu'nda düzenlenen ortak basın toplantısında dünyaya önemli mesajlar verildi. "İLK YURT DIŞI ZİYARETİ BİZİM İÇİN ANLAMLI" Papa 14. Leo’nun göreve başladıktan sonra ilk resmi ziyaretini Türkiye'ye yapmasının önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun ilişkileri güçlendireceğine inandığını belirtti. Erdoğan, "Bu özel buluşmanın, Türkiye ile Vatikan arasındaki köklü ilişkileri dostluk, iş birliği ve karşılıklı anlayış temelinde daha da güçlendireceğine inanıyorum. Ziyaret boyunca Türkiye'den yükselen çağrıların Türk-İslam dünyasında ve Hristiyan toplumlarında karşılık bulacağını; barışa, diyaloğa ve umutlara katkı sağlayacağını yürekten temenni ediyorum" dedi. "DOĞU İLE BATI ARASINDA KÖPRÜYÜZ" Türkiye'nin stratejik konumuna ve medeniyet mirasına vurgu yapan Erdoğan, farklı inançların bir arada yaşama kültürüne dikkat çekti. İstanbul'dan Mardin'e kadar birçok şehirde cami, kilise ve sinagogun yan yana olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, "Göreve geldiğimiz 2002 yılından bu yana 100’e yakın kilise, manastır ve ibadethanenin restorasyonunu tamamladık. Yıl sonuna kadar beş eseri daha ibadete açmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "İNSANLIĞIN ORTAK VİCDANINI KONUŞTUK" Görüşmede ikili ilişkilerin ötesinde küresel sorunların da ele alındığını belirten Erdoğan, zorunlu göç, yoksulluk, iklim krizi ve savaşlar gibi konuların masaya yatırıldığını söyledi. Erdoğan, "Bu küresel meydan okumalar karşısında barışı savunan, adaleti temel alan ve merhameti merkeze koyan bir yaklaşımda buluştuğumuzu görmek benim için ayrıca büyük bir memnuniyet kaynağı oldu" şeklinde konuştu. PAPA 14. LEO: "BOĞAZ KÖPRÜSÜ ÜLKENİZİN ROLÜNÜ İFADE EDİYOR" Toplantıda söz alan Papa 14. Leo ise Türkiye'nin birleştirici rolüne atıfta bulundu. Papa, "Boğaz üzerindeki köprü imgesi ülkenizin özel rolünü çok güzel ifade etmektedir. Asya ile Avrupa'yı birleştirmeden önce bu köprü ülkeyi birbirine bağlayarak, adeta duyarlılıkların kesişme noktasını oluşturmaktadır. Hristiyanların ülkenizin beraberliğine katkıda bulunmak istediklerini söyleyebilirim" değerlendirmesinde bulundu.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede yeni dönem: 25 Kasım Resmî Gazete’de yayımlandı Haber

Kadına yönelik şiddetle mücadelede yeni dönem: 25 Kasım Resmî Gazete’de yayımlandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 25 Kasım’da Resmî Gazete’de yayımlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele” konulu 2023/16 sayılı genelge, kamu kurum ve kuruluşlarına kapsamlı yükümlülükler getirdi. Genelge, şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve politikaların etkin uygulanması için çok yönlü tedbirleri içeren ulusal eylem planlarının güçlendirilmesini amaçlıyor. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni genelgede kadına yönelik şiddetle mücadelenin, toplumun tüm kesimlerinin ortak kararlılığını gerektiren çok boyutlu bir alan olduğu vurgulandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının koordinasyonunda 2021–2025 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı'nın yürürlükte olduğuna dikkat çekilirken, tüm kurumlara yeni uygulama ve denetim sorumlulukları tanımlandı. MEVZUATIN ETKİN UYGULANMASI VURGUSU Genelgede, 6284 sayılı kanun başta olmak üzere mevcut mevzuatın etkin uygulanması ve mağdurların adalete erişiminin kolaylaştırılması için gerekli hukuki ve idari tedbirlerin sürdürüleceği belirtildi. Şiddet mağdurlarının gizlilik ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik uygulamaların tüm kamu kurumlarının sorumluluğunda olduğu ifade edildi. KURUMLARA YENİ YÜKÜMLÜLÜKLER Genelgede yer alan tedbirler arasında şu başlıklar öne çıktı: Kamu personelinin şiddetle mücadele konusundaki bilgi ve farkındalığının artırılması, Şiddetle mücadelede toplumsal farkındalık çalışmaları ve eğitimlerin genişletilmesi, Dijital şiddetle mücadele için dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması, Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele kapsamında kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, ŞÖNİM ve kadın konukevlerinin kapasitesinin artırılması, Şiddet mağduruna kriz anı dışında risk analizi temelli erken müdahale yapılması, Kadınların iş gücüne katılımını artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi. VERİ TOPLAMA VE İZLEME MEKANİZMALARI GÜÇLENECEK Kadına yönelik şiddet alanında uluslararası standartlarda veri üretimi için nüfus temelli saha araştırmalarının yapılacağı belirtildi. Kamu kurumlarının bilgi yönetim sistemlerinde veri entegrasyonunu sağlayacak düzenlemelerin yapılması istenirken, izleme ve değerlendirme süreçlerinin sistematik hale getirileceği kaydedildi. YENİ KOORDİNASYON KURULU OLUŞTURULDU 2006/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi yürürlükten kaldırıldı. Bu kapsamda “Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi”nin adı değiştirilerek “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu” kuruldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı başkanlığında oluşturulacak kurulda; TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı, ilgili bakanlar, kurum temsilcileri, YÖK, TÜİK, RTÜK, BTK, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yer alacak. Kurul yılda en az bir kez toplanacak ve gerekli hâllerde alt komiteler oluşturulabilecek. GENELGEDE ÖNE ÇIKAN 5 KRİTİK NOKTA 1. Yeni bir üst kurul oluşturuluyor Genelge, önceki “Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi”nin yerine Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulunun kurulduğunu ilan ediyor. Bu kurul; bakanlar, bakan yardımcıları, TBMM komisyonu, Diyanet, RTÜK, TÜİK, BTK, YÖK, üniversiteler ve STK’lardan oluşan çok geniş kapsamlı bir yapı olacak. 2. Kurul yılda en az bir kez toplanacak Kurul, şiddetle mücadelede tüm politikaların ve uygulamaların izlenmesi, sorunların tespiti ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi görevini üstlenecek. 3. Tüm kurumlara “şiddete sıfır tolerans” talimatı Genelgede tüm kamu kurumlarına; 6284 sayılı kanunun etkin uygulanması, mağdurların gizliliğinin sağlanması, koruyucu ve önleyici tedbirlerin kesintisiz uygulanması zorunluluğu tekrar vurgulanıyor. 4. ŞÖNİM ve kadın konukevlerinin kapasitesi artırılacak Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri ile konukevlerinde personel, fiziki imkân ve hizmet kapasitesinin güçlendirileceği belirtiliyor. 5. Dijital şiddet, risk analizi, veri entegrasyonu ve erken müdahale vurgusu Genelge, önceki yıllardan farklı olarak şu alanlara özel başlık açıyor: Dijital şiddetle mücadele ve dijital okur-yazarlık eğitimleri Risk analizine dayalı erken müdahale sistemi Tüm kurumların veri entegrasyonunun sağlanması Nüfus temelli saha araştırmalarıyla kanıta dayalı politika üretimi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.