#Recep Tayyip Erdoğan

İLKHABER-Gazetesi - Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Devlet erkanı ve siyasi liderlerin Ramazan Bayramı programları netleşti Haber

Devlet erkanı ve siyasi liderlerin Ramazan Bayramı programları netleşti

Ramazan Bayramı vesilesiyle siyaset dünyasının önemli isimleri farklı şehirlerde aileleriyle ve partilileriyle bir araya gelmeye hazırlanıyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, devlet erkanı ve parti liderlerinin programları netlik kazandı. DEVLET ZİRVESİNİN BAYRAM AJANDASI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bayramı Rize'de geçirecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş bayram süresince İstanbul'da bulunurken, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Ankara'da olacak. Ana muhalefet lideri CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise bayramı memleketi Manisa'da ailesiyle birlikte karşılayacak. BAŞKENTTEKİ BAYRAM MESAİSİ VE ZİYARETLER MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı boyunca Ankara'da kalmayı tercih eden isimler arasında yer alıyor. Bahçeli, bayramın ilk günü partinin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in kabrini ziyaret edecek, ardından Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı üyeleriyle buluşacak. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu da bayramı Ankara'da geçirecek liderler arasında. Ağıralioğlu, bayramın üçüncü günü genel merkez binasında partililerle bayramlaşma törenine katılacak. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, partilerinin Nevruz programları kapsamında İstanbul, Diyarbakır ve Van illerinde bulunacak. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bayram adresini İstanbul olarak belirledi. Diğer liderlerin programları ise şu şekilde şekillendi: BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ilk gün Eskişehir, ikinci gün Ankara'da; DSP Genel Başkanı Önder Aksakal İzmir'de; Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal Afyonkarahisar'da; Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan Kayseri'de ve HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu Batman'da bayramı karşılayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Savaş büyümeden bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Savaş büyümeden bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yarın milletin ortak değerlerinin, ortak geçmiş ve gelecek tasavvurunun en veciz nişanesi, milli mutabakat metni olarak gördükleri İstiklal Marşı'nın kabulünün 105. yıl dönümünü idrak edeceklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı'nın vatanın umumi manzarası açısından nasıl bir ahvalde yazıldığını, devrin maarif vekili Hamdullah Suphi Bey'in, "'O günlerde cepheler arka arkaya çökmekteydi. Eskişehir'in sükutu hatta Ankara'nın istilası gün meselesiydi. Hükümetin Sivas'a kadar çekilme hesabı vardı. Ordu her an Sakarya gerisine çekilmek üzereydi. Askerlerimizin maneviyatı son derecede sarsılmıştı'." ifadeleriyle anlattığını anımsattı. Erdoğan, vatan topraklarını hızla kara bulutların kapladığı bir dönemde merhum Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı'nın 12 Mart 1921'de TBMM'de tekrar tekrar okunduğunu, ayakta dinlendikten sonra alkışlar ve gözyaşları eşliğinde Genel Kurul'un ekseriyeti azimesi ile milli marş kabul edildiğini belirtti. "Bu topraklarda, ezelden ebeden hür yaşamış milletimizi esir etmeyi amaçlayan emperyalist kuşatmaya karşı verilen Milli Mücadele, kahraman ordumuza ithaf edilen İstiklal Marşı'mızın kabulüyle kelimelerden mürekkep bir sancağa kavuşmuştur" ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İstiklal Harbi'mizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal, Meclis Başkanı sıfatıyla gözyaşlarının sel olup aktığı o tarihi günlerde bu hakikati şöyle dile getirmiştir: 'Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır. İstiklal Marşı'nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En beğendiğim yeri şu mısralardır. Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet. Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal. Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır. Bu demektir ki, efendiler Türk'ün hürriyetine dokunulamaz'." "MİLLET OLARAK HİÇBİR ZAMAN KORKMADIK, KORKMUYORUZ VE KORKMAYACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece yazıldığı günler bakımından değil muhteviyatı bakımında da İstiklal Marşı'nın, son devletin kurucu belgesi ve yapı taşı olduğunu dile getirdi. İstiklal Marşı'nın aynı zamanda milletin bağımsızlık beyannamesi ve hürriyet iradesinin manifestosu olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bunun için İstiklal Marşı'mız, peygamber efendimizin çetin ve çileli hicret günlerinde yol arkadaşı Hazreti Ebubekir'e seslenişinden ilhamla 'Korkma' diye başlar. 'Korkma. Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak. Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak. O benimdir o benim milletimindir ancak'. Evet, millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl bin yıldır alnımız ak, başımız dik bir şekilde hür yaşadıysak inşallah kıyamete kadar yine hür yaşayacağız. Kendisi muazzam bir şair olmasının yanı sıra hayatı daha muhteşem bir şiir olan Mehmet Akif, İstiklal Marşı ile ilgili şunları ifade etmişti: 'O şiir bir daha yazılmaz, onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın'. Ben de bugün Cenabıallah bu ülkeye ve bu aziz millete bir kere daha İstiklal Marşı yazmayı gerektirecek şartlar göstermesin diyorum. Burada özellikle, önceki hafta yaşanan süfli ve seviyesiz tartışmalar babında yayımladıkları rezil bildirilerle devletimizin kurucu kodlarına ve milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşı'mızı bir kez daha okumalarını, anlayana kadar tekrar tekrar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum. Bilhassa şu mısralar, Türk milletinin asli kimliğinin ne olduğunu, Türkiye'yi hangi iradenin kurduğunu, bu devletin hangi esaslar üzerine bina edildiğini anlamalarına çok yardımcı olacaktır. 'Ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli, değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli'." "KİM HANGİ BİLDİRİYİ YAYIMLARSA YAYIMLASIN BİZİ BİZ YAPAN HASLETLERE SIKI SIKIYA SARILACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz.Kim ne derse desin, hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız" ifadelerini kullandı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hiçbir dahili ve harici bedhahın bu hasletlere zarar vermesine, irademizi kırmasına, bu milleti sahte ve sanal korkularla esir almasına müsaade etmeyeceğiz. 86 milyon hep birlikte birbirimizin hukukuna ve Türkiye Cumhuriyetinin hukukuna canımız pahasına sahip çıkacağız." ABD İLE İSRAİL'İN İRAN'A YÖNELİK SALDIRILARI Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin şunları kaydetti: "Türkiye olarak çevresindeki krizlere duyarsız kalan, kriz anlarında dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz. Bu savaş büyümeden bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi, yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetine binaen çok dikkatli konuşuyoruz. Türkiye'yi etrafını saran ateşten korumak için temkinli hareket ediyoruz. Biz bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da 'bu Şii'dir, bu Sünni'dir, bu Türk'tür, bu Kürt'tür' diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Bizim 'Sünnilik, Şiilik' gibi bir dinimiz yok. Bizim tek dinimiz var, o da İslam." "BİZ, BÖLGEMİZİN HER KARIŞINDA VE KÖŞESİNDE SULHU SÜKUNUN HAKİM OLMASINDAN YANAYIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Siyonist katliam şebekesinin, 'elin taşıyla elin kuşunu vurma' oyununa kesinlikle gelmemeliyiz. Başta mezhep kavgası olmak üzere bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryolara karşı da gerekli tedbirleri alıyoruz. Bu millet namahremine uzanacak eli geçmişte olduğu gibi bugün de yarın da çelik gibi iradesi ve cesaretiyle kıracak güçte, azimde, kudret ve kuvvettedir. Türkiye edilgen konumdan çıkmış, bölgesinde denklem, oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye'ye el uzatanın eli yanar, dil uzatanın dili yanar. Biz macera peşinde değiliz, gerilim peşinde asla değiliz. Biz, bölgemizin her karışında ve köşesinde sulhu sükunun hakim olmasından yanayız. im olursa olsun hiçbir ülkenin egemenliğinde gözümüz yok ama topraklarımıza göz diken ve macera arayan olursa ona da 'hodri meydan' demekten çekinmeyiz." EMEKLİLERİN BAYRAM İKRAMİYELERİ ÖDEMELERİ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini bayram öncesi hesaplara yatıyoruz. Bu ayki emekli maaş ödemelerini öne çekerek 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz" diye konuştu.

Pezeşkiyan ve Erdoğan’dan kritik telefon trafiği: Füze iddialarına ortak komisyon teklifi Haber

Pezeşkiyan ve Erdoğan’dan kritik telefon trafiği: Füze iddialarına ortak komisyon teklifi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bölgesel gerilimin tırmandığı bir dönemde kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İran Cumhurbaşkanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre zirvede; ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sonrası şekillenen yeni bölgesel denklemler ve Ankara-Tahran hattındaki ikili ilişkiler masaya yatırıldı. Görüşmenin odağında, üçüncü tarafların bölge ülkeleri arasındaki güveni sarsmaya yönelik faaliyetleri yer aldı. ORTAK İNCELEME EKİBİ KURULMASI GÜNDEMDE Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, İran’ın Türkiye topraklarına füze saldırısı gerçekleştirdiğine dair ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Bu tür dezenformasyonların iki ülke arasındaki köklü bağları hedef aldığını belirten Pezeşkiyan, "İran’ın Türkiye’ye füze saldırısı düzenlediği yönündeki iddialardan kaynaklanan yanlış anlaşılmanın giderilmesi amacıyla İran’a düşman ülkeler ve rejimler tarafından ortaya atılan iddiaları incelemek üzere ortak bir ekip kurmaya hazırız." ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, kurulacak bu mekanizma sayesinde iki dost ülke arasındaki ilişkilerin dış kaynaklı propaganda faaliyetlerinden korunacağını dile getirdi. BÖLGESEL GÜVENLİK VE EGEMENLİK VURGUSU İsrail ve ABD’nin bölge komşuları arasında nifak tohumları ekmeye çalıştığına dikkat çeken Pezeşkiyan, İran'ın gerilimi düşürmeye yönelik kararlılığını yineledi. Ancak bu sürecin bir şartı olduğunu hatırlatan İranlı lider, komşu ülkelerin hava sahası, kara parçası ve sularının İran halkını hedef alan saldırılar için kullandırılmaması gerektiğini belirtti. Pezeşkiyan ayrıca, Türkiye’nin bölge barışı için sergilediği diplomatik çabalar ile İran’da yaşanan son hadiseler sonrası iletilen taziye ve dayanışma mesajları için Ankara’ya teşekkürlerini sundu. DİPLOMASİ VE İÇ İŞLERİNE SAYGI PRENSİBİ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise görüşmede, İran’ın eski Dini Lideri Ali Hamaney’in vefatı ve Minab kentindeki saldırıda hayatını kaybeden sivil vatandaşlar için taziyelerini iletti. İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney’e görevinde başarılar dileyen Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel istikrarı koruma vizyonunu paylaştı. İran’ın iç işlerine yönelik müdahalelerin kabul edilemez olduğunun altını çizen Erdoğan, tırmanan gerilimin hiçbir aktörün uzun vadeli çıkarına hizmet etmeyeceğini ifade etti. ANKARA-TAHRAN HATTINDA DİPLOMATİK ÇÖZÜM Türkiye’nin İran ile karşı karşıya gelme gibi bir niyetinin asla bulunmadığını net bir şekilde ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki zorlu şartların farkında olduklarını belirtti. Diplomasi kanallarının her zamankinden daha fazla açık tutulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin mevcut imkanları dahilinde tansiyonu düşürecek her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan İran-İsrail gerilimi açıklaması: 28 Şubat'tan beri teyakkuzdayız Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan İran-İsrail gerilimi açıklaması: 28 Şubat'tan beri teyakkuzdayız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu. Toplantıda özellikle İran krizi ve bölgedeki yansımalarını ele aldıklarını söyleyen Erdoğan, ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarıma ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini açıkladı. İran-ABD ve İsrail çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması dahil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa konuşmamın hemen başında açık açık söylemek isterim: Hükümet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız. Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor. Hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbiri ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz" diye konuştu. "ANA MUHALEFETİN NE YAZIK Kİ ELLE TUTULUR BİR DIŞ POLİTİKA VİZYONU YOK" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın kendi seçmeni dahil artık kimsenin umursamadığı söylemlerini ise ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde halen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletime, ferasetine havale ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa bu mantık örgüsü ve söylem düzeyiyle muhatap olmak bizlere gerçekten ağır geliyor. Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz. Bir defa şunun herkes tarafından görüldüğüne inanıyorum; Ana muhalefetin ne yazık ki elle tutulur bir dış politika vizyonu yok. Diplomasi birikimi, kriz yönetim tecrübesi deseniz zaten yok. Peki bunun yerine ne var? Dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümleleri var. Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili önyargıları var. Bilinç altında gizledikleri kompleksleri var. Bugün de dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor. Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyorlar. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bakınız bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır. İnanıyorum ki sizler de takip ediyorsunuz" ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE CUMHURİYETİ DİPLOMASİ, SAVUNMA VE İSTİHBARAT BAŞTA OLMAK ÜZERE HER ALANDA GÜÇLÜDÜR, MUKTEDİRDİR" Türkiye’nin izlediği siyasetin dünyada övgüler aldığından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa'dan Asya'ya pek çok ülke Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsediyor. Milletimiz bize oy versin veya vermesin. Kabinemizin nasıl ince bir siyaset izlediğini anlıyor ve bunun için bizlere dua ediyor. Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti hükümetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz. Aziz milletim şunu ülkemize kem gözle bakanlar dahil herkesin çok iyi bilmesini isterim; Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir. Her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir. Ortada durumu içler acısı halde olan tek bir kişi ve yapı vardır. O da Türkiye'nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır. ‘Biz iktidarda değilsek sorumlu hareket etmek zorunda değiliz’ tavrı yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur. Açıkçası daha düne kadar ‘balıklar ürküyor’ bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir ufuksuzluktan bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran batılı ülkelere ‘Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz’ diyerek selam çakan bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemiyoruz. Ancak yine de 86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen onlara bugün şu çağrıyı yapmak istiyorum. Kendi siyasi ikbalini mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma, ona buna sataşma günü değildir. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükümetimizin Türkiye'yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 5. yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi, 13.5 yıl boyunca devam eden Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafında olduğunu söyledi. Erdoğan, çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduklarını, ilk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içinde olduklarını da sözlerine ekledi. "KRİZİN ÖZELLİKLE EKONOMİK ETKİLERİNİ ASGARİ DÜZEYDE TUTMAK İÇİN DİNAMİK BİR SÜREÇ YÖNETİMİYLE GEREKLİ TEDBİRLERİ ALIYORUZ" Daha fazla büyümeden krize bir çıkış yolu bulabilmek amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüştüğünü söyleyen Erdoğan, "Dışişleri Bakanımız aynı şekilde 50'nin üzerinde telefon görüşmesi yaptı. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız ve diğer arkadaşlarımız muhataplarıyla sürekli temas halindeler. Başta hazine maliye, enerji, ulaştırma, tarım olmak üzere bakanlarımız kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ediyor. Konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi hiçbir şeyi şansa bırakmıyoruz. Krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri alıyoruz" dedi. "PROAKTİF BİR YAKLAŞIMLA ATTIĞIMIZ ADIMLAR SAYESİNDE PİYASALARIMIZ SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE İŞLEMEYE DEVAM EDİYOR" Savaşın başladığı 28 Şubat'tan beri tedbirler kapsamında neler yaptıklarına değinen Erdoğan şöyle devam etti: "Bölgemizde yaşanan çatışmalar, enerji ve emtia fırsatlarından ticarete, turizmden tedarik zincirlerine birçok başlıkta belirsizlikler oluşturuyor. Hiç şüphesiz bu tür kaotik durumlar hazırlıksız yakalanan ekonomiler için birer tehdit, hazırlıklı olanlar için ise yönetilebilir süreçlerdir. Biz hamdolsun ikinci kategoride yani belirsizliği yönetebilme kabiliyetine sahip ülkeler arasında yer alıyoruz. Geçmişte pek çok küresel krizden ve bölgesel gerilimden yara alarak değil, güçlenerek çıkmış bir ülkeyiz. Ekonomi yönetimimiz bu anlamda ciddi bir deneyime sahiptir. Dış şoklara karşı direncimiz eskiye nazaran bugün çok daha güçlü. Merkez bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarında. Finansal sistemimiz sağlam sermaye yapısı ve güçlü likidesiyle her türlü riski absorbe edebilecek kapasitededir. Proaktif bir yaklaşımla attığımız adımlar sayesinde piyasalarımız sağlıklı bir şekilde işlemeye devam ediyor. 28 Şubat'tan bu yana merkez bankamız Türk lirası ve döviz likidesini etkin biçimde yönetmek üzere gerekli tedbirleri aldı. Sermaye piyasası kurulu ve Borsa İstanbul piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki ani yükselişlere rağmen dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Vatandaşlarımızı enerji fiyatlarındaki olası artışlardan korumak amacıyla Eşel Mobil sistemini geçici olarak devreye aldık. Aziz milletim enerji arz güvenliğinde yaptığımız yatırımlar, imzaladığımız anlaşmalar ve aldığımız önlemler sayesinde herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz. Yurt içi ham petrol üretimimizi 2025'de bir önceki yıla göre yüzde 26 artışla 48 milyon varile ulaştırdık. Aynı dönemde kaynak çeşitliliğimizi artırmak adına 15 farklı ülkeden petrol tedarik ettik. Halihazırda günlük net ithalatın 90 günlük kısmına tekabül eden miktarda ulusal petrol stoku olarak depolama tesislerimizde muhafaza ediliyor. BOTAŞ geçtiğimiz dönemde aynı şekilde uluslararası enerji şirketleri ile çok sayıda doğalgaz ve LNG anlaşması imzaladı. Muhtemel arz kesintilerine karşı enerji terminallerimiz ve doğalgaz depolama tesislerimizin mukavemet kabiliyetini ciddi oranda güçlendirdik. Yükselen talep trafiğine rağmen kullanıcıların akaryakıta erişiminde de herhangi bir aksamaya mahal vermiyoruz. Yani enerji boyutunda hamdolsun her şey kontrolümüz altında. Tarımda gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık. Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temin edilmesi amacıyla yüzde 6,5 olan gümrük vergisini sıfıra indirdik. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerinin ihracatını durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesi için gerekli tedbirleri aldık. Ülkemizde tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda Allah'ın izniyle bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ticaretimizin olumsuz etkilenmemesi için de gerekeni yapıyoruz. Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk gibi usulsüz uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla denetimlerimizi yoğunlaştırdık. İran sınırındaki üç gümrük kapımızda herhangi bir sorun ya da yoğunluk bulunmuyor. Savaştan etkilenen 15 ülkedeki ticari ve ekonomik faaliyetler ticaret müşavirliklerimiz ve ataşelerimiz tarafından dikkatlice takip ediliyor. İş insanlarımızın sağlık ve güvenlik durumlarında herhangi bir olumsuzluk şimdilik söz konusu değildir. Burada geleceğe dair umutlarımızı artıran bir haberi de paylaşmak isterim. Avrupa Birliği Komisyonu yayınladığı son taslakla Avrupa Birliği menşei şartının gümrük birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünleri de kapsaması gerektiğini belirtti. Bunu doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz. Aynı yapıcı yaklaşımın müteakip aşamalarda da sürdürülmesini temenni ediyoruz." "HUDUT GÜVENLİĞİMİZİ HER TÜRLÜ HAVA VE ARAZİ ŞARTLARINDA YAKLAŞIK 60 BİN PERSONELLE SAĞLIYORUZ" 28 Şubat'tan beri savunma ve güvenlik tedbirleri konusunda da ihtiyaç duyulan tüm adımları attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "F-16'larımız havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla muhtemel tehditlere karşı hava sahamızı 7-24 gözlemliyoruz. Hava savunma harekat merkezlerimizin tamamı aynı esaslarla faaliyete geçmiş durumda. Kara, deniz ve hava kuvvetleri unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her türlü hava ve arazi şartlarında yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz. 4 Mart'ta İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra ülkemize yöneldiği tespit edilen füze NATO tarafından etkisiz hale getirildi" diye konuştu. "TÜRKİYE'NİN DOSTLUĞUNU ZORA SOKACAK SON DERECE YANLIŞ VE PROVAKATİF ADIMLAR ATILMAYA DEVAM EDİLİYOR" İran tarafından ateşlendikten sonra Türkiye’ye yöneldiği belirlenen füzenin imhasının ardından İran makamlarına gerekli ikazların yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu hususu altını çizerek ifade etmek durumundayım: Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provakatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir. Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir. Ateşin daha fazla yayılmaması daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır. Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum. Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eşgüdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin savunmasının arttırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağımızı ve hava savunma sistemlerini adaya konuşlandırdık. İki devlet tek millet şiarıyla hareket ettiğimiz can Azerbaycan başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle de dayanışma halindeyiz. Aynı şekilde bölgedeki terör unsurlarının faaliyetlerini de anbean izliyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizi sekteye uğratacak bölgemizin huzuruna ve istikrarına darbe vuracak her türlü senaryonun en güçlü şekilde karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyorum. Kimse yanlış hesap yapmamalı. Siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşmemelidir. Irak Kürt bölgesindeki kardeşlerimizin yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, bu oyuna gelmeyeceklerine yürekten inanıyoruz" açıklamasında bulundu. "ŞU AN İÇİN SINIR HATTIMIZDA HERHANGİ BİR SORUN YA DA HAREKETLİLİK YOK" Hudut güvenliği ve bölgede yaşanan gelişmelere dayalı alınan diğer tedbirlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Şu an için sınır hattımızda herhangi bir sorun ya da hareketlilik yok. Sınır hattında, hudut kapılarında ve ilgili illerimizde önleyici tedbirlerimizi artırdık. Kurumlar arası iş bölümünü netleştirdik. İhtiyaç halinde devreye alınacak uygulama planlarını, koordinasyon merkezlerimizi ve müdahale mekanizmalarını hazır tutuyoruz. Çatışmaların başlamasıyla birlikte sivil havacılık ve denizcilik sektöründeki tedbirlerimizi de süratle aldık. Çatışma öncesi dönemde İran seferlerini azaltarak uçuşları gündüz saatlerine çekmiştik. 28 Şubat'tan sonra ise İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye hava sahaları kapandığı için bu ülkelere seferleri durdurduk. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için alternatif planlamalar yaptık ve seferleri Riyad, Cidde, Medine ve bilhassa Muscat üzerinden sürdürdük. Bölgede Türk bayraklı gemimiz olmamakla birlikte sahibi Türk olan 15 gemiyi ve görev yapan 174 Türk denizcimizi yakından izliyoruz. Karayolu tarafında ise taşımacılara olası saldırı risklerine karşı alternatif güzergah olarak Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan güzergahlarını kullanmalarını önerdik ve ilgili ülkelerle koordinasyonu sağladık. Hava sahası ve havalimanlarında oluşabilecek muhtemel değişiklikler ilgili birimlerimiz tarafından yakından takip ediliyor." "MALUM ÇEVRELER TARAFINDAN KÖRÜKLENEN KAMPANYALARA RAĞMEN BİZ TÜRKİYE YÜZYILI ROTAMIZDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ VE YÜRÜYECEĞİZ" Türkiye’nin emin ve ehil kadroların ellerinde ve güvende olduğunun altını çizen Erdoğan, "Özellikle yabancı basında son günlerde koro halinde senkronize şekilde yürütülen kampanyalar, Allah'ın izniyle Türkiye'ye hiçbir zarar veremez. Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değildir. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır. Malum çevreler tarafından körüklenen kampanyalara rağmen biz Türkiye yüzyılı rotamızda emin adımlarla yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Karanlık mahfillerde yazılan kanlı senaryoların hiçbiri işe yaramayacak. Dili dualı bu millete tuzak kuranların hevesleri yine kursaklarında kalacak. Bugüne kadar her yolu denediler, tüm maşalarını üzerimize saldılar ama başaramadılar. İnşallah bundan sonra da başaramayacaklar" diye konuştu.

Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 72. yaş gününde 72 gül ve özel tablo hediye etti Haber

Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 72. yaş gününde 72 gül ve özel tablo hediye etti

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 72’nci doğum günü vesilesiyle özel bir kutlama mesajı ve hediye gönderdi. Siyasi kulislerde yankı uyandıran bu jest, partinin resmi sosyal medya kanalları aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu. 72. YAŞA ÖZEL 72 ADET GÜL Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni yaşını simgeleyen 72 adet gülden oluşan özel tasarım bir buketi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne iletti. Doğum günü tebriğinin en dikkat çeken parçası ise el işçiliğiyle hazırlanan ve derin dini semboller barındıran sanatsal bir tablo oldu. TABLONUN DERİN ANLAMI VE MANEVİ SEMBOLLERİ MHP lideri tarafından gönderilen tablo, klasik sanat ile modern lazer gravür tekniklerinin birleşimiyle tek nüsha olarak üretildi. Partiden yapılan resmi açıklamada, tablonun içeriği ve teknik detayları şu ifadelerle aktarıldı: "Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan beyefendinin 72. yaş gününü kutlayarak zat-ı devletlerine 72 gül’den oluşan bir çiçek ve İslam ülkelerine ait harita lazer gravür olarak hazırlanmış, üst kısmında Allah (C.C.) ismi, alt kısmında Hz. Muhammed (S.A.V.) ismi yer alırken, harita içerisinde Fetih Suresi 1. ve 2. ayetlerin bulunduğu; köşelerinde dört halifeye ait isimlerin yer aldığı; Anadolu Türk desenleri yine lazer gravür olarak işlenmiş, zirkon taşlarla süslenmiş ve kuyum işçiliği marifeti ile metal katmanlar halinde hazırlanıp özel bir mine boyama yöntemi kullanılarak renklendirilmiş, sanatsal bir ahşap çerçeve içerisinde tek adet olarak hazırlanan bir tablo göndermişlerdir." Söz konusu hediye, Cumhur İttifakı'nın iki lideri arasındaki güçlü diyaloğun ve karşılıklı saygının bir nişanesi olarak değerlendirildi.

Recep Tayyip Erdoğan'dan Bahçeli'nin "İmralı statüsü" çağrısına net yanıt Haber

Recep Tayyip Erdoğan'dan Bahçeli'nin "İmralı statüsü" çağrısına net yanıt

AK Parti Grup Toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündemdeki en sıcak başlık olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısını değerlendirdi. Basın mensupları Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Bahçeli'nin dünkü grup toplantısında dile getirdiği "İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır" şeklindeki sorusunu yöneltti. "ADALET BAKANLIĞI TARAFINDAN İŞLETİLİYOR" Cumhurbaşkanı Erdoğan bu soru üzerine İmralı'daki mevcut durum hakkında kısa bir açıklama yaptı. Erdoğan verdiği yanıtta İmralı'nın şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığı tarafından işletildiğini belirtti. BAHÇELİ NE DEMİŞTİ? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dün partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında yeni bir tartışma başlatmıştı. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın sürece hizmet ettiğini savunan Bahçeli çözüm komisyonunun ortak raporunu değerlendirirken yasal düzenlemelere işaret etmişti. MHP lideri konuşmasında 27 Şubat çağrısının barışçıl arayışları destekleyen demokratik bir eşik olduğunu vurgulayarak PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorununun nasıl ele alınacağını sormuştu. Bahçeli kendisine göre bir statü sorunu olduğunu belirterek terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığının nasıl kapatılacağı sorusunu yöneltmişti. MHP lideri ayrıca bu tartışmanın samimiyetle yapılarak makul, akla ve vicdana uygun bir sonuca kısa sürede ulaşılması gerektiğini ifade etmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, üç haftalık aranın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ilk kez katıldığı toplantının ardından kamuoyuna seslenen Erdoğan, iç ve dış siyasete dair detaylı değerlendirmelerde bulundu. RAMAZAN ETKİNLİKLERİ VE KÜLLİYE DAVETİ Ramazan ayının kaynaşma ve paylaşma vesilesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan yardımları ve etkinlikleri şu sözlerle anlattı: "İlkini şehit yakınlarımızla yaptığımız iftar programlarımız her kesimden insanımızla buluşma, paylaşma, kaynaşma vesilesi haline geliyor. AFAD'ımız, Kızılay'ımız, Türkiye Diyanet Vakfı'mız ve diğer kurumlarımız hem ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor hem de başta Gazze olmak üzere yurt dışındaki mazlumlara yardım ulaştırıyor. Deprem bölgesinde ‘Yeni Evim İlk İftarım’ programımızla yuvalarına yerleşen depremzede kardeşlerimizin iftar sevincini paylaşıyoruz. Bakanlığımızın genelgesi doğrultusunda okullarımızda gönüllülük esasına dayalı birbirinden güzel etkinlikler düzenleniyor. Sevgili yavrularımızın tüm kara kampanyalara rağmen bu Ramazan'ı bir başka coşkuyla idrak ettiklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Okul bahçelerinde neşeyle koşturan, ışıl ışıl gözleri ve gülen yüzleriyle camilerimizi birer gül bahçesine çeviren tüm çocuklarımızın tek tek alınlarından öpüyorum. Rabbim hepsini nazarlardan saklasın diyorum. Belediyelerimiz bu konuda liderliği zaten kimseye bırakmıyor. Partimizin her birimi görev alanı içinde çok anlamlı faaliyetlere imza atıyor. Geçen yıl başlattığımız ve milletimizden büyük rağbet gören 'Külliye'de Ramazan' programını bu sene de devam ettiriyoruz. Arkadaşlarımız kitap stantlarından çocuk etkinliklerine, konferanslardan konserlere her yaştan insanımızın ilgisini çekecek, özellikle çocuklarımızın heyecanına heyecan katacak dolu dolu bir program hazırladı." Vatandaşlara seslenen Erdoğan, "Anne babaları çocuklarının, torunlarının ellerinden tutup Külliyemizdeki etkinliklere katılmaya davet ediyorum" diyerek, "Bilhassa hafta sonları anne babaları çocuklarının, torunlarının ellerinden tutup Külliyemizdeki etkinliklere katılmaya davet ediyorum" çağrısında bulundu. DIŞ POLİTİKADA TÜRKİYE RÜZGARI Diplomatik temaslara ve barışçıl dış politikaya değinerek "Şu an dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Küresel düzeyde gerilimlerin tırmandığı bir dönemde özellikle de Türkiye olarak barışı, diyaloğu, müzakereyi merkeze alan politikamızla krizlerin sıcak çatışmaya dönüşmeden çözümü için çaba harcıyoruz. Tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, gerektiğinde cenk meydanlarında yazdığı destanlarıyla büyük bir milletin mensubu olduğumuzu unutmadan dünyanın neresinde olursa olsun hakkı savunuyor, adaleti savunuyor, kimseden çekinmeden doğruları cesaretli bir şekilde dile getiriyoruz. Ülkemizin hadiseler karşısındaki dik duruşu, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşu herkes tarafından takdirle takip ediliyor. Şunu aziz milletimizin ve bölgemizdeki herkesin çok iyi bilmesini istiyorum. Dünya sisteminde şiddetli depremlerin yaşandığı günümüzde Türkiye'nin yegane amacı dostlarının sayısını artırmak, yeni dostlar kazanmaktır. Anlaşmazlıklardan düşmanlık üretmek gayretinde değiliz. İhtilafları büyütmenin sorunları derinleştirmenin hesabı içinde değiliz. Ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterirken, herkesten de bizim hak ve hukukumuza saygılı davranmalarını bekliyoruz. Daha önce de söylediğim gibi şu an dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye'nin ne düşündüğü, ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerede durduğu, hangi adımları atacağı merak ediliyor" ÜNİVERSİTELER VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Eğitim kurumlarının asli sahiplerine kavuştuğunu belirten Cumhurbaşkanı, "Milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler, hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir" şeklindeki kararlı tutumunu şöyle detaylandırdı: "Burada şunu önemle ifade etmek isterim; milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır. Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla unvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hakim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir. Çetin mücadeleler sonucunda üniversiteler birilerinin özel mülkü olmaktan çıkmış, asli sahibine iade edilmiş, halka aidiyeti teyit ve tescil edilmiştir. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacaktır. Üniversitelerimizi babalarının malı gibi gören, arka bahçeleri gibi gören müstebit ve mütekebbir zihniyetin dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz. Üniversitelerimizin eylemlerle, kavgalarla, baskılarla değil, ilime ve bilime yaptığı nitelikli katkılarla anılması için çalışmaya devam edeceğiz" Terörle mücadeleye ilişkin olarak ise "Şehit yakınlarımızla birlikte aziz milletimiz terörün kalıcı olarak bitmesi için yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkıyor" cümlesinin altını çizen Erdoğan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Şehit yakınlarımız, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların bizlere emanetidir. Bu emanetlere hakkıyla sahip çıkabilmek için son derece titiz ve hassas bir şekilde hareket ediyor, şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi ve şehit ailelerimizi müteessir edecek hiçbir girişime fırsat vermiyoruz. Şuna büyük bir memnuniyetle şahit oluyoruz. Şehit yakınlarımızla birlikte aziz milletimiz terörün kalıcı olarak bitmesi için yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkıyor. Terörden beslenenlere, terörden rant devşirenlere rağmen süreç hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyor. Biz de meşru dairede kalmak, milletimizin hassasiyetlerine azami hürmet göstermek suretiyle inşallah bu süreci menziline ulaştıracağız. Bu vesileyle ülkesi, milleti ve değerleri için gözünü kırpmadan can veren tüm şehitlerimizi rahmetle iade ediyor, gazilerimize ve şehit ailelerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" ASKERİ TATBİKAT VE SAĞLIKTA REKOR RAKAMLAR Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarıları ve sağlık sektöründeki atılımlar toplantının diğer önemli gündem maddeleriydi. NATO tatbikatındaki başarıları "Steadfast Tatbikatı, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ulaştığı seviyeyi tüm dünyaya bir kez daha gösterdi" ifadeleriyle değerlendiren Erdoğan, "Steadfast Tatbikatı, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ulaştığı seviyeyi tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Tatbikatta devletimizi ve milletimizi gururla temsil eden askerlerimizi tebrik ediyor, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum" dedi. Sağlık alanındaki kapasite artışını "2025 yılında ülkemiz genelindeki sağlık tesislerimizde toplam 1 milyar 24 milyonun üzerinde muayene yapıldı" diyerek duyuran Cumhurbaşkanı, konuşmasını şu istatistiklerle tamamladı: "Sağlık alanında ülkemizi nereden nereye getirdiğimizi 2002 öncesi dönemi hatırlayan vatandaşlarımız çok iyi biliyor. Vatandaşlarımızın şikayetlerine de kulak vererek eksiklerimizi tamamlıyor, sağlık hizmetlerinin standardını yükseltmeye devam ediyoruz. Şu anda Türkiye genelinde 8 bin 310 Aile Sağlığı Merkezi, 335 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 973 Toplum Sağlığı Merkezimiz var. Sadece son bir yılda 302 Aile Sağlığı Merkezi ile 71 Sağlıklı Hayat Merkezini hizmete açtık. Birinci basamakta 30 bin aile hekimimiz vasıtasıyla insanımıza hizmet sunuyoruz. Bakınız 2025 yılında ülkemiz genelindeki sağlık tesislerimizde toplam 1 milyar 24 milyonun üzerinde muayene yapıldı. Bunların yaklaşık 450 milyonu Aile Sağlığı, 21 milyonu ise Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gerçekleştirildi. Akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın müsebbibi olan sigara tiryakiliğiyle mücadelede tavizsiz bir duruş sergiliyoruz. Açtığımız 784 yeni birimle sigara bırakma polikliniği sayımızı bin 349'a çıkardık. Ancak bu illetle başarılı mücadelede devletimizin gayretlerinin tek başına yeterli olması mümkün değil. Medyanın, sanatçıların, dijital mecraların ve ailelerimizin de bizlere destek olması, mücadeleyi sahiplenmesi lazım. Halkımızın sağlığını tehdit eden her türlü bağımlılıkla mücadelemizi aynı kararlılıkla devam ettireceğiz." Basın toplantısının sona ermesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine ve Milli Güvenlik Kurulu üyelerinin katılım sağladığı iftar programına geçti.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Beştepe'de toplanıyor: Masada 4 kritik gündem maddesi var Haber

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Beştepe'de toplanıyor: Masada 4 kritik gündem maddesi var

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bugün Beştepe'de bir araya geliyor. Üç haftalık aranın ardından gerçekleşen bu buluşma, iki yeni ismin katılımıyla stratejik bir önem taşıyor. Görevlerine yeni başlayan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kabine toplantısında ilk kez yer alacak. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ VE YENİ HUKUKİ ADIMLAR Toplantının en öncelikli maddesini, 'terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında yürütülen çalışmalar oluşturuyor. Bu doğrultuda, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ortak rapor titizlikle incelenecek. Kabine üyeleri, raporun içeriği doğrultusunda önümüzdeki dönemde atılacak hukuki adımları ve sürecin son aşamasını masaya yatıracak. ORTADOĞU'DA YÜKSELEN TANSİYON VE ABD-İRAN GERİLİMİ Ankara, bölgesel güvenliği tehdit eden küresel gelişmeleri yakından izliyor. ABD'nin Ortadoğu'ya yönelik askeri yığınağı ve İran'a karşı olası bir saldırının yaratacağı risk senaryoları Kabine'nin gündeminde geniş yer bulacak. Türkiye, bu süreçte diplomasi kanallarını sonuna kadar açık tutma stratejisini sürdürürken, olası bir çatışmanın bölge üzerindeki etkilerini değerlendirecek. EKONOMİDE FİYAT İSTİKRARI VE ENFLASYONLA MÜCADELE Hükümetin ekonomi ajandasında ilk sırada yer alan enflasyonla mücadele konusu, toplantının bir diğer kritik başlığı. Ocak ayı enflasyon verilerinin analiz edileceği görüşmede, fiyat istikrarını sağlamak için atılacak ek adımlar konuşulacak. Halkın alım gücünü korumaya yönelik yeni ekonomik hamlelerin koordinasyonu bu toplantıda şekillenecek. GAZZE BARIŞ KURULU VE DİPLOMATİK TRAFİK Gazze'deki insani krizin çözümü için aktif rol alan Türkiye, Gazze Barış Kurulu'nun çalışmalarını değerlendirmeyi sürdürüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, kurulun yürüttüğü son faaliyetler ve diplomatik temaslar hakkında Kabine üyelerine kapsamlı bir bilgilendirme yapması bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı atama kararları Resmi Gazete'de: 5 ilin valisi değişti! İşte yeni vali ve kaymakamlar listesi Haber

Cumhurbaşkanlığı atama kararları Resmi Gazete'de: 5 ilin valisi değişti! İşte yeni vali ve kaymakamlar listesi

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile mülki idare amirlerinin görev yerlerinde kapsamlı değişikliklere gidildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla Resmi Gazete'de yayımlanan kararlar doğrultusunda, valilik, vali yardımcılıkları, kaymakamlıklar ve çeşitli genel müdürlük kadrolarına yeni atamalar yapıldı. RESMİ GAZETE VALİ ATAMALARI: HANGİ İLE KİM ATANDI? Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2 ve 3'üncü maddeleri gereğince gerçekleştirilen üst düzey mülki idare atamaları neticesinde 5 ilin valisi değişti. Yayımlanan karara göre yeni atanan valiler ve görev yerleri şu şekilde sıralandı: Afyonkarahisar Valiliği: Uşak Valisi Naci Aktaş Hakkari Valiliği: Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü İbrahim Taşyapan Uşak Valiliği: Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Serdar Kartal Erzurum Valiliği: Gümüşhane Valisi Aydın Baruş Gümüşhane Valiliği: Vali-Mülkiye Başmüfettişi Cevdet Atay GÖÇ İDARESİ VE NÜFUS GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ATAMALARI 19 Şubat 2026 tarihli ve 2026/63 sayılı karar kapsamında kurumsal düzeyde de atamalar gerçekleştirildi. Bu çerçevede: Göç İdaresi Başkanlığı Daire Başkanlığına: Iğdır Vali Yardımcısı Abdurrahman Çelebi, Tunceli Vali Yardımcısı Ertuğrul Aslan ve Kastamonu-Tosya Kaymakamı Uğur Ünsal atandı. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Şube Müdürlüğüne: Çankırı Vali Yardımcısı Abdulhamit Mutlu atandı. İptal Edilen Karar: Hüseyin Kaptan'ın Gaziantep Vali Yardımcısı iken 27 Mayıs 2025 tarihli ve 2025/205 sayılı karar ile Şanlıurfa-Ceylanpınar Kaymakamlığına atanmasına dair hüküm iptal edildi. YENİ VALİ YARDIMCILARI VE KAYMAKAM ATAMALARI LİSTESİ Kararname ile mülki idare amirleri düzeyinde geniş çaplı bir rotasyon uygulandı. Açıklanan resmi verilere göre; 8 vali yardımcısı ile 16 kaymakamın görev yeri değiştirilirken, 17 ile yeni vali yardımcısı ve 135 ilçeye yeni kaymakam atandı. Kararname kapsamında öne çıkan vali yardımcılığı atamaları şu şekildedir: Konya Vali Yardımcılığına: Burdur-Bucak Kaymakamı Bayram Gale Osmaniye Vali Yardımcılığına: Düzce-Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin Bolu Vali Yardımcılığına: Mersin-Mezitli Kaymakamı Turgay Gülenç Kütahya Vali Yardımcılığına: Antalya-Gazipaşa Kaymakamı Selami Korkutata Sakarya Vali Yardımcılığına: Tekirdağ-Malkara Kaymakamı Eyüp Kaykaç Adıyaman Vali Yardımcılığına: Diyarbakır-Kocaköy Kaymakamı Şükrü Alperen Göktaş Hatay Vali Yardımcılığına: Kayseri-Yahyalı Kaymakamı Hamza Selçuk Kahramanmaraş Vali Yardımcılığına: Van-Saray Kaymakamı Ökkeş Safa Türkoğlu Sivas Vali Yardımcılığına: Şanlıurfa-Bozova Kaymakamı Halil İbrahim Yeşilyurt Niğde Vali Yardımcılığına: Göç İdaresi Başkanlığı Daire Başkanı Soner Divli ve Amasya-Gümüşhacıköy Eski Kaymakamı Baha Büyükkaymakçı Öte yandan yayımlanan kararla, Bayburt-Aydıntepe Kaymakamı Abdulkadir Nar, Siirt Valiliği Hukuk Müşaviri olarak görevlendirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.