#Resmi Gazete

İLKHABER-Gazetesi - Resmi Gazete haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Resmi Gazete haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçişleri Bakanlığı personel yönetmeliğinde köklü değişiklik: Atama ve yer değiştirme şartları güncellendi Haber

İçişleri Bakanlığı personel yönetmeliğinde köklü değişiklik: Atama ve yer değiştirme şartları güncellendi

İçişleri Bakanlığı bünyesindeki personel hareketliliğini ve kariyer basamaklarını yeniden düzenleyen iki kritik yönetmelik değişikliği yürürlüğe girdi. 13 Mayıs 2026 tarihli ve 33252 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yeni kararlarla birlikte; Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nde yapısal dönüşümlere gidildi. Düzenleme kapsamında özellikle yükselme sınavı sonrası tayin hakları, alt kadro hizmet süreleri ve bölge bazlı hizmet grupları üzerinde önemli kısıtlamalar ve yeni kriterler getirildi. GÖREVDE YÜKSELME SONRASI 3 YIL TAYİN YASAĞI GELDİ Yeni düzenlemenin en dikkat çekici maddelerinden biri, görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavıyla atanan personelin hareket alanını sınırlandırıyor. Sınav neticesinde yeni görevine başlayan çalışanlar, zorunlu bir mazeret olmaksızın 3 yıl boyunca naklen atama talebinde bulunamayacak. Bu yasak; merkez birimlerinden taşraya, valilikler arası geçişlere veya taşradan merkeze yapılacak tüm atama türlerini kapsıyor. Ancak sağlık raporu, can güvenliği tehdidi, şehit eşi olma durumu veya 1 yıl çalışma şartıyla karşılıklı becayiş gibi istisnai haller Bakanlık onayıyla bu kısıtlamanın dışında tutulabilecek. SINAVSIZ ATAMALARDA İLÇE HİZMETİ ŞARTI ARTIRILDI İl müdürlüğü kadrolarına sınavsız olarak atanabilmek için gerekli olan ilçe teşkilatı deneyim süresi 2 yıldan 3 yıla çıkarıldı. Ayrıca kurumsal aidiyeti güçlendirmek amacıyla; il sivil toplumla ilişkiler müdürü ile sosyal etüt ve proje müdürü kadrolarına yapılacak atamalar tamamen kurum içi personel ile sınırlandırıldı. İl basın ve halkla ilişkiler müdürlüğü kadrosu için ise kurum dışından atama imkanı korunmaya devam ederken, bu unvanda çalışanların diğer idari müdürlüklere geçiş haklarına kısıtlama getirildi. YÖNETİCİ KADROLARINA GEÇİŞTE DENEYİM SÜRELERİ UZATILDI Şube müdürü ve ilçe müdürü gibi kritik idari makamlara atanma kriterleri ağırlaştırıldı. Yeni mevzuata göre uzman kadrosundakilerin 5 yıl, mühendis, şef veya avukat kadrosundakilerin ise en az 6 yıl fiili hizmet süresini tamamlamış olması gerekecek. Mevcut sistemde 2 yıl olarak uygulanan bu sürelerdeki artışın personeli mağdur etmemesi adına 1 Ocak 2027 tarihine kadar geçici bir geçiş süreci öngörüldü. Uzmanlık kadrolarına geçişte ise "şef" unvanında çalışma zorunluluğu getirilerek kariyer basamakları daha disiplinli bir yapıya kavuşturuldu. SEKİZ İLİN HİZMET BÖLGESİ YENİDEN BELİRLENDİ Yönetmelik ekindeki Hizmet Bölgeleri Cetveli'nde yapılan güncellemeyle 8 ilin statüsü değiştirildi. Bu kapsamda Hatay ve Kahramanmaraş 1. bölgeden 2. bölgeye; Kırıkkale ve Düzce 2. bölgeden 3. bölgeye; Adıyaman, Artvin ve Mardin ise 3. bölgeden 4. bölgeye alındı. Van ili ise 3. hizmet bölgesinden 2. hizmet bölgesine yükseltildi. Bölge değişiklikleri, söz konusu illerde görev yapacak personelin zorunlu çalışma sürelerini ve yer değiştirme takvimlerini doğrudan etkileyecek. SINAV SÜREÇLERİNDE DİJİTAL DÖNEM VE TERCİH SİSTEMİ Personelin hem görevde yükselme hem de unvan değişikliği sınavına aynı dönemde başvurabilmesinin önü açılırken, sınav sonrası yerleştirme süreçlerine "kadro yeri tercihi" sistemi eklendi. Adaylar başarı puanlarına göre tercih yapabilecek. Sınav süreçlerine dair tüm bilgilendirmeler artık adaylara SMS ve e-posta yoluyla iletilecek. Ayrıca memur, bilgisayar işletmeni ve VHKİ kadroları için gereken alt hizmet süresi 3 yıla, toplam hizmet süresi ise 5 yıla yükseltilerek idari kadrolarda tecrübe odaklı bir yaklaşım benimsendi.

Türkiye’nin kimya üssü Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi için yol haritası çizildi Haber

Türkiye’nin kimya üssü Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi için yol haritası çizildi

Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefleri doğrultusunda stratejik öneme sahip Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ev sahipliğinde yol haritasının değerlendirildiği önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya; AOSB Yönetim Kurulu Başkanı ve Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, AOSB ve Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Kaya, Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Abdurrahman Aydın, Genel Müdür Yardımcıları Caner Koçoğlu ve Kemal Köksal Kaşıkçı, Daire Başkanları Alper Nevruz ile Eyüp Güder, Endüstri Bölgeleri Yönetim A.Ş. (EBAŞ) Genel Müdürü Deniz Demir, AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, AOSB İmar ve Ruhsat İşleri Birimi Direktörü Banu Tanrıkulu ve AOSB İmar Birimi Yöneticisi Mehmet Ali Yılmaz katıldı. Toplantıda bölgenin yatırım vizyonu, altyapı gücü, yatırım süreçleri ve gelecek döneme ilişkin stratejik adımlar ele alındı. Yatırım süreçlerinin hızlandırılması, güçlü altyapı planlaması ve yatırımcıya güven veren yönetim modeli üzerinde durulurken, bölgenin ulusal ve uluslararası yatırımcılar için cazibe merkezi haline getirilmesi hedefi vurgulandı. CEYHAN KİMYA BÖLGESİ YATIRIM SÜREÇLERİ MASAYA YATIRILDI Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda; planlama adımları, altyapı çalışmaları ve uzun vadeli gelişim vizyonu kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ayrıca sürdürülebilir büyüme, çevresel hassasiyet, yüksek teknoloji üretimi ve ihracat kapasitesinin artırılması konuları da gündeme geldi. Yatırım süreçlerinin hızlandırılması, güçlü altyapı planlaması ve yatırımcıya güven veren yönetim modeli üzerinde durulan toplantıda; bölgenin ulusal ve uluslararası yatırımcılar açısından cazibe merkezi haline getirilmesi hedefi ön plana çıktı. Ayrıca sürdürülebilir büyüme, çevresel hassasiyet, yüksek teknoloji odaklı üretim ve ihracat kapasitesinin artırılması konuları da detaylı şekilde ele alındı. ADANA CEYHAN KİMYA ENDÜSTRİ BÖLGESİ TÜRKİYE’NİN STRATEJİK YATIRIMLARI ARASINDA Ceyhan ve Yumurtalık hattında yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanı kapsayan Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltacak en önemli stratejik projeler arasında gösteriliyor. Cumhurbaşkanı Kararı ile Resmî Gazete'de yayımlanarak ilan edilen bölgenin; petrokimya, ileri kimya teknolojileri, enerji entegrasyonu ve yüksek katma değerli sanayi yatırımları açısından Türkiye'nin yeni üretim üslerinden biri olması hedefleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi işbirliğinde yürütülen proje; yalnızca Adana için değil, Türkiye'nin sanayi ve ihracat vizyonu açısından da stratejik bir dönüşüm hamlesi olarak değerlendiriliyor. ADANA, KİMYA SANAYİNDE KÜRESEL MERKEZ OLMA YOLUNDA Ceyhan–Yumurtalık hattı; enerji altyapısı, liman bağlantıları, lojistik avantajları ve mevcut sanayi ekosistemiyle dikkat çekerken, bölgenin özellikle büyük ölçekli entegre kimya yatırımları açısından önemli fırsatlar sunduğu ifade ediliyor. Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin, Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedeflerine güçlü katkı sunmasının beklendiği belirtilirken, projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin; üretim kapasitesi, ihracat gücü, istihdam potansiyeli ve uluslararası rekabetçiliğinde önemli bir sıçrama yaşaması öngörülüyor. Sanayi çevreleri tarafından “Türkiye’nin kimya sanayindeki en stratejik hamlelerinden biri” olarak değerlendirilen bölgenin, Adana’yı yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de önemli bir üretim ve yatırım merkezi konumuna taşıması bekleniyor.

TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı kimdir? Mehmet Arabacı aslen nereli, kaç yaşında ve hangi görevlerde bulundu? Haber

TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı kimdir? Mehmet Arabacı aslen nereli, kaç yaşında ve hangi görevlerde bulundu?

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Türkiye İstatistik Kurumu'nda (TÜİK) nöbet değişimi yaşandı. Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde önemli sorumluluklar üstlenen Mehmet Arabacı, Türkiye'nin istatistik verilerinden sorumlu en üst düzey ismi olarak atandı. Ekonomi çevrelerinde yakından tanınan yeni başkanın, mali disiplin ve vergi denetimi konularındaki uzmanlığı bu göreve seçilmesinde etkili oldu. MEHMET ARABACI KİMDİR VE ASLEN NERELİDİR? Fransa'nın Bordeaux şehrinde 1977 senesinde dünyaya gelen Mehmet Arabacı, akademik yolculuğuna Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde başladı. 2000 yılında Maliye Bölümü'nden mezun olan Arabacı, kamu sınavlarındaki başarısıyla hesap uzman yardımcısı unvanını kazandı. 2001 ve 2007 yılları arasında Maliye Bakanlığı'nın mutfağında hesap uzmanlığı görevlerini yürüterek Türkiye'nin mali yapısı üzerine derinlemesine tecrübe edindi. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan Arabacı, 2007'de Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde İnsan Kaynakları Grup Başkanı olarak atandı. İdari süreçlerdeki başarısını 2009 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne taşıyan bürokrat, Illinois Üniversitesi'nde ekonomi dalında yüksek lisans programını tamamladı. ABD'deki eğitimi sırasında bankacılık sektöründe kritik bir konu olan transfer fiyatlandırması üzerine akademik araştırmalar ve staj faaliyetlerinde bulundu. 2011 yılında Türkiye'ye dönen Arabacı, Vergi Denetim Kurulu bünyesinde grup başkanı olarak görevlendirildi. 2012-2014 döneminde ise aynı kurumda başkan yardımcılığı koltuğuna oturdu. Gelir İdaresi Başkanlığı'nda daire başkanlığı görevlerini başarıyla ifa etmesinin ardından 2019 yılında Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı olarak atandı. Tecrübeli isim, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla TÜİK Başkanlığı görevine getirilerek yeni bir dönemin kapısını araladı.

Resmi Gazete atama kararları yayımlandı: Kritik kurumlarda yönetim değişti Haber

Resmi Gazete atama kararları yayımlandı: Kritik kurumlarda yönetim değişti

Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan ve devletin stratejik noktalarındaki isimleri yeniden belirleyen atama kararları Resmi Gazete'de ilan edildi. Kamuoyunun yakından takip ettiği atamalar, ekonomi yönetiminden yargı mercilerine kadar geniş bir alanı kapsıyor. ADLİ TIP VE SERMAYE PİYASASI KURULU'NDA GÖREV DEĞİŞİMİ Cumhurbaşkanlığı kararnamesi doğrultusunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı koltuğuna Hızır Aslıyürek getirildi. Finans dünyasının en önemli denetleyici mekanizmalarından biri olan Sermaye Piyasası Kurulu'nda (SPK) ise önemli bir rotasyon gerçekleşti. Kurumun İkinci Başkanlık görevini yürüten Mahmut Sütcü, SPK'nın yeni Başkanı olarak atanırken; İkinci Başkanlık makamına Ahmet Aksu, üyeliğe ise Yusuf Sünbül getirildi. TÜİK VE MERKEZ BANKASI YÖNETİMİNE YENİ ATAMALAR Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yönetimi, daha önce Gelir İdaresi bünyesinde Başkan Yardımcılığı vazifesini sürdüren Mehmet Arabacı'ya emanet edildi. Ekonomi gündeminde öne çıkan bir diğer kritik imza ise Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası için atıldı. Bankanın Başkan Yardımcılığı pozisyonuna Yusuf Emre Akgündüz'ün atanmasına karar verildi. SAVUNMA BAKANLIĞI VE KAMU GÖZETİMİ KURULU KARARLARI Milli Savunma Bakanlığı çatısı altındaki Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nde bayrak değişimi yaşandı. Bu görevi sürdüren Mehmet Avcı'nın yerine, Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde Kaymakamlık görevini yürüten Zikrullah Doğan atandı. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'nun en üst makamına İbrahim Ömer Gönül getirilirken, kurul üyeliğine ise Abdi Serdar Üstünsalih seçildi. Son olarak, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bünyesinde boş bulunan Başkan Yardımcılığı koltuğuna Ahmet Alemdar'ın getirilmesi kararlaştırıldı.

Huzurevleri ve yaşlı bakım merkezleri yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı Haber

Huzurevleri ve yaşlı bakım merkezleri yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı

Türkiye genelindeki yaşlı bakım hizmetlerinin standartlarını belirleyen temel mevzuatta önemli bir güncellemeye gidildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliği, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN İMZASIYLA YENİ MEVZUAT YÜRÜRLÜKTE Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan yeni düzenleme, 7 bölge ve 81 ilin tamamında yaşlı bakım hizmetlerinin kalitesini artırmayı hedefliyor. Bakanlık, bu mevzuat değişikliği ile huzurevlerinde sunulan sosyal hizmetlerin daha sistematik ve modern bir yapıya bürünmesini amaçlıyor. Söz konusu adım, yaşlıların yaşam kalitesini doğrudan etkileyecek kriterleri de beraberinde getiriyor. BAKAN GÖKTAŞ: "HİZMETLER DAHA BÜTÜNCÜL BİR YAPIYA KAVUŞUYOR" Düzenlemeye ilişkin sosyal medya platformları üzerinden detaylı bir bilgilendirme yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yürütülen çalışmaların kapsamına dikkat çekti. Bakan Göktaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliği, Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kapsamda, 7 bölgemizde ve 81 ilimizde büyüklerimiz için büyük bir titizlikle yürüttüğümüz yaşlı bakım hizmetlerinin daha bütüncül bir yapıya kavuşmasını sağlıyoruz. Kıymetli çınarlarımıza en iyi hizmeti sunabilmek, konforlarını daha ileri seviyeye taşıyabilmek için hiç durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Değerli büyüklerimize ve büyük Türkiye ailemize hayırlı, uğurlu olsun"

EPDK lisanssız elektrik üretiminde kuralları güncelledi: Mahsuplaşmada saatlik dönem başlıyor Haber

EPDK lisanssız elektrik üretiminde kuralları güncelledi: Mahsuplaşmada saatlik dönem başlıyor

Enerji piyasasında öz tüketimi teşvik eden lisanssız üretim modellerinde hesaplama yöntemleri ve mali çerçeve yeniden yapılandırıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete bünyesinde yayımlanan yeni kurul kararıyla, lisanssız elektrik üretimindeki mahsuplaşma süreçleri artık saatlik veriler üzerinden takip edilecek. Yürürlüğe giren bu düzenleme, üretim ve tüketim dengesinin dijitalleşen enerji piyasasıyla uyumlu hale getirilmesini amaçlıyor. SAATLİK MAHSUPLAŞMA SİSTEMİ VE YENİ FİYATLANDIRMA KRİTERLERİ Yeni yönetmelik uyarınca, mahsuplaşma faaliyetlerinin idari yönetimi piyasa işletmecisi tarafından üstlenilecek. Sistemin temelini oluşturan üretim ve tüketim verileri, saatlik dilimler halinde karşılaştırılarak netleştirilecek. Hak sahiplerinin mahsuplaşma imkanından yararlanabilmesi için üretim ve tüketim tesislerinin aynı vergi kimlik numarasına kayıtlı olması şartı korunuyor. Bununla birlikte, operasyonel süreçlerin vergi kimlik numarası üzerinden merkezi bir denetimle yürütüleceği belirtiliyor. Tesisler, belirlenen teknik kriterler ışığında grup bazlı olarak birbiriyle ilişkilendirilebilecek. ABONE GRUPLARI VE ÜRETİM TESİSİ EŞLEŞTİRMELERİNDE ESNEKLİK Güncellenen çerçeve, enerji yatırımcılarına birden fazla tüketim noktasını tek bir üretim kaynağıyla eşleştirme opsiyonu tanıyor. Ancak bu sistemde yer alacak tüketim tesislerinin aynı abone grubu içerisinde bulunması zorunluluğu getiriliyor. Editoryal düzenlemelerle esnetilen kurallar sayesinde, fatura dönemleri farklılık gösteren tesislerin de belirli teknik şartları karşılaması durumunda aynı mahsuplaşma grubuna dahil edilmesine olanak sağlanacak. Bu hamle, kurumsal enerji yönetiminde daha geniş bir hareket alanı oluşturmayı hedefliyor. İHTİYAÇ FAZLASI ENERJİ VE BEDELLİ ÜRETİM LİMİTİ DETAYLARI Mahsuplaşma periyodunda üretimin tüketim rakamlarını geride bıraktığı senaryolarda, ortaya çıkan enerji fazlası saatlik bazda hesaplanacak. Belirlenen bedelli üretim limitinin aşılması durumunda, limit üstü kalan miktar için sistem kullanım bedeli tahakkuk ettirilecek. Bazı özel durumlarda ise bu fazlalık, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında bedelsiz katkı olarak sisteme dahil edilecek. EPDK, bedelli üretim limitlerinin hesaplanması ve bu limitlerdeki değişimlerin kayıt altına alınmasına dair tüm bürokratik süreçleri net bir takvime bağladı. Veri güvenliğini ön plana çıkaran düzenlemede, ölçüm noktalarından alınan üretim ve tüketim bilgilerinin hatasız olarak piyasa yönetim sistemine aktarılması sorumluluğu şebeke işletmecilerine verildi. Görevli tedarik şirketleri ise hesaplanan veriler ışığında hak sahiplerine yapılacak ödemeleri yönetecek ve sistem kullanım ücretlerinin tahsilatını gerçekleştirecek. Öte yandan, daha önceki mahsuplaşma mevzuatı tamamen yürürlükten kaldırılırken, 5 Mayıs 2026 tarihine kadar olan süreci kapsayan geçiş hükümleri de yatırımcıların mağduriyet yaşamaması adına karara eklendi.

Aileyi koruma hamlesi: Hükümetten 10 yıllık stratejik planı Resmi Gazete'de Haber

Aileyi koruma hamlesi: Hükümetten 10 yıllık stratejik planı Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan “Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035)” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin önemli tespitler ve yeni politika adımlarını ortaya koydu. Genelgede, aile yapısındaki değişimlerin ve doğurganlık oranındaki düşüşün “varoluşsal boyuta” ulaştığı vurgulandı. AİLE YAPISI ANAYASAL GÜVENCE ALTINDA Genelgede, Türkiye’de ailenin toplumun temeli olduğu ve bu durumun Anayasa’nın 41. maddesiyle güvence altına alındığı hatırlatıldı. Ayrıca uluslararası sözleşmelerde de ailenin “toplumun doğal ve temel birimi” olarak tanımlandığına dikkat çekildi. DOĞURGANLIK HIZI TARİHİ DÜŞÜŞTE Metinde, Türkiye’de doğurganlık oranının Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine gerilediği belirtildi. Demografik yapıda; hane büyüklüğü, yaş dağılımı ve nüfus hareketlerinde ciddi değişimlerin yaşandığı ifade edildi. Bu değişimlerin aile ve nüfus yapısı üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu kaydedildi. Genelgede, "Aile ve Nüfus On Yılı'nda, aile ve nüfusun güçlendirilmesine yönelik politikaların geliştirilmesi ve uygulamaya geçirilmesi başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ortak ve kararlı biçimde hareket etmesini gerekli kılmaktadır." ifadesine yer verilerek, bu çerçevede yapılacaklar şöyle sıralandı: "1- Aile ve nüfus yapısının korunması ve güçlendirilmesi hususundaki ülke önceliklerimiz ulusal politika belgeleri ile kurumların stratejik plan ve programlarına dahil edilecek, bu öncelikler uluslararası belgelerin müzakere süreçlerinde ve uluslararası kuruluşların Türkiye ülke programlarının hazırlanması, kabulü ve uygulanmasında kamu kurum ve kuruluşlarınca esas alınacaktır. 2- Tüm kamusal politika, düzenleme, uygulama ile kamu kurumları tarafından yürütülen veya desteklenen araştırmalar aile kurumuna ve nüfus değişimine etkileri yönünden değerlendirmeye tabi tutulacak ve sonuçlar uygulama süreçlerine yansıtılacaktır. 3- Kamu kurum ve kuruluşları somut görev alanlarıyla ilgili faaliyetlerinde aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek, uygulamalarını buna göre yürütecek, resmi belgelerinde, plan ve programlarında, hizmet içi eğitimlerinde aile ve nüfus politikasıyla uyumlu kavramsal çerçeve esas alınacak, bu çerçeveye ilişkin rehberlik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanacaktır. 4- Aileyi ve nüfusu olumsuz etkileyen cinsiyetsizleştirme akımı, zararlı alışkanlık ve bağımlılıklar, nesilleri her türlü menfi etki ve müdahaleye karşı koruyacak bütüncül bir politika çerçevesinde ele alınacaktır. 5- Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak, evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecektir. 6- 'Annelik ve babalık' çocuğun sağlıklı gelişimindeki belirleyici rolüyle toplumsal bir değer olarak tahkim edilecek, çok çocuklu aile yapısı desteklenecek, çocuk sahibi olmayı özendiren ve kolaylaştıran uygulamalar hayata geçirilecektir. 7- Gençlerin donanımlı bireyler olarak yetiştirilmesine yönelik politikalar güçlendirilecek, yaşlı refahına yönelik sürdürülebilir sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri ile başta aile merkezli olmak üzere çeşitlendirilmiş bakım ve destek modelleri geliştirilecek, kuşaklar arası dayanışma pekiştirilecektir. 8- Nüfusun dengeli dağılımını gözeten bütünleşik bir çerçevede kırsal alandaki nüfus kaybının önlenmesi, kentlerde yoğunlaşan nüfusun kırsal alanlara geri dönüşünün özendirilmesi ve kentsel mekanların aile ve çocuk odaklı bir perspektifle dönüştürülmesi için bütüncül tedbirler hayata geçirilecektir. 9- Mevcut hukuki düzenlemeler aile ve nüfus yapısını koruma ve güçlendirme yaklaşımıyla gözden geçirilecek, belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda yeni hukuki düzenlemelere ilişkin çalışmalar yürütülecektir. 10- Aile ve nüfus yapısında meydana gelen değişimlerin düzenli olarak takip edilmesi ve incelenmesine yönelik ulusal, stratejik ve resmi istatistik üretilen araştırmalar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sorumluluğunda yürütülecek, güçlü aile ve nüfus hedefleri doğrultusunda lisansüstü programlar ve araştırma teşvikleri başta olmak üzere akademik altyapı geliştirilecektir. 11- Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi'nin etkin icrası için kurumsal yapılanma, yerel uygulama kapasitesi, işbirliği, teknik ve dijital altyapı güçlendirilecek, personelin mesleki yetkinliği geliştirilecektir. 12- Türkiye'nin konuya ilişkin olarak uluslararası mecralarda üstlendiği öncü rolü tahkim eden diplomasi faaliyetleri yürütülecek, ülkemiz ile benzer tutum sergileyen ülkelerle işbirlikleri geliştirilecektir. 13- Tüm kitle iletişim araçlarındaki zararlı unsurların tespiti, değerlendirilmesi ve önlenmesine yönelik dijital aile kalkanı oluşturulması başta olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında gerekli tedbirler alınacak, aile dostu yayıncılık teşvik edilecek ve sorumlu medya kullanımı bilinci yaygınlaştırılacaktır. 14- Güçlü aile ve nüfus hedeflerine dair iletişim kampanyaları yürütülecek, bu konular örgün ve yaygın eğitim programlarında temel bir bileşen olarak ele alınacaktır. 15- Her yıl mayıs ayının son haftası 'Milli Aile Haftası' olarak kutlanacak, kamu kurum ve kuruluşlarınca bu haftanın anlam ve önemine uygun etkinlikler düzenlenecektir." Genelgede, "Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında yürütülecek tüm çalışmalarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hareket edilmesi, bu Genelge ile Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi doğrultusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının yıllık faaliyetleri belirlenerek mezkur Bakanlığa raporlanması ve izlenmesi ile ihtiyaç duyulacak her türlü desteğin anılan Bakanlığa sağlanması hususlarında bilgilerini ve gereğini rica ederim." ifadesi yer aldı.

Yeni doğum izni yasası 2026: Doğum izni kaç gün oldu, Resmi Gazete'de yayımlandı mı? Haber

Yeni doğum izni yasası 2026: Doğum izni kaç gün oldu, Resmi Gazete'de yayımlandı mı?

Milyonlarca çalışan anne ve babanın gözü kulağı Resmi Gazete'den gelecek haberdeydi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yürürlüğe giren yeni Sosyal Hizmetler Kanunu, aile hayatında devrim niteliğinde değişiklikleri beraberinde getirdi. En çok merak edilen konu olan doğum izni süresi, artık eski sistemden çok farklı bir noktaya taşındı. DOĞUM İZNİ 24 HAFTAYA ÇIKARILDI: KİMLERİ KAPSIYOR? Yeni düzenlemeyle birlikte daha önce toplam 16 hafta olarak uygulanan doğum izni süresi, tam 24 haftaya yükseltildi. Hem kamu hem de özel sektördeki kadın çalışanları kapsayan bu karar, annelerin bebekleriyle daha uzun süre vakit geçirmesine olanak tanıyacak. Mevcut sistemde doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 8 hafta olan izin dağılımı, yeni yasayla birlikte genişletildi. Ayrıca, 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla henüz 24 haftalık süresini doldurmamış olan anneler de talep etmeleri durumunda 8 haftalık ek izinden yararlanabilecek. BABALIK İZNİ VE KORUYUCU AİLE DESTEĞİNDE YENİ DÖNEM Düzenleme sadece anneleri değil, babaları ve koruyucu aileleri de yakından ilgilendiriyor. Özel sektörde çalışan babaların izin süresi, memurlarda olduğu gibi 10 güne çıkarıldı. Bunun yanı sıra, devletin koruyucu aile sistemini teşvik etmek amacıyla getirdiği yeni maddeye göre, koruyucu aile olan kişilere de çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 günlük izin hakkı tanınacak. Bu adımın, çocuk koruma mekanizmasını güçlendirmesi ve uyum sürecini hızlandırması hedefleniyor. BAKAN GÖKTAŞ: "BU ADIM AİLE VE NÜFUS ON YILI VİZYONUMUZUN YANSIMASI" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından sosyal medya hesabından önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Göktaş, "Ailelerimizi güçlendiren, annelerimizi destekleyen, çocuklarımızın güvenliğini önceleyen, yaşlılarımızın yaşam kalitesini artıran sosyal hizmetlerimizi kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu kıymetli adım, Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuzun güçlü bir yansıması." ifadelerini kullanarak emeği geçenlere teşekkür etti. YENİ DOĞUM İZNİ ÜCRETİ HESAPLAMA: KİM NE KADAR ALACAK? İzin süresinin uzamasıyla birlikte çalışan kadınların alacağı doğum izni ücretlerinde de ciddi bir artış yaşandı. Sosyal güvenlik uzmanlarının hesaplamalarına göre; brüt maaşı 33.030 TL olan bir asgari ücretli çalışan, 168 günlük toplam ödeme kapsamında 123.312 TL alacak. Maaşı brüt 50.000 TL olan bir çalışan için bu tutar 186.667 TL'ye kadar çıkarken, devlet memurları 168 günlük yeni düzenleme çerçevesinde tam maaş üzerinden 247.560 TL ödeme alabilecek.

1 Mayıs'ta Ankara, İstanbul ve İzmir'de raylı sistem hatları ücretsiz olacak Haber

1 Mayıs'ta Ankara, İstanbul ve İzmir'de raylı sistem hatları ücretsiz olacak

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında üç büyük ilde ulaşım desteği sağlanmasına yönelik resmi düzenleme hayata geçirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bayram süresince vatandaşların bakanlığa bağlı kent içi raylı sistem ağlarından bedelsiz faydalanabileceğini bildirdi. CUMHURBAŞKANI KARARI RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANDI Söz konusu ücretsiz ulaşım hizmeti, 30 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile resmileşti. Karara göre, işçi bayramının kutlanacağı 1 Mayıs tarihinde Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde ulaşım kolaylığı sağlanması amacıyla belirli hatlarda ücret talep edilmeyecek. ÜCRETSİZ HİZMET VERECEK OLAN METRO VE TREN HATLARININ LİSTESİ Uygulamanın geçerli olacağı güzergahlar Bakanlık tarafından detaylandırıldı. Vatandaşların yoğun olarak kullandığı Marmaray, Başkentray ve İZBAN gibi ana arterler, gün boyunca ücretsiz seferlerini sürdürecek. Bu düzenleme ile hem şehir içi trafiğin yükünün azaltılması hem de bayram ulaşımının ekonomik hale getirilmesi hedefleniyor. BAKAN URALOĞLU: "MARMARAY VE BAŞKENTRAY ÜCRETSİZ OLACAK" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada vatandaşları şu sözlerle bilgilendirdi: "İstanbul'da Marmaray, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı ile Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Metrosu, Ankara'da Başkentray ve İzmir'de İZBAN ücretsiz hizmet verecek" Belirtilen raylı sistem hatları, 1 Mayıs'ın ilk saatlerinden itibaren gün sonuna kadar tüm yolculara kapılarını ücretsiz açacak. Düzenleme kapsamında İstanbul'daki havalimanı metrosu ve Ankara'daki banliyö hatları da ulaşıma destek verecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.