#roman

İLKHABER-Gazetesi - roman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, roman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Romanlar’ın hıdrellezi Kakava’da renkli görüntüler Haber

Romanlar’ın hıdrellezi Kakava’da renkli görüntüler

Edirne’de her yıl büyük ilgi gören Kakava Şenlikleri, bu yıl da binlerce ziyaretçiyi ağırlamaya başladı. “Romanlar’ın Hıdrellezi” olarak anılan etkinlikler öncesinde kente gelen turistler, sabahın erken saatlerinden itibaren şehrin farklı noktalarında yoğunluk oluşturdu. Selimiye çevresinde yoğunluk oluştu Özellikle Selimiye Camisi çevresinde toplanan katılımcılar, resmi kutlamalar başlamadan eğlenceye başladı. Davul, zurna ve klarnet eşliğinde Roman havalarıyla dans eden gruplara turistler de katıldı. Şenlik havası kentin her köşesine yayıldı Şehrin farklı noktalarında kurulan seyyar tezgahlardan çiçekli taçlar alan ziyaretçiler, renkli görüntüler oluşturdu. Sarayiçi’nde öğleden sonra başlayacak resmi program öncesi, katılımcılar müzik eşliğinde eğlencenin tadını çıkardı. “Atmosfer süper” Almanya’dan gelen Gülcan Kaçar, şenliklere katılmak için Edirne’ye geldiğini belirterek şunları söyledi: “Önceden televizyonlardan izliyorduk. Bu sene şenliklere katılmak üzere geldik. Atmosfer süper. Her köşede müzik, eğlence var.” Türkiye’nin dört bir yanından katılım Bursa’dan gelen Seda Sepetçi, sabahın erken saatlerinde kente ulaştıklarını ve eğlenceden memnun kaldıklarını ifade etti. İzmir’den gelen Sebiha Kurtiş ise şenlikleri “harika” olarak nitelendirerek, “Roman değilim ama içimde bir Roman havası var” dedi. Kakava Şenliklerine yoğun ilgi Kakava Şenlikleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisiyle başladı. Renkli görüntülere sahne olan etkinliklerin gün boyu sürmesi bekleniyor.

Gazeteci Mürsel Acay’dan yeni roman: “Leyla / Kayıp Yolların Kızı” yayımlandı Haber

Gazeteci Mürsel Acay’dan yeni roman: “Leyla / Kayıp Yolların Kızı” yayımlandı

Gazeteci ve yazar Mürsel Acay’ın yeni romanı “Leyla / Kayıp Yolların Kızı” okurlarla buluştu. 2003 Irak işgalini sahada izleyen Acay, savaşın ortasında karşılaştığı Bağdatlı bir genç kızın hayat hikâyesini yıllar sonra kaleme alarak romanlaştırdı. IRAK SAVAŞININ TANIKLIĞINDAN ROMANA Ortadoğu, tarih boyunca savaşlar, dini ve etnik çatışmalarla sarsılan bir coğrafya olarak biliniyor. Gazze’de yaşanan insani kriz, Suriye’de yıllarca süren iç savaş ve 2003 yılında ABD öncülüğünde başlayan Irak işgali bölgenin hafızasında derin izler bıraktı. Bu süreçte yaşanan gelişmeleri sahadan takip eden gazetecilerden biri de Mürsel Acay oldu. 2003 yılında Sabah Gazetesi adına Irak savaşını izleyen Acay, çatışma bölgelerinden geçtiği haberler ve çektiği fotoğraflarla savaşın gerçek yüzünü kamuoyuna aktardı. SAVAŞIN İNSAN HİKÂYELERİNE ODAKLANDI Mürsel Acay, savaşın yalnızca cephe hattını değil, geride kalan insan hikâyelerini de kayıt altına aldı. Fotoğraflarla hazırladığı ve üç dile çevrilen “Yaşamın Renkleri – Savaşın Öteki Yüzü” adlı eseri, savaşın yıkıcı etkilerini gözler önüne seren çalışmalardan biri oldu. Acay daha sonra Irak’ta yaşanan gerçek bir aşk hikâyesini kaleme alarak 2013 yılında yayımlanan “Kaçak Aşk” romanında Hıristiyan Maria ile Müslüman Üzeyir’in savaşın gölgesindeki aşkını anlattı. BAĞDATLI LEYLA’NIN HİKÂYESİ Yazarın yeni kitabı “Leyla / Kayıp Yolların Kızı”, 2003 Irak savaşının son günlerinde Kerkük’te karşılaştığı 15 yaşındaki Bağdatlı Leyla’nın hikâyesinden doğdu. Kerkük’te bir otelin duvarı önünde annesi ve küçük kız kardeşiyle Bağdat’a gitmeye çalışan Leyla’nın yaşadığı korku ve çaresizlik, yıllar sonra bu romanın temelini oluşturdu. Roman, Bağdat’tan İstanbul’a uzanan ve tersine göç hikâyeleriyle Dubai’ye kadar devam eden zorlu bir yaşam mücadelesini konu alıyor. Narsist Yayınevi’nden çıkan “Leyla / Kayıp Yolların Kızı” kitabının genel yayın yönetmenliğini Mustafa Soylu, editörlüğünü ise Ece Özbaş üstlendi.

Şilkan beğendi, okurlar büyülendi: Selçuk’un romanı Adana’yı sahneye taşıyor Haber

Şilkan beğendi, okurlar büyülendi: Selçuk’un romanı Adana’yı sahneye taşıyor

Gazeteci ve yazar İsmet Ramazan Selçuk’un ilk romanı “Adanalı Hadro’nun Altınları”, Adana’nın tarihi atmosferinde geçen hikâyeleri okurlarla buluşturdu. Roman, Roma İmparatoru Hadrianus’tan günümüze uzanan farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Adana’nın bereketli toprakları ve zengin kültürel mirasını ele alıyor. Kitap, Adana’nın kendine özgü şivesi ve Adanalıların günlük yaşamına dair eğlenceli anekdotlarla harmanlanmış bir anlatı sunuyor. Roman, 13. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı kapsamında düzenlenen imza günü ve çeşitli etkinliklerde okurlarla buluştu. Karnavalın fikir babası Ali Haydar Bozkurt, gazeteci yazar Ayşe Arman ve çok sayıda okur, Selçuk’un romanını beğeniyle karşıladı. Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Sekreteri Tahir Şilkan da kitabı okuyarak övgüyle bahsetti. Şilkan, eseri, Adana ve Ceyhan’ın toplumsal-kültürel tarihine ışık tutan bir anlatı olarak değerlendirdi. Gazeteci, Yazar ve Eleştirmen Tahir Şilkan, romanda iki ana karakterin olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Romandaki ana karakterleri Yazar İsmet Ramazan Selçuk ve 2000 yıl önce Taşköprü’yü yaptıran Roma İmparatoru Hadrianus, namı diğer Hadro oluşturuyor. Romanın diğer karakterleri ise Adana ve Ceyhan’ın mahalleleri, sokakları, yemekleri ve tarihi mekanları. Selçuk, romanında eski Adana’nın tüm mahalle ve sokaklarından izler sunarken, Adana’ya özgü 200’ü aşkın yerel sözcüğü özenle kullanmış. Kitapta yer alan bazı örnekler arasında ‘acıcık, anarya, bicibici, Siptilli, ötegeçe, zort çekmek” gibi kelimeler de dikkat çekiyor. Romanın odak noktası, Seyhan Nehri üzerinde yer alan ve Roma dönemi eserlerinden biri olan 21 gözlü Taşköprü. Taşköprü Adana'nın ortasından geçen Seyhan Nehri’nin 7 gözü, nehrin yatağının daraltılması için yapılan çalışmalar sırasında Kalekapısı tarafından toprak altında bırakılmış. Günümüzde yalnızca yayalara açık olan köprünün ayakları altında, Roma döneminden kalma altın ve gümüş sikkelerin gömülü olduğu rivayeti, Selçuk’un hikâyesini şekillendirmiş. Okuyucular, Hadro’nun izinden giderek Adana-Ceyhan-Çukurova’yı keşfederken, aynı zamanda Adana mutfağının zenginliğine de tanıklık ediyor. Roman, şırdan, mumbar, ciğer, Adana kebabı, bicibici, şalgam, karsambaç gibi yöresel lezzetleri detaylı bir şekilde aktarıyor. İsmet Ramazan Selçuk, romanında Adana ve Ceyhan’ın iz bırakan insanlarını, sanatçılarını, yazarlarını, kabadayılarını, eski futbolcularını ve gazetecilerini de hikâyeye dahil ederek, eğlenceli ve mizahi bir dille zenginleştirilmiş bir anlatı sunuyor. “Adanalı Hadro’nun Altınları”, Adana ve Ceyhan’ı, tarihi ve kültürüyle tanımak isteyenler için önemli bir kaynak niteliğinde.”

Roman müziğinin efsane ismi Balık Ayhan hayatını kaybetti Haber

Roman müziğinin efsane ismi Balık Ayhan hayatını kaybetti

İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden ünlü Roman müziği sanatçısı Balık Ayhan (Ayhan Küçükboyacı), müzik dünyasında derin bir üzüntüye yol açtı. 12 Nisan'da fenalaşarak hastaneye kaldırılan ve yoğun bakımda tedavi gören Balık Ayhan, tüm çabalara rağmen sabah saatlerinde yaşamını yitirdi. Müziğe olan katkıları ve sahne performanslarıyla tanınan Balık Ayhan, özellikle Roman müziğiseverler tarafından büyük bir saygı ile anılacak. Sağlık Durumu Ciddiydi Ayhan Küçükboyacı, 12 Nisan 2025 tarihinde nefes darlığı şikayetiyle hastaneye kaldırılmış ve yoğun bakımda tedavi edilmeye başlanmıştı. Ünlü sanatçının sağlık durumu, tedavi süreci boyunca takip edilse de sabah saatlerinde acı haber geldi. İnstagram’dan Paylaşıldı Sanatçının ölüm haberi, Balık Ayhan’ın Instagram hesabı üzerinden sevenlerine duyuruldu. Küçükboyacı’nın kızı, babasının hastalığının ciddiyetini sosyal medya üzerinden duyurmuş ve hayranlarından acil kan bağışı çağrısı yapmıştı. Balık Ayhan Kimdir? Ayhan Küçükboyacı, Hacıhüsrev, İstanbul'da doğmuş ve 8 kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren müziğe olan ilgisiyle tanınan Küçükboyacı, 16 yaşında Galata Kulesi'nde profesyonel müzik hayatına adım atmıştır. 1992 yılında çıkardığı "Yaşayan Ruhlar" albümüyle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Balık Ayhan, özellikle Roman müziği ve vurmalı çalgılarla tanınmıştır. Ayhan Küçükboyacı’nın cenaze törenine dair herhangi bir resmi açıklama yapılmadı. Ailesi ve yakın çevresi, gelişmelere dair bilgi vereceklerini belirtti.

‘Adanalı Hadro'nun Altınları’ imza gününde okurlarıyla buluşuyor Haber

‘Adanalı Hadro'nun Altınları’ imza gününde okurlarıyla buluşuyor

Gazeteci İsmet Ramazan Selçuk'un kaleme aldığı “Adanalı Hadro'nun Altınları” romanı, Adana'nın tarihi atmosferinde geçen hikayeleri anlatıyor. Roman, Roma İmparatoru Hadrianus’tan günümüze kadar uzanan bir dizi farklı medeniyetin izlerini taşıyan bereketli topraklara sahip Adana’nın zengin kültürel zenginliklerini ele alıyor. Romanda, geçmişin izleri Adana'nın kendine has şivesi ile harmanlanıyor ve aynı zamanda Adanalıların yaşam tarzına dair bir dizi eğlenceli anekdotları yansıtıyor. Gazeteci İsmet Ramazan Selçuk, romanıyla ilgili olarak, Adana'nın tarihî mirasını daha geniş kitlelere tanıtma amacını güttüğünü belirterek, bu eserin sadece edebiyatseverler için değil, aynı zamanda şehrin tarihine ilgi duyan her yaştan okur için bir keşif niteliği taşıdığını söyledi. İmza etkinliği detayları Bugün, 14.00 ile 18.00 saatleri arasında Adanalı okurlar, “Adanalı Hadro'nun Altınları”nı imzalatmak için yazar İsmet Ramazan Selçuk ile bir araya gelecek. Etkinlik, Atatürk Caddesi ile Gazipaşa Bulvarı’nı birbirine bağlayan Gazeteci Mustafa Gümüşdamla Sokağı'ndaki (eski MADO Sokağı) Kültür Büfe yanında gerçekleşecek. Selçuk, imza etkinliğinde romanına dair okurlardan gelen soruları da yanıtlayarak, eserin ortaya çıkma süreci hakkında da bilgiler verecek. “Adanalı Hadro'nun Altınları”, Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı ve edebiyat çevrelerinde büyük ses getirdi ve yazar Selçuk açısından da ilk eseri olması bakımından bir dönüm noktası oldu. Şehirdeki kültürel etkinliklere katkı sağlayan bu roman, yerel yazarların eserlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağladı. Bugün yapılacak imza gününde, romanı henüz okumayan okurlar da bu fırsatı değerlendirerek “Adanalı Hadro'nun Altınları”nı edinip yazarın imzasını alabilecek. Etkinlik, Adana’nın sosyal yaşamına renk katacak ve hem şehri hem de edebiyatı sevenleri bir araya getirecek. Gazeteci İsmet Ramazan Selçuk, eserini, 13. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı'na katılan karnavalın fikir babası Ali Haydar Bozkurt, Gazeteci Yazar Ayşe Arman ve çok sayıda okurlara takdim etmişti. Romanın edinilebileceği adresler ADANA Kitapsan mağazaları CEYHAN Ora Kitap/Kırtasiye ANKARA Okuyorum Kitapevi Ümit Mah. 2494 Cad. Berilya AVM No: 70/17 ÇANKAYA İSTANBUL Semerkant Kitapevi Şehit Muhtar Mah. Süslü Saklı Sokak No: 5 BEYOĞLU Online https://nadirkitap.com Büyük Oda Sahaf

'Adanalı Hadro’nun Altınları’ Hadrianus’un ihtişamını Adana mizahıyla buluşturuyor Haber

'Adanalı Hadro’nun Altınları’ Hadrianus’un ihtişamını Adana mizahıyla buluşturuyor

Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) üyesi gazeteci İsmet Ramazan Selçuk, Adana’nın tarihini, kültürünü ve yöresel renklerini eşsiz bir dille sunan romanı "Adanalı Hadro’nun Altınları" ile kitap raflarında yerini aldı. Fantastik mizah türünde yazılmış bu eser, okurlarını Adana'nın 2 bin yıl önceki geçmişine, Roma İmparatoru Hadrianus’un (Hadro) izinden sürükleyerek, eğlenceli bir serüvene davet ediyor. Adana'nın renkli geçmişi ve Hadrianus’un Taşköprü macerası Selçuk'un romanında, Roma İmparatoru Hadrianus ve onun 2 bin yıl önce inşa ettiği ünlü Taşköprü’yle ilgili macerası anlatılıyor. Hadrianus ve Selçuk’un romanı boyunca dostça bir ilişkileri gelişiyor; Selçuk, Hadrianus’a “Hadro” olarak hitap ederken, Hadrianus da ona “İso” diye sesleniyor. Selçuk, bu ilişkiyi şöyle tanımlıyor: “Tatsız tanışmadan sonra zamanla ahbap olduk. O bana İso, ben ona Hadro diye hitap etmeye başladık. Serüvenimiz böyle başladı. Adana ve Ceyhan’ı arşınladık. Muhabbetin dibine vurduk. Yeri geldi küstük, yeri geldi barıştık. Yetmedi, kendimizle dalga geçtik. Okuyan çok keyif alacak.” Adana’nın zengin tarihi ve kültürel yansıması Selçuk’un romanı, Adana’nın tarihinin çok daha ötesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Şehir, sadece tarihi kalıntılarıyla değil, Çukurova’nın bereketli toprakları, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olması ve zengin kültürüyle de dikkat çekiyor. Adana, Roma İmparatoru Hadrianus’tan günümüze kadar uzanan bir dizi farklı medeniyetin izlerini taşıyor. Selçuk’un eserinde, hem geçmişin izleri hem de Adana'nın kendine has şivesi ve deyimleri mizahi bir dille harmanlanıyor. Roman, Adana’yı mizahi bir üslupla tanıtan ve şehirdeki kültürel zenginlikleri, yerel renkleri ve özgün kültürel değerleri yansıtan bir yapıya sahip. İso ve Hadro’nun maceraları, bu zengin kültürün derinliklerine inerken, Adanalıların yaşam tarzına dair bir dizi eğlenceli anekdot da romana yansıyor. Tarihi ve kültürel zenginliklerin mizahi bir dokunuşla sunumu Selçuk’un kaleme aldığı bu eser, yöresel deyimlerin, yerel şivenin ve eğlenceli anlatımın birleşiminden doğan keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Gazeteci İsmet Ramazan Selçuk, daha önce sosyal medyada büyük ilgi gören "2000 Yıllık Adanalı Hadro" hikâyelerinin bir adım ötesine geçerek, Adana’nın hem geçmişini hem de bugünü mizahi bir dille harmanlıyor. Okurlar, Hadrianus ve Selçuk'un arasındaki dostluğu keşfederken, Adana’nın tarihi ve kültürel zenginliklerini de eğlenceli bir şekilde öğreniyor. Kitap tasarımı ve yayın süreci Romanın kapak tasarımı, ünlü çizgi roman ustası Sefa Sofuoğlu tarafından hazırlanırken, ÇGC üyesi Sait Güleç ise eserin editörlüğünü üstlendi. Kitap, Adana’nın mizahi bir bakış açısıyla anlatıldığı bir eser olarak, şehirle özdeşleşen karakterleri ve önemli isimleri de okurlarına tanıtıyor. Gelecek kuşaklara Adana'nın kültürü aktarılıyor Selçuk, yazdığı bu romanla, Adana’nın kültürel mirasını ve yöresel değerlerini gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor. “Adana'nın geçmişte kullanılan bazı yöresel deyimlerinin ağırlıklı olduğu bu yazı dizisinde, yolumuz Roma İmparatoru Hadrianus ile kesişti. Köklü geçmişi, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış olması, kültürel çeşitliliği, sanat ve spor dünyasına katkıları ve ünlü isimlerin yetiştiği bir kent olarak Adana’daki unutulmaz yaşanmışlıkları Hadro ile anlatmaya başladık” diyor Selçuk. Adanalı olan Sefa Sofuoğlu’nun betimlediği görsel ile desteklenen bu eğlenceli yolculuğun, kitap haline getirilmesiyle daha geniş bir kitleye ulaşması bekleniyor. Selçuk’un “Adanalı Hadro’nun Altınları” romanı, Adana’yı, Adanalıyı ve ‘Adanaca’yı mizahi bir dille anlatan benzersiz bir eser olarak raflardaki yerini almış durumda.

Murat Kurum: “Roman kardeşlerimiz tarihimizin vazgeçilmez bir parçası olmuştur” Haber

Murat Kurum: “Roman kardeşlerimiz tarihimizin vazgeçilmez bir parçası olmuştur”

Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, İçişleri Bakanlığının Şişli’de bir otelde düzenlediği ‘Roman Vatandaşlarımızla İftar Buluşması’ programına katıldı. Programa Murat Kurum’un yanı sıra İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Şişli Belediye Başkan Adayı Gökhan Yüksel, Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz, Sanatçı Orhan Gencebay, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda roman vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, açılan iftarın ardından protokol konuşmalarıyla devam etti. Silivri Belediyesi Roman Gençlik Orkestrası ise programda dinleti yaptı. Konuşması için kürsüye çıkan Murat Kurum’a, seçim kampanyasına özel yazdığı ‘Sadece İstanbul’ isimli şarkısıyla Orhan Gencebay da eşlik edip tempo tuttu. Programda ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla hatıra fotoğrafı da çektirdi. Murat Kurum: “Roman kardeşlerimiz tarihimizin vazgeçilmez bir parçası olmuştur” Romanlarla iftar programında bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Kurum, "Anadolu, her dalında ayrı bir çiçeğin açtığı büyük bir çınardır. Biz bu aziz çınarın bir parçası olarak binlerce yıldır birbirimize gönlümüzü açtık, birbirimizi gönül dünyamızda ağırladık. Bin yıllar boyunca bu topraklarda kardeş, akraba, dost, yaren olduk. Roman kardeşlerimiz tarihimizde her zaman adından, kendisinden sevgiyle, övgüyle söz ettirmiş ve tarihimizin vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Bu toprakların mayası, harcı olmuştur. Öyle ki İstanbul Fatih’i Sultan Mehmet’in fermanıyla Romanların huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşaması güvence altına alınmıştır. Biz o günden bugüne bu topraklarda etle tırnak gibi yaşadığımız siz Roman kardeşlerimizi Allah için çok seviyoruz, bu ülkenin en güzel rengi olduğunuz için çok seviyoruz. Neşenizle, sevginizle, tıpkı bugün olduğu gibi salonlara sığmayan şu coşkunuzla hep yanımızda oldunuz. Bizi asla yalnız bırakmadınız. Omuz omuza vererek nice badirelerin, nice zorlukların üstesinden geldik. Hiç şüphesiz Türkiye’nin bugünlere gelmesinde sizlerin çok ama çok büyük emeği var. Demokrasimizin ve sosyal devlet kimliğinin güçlenmesinde sizlerin çok büyük katkısı var” dedi. “Hayallerimizi gerçekleştireceğimiz o kutlu güne çok az kaldı” “Biz her zaman Roman kardeşlerimizim yanında ve gönlünde olduk” diyen Murat Kurum şunları kaydetti: “Yüreğinizdeki o buruk gülümsemenin, dertlerinizin, sorunlarınızın farkındayız. İstanbul’da sizlere kırgın baharlar yaşatıldığını biliyorum. Hepimiz bu aziz şehirde yaşadığımız eziyetten çok muzdaribiz ama Romanların söylediği gibi, ‘Yol, hedefin bir parçasıdır.’ Bugün biz artık hedefimize, hayallerimize giden bir yoldayız. Hayallerimizi gerçekleştireceğimiz o kutlu güne çok az kaldı. Biz biliyoruz ki, ancak samimi hayaller muradına kavuşur. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, hiçbir hanemizde deprem endişesi kalmayacak, bütün yuvalarımız güvenli hale gelecek. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, trafik çile olmaktan çıkacak. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, sokaklarının huzur ve güvenle dolduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir İstanbul. Biz İstanbul’umuzu, Roman kardeşlerimizi asla ve asla kendi kaderine terk etmeyeceğiz. Milletimizin her anında hep yanında olacağız. Bu söz, onların verip de tutmadıkları sözlere benzemez.” "100 bin konutu, metro hatlarını, megabüsleri, Hızray’ı unuttular” Mevcut İBB yönetiminin verdiği sözleri yerine getirmediğini vurgulayan Kurum, “İstanbul iş bilmez bir yönetimin elinde huzursuz ve mutsuz. Çünkü geride bıraktığımız 5 yılda İstanbul, liyakatsizliğin, beceriksizliğin kurbanı oldu. Bu şehri depreme hazırlayacağız dediler, tek bir çivi çakmadılar. Reklama, algıya ayırdıkları bütçeyi depreme ayırmadılar. Ulaşım sorununu çözeceğiz dediler, tam bir çileye dönüştürdüler. Bu aziz milletin kaynaklarını kendi partilerini dizayn etmek için çarçur ettiler! İstanbul’un kaynaklarını, yetimin hakkıdır demeden kendi ikballeri için dağıttılar. Üstelik bunu da yüzleri kızarmadan savundular. İsrafı bitirdik dediler, en büyük israfı yaptılar. İstanbullu hemşerilerimizi ötekileştirdiler. Kadınlarımız arasında bile ev hanımı ve çalışan kadınlar diye ayrımcılık yaptılar. Binlerce kadın emekçimizin ekmeğiyle oynadılar, işlerine son verdiler. Verdikleri sözleri yerine getirmediler. 100 bin konutu, metro hatlarını, megabüsleri, Hızray’ı unuttular. Bu millete yalan söylediler. Bu milleti kandırdılar, aldattılar. Biz onların savurduğu paraları, İstanbul’un projelerinde kullanacağız. Onların siyasi kariyeri için ayırdıkları kaynakları biz İstanbul’a, Roman kardeşlerimize harcayacağız. İstanbul’un hakkını, İstanbul’a teslim edeceğiz. Bu millet kendini unutanlara, kaybolan yıllarının hesabını sandıkta soracak. Sandık milletin mahkemesidir. Sandık günü hesap günüdür. İşte o gün, 31 Mart’ta sandık gelecek, hep birlikte hesap kesileceğiz” şeklinde eleştiri yaptı. “Bu iş bilmez yönetim bir de kalkmış bizim projelerimizi eleştiriyor” Mevcut İBB yönetiminin eleştirilerine tepki gösteren Kurum, “Bu iş bilmez yönetim tek bir eser üretmediği gibi bir de kalkmış bizim projelerimizi eleştiriyor. Sen, İstanbul’u kara kışa teslim edip büyükelçilerle yemek yerken, biz İstanbul’un 39 ilçesinde 80 bin yuvayı vatandaşlarımıza teslim ediyorduk. Sen, İBB bütçesi ile seçim kampanyası yaparken, biz Elazığ’ın, Malatya’nın sokaklarında afetzedelerimizin elinden tutuyorduk. Sen, kendi genel başkanını devirmek için gizli gizli toplantılar yaparken, biz İstanbul’da 365 milyar liralık yatırım yapıyorduk. Sen, cumhurbaşkanı yardımcısı adayı olup İstanbul’u kaderine terk ederken, biz deprem bölgesinde 3 ayda 180 bin konutun temelini atıyorduk. Buradan İstanbul’umuzun güzel insanlarına sesleniyorum. 31 Mart’ta gelin, Gerçek Belediyecilikten yana olun. 31 Mart’ta gelin, İstanbul’un geleceğinden yana olun. 31 Mart’ta gelin, sağlam İstanbul’dan yana olun. Her oy bir tohumdur. Hizmet görürse yeşerir, emek verilirse fidan olur, karşılık bulursa orman olur” ifadelerine yer verdi. “Devletimiz Roman kardeşlerimizin sorunlarına da büyük bir hassasiyetle yaklaşıyor” Programda konuşan İçişleri Bakanı Yerlikaya ise, “Geçmişte ayrımcılıklar yüzünden Roman kardeşlerimim ne tür acılar çektiğini biliyoruz. Onların sorunlarını çözmek bizim görevimiz. Devletimiz bütün vatandaşlarımıza olduğu gibi Roman kardeşlerimizin sorunlarına da büyük bir hassasiyetle yaklaşıyor, sosyal politikalar geliştiriyor. 22 yıldır Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde 85 milyon vatandaşımıza hizmet ediyoruz. Roman kardeşlerimize yönelik geçmişte yapılan yanlışlıkları ortadan kaldırmakla kalmadık 2009 yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Roman açılımı başlattık. Roman vatandaşlara yönelik strateji belgesi ve birinci eylem planı Nisan 2016’da yayınlandı. İkinci aşama eylem planı ise Aralık 2019’da yürürlüğe girdi. Türkiye ilk defa Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde roman merkezi kuruldu. Kentsel dönüşüm kapsamında Roman kardeşlerimizin yaşadığı yerleri onların kültürüne göre inşa edelim istedik. Roman kardeşlerimiz başta müzik olmak üzere Allah’ın bir lütfu olarak sanatın her dalına doğuştan yetenekliler. Biz de bu yeteneklerinin daha da gelişmesi için mesleki eğitim görebilecekleri okullar açtık” dedi.

Adanalı Yazar Çoban’ın Kürt Kızı romanı ikinci baskı yaptı Haber

Adanalı Yazar Çoban’ın Kürt Kızı romanı ikinci baskı yaptı

Almanya’da yaşayan Adanalı Yazar Muhittin Çoban’ın Kürt Kızı adlı romanının ikinci baskısı okurlarıyla buluştu. Yazar Muhittin Çoban, Kürt Kızı romanı hakkında şunları ifade etti: "Kürt Kızı'yla nice hayatların ama bize yabancı olmayan hayatların varlığına tanıklık edeceğiz. Mülteci yaşamların sanıldığı kadar renkli ve imrenilir olmadığını, romanın çoklu kahramanlarıyla birlikte yaşayacağız. Toprakla Su'nun aşkını okurken kendi aşkımızı cesurca sorgulamaktan kaçınmayacağız Aşkta fedakarlığa, sadakate yer olmadığını doğrularımızın çok da doğrular olmadığını görüp daha yaşanılır, çıkardan arınmış, vermeyi önceliğine almış aşka dümen kıracağız. Ve şöyle diyeceğiz; 'İnsan aşk adına nice yanılsamalı aşklar yaşamış meğerse.' Doğru aşk var mı, sorusuna da 'Mutlak aşk yoktur, her dönemin kendine özgü aşkları varmış' yanıtını verip, bu aşkları inşa etmenin, yaşamanın çabasına gireceğiz. Kürt Kızı sadece bir aşk romanı, bir mülteci romanı değil. Sorgulama, kendimizde kendimizi arama romanıdır da. Susma, susarak yakınlaşma, susarak uzaklaşma, konuşma, konuşarak yakınlaşma, konuşarak uzaklaşma romanıdır da aynı zamanda. İnsanı yaşama tutunduran biraz da korkulanmış dedirtiyor bize yol boyunca." Muhittin Çoban kimdir? "Cinselliktir aşkı sevgiden farklı kılan şey" diyen Muhittin Çoban 1962 yılında Adana'nın Ceyhan İlçesi Mercimek köyünde dünyaya geldi. 1969 da Adana'ya taşındılar. Öğrenimine Adana'da devam etti. 12 Eylül 1980 öncesinde Borsa Lisesi’nde okudu. Ancak okulunu tamamlama, öğrenimini sürdürme olanağı bulamadı. Sayısız kez gözetim altına alındı ve dört kez tutuklanıp cezaevine girdi. En son 31 Aralık 1980'de tutuklandı. İdamla yargılandı. Aldığı idam cezası ömür boyu hapis cezasına çevrildi. 1991 yılının Ağustos ayında Ceyhan Özel Tip Cezaevinden şartlı tahliye edildi. Yayınlanmış Eserleri: Yaşamın Adını Koymuştun Sen Mustafa Özenç (Biyoğrafi),  Düşüncede Yürümek ( Denemeler), Sevgiliye Mektuplar( Mektuplar), Aşka Yazdım (Denemeler), Bir Gün (Roman) İşgal (Roman), Her Şey Aşk İçin ( Denemeler), Edepsiz ( Roman) ve Kürt Kızı (Roman)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.