#Sadullah Kısacık

İLKHABER-Gazetesi - Sadullah Kısacık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sadullah Kısacık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kısacık: 20 Bin TL maaş emekliler için yetersiz Haber

Kısacık: 20 Bin TL maaş emekliler için yetersiz

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen ve en düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören kanun teklifi üzerine yaptığı konuşmada, mevcut düzenlemenin emeklilerin yaşadığı derin geçim krizine çözüm olmaktan uzak olduğunu vurguladı. En düşük emekli maaşının 1.062 TL daha artırılarak 20 bin TL’ye çıkarılmasının bir iyileştirme olarak sunulmasını eleştiren Kısacık, “Gazi Meclisin üyesi bir milletvekili olarak bugün emeklilerimize 20 bin TL maaş için toplanmış olmamızdan utanç duyuyorum” dedi. “65-70 YAŞINDAKİ EMEKLİLER İNŞAATLARDA ÇALIŞIYOR, BU KABUL EDİLEMEZ” TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda en düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye çıkarılmasını da ön gören torba kanun teklifi görüşmelerinde söz alan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, emekli maaşına verilen zammın düşük kalmasına tepki göstererek, “Bu komisyonda bulunan her milletvekili gayet iyi biliyor ki 20 bin TL maaşla emekliler geçinemez. Biraz hayat, ekonomi ve matematik bilen herkes bunu anlayabilir. Saha çalışmasına çıktığımda bir bankta oturan emeklimizi gördüğümüz zaman hal hatır sormaya utanıyorum. Ne cevap versin emekli bize? İnşaatlarda çalışan 65-70 yaşında amcalarımızı görüyoruz. Bu milletin emeklisi 65-70 yaşında inşaatlarda çalışır mı? Ama artık basında inşaatlardaki iş kazalarına kurban giden, hayatlarını kaybeden emeklilerimizi görüyoruz” şeklinde konuştu. Kısacık, emekli maaşlarının yaşanabilir bir seviyeye yükseltilmesi gerektiğini belirterek, tüm milletvekillerini vicdan ve kamu yararı temelinde hareket etmeye davet etti.

Kısacık: 2026 Bütçesi faiz ve vergi yüküyle vatandaşı zorlayacak Haber

Kısacık: 2026 Bütçesi faiz ve vergi yüküyle vatandaşı zorlayacak

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu’nda 2026 bütçesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kısacık, bütçedeki yüksek faiz ve vergi yüküne dikkat çekerek, Türkiye’nin ekonomik tablosunun her geçen yıl daha da zorlaştığını vurguladı. Kısacık, “Her yıl, bir önceki yıla göre hayat standartlarımız düşüyor, yaşam maliyetlerimiz artıyor. Her yıl sonunda bir önceki yıla göre borçlarımız maalesef daha da artıyor. Gelen yıl giden yılı aratıyor” dedi. “GELEN YIL, GİDEN YILI ARATACAK” TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak 2026 bütçesi üzerinde değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, “Her yıl, bir önceki yıla göre hayat standartlarımız düşüyor, yaşam maliyetlerimiz artıyor. Her yıl sonunda bir önceki yıla göre borçlarımız maalesef daha da artıyor. Gelen yıl giden yılı aratıyor. 2023 yılı 2024’ten daha zor olmuştu. 2024 ise 2025’ten daha zor oldu. Bu bütçe de gösteriyor ki 2026 yılı 2025'ten daha zor bir yıl olacak. 2026 yılı bütçesindeki 2 trilyon 742 milyarlık faizin ödenmesi için bütçeden hangi kalemleri ayırmamız gerektiğini bütçe cetvelinden araştırdım. Türkiye'de 255 bin işletme var. 255 bin işletme gece gündüz çalışarak 1 trilyon 741 milyar kurumlar vergisi ödeyecek. Kurumların ödeyeceği vergi faize yetmiyor, 1 trilyona daha ihtiyaç var" şeklinde konuştu. “2026 BÜTÇESİ FAİZ BÜTÇESİ” Kısacık, “Esnafımıza, işletmelerimize, sanayicilerimize nefes aldırmayan, işletmelerin kasasının yanında oturan maliyeciler, 2026 yılında 205 milyar 784 milyon lira maliye cezası yazacak. Bu miktarı kurumlar vergisine ekliyoruz, yetmiyor. Faiz lobisi yine alacaklı. Hepimizin cep telefonlarından, evinde kullandığı internetten aylık alınan özel iletişim vergisi var. 2026 yılında 59 milyar 306 milyon özel iletişim vergisi toplanacak. Özel iletişim vergisini de ekliyoruz, faize yine yetmiyor. Her 30 kilometreye bir koyulan radarlarla bayramda seyranda vatandaşımızı tuzağa düşüren trafik cezaları var. 2026 yılında 129 milyon 658 bin lira trafik cezası öngörülüyor. Tüm bu vergileri ve cezaları topladığımızda 2 trilyon 6 milyar gelir elde ediliyor. Faizin ödenmesi için hala 700 milyar liraya ihtiyacımız var. Kurumlar vergisini, özel iletişim vergisini, vergi ve trafik cezalarını, özel iletişim vergisini topla ve faize yetmesin. Bu bütçe, faiz bütçesi değil de nedir? Bir ülke ancak bu kadar sömürülür” diye ifade etti. “ALİ BABACAN DÖNEMİNDE EKONOMİ BAŞARI HİKÂYESİYDİ” Kısacık, Ali Babacan dönemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan'ın ekonomi yönetiminin başında olduğu dönemde, 2002 ile 2013 yılları arasında, bir başarı hikâyesi yazıldı. Faiz düştü, enflasyon düştü, paranın alım gücü arttı. Avrupa Birliği kapılarında beklemeden müzakerelere başladık. Türkiye'nin bir Avrupa Birliği hikâyesi oldu, yabancı sermayeler, fonlar akmaya başladı. Ama Sayın Ali Babacan döneminden sonra iktidar maalesef taş üstüne taş koymadı, tek bir çivi bile çakamadı. İşte bugün geldiğimiz nokta ortada. TÜİK’in verilerine göre kişi başına düşen gayri safi yıllık hasılada Avrupa’da 27. sıradayız. Kişi başına düşen reel gelir ve yönetişim skorunda Türkiye eksilerde (-1 puanda). Ülkemizin geldiği hale bakın. Eller gidiyor Mersin’e, Türkiye gidiyor tersine.”

Kısacık: Çukurova’nın beyaz altını tehlikede Haber

Kısacık: Çukurova’nın beyaz altını tehlikede

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Adana’da pamuk üreticisi çiftçileri tarlada ziyaret ederek çiftçilerin sorunlarını dinledi. Çukurova’nın kadim tarım ürünlerinden olan pamuk tarımının neredeyse durma noktasına geldiğine dikkat çeken Kısacık, “Pamuk bitti, Çukurova bitti” dedi. “Adana’nın simgesi pamuk, üretimde tehlike sinyali veriyor” DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, pamuğun Çukurova’nın tarihi kadar eski ve önemli bir ürün olduğunu belirterek, gıdadan tekstile kadar pek çok sanayi alanında değerlendirilen pamuğun bitme aşamasına geldiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bir zamanlar binlerce tarım işçisine geçim sağlayan, tarladan fabrikaya kadar insanımıza ekmek kazandıran bereketli Çukurova’nın simgesi beyaz altın pamuğun üretimi her yıl daha da düşüyor. Çocukluğumuzda ovayı baştan başa beyaz renge büründüren, şu sıcak günlerde ‘Adana’ya kar yağdı’ dedirten, Altın Koza Film Festivaline ismini veren pamuğun üretimi Adana’da bitirilmiş durumda.” “İthalat politikaları Çukurova çiftçisini zor durumda bıraktı” Kısacık, “Tarımsal girdi maliyetleri yüksek, ürün hasat edilmeden fiyat açıklanmıyor, Çukobirlik pamuk için 31 TL fiyat açıklıyor ama alım yapmıyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi hasat döneminin başlamasına kısa bir süre kala ülkeye ithal pamuk getiriliyor. Çiftçi piyasada 25-26 TL’den alım yapan tüccarın ve fabrikaların elinde sahipsiz kalmış. Daha önce taze soğan, patates ve son olarak mısırda görmüştük. Şimdi aynı senaryoyu pamukta yaşıyoruz. İktidar ithalat politikalarıyla alın terini tarlada bırakan ve zarar etmesine sebep olduğu çiftçimizi sahipsiz bırakmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. “Çukurova’ya pamuğu yeniden kazandırmalıyız” Çiftçilerle yaptığı ziyaretler sonunda değerlendirmede bulunan Sadullah Kısacık, DEVA Partisi için sürdürülebilir güçlü bir tarımın öncelikli olduğunu kaydederek, “Çocukluğumuzda Çukobirlik’in bir haftada aldığı pamuk miktarı artık Adana’da bir hasat döneminde üretiliyor. Önünü göremeyen, ürettiği ürününün geleceğini bilmeyen çiftçimiz pamuk üretiminden vazgeçmeye yüz tutmuş. Pamuk ithalatla tedarik edilmeye bırakılamayacak kadar ülkemiz ekonomisi ve sanayisi için büyük önem arz eden stratejik bir üründür. Eğer Çukurova’ya pamuğu yeniden kazandıracak isek önce tarıma sahip çıkmalıyız. Biz DEVA Partisi olarak ülkemiz için tarımın ne kadar önemli olduğunu, tarımın ve çiftçimizin önceliğimiz olduğunu kadim ve bereketli Çukurova topraklarında Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın attığı ilk adımla, Tarım Eylem Planımızla duyurduk. Bu anlayışla bugüne kadar çiftçimizin sesi olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Kısacık: Bıçak kemiğe dayandı, ara zam şart Haber

Kısacık: Bıçak kemiğe dayandı, ara zam şart

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, ülkede derinleşen ekonomik krize dikkat çekerek asgari ücretli ve emeklilerin alım gücünün her geçen gün azaldığını vurguladı. Kısacık, Temmuz ayında acil ara zam yapılması gerektiğini belirterek, “Bıçak kemiğe dayandı” dedi. “Yoksulluk her geçen gün derinleşiyor” Sadullah Kısacık, "Her sene bir önceki seneyi arar hâle geldik" ifadeleriyle durumun ciddiyetini ortaya koyan Kısacık, “Ekonomik kriz dediğimiz yanlış yönetimler sonucu ortaya çıkar, üç ay, altı ay, bilemediniz bir yıl sürer. Ama bizim yaşadığımız ekonomik krizin de ötesinde. Biz yıllardır geriye doğru gidiyoruz, yoksullaşıyoruz. Ülkemizdeki tüm kesimler her sene, bir önceki seneyi arar hâle geldi. Ülkemizin işçisinin, memurunun, emeklisinin, esnafının, çiftçisinin aldığı ürünlerin miktarı ve kalitesi her sene bir önceki seneden daha az olmaktadır. Adana karpuz kentidir. Şu anda Adana'da dilimle karpuz satılıyor pazarda. Bu Adana’nın tarihinde bir ilk! Bu ülkede pazarda taneyle kiraz satılıyor. Böyle bir şey yaşadık mı daha önce biz? Taneyle kiraz satılır mı? Pazarda tanesi 10 TL kirazın. Millet olarak topyekûn fakirleşiyoruz, yoksullaşıyoruz ve yozlaşıyoruz” şeklinde konuştu. “Maaşlar enflasyon karşısında sıfırlandı” Hükümetin verdiği zam oranlarının enflasyon karşısında eridiğini belirten Kısacık şunları söyledi: “Ocak 2025'te asgari ücretliye enflasyonun yarısı kadar, yüzde 30 zam verdiniz. Aralık ayında SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 15,75, memur ve emeklilerine yüzde 11,54 zam verdiniz. Bugün geldiğimiz noktada ilk beş ayda TÜİK'in enflasyon oranı yüzde 15,9! Yani TÜİK'in ilk beş ay için açıkladığı rakamlara göre verdiğiniz zammı enflasyon geri aldı. SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yapılan zammı ilk beş ayda sıfırlandı. Memur ve memur emeklilerinin ise cebinden ekstra %4 alınıyor. Şu anki durumda İşçinin, memurun, emeklinin, asgari ücretlinin artık takati kalmamış, bıçak kemiğe dayanmıştır. Hem asgari ücretlilerimizin hem de emeklilerimizin maaşlarına bir an önce ara zam yapılmalıdır.” “Enflasyon zirvedeyken ara zam yapmamak vicdansızlık” Kısacık, “İktidara, ekonomi yönetiminde Sayın Ali Babacan dönemini örnek almasını öneriyorum. Çünkü bu ülkede ekonomi yönetiminin Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan ve liyakatli kadroların elinde olduğu yıllarda memurlar, asgari ücretliler, emekliler enflasyonun en düşük olduğu dönemlerde bile ara zam almışlardı. Eflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir dönemde ara zam vermemek asgari ücretliden, asgari emekli maaşı alan vatandaşlarımızdan çalmak ve hak gaspında bulunmaktır” diye ifade etti.

Çukurova Üniversitesi öğrencileri Sadullah Kısacık’a eğitim ve barınma sorunlarını anlattı Haber

Çukurova Üniversitesi öğrencileri Sadullah Kısacık’a eğitim ve barınma sorunlarını anlattı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde misafir etti. Öğrencilerle gerçekleştirilen oturumda, Kısacık, gençlerin taleplerini dinlerken, onların eğitim, barınma, internet gibi sorunlarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Öğrenciler ayrıca, siyaset ve geleceğe yönelik sorularını da Kısacık’a yöneltti. Kısacık, gençlerin siyasetteki önemini vurgulayarak, bu alanda aktif rol almalarının ülkenin geleceği için kritik olduğunu belirtti. “Devlet öğrencilerin beslenme meselesini özel sektöre bırakmamalı” Şikayetler üzerine söz alan Kısacık, “Türkiye gibi sahip olduğu tarımsal zenginlikle Dünya’da üst sıralarda bulunan bir ülkede hala gıda kalitesinin tartışılması akıl alır gibi değil. Ama bu durumun altında yatan ana sebep, eğitim kurumlarımızın yemeklerinin hazır gıda şirketlerinin, öğrencilerin gıda kalitesi yüksek yemeklere ulaşması kaygısından ziyade, ticari kaygılarla yemek hazırlamasıdır. Öğrencilerimize bu tür ticari kaygılarla üretilen yemekler verilmemeli. Devlet öğrencilerin beslenme meselesini özel sektöre bırakmamalı, ‘gençlerimiz geleceğimizdir’ görüşüyle öğrencilerimizin yemekleri, sanki kendi evlerindeki gibi ‘ana yemeği’ dediğimiz kalite ve güvenlikte, sorumlu bakanlığın veya üniversitenin mutfaklarında üretilmeli” diye ifade etti. “Barınma sorunu maalesef son yıllarda üniversite öğrencilerimizin yaşadığı en büyük sorunlardan” Kısacık, oturumda öne çıkan sorunlardan birisi olan barınma sorununa değinerek şunları söyledi: “Barınma sorunu maalesef son yıllarda üniversite öğrencilerimizin yaşadığı en büyük sorunlardan. Her eğitim öğretim dönemi başında öğrencilerimiz KYK’da yer bulamamaktan şikayetçi. Bu sebeple 1 yıl emek vererek kazandığı üniversiteyi bırakmak zorunda kalan yada okumak istediği üniversiteyi barınma sorunu ve maliyetleri sebebiyle tercih edemeyen, daha kaliteli üniversitede istediği bölümleri okuyamayan öğrencilerimiz var. Eğitimde barınma sorunu çok iyi planlama isteyen bir konudur. Üniversite bölümlerinin kontenjanları bu konuda önemli bir kıstas. Ancak bu konuda sağlıklı bir planlama Gençlik ve Spor Bakanlığı ve YÖK koordinasyonunca hala icraata geçmiş değildir. Gençlerimiz eğitimde barınma sorunu yüzünden geleceklerinden, kariyerlerinden vazgeçmek zorunda bırakılmamalı.  Yaşadığımız bu dönemde, bu çağda internet problemi yaşamak inanılır gibi değil. Yurtların çalışma ortamında elbette bilgiye ulaşmak adına artık kullanılan yegane araçlarınızdan birisi olan internetin yeterli düzeyde sağlanamıyor olması büyük bir eksiklik. Hepimiz evimizde, iş yerlerimizde, elimizdeki cep telefonlarımız sayesinde sokakta hatta bırakın ülkemizi, Dünya’nın pek çok ücra köşesinde bile internet üzerinden canlı görüşmeler yapıyor, bilgiye ulaşıyor ve dijital işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz. Siz gençlerimize geleceğimiz derken, sizin en iyi şekilde kendinizi eğitmeniz için tüm imkanların seferber edilmesi gerekirken, daha internet gibi herkesi elinin altında bulunan bir imkandan mahrum kalıyor olmanız kabul edilemez. Bu sorun, yaşadığımız dijital çağda Türkiye’ye yakışmayan bir durumdur.” “Ülkenin geleceği için gençlerin siyasette olması şart” Şikayet ve taleplerden sonra siyaset ve gelecek konusunda öğrenciler Kısacık’a, gençlerin neden siyasette yer alması gerektiği sorusunu yöneltti. Kısacık kendisine yöneltilen soruya, “Bu koltuklardan biz gittiğimizde yerimize sizler geleceksiniz. Bu sebeple kendisini iyi yetiştirmiş, liyakat kazanmış, ülkesi için hedefi ve ideali olan gençlerin siyasi faaliyette bulunmasını son derece önemsiyorum. Bu kriterlere sahip gençlerimiz siyasete girmediği zaman bu koltuklarda liyakatsiz ve hedefi olmayan kişiler oturuyor. Sonuç ortada! Şu anda ülkemizde sistemsizlik, plansızlık ve liyakatsizlik var ve bu durum hepimizin olduğu gibi siz gençlerimizin de hayatını alt üst ediyor.  Ülkemizin eğitim alanında; gıda, barınma, internet, kariyer gibi sorunlarla boğuşmaması için kendisini yetiştirmiş gençlere ülkemiz siyasetinin ihtiyacı var. Bir genç neler yapabilir derseniz eğer, Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan bu konuda iyi bir örnektir. Genç yaşta liyakat sahibi ve işinin ehli olarak 13 yıl kesintisiz bakanlık yaptığı dönemde dış işlerimizde ve ekonomimizdeki yükselişimiz Türkiye için gerçek gerçek bir başarıdır” şeklinde cevap verdi.  

DEVA Partisi sözcülüğüne Sadullah Kısacık atandı Haber

DEVA Partisi sözcülüğüne Sadullah Kısacık atandı

12 Ekim’de gerçekleştirilen DEVA Partisi 2. Büyük Olağan Kongresi’nde genel merkez başkanlık kurulu ve yeni görevlendirmeler belirlendi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan tarafından oluşturulan yeni yönetimde Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, genel başkan yardımcılığı ve parti sözcülüğü görevlerine atandı. GÖLGE BAKANLIK GÖREVİ Belirlenen yeni yönetimde milletvekillerinin, iktidarın uygulamalarını takip etmek amacıyla “gölge bakan” formülüyle sorumlu oldukları bakanlık alanları da açıklandı. Sadullah Kısacık, genel başkan yardımcılığı ve basın sözcülüğü görevlerinin yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde enerji ve doğal kaynaklar bakanlığının çalışmalarını DEVA Partisi’nin gölge bakanı olarak takip edecek. SADULLAH KISACIK KİMDİR? 1977 yılında Adana’da doğan Sadullah Kısacık, 1999 yılında Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Yönetim danışmanlığı ve yazılım alanında faaliyet gösteren Kısacık, Çukurova Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde "Toplam Kalite Yönetimi ve Değişim Mühendisliği" Yüksek Lisansını tamamlayarak Endüstri Yüksek Mühendisi unvanını aldı. Ayrıca, İşletme Fakültesinde Stratejik Yönetim alanında İşletme Yüksek Lisansını tamamlayarak stratejist unvanına da sahip oldu. Dernek ve Yayın Faaliyetleri Sadullah Kısacık, üç dönem Adana Genç İşadamları Derneği yönetim kurulu üyeliği ve genel sekreterlik görevlerinde bulundu. 2008 yılında yönetim danışmanlığı ile ilgili deneyimlerini topladığı "Başarılı Yöneticiliğin Yol Haritası" adlı kitabı yayınlandı. Ayrıca, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Adana Genç Girişimciler İcra Kurulu Üyeliği yaptı. Siyasi Kariyeri 7 Haziran 2015 seçimlerinde Adana Milletvekili olarak seçilen Kısacık, TBMM 25. Dönem Milletvekilliği görevinde bulundu. 2023 genel seçimlerinde DEVA Partisi Adana Milletvekili olarak TBMM’ye giren Sadullah Kısacık, evli ve iki çocuk sahibidir.

Kısacık: Yetersiz eğitim, Türkiye’nin geleceğinde kayıplara yol açar Haber

Kısacık: Yetersiz eğitim, Türkiye’nin geleceğinde kayıplara yol açar

DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, kamuda tasarruf tedbirleri kapsamında okullarda ortaya çıkan temizlik sorununun yanında güvenlik sorununu da  Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak, “Öğretmenlerimiz ve öğrencilerimizin can güvenliği risk altındadır” dedi. “Okullarımızın kapısında bir güvenlik sorumlusu yok” Sadullah Kısacık, “Kamuda tasarruf tedbirleri kapsamında okullarımız güvenlik personellerinden yoksun kaldı. Okullarımızın kapısında bir güvenlik sorumlusu yok. Yasaklı madde satıcıları ve diğer suçlardan sabıkalı kimseler, elini kolunu sallayarak okullarımıza giriyor, okullarımızın bahçelerinde cirit atıyor. Bu suçlular okullarımızın koridorlarına kadar giriyor, olaylar çıkarıyor ve öğrencileri darp ediyorlar” diye ifade etti. “Suçlular okul koridorlarına, sınıflara kadar giriyorlar” Okullarda yaşanan güvenlik sorunlarından kaynaklı olaylardan dolayı öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin büyük risk altında kaldığına değinen Kısacık, ailelerin de endişe içinde olduğunu belirterek şunları söyledi: “Emniyet müdürlüğü kayıtlarına bakıldığın suçluların en fazla yakalandığı mahal olarak okul çevreleri öne çıkmakta. Suçlular okul koridorlarına, sınıflara kadar giriyorlar. Bu durum öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin can güvenliğini büyük bir risk altında bırakmaktadır. Velilerimiz en değerli varlıkları olan çocuklarını okullara gönderiyorlar ama çocuklarının güvenliklerinden emin olamadıkları için büyük bir endişe içindeler. Okullarımızda çok büyük bir güvenlik açığı olduğu açıktır. Öğretmenlerimizin ve çocuklarımızın kötü niyetli kişilerden korunması şarttır. Eğer bu soruna bir çözüm bulunmazsa, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimizin can güvenliği risk altında kalmaya devam edecektir, buna izin veremeyiz.” “Yetersiz eğitim verilmiş bir nesil olarak yetişmesi Türkiye’nin geleceğinde çok büyük kayıplara sebebiyet verir” Kısacık, “Millî eğitim konusunda tasarrufa gidilmesi, tasarruf tedbirleri çerçevesinde eğitim unsurlarına zarar verilmesi kabul edilemez. Millî eğitimin hiçbir alanında tasarruf edilememelidir. Savaşta bile millî eğitimden tasarruf edilemez. Unutmayalım ki Cumhuriyet Tarihimizin ilk Maarif Kongresi 1921 yılında, kurutuluş savaşımızın en yoğun ve en kanlı geçtiği dönemlerde yapılmıştır. Çünkü eğitim bir ülkenin geleceği nesillerin yetiştiği sistemdir. Çocuklarımız bizim geleceğimiz ve insan kaynağımızın temelidir. Çocuklarımız, gelecekteki doktorlarımız, askerlerimiz, mühendislerimiz, öğretmenlerimiz, ülkemizin yöneticileri olacaktır. Dolayısıyla çocuklarımızın eğitiminden tasarruf edilmiş, eğitiminin masraflarından kısılmış, yetersiz eğitim verilmiş bir nesil olarak yetişmesi Türkiye’nin geleceğinde çok büyük kayıplara sebebiyet verir. Çocuklarımızın okullarda güvenliğini sağlayamıyorsak, eğitim aldıkları sınıfların temizlik ve hijyenini sağlayamıyorsak, eğitimlerinde fırsat eşitliğini sağlayamıyorsak, eğitimin çıtası düşmüşse, üniversite mezunu gençlerimizin mezuniyetinin bir değeri yoksa, liyakatsizlik eğitim sistemimizde kol geziyorsa lütfen kimse bize yerlilikten, millîlikten ve eğitimde ileri düzeyde olduğumuzdan bahsetmesin. Bu iş bilmezliktir, beceriksizliktir, öngörüsüzlüktür. Bu yerli ve millî söylemi maskesi altından çocuklarımızın, ülkemizin geleceğinin diplere çekilmesidir. Bugün bu olanları öngörüp hiçbir çözüm üretmeden eğitimden tasarruf edenlerin niyetleri kirlidir. Geleceğimiz olan çocuklarımızın bu şekilde sömürülmesine ve bu kirli niyetlerle eğitimlerinin kısıtlayan uygulamaların devam etmesine asla izin vermeyeceğiz” diye ifade etti.     

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.