#safra kesesi

İLKHABER-Gazetesi - safra kesesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, safra kesesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Safra kesesi taşı olanlar dikkat Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar: "Her taş ameliyat gerektirmez" Haber

Safra kesesi taşı olanlar dikkat Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar: "Her taş ameliyat gerektirmez"

Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi. Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu. "Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz" Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20'sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80'i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı. "Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir" Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir" Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3'ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi. "Belirti varsa cerrahi gerekir" Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi: "Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir." "Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart" Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.

Ankara'daki özel hastanede skandal iddia Haber

Ankara'daki özel hastanede skandal iddia

Ankara'da Özel Hastanede safra kesesi ameliyatı olan ve ameliyat sırasında bağırsağının kesildiği, doktoru tarafından bu durumun saklandığı iddia edilen kadın hayatını kaybetti.Ankara'nın Polatlı ilçesinde yaşayan 23 yaşındaki kreş öğretmeni Kevser Çuhadar, geçirdiği rahatsızlığın ardından Özel Hastanede safra kesesi ameliyatı olmak için gitti. İddialara göre, Çuhadar'ın bağırsağı ameliyat esnasında doktor tarafından yanlışlıkla kesildi. Doktorun durumu saklayıp sonradan açıklaması ile kasıtlı bir şekilde ihmallere başvurduğu Çuhadar'ın ailesi tarafından iddia edildi. İhmaller sonucu hayatını kaybeden Çuhadar'ın ise henüz 1 senedir evli olduğu ve geride 2 aylık bebeğinin kaldığı öğrenildi. "Sonradan ben bağırsağı delmişim dedi" Kızının safra kesesinden ameliyat olmak için Özel Hastaneye gittiğini söyleyen Çuhadar'ın annesi Durhanim Çetinkaya, "Ameliyat olayım, bir an önce iyileşeyim, işime döneyim demişti. Hiçbir hastalığı yoktu, gayet sağlıklı gitmişti. Ameliyat oldu ama doktor bağırsağını kesmiş, bize söylemedi. Kızım birinci günü çok kötü oldu. Doktora dedim ben, kızım iyileşemiyor, iyi değil dedim. Gayet iyi dedi. Hemşerilere söyledim, her şey normal dedi. Tansiyonu düştü, ikiye düştü. Normal dediler, biz onu yükseltiriz dediler. Doktor geldi, bir ultrason isteyelim dedi. Herhalde bir damar mı kesmişim, ne yapmışım dedi. Kan verelim dedi, kanlar gelmedi zaten. Kızılay'dan bekliyoruz dedi. Biz dedik ki Ankara'ya götürelim. Sakıncalı olur, yolda ölebilir dedi. Göndermedi bizi. Ben Ankara'dan doktor arkadaşımı çağıracağım, ameliyatı burada yapacağım dedi. Küçük bir damarda kesin kesik oldu dedi. Ya gördü bize söylemedi, bilmiyorum artık. İkinci ameliyata alındı kızım. 3 saat sonra çıktı ameliyattan. Sonradan ben bağırsağı delmişim dedi. 3-4 saat sonra kalkar dedi" şeklinde konuştu. "Doktor ‘Allah rahmet etsin deriz' dedi" Durhanim, gece 3'te kızının tansiyonunun düşmesi üzerine hemşirelerin doktoru çağırdığını, kızının o haliyle doktora "Ben ölüyor muyum?" diye sormasının üzerine doktordan "Allah rahmet etsin deriz" dediğini belirtti. Ardından Durhanim, doktorun bilerek ambulansı aradığını ve kızının başka bir hastaneye transfer esnasında yolda öleceğini hesap ettiğini iddia etti. 2 aylık bebek geride kaldı Durhanim, kasıtlı olarak uzakta olan bir şehir hastanesine götürülmek üzere gelen ambulansın şans eseri bozulduğunu ve başka bir hastaneden ambulans gelip aldığını ifade etti. Orada ise kızının kalbinin durduğunu, her şeyin orada ortaya çıktığını söyleyen Durhanim, otopsi yapılarak adli tıptan sonuç beklediklerini dile getirdi. Durhanim, kızının 23 yaşında olduğunu ve geride 2 aylık bebeğinin kaldığını vurguladı. "Dalga geçti benimle doktor" Daha önce de bu hastanede birçok skandal olayın olduğunu belirten Çetinkaya, "Ben o hastanenin kapatılmasın istiyorum. Sağlık Bakanlığı'ndan da rica ediyorum. O hastane kapatılsın. Çünkü bu hastane ilk sefer kapatıldı. El değiştirdi, tekrar açıldı. Başka canlar yanmasın. Benim yüreğim yandı. Gül gibi çocuğum gitti gözümün önünde. Doktor bir de benimle dalga geçti. 2 gündür dedim ben ona, benim çocuğum iyi değil ölüyor dedim. Dalga geçti benimle doktor. A. Y. diye bir doktor" dedi. "Hastanede başka vukuatlar da olmuş ama herkes susmuş" Hastanede yoğun bakım ve oksijen tüpünün olmadığını belirten Çuhadar'ın babası Fatih Çetinkaya, "Kan yok. Kan verelim diyelim, bizim kanımızı almıyor. Bizimki de 0 pozitif. Kanların tahlilleri gerekiyor falan. Biz oradan kurtulmak için artık yalvarıyoruz adama. Diyoruz ki arkadaş bizi buradan gönder. Polatlı'da koskoca bir özel hastane. 112'ye bir becerip de arkadaş bize bir ambulans verin. Biz göndereceğiz diyemedi. Beceremediler. Çünkü neden? Burada bir hata var. Karşı taraf diyor ki bilgilerini istiyorlar. Bakıyor bu bilgilerle, bu değerlerle bu hasta benim elimde ölür. O yüzden kimseye gönderemedi. En sonunda kendi anlaşması olduğu bir özel hastaneye gönderdi. Gönderdiklerinde Allah'tan ambulans yolda bozuldu. Tekrar ikinci bir ambulans istendi. Ambulansın şoförü de bu hasta buraya yetişmez. Ben bunu şehir hastanesine götürüyorum dedi. Oranın yoğun bakımına aldılar. Böbreği, karaciğer, akciğer hepsini zehirlemiş. Zehir oranı yükselmiş. Ben davacı olacağım bu adamdan. Bu hastanede başka vukuatlar da olmuş ama herkes susmuş. Ben dün savcılıkta öğrendim. 2 gün önce 8 yaşındaki bir çocuğun dişine yüksek dozda narkoz verdiği için çocuk hayatını kaybetmiş diş çekiminde" diye konuştu.

Uzmanı safra taşlarının teşhis ve tedavi yöntemlerini açıkladı Haber

Uzmanı safra taşlarının teşhis ve tedavi yöntemlerini açıkladı

Safra taşları, genellikle kolesterolden veya safra pigmentlerinden oluşan, bazen hiçbir belirti göstermeyen ve bazen de ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir durumdur. Medical Park Adana Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ferudun Kaya, bu konuda önemli bilgiler paylaştı. Safra Taşlarının Özellikleri ve Semptomları Op. Dr. Kaya, safra taşlarının genellikle sessiz olduğunu ve birçok kişinin bu taşlara sahip olmasına rağmen herhangi bir belirti yaşamadığını belirtti. Bu tür taşlara “sessiz taşlar” denir. Ancak safra taşı safra kanalını tıkarsa, vücutta çeşitli belirtiler ortaya çıkabilir. Op. Dr. Kaya, bu belirtileri şu şekilde sıraladı: Safra Kolikleri: Karın sağ üst kısmında aniden başlayan ve genellikle saatlerce süren şiddetli ağrılar. Bu ağrı omuza ve sırta yayılabilir. Mide Bulantısı ve Kusma: Özellikle yemeklerden sonra mide bulantısı ve kusma görülebilir. Hazımsızlık: Şişkinlik, mide yanması ve özellikle yağlı yiyeceklerin tüketilmesinden sonra sindirim problemleri yaşanabilir. Sarılık: Safra taşının safra kanalını tıkaması nedeniyle safra akışı bozulur ve ciltte ve göz aklarında sararma meydana gelebilir. Ateş ve Titreme: Safra kesesi enfeksiyonu (kolesistit) varsa ateş ve titreme ortaya çıkabilir. Teşhis Yöntemleri Kolelitiazis (safra kesesi taşları) genellikle hastaların semptomları ve tıbbi geçmişleri dikkate alınarak teşhis edilir. Tanıyı doğrulamak için kullanılan bazı görüntüleme teknikleri şunlardır: Ultrasonografi: Safra taşlarını teşhis etmek için en yaygın kullanılan yöntemdir. Yüksek doğruluk oranına sahiptir ve non-invazivdir. MRCP (Manyetik Rezonans Kolanjiyopankreatografi): Safra yollarını ve pankreası detaylı bir şekilde görüntülemek için kullanılır. BT (Bilgisayarlı Tomografi): Safra taşı komplikasyonlarını ve diğer karın içi patolojileri değerlendirmek için kullanılabilir. ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi): Hem tanı koymak hem de tedavi amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Safra taşlarını çıkarmak için de kullanılabilir. Tedavi Seçenekleri Safra taşı tedavisinin taşların sayısına, boyutuna, yerine ve hastanın semptomlarına bağlı olarak değiştiğini belirten Op. Dr. Kaya, tedavi seçeneklerini şu şekilde açıkladı: Bekle ve Gör Yaklaşımı: Sessiz safra taşları semptomlara neden olmuyorsa, doktorlar genellikle müdahale önermez ve düzenli takip yapılmasını isteyebilirler. İlaç Tedavisi: Safra taşlarını eritmek için ursodeoksikolik asit gibi ilaçlar kullanılabilir. Ancak, bu tedavi uzun sürebilir ve her zaman etkili olmayabilir. Cerrahi Müdahale: Safra taşı semptomatikse ve komplikasyon riski taşıyorsa, en yaygın tedavi yöntemi cerrahidir. En sık kullanılan cerrahi yöntem ise laparoskopik kolesistektomidir. Laparoskopik Kolesistektomi: Op. Dr. Kaya, laparoskopik kolesistektominin safra kesesinin çıkarılması için yapılan minimal invaziv bir cerrahi yöntem olduğunu belirtti. Bu yöntem, kolelitiazis tedavisinde en yaygın kullanılan ve güvenli kabul edilen prosedürlerden biridir. Ameliyat süreci şu aşamalardan oluşur: Anestezi: Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Hasta tüm işlem boyunca uyur ve ağrı hissetmez. Kesiler: Karın bölgesinde birkaç küçük kesi yapılır. Bu kesiler genellikle 1 cm'den küçüktür. Laparoskop Yerleştirilmesi: Bir kesiden laparoskop adı verilen ince bir kamera yerleştirilir. Bu kamera, cerraha karın içini ekranda görme olanağı tanır. Safra Kesesi Çıkarılması: Diğer küçük kesilerden cerrahi aletler yerleştirilir. Safra kesesi bu aletler aracılığıyla kesilir ve çıkarılır. Kapanış: Safra kesesi çıkarıldıktan sonra kesiler dikiş veya cerrahi bantlarla kapatılır. Ameliyatın Avantajları ve İyileşme Süreci: Op. Dr. Kaya, laparoskopik kolesistektominin minimal invaziv bir yöntem olduğunu ve iyileşme sürecinin hızlı olduğunu belirtti. Ameliyat sonrası hastalar genellikle aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir ve birkaç hafta içinde normal aktivitelerine dönebilirler. Küçük kesiler sayesinde cerrahi izler minimaldir. Erken tanı ve tedavi ile hastalar genellikle hızlı ve sorunsuz bir iyileşme süreci geçirirler. Hafif bir karın ağrısı, şişkinlik veya gaz sancısı normal sayılabilir, ancak doktorun önerdiği süre boyunca dinlenmek ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak önemlidir. Op. Dr. Kaya, safra taşı semptomlarının ciddiyetine göre tedavi edilmesi gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.