#sağlık

İLKHABER-Gazetesi - sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmaniye’de bir ilk: İleri evre gırtlak kanseri ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi Haber

Osmaniye’de bir ilk: İleri evre gırtlak kanseri ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi

Osmaniye'de ilk kez gerçekleştirilen operasyonda ileri evre larenks kanseri teşhisi konulan 72 yaşındaki erkek hasta, gerçekleştirilen kapsamlı cerrahi operasyonla sağlığına kavuşma yolunda önemli bir adım attı. Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanları Op. Dr. Ayshan Pekdemir ve Op. Dr. Furkan Fatih Şenoğul tarafından gerçekleştirilen operasyonda, hastaya "Total Larenjektomi, Bilateral Boyun Diseksiyonu ve Total Tiroidektomi" işlemleri uygulandı. Söz konusu ameliyatın Osmaniye'de ilk kez gerçekleştirildiği öğrenildi. Baş-boyun bölgesinde sık görülen kanser türlerinden biri olan larenks kanserinin, çoğunlukla uzun süreli sigara ve tütün kullanımına bağlı ortaya çıktığı belirtilirken, ses kısıklığı, nefes darlığı, yutma güçlüğü ve kilo kaybı gibi şikayetlerle kendini gösterebildiği ifade edildi. Hastaneye başvuran 72 yaşındaki hastanın yapılan tetkik, görüntüleme ve biyopsi işlemleri sonucunda Evre IVA larenks kanseri tanısı aldığı bildirildi. Uzman ekip tarafından planlanan operasyonun başarılı geçtiği kaydedildi. Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, modern tıbbi altyapı, deneyimli sağlık personeli ve multidisipliner çalışma anlayışıyla vatandaşlara kaliteli sağlık hizmeti sunulmaya devam edildiği belirtildi. Açıklamada ayrıca operasyon sürecinde görev alan sağlık çalışanları ile idari ekibin koordineli çalışmasının başarıda önemli rol oynadığı vurgulandı.

Kaya: Emekliler sağlık hizmetine erişimde zorlanıyor Haber

Kaya: Emekliler sağlık hizmetine erişimde zorlanıyor

DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası Adana Şubeleri, emeklilerin ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekmek amacıyla İnönü Parkı’nda bir araya geldi. Çok sayıda emeklinin katıldığı açıklamayı DİSK Dev Emekli-Sen Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Şeyhmus Kaya okudu. Kaya, Türkiye’de emeklilik döneminin artık huzurlu bir yaşam süreci olmaktan çıktığını belirterek, sağlık sistemindeki sorunlar nedeniyle özellikle yaşlı vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimde sıkıntı yaşadıklarını belirterek yetkililerden çözüm talep etti. DİSK Dev Emekli-Sen Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Şeyhmus Kaya, Türkiye’de emeklilik döneminin artık huzurlu bir yaşam süreci olmaktan çıktığını belirterek, sağlık sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Kaya, özellikle yaşlı vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade etti. “DAR GELİRLİ VATANDAŞLAR SAĞLIK HİZMETİNE ULAŞMAKTA ZORLANIYOR” Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden doktora ulaşmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini belirten Kaya, göz, kardiyoloji, nöroloji ve ortopedi gibi branşlarda aylar sonrasına randevu verildiğini öne sürdü. Kamu hastanelerindeki yoğunluk nedeniyle dar gelirli vatandaşların çaresiz kaldığını savunan Kaya, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan gecikmelerin son iki yılda ciddi oranda arttığını kaydetti. “BAYRAM İKRAMİYELERİNİN EN AZ BİR ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNE ÇIKARILMALI” DİSK Dev Emekli-Sen Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Şeyhmus Kaya, emeklilerin taleplerini şöyle sıraladı:“En düşük emekli maaşının insanca yaşam koşullarına uygun seviyeye yükseltilmelidir. Sağlıkta alınan tüm katkı paylarının kaldırılmalı, emeklilere ücretsiz ve öncelikli sağlık hizmeti sağlanmalıdır. Bayram ikramiyelerinin en az bir asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır.”

Mahmut Şahin: "Merdiven altı merkezler denetimsiz, sağlığımız bu kadar ucuz değil" Haber

Mahmut Şahin: "Merdiven altı merkezler denetimsiz, sağlığımız bu kadar ucuz değil"

Merdiven altı güzellik merkezlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade eden Tüketiciler Birliği Genel Bakanı Mahmut Şahin, "Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan 'estetisyen' ünvanını verdikleri insanlarla, 'seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz' vaatleri ile kesip doğruyorlar" dedi. Denetimden uzak olan güzellik merkezlerinde sağlık işlemleri yapıldığını söyleyen Başkan Şahin, "Merdiven altı sistem diye tabir ettiğimiz güzellik merkezleri gözümüzün önünde yüzlerce adeta. Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan estetisyen ünvanını verdikleri insanlarla, seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz vaatleri ile kesip doğruyorlar. Hiçbir yasal denetimi yok, hiçbir takip sistemi yok, başıboş bırakılmış bir alan. Bu durumun en acı tarafı, bu sisteme çantacılık yapan doktorların da bulunması. Bazı malzemeleri yalnızca doktorlar kendi kodları ile alabiliyorlar. Bu kodla malzemeleri alıp, çantacılık yaparak bu güzellik merkezlerine satıyorlar. Daha da kötüsü, hiçbir denetime tabi tutulmadan, merdiven altı üretimle her tarafta satılabiliyor. Bu durum insan sağlığını ilgilendiriyor. İnsanımızın sağlığı bu kadar ucuz olmamalı. Biz Uganda değiliz, bu tür vaatler rahat rahat yapılamamalı. Eğer devletten çekinmeleri olmazsa, bu insanların bizim sağlığımıza da bir kıymeti olmaz. Burada sağlık işlemi yapılıyor. İnsanların kör olmasını, burunlarının üzerini kaybetmesini, kulağını duyacağını engelleyici işler yapılıyor, bunlar sağlıkla alakalı" şeklinde konuştu. "Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar?" Laboratuvarda yapılması gerek işlemlerin, güzellik merkezleri kendileri yapıyormuş gibi lanse ettiklerini belirten Şahin, "Mezoterapi dediğimiz işlem bir laboratuvarda yapılması gereken bir işlem. İnsanların gerek selülitleri gerekse saçlarıyla alakalı vaatlerde bulunarak, 'Biz laboratuvarda kanlarınızı ayrıştırıyoruz, bunu da enjekte edip sağlıklı olmanızı sağlıyoruz' diyorlar. Bir kere bunun laboratuvarda yapılması lazım. Burada laboratuvar olmadığı gibi olsa bile işleyecek bir yetkili yok. Bunun eğitimini almış birisi yok. Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar? Dalga geçer gibi insanların kanlarını alıyorlar, ayrıştırma yapar gibi yapıp insanların vücuduna su enjekte ediyorlar. Bunu da parayla satıyorlar. Bu kadar başıboş bir sistemin denetlenmemesi bu ülkenin yasal olarak bir ayıbı. Tüketicilere çağrımız da her halükarda kim yaparsa yapsın, sağlığınızı etkileyen bu işlem sizi güzelleştirmez. Yüz güzelliğine değil, gönül ve ahlak güzelliğine odaklanın" ifadelerini kullandı.

Mersin Büyükşehir’den çölyaklı bireylere tam destek: Aylık 15 bin ekmek dağıtılıyor Haber

Mersin Büyükşehir’den çölyaklı bireylere tam destek: Aylık 15 bin ekmek dağıtılıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi, Dünya Çölyak Farkındalık Günü kapsamında düzenlediği etkinlikle çölyaklı bireyler ve ailelerini bir araya getirirken, belediyenin yıllardır sürdürdüğü glutensiz gıda destekleri ve farkındalık çalışmaları da vatandaşlarla paylaşıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Dünya Çölyak Farkındalık Günü kapsamında Darıseki Örnek Köyünde çölyaklı bireyler ve ailelerini bir araya getiren anlamlı bir etkinlik düzenledi. Glutensiz ikramların sunulduğu, çocuklar için oyun alanlarının kurulduğu etkinlikte katılımcılar hem keyifli vakit geçirdi hem de çölyak hastalığı konusunda farkındalık oluşturuldu. Büyükşehir Belediyesinin sosyal belediyecilik anlayışıyla çölyaklı bireylere yönelik sürdürdüğü destek çalışmaları, Dünya Çölyak Farkındalık Günü etkinliğinde buluşan vatandaşlarla paylaşıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi, 2021 yılından bu yana çölyak hastalığı raporu bulunan ve başvuruda bulunan vatandaşlara her ay düzenli olarak 16 adet 250 gramlık glutensiz ekmek ile 3 kilogram glutensiz un desteği sağlayarak Ramazan ayında da çölyaklı bireylere yönelik glutensiz dayanışma gıda kolisi desteği sundu. "Çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarımız sürüyor" Sosyal Hizmetler Dairesine bağlı Sosyal Yardımlar Şube Müdürlüğünde sosyal çalışmacı olarak görev yapan Yasemin Özbek Cilasın, Mersin Büyükşehir Belediyesinin çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştırmak amacıyla yıl boyunca desteklerini sürdürdüğünü belirtti. Büyükşehir Belediyesinin yalnızca özel günlerde değil, her dönemde çölyaklı vatandaşların yanında olduğunu ifade eden Cilasın, "Bugün Dünya Çölyak Farkındalık Gününde Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak çölyak hastalığıyla mücadele eden vatandaşlarımız ve ailelerinin yanında olduğumuzu bir kez daha güçlü şekilde ifade etmek istiyoruz" dedi. 2021 yılından bu yana devam eden destekler kapsamında çölyak hastalığı raporu bulunan ve başvuruda bulunan vatandaşlara her ay düzenli olarak 16 adet 250 gramlık glutensiz ekmek ile 3 kilogram glutensiz un desteği sağlandığını söyleyen Cilasın, "Bugün itibariyle Mersin genelinde her ay 976 vatandaşımız bu hizmetten ücretsiz olarak yararlanmakta. Aylık toplam 15 bin 616 adet glutensiz ekmek ve 2 bin 928 kilogram glutensiz un dağıtımı gerçekleştirilmektedir. Ayrıca Ramazan ayı dolayısıyla özenle hazırladığımız çölyaklı bireylerin günlük yaşamını kolaylaştıran ve içerisinde temel gıdaların bulunduğu glutensiz dayanışma gıda kolisi desteğimiz kapsamında bugüne kadar toplam 4 bin 060 adet gıda kolisi vatandaşlarımıza ulaştırılmıştır. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak sosyal belediyecilik anlayışıyla toplumun her kesimine dokunan çalışmalar üretmeye, dayanışmayı, büyütmeye ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Adana'da kalbe 'mandal' dokunuşu: Ameliyatsız kapak tamiri ile hayata dönüş Haber

Adana'da kalbe 'mandal' dokunuşu: Ameliyatsız kapak tamiri ile hayata dönüş

Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, bazı hasta gruplarında açık cerrahinin ciddi risk oluşturabildiğini söyleyerek, "Kasıktan girerek gerçekleştirdiğimiz minimal invaziv yöntemle kapak tamirini çok daha güvenli şekilde yapabiliyoruz" dedi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, son yıllarda kalp kapak hastalıklarının tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirterek, açık kalp ameliyatına alternatif olarak geliştirilen minimal invaziv yöntemlerin uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini açıkladı. Uzm. Dr. Samet Yılmaz, özellikle mitral ve triküspit kapak yetmezliklerinde artık her hastanın açık kalp ameliyatına ihtiyaç duymadığını ifade ederek şu bilgileri paylaştı: "Gelişen teknoloji ve girişimsel kardiyoloji uygulamaları sayesinde, uygun hasta grubunda kasık bölgesindeki toplardamarlardan girilerek kalbin içine ulaşabiliyor ve kapaklardaki kaçakları minimal invaziv yöntemlerle onarabiliyoruz. Mitral ve triküspit kapak yetmezliklerinde, halk arasında ‘mandal’ olarak bilinen özel klips sistemleri kullanılarak kapaklardaki kaçak önemli ölçüde azaltılabiliyor." Yüksek riskli hastalar için önemli alternatif Avrupa Kardiyoloji Derneği kılavuzlarında da önerilmeye başlanan bu yöntemin özellikle yüksek ameliyat riski taşıyan hastalar için önemli bir seçenek sunduğunu belirten Yılmaz, şu hasta gruplarının bu tedaviden fayda görebildiğini söyledi: "Daha önce açık kalp ameliyatı geçirmiş hastalar, ileri yaş grubundaki bireyler, kalp fonksiyonları ciddi şekilde azalmış hastalar, kalp yetmezliği bulunan ve ameliyat riski yüksek kabul edilen hastalar." Uzm. Dr. Yılmaz, "Bu hasta gruplarında açık cerrahi ciddi risk oluşturabiliyor. Biz ise kasıktan girerek gerçekleştirdiğimiz minimal invaziv yöntemle kapak tamirini çok daha güvenli şekilde yapabiliyoruz" dedi. Hastalar kısa sürede günlük yaşamına dönebiliyor İşlemin en önemli avantajlarından birinin göğüs kafesi açılmadan uygulanması olduğunu vurgulayan Yılmaz, hastaların iyileşme sürecinin oldukça hızlı olduğuna dikkat çekti. Yaklaşık bir saat süren işlemin genel anestezi altında gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, "Hastalarımızın büyük bölümü ertesi gün servise alınabiliyor ve bir-iki günlük takip sonrası taburcu edilerek normal yaşamlarına dönebiliyor. Operasyon sonrasında nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı ve halsizlik gibi şikayetlerde belirgin azalma görüyoruz" ifadelerini kullandı. Son 6 ayda 10 başarılı vaka Bölgede bu işlemin en yoğun uygulandığı merkezlerden biri olan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezinde son 6 ay içerisinde 10 hastaya başarıyla minimal invaziv kapak onarım işlemi uygulandığını açıklayan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, yakın zamanda ileri yaşta, kalp pili bulunan ve ciddi kalp yetmezliği yaşayan iki yüksek riskli hastada daha başarılı sonuçlar elde ettiklerini söyledi. Son olarak dikkat çeken genç bir vakayı paylaşan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, yaklaşık 10 yıl önce böbrek nakli yapılan, 3-4 yıl önce ise kalp krizi geçirerek bypass ameliyatı olan 55 yaşındaki bir hastanın bir yıllık takip sürecinde kalp kapaklarındaki kaçakların giderek arttığını ve buna bağlı semptomların ortaya çıktığını söyledi. Hastada nefes darlığı, çabuk yorulma ve efor kapasitesinde belirgin düşüş yaşandığını belirten Yılmaz, multidisipliner bir yaklaşımla yapılan değerlendirme sonucunda açık cerrahinin yüksek risk taşıdığına karar verildiğini aktardı. Yılmaz, işlem sonrası hastanın kalp fonksiyonlarında ve günlük yaşam kapasitesinde belirgin düzelme gözlemlendiğini belirtti. Göğüs kafesi açılmadan gerçekleştirilen bu yöntemin hastalara önemli avantajlar sağladığını vurgulayan Yılmaz, "Hastalarımız çok kısa sürede toparlanabiliyor. Operasyon sonrasında nefes darlığı, halsizlik ve çabuk yorulma gibi şikayetlerde ciddi azalma görüyoruz. Yaşam kalitesi artan hastalar günlük yaşamlarına çok daha hızlı dönebiliyor" dedi.

Adana kebabı ve bol yeşillik "glutatyon" seviyesini zirveye taşıyor Video Galeri

Adana kebabı ve bol yeşillik "glutatyon" seviyesini zirveye taşıyor

Tescilli Adana kebabı ve yanında servis edilen bol yeşillikli salatalar, vücudun en güçlü antioksidanlarından biri olarak gösterilen "glutatyon" seviyesini destekliyor. Uzmanlar, doğru besin kombinasyonlarıyla tüketilen kebabın sağlıklı hayat açısından önemli katkılar sağlayabileceğini ifade etti. Son yıllarda bağışıklık sistemi, yaşlanma zıttı etkileri ve karaciğer sağlığı üzerindeki olumlu katkılarıyla gündeme gelen glutatyon için birçok kişi dışarıdan takviye ürünlere yönelirken, uzmanlar doğal beslenmenin önemine dikkat çekiyor. Özellikle kırmızı et ve kaliteli protein kaynaklarıyla birlikte tüketilen sebze ve yeşilliklerin, glutatyon seviyelerinin desteklenmesinde önemli rol oynadığı belirtiliyor. Sağlığa faydalı Adana'nın en ünlü yemeği olan, coğrafi işaretli ‘Adana kebabı', uzun yılardır neredeyse tüm restoranlarda mevsim, soğan, ezme, tablacı salatasının yanı sıra pişmiş soğan, biber, domates gibi ürün ve mezelerle servis ediliyor. Adana kebabı, yanında servis edilen salatalar ile birlikte vücuda sağlık açısından ciddi katkılar sağlıyor. Yaşam süresi de yüksek Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2024 yılında açıkladığı verilere göre de en sağlıklı şehirlerinden birinin Adana olduğu görüldü. Adana'da kadınların ortalama yaşam süresi 81,1 yıl, erkeklerde ise 75, 6 olarak açıklanırken 2025 yılındaki rakamlarda ise çok fazla değişikliğin olmadığı öğrenildi. "Beslenme ile glutatyon seviyeleri desteklenmeli" Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Glutatyonun vücudun doğal olarak ürettiği en güçlü savunma moleküllerinden biri olduğunu belirterek, "Karaciğer sağlığı, cilt kalitesi ve yaşlanma zıttı mekanizmalar üzerinde oldukça etkili olduğunu söyleyebiliriz. Dışarıdan glutatyon takviyelerine yönelim var ancak beslenme ile glutatyon seviyelerini desteklemek çoğu zaman göz ardı ediliyor" dedi. "Kebap yasak değil, yanında bol salata tüketilmeli" Kaliteli protein tüketiminin önemine değinen, Adana kebabının doğru şekilde tüketildiğinde dengeli bir öğüne dönüşebileceğini ifade eden Özbay, "Kırmızı et, tavuk, balık ve hindi gibi kaliteli protein kaynakları önemli. Ancak bunları tek başına tüketmek yeterli değil. Yanında alınan sebze, yeşillik ve salatalar glutatyon seviyelerini desteklemek açısından çok daha faydalı oluyor. Danışanlarıma hep şunu söylüyorum, kebap yasak değil, tabii ki yiyeceğiz. Izgara olduğu için sorun oluşturmuyor. Ancak yanında bol salata tüketilmeli. Ekmeği azaltıp yeşillik miktarını artırırsak glutatyon seviyelerini daha iyi destekleyebiliriz" ifadelerini kullandı. "Uzun yaşamanın sırrı kebap ve şalgam" Adanalı kebap ustası Yaşar Aydın ise Adana mutfağının tamamen doğal ürünlerden oluştuğunu belirterek, kebap ve şalgamın insanı dinç tuttuğunu savundu. Aydın, "Bunların hepsi doğal yiyecekler. Kebap kuzu etinden yapılıyor, şalgam havuçtan yapılıyor. Masaya mevsim salatası, soğan piyazı, ezme, çoban salata, biber geliyor. Bunların hepsi doğal ürünler. Yanında da şalgam olunca insan ister istemez dinçleşiyor" dedi. Dünyanın birçok yerinden insanların Adana'ya kebap yemek için geldiğini söyleyen Aydın, "Uzun yaşamanın sırrı kebap ve şalgamdır. Adana eşittir kebap ve şalgam. Biz bu gençliği doğal ürünlerden alıyoruz" diye konuştu.

Türkiye için risk var mı? Uzman isim Hantavirüs gerçeğini açıkladı Haber

Türkiye için risk var mı? Uzman isim Hantavirüs gerçeğini açıkladı

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Hatay Tabiatı Koruma Derneği Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Öktem, son günlerde uluslararası basında yer alan yolcu gemisindeki Hantavirüs vakalarına ilişkin kamuoyunu bilgilendiren bir açıklama yaptı. Prof. Dr. Öktem, Güney Amerika’nın Arjantin kıyılarından hareket eden bir tur gemisinde bazı yolcularda Hantavirüs tespit edildiğini belirterek, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 8 vakanın saptandığını, bu kişilerden 3’ünün yaşamını yitirdiğinin bildirildiğini aktardı. Öktem, vakalara ilişkin ilk bulguların, hastalığın gemi yolculuğu öncesinde yapılan bir doğa gezisi sırasında kemirgenlerle temas sonucu bulaşmış olabileceğine işaret ettiğini ifade etti. “HANTAVİRÜS DOĞADAKİ KEMİRGENLERDEN BULAŞIR” Hantavirüslerin genellikle doğada yaşayan fare ve benzeri kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürükleri aracılığıyla çevreye yayıldığını ifade eden Prof. Dr. Öktem, insanlara bulaşmanın çoğunlukla kirli tozların solunması ya da enfekte yüzeylerle temas yoluyla gerçekleştiğini söyledi. Türkiye’de yürütülen bilimsel çalışmalara da değinen Öktem, “Ülkemizde bugüne kadar bilimsel literatüre kazandırılmış üç farklı Hantavirüs türü tespit edilmiştir. Ancak söz konusu olayda adı geçen Andes virüsü Türkiye’de saptanmış değildir” ifadelerini kullandı. “İNSANDAN İNSANA BULAŞ NADİR, ANCAK MÜMKÜN” Andes virüsünün diğer Hantavirüs türlerinden farklı olarak çok sınırlı da olsa insandan insana bulaşabilme özelliği bulunduğunu kaydeden Öktem, bunun Covid-19 gibi hızlı bir yayılım göstermediğini vurguladı. Prof. Dr. Öktem, “Bu virüs türü, yakın ve uzun süreli temaslarda nadiren bulaş gösterebilir. Ancak toplum sağlığı açısından genel tablo değerlendirildiğinde, panik oluşturacak bir yayılım mekanizması söz konusu değildir” dedi. “KARANTİNA ÖNLEMLERİ ALINDI, SÜREÇ TAKİP EDİLİYOR” Söz konusu yolcu gemisinin Atlantik Okyanusu’nda karantina altına alındığını anımsatan Öktem, uluslararası sağlık otoritelerinin süreci yakından izlediğini bildirdi. Türkiye’deki ilgili bilimsel ekiplerin de gelişmeleri takip ettiğini aktaran Öktem, şu an için ülke açısından doğrudan bir risk bulunmadığını dile getirdi. Prof. Dr. Mehmet Ali Öktem, vatandaşların sosyal medyada yer alan doğrulanmamış bilgilere itibar etmemeleri gerektiğini belirterek, “Halkımızın yalnızca resmi kurumların ve bilimsel otoritelerin açıklamalarını esas alması büyük önem taşımaktadır. Süreç, uzman ekipler tarafından titizlikle izlenmektedir” diye konuştu.

Yeşilay Niğde’den kritik kumar uyarısı: Dijital platformlar bağımlılığı tetikliyor Haber

Yeşilay Niğde’den kritik kumar uyarısı: Dijital platformlar bağımlılığı tetikliyor

Yeşilay Niğde Şube Başkanı Hayri Yıldız, bağımlılığın yalnızca madde kullanımına indirgenemeyeceğini, günümüzde davranışsal bağımlılıkların da en az madde bağımlılıkları kadar ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Bağımlılığın türünün değişebildiğini ancak insan üzerindeki etkisinin aynı kaldığını belirten Yeşilay Niğde Şube Başkanı Hayri Yıldız, özellikle son dönemde kumar bağımlılığındaki artışa dikkat çekerek, teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital platformlar üzerinden kumara erişimin kolaylaştığını ve bu durumun toplumu etkilediğini söyledi. Kumar bağımlılığının gelişim sürecine de değinen Yıldız, bu durumun yalnızca bir alışkanlık değil, kontrol edilemeyen bir dürtü haline geldiğini belirterek, "Kumar bağımlılığı, kişinin hayatını olumsuz etkilemesine rağmen o davranışı sürdürmesiyle ortaya çıkar. Beynin ödül sistemini etkileyen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle alkol ve madde bağımlılıklarıyla benzer özellikler gösterir. Kişi sürekli aynı heyecanı yaşamak için daha fazla risk almak zorunda kalır ve bu durum giderek derinleşir" dedi. Yıldız, kumar bağımlılığının bireyde takıntılı düşünceler, kontrol kaybı, artan miktarda para harcama ihtiyacı, kayıplara rağmen devam etme ve huzursuzluk gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade ederek, bağımlı bireylerin genellikle suçluluk, kaygı ve depresyon gibi duygularla da mücadele ettiğini söyledi. Bağımlılığın sadece bir alanla sınırlı kalmadığını, zamanla diğer bağımlılık türlerini de tetikleyebildiğini belirten Yıldız, "Kumar bağımlılığı olan bireylerde alkol, sigara veya madde kullanımına yönelme riski de artmaktadır. Bu nedenle bağımlılıklar bir bütün olarak ele alınmalıdır" dedi. Yeşilay Danışmanlık Merkezi üzerinden yürütülen çalışmalara da değinen Yıldız, Türkiye genelinde başvuruların önemli bir kısmını kumar bağımlılığı vakalarının oluşturduğunu, tedavi süreçlerinde yüksek başarı oranlarına ulaşıldığını belirtti. Toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken, medya ve dijital platformlarda kumar ve benzeri içeriklerin özendirici şekilde yer almaması gerektiğini vurgulayan Yıldız, "At yarışı, piyango ve kumar reklamlarının toplum üzerindeki etkileri önemli. Bu tür içerikler özellikle gençler üzerinde risk oluşturuyor. Eğitim kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, medya kısacası toplumun her kesimi ortak hareket etmeli. Geleceğimizi korumak istiyorsak gençlerimizi bağımlılıklardan uzak tutmak zorundayız. Kumar dahil hiçbir bağımlılıkta kazanan yoktur" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.