#samandağ

İLKHABER-Gazetesi - samandağ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, samandağ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Pestisit kalıntısına karşı seferberlik: Samandağ’da üreticiler bilgilendirildi Haber

Pestisit kalıntısına karşı seferberlik: Samandağ’da üreticiler bilgilendirildi

Hatay’ın Samandağ ilçesinde örtü altı üretim faaliyetlerinin geliştirilmesi ve kayıt altına alınması amacıyla üreticilere yönelik kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Hatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü ile Samandağ İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, bölgedeki üreticilerin güncel mevzuat ve uygulamalar hakkında bilinçlendirilmesi hedeflendi. Toplantı kapsamında özellikle B-Reçete sistemi detaylı şekilde ele alındı. Reçeteye tabi aktif maddelerin kontrollü kullanımı, üretici kayıt defteri kapsamındaki ürünlerin dijital ortama aktarılması ve tüm üretim süreçlerinin elektronik sistem üzerinden düzenli biçimde izlenmesi konularında bilgilendirmeler yapıldı. Ayrıca kayıtların doğru tutulmasının hem denetim süreçleri hem de ürün güvenilirliği açısından taşıdığı önem vurgulandı. Üreticilerin karşılaşabileceği olası hatalıklar, dikkat edilmesi gereken uygulama adımları ve mevzuata uyum süreçleri de teknik ekipler tarafından ayrıntılı şekilde aktarıldı. Programda pestisit kalıntısının önlenmesine yönelik doğru zirai mücadele yöntemleri, bilinçli ilaç kullanımı, hasat öncesi bekleme sürelerine riayet edilmesi ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması gibi konular üzerinde de duruldu. Bu kapsamda, hem tüketici sağlığının korunması hem de üretimde verim ve kalite standardının yükseltilmesi amaçlandı. Yapılan eğitim çalışmalarıyla birlikte, Samandağ’daki örtü altı üretimin daha kontrollü, izlenebilir ve güvenli bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. Hatay İl Tarım ve Orman Müdürü Abdurrahman Türkmen ise yapılan çalışmaların bölge tarımı açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, “Üreticilerimizin kayıtlı, izlenebilir ve güvenilir üretim yapabilmesi bizim için öncelikli bir hedeftir. B-Reçete sistemi ve dijital kayıt uygulamaları sayesinde hem üretim süreçlerini daha şeffaf hale getiriyor hem de gıda güvenliğini en üst seviyede sağlamayı amaçlıyoruz. Pestisit kalıntısının önlenmesi ve bilinçli bitki koruma uygulamalarının yaygınlaştırılması, sürdürülebilir tarımın temelini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerimiz aralıksız devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Hatay’ın çok kültürlü mirası beyazperdede Haber

Hatay’ın çok kültürlü mirası beyazperdede

Hatay’ın köklü kültürel mirasını sinema diliyle kayıt altına alan çalışmalarına bir yenisini ekleyen Prof. Dr. Sedat Cereci’nin “Antakya’nın Aziz Yortuları” adlı belgeseli, üniversite izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. 18 Nisan 2026’da Mersin İçel Sanat Kulübü’nde prömiyeri yapılan yapım, 24 Nisan’da Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde gösterilecek. Uzun yıllardır Hatay’ın kültürel ve toplumsal zenginliklerini belgesel formatında ele alan Prof. Dr. Cereci, bu yeni çalışmasında Antakya’nın dini ve kültürel dokusuna odaklanıyor. Yönetmenin Antakya temalı yedinci belgeseli olma özelliği taşıyan film, kentin çok katmanlı yapısını farklı bir perspektiften izleyiciye aktarıyor. Yaklaşık 18 ay süren hazırlık sürecinin ardından tamamlanan belgesel, Antakya’da yüzyıllardır sürdürülen Ortodoks geleneklerini detaylı biçimde ele alıyor. Noel ve Paskalya kutlamalarının yanı sıra Aya Tekla, Aziz Piyer ve Aziz Pavlus, Aziz Antonios, Aziz Aleksion, Aziz Trifon, Elçi Yuhanna ve Aziz Georgios gibi önemli dini günlere ait ritüeller ilk kez bu kapsamda kayıt altına alındı. Çekimleri Antakya merkez başta olmak üzere Samandağ, Arsuz, İskenderun ve Altınözü ilçelerinde gerçekleştirilen yapımda; ayinlerden ilahilere, dualardan gündelik cemaat yaşamına kadar pek çok unsur özgün haliyle yansıtılıyor. Belgesel, yalnızca dini bir anlatı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü toplumsal yapısına dair güçlü bir görsel hafıza oluşturuyor. Hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan ve “Hristiyan” adının ilk kez kullanıldığı şehir olarak bilinen Antakya’nın manevi mirasına dikkat çeken film, kentin farklı inançları bir arada yaşatma geleneğini de gözler önüne seriyor. Belgeselin danışmanlığını Ortodoks cemaatinden İbrahim Krayt Gülenay üstlenirken, kurgusu Melis Sabahoğlu tarafından yapıldı. Akademik katkılar ise Doç. Dr. İlbey Dölek tarafından sağlandı. Mersin’deki ilk gösteriminde izleyicilerden olumlu geri dönüşler alan yapımın, Türkiye’deki gösterimlerinin ardından uluslararası festivallerde de izleyiciyle buluşması planlanıyor. Prof. Dr. Sedat Cereci, belgeselle ilgili değerlendirmesinde, “Antakya, yalnızca bir şehir değil; yüzyılların biriktirdiği inanç, kültür ve birlikte yaşama deneyiminin somutlaştığı eşsiz bir merkez. Bu çalışmayla amacımız, bu zenginliği kayıt altına alarak gelecek kuşaklara aktarmak ve dünyanın dikkatini bu kadim mirasa bir kez daha çekmekti. Belgeselin, farklı kültürlerin bir arada var olabileceğini gösteren güçlü bir örnek olarak anlaşılmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Hatay'daki Milleyha Sulak Alanı göçmen kuşların uğrak noktası haline geldi Haber

Hatay'daki Milleyha Sulak Alanı göçmen kuşların uğrak noktası haline geldi

Hatay'ın Samandağ sınırları içerisinde yer alan Milleyha bölgesi, sayısız göç yolculuğu yapan kuşun konaklama merkezi durumunda. 2021 yılında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından sulak alan statüsü kazanan bölge, geçtiğimiz yıl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca doğal sit alanı olarak tescil edildi. Koruma altındaki yüzölçümü 126 hektardan 383 hektara çıkarılan bu özel ekosistem, kuşların rotasındaki en kritik duraklardan biri kabul ediliyor. Sıcaklıkların artış göstermesiyle beraber Milleyha'daki canlı popülasyonunda büyük bir hareketlilik gözleniyor. Bölgede turna, leylek, sakarmeke ve balıkçıl gibi farklı türlerin yoğunlaştığı görülürken, bu çeşitlilik kuş gözlemcileri ile doğa fotoğrafçılarının ilgisini çekiyor. Göçmen kuşlar için stratejik bir beslenme ve dinlenme sahası olan alan, ekolojik dengenin korunmasında büyük rol oynuyor. DOĞAL SİT ALANI TESCİLİYLE KORUMA ALANI GENİŞLETİLDİ Samandağ Çevre Koruma ve Turizm Derneği Başkanı Mişel Atik, Milleyha'nın deniz ve kara arasında tatlı ile tuzlu suyun harmanlandığı istisnai bir dengeye sahip olduğunu dile getirdi. Binlerce kilometrelik yolun ardından Avrupa yönüne giden kuşların burada güç topladığını belirten Atik, bahar mevsimiyle canlanan bölgedeki durumu şu sözlerle özetledi: "Nisan ayının gelmesiyle on binlerce kuş buraya geliyor, burada dinleniyorlar. Sonbaharda yavrularıyla birlikte yine aynı bölgeye geliyorlar. Nasıl ki şehirler arası yolda dinlenme tesislerinde mola veririz, kuşlar da burada mola veriyor, ondan sonra yolculuklarına devam ediyorlar. Burada inanılmaz kuş çeşitliliği var. Tür sayısı 317'yi geçmiş durumda, Türkiye'de yalnızca Milleyha'da görülen 15-16 tür bulunuyor. Bu açıdan buranın öneminin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor." ATİK: "BURADA İNANILMAZ KUŞ ÇEŞİTLİLİĞİ VAR" Bu sene etkili olan yağışların bölgedeki su tutma kapasitesini artırdığını kaydeden Atik, bu durumun daha fazla türün alana yönelmesini sağladığını vurguladı. Kuş gözlemcisi Ali Atahan ise coğrafi konumun sağladığı avantajlara dikkat çekerek, Milleyha'nın Afrika üzerinden gelen göçmenlerin Türkiye'deki ana duraklarından biri olduğunu hatırlattı. Atahan, bölgenin Akdeniz kıyısında bulunması sayesinde deniz kuşlarına da güvenli bir liman sunduğuna değindi. ATAHAN: "BURASI TÜRKİYE'YE EN KOÇ YENİ KUŞ TÜRÜ KATKISI SAĞLAYAN ALAN" Bölgenin sadece göç zamanı değil, kış mevsiminde de Orta ve Güney Asya kökenli türleri barındırdığını aktaran Ali Atahan, yağışların su seviyesini yükseltmesiyle kuş sayısında patlama yaşandığını ifade etti. Atahan, konuşmasına şu detayları ekledi: "Kış boyunca su seviyesi oldukça yüksek gitti. Avcılığın da azalmasıyla kuş sayısında ciddi artış gördük. Önceden ördek çeşitliliği fazlaydı ancak birey sayısı azdı. Bu yıl ise sayılar yüzleri aştı, hatta bine yaklaşan günler oldu. Son 20 yılı düşündüğümüz zaman burası Türkiye'ye en çok yeni kuş türü katkısı sağlayan alan. O nedenle Türkiye'nin birçok yerinden çok sayıda kuş gözlemcisi her yıl buraya geliyorlar." Bölgedeki su miktarının artışıyla gözlemlerinin sıklaştığını belirten Erol Yüksek'in yanı sıra, doğa fotoğrafçısı Meriç Aktar da alanın doğal sit alanı ilan edilmesinin çevre temizliği ve düzenine olumlu yansıdığını aktardı.

Tasavvuf müziğinin sesi Antakya’dan yükseliyor Haber

Tasavvuf müziğinin sesi Antakya’dan yükseliyor

Tasavvuf müziğinin en zarif ve derinlikli enstrümanlarından biri olan ney, Antakya’da bir ustanın nefesiyle yeniden anlam buluyor. Ney yapım ustası ve neyzen İlhami İnalöz, çocukluk yıllarında başlayan müzik serüvenini bugün “Ney-in İlham-ı” adlı atölyesinde hem icracı hem de üretici kimliğiyle sürdürüyor. İlkokul döneminde, ney alanında başarılı olan ağabeyinin izinden giderek bu enstrümana ilgi duymaya başlayan İnalöz, kısa sürede gösterdiği azim ve yetenekle dikkat çekti. İlk sahne deneyimini Fevzi Çakmak Ortaokulu’nda yaşayan sanatçı, o günden sonra müzikle bağını hiç koparmadı. Sanat yolculuğunda önemli bir ilham kaynağı olarak Ercan Irmak’ı dinleyen İnalöz, bu sayede kendisini geliştirme fırsatı buldu. Zaman içerisinde farklı sahnelerde yer alan sanatçı, mesleki görevi nedeniyle uzun yıllar Ankara’da yaşasa da ney, hayatının merkezindeki yerini korudu. Bu süreçte sürekli üretmeye ve öğrenmeye devam eden İnalöz, bugün saygın bir neyzen olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 12 yıldır Antakya’da yaşayan İnalöz, evinin altında kurduğu mütevazı atölyede çalışmalarını sürdürüyor. Onun ustalığı yalnızca ney icrasıyla sınırlı değil; aynı zamanda kendi enstrümanını da üretiyor. Samandağ’ın verimli topraklarında yetişen kamışları aralık ve ocak aylarında bizzat toplayarak üretim sürecine başlayan usta, kamışların boğum aralıklarını özenle seçiyor ve her aşamayı sabırla yürütüyor. Kuruma sürecinden kabuk temizliğine, iç oyma işlemlerinden perde açımına kadar tüm aşamalardan geçen neyler; başpâre ve parazvâne takıldıktan sonra yağlanarak son haline ulaşıyor. Ancak İnalöz için süreç burada bitmiyor. Her bir neyi, atölyesinde özel olarak hazırladığı ortamda bizzat üfleyerek test ediyor ve enstrümana adeta ruh kazandırıyor. Kendi imkânlarıyla çektiği videoları sosyal medya üzerinden paylaşan İnalöz, atölyesine gelen dostlarına zaman zaman mini dinletiler sunuyor. Ney öğrenmek isteyen gençlere de kapılarını açan sanatçı, bilgisini yeni nesillere aktarmayı sürdürüyor. Antakya Hz. Ayşe Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi yurdunda da ney eğitimi veren İnalöz, aynı zamanda ilçe müftülüğüne bağlı ilahi ve tasavvuf korosunda ney icra ediyor. Daha geniş bir üretim alanına sahip olmak istediğini belirten İnalöz, yeni yapılan çarşılarda kendisine uygun bir iş yeri tahsis edilmesi için yetkililerden destek bekliyor. Ürettiği neylere yurt içi ve yurt dışından artan bir ilgi olduğunu ifade eden sanatçı, Antakya’dan yükselen nağmelerle sınırları aşan bir başarı hikâyesi yazmayı sürdürüyor. İlhami İnalöz ise süreci şöyle özetledi: “Benim için ney, sadece bir enstrüman değil; her kamışın içinde saklı bir hikâye var. O kamışı elime aldığım andan itibaren, onun sesini aramaya başlıyorum. Üflediğim her ney, aslında sabrın, emeğin ve nefesin birleştiği bir yolculuk. Amacım, bu geleneği yaşatmak ve benden sonra gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarabilmek.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.