#sanat tarihçisi

İLKHABER-Gazetesi - sanat tarihçisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, sanat tarihçisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Midyat'ta kazı çalışmaları sırasında 1300 yıllık Süryanice yazıt bulundu Haber

Midyat'ta kazı çalışmaları sırasında 1300 yıllık Süryanice yazıt bulundu

Mardin'in Midyat ilçesinde altyapı ve parke taşı çalışmaları sırasında tesadüfen gün yüzüne çıkan Süryanice yazıtlı taş bloklar, tarih dünyasında heyecan yarattı. Uzmanların yaptığı ilk incelemelerde, taşların 8'inci ile 14'üncü yüzyıllar arasına tarihlendirildiği ve en eski yazıtın 722 yılına ait olduğu tespit edildi. TARİHİ TAŞ BLOKLAR KORUMA ALTINA ALINDI Midyat'ın Ortaca Mahallesi'nde yürütülen parke taşı döşeme çalışmaları sırasında iş makinesiyle yapılan zemin düzenlemesi esnasında 11 adet yazıtlı taş blok bulundu. Bölgede yapılan ek incelemelerde ise üzerinde kitabeler bulunan 2 taş blok daha ortaya çıkarıldı. Buluntuların ardından Mardin Müze Müdürlüğü başkanlığında uzman ekipler çalışma başlattı. Yazıtlı taş bloklar titizlikle Mardin Müzesi'ne taşınırken, buluntuların çıktığı alan da koruma altına alındı. MOR ADAY KİLİSESİ'NE AİT OLABİLECEĞİ DEĞERLENDİRİLİYOR Midyat Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları Sorumlusu ve sanat tarihçisi Mervan Yavuz, yapılan araştırmalara göre taş blokların geçmişte bölgede bulunduğu bilinen Mor Aday Kilisesi ile bağlantılı olabileceğini söyledi. Yavuz, tarihi yapıdan günümüze ulaşan bu eserlerin Midyat'ın zengin kültürel mirasına önemli katkı sağlayacağını belirterek, detaylı incelemelerin ardından taş blokların Mardin Müzesi'nde sergileneceğini ifade etti. "BULDUĞUMUZ EN ESKİ YAZIT 722 YILINA AİT" Midyat Belediyesi Telkari Müzesi Müdürü ve Turabdin Enstitüsü Koordinatörü Uzman Süryolog Adem Coşkun, taşlar üzerindeki yazıların Süryanice'nin Estarngoelo yazı formuyla işlendiğini belirtti. Coşkun, incelemelerde farklı dönemlere ait çok sayıda kitabenin tespit edildiğini aktararak şunları söyledi: "Taşların bir kısmı mezar taşı olarak kullanılmış. Yazıtlarda Gabriel, Daniel, Şimuel ve Saliba gibi din adamlarının isimleri yer alıyor. Ayrıca kitabeleri işleyen kişinin Muşe isimli biri olduğu görülüyor. En eski yazıt 1083 Yunan yılına ait. Bu tarih miladi takvime çevrildiğinde 722 yılına denk geliyor. Şu ana kadar tespit ettiğimiz en eski Süryanice yazıt 722 yılına ait." 722 YILINA AİT YAZIT KİLİSENİN YENİDEN İNŞASINI ANLATIYOR Uzmanların değerlendirmelerine göre en eski kitabe, bölgede bulunan kilisenin 722 yılında zarar gördüğünü ve dönemin din adamlarının ortak çabasıyla yeniden ayağa kaldırıldığını anlatıyor. Bu yönüyle yazıtın yalnızca dini değil, aynı zamanda bölgenin sosyal ve kültürel tarihine ilişkin önemli bilgiler sunduğu belirtiliyor. 1911 TARİHLİ FOTOĞRAFLARDA DA İZLERİ BULUNUYOR Adem Coşkun, ünlü seyyah ve arkeolog Gertrude Bell arşivlerinde 1911 yılına ait kilise fotoğraflarının bulunduğunu ifade etti. Sözlü tarih çalışmalarına göre kilisenin kalıntılarının ve bazı yazıtların 1960'lı yıllara kadar görülebildiği kaydedildi. MAHALLE SAKİNLERİ KAZI ÇALIŞMASI İSTİYOR Ortaca Mahallesi sakinlerinden Hacı Çevik ise bölgede daha kapsamlı arkeolojik kazılar yapılmasını talep etti. Çevik, büyüklerinden duydukları anlatımlarda burada büyük bir kilisenin bulunduğunu belirterek, yapılacak bilimsel çalışmalarla yeni tarihi eserlerin ortaya çıkarılabileceğini söyledi.

Hatay'ın hafızası tarihi yapıların enkazından 300'e yakın eser kurtarıldı Haber

Hatay'ın hafızası tarihi yapıların enkazından 300'e yakın eser kurtarıldı

HATAY (AA) - SERKAN AVCI/KORAY KILIÇ - Afet Bölgesi Kazı Başkanlığı, 6 Şubat'taki depremlerde büyük yıkımın yaşandığı Hatay'ın geçmişine ışık tutan 63 tescilli kültür varlığının enkazında yürüttüğü kurtarma çalışmalarında 300'e yakın eseri koruma altına aldı.Kültür ve Turizm Bakanlığınca Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından değerli kültür varlıklarının kurtarılması için kurulan Afet Bölgesi Kazı Başkanlığı ekiplerinin tescilli yapıların enkazında başlattığı çalışmalar sürüyor.Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan başkanlığında, 9 üniversiteden 16 bilim insanı ve 21 öğrenci, cami, kilise, türbe, çeşme, hamam, mescit, kamu binası ve konutun da aralarında yer aldığı tarihi yapıların moloz yığınına dönüşen alanlarında titizlikle çalışıyor.Sanat tarihçileri, şimdiye kadar 21 kitabe, 13 ikona (dini içerikli resim), 185 dini kitap, 18 litürjik malzeme (ayinlerde sembolik anlamı olan eşya), yedişer el yazması mukaddes kitap ve süslemeli mimari parça, 6 seramik, ikişer kandil ve kapı tokmağı ile Osmanlı arması, haç, sikke ve ahşap kapı kanadının yer aldığı 300'e yakın nitelikli eseri enkazdan çıkarmayı başardı.Belgeleme, tasnif ve envanterleme işlemi yapılan eserler, geçici olarak oluşturulan kazı evi deposunda koruma altına alındı.Heyet, diğer tarihi yapıların enkazındaki eserleri kurtarmak için çalışmaya devam ediyor.- "63 tescilli kültür varlığındaki çalışmalarımızı tamamladık"Afet Bölgesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan, AA muhabirine, Hatay'daki çok sayıda tarihi yapının depremler nedeniyle yıkıldığını anlattı.Tescilli kültür varlıklarındaki hasar durumuna ilişkin bilgi veren Arslan, "Yaklaşık 180 civarındaki tarihi yapıda maalesef hem tamamen enkaz haline gelmiş olanlar hem ağır hasar almış olanlar var. Bunların dışında orta hasarlı yapılar da bulunuyor. Hasar durumuna bakmaksızın tüm eserlerde çalışmamızı sürdürdük. Bugüne kadar 63 tescilli kültür varlığındaki çalışmalarımızı tamamladık. Nihayetinde 300'e yakın taşınabilir vaziyetteki kültür varlığı eserini enkazlardan çıkarmış olduk." diye konuştu.Arslan, tarihi yapıların enkazındaki tüm nitelikli malzemeleri kurtarmaya çalıştıklarını vurguladı.Hatay'ın eski günlerine kavuşması için ellerinden geleni yaptıklarını aktaran Arslan, şunları kaydetti:"Hedeflediğimiz ilk eserler arasında doğal olarak kitabeler var çünkü onlar hem bulundukları yapının nüfus cüzdanı hem de Hatay ve Antakya tarihi için önemli tarihi vesikalar. O yüzden her zaman ilk odak noktamız, yapıların giriş kapıları, taç kapıları, minareleri ve minberlerinde yer alan kitabeler oluyor. Bunun dışında sütun ve sütun başlıkları, ahşap kapılar, kapı kanatları ve tokmakları, litürjik malzeme ve kiliselerdeki ikonalar gibi her türlü eser bizim için kıymetli. Enkaz haline dönüşmüş kültür varlıklarımızdaki nitelikli malzemeleri teker teker çıkarıyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.