#savaş

İLKHABER-Gazetesi - savaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, savaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD’nin İran savaşı bilançosu açıklandı: Maliyet 29 milyar dolara ulaştı Haber

ABD’nin İran savaşı bilançosu açıklandı: Maliyet 29 milyar dolara ulaştı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine, ABD Kongresi’nde savunma harcamalarını denetleyen komiteler önünde Savunma Bakanlığı’nın 1,5 trilyon dolarlık bütçe talebi ve İran savaşına ilişkin ifade verdi. ABD Savunma Bakanı Hegseth, nisan ayı sonunda Temsilciler Meclisi ve Senato’da silahlı hizmetler alt komiteleri önünde verdiği ifadenin ardından bugün bir kez daha Kongre üyelerinin Pentagon’un bütçe teklifi, İran savaşı ve savaşın maliyetine ilişkin sorularına cevap verdi. İlk olarak ABD Kongresi'nin alt kanadı Temsilciler Meclisi’nde Savunma Tahsisatları Alt Komitesi önünde ifade veren Hegseth, geçtiğimiz ay Silahlı Hizmetler Komitesi önünde yaptığı konuşmadaki sert ve suçlayıcı söylemlere başvurmadı. Savunma Bakanlığı’nın finansmanını onaylayan komite önünde çok daha sakin bir tavır takındığı gözlenen Hegseth, konuşmasında, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin askeri sanayi altyapısını genişletme çabalarından bahsetti. Açılış konuşmasında Hegseth, 1,5 trilyon dolarlık bütçe talebinin "tarihi bir bütçe" olduğunu söyledi ancak bunun aynı zamanda "mali açıdan sorumlu bir bütçe" olduğunu savundu. Hegseth, "Başkanın bütçe talebi, içinde bulunduğumuz dönemin aciliyetini yansıtıyor" dedi. İran ile ateşkes konusunda netlik talep edildi Demokrat Kongre Üyesi Pete Aguilar’ın İran ile ateşkesin yürürlükte olup olmadığının net olmadığı konusundaki ifadelerine cevap veren Hegseth, "Bildiğiniz gibi ateşkes, genel olarak ateşin kesilmesi manasına gelir ve müzakereler sürerken bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Ayrıca, müzakere ekibimiz tarafından farklı görüşmeler de devam ettiriliyor" dedi. "İhtiyacımız olan her şeye fazlasıyla sahibiz" Kongre oturumunda Minnesota Temsilcisi Betty McCollum, mühimmat seviyelerine ilişkin güncelleme taleplerinin defalarca iletilmesine rağmen cevaplanmadığını ifade etti. Hegseth, İran savaşı nedeniyle azalan silah stoklarına ilişkin kaygıların "gereksiz" olduğunu söyledi. Hegseth, "Neye sahip olduğumuzu tam olarak biliyoruz. İhtiyacımız olan her şeye fazlasıyla sahibiz" dedi. Savunma sanayisine daha hızlı üretim talimatı verildiğini ifade eden Hegseth, savunma altyapısının kapasite yetersizliğinden önceki yönetimler ve ABD’nin Ukrayna’ya yaptığı yardımları sorumlu tuttu. Hegseth, "Amerikan halkının gurur duyabileceği, düşmanlara amansız korku, müttefiklere ise güven veren bir orduyu yeniden inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. İran savaşının maliyeti 29 milyar dolara yükseldi Temsilciler Meclisi oturumunda Pentagon’da bütçe denetleme görevi yürüten Jules Hurst, İran savaşının şimdiye kadar olan maliyetinin 29 milyar dolar olduğunu açıkladı. Hurst, nisan ayı sonunda Kongre’deki ifadesinde bu meblağı 25 milyar dolar olarak duyurmuştu. Hurst, İran savaşının daha önce açıklanan maliyetinin ekipmanların tamir ve yenilenmeleri ile "genel operasyon masrafları" nedeniyle arttığını söyledi. Senatör Graham’dan arabulucunun değiştirilmesi talebi Oturum daha sonra ABD Kongresinin üst kanadı Senato’daki Savunma Tahsisatları Alt Komitesi önünde devam etti. Senatör Lindsey Graham, İran uçaklarının saldırılardan korunmak amacıyla Pakistan üslerinde park halinde olduğuna ilişkin haberlere dikkat çekti. Bu konuda Savunma Bakanı Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine’den net bir cevap alamayan Senatör Graham, "Eğer İran’a ait uçaklar gerçekten de Pakistan’a ait üslerde konuşlanmış bulunuyorsa ve bunlar, İran’ın askeri varlıklarını korumak için yapılıyorsa, o halde ara buluculuk için başka birini aramamız gerektiği açık. İşin neden hiçbir yere varmadığı şimdi daha iyi anlaşılıyor" ifadelerini kullandı. Trump yönetimi "dikkat dağınıklığı" ile suçlandı Oturum sırasında Demokrat Senatör Chris Coons, Trump yönetimini "dikkati dağılmış" olmakla suçladı. Coons, hem Trump yönetimin hem savunma bakanlığının dikkatinin dağılmış olduğunu savundu. Coons, Donald Trump’ın "gerçek bir zafer elde etmekten çok milyar dolarlık bir balo salonuna odaklanmış göründüğünü" söyledi. Senato’daki oturum protesto ile bölündü Senato’daki oturum, nisan ayındaki oturumlara benzer bir şekilde savaş karşıtı bir protesto ile bölündü. ABD’de yaşayan İranlıların savaşa karşı olduklarını söyleyen protestocu, "Eğer bu bütçeyi onaylarsanız, bu yönetimin savaş suçlarının bir parçası olacaksınız" ifadelerini kullandı. Protestocu, Kongre güvenliği tarafından salondan çıkarıldı.

Ateşkes belirsizliği sürerken Trump’tan Kongreye duyuru: İran ile savaş sona erdi Haber

Ateşkes belirsizliği sürerken Trump’tan Kongreye duyuru: İran ile savaş sona erdi

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’ye gönderdiği resmi mektupta 28 Şubat 2026’da başlayan İran-ABD çatışmalarının resmen sona erdiğini ilan etti. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’a hitaben yazılan mektupta Trump, 7 Nisan’dan bu yana taraflar arasında herhangi bir sıcak temas yaşanmadığını vurgulayarak, "Düşmanlıklar sona ermiştir" ifadesini kullandı. ATEŞKES SONRASI MÜZAKERE ÇIKMAZI 28 Şubat’ta patlak veren ve İsrail’in de dahil olduğu çatışmalar, 7 Nisan’da imzalanan geçici bir ateşkesle durulmuştu. Ancak bu sessizlik, diplomatik bir çözümden ziyade belirsiz bir bekleyişe dönüşmüş durumda. Tahran yönetimi, ABD'nin "imkansız" olarak nitelendirdiği taleplerden vazgeçmesi halinde masaya oturabileceğini belirtirken; Trump, İran’ın son teklifini reddettiğini açıkça ifade etti. Trump'ın tek taraflı olarak uzattığını belirttiği ateşkese dair İran kanadından henüz resmi bir onay veya yalanlama gelmemesi, bölgedeki tansiyonun içten içe sürdüğüne işaret ediyor. "ASKERİ GÜNCELLEME" MESAJIYLA AÇIK KAPI Başkan Trump, savaşın bittiğini ilan etmesine rağmen mektubunda askeri operasyonların tamamen masadan kalkmadığının sinyalini verdi. Mektupta yer alan şu ifadeler dikkat çekti: "Savaş Bakanlığı; ABD’yi, müttefiklerini ve ortaklarını İran ve destekli güçlerin tehditlerinden korumak amacıyla, gerekli görüldüğü takdirde askeri varlığını güncellemeye devam edecektir." "60 GÜN" STRATEJİSİ Mİ? Trump’ın bu çıkışı, ABD iç politikasında "yeni bir oyun" olarak yorumlanıyor. Savaş Yetkileri Yasası uyarınca, ABD Başkanları 60 günü aşan askeri müdahaleler için Kongre’den onay almak zorunda. Siyasi analistler, Trump’ın "savaş bitti" açıklamasını, bu 60 günlük yasal süreyi "sıfırlamak" ve Kongre onayına ihtiyaç duymadan yeni saldırılar planlayabilmek için bir manevra olarak gördüğünü öne sürüyor. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Kongre’de dahi İran’a yönelik uzun süreli bir savaşa mesafeli duran isimlerin bulunması, Beyaz Saray’ı bu tür hukuki boşlukları kullanmaya itiyor. ABLUKA TARTIŞMASI: "SAVAŞ DURDU MU, DONDU MU?" 28 Şubat 2026Savunma Bakanı Pete Hegseth, Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi’nde yaptığı savunmada, ateşkes süresince 60 günlük yasal sürenin "askıya alınabileceğini" iddia etmişti. Ancak Demokratlar, bölgedeki deniz ablukasının devam ettiğini ve bunun hukuken "düşmanlık" kapsamına girdiğini savunarak yönetime tepki gösteriyor. Tüm bu tartışmaların gölgesinde Senato, Perşembe günü Trump’ı İran’a karşı askeri harekata son vermeye veya yetki almaya zorlayacak olan karar tasarısını engelledi.

Trump'ın ateşkes kararı ve Hürmüz ablukası: Doç. Dr. Akıncı yeni kurulacak düzeni anlattı Haber

Trump'ın ateşkes kararı ve Hürmüz ablukası: Doç. Dr. Akıncı yeni kurulacak düzeni anlattı

Adana Alparslan Türkeş Üniversitesi'nden Doç. Dr. Berat Akıncı, İran'ın mevcut süreci bir rejim ve varlık mücadelesi olarak gördüğünü belirterek, "İran onurlu bir çıkış arıyor ancak yeni kurulacak düzende hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" dedi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a düzenledikleri saldırılarla başlayan savaş yaklaşık 2 aydır sürüyor. Farklı ülkelere de sirayet eden savaşla ilgili ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkesi iki ülke arasındaki görüşmeler ilerleyene ve sonuçlanana dek uzatacağını açıkladı. Dün ise Trump, İran'ın siyasi anlamda bir "karmaşa" içinde olduğunu ve bunun çözülebilmesi için ateşkesi uzattığını savunarak "Zaman daralıyor" dedi. Hürmüz Boğazı'ndaki abluka da sürerken konuyla ilgili Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, değerlendirmelerde bulundu. "Kırmızı çizgiler İslamabad'da belirleniyor" Orta Doğu'da tarafların kırmızı çizgilerini İslamabad görüşmelerinde belirlediğini hatırlatan Akıncı, gelinen noktada diplomatik iradenin ön plana çıktığını söyledi. Özellikle Pakistan'ın yürüttüğü mekik diplomasisinin ve ABD Başkanı Trump'ın masaya çözüm iradesi koymasının kritik olduğunu vurgulayan Akıncı, "Taraflar açısından bakıldığında tarafların bölgedeki amaçlarının aslında farklı olduğunu ve bu farklı amaçlarının da gerçekleşme noktasında herkes elinin masada güçlü olmasını istiyor. Masada güçlü olmak içinde sahada da güçlü olmak gerekiyor. İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatarak hem ekonomi jeopolitiği hem de enerji jeopolitiğindeki önemini artırıp savaşın küresel maliyetini da arttırmıştı. ABD'nin İran'ın Hürmüz Boğazı kartını tekrar elinden almak için ikinci bir ablukayla dengeleme açısı ve baskı aracı oluşturmasıyla kartları tekrar eline aldığını görüyoruz" diye konuştu. "İran, bu savaşı varlık yokluk savaşı olarak görüyor" ABD'nin barışa yakın olduğunu ifade eden Doç. Dr. Akıncı, "ABD, savaşarak sorunun çözülemeyeceğini anladı ve barışa yakın oldukları yönünde mesajlar gelmeye başladı. Durum İran açısından daha farklı çünkü İran, bu savaşı varlık yokluk savaşı olarak görüyor. Rejim açısından bakıldığında İran ya var olmaya devam edecek ya da bir şekilde rejim düşecek ve rejim ABD isteği doğrultusunda liderlik değişimi olacak. İran mevcut konumundan geri adım atmak istemiyor. İran'ın rejim değişikliğinde 1979'dan itibaren ilmek ilmek uyguladığı bir Orta Doğu politikası ve nükleer çalışması var. Dolayısıyla hem uranyum zenginleştirmesinde hem nükleere yönelik çalışmalarını tam bağımsızlık olarak görüyor. İran bazı noktalarda taviz verse de kendi egemenliğini sıkıntıya sokacak ve ulusal çıkarlarınızı zedeleyecek bir masaya oturmak istemiyor" ifadelerini kullandı. "Yeni bir düzen kurulacak" Bölge ülkelerinin ve Türkiye'nin desteğinin barış için hayati önem taşıdığını kaydeden Akıncı, şunları söyledi: "İran kadim bir devlet geleneğine ve diplomasi mantığına sahip. Ciddi askeri ve yönetsel kayıplar vermiş olsa da süreci ABD ve İsrail aleyhine domine etmeyi bildi. Kurulacak yeni bir barış masasıyla eski düzene dönülmesi bekleniyor ancak İran'ın da altını çizdiği gibi hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni bir düzen kurulacak. Umuyoruz ki bu düzen, halkların Osmanlı dönemindeki gibi kardeşçe yaşadığı bir iklime evrilir. Aksi takdirde bölgedeki sıcak temas, küresel bir savaşı tetikleme riski taşıyor." "Uluslararası hukuk arka plana itildi" Küresel sistemin ve uluslararası hukukun tehdit altında olduğunu belirten Akıncı, Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin, ABD ve İsrail'in savaş hukukunu hiçe sayan politikalarını dengelemek adına sahada ve masada daha aktif olması gerektiğini sözlerine ekledi.

İran’dan Trump'a sert çıkış: “Kaybeden taraf şartları belirleyemez” Haber

İran’dan Trump'a sert çıkış: “Kaybeden taraf şartları belirleyemez”

İran ile ABD arasında artan gerilimde dikkat çeken bir açıklama geldi. İran Meclis Başkanı’nın danışmanı Mehdi Muhammedi, ABD’nin ateşkes sürecine yönelik adımlarını eleştirerek Washington yönetimine sert sözlerle yüklendi. Muhammedi, özellikle Hürmüz Boğazı’nda sürdürülen deniz ablukasını “bombardımandan farksız” olarak nitelendirirken, ABD’nin mevcut şartlarda müzakere koşullarını belirleyemeyeceğini vurguladı. ABD: “İRAN MASAYA GELECEK” Donald Trump, İran ile yürütülen süreçte anlaşma yapılabileceğini belirterek, “İran eninde sonunda masaya gelecek, çok iyi bir anlaşma yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca geçici ateşkesin uzatıldığını duyurarak, İran’ın teklif sunana kadar askeri operasyonların askıya alınabileceğini açıkladı. İRAN’DAN SERT YANIT: “TEHDİT ALTINDA MÜZAKERE YOK” İran cephesinden ABD’ye yönelik açıklamalar gecikmedi. İranlı yetkililer, tehdit ve baskı altında müzakere yapılmayacağını vurguladı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, “İran halkı zorbalığa boyun eğmez” diyerek Washington yönetimine sert mesaj verdi. MÜZAKERELERDE BELİRSİZLİK: HEYET GİTMEDİ Taraflar arasında Pakistan’da yapılması planlanan görüşmelerde ilerleme sağlanamadı. İran’ın müzakere heyetinin görüşmelere katılmayacağını ABD’ye ilettiği bildirildi. Bu gelişme, diplomatik sürecin tıkanabileceği yönünde yorumlara neden oldu. HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİ DİYALOĞU ETKİLİYOR ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı sürdürmesi, İran tarafından “savaş eylemi” olarak nitelendirildi. İranlı yetkililer, abluka kaldırılmadan sağlıklı bir müzakere sürecinin yürütülemeyeceğini ifade etti. ATEŞKES UZATILDI ANCAK TANSİYON YÜKSEK Geçici ateşkesin süresinin uzatıldığı açıklansa da sahadaki gerilim devam ediyor. ABD, İran’a yönelik yeni yaptırımlar açıklarken, İran tarafı ise olası bir saldırıya “daha sert karşılık” verileceğini duyurdu.

Almanya’dan ordunun Hürmüz Boğazı’na konuşlandırılması önerisi kabul edildi Haber

Almanya’dan ordunun Hürmüz Boğazı’na konuşlandırılması önerisi kabul edildi

İran savaşının sürmesi halinde mayıs ayından itibaren Avrupa ülkelerinde ortaya çıkması öngörülen enerji krizine dönük önlemler alan Almanya'nın uluslararası sorunlarda en yüksek karar alma organı olan Ulusal Güvenlik Konseyi olağanüstü toplandı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz başkanlığında yapılan ve kurul üyesi bakanlar ile gündem konularında yetkili bürokratların katıldığı Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısında ilk olarak İran savaşı sonrası artan enerji fiyatları, enerji arz güvenliği ve alınacak ek tedbirler ele alındı. Almanya'da yakıt tedarik noktasında şu anda kıtlık olmadığı ve stokların yeterli olduğu tespiti yapılan toplantıda mevcut gergin durum nedeniyle gelişmelerin yakından izlenmesi için Enerji Bakanlığı bünyesindeki Enerji Arzı Görev Gücü'nün tüm bakanlık müsteşarlarından oluşan bir komiteye dönüştürülmesi kararlaştırıldı. Söz konusu komite enerji arz güvenliği konusunda tüm süreçlerin ve alınacak muhtemel önlemlerin eşgüdüm içinde yürütülmesinden sorumlu olacak. Komite aynı zamanda muhtemel bir enerji krizine karşı hazırlıklardan da sorumlu olacak. RUS GİZLİ FİLOSUNA KARŞI DAHA SERT ÖNLEMLER Almanya Ulusal Güvenlik Konseyinde ayrıca Rus gizli filosuna karşı alınacak önlemler konusunda anlaşmaya varıldı. Buna göre, Almanya, Avrupa Birliği'nin (AB) yaptırımlarını aşan Rusya'nın gizli filosuna karşı yeni önlemler alacak. Rusya, yaptırımları aşmak için başka ülke bayrakları taşıyan eski model tanker ve gemileri kullanıyordu. Alman karasularından da geçen tanker ve kargo gemilerinden oluşan Rus gölge filosuna karşı alınacak sert önlemlerin boyutu ise güvenlik gerekçesiyle kamuoyu ile paylaşılmadı. ALMAN ORDUSUNUN HÜRMÜZ BOĞAZINDA MUHTEMEL KONUŞLANDIRILMASI Almanya Ulusal Güvenlik Konseyinde İran savaşında kalıcı ateşkes sağlanması sonrası Almanya'nın Hürmüz Boğazında görev alacak uluslararası misyonu katılımı da ele alındı. Ulusal Güvenlik Konseyi, Başbakan Friedrich Merz'in uluslararası yasal çerçeve ve Alman Federal Meclisinden onayı da öngören hukuki ve yasal süreçlerin ardından Alman Silahlı Kuvvetlerinin Hürmüz Boğazında görevlendirilmesine dönük önerisini kabul etti. Bu konuda askeri yetkililerin muhtemel görev için planlamalarına devam etmeleri de kararlaştırıldı. Ulusal Güvenlik Konseyi son olarak askeri inşaat projelerine ve askeri öneme sahip projelere daha fazla öncelik verilmesini de karara bağladı.

Savaştan etkilenen Almanya'da hükümetten vatandaşa destek: Akaryakıta indirim, çalışana 1000 Euro ek ödeme Haber

Savaştan etkilenen Almanya'da hükümetten vatandaşa destek: Akaryakıta indirim, çalışana 1000 Euro ek ödeme

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle yükselen enerji fiyatlarının ülke ekonomisini derinden etkilediğini açıkladı. Merz, yaşanan ekonomik sorunların temelinde savaşın yattığını vurgularken, hükümetin acil önlem paketini devreye aldığını duyurdu. “EKONOMİK SORUNLARIN TEMELİ BU SAVAŞ” Berlin’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Merz, küresel krizlerin Almanya üzerindeki etkisine dikkat çekti. ABD ile İran arasında artan gerilim ve enerji fiyatlarındaki yükselişin doğrudan vatandaşların yaşam koşullarını etkilediğini belirten Merz, şu ifadeleri kullandı: “Bu savaş Almanya’da yaşadığımız ekonomik sorunların asıl nedeni. Bu nedenle savaşın sona ermesi için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.” KOALİSYON HÜKÜMETİNDEN ACİL EKONOMİK PAKET Koalisyon ortakları Markus Söder, Lars Klingbeil ve Bärbel Bas ile birlikte açıklama yapan Merz, artan enerji maliyetlerine karşı 1,6 milyar euroluk destek paketi üzerinde uzlaşı sağlandığını duyurdu. Alınan kararlar kapsamında: Akaryakıtta uygulanan enerji vergisi 2 ay süreyle sınırlandırılacak Benzin ve dizel fiyatlarında litre başına yaklaşık 17 cent indirim sağlanacak İşverenler çalışanlarına 1000 euroya kadar destek verebilecek Bu destekler vergi ve prim kesintisinden muaf tutulacak PETROL YENİDEN 100 DOLARIN ÜZERİNDE ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alma kararı sonrası petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti. Küresel piyasalarda petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıkarken, enerji maliyetleri Avrupa ekonomileri üzerinde baskıyı artırdı. “SAVAŞ BİTSE BİLE ETKİLERİ SÜRECEK” Merz, Pakistan’da gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinin başarısız olmasının ardından sürecin uzayacağına işaret etti. Alman hükümetinin hem ABD hem de diğer taraflarla temas halinde olduğunu belirten Merz, şu değerlendirmede bulundu: “Bu uzun süreli bir süreç olacak. Savaş bitse bile ekonomik etkilerini uzun süre hissedeceğiz.” “DEVLET HER KRİZİ KARŞILAYAMAZ” Ekonomik önlemlere rağmen devletin tüm yükü üstlenemeyeceğini vurgulayan Merz, kamu kaynaklarının sınırlı olduğuna dikkat çekti. Piyasalardaki tüm dalgalanmaların devlet tarafından dengelenemeyeceğini ifade eden Merz, bütçe dengelerine işaret etti. AVRUPA’DA ORTAK HAREKET MESAJI Almanya’nın Avrupa Birliği içindeki ortaklarıyla koordineli hareket edeceğini belirten Merz, savaşın sona erdirilmesi için diplomatik çabaların sürdüğünü açıkladı. Küresel enerji krizi ve jeopolitik gerilimlerin Almanya ekonomisi üzerindeki etkisinin önümüzdeki süreçte de devam etmesi bekleniyor.

OPEC'in günlük ham petrol üretimi, savaşın etkisiyle 7,9 milyon varil azaldı Haber

OPEC'in günlük ham petrol üretimi, savaşın etkisiyle 7,9 milyon varil azaldı

OPEC'in aylık petrol piyasası raporuna göre, geçen ay üretimde en büyük düşüş Irak ve Suudi Arabistan'da oldu. Günlük üretim Irak'ta 2 milyon 563 bin varil azalarak 1 milyon 625 bin varile, Suudi Arabistan'da 2 milyon 314 bin varil azalışla 7 milyon 799 bin varile geriledi. Birleşik Arap Emirlikleri'nde günlük petrol üretimi 1 milyon 527 bin varil azalarak 1 milyon 892 bin varile geriledi. Kuveyt'te üretim 1 milyon 369 bin varil düşüşle 1 milyon 213 bin varile inerken, İran'da ise üretim 182 bin varil azalarak 3 milyon 60 bin varil seviyesinde gerçekleşti. Bu süreçte Venezuela ve Nijerya'da ise üretimde artış kaydedildi. Venezuela'da günlük üretim 79 bin varil artarak 988 bin varile yükselirken, Nijerya'da günlük üretim 22 bin varil artışla 1 milyon 463 bin varile ulaştı. Böylece OPEC'in günlük ham petrol üretimi, martta önceki aya göre 7 milyon 878 bin varil azalarak 20 milyon 788 bin varile indi. OPEC ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun günlük ham petrol üretimi de aynı dönemde 7 milyon 702 bin varil azalarak 35 milyon 55 bin varil olarak kayıtlara geçti. OPEC, TALEP TAHMİNİNİ KORUDU OPEC, bu yıl ve gelecek yıla ilişkin küresel petrol talebi artış öngörüsünü değiştirmedi. Buna göre, talebin bu yıl geçen yıla kıyasla günlük 1 milyon 380 bin varil artarak 106 milyon 530 bin varile ulaşması bekleniyor. Talebin, bu yıl OECD dışı ülkelerde günlük 1 milyon 260 bin varil artışla 60 milyon 460 bin varil, OECD ülkelerinde ise günlük 130 bin varil artışla 46 milyon 70 bin varil seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Gelecek yıl ise küresel talebin bu yıla kıyasla günlük 1 milyon 340 bin varil artarak yaklaşık 107 milyon 870 bin varil olacağı öngörülüyor.

40 günde 650 füze: Ortadoğu’da savaşın şifreleri Haber

40 günde 650 füze: Ortadoğu’da savaşın şifreleri

ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan ve 40 gün süren savaşta İran'ın İsrail'e misillemelerinde yaklaşık 650 füze fırlattığı bildirildi. İsrail'in Haaretz gazetesi, 40 günlük savaşta İran'ın İsrail'e yönelik misillemelerinin bilançosunu derledi. Habere göre, İran'ın 40 gün boyunca süren misillemelerinde İsrail'e fırlattığı yaklaşık 650 füzeden 16'sı doğrudan isabet sağladı. Bu füzelerin yaklaşık 60'ı parçaları geniş bir alana yayılan ve yüzlerce bölgede hasara yol açan çok başlıklı füzelerden oluştu. ABD-İsrail saldırılarının başlamasından ateşkese kadar geçen süre içerisinde işgal altındaki Batı Şeria'da hayatını kaybeden 4 Filistinli kadın da dahil toplam 28 kişi öldü. Bu kişilerden 14'ü füzelerin doğrudan isabet ettiği bölgelerde, 10'u çok başlıklı füzelerin parçalarının düştüğü noktalarda ve 4'ü ise sığınaklara kaçarken aldıkları yaralar nedeniyle öldü. İran en etkili saldırılarından birini tek misillemede 9 kişinin öldüğü Beyt Şemeş'e gerçekleştirirken İran'ın misillemeleri boyunca Tel Aviv ve çevresindeki bölgelerde yaklaşık 180 kez sirenler çaldı. İsrail Sağlık Bakanlığı, toplamda yaralanan 7 bin 100 kişinin tedavi gördüğünü ve bunların 100'ünün hala hastanelerde olduğunu aktardı. Söz konusu 7 bin 100 yaralının arasında çok sayıda panik atak geçiren kişi ve sığınaklara giderken düşerek hafif yaralanan kişi olduğu biliniyor. İsrail Vergi Dairesi, mart sonuna kadar 15 bini bina, 2 bin 200'ü eşya, 5 bin 300'ü taşıt, 5 yüzü de diğer olmak üzere toplam 23 bin hasar ve tazminat talebi aldığını açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.