#şeker fabrikası

İLKHABER-Gazetesi - şeker fabrikası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, şeker fabrikası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adapazarı Şeker Fabrikası'nda 73 yıllık üretim serüveni sona erdi Haber

Adapazarı Şeker Fabrikası'nda 73 yıllık üretim serüveni sona erdi

Sakarya ekonomisinin simge kuruluşları arasında yer alan ve 1953 yılından bu yana faaliyet gösteren Adapazarı Şeker Fabrikası'nda üretim çarkları durdu. Yakın dönemde Dişli ailesi tarafından devralınan tesisin kapatılmasıyla birlikte, 73 yıllık sanayi mirasında yeni bir döneme girildi. Şehrin tarımsal ve endüstriyel hafızasında önemli bir yere sahip olan fabrikadaki gelişmeyi, bölge üreticilerinin temsilcisi kamuoyuyla paylaştı. BAŞKAN KARASAKAL: "ÜRETİM FAALİYETLERİNE SON VERİLDİ" Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi (APEK) Başkanı Sebahattin Karasakal, fabrikanın mevcut durumu hakkında resmi bilgilendirmede bulundu. Karasakal, tesisin kapılarını kapattığını kaydederek "fabrikanın üretim faaliyetlerine son verildiğini" ifade etti. Alınan bu karar, Sakarya'daki pancar üreticileri ve fabrikanın tarihsel süreci açısından kritik bir eşiği temsil ediyor. PANCARLAR SAKARYA'DAN NİĞDE'YE TAŞINACAK Üretimin durdurulmasının ardından bölgedeki tarımsal ürünlerin akıbeti de belli oldu. Dişli ailesi bünyesinde bulunan Bor Şeker'in stratejisi doğrultusunda, Sakarya topraklarında yetiştirilen şeker pancarlarının işleme adresi değişti. APEK Başkanı Karasakal, Sakarya'da hasat edilen ürünlerin bundan böyle Niğde'ye nakledileceğini dile getirdi. Bu hamle ile birlikte ham maddenin işlenme merkezi İç Anadolu Bölgesi'ne kaydırılmış oldu. BİR DEVİR KAPANDI: 1953'TEN GÜNÜMÜZE TARİHİ SÜREÇ Temelleri 1953 yılında atılan ve o günden bu yana bölge çiftçisinin en önemli dayanak noktalarından biri olan Adapazarı Şeker Fabrikası, 73 yıl boyunca aralıksız üretim gerçekleştirdi. Şehrin sanayileşme adımlarının ilk halkalarından biri olan tesis, mülkiyet değişiminin ardından alınan bu yeni kararla birlikte üretim tarihindeki yerini aldı. Sakarya tarımı için stratejik önemi bulunan pancarın yolculuğu, artık fabrikanın bacasının tüttüğü yıllardan farklı bir rota izleyecek.

Ali Himmet Baykul, geceleri ahırda yatar gibi yatıyoruz Haber

Ali Himmet Baykul, geceleri ahırda yatar gibi yatıyoruz

Eskişehir’in Şeker Mahallesi'nde bulunan Kazım Taşkent Eskişehir Şeker Fabrikası’nda üretimin artmasıyla birlikte yayılan koku çevrede yaşayan vatandaşları rahatsız ediyor. 5 Aralık 1933’te inşaatı tamamlanıp açılan fabrikanın yaydığı kokuya bazı vatandaşlar artık alışırken bazıları da yalıtımlı camları kapalı olsa dahi evlerinin içerisinde duyduklarının altını çizdi. Bazı vatandaşlarca, günümüzde günde ortalama bin 200 ton, yılda ise ortalama 150 bin ton şeker ürettiği belirtilen fabrikanın, şehir merkezi dışına taşınması gerektiğini savunuluyor. Merkez Yeni ve Işıklar mahallerinde oturan bazı vatandaşlar duruma tepki göstererek, sorunun çözümünü bekliyor. "Eskişehirliler çekmek zorunda kaldı" Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkanı Süleyman Bakal, koku hakkında şöyle konuştu; “Eskişehir'deki şeker fabrikasının kokusu onlarca yıldır tartışılır, zaman zaman saman alevi gibi parlar ama bu koku kaybolunca bu konu gündemden düşer. 1990’lı yıllarda şeker fabrikasının Alpu ilçesine taşınacağı gündeme gelmişti. Hatta o dönemin belediye başkanı yer tahsis edeceğini açıkladı. Ancak onlarca yıldır Şeker fabrikasının kokusunu Eskişehirliler çekmek zorunda kaldı. Sorun mevcut imkanlarla mevcut uygulamayla çözülemiyor. Çözülemediği de onlarca yıldır kokunun devam etmesinden, halkın şikâyetlerinden, medyanın gündeme taşımasından belli.” "En uygun yer Alpu ilçesinin Işıkören köyü" Süleyman Bakal, 10 yıl önce görüştüğü fabrikanın üst düzey yöneticisinin kendisine aktardıkları hakkında, “10- 12 yıl önce zamanın üst düzey yöneticisiyle biz bu konuyla ilgili olarak bir görüşme yaptık. Bu görüşmede fabrikanın üst düzey yöneticisi Şeker Fabrikasının mevcut haliyle kokunun önlemeyeceğini, Şeker Fabrikası buradan taşınması gerektiğini, taşınması içinde en uygun yerin Alpu ilçesinin Işıkören köyü olduğunu söyledi. Köyü incelediğimizde de şeker ekim alanlarına çok yakın bir bölge ve kıraç bir bölge. Ancak tabii bu ilgili makamlar tarafından ince incelenmeli ve uygun yer tespit edilmeli. O arada gündeme gelen başka bir konuda şeker fabrikasının çok geniş bir arazisi olduğunu, bu arazi münasebetiyle her yıl çok yüksek miktarda emlak vergisi ödemek zorunda kaldıklarını, bunun da büyük bir gider oluşturduğunu, dönemin üst düzey yöneticisi söyledi. Biz şeker fabrikasının uygun bir yere taşınmasını, şeker fabrikasının da boşalacak mevcut arazinin turizm alanı olarak kullanılmasını, kültürel faaliyetler için kullanılmasını öneriyoruz. Ayrıca burada sembolik olarak gelecek kuşaklara aktarmak için şeker üretilebilir. Ülkenin sanayileşmesinin hafızası korunabilir” diye konuştu. “Camı açmamıza gerek yok zaten koku içeriye giriyor” 30 senedir fabrikaya aynı uzaklıkta ikamet eden Ali Himmet Baykul, yetkililerin soruna el atmasını istedi. Yalıtımlı camlardan dahi kokunun evine dolduğunu söyleyen Baykul, “Bu koku sorunu herhalde 20 senedir var. Buna küspe kokusu mu diyorlar ne diyorlar bilmiyorum. Bundan çok rahatsız. Bunun kokunun kaldırılmasını, yapılmasını istiyoruz. Normalde bu zamana kadar çoktan yapılması lazım ama ilgilendiklerini zannetmiyorum. Yani akşam saatlerinde böyle ahırda yatar gibi yatıyoruz geceleri. Ne zaman yapıyorlarsa bundan ne yapıyorlarmış bilmiyorum bir şey yapıyorlarmış. Kışın pancar alımlarından sonra şeker üretimine başladıktan sonra o küspe çıkıyor herhalde o zaman başlıyor. Camı açmamıza gerek yok zaten içeriye giriyor öyle böyle giriyor. Yani pencereler yalıtımlı olmasına rağmen yine giriyor. İğrenç yani eğer bunu ilgilenmiyorsa yazıklar olsun” dedi. “Kokuyu bir önlem almasını istiyoruz” Sivrihisar-1 Caddesi’nde manavlık yapan esnaf Hümeyra Taşkıran ise koku hakkında şöyle konuştu; “Şeker fabrikasının kokusunu hakikaten rahatsızlık veriyor. Akşam saatlerinde özellikle bayağı bir koku yayıyor. Sanırım orada olan bir havuzdan dolayı kaynaklandığını düşünüyoruz. Hepimiz rahatsız bu konuda. Şehrin dışına da taşınabilir bana göre fabrika. Aşağı yukarı bir 15 yıldır zaten farkındayım biliyorum yani buradayım. Çok çok kötü bir koku oluyor ve onun haricinde de bu yalıtımlı pencerelere rağmen eve giriyor. Bu kokuyu bir önlem almasını istiyoruz. Çünkü çok kötü kokuyor.” Kokuyu lağım kokusuna benzeten Mehmet Emin Kaptan, “Lağım kokusu gibi kokuyor. Çözüm isterim tabii sabahlar daha çok oluyor sisli havalarda” ifadelerini kullandı.

Gürer: “Şekerpancarı fiyatı revize edilip, ek % 30 artırılsın” Haber

Gürer: “Şekerpancarı fiyatı revize edilip, ek % 30 artırılsın”

ADANA (İLKHABER) - CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Pancar ürünü ile TBMM'de düzenlediği basın toplantısında şeker pancarı taban fiyatının revize edilmesi ve en az %30 ek artış verilmesini istedi. Gürer, “Kamuya ait 15 şeker fabrikasını bağlayan şeker pancar taban fiyatının çiftçi için tam bir hayal kırıklığı yarattığını belirtti. Mısır ürününe verilen düşük taban fiyatı ile bir yıl öncesine göre %5 artış sağlandığını, bu sefer pancarda %27 artış olarak açıklanan taban fiyatın maliyetleri karşılamadığını ifade etti. TÜİK verilerine göre tarımsal girdi fiyatlarında bir yıllık artış %76 iken açıklanan taban fiyat, avans fiyatı olarak açıklanan fiyat kalması çiftçileri üretimden uzaklaştırır, ithal şekere daha çok kapı aralar.” diye konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker pancarda toprağa, suya, ilaca ve gübreye bağlı olarak verilerin değiştiğini belirtti. Ortalama verim şeker pancarında 5,5 ton. Bu arada 16 polar için açıklanan şeker pancar fiyatı maliyeti dahi kurtarmıyor. Çiftçinin bazı girdi alış fiyatlarına bakarsak, 2021 yılında üre gübre tonu 3.500 TL iken, 2022 yılında 11.000 çıktı. 2023 yılında ise bugün 15.000 lira. DAP gübre 2021 yılında 5.000 TL iken, 2022 yılında 14.000 TL ve bugün 21.000 TL gelmiş bulunuyor. 15-15-15 azot, fosfor, potasyum içeren gübre 2021 yılında 3.000 TL iken, 2022 yılında 11.000 TL, 2023 yılında bugün 16.000 TL'dir. Kaplamalı tohum (1 ünite ortalaması 100 bin adet), bir paket tohum 2021 yılında 600 TL iken, 2022 yılında 950 TL, 2023 yılında bugün 2.000 TL'dir. Kapsız tohum 2021 yılında 400 TL iken, 2022 yılında 650 TL, bugün 2023 yılında 1.200 TL. İlaçlı yeni nesil tohum (Bu tohum ile ot çıkmıyor, otla mücadele yapan tohum ancak fiyat arttı), 2021 yılında bir ünite 3.000 TL iken, 2022 yılında 5.500 TL ve 2023 yılında bugün bir ünite 12.000 TL çıkmıştır. Ot ilacı litre başına 2021 yılında 174 TL iken, 2022 yılında 315 TL ve bugün 600 TL'ye yükselmiştir. Söküm dekarı 2021 yılında 400 TL iken, 2022 yılında 600 TL ve bugün 2023 yılında 1.000 TL'dir. İşçi günlük yevmiyesi 2021 yılında 100 TL, 2022 yılında 230 TL ve bugün 2023 yılında da 450 TL çıkmıştır. Mazot fiyatı 2021 yılında litre başına ortalama 9 TL iken, 2022 yılında ortalama 23 TL iken, 2023 yılında geçen hafta 42 TL iken, şu an litre başına 38 TL'dir,” dedi. ÇİFTÇİ 2500 TL TABAN FİYAT BEKLİYORDU CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi pancarı fabrikaya teslim ettikten 4 ay sonra parasını alabiliyor. Enflasyonla bu süreçte paranın değeri de eriyor. Çiftçi 2,500 TL bir taban fiyat umuyordu. Susurluk’tan çiftçi Mehmet Ali Yücel gönderisinde diyor ki; ‘Çiftçinin borçları Kasım ayında ödenmeli, mısırda para yok, çeltiği alan yok, işimiz pancar kaldı. Buğday paralarını borçlarda yedik. Tarım Kredi faizleri kaç acaba? Tarım Kredi Bölge Müdürlüğü bu sene avukatlarınızı çoğaltın. Bizi tefecilerin eline bırakmayın. Kasım’da cezaevi çiftçilere görülüyor.’ Boğazlıyan çiftçi Ziraat Mühendisi Deniz Altıntaş, Berat Baran, çiftçiler Cemil Caner, Erdem Altun, Şavaş Yurttaş da şekerpancarı verim ortalaması 5,5 ton/dekar açıklanan 16 polar 1,855 TL/ton şeker pancarı fiyatının maliyeti dahi kurtarmamaktadır. Üstelik çiftçi pancar parasını 4 ay sonra alacaktır. Bu sebeple ton fiyatı mutlaka revize edilmelidir. Çiftçinin alınteri karşılığı verilmelidir. Niğde'den Süleyman Çakmak, girdi maliyetlerinin çok arttığını belirterek, şekerpancarı üretmeye devam edebilmek için en az taban fiyatın 2,500 TL olması gerektiği şeklindeki düşüncelerini bizlerle paylaştı.” diye konuştu. ŞEKER FİYATI İKİ YILDA % 541  ARTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fabrikaların özelleşmesiyle şeker fiyatlarının arttığını ifade ederek şunları söyledi: "2021 yılında şeker pancarı alım fiyatı olan taban fiyatı tonu 420 TL iken, 2023 yılında tonu 1,885 TL olarak çıktı. Bu artış %341'e denk gelmektedir. Bu artışın önemli bir kısmı seçim öncesi üretim döneminde verilen %245'lik artışla gerçekleşti. İktidar, çiftçiden oy almak için seçim öncesi taban fiyatlarında önemli bir artış sağladı. Ancak seçim sonrası, uygulanan ekonomik program nedeniyle enflasyon gerekçesiyle çiftçiye verilen taban fiyat gibi görüldü ve düşük taban fiyat uygulamasına geçildi. Mısır ürünü ardından şeker pancarı için de düşük fiyatlar verildi. 2022 yılında taban fiyat 1,450 TL iken %27 artışla yeni fiyat, daha önce avans fiyatı olarak açıklanan 1,800 TL'den bu sefer 55 TL artışla 1,855 TL/ton olarak açıklandı. Ocak 2021'den bugüne ise 1 kg şeker fiyatındaki artış %541'dir. Şekerin yanı sıra fabrikalar ayrıca melas, alkol, küspe elde ettiklerini düşünerek, üreten değil işleyen kazanıyorlar. Düşük taban fiyat, esnafa da yansıyor ve çiftçi geliri daralması nedeniyle alışveriş kısıtlaması esnafın zor durumda kalmasına neden oluyor. Eğer iyi bir taban fiyat belirlenmezse, cumhurbaşkanı açıklama yapmıyor, aksi takdirde bakanlar yazılı açıklama ile bu konuyu geçiştiriyor. Açıklanan taban fiyatın revize edilmesi ve ek %30'luk bir artışla fiyatın 2,411 TL olarak taban fiyat olarak uygulanması gerekmektedir. Bu şartlar altında çiftçiler için üretim çok zor görünüyor." dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Çiftçi para kazanamazken, 2021-2023 aralığında %541 şeker fiyatları artmış. Bu şeker fiyatlarından fabrikalar para kazanırken aynı zamanda şekerden melas elde ediyorlar, küspe elde ediyorlar, alkol elde ediyorlar. Bu ürünleri de parayla satıp para kazanıyorlar. Yani üreten değil, işleyen para kazanıyor. Ancak vatandaş, şekeri pahalıya alıyor. Bu durum, özelleştirme ile ortaya çıkan düşündürücü bir tabloyu gösteriyor. Ayrıca şeker üretiminde yeterli düzeydeyken ithalat yapıldı ve Türkiye uzun bir aradan sonra 450 bin ton şeker ithal etti. Düşük taban fiyat aynı zamanda esnafın iş yerinin daralmasına da neden oluyor. Çünkü çiftçinin ürettiği üründen elde ettiği gelirler esnaftan alışverişini sağladığı için esnafın geliri de bu yolla artıyor. Ancak çiftçi para kazanamadığında esnafa gidemiyor. Esnafa gidemeyince esnafın geliri daralıyor. Sadece çiftçi değil, aynı zamanda esnaf da sıkıntı yaşıyor. Ayrıca esnafa şu anda krediye ulaşmak da zorlaşıyor, bu da sıkıntıya neden oluyor. Düşük taban fiyat, çiftçinin yanı sıra esnafı da mağdur ediyor. Eğer taban fiyat iyi olursa, bunu Cumhurbaşkanı açıklıyor ve duyuruyorlar. Ancak şekerpancarında olduğu gibi mısırda olduğu gibi taban fiyat düşük olduğunda yazılı bir açıklama ile duyuruluyor. Bu yeni dönemde görünen o ki taban fiyat baskılanması, enflasyonu düşürmesi için amaç olarak ele alınıyor. Bu, ülke çiftçisini bitirir ve ithalata daha çok yönlendirmeye yol açar. Raflardaki ürün fiyatları düşmez, aksine ithalat üzerinden bazıları daha büyük rant sağlar. Ülke çiftçisinin bu yolculuğa yol açacak yanlış bir tutumdur. Açıklanan taban fiyat mutlaka revize edilmelidir. Şekerpancarında mutlaka %30'a yakın bir artışla taban fiyat 2 bin 400 liranın üzerine çıkarılmalıdır. Aksi takdirde çiftçimizin maliyetini kurtaramayacak olan şekerpancarı nedeniyle çiftçinin sıkıntısı artacaktır, mısırdan sonra. Şekerpancarındaki düşük taban fiyat, çiftçiyi diğer ürünlerin taban fiyatları için daha fazla endişelendirmektedir. Önümüzdeki süreçte artan girdi maliyetleriyle nasıl ekim yapılacağını düşünme noktasına gelmiş durumdadır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.