#Serdar Arslan

İLKHABER-Gazetesi - Serdar Arslan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Serdar Arslan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan cinayetinde savcıdan ağırlaştırılmış müebbet talebi Haber

Ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan cinayetinde savcıdan ağırlaştırılmış müebbet talebi

Kocaeli'de kaybolduktan sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan'ın öldürülmesine ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada savcı, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Mahsun Ö., abisinin azmettiresiyle olayı işlediğini iddia ederken, abisi Habil Ö. ise "Ben Mahsun'u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" savunmasını yaptı. Kocaeli'de 20 Ocak 2025'te kaybolan Serdar Arslan'ın (44) cesedi, yapılan çalışmalar sonucu ormanlık alanda gömülü halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında Arslan'ın ortağı olduğu iddia edilen Habil Ö. (46), kardeşi Mahsun Ö. (30), Sevban T. (32), D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheli gözaltına alınmış; Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklanmıştı. Cinayetin işlendiği bağ evinde delilleri karartmak için parkelerin söküldüğü ve cesedin olaydan iki gün sonra kireçlenerek gömüldüğü tespit edilmişti. Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Serdar Arslan'ın, Habil Ö. ile cezaevinde tanıştıkları, Serindere'de balık restoranı açtıkları ancak aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle gerginlik yaşandığı ve cinayet planı yapıldığı ortaya çıkmıştı. "Habil, 'Serdar İstanbul'dadır' diyerek beni yanlış yönlendiriyordu" Olayla ilgili davanın 2. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Habil Ö, kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. ile taraf avukatları ve maktulün yakınları katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Serdar Arslan'ın dini nikahlı eşi Gamze K., eşinin kaybolduğu sürece ilişkin, "Serdar benim adıma ev almıştı, bundan kaynaklı aralarında sorun olup olmadığını bilmiyorum. Eşim kayıp olduğu 16 gün boyunca Habil beni her gün arayıp, 'Ev senin üstüne ama idareten' gibi şeyler söylüyordu, 'Serdar İstanbul'dadır' diyerek beni yanlış yönlendiriyordu. Sürekli başkalarının üstüne suçu atıyordu. Arabanın kullanan kişinin tespit edildiğini söylediğimde Habil bana, 'Kim o? Bana söyle intikamını ben alacağım' dedi. Arabanın içinde sigara izmaritleri olup olmadığını da sordu. Ayrıca Mert isimli kişinin de Gürcistan'a kaçtığını söyledi. Sevban'ı ise tanımıyorum" dedi. Serdar Arslan'ın zaman zaman öldürüldüğü bağ evine gittiğini söyleyen Gamze K., "Bu sebeple kayıp olduğu zamanda bağ evini kontrol etmek istediğimizde Habil orada tadilat olduğunu, orada kimsenin olmadığını söyleyerek sürekli bizi İstanbul'a yönlendirdi. Son günlerde Habil ile Serdar arasında ortaklık sebebiyle sorun olmaya başladı" diye konuştu. "Habil ile Serdar kardeş gibiydiler" Tutuklu sanıkların kardeşi Derya Y. ve babaları Şerafettin Ö. de tanık olarak dinlendi. Derya Y., "Maktul ile aralarında husumet olduğunu bilmiyorum. Habil ile Serdar kardeş gibiydiler. Mahsun, Habil'in sözüyle birini öldürecek yapıda biri değil. Silahı nasıl temin ettiler bilmiyorum" şeklinde konuştu. "Oğlum, madde etkisiyle Serdar'ı öldürmüş olabilir" Şerafettin Ö. ise tarafların arasında husumet olup olmadığını bilmediğini belirterek, "Maktulle aralarında husumetleri var mı bilmiyorum ancak abi kardeş arasında yer davasına aralarında husumet vardı. İki oğlumda madde kullanır. Oğlum, madde etkisiyle Serdar'ı öldürmüş olabilir ancak Mahsun abisini dinleyecek yapıda biri değildir" ifadelerini kullandı. "Birbirlerinden 'Can kardeş' diye bahsediyorlardı" Sanık Habil Ö.'nün eşi tanık Seviye Ö., "Serdar ile eşim arasında husumet ve kavgaya şahit olmadım. Kardeş gibiydiler. 'Can kardeş' diye birbirlerinden bahsediyorlardı. Ev meselesinden haberim yok. Serdar ile aralarında motor davasını duymuştum. Eşim her ne kadar abi de olsa Mahsun onun lafıyla hareket etmez, zaten görüşmüyorlardı. Serdar ile eşim arasında herhangi resmi veya gayri resmi ortaklıkları yoktu. Eşlerimiz balık restoran işletiyorlardı, biz de maktulün eşi ile birlikte yanlarında çalışıyorduk. Habil öncülüğünde iş yürütülüyordu, Serdar oturuyordu" dedi. 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Duruşmada okunan mütalaada, sanık Habil Ö. ile maktulün eski arkadaş oldukları ve gayriresmi ortaklık yaptıkları ancak aralarında yaşanan anlaşmazlık üzerine Habil Ö'nün maktulü öldürmeye karar verdiği belirtildi. "Kardeşini ve akrabasını cinayete teşvik etti" Mütalaada, Habil Ö.'nün bu planını kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T. ile paylaştığı, onları suça dahil etmek için çeşitli yöntemler kullandığı kaydedildi.Habil Ö.'nün, kardeşi Mahsun Ö.'yü, "Maktul beni dolandırdı, paramla eşine ev aldı ve beni öldürtmek için kiralık katil tuttu" iddialarıyla ikna etmeye çalıştığı vurgulandı. Ayrıca Habil Ö.'nün, cinayeti işlemesi halinde cezaevine girecek olan kardeşine "Ailene ben bakarım" vaadinde bulunarak eyleme teşvik ettiği aktarıldı.Diğer sanık Sevban T.'nin ise Habil Ö. tarafından, "Serdar senin eşin hakkında dedikodu yapıyor" şeklinde mesajlarla manipüle edilerek suça iştirakinin sağlandığı ifade edildi. Delilleri karartmak için parkeleri değiştirdiler Cinayetin ardından sanıkların delilleri yok etmek için organize hareket ettiklerine dikkati çekilen mütalaada, olayın gerçekleştiği bağ evinde tadilat yapıldığı ve kan izlerini gizlemek amacıyla yer döşemelerinin sökülerek yenilendiği bilgisine yer verildi. Savcı, sanıklar Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T.'nin "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Habil Ö. ve Mahsun Ö. hakkında "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçundan da ceza istendi. "Cani değilim, abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" Mütalaaya karşı söz verilen sanık Mahsun Ö., ağabeyi Habil Ö.'nün kendisini azmettirdiğini öne sürerek, "Beni kullandılar. Durduk yere kimseyi öldürecek, cani bir insan değilim. Abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" dedi. "Mahsun'u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" Sanık Habil Ö. ise kardeşinin iddialarını reddederek, "Serdar 20 yıllık arkadaşımdı, ölümünden bir çıkarım yok. Ben Mahsun'u bakkala ekmek almaya dahi göndermem. Onun başına bir şey gelmesin diye olayı sakladığım doğrudur" savunmasını yaptı. Diğer sanık Sevban T. de cinayet aşamasında rol almadığını, sadece tanık olduğunu ve korktuğu için konuşamadığını iddia etti.Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Kulübede öldürülmüş, iki gün sonra gömülmüştü: "Ağabeyim azmettirdi" itirafı Haber

Kulübede öldürülmüş, iki gün sonra gömülmüştü: "Ağabeyim azmettirdi" itirafı

Kocaeli'de kaybolduktan sonra cesedi gömülü halde bulunan Serdar Arslan'ın (44) öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianamede, cinayetin planlanma ve işlenme sürecindeki detaylar anlatıldı. Mahsun Ö. cinayeti işlediğini itiraf ederken, kendisini azmettirdiğini söylediği ağabeyi Habil Ö. ise suçlamaları reddetti. Arslan'ın bağ evindeki kulübede 4 kurşunla öldürülüp, cesedinin iki gün sonra başka yere gömüldüğü olayda, 3 sanık hakkında "tasarlayarak öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ayrıca sanıkların, cinayet izlerini gizlemek için kulübedeki parkeleri bile değiştirdikleri tespit edildi. 20 Ocak'ta Kocaeli'de kaybolan 44 yaşındaki Serdar Arslan, cinayete kurban gitmişti. İddiaya göre, Serdar Arslan ve cinayet şüphelisi Habil Ö. cezaevinden tanışıyordu ve birlikte Kocaeli Serindere'de balık restoranı açmışlardı. Ancak aralarında alacak verecek meselesi yüzünden gerginlik yaşandı ve cinayet planı yapıldı. Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Arslan, daha sonra başka yere gömüldü. İhbar üzerine 4 Şubat'ta eş zamanlı operasyon düzenleyen İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, aralarında Habil Ö., Mahsun Ö., Sevban T.'nin da bulunduğu D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüphelilerden Habil Ö., Mahsun Ö., Sevban T. tutuklanarak cezaevine gönderildi. 3 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, tutuklu sanıklar Habil Ö. (45), kardeşi Mahsun Ö. (29) ve akrabaları Sevban T. (31) için "tasarlayarak öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ayrıca Habil Ö. ve Mahsun Ö'nün "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma" suçundan da cezalandırılmaları talep edildi. "Ailene ben bakarım" İddianamede, şüpheli Habil Ö'nün, geçmişte iş yaptığı Serdar Arslan'a yönelik kişisel husumet geliştirdiği, onu öldürmeye karar verdiği ve bu kararını kardeşi Mahsun Ö. ve uzaktan akrabası Sevban T. ile paylaştığı belirtildi. Habil Ö.'nün, kardeşi Mahsun Ö.'yü cinayete azmettirmek için maktulün kendisini dolandırdığını, alacaklarını tahsil edip eşinin üzerine daire aldığını ve kendisini öldürtmek için kiralık katil aradığını ileri sürdüğü belirtildi. Habil Ö'nün, kardeşine "Arslan'ı öldürmesi halinde cezaevine girdiğinde ailesine kendisinin bakacağını" söyleyerek onu cinayete teşvik ettiği aktarıldı.Ayrıca Habil Ö.'nün, diğer sanık Sevban T.'yi ise maktulün, Sevban'ın eşi hakkında dedikodu yaptığına dair mesajlarla etkilediği kaydedildi. Cinayet planı İddianameye göre Habil Ö., diğer sanıklara cinayet planını detaylarıyla anlattı. Plana göre maktul, sık sık buluştukları Kartepe'deki kulübeye çağrılacak, öldürüldükten sonra hakkında yakalama kararı olduğu için "Gürcistan'a kaçtığı" izlenimi verilecekti. Aracının İstanbul'da terk edilmesiyle kimsenin kendilerinden şüphelenmeyeceği düşünülüyordu. Habil Ö'nün ikna çabaları sonucu diğer iki sanığın da plana dahil olduğu vurgulandı. Cinayet kulübede işlendi Yine iddianamede, 20 Ocak'ta kulübede buluşan 3 sanığın, Habil Ö'nün WhatsApp'tan mesaj atarak çağırdığı Serdar Arslan'ın gelmesini beklediği, maktulün kulübeye girdikten sonra Mahsun Ö'nün, ağabeyi Habil Ö'den temin ettiği tabancayla Arslan'a arkasından 4 dört el ateş ederek öldürdüğü kaydedildi. Olayın hemen ardından maktulün cep telefonu ve araç anahtarını alan Mahsun Ö'nün, cinayette kullandığı tabancayı ağabeyine teslim ederek maktulün aracıyla İstanbul'a gittiğinin aktarıldığı iddianamede, Arslan'ın cep telefonunun parçalandığı da belirtildi. Ceset iki gün sonra gömüldü Habil Ö. ve Sevban T'nin ise cesedi bir battaniyeye sararak kulübenin dışına taşıdıkları, yaklaşık 25 metre sürükledikleri ve üzerini dallarla örttüklerinin aktarıldığı iddianamede, ardından ikilinin kulübedeki boş kovanları ve kan izlerini temizlediklerine dikkat çekildi. Cinayetten iki gün sonra cesedin Habil Ö. ve Sevban T. tarafından gizlendiği yerden çıkarıldığı, panelvan aracın arkasına yüklendiği anlatıldı. Mahsun Ö.'nün, Başiskele Camidüzü mevkiinde cesedi tek başına gömdüğü ve hayvanların kokusunu alıp cesedi çıkarmalarını engellemek amacıyla üzerine kireç döktüğü belirtildi. Sanıkların daha sonra cesedi sardıkları battaniyeyi kulübenin bahçesinde yaktıkları ifade edildi. İtiraf etti ve cesedin yerini gösterdi 22 Ocak'ta maktulün kardeşi Güven Arslan'ın kayıp başvurusu üzerine yapılan araştırmalarda, maktule ait aracın Ümraniye'de terk edildiği belirlendi. Kamera kayıtlarıyla Mahsun Ö.'nün tespit edilmesi üzerine 4 Şubat tarihinde gözaltına alındı. Mahsun Ö., cinayeti ağabeyi Habil'in azmettirmesiyle işlediğini itiraf etti ve cesedin yerini gösterdi. Yapılan kazıda Arslan'ın cesedi bulundu. Otopsi raporuna göre maktulün, iç organlarına isabet eden 4 kurşunla hayatını kaybettiği ve mermilerden birinin vücudunda kaldığı tespit edildi. "Maktulü, ağabeyim Habil'in azmettirmesi üzerine, onun temin ettiği tabancayla öldürdüm" İddianamede savunması yer alan Mahsun Ö., cinayeti itiraf ederek, "Maktulü, ağabeyim Habil'in azmettirmesi üzerine, onun temin ettiği tabancayla öldürdüm. Yine abimin isteği üzerine Arslan'ın telefonunu ve aracını alarak İstanbul'a gittim. Yolda telefonu kırıp aracı Ümraniye'de terk ettim. Sonrasında bir başka arkadaşımla buluştum. İki gün sonra cesedi kulübenin yaklaşık 20 metre uzağında bulunduğu yerden alıp abimin temin ettiği kürek ve araçla götürerek gömdüm. Sevban'ın da planlama aşamasında yer alarak maktulün cesedi üzerindeki telefon ve araç anahtarını bana bizzat teslim etti. Ben gittikten sonra Habil ve Sevban, kulübede temizlik yapıp suç delillerini ortadan kaldırdı" dedi. Habil Ö. suçlamaları reddetti Suçlamaları kabul etmeyen Habil Ö. ise "Olay günü Serdar'ı öldüreceğini bilmiyordum. Kardeşim Mahsun ve Sevban ile kulübede bulunduğumuz sırada Serdar'a nerede olduğuna dair bir mesaj gönderdim. Saat 15.00 sıralarında Serdar aracıyla bulunduğumuz kulübeye geldi. Ben ve Sevban'ın telefon görüşmesi yapmak için dışarı çıktığımız sırada kulübenin içerden peş peşe silah sesleri geldi. Koşarak içeri girdiğimde Serdar'ı yerde gördüm. Mahsun'un elinde de tabanca vardı. Mahsun'a neden Serdar'ı öldürdüğünü sorduğumda aralarında motor meselesi olduğunu söyledi. Sonrasında Mahsun, Serdar'ın cep telefonunu ve araç anahtarını alıp oradan ayrıldı. Ben ve Sevban da cesedi bir battaniyeye koyup sürükleyerek kulübenin alt kısmına doğru götürdük. Sonrasında üstünü çalı çırpıyla örttük. İki gün sonra Mahsun'un isteği üzerine bir ardiyeden kireç alıp arkadaştan temin ettiğim araçla tekrar cesedin bulunduğu yere gittik. Mahsun ile birlikte cesedi bu aracın bagajına yükledik. Mahsun, araçla oradan gidip yaklaşık 4 saat sonra geri geldi. Sorduğunda cesedi gömdüğünü söyledi ancak yerini söylemedi. Hiç bir şekilde suçta kullanılan tabancayı kardeşim Mahsun ben vermedim" diye konuştu. "Serdar'ı öldürmek istediğini, bu işi de benim yapmamı söyledi" Diğer sanık Sevban T. de suçlamaları kabul etmedi. Sevban T., "Olaydan önce uzaktan akrabam olan Habil, Serdar'dan gönderildiğini söylediği eşimle ilgili bir mesaj gösterdi. Serdar'ı öldürmek istediğini, bu işi de benim yapmamı söyledi. Bu teklifi kabul etmedim. Olay günü Habil, Whatsapp üzerinden beni arayarak daha önce bir kaç kez gittiğim kulübesine çağırdı. Motosikletimle bu kulübeye gittim. Gittiğinde Habil ve Mahsun oradaydı. Kısa süre sonra Habil, Whatsapp'tan Serdar'a mesaj atıp onu da çağırdı. Serdar, aracını park edip yürüyerek kulübeye geldi. Bana selam verdi. Ben de sobayı yakmak için odun almak amacıyla dışarı çıkmıştım. İçeriden Habil'in, Serdar'a; 'Sen yanlış yaptın' diye bağırdığını ve hemen ardından peş peşe silah sesleri geldiğini duydum. Şoka girdim. Mahsun ve Habil'in peş peşe dışarı çıktılar. Mahsun, elindeki tabancayı ağabeyi Habil'e teslim etti, sonrasında yerde yatan maktulün üzerinden telefonunu ve araç anahtarını alarak oradan ayrıldı. Serdar'ı öldürmem için bir nedenim yok. Cesedin kulübeden çıkartılması ve gömülmesi eylemlerine de katılmadım" ifadelerini kullandı. Sanıkların telefon sinyallerini analiz eden bilirkişi raporu, tüm şüphelilerin olay günü ve öncesinde birlikte kulübede bulunduğunu ortaya koydu. Kulübede yapılan aramalarda mermi kovanına rastlanmazken, parkelerin yeni döşenmiş olması delillerin karartıldığına dair önemli bir işaret olarak dikkat çekti. İddianamede, cesedin her üç sanığın da katılımı ve yardımıyla bulunduğu yere gömüldüğü belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.