#şikayet

İLKHABER-Gazetesi - şikayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, şikayet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

UEFA ve FIFA'nın yasa dışı yerleşim bölgelerindeki İsrailli kulüplere izni UCM'ye şikayet edildi Haber

UEFA ve FIFA'nın yasa dışı yerleşim bölgelerindeki İsrailli kulüplere izni UCM'ye şikayet edildi

New Brunswick Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve "Irish Sport for Palestine" (Filistin İçin İrlanda Sporu Derneği) üyesi Nathan Kalman-Lamb, aralarında Cenevre merkezli Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütünün (Euro-Med) de yer aldığı bazı insan hakları kuruluşlarının, FIFA Başkanı Gianni Infantino ve UEFA Başkanı Aleksander Ceferin hakkında UCM'ye "işgal altındaki Filistin topraklarında savaş suçlarına ve insanlığa karşı suçlara yardım ettikleri" şikayetiyle başvurmalarına ilişkin soruları yanıtladı. UCM'ye yönelik bu başvurunun son derece önemli bir gelişme olduğuna değinen Kalman-Lamb, Gazze'de bir soykırım yaşandığını vurguladı. Kalman-Lamb, "(Gazze'deki) Bu soykırıma ilave olarak 'sporculara yönelik soykırım' olarak adlandırdığımız bir başka unsur daha var. Gazze'deki spor camiasından 1000 kişi öldürüldü, yüzlerce spor tesisi yıkıldı. Dolayısıyla bu, İsrail'in Gazze'ye yaptıklarının daha geniş bağlamının bir parçası olarak spor camiasına karşı işlenen ağır suçlardır." ifadelerini kullandı. UCM'ye yapılan şikayette İsrail'in, Ekim 2023'ten çok daha uzun süredir devam ettirdiği bir uygulamaya değinildiğini söyleyen Kalman-Lamb, burada, işgal altındaki topraklardaki ve özellikle Batı Şeria'daki spor ve futbol kulüplerine yönelik uygulamaların kastedildiğini belirtti. Kalman-Lamb, bu özel dava dosyasındaki İsrail'e karşı suçlamaların hem insanlığa karşı hem de savaş suçlarıyla ilgili olduğunun altını çizdi. İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında herhangi bir yerleşim faaliyetinde bulunmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getiren Kalman-Lamb, şunları kaydetti: "(İsrailli kulüplerin işgal altındaki Filistin topraklarındaki) Bu kulüplerin varlığı bir noktada bu (yasa dışı) yerleşim faaliyetlerini sembolize ediyor. Çünkü bu onların sadece yerleşmekle kalmayarak altyapı ve kültürel topluluklar kuracakları, böylece ayrılmaları gereken yerlere insanları çekecekleri anlamına geliyor. İsrail Futbol Federasyonu, bu kulüplerin izinli olduğunu söylüyor, onları tanıyor. UEFA ve FIFA, İsrail Futbol Federasyonunun ve tüm takımlarının daha büyük faaliyetlerine katılmasına izin vererek işgal altındaki topraklarda bu kulüplerin meşruiyetini kabul etmiş oluyor. Bu, hem FIFA hem de UEFA'nın kendi tüzüklerine aykırı. Çünkü bu, Filistin Futbol Federasyonunun yetki alanında olmalı." Kalman-Lamb, Filistin Futbol Federasyonunun, 10 yılı aşkın süredir çok yüksek sesle bu konuyu tartıştığını aktararak, işgal altında bulunan topraklardaki kulüplerin var olmaması gerektiğini ve bunun da UCM'ye yapılan şikayetin bir yönü olduğunu belirtti. "İSRAİLLİ BU KULÜPLER, FİLİSTİNLİLERİN KATILIMINI, FİLİSTİNLİ SEYİRCİLERİ, OYUNCULARI VE YÖNETİCİLERİ YASAKLIYOR" UCM'ye sunulan yaklaşık 120 sayfalık şikayet dosyasıyla ilgili diğer bir kısmın ise bu kulüplerin "apartheid niteliğiyle" ilgili olduğunu söyleyen Kalman-Lamb, şöyle devam etti: "(İsrailli) Bu kulüpler, Filistinlilerin katılımını, Filistinli seyircileri, oyuncuları ve yöneticileri yasaklıyor. İnsanlara etnik kökenlerine ve statülerine göre uygulanan ayrı kurallar veya yönergeler olması apartheiddir. Dolayısıyla bu, bu kulüplerin varlığının hem savaş suçları (yasa dışı yerleşimleri normalleştirme) hem de insanlığa karşı suçlar (apartheid) ile ilgili hükümleri karşıladığı anlamına geliyor. Şikayetin niteliği budur." Kalman-Lamb, UCM'deki bu şikayet üzerine Infantino ve Ceferin aleyhine dava açılmasının önemli bir gelişme olacağını vurgulayarak, "Nihayetinde bu iki isim hakkında tutuklama emri çıkarılması inanılmaz derecede önemli bir emsal teşkil eder. Bu, soykırımların yaşanmasını istemiyorsak sorumlu tutulması gereken dünyanın dört bir yanındaki çeşitli kişilere karşı benzer şikayetlerin yapılmasına olanak sağlayabilir. Bunlardan sorumlu olanlar hesap vermeli." diye konuştu. İsrail ve ABD'yi birbirinden ayrı düşünmenin doğru olmayacağını ifade eden Kalman-Lamb, İsrail'in küresel sahnede cezasız kalmasının nedeninin, ABD'nin bu cezasızlığa izin vermesi olduğunu dile getirdi. "İsrail için de 'Herkes için uyguladığınız aynı standardı uygulayın' diyoruz" Kalman-Lamb, FIFA ve UEFA'nın "siyasi tarafsızlık" söylemiyle İsrail'e ceza vermemesinin birçok uluslararası kuruluş tarafından kullanıldığını belirtti. FIFA'nın organizasyonları kapsamında ülkelerin birbirine karşı oynadığını ve bunun, temelde bir siyasi yapı olduğunu söyleyen Kalman-Lamb, "İşin özü çok açık ve net bir durum; evet, bu ikiyüzlülük. (Rusya-Ukrayna Savaşı) Rusya, Ukrayna'yı işgal ettikten hemen sonra müsabakalardan yasaklandı. (Gazze'de) Bu arada iki yıldan fazla bir süredir soykırım yaşanıyor. Soykırımın hala devam ettiğini düşünüyorum. Bu iki yıl boyunca hiç hesap verebilirlik olmadı. Şimdi Infantino, Rusya'yı yasakladıktan sonra 'Artık kimseyi yasaklamamalıyız' diyor. Çünkü bunun kendisine karşı bir silah olarak kullanıldığını görüyor. Soykırım ve apartheid gibi konularda endişe duyan bizler, İsrail için de 'Herkes için uyguladığınız aynı standardı uygulayın' diyoruz. Evet bu kesinlikle dehşet verici." ifadelerini kullandı. Kalman-Lamb, İsrail'in, küresel sahnede kendini normalleştirmeye ve suçsuz bir ülke görüntüsü vermeye çalıştığını vurguladı. İsrail'in uluslararası müsabakalara katılımı yasaklandığında bu anlatının gerçekten değişeceğini kaydeden Kalman-Lamb, "(İsrail'in yasaklanması) Bu, insanlar tarafından hissedilen bir bedel olur. Sonunda işledikleri soykırımdan dolayı bir bedel ödemiş olacaklar. Çünkü küresel sahnede bu tür bir onay almak onlar için çok önemli. Katılımlarına izin verilmeye devam ediliyor. Ancak katılımlarına izin verilmediğinde, İsrail'i gerçek anlamda tanımlayan mevcut 'soykırım projesinin' ötesine geçmeyi konuşabiliriz." dedi.

Gebze'de aynı aileden 4 kişinin hayatını kaybettiği bina daha önce CİMER'e şikayet edilmiş! Haber

Gebze'de aynı aileden 4 kişinin hayatını kaybettiği bina daha önce CİMER'e şikayet edilmiş!

Kocaeli’nin Gebze ilçesi Mevlana Mahallesi Issıkgöl Caddesi’nde meydana gelen bina çökmesi, Türkiye’yi yasa boğdu. Altında eczane bulunan 7 katlı binanın sabah saatlerinde aniden çökmesi sonucu Bilir ailesinden 4 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ise yaralı kurtarıldı. Metro çalışmaları iddiası Facianın ardından bölgede yaşayan vatandaşlar, uzun süredir devam eden metro inşaatı nedeniyle evlerinde çatlaklar oluştuğunu ve bu durumu defalarca yetkililere ilettiklerini söyledi. Vatandaş Sinan Tekin, olaydan 5 ay önce CİMER’e başvurduğunu, inceleme yapılmasına rağmen somut bir önlem alınmadığını belirtti. Tekin, “Kapımız kapanmıyordu, duvarlarda derin çatlaklar vardı. Kızımın ısrarıyla CİMER’e dilekçe yazdık, geldiler baktılar ama sonuç alınmadı. Dün sabah saatlerinde sesler artınca balkona çıktım, yan binanın topraktan kaydığını gördüm” dedi. Faciada 4 kişilik aile yok oldu Çöken binada kiracı olarak yaşayan Bilir ailesinden baba Levent Bilir (44), anne Bilir, kızları Muhammed Emir (12) ve Nisa (14) yaşamını yitirdi. Ailenin büyük kızı Dilara Bilir (18) ise enkazdan yaralı kurtarıldı. Bilirkişi incelemesi başladı Olayın ardından cumhuriyet savcıları, inşaat mühendisleri, jeofizik mühendisi ve mimardan oluşan bilirkişi heyeti, enkaz alanında inceleme başlattı. Çökmenin kesin nedeninin yapısal zayıflık mı yoksa metro kazısı kaynaklı toprak kayması mı olduğu teknik raporla belirlenecek. Bölgedeki diğer binalarda da risk var Vatandaşlar, metro hattı güzergâhında yer alan çevre binalarda da benzer çatlakların bulunduğunu belirterek yetkilileri göreve çağırdı. Olay yerinde 913 personel görev aldı AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda 913 personel, 161 araç, 6 arama-kurtarma köpeği ve 10 sismik dinleme cihazı kullanıldı.

Adana’da toplu taşıma çilesi: Vatandaşlar bozulan otobüsler ve yetersiz klimalardan şikayetçi Haber

Adana’da toplu taşıma çilesi: Vatandaşlar bozulan otobüsler ve yetersiz klimalardan şikayetçi

Adana’da toplu taşıma kullanıcıları, sık sık bozulan otobüsler ve yetersiz çalışan klimalar nedeniyle zor anlar yaşıyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde bakımsız araçlarda seyahat etmek, yolcular için büyük bir çileye dönüşürken, vatandaşlar yetkililerden acil çözüm talep ediyor. Otobüs duraklarının bakımsız hali de kent genelinde dikkat çekiyor. KLİMA YETERSİZ, OTOBÜSLER SÜREKLİ ARIZALANIP YOLDA KALIYOR! Kentte her gün en az birkaç otobüsün arızalanması, seferlerin aksamasına ve yolcuların bekleme sürelerinin uzamasına neden oluyor. Yolcular, bazı otobüslerin klimalarının çalışmadığını, çalışanların ise yetersiz soğutma sağladığını belirtiyor. Özel Halk Otobüslerinin yanı sıra Adana Büyükşehir Belediyesi'e ait otobüslerde de son günlerde yetersiz klima ve sürekli arızalanan araç şikayetleri artıyor. “Sıcak havada otobüs içinde adeta fırın gibiyiz” Bahçelievler Mahallesi'nde oturan Emine Yılmaz, “Özellikle öğle ve ikindi saatlerinde otobüslerin içinde hava öyle sıcak oluyor ki, nefes almak bile zorlaşıyor. Kliması çalışmayan otobüslerde yolculuk yapmak gerçekten dayanılmaz bir hal alıyor. Arıza yapan araçlar yüzünden seferler aksıyor, diğer otobüsler de kalabalık olunca binişlerde zorlanıyoruz” dedi. “Yetkililerden çözüm bekliyoruz” Seyhan ilçesinden toplu taşıma kullanan Mehmet Kaya ise, “Hava sıcaklığı 40 dereceyi bulurken, insanları bu durumda yolculuk yapmaya mahkum etmek kabul edilemez” diye konuştu. “Klimalar çalışsa da yetersiz” Diğer bir yolcu, “Bazı otobüslerin kliması çalışıyor gibi gözükse de, soğutma etkisi yok denecek kadar az. ” ifadelerini kullandı.

Tatilciler uyarıldı: ''Kıyılar halkındır, hakkınızı bilmiyorsanız sahilde mağdur olursunuz'' Haber

Tatilciler uyarıldı: ''Kıyılar halkındır, hakkınızı bilmiyorsanız sahilde mağdur olursunuz''

Antalya’da yaz sezonunun başlamasıyla birlikte kıyılarda artan şezlong işgalleri ve geçiş engelleri yeniden gündemde. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO) Antalya Şube Başkanı Serter Kocababa, anayasanın açık hükümlerine rağmen kıyıların bazı işletmeler tarafından halka kapatıldığını belirtti. Kocababa, “Kıyılar halkındır. Anayasal hakkınızı bilin, ihlali belgeleyin ve şikayet edin” çağrısında bulundu. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatilciler kıyılara akın ederken, bazı sahil bölgelerinde vatandaşların kıyılara erişiminin engellendiğine yönelik şikayetler de arttı. Konuyla ilgili açıklama yapan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Serter Kocababa, işletmelerin yasa dışı uygulamalarına sert tepki gösterdi. ''Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır'' Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 43’üncü maddesini hatırlatan Kocababa, “Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu alanlar herkesin eşit ve serbest olarak kullanabileceği kamusal alanlardır. Hiçbir özel kişi ya da işletme, halkın kıyılara ulaşım hakkını engelleyemez” dedi. Kocababa, Antalya’da bazı sahil bölgelerinde kıyı işgallerine ilişkin şikayetlerin oda tarafından incelendiğini ve durumun ciddi boyutlara ulaştığını belirtti. “Vatandaşlar kimi zaman ‘Burada oturamazsınız’ ya da ‘Yüzemezsiniz’ gibi hukuka aykırı uyarılarla karşılaşıyor. Oysa vatandaş, şezlong kiralamak zorunda değildir. Kıyının her alanında bulunma hakkına sahiptir,” dedi. “İhlali belgeleyin, yetkili kurumlara bildirin” Vatandaşlara hak arama yollarını da anlatan Kocababa, böyle bir durumla karşılaşan kişilerin öncelikle ilçe belediyelerine başvurması gerektiğini söyledi. Yeterli sonuç alınamaması durumunda ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ya da kaymakamlıklara şikayette bulunulabileceğini ifade etti. En önemli adımın ise ihlalin fotoğraflarla belgelenip yetkili makamlara sunulması olduğunu vurguladı. Kıyı çalıştayı geliyor HKMO’nun bu konuda yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmayacağını dile getiren Kocababa, Haziran sonu veya Temmuz başında bir “Kıyı Çalıştayı” düzenlemeye hazırlandıklarını duyurdu. Bu çalıştayda kıyı kanunu, yasal boşluklar, uygulama sorunları ve yerel idarelerin sorumlulukları masaya yatırılacak. Akademisyenler, hukukçular, şehir plancıları ve devlet yetkililerinin de davet edileceği çalıştayın çıktıları kamuoyu ile paylaşılacak. Tatilciler uyarıldı: Hakkınızı bilmiyorsanız sahilde mağdur olursunuz Kocababa, tatilcilere de çağrıda bulunarak, “Kıyılarda size yer gösterilmemesi, geçişinizin engellenmesi, eşyalarınızla uzaklaştırılmanız gibi uygulamalar tamamen yasadışıdır. Anayasanın ve Kıyı Kanunu’nun size tanıdığı hakların farkında olun. Hiç kimse kamusal alanları kendi ticari menfaati için kapatamaz,” diyerek sezon boyunca artacak ihlallere karşı dikkatli olunması gerektiğini hatırlattı.

Marmaray'da yumruklu saldırıya uğrayan baba, öncesinde genç kızı ağlatmış! Haber

Marmaray'da yumruklu saldırıya uğrayan baba, öncesinde genç kızı ağlatmış!

İstanbul Maltepe'de Marmaray hattında iki çocuğuyla yolculuk yapan Deniz Eroğlu’nun uğradığı yumruklu saldırıya ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Olay öncesinde Eroğlu ile tartıştığı öne sürülen 18 yaşındaki genç kız, kendisine hakaret ettiği iddiasıyla baba Eroğlu hakkında şikayetçi oldu. Ortaya çıkan yeni görüntülerde genç kızın, yaşanan tartışmanın ardından gözyaşları içinde istasyondan ayrıldığı görüldü. OLAYIN ÖNCESİ ŞOKA UĞRAYYI! MEĞER GENÇ KIZA HAKARET ETMİŞ 30 Mayıs Cuma günü Maltepe Marmaray İstasyonu’nda yaşanan olayda, 2 çocuğuyla birlikte yolculuk yapan Deniz Eroğlu’nun, E.D. (50) isimli bir yolcu tarafından yumruklu saldırıya uğraması büyük yankı uyandırmıştı. E.D. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, olayın öncesine ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı. Yumruklu saldırıdan önce Deniz Eroğlu’nun tartıştığı 18 yaşındaki genç kız, olay günü kendisine hakaret edildiğini iddia ederek Eroğlu hakkında resmi şikayette bulundu. Genç kızın ifadesinde, sözlü tartışma sırasında küçük düşürücü ifadeler duyduğu ve psikolojik olarak etkilendiği belirtildi. MEĞER KIZI YANINDA SALDIRIYA UĞRAYAN BABA, BAŞKA BİR KIZI AĞLATMIŞ! Tartışma anlarına ait yeni görüntüler de sosyal medyada gündem oldu. Görüntülerde yolcuların tartışmaya müdahale ettiği, genç kızın ise gözyaşları içinde istasyondan ayrıldığı görülüyor.  Olayla ilgili adli süreç devam ederken, tarafların karşılıklı suçlamaları ve yeni delillerin ortaya çıkmasıyla dosyanın seyrinin değişebileceği ifade ediliyor.

Balıkçı Kenan'dan Ekrem İmamoğlu hakkında yolsuzluk şikayeti: "Hediye arsalarını vermedim, zulüm uyguladılar" Haber

Balıkçı Kenan'dan Ekrem İmamoğlu hakkında yolsuzluk şikayeti: "Hediye arsalarını vermedim, zulüm uyguladılar"

İstanbul Beylikdüzü’nde uzun yıllardır balıkçılık yapan ve Türkiye Deniz Canlıları Müzesi’ni kurarak deniz biyolojisi alanında önemli bir boşluğu dolduran Kenan Balcı, Ekrem İmamoğlu hakkında önemli iddialarda bulundu. İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisinden istenen arsaların reddedilmesinin ardından baskı gördüğünü belirten Balcı, yolsuzluk soruşturması kapsamında şikayetçi olduğunu açıkladı. Balcı, ayrıca İmamoğlu’nun kendisine "pişman olacaksın" diyerek tehditlerde bulunduğunu ve kendisinin rızası dışında alınan arsalar ile iş yerinde çiğ balık satışının yasaklanması gibi uygulamalarla karşı karşıya kaldığını söyledi. "Hediye Arsa Talepleri ve Tartışmalar" Kenan Balcı, Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde kendisinden iki adet arsa hediye istemesi nedeniyle tartışmalar yaşandığını belirtti. Balcı, İmamoğlu'nun isteğini yerine getirmediği için üzerine baskı uygulandığını iddia etti. Balcı, "Aramızda durmadan tartışmalar yaşandı. Ara verdiler arsa istemeye, sonra bir yıl geçti yeniden istemeye başladılar. Ben vermedim, arsamı hediye etmedim. Ardından bana, 'çok pişman olacaksın, bunları yaparız, şunları yaparız' diye kötülükler yapacaklarını söylediler" ifadelerini kullandı. Balcı, bu tehditleri dikkate almayarak arsayı vermediğini, ancak sonrasında çeşitli zorluklarla karşılaştığını söyledi. "Çiğ Balık Satışı Yasaklandı" İddiası Kenan Balcı, arsa taleplerini geri çevirmesinin ardından iş yerinde çiğ balık satışının yasaklanmaya çalışıldığını öne sürdü. "Türkiye’ye balığı sevdiren adama, Balıkçı Kenan’a ‘sen balık satamazsın, sen pişmiş balık satarsın ama çiğ balık satmayı yasaklıyorum’ dedi. Hepsini yasaklayacaktı ama Allah razı olsun hakimlerimiz savcılarımız sayesinde pişmiş balığı zor kurtardık" diyerek durumu özetledi. Balcı, İmamoğlu’nun kendisine yönelik baskılarının, sadece arsalarla sınırlı olmadığını, iş yerinde faaliyetlerini engellemeye yönelik bir dizi zorlayıcı uygulamanın da devreye girdiğini belirtti. "Arsalar Takasla Verildi, Ama Başka Amaçlarla Kullanılıyor" Balcı, 11 yıl önce takas yoluyla verdiği bir arsanın, dönemin Beylikdüzü Belediyesi tarafından başka amaçlarla kullanıldığını iddia etti. Gürpınar’da bulunan Aşık Veysel Kültür Merkezi arazisinin, başlangıçta kendisine teslim edilen arazilerden biri olduğunu belirten Balcı, "Bir arsa orasıydı. Onu almaya acele etme sebepleri meğerse orada yüzme havuzlu, hamamlı, eğlence yeri olduğu için bütün köylüyü ihtiyacı olan herkesi orada toplayıp havuzlarda güzel şeyler söyleyerek halkı nasıl kandırırım hesapları yapmışlar" şeklinde konuştu. Balcı, bu arazinin kendisine teslim edilmediğini, yerine başka bir işleyiş yapıldığını iddia etti. Balcı, ayrıca 2018 yılında CHP'li bir milletvekiline çay bahçesi olarak kullandırılan bu alan hakkında da şikayetçi olduğunu belirtti. "O alanı 2018 yılından bu yana bir milletvekiline çay bahçesi olarak kullandırıyorlar" diyerek, yerinin başka bir amaçla kullanılmasına tepki gösterdi. "Binde Bir Fiyatına Kamulaştırma Yapılıyor" Kenan Balcı, kendisinin sahip olduğu 2 bin metrekarelik arazilerin İmamoğlu döneminde kamulaştırıldığını ve bu işlemle ilgili ciddi bir adaletsizlik yaşandığını öne sürdü. "Binde bir fiyatına kamulaştırma yapıyorlar. İstediklerini hediye isteklerini geri çevirdiğimiz için elinden gelen her kötülüğü bize esirgemeden yapıyorlar" dedi. Balcı, 11 yıldır hiçbir kişinin arsasının istimlak edilmediğini ancak kendi yerinin hedef alındığını vurguladı. "Yolsuzluk Soruşturması ve Şikayet Kenan Balcı, tüm bu olayların ardından Ekrem İmamoğlu hakkında yolsuzluk soruşturması kapsamında şikayetçi olduğunu belirtti. Balcı, başından geçenleri şu şekilde özetledi: "11 senedir Beylikdüzü’nde kimsenin arsası istimlak edilmemiş, böyle bir yer yok. Burada benim yerimi istimlak edeceğim diyorlar. 2 arazimize el koydular. 11 senedir 2 bin metrekarelik yerler, binde bir fiyat verdiler bir yerime. Geri kalanı da 2018 yılından bu yana CHP’li bir vekile çay bahçesi olarak kullandırıyorlar." Kenan Balcı, Beylikdüzü’nde uzun yıllar süren bu süreçle ilgili yasal haklarını arayacağını ve kendisine uygulanan baskılara karşı mücadele edeceğini söyledi.

Fenerbahçe, Galatasaray'ı 7 ayrı kuruma şikayet etti Haber

Fenerbahçe, Galatasaray'ı 7 ayrı kuruma şikayet etti

Fenerbahçe Spor Kulübü, Galatasaray'ı vergi kaçakçılığı, oyuncu maaşlarının düşük gösterilmesi ve illegal bahis reklamları gibi iddialarla Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, SPK, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, Bankalar Birliği ve Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) resmi olarak şikayet etti. Fenerbahçe’den Sert Açıklama Fenerbahçe Hukuktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Fethi Pekin, yaptığı açıklamada, Galatasaray Kulübü'nde yaşanan gelişmelerin adaleti zedelediğini belirtti. Pekin, “Türk futbolu, adil rekabeti çiğneyen ve hak hukuk tanımayan bir anlayışla karşı karşıya" diyerek, ilgili makamların sessiz kalmasının tehlikeli bir durum oluşturduğunu vurguladı. İddialar ve Şikayet Maddeleri Fenerbahçe, Galatasaray'ı şu konular üzerinden suçladı: Oyuncu maaşlarının düşük gösterilmesi ve haksız rekabet oluşturulması. Kombinelerin bir şirkete transfer edilerek yüksek fiyatlarla satışa sunulması ve vergi kaçakçılığı yapılması. İllegal bahis şirketlerinin reklamlarının üstü kapalı bir şekilde formaya konulması. Devlete Çağrı: "Adaletsizliğe Dur Denilmeli" Fenerbahçe, Türk futbolunun bu tür usulsüzlüklerden arındırılması gerektiğini belirterek, ilgili devlet kurumlarına başvurduklarını ve şikayetlerinin takipçisi olacaklarını duyurdu. Ayrıca, Türk futbolunda haksız rekabete artık müsaade edilmemesi gerektiği ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.