#sinema

İLKHABER-Gazetesi - sinema haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, sinema haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana'da lösemi tedavisi gören çocuklar için hastanede özel sinema etkinliği Haber

Adana'da lösemi tedavisi gören çocuklar için hastanede özel sinema etkinliği

Adana'da lösemi ve kanserle mücadele eden küçük kahramanlar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında hastane ortamından uzaklaşarak beyaz perdenin büyülü dünyasıyla buluştu. Acıbadem Adana Hastanesi bünyesinde gerçekleştirilen özel organizasyonda, kemik iliği nakli olan ve uzun süredir izole bir yaşam süren çocuklar için gerçek bir sinema salonu konsepti hazırlandı. Etkinlik alanına heyecanla gelen çocuklara, sinema geleneğine uygun olarak patlamış mısır ve içecek ikram edildi. Görevliler eşliğinde kendilerine özel hazırlanan biletlerdeki koltuk numaralarına yerleşen minikler, seçilen animasyon filmini izlerken tedavi süreçlerine keyifli bir mola verdi. Hastane koridorlarını şenlendiren çocuk kahkahaları, bayramın ruhunu tedavi merkezine taşıdı. UZMANLARDAN SOSYALLEŞME VURGUSU Tedavi sürecinin getirdiği zorlukların çocukların psikolojisi üzerindeki etkisine değinen Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Kemik İliği Nakli Merkezi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Antmen, süreci "23 Nisan için kemik iliği nakli olmuş çocuklarımız buradalar. Çok uzun zamandır buna hasretler ve böyle bir etkinliğin içerisinde olamadılar. İzole bir hayat yaşadılar, yaklaşık 30 gün hapishane hayatı yaşadılar. Çok büyük kısıtlamalar yaşadılar. Onlar eğlenmeyi hak ediyorlar. Hepsinin kendine özgü hastalıkları vardı, hepsi başarıyla bu uzun ve zorlu dönemi atlattılar. Şimdi yavaş yavaş onların açılma dönemi, sosyalleşme dönemi. Biz de biraz katkı olabilmek için 23 Nisan'ı onlarla kutlamak için bugün burada bir film gösterisi hazırladık" sözleriyle aktardı. KÖK HÜCRE BAĞIŞINDA KRİTİK ÇAĞRI: 'DONÖRLER VAZGEÇMEMELİ' Kök hücre bağışının hayati önemine vurgu yapan Prof. Dr. Antmen, bağışçıların son anda vazgeçmesinin yarattığı sıkıntılara dikkat çekti. TürkKök bünyesindeki bağışçı sayısına teşekkür eden Antmen, "Bu çocuklarımızın bir çoğu kök hücre bağışı ile bu donörlere ulaşıyor. TürkKök'te 1 milyon 200 bin bağışçımız var. Bu bağışçılara teşekkür ederiz ama bir sıkıntıdan bahsetmek istiyorum; bağışçılarımızın telefonları çaldığında bir ihtiyacı olan insanımıza doku tipi uyumlu bağışçı olmak istiyor musunuz dendiğinde 'Evet, ben bir insanın hayatını kurtarmayı çok istiyorum' demelerini bekliyorum. Şu anda en büyük sıkıntımız, bu donörlerin bir sebepten, çekinmekten bağışçılıktan vazgeçmeleri. Tüm Türkiye'deki herkesin bir çocuğun hayatını kurtarabilmek için bağışçı olmalarını rica ediyorum. Ben bağışçıyım; hem korneam için hem böbreklerim için hem TürkKök'e kök hücre vermek için bağışçıyım. Bu zevki ve süper kahramanlığı tatmalarını istiyorum" açıklamasında bulundu.

Hatay’ın çok kültürlü mirası beyazperdede Haber

Hatay’ın çok kültürlü mirası beyazperdede

Hatay’ın köklü kültürel mirasını sinema diliyle kayıt altına alan çalışmalarına bir yenisini ekleyen Prof. Dr. Sedat Cereci’nin “Antakya’nın Aziz Yortuları” adlı belgeseli, üniversite izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. 18 Nisan 2026’da Mersin İçel Sanat Kulübü’nde prömiyeri yapılan yapım, 24 Nisan’da Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde gösterilecek. Uzun yıllardır Hatay’ın kültürel ve toplumsal zenginliklerini belgesel formatında ele alan Prof. Dr. Cereci, bu yeni çalışmasında Antakya’nın dini ve kültürel dokusuna odaklanıyor. Yönetmenin Antakya temalı yedinci belgeseli olma özelliği taşıyan film, kentin çok katmanlı yapısını farklı bir perspektiften izleyiciye aktarıyor. Yaklaşık 18 ay süren hazırlık sürecinin ardından tamamlanan belgesel, Antakya’da yüzyıllardır sürdürülen Ortodoks geleneklerini detaylı biçimde ele alıyor. Noel ve Paskalya kutlamalarının yanı sıra Aya Tekla, Aziz Piyer ve Aziz Pavlus, Aziz Antonios, Aziz Aleksion, Aziz Trifon, Elçi Yuhanna ve Aziz Georgios gibi önemli dini günlere ait ritüeller ilk kez bu kapsamda kayıt altına alındı. Çekimleri Antakya merkez başta olmak üzere Samandağ, Arsuz, İskenderun ve Altınözü ilçelerinde gerçekleştirilen yapımda; ayinlerden ilahilere, dualardan gündelik cemaat yaşamına kadar pek çok unsur özgün haliyle yansıtılıyor. Belgesel, yalnızca dini bir anlatı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü toplumsal yapısına dair güçlü bir görsel hafıza oluşturuyor. Hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan ve “Hristiyan” adının ilk kez kullanıldığı şehir olarak bilinen Antakya’nın manevi mirasına dikkat çeken film, kentin farklı inançları bir arada yaşatma geleneğini de gözler önüne seriyor. Belgeselin danışmanlığını Ortodoks cemaatinden İbrahim Krayt Gülenay üstlenirken, kurgusu Melis Sabahoğlu tarafından yapıldı. Akademik katkılar ise Doç. Dr. İlbey Dölek tarafından sağlandı. Mersin’deki ilk gösteriminde izleyicilerden olumlu geri dönüşler alan yapımın, Türkiye’deki gösterimlerinin ardından uluslararası festivallerde de izleyiciyle buluşması planlanıyor. Prof. Dr. Sedat Cereci, belgeselle ilgili değerlendirmesinde, “Antakya, yalnızca bir şehir değil; yüzyılların biriktirdiği inanç, kültür ve birlikte yaşama deneyiminin somutlaştığı eşsiz bir merkez. Bu çalışmayla amacımız, bu zenginliği kayıt altına alarak gelecek kuşaklara aktarmak ve dünyanın dikkatini bu kadim mirasa bir kez daha çekmekti. Belgeselin, farklı kültürlerin bir arada var olabileceğini gösteren güçlü bir örnek olarak anlaşılmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Mersin’de sosyal yaşamın kalbi: Engelsiz Yaşam Parkı Haber

Mersin’de sosyal yaşamın kalbi: Engelsiz Yaşam Parkı

Herkes için yaşanılabilir ve eşit bir Mersin var etmek için hizmetlerine hız kesmeden devam eden Mersin Büyükşehir Belediyesi, engelleri de bir bir aşmak ve özel gereksinimli birey ve ailelerinin sosyal hayata katılımını artırmak için çalışmayı sürdürüyor. Hem aileler hem de özel gereksinimli çocuklar için nefes alacak bir alan olan Engelsiz Yaşam Parkı, en sevilen hizmet noktalarından birisi haline geldi. ÇOCUKLAR ÖZGÜRCE SOSYALLEŞİYOR VE EĞLENİYOR, AİLELER KALİTELİ ZAMANIN TADINI ÇIKARIYOR Yeşilin her tonunun olduğu ve mis kokuların her yanı sardığı Park’ta; özel gereksinimli bireyler için birbirinden eğitici ve eğlenceli atölye ders ve aktiviteler yapılırken, ailelerin de nefes alması için dersler ve atölyeler düzenleniyor. Özel gereksinimli çocuklar arkadaşları ile birlikte güvenli bir alanda; bocce, curling, beden eğitimi, halk oyunları, bocce, serbest resim, seramik boyama, karaoke ve bireysel derslerle ve yemek atölyesi ile zaman geçiriyor. Aileler ise; pilates, nefes terapisi dersi ile dekoratif ev tekstili, seramik atölyesi, sabun yapma atölyesi ve destekleyici anne saati atölyelerinde kaliteli zamanın tadını çıkarıyor. Hizmete girdiği günden bu yana yüzlerce ailenin hayatına dokunan ve engelleri ortadan kaldıran Park’ta verilen hizmetlere ek olarak gelen talepler doğrultusunda yeni atölye, dersler ve etkinlikler de düzenleniyor. HİZMETLERİN TAMAMI BİR TELEFON KADAR YAKIN Yapılan hizmetlere ek olarak mevsime uygun piknik, sinema, sahilde kahve keyfi gibi etkinliklerin de yapıldığı Park’ta çocuklar kadar veliler de sosyalleşmenin tadını çıkarıyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Engelliler Şube Müdürlüğü tarafından hafta içi saat 08.00 ile 17.00 arasında verilen tüm bu hizmetlerden yararlanmak isteyen aileler, telefonlarına indirdikleri Teksin uygulamasından, Alo 185 üzerinden ve 0 324 185 00 00 numaralı WhatsApp ihbar hattından ulaşabiliyor ve Park’taki etkinliklerden faydalanabiliyor. DEMİR: “ÇOCUKLAR VE VELİLERİN SOSYALLEŞMESİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ” Engelsiz Yaşam Parkı’nda yapılan hizmetlere ilişkin bilgi veren Engelliler Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Engelsiz Yaşam Parkı sorumlusu Betül Demir, “Çocuklar buraya sosyalleşmek adına geliyorlar. Çocuklar dersteyken anneler de sosyalleşiyor. İletişim halinde olan diğer çocukların velileri de duyup geliyorlar, bilgi alıyorlar ve böylece yeni kayıtlar oluşturuyoruz. Aylık programlar dâhilinde onların taleplerine göre her ay programımızı güncelliyoruz ve sürekli yenilikler katıyoruz” dedi. Dinamik bir ekip ile çocuklara verimli ve eğlenceli anlar yaşattıklarını söyleyen Demir, çocukların birbirinden renkli atölye ve dersleri çok sevdiklerini söyledi. Demir, “Programımız sabah 9’da başlıyor. Öğle saatinde yemeğimiz geliyor. Çocuklar burada yemek yiyorlar ve saat 3’e kadar derslerimiz devam ediyor. Çocuklar; ‘Keşke yatacak yer olsa da biz hiç gitmesek, burada kalsak’ diyorlar. Onlar bizi, biz de onları çok seviyoruz. Burada çok mutluyuz. Mutlu bir park, keyifli vakit geçiriyoruz. Onlar keyifli oldukça biz de çok mutlu oluyoruz” sözlerine yer verdi. Gelmek ve Park’ı görmek isteyen herkese çağrı yapan Demir, “Bütün velilerimizi bekliyorum. Çocuklarıyla birlikte kendilerine de vakit ayırma şansları burada var. Çocuklar dersteyken veliler gerçekten nefes aldıklarını belirtiyorlar” diyerek, tüm etkinliklerin ücretsiz olduğunu ve çocuklardan ayrı pikniğe, sinemaya veya kahve içmeye velileri götürdüklerini de ekledi. “BİR VELİ OLARAK NEFES ALABİLDİĞİMİZ BİR YER BURASI” Kızı Berfin Tural ile birlikte Park’tan faydalanan Gülistan Tural, “Bir veli olarak nefes alabildiğimiz bir yer burası. Çocuklarımızla bir gezmeye veya bir sinemaya gitme şansımız olmuyor. Sürekli ev ortamında çocuklar da boğuluyor. Bizler de ister istemez aynı kısır döngünün içinde kalıyoruz. Ama burası bizlere gerçekten ayrı bir nefes oldu” dedi. Çocukların burada kendi aralarında sosyalleşerek dostluklar kurduklarını belirten Tural, “Çocukların da arkadaşa ihtiyacı var. Bir arada çok mutlular ve bu bizi mutlu ediyor. Biz de burada arkadaşlarla aynı şekilde istediğimiz etkinlikleri de yapabiliyoruz” diyerek, merak eden herkesin gelmesi için çağrı yaptı. “PARK SAYESİNDE HAYATIMIZDA SÜPER DEĞİŞİKLİKLER OLDU” Park’a 46 yaşındaki kızı Anıl Katırcıbaşı ile 1 yıldır geldiklerini ve çok memnun olduklarını söyleyen Güler Katırcıbaşı, “Burası hayatımızda süper değişiklikler yaptı. Çocuğumun arkadaş çevresi oldu. Benim kızım ev gezmelerini sevmez, araştırdım burayı buldum. Bulduğum için de çok mutluyum. Vahap Başkanımız başta olmak üzere herkese bizlere böyle bir güzellikleri sundukları için çok teşekkür ederim” diyerek, diğer veliler ile dost olduklarını ve kendilerinin de çocukları gibi güzel vakit geçirdiklerini söyledi. “BU PARK 10 NUMARA, 5 YILDIZ” Park’ı 10 numara 5 yıldız bulan Zafer Çağlayan, girdiği atölyeleri ve aldığı dersleri çok sevdiğini, söyledi. Mersin Spor Kulübü (MSK) hayranı olduğunu da söyleyen Çağlayan, Büyükşehir’in her hizmetini takip ettiğini ve birçok alanda güzel vakit geçirdiğini belirtti. Başkan Vahap Seçer’e teşekkür eden Çağlayan, “Burada arkadaşlar edindim. Öğretmenlerimiz de çok iyi. Bütün herkesi Engelsiz Yaşam Parkı’na bekleriz” dedi. Park’ta birbirinden güzel etkinlikler yaptıklarını ve çok eğlendiğini söyleyen Zeynep Başak Adak ise “Arkadaşlarımı çok seviyorum, çok iyi oynuyorlar. Halk oyunları da oynuyoruz ve çok eğlenceli oluyor” diyerek, tek tek oynadıkları oyunları saydı. Başkan Seçer’e teşekkür eden Adak, “İyi ki varsınız” sözlerine yer verdi. Başkan Seçer’e bu hizmetten dolayı teşekkür eden Derya İrem Bağcı da “Burası çok güzel. Burada resim, curling, bocce, halk oyunu gibi çok fazla etkinlik yapıyoruz ve çok eğleniyoruz. Burada birçok arkadaşım var ve hepsini çok seviyorum” dedi. Park’ın güzel olduğunu, arkadaşları ile eğlenceli vakit geçirdiğini ifade eden Ezgi Yılmaz ise “Hocalarımız sayesinde burada çok şey öğrendim, çok teşekkür ederim. Sizleri ve Vahap Amca seni çok seviyorum” diyerek, parkta birçok etkinlik olduğunu ve gelmek isteyen herkesin gelmesi gerektiğini söyledi.

Dune 3 için geri sayım başladı: Timothée Chalamet 'Dune Messiah' setinden ilk kareyi paylaştı Haber

Dune 3 için geri sayım başladı: Timothée Chalamet 'Dune Messiah' setinden ilk kareyi paylaştı

Sinema dünyasının merakla beklediği epik serinin final halkası için çalışmalar hız kazandı. Seride Paul Atreides karakterine hayat veren ünlü oyuncu Timothée Chalamet, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla çekim sürecine dair ilk sinyalleri verdi. Denis Villeneuve'ün yönetmen koltuğunda oturduğu üçlemenin son filmi, Frank Herbert'in 1969 yılında kaleme aldığı 'Dune Messiah' (Dune Mesihi) adlı ikinci romanını temel alacak. Serinin ikinci halkası olan 'Dune: İkinci Bölüm', dünya genelinde 714 milyon dolarlık dev bir gişe hasılatına imza atmış ve beş dalda aday gösterildiği Oscar ödüllerinden ikisini kucaklamıştı. Bu başarının ardından Legendary Pictures, 2024 yılının ağustos ayında Villeneuve ile üçüncü film için resmi onayın verildiğini duyurdu. Villeneuve, serinin geleceği hakkındaki heyecanını aylar öncesinden "Üçüncü bir film çekme hayalim var. Bu benim için kesinlikle mantıklı olurdu." sözleriyle dile getirmişti. FİNALDE YILDIZLAR GEÇİDİ YAŞANACAK Üçüncü bölümde izleyicileri geniş bir oyuncu kadrosu bekliyor. İkinci filmde kısa sürelerle görülen Florence Pugh (Prenses Irulan), Léa Seydoux (Leydi Margot) ve Anya Taylor-Joy (Alia Atreides) gibi isimlerin rollerinin yeni hikayede derinleşmesi bekleniyor. Ayrıca kadroya Robert Pattinson'ın 'Scytale' karakteriyle kötü adam rolünde dahil olacağı belirtilirken; Josh Brolin ve Jason Momoa gibi isimlerin de ikonik rolleriyle geri döneceği netleşti. HANS ZIMMER VE DEVAM EDEN DESTAN Filmin müzikal atmosferi yine usta besteci Hans Zimmer'a emanet. Zimmer, serinin devamlılığına dair çarpıcı bir anekdot paylaşarak sürecin planlı ilerlediğini vurguladı. Ünlü besteci, Villeneuve'ün daha ikinci filmin çekimlerinin başında kendisine yeni kitabın rotasını çizdiğini belirterek, "Denis çekimlerin ikinci gününde geldi ve tek kelime etmeden 'Dune Messiah'ı masama bıraktı. Nereye gittiğimizi ve henüz işimizin bitmediğini biliyordum." ifadelerini kullandı. 18 Aralık'ta vizyona girmesi planlanan 'Dune 3', beyaz perdede 'Avengers: Doomsday' ile aynı dönemde izleyiciyle buluşarak dev bütçeli yapımların rekabetine sahne olacak. Paul Atreides'in Fremen ordusuyla başlattığı kutsal savaşın ve galaksiyi bekleyen büyük dönüşümün finali, bu epik yolculuğu noktalayacak.

Sanat Adana’da hayat buluyor: Berna Ateşoğlu 7. Sanat Günleri başladı Haber

Sanat Adana’da hayat buluyor: Berna Ateşoğlu 7. Sanat Günleri başladı

Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu tarafından bu yıl yedinci kez düzenlenen “Berna Ateşoğlu Sanat Günleri” maratonu başladı. 10 Mart’a kadar devam edecek etkinlikler kapsamında kent, kültür ve sanatın çok yönlü atmosferine ev sahipliği yapacak. 10 AYRI ETKİNLİK, YÜZLERCE ESER Yaklaşık iki hafta sürecek programda fotoğraf, resim, heykel ve hat sanatının yanı sıra karikatür, sinema gösterimleri, müzik ve şiir dinletileri ile enstalasyon çalışmaları sanatseverlerle buluşacak. Arkeoloji meraklıları için düzenlenecek özel geziler de programın dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor. Toplam 10 ayrı etkinlikle hazırlanan içerik, farklı sanat disiplinlerini aynı çatı altında bir araya getiriyor. AÇILIŞ SEYHAN ÇIRÇIR SANAT MERKEZİ’NDE YAPILDI Festivalin açılışı Seyhan Çırçır Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sergiler, enstalasyon çalışmaları ve müzik dinletisiyle başlayan organizasyonda yaklaşık 100 sanatçı eserleriyle yer aldı. Açılış gününde sanatseverlerin yoğun ilgisi dikkat çekti. Platform Başkanı Yaşar Ateşoğlu, sanatın birleştirici gücüne vurgu yaparak, farklı disiplinlerden üretim yapan sanatçıları aynı ortamda buluşturmanın heyecanını yaşadıklarını dile getirdi. Ateşoğlu, etkinler kapsamına 27 Şubat Cuma günü saat 19.30’da Başkent Hastanesi Kışla Yerleşkesi Toplantı ve Sergi Salonu’nda Kadir Ekinci'nin "Kazların Senfonisi" isimli fotoğraf sergisinin açılışının yapılacağını, daha sonra Mutlu Lazzaro isimli filmin Sinematek Adana formatıyla izlenip tartışılacağını ifade etti. Onursal Başkan Dr. Haluk Uygur ise 6 Aralık 2018’de hayatını kaybeden Berna Ateşoğlu adına düzenlenen festivalin iki önemli yönüne dikkat çekti. Uygur, etkinliğin hem yerel sanatçıları bir araya getirdiğini hem de usta isimlerle genç yetenekleri aynı zeminde buluşturduğunu belirtti. Dr. Uygur, organizasyonun tamamen tek bir sivil toplum kuruluşunun imkânlarıyla hayata geçirilmesinin, kültür-sanat alanında “imkânsızlık” söylemini boşa çıkardığını ifade etti. Etkinlikte her alan Adana Şair ve Yazarlar Platformu Başkanı Mahmut Reyhanioğlu da "Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu’nun ev sahipliğini üstlendiği Berna Ateşoğlu 7. Sanat Günleri açılışına yer almak ve sanatçı dostlarımızın eserlerini görmek, yeni isimlerle tanışmak ve üretimin heyecanını paylaşmak bizler için büyük bir mutluluk oldu. Sanatın bireysel bir çaba olmanın ötesinde toplumsal bir dayanışma alanı olduğunu bir kez daha hissettik" dedi. KADINLARIN GÜÇLÜ VE GÖRÜNÜR OLMASI HEDEFLENİYOR Her yıl artan ilgiyle düzenlenen Sanat Günleri, yalnızca bir kültür organizasyonu olmanın ötesinde toplumsal bir misyon da üstleniyor. Kadınların sosyal ve kültürel yaşamda daha görünür ve etkin bir şekilde yer almasına katkı sunmayı amaçlayan etkinlikler, bu yönüyle de fark yaratıyor. Festival komitesi, sanatın dayanışmayla büyüdüğünü belirterek Adanalıları "İyilik" temasını işleyen yüzlerce eserin yer aldığı etkinliklere katılmaya davet etti. Organizasyon, “Birlikte başardık, yine birlikte başaracağız” mesajıyla 10 Mart’a kadar kenti sanatla buluşturmayı sürdürecek.

Oscar ödüllü oyuncu Robert Duvall 95 yaşında hayatını kaybetti Haber

Oscar ödüllü oyuncu Robert Duvall 95 yaşında hayatını kaybetti

Sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran Amerikalı sanatçının vefatını, hayat arkadaşı Luciana Duvall sosyal medya üzerinden kamuoyuna ilan etti. Eşinin resmi hesabından hislerini paylaşan Luciana Duvall, vedasını şu ifadelerle dile getirdi: "Dün, sevgili eşime, sevgili dostuma ve zamanımızın en büyük oyuncularından birine veda ettik. Bob, sevgi ve huzurla çevrili bir şekilde, evinde sakin bir biçimde hayata gözlerini yumdu. Dünya için Oscar ödüllü bir yönetmen, bir hikaye anlatıcıydı. Benim için ise en basit ifadelerle her şeydi" Eşinin sanat geçmişine ve ardında bıraktığı derin izlere de değinen Luciana Duvall, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Üstlendiği sayısız rolün her birinde karakterlerine ve onların temsil ettiği insan ruhunun gerçeğine her şeyini verdi. Bunu yaparken hepimize kalıcı ve unutulmaz bir miras bıraktı" SİNEMAYA ADANMIŞ 60 YIL Kaliforniya'da 1931 yılında dünyaya gelen usta isim, Kore Savaşı'ndaki askeri görevinin ardından rotasını New York'a çevirerek tanınmış eğitmen Sanford Meisner'in öğrencisi oldu. Beyaz perdedeki ilk büyük sınavını 1962 yılında Bülbülü Öldürmek yapımıyla veren yetenekli aktör, bu projede hiç repliği olmayan "Boo Radley" karakterine hayat vermesine karşın sergilediği performansla bir anda yıldızlaştı. Özellikle Baba (The Godfather) serisindeki avukat Tom Hagen ve Kıyamet (Apocalypse Now) yapımındaki Albay Bill Kilgore rolleriyle küresel çapta şöhrete kavuşan sanatçı, altmış yılı aşan meslek hayatına sayısız başarı sığdırdı. OSCAR ÖDÜLÜ VE TARİHİ KARAKTERLER Çok yönlü oyunculuğuyla dikkat çeken sanatçı, Sevecenlik (Tender Mercies) isimli filmdeki üstün performansıyla Akademi Ödülü'ne (Oscar) layık görüldü. Kariyeri boyunca Altın Küre, BAFTA ve Primetime Emmy gibi prestijli ödülleri de müzesine götüren aktör, askerlerden kovboylara kadar birbirinden tamamen farklı yüzlerce karaktere can verdi. Sadece kamera önünde değil, kamera arkasında da yeteneğini konuşturan Hollywood yıldızı; 1997 yılında izleyiciyle buluşan The Apostle projesinde hem başrolde yer aldı hem de filmin senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendi. 2010'lu yılların son dönemine dek setlerden kopmayan usta aktör; Joseph Stalin, Adolf Eichmann ve Konfederasyon Ordusu Komutanı Robert E. Lee gibi önemli tarihi şahsiyetleri de başarıyla ekranlara taşıdı. Hayatı boyunca dört kez nikah masasına oturan sanatçı, son evliliğini Arjantinli yönetmen ve aktris Luciana Pedraza ile gerçekleştirmişti.

“EFES’İN SIRRI” VİZYONA GİRİYOR: BU HAFTA SİNEMALARDA 6 YENİ FİLM Haber

“EFES’İN SIRRI” VİZYONA GİRİYOR: BU HAFTA SİNEMALARDA 6 YENİ FİLM

Sinema salonlarında bu hafta farklı türlerde yapımlar izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Aile, animasyon, korku ve dram türlerinde toplam 6 film vizyona girerken, tarihi ve fantastik unsurlarıyla dikkat çeken “Efes’in Sırrı” haftanın öne çıkan yapımı olarak öne çıkıyor. Yönetmenliğini Gökhan Tiryaki’nin üstlendiği “Efes’in Sırrı”, tarihi ve fantastik öğeleri çocukların dünyasından anlatan bir aile macerasını beyazperdeye taşıyor. Film, içine kapanık bir çocuk olan Tuna’nın, Efes kazıları sırasında gizemli bir şekilde çocukluklarına dönen arkeologlarla yaşadığı maceraları konu alıyor. Senaryosu Zeynep ve Kamuran Süner imzası taşıyan filmde Oya Başar, Tarık Papuççuoğlu, Ecem Erkek, Onur Buldu, Sarp Apak ve Erdem Yener gibi isimler rol alıyor. Animasyon severler için haftanın dikkat çeken yapımı “SüngerBob: Korsan Macerası” oldu. Derek Drymon’un yönettiği filmde SüngerBob ve arkadaşları, açık denizlerde Uçan Hollandalı’nın hayaletiyle birlikte kayıp bir hazinenin peşine düşüyor. Korku ve gerilim türünde ise “28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı” izleyici karşısına çıkıyor. “28 Gün Sonra” serisinin yeni halkası olan film, Dr. Kelson ile Jimmy Cristal arasındaki çatışmayı merkezine alırken, asıl tehlikenin ahlaki çöküş olduğuna dikkat çekiyor. Filmin senaryosunu Alex Garland kaleme alırken, oyuncu kadrosunda Ralph Fiennes ve Jack O’Connell yer alıyor. Çocuklara yönelik bir diğer yapım “Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı”, sevilen karakterlerin eğlence parkında yaşadığı yeni maceraları anlatıyor. Filmde dostluk, özgüven ve dayanışma temaları ön plana çıkıyor. Edebiyat uyarlamalarını sevenler için Albert Camus’nun klasik eseri “Yabancı”dan esinlenen “Yabancı (L’étrange)” de bu hafta vizyonda. François Ozon’un yönettiği film, Meursault’un işlediği suç sonrası yaşadığı yargılanma sürecini modern bir bakış açısıyla ele alıyor. Haftanın bir diğer dram filmi “Aşktan Geriye Kalan” ise boşanma sonrası bir ailenin değişen hayatını konu ediniyor. İzlandalı yönetmen Hlynur Palmason imzalı yapım, melankolik anlatımıyla dikkat çekiyor. Bu hafta vizyona giren yapımlar, farklı yaş grupları ve zevklere hitap eden geniş bir sinema seçkisi sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.