#soğuk

İLKHABER-Gazetesi - soğuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, soğuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu’nun beyaz iksiri salep, geleneksel lezzetiyle içleri ısıtıyor Haber

Anadolu’nun beyaz iksiri salep, geleneksel lezzetiyle içleri ısıtıyor

Soğuk kış günlerinin vazgeçilmez içeceklerinden biri olan salep, hem lezzeti hem de sağlığa sunduğu katkılarla biliniyor. Çeşitli yabani orkidelerin kurutulmuş kök yumrularından elde edilen salep, yoğun kıvamı ve kendine has aromasıyla özellikle kış aylarında tercih edilen içecek oluyor. Salep, boğazı yumuşatıcı etkisi, öksürük ve bronşit gibi rahatsızlıklarda destekleyici özelliğiyle bilinirken, aynı zamanda mideyi rahatlatıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı yönüyle de dikkat çekiyor. Tarçınla birlikte tüketildiğinde ise bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olduğu ifade ediliyor. Yüzyıllardır Anadolu mutfağında önemli bir yere sahip olan salep, hem kültürel miras hem de şifa kaynağı olarak kış sofralarında yerini koruyor. Uzun Çarşı’da meyan şerbeti, turşu çeşitleri, yaz aylarında limon ve güllü dondurma, limonata ile haytalı gibi ürünlerle tanınan ve “Hançer Usta” olarak bilinen Mehmet Gündüz, şimdi de kış mevsiminin simgesi haline gelen salep ile adından söz ettiriyor. Geleneksel sunumu, sıcak lezzeti ve kışın ruhunu yansıtan aromasıyla Hançer Usta’nın salebi, bu kış mevsiminde de çarşının en çok tercih edilen tatları arasında yer almaya aday görünüyor. İş yerinde salebin satışını yöresel kıyafetiyle yapan Mehmet Gündüz, menülerine ekledikleri bu lezzetin kısa sürede yoğun ilgi gördüğünü dile getiriyor. Mehmet Gündüz, “Yıllardır müşterilerimize sunduğumuz tatlar zaten biliniyor. Gelen istek üzerine salebi de menümüze ekledik. Salep, öksürük, bronşit ve bağışıklık sistemine destek olmasıyla tanınan bir içecek. Mideyi rahatlatıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı şifalı yönü var. Üzerine serptiğimiz tarçınla birlikte özellikle üst solunum yollarına iyi geldiği biliniyor” ifadelerini kullandı.

Soğuk hava lastik basıncını düşürüyor Haber

Soğuk hava lastik basıncını düşürüyor

LASİD'den yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Erdal Kurt, kış aylarında otomobillerin ve diğer araçların hava basıncı ölçüm ve kontrollerinin daha sık yapılması gerektiğini belirterek, lastikteki hava basıncının güvenli sürüşteki önemini vurguladı. Kurt, kış koşullarında bazı sürücülerin lastiklerine gerekli hava basıncını sağlamadan trafiğe çıkabildiğini ifade ederek, "Bazı sürücüler arasında karlı yollarda lastiklerin daha az şişirilmesi gerektiği yönünde oluşan yanlış bir algı var. Oysa lastikteki basınç hava sıcaklığının düşmesine paralel olarak azalır. Bu nedenle soğukta, özellikle karlı ve buzlu yollarda hava basıncını kesinlikle düşürmemek gerekir." açıklamasını yaptı. Düşük hava basıncının yol tutuşunu ve aracın hakimiyetini azalttığını ve güvenli sürüşü riske attığını belirten Kurt, "Doğru hava basıncı, güvenli sürüş için en önemli unsurlardan biridir. Lastikleriniz doğru hava basıncında olduğunda aracınızın kontrolünü kaybetme, virajda savrulma ve suda kızaklama riskleri azalır. Aynı zamanda, doğru basınç lastiklerinizin vaktinden önce aşınmasını ve iç yapısında geri dönüşü olmayan hasarın oluşmasını engeller." ifadelerini kullandı. Doğru lastik basıncının yakıt tasarrufu da sağladığına işaret eden Kurt, şunları kaydetti: "Hava basıncı düştüğünde lastiklerinizin hasar görme riski artar. Hava basıncı olması gerekenin altında olan lastikler, araçların yol tutuşunu ve araç hakimiyetini azaltır, fren mesafesini artırır ve lastiklerin daha çabuk aşınmasına sebep olur. Soğuk hava, lastiklerdeki hava basıncını önemli ölçüde etkiler. Hava sıcaklığının her 10 derece düşüşünde lastiklerin hava basıncı da azalğyor. Bu durum özellikle kış aylarında soğuk havada yaşanan bir durum olduğu için sürücülerin kış aylarında hava basıncını daha dikkatli ve düzenli bir şekilde kontrol etmesi gerekir. Bu nedenle bazı sürücülerde oluşan daha az şişirmek algısı yanlıştır. Karlı ve buzlu yollarda lastiğinizin hava basıncını kesinlikle düşürmeyin." Kurt, uyarılarını şöyle tamamladı: "Özel otomobil, ticari veya ağır tonajlı her tür lastik için doğru hava basıncı araç üreticileri tarafından belirlenmiştir. Sürücüler, doğru bilgilere araçlarının kapı içlerinden, torpido gözünden veya yakıt deposu kapağından ulaşabilirler. Hava basıncı, tercihen lastikler soğukken, güneşe maruz kalmamışken veya en azından 2 saat boyunca hareket etmemişken ölçülmelidir. Yedek lastik dahil olmak üzere lastiklerin hava basıncı, 15 günde bir kez ve herhangi bir uzun yolculuktan önce, mutlaka kontrol edilmelidir."

Balıkesir'de deprem fırtınası: Bazı vatandaşlar geceyi dondurucu soğukta dışarıda geçirdi Haber

Balıkesir'de deprem fırtınası: Bazı vatandaşlar geceyi dondurucu soğukta dışarıda geçirdi

Balıkesir'in Sındırgı ilçesi merkezli meydana gelen ve art arda kaydedilen sarsıntılar, bölgede büyük paniğe neden oldu. AFAD verilerine göre, gece saatlerinde gerçekleşen 4.1, 4.4 ve 4.0 büyüklüğündeki depremler, sadece Balıkesir’de değil, çevre illerde de hissedildi. SARSINTILAR GECE BOYU DURMADI İlk olarak akşam saatlerinde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki ana sarsıntı, vatandaşları sokağa döktü. Henüz ilk şok atlatılmadan gelen 4.4 ve ardından gelen 4.0 şiddetindeki artçı sarsıntılar, paniğin dozunu artırdı. Uzmanların "deprem fırtınası" olarak adlandırdığı süreçte, bölgede kısa aralıklarla onlarca düşük şiddetli sarsıntı daha kaydedildi. SOKAKLARDA "SOĞUK" BEKLEYİŞ Depremlerin ardından evlerine girmeye korkan bazı vatandaşlar, geceyi parklarda, meydanlarda ve araçlarının içinde geçirdi. Mahalle aralarında yakılan ateşlerin etrafında toplanan vatandaşlar, birbirlerine destek olarak sabahın ilk ışıklarını bekledi. Balıkesir Valiliği'nden yapılan açıklamada, sarsıntılar nedeniyle herhangi bir can kaybı veya ağır hasarlı bina ihbarı alınmadığı daha taramalarının yapıldığı bildirildi. Bir vatandaş "Evde otururken avizenin sallandığını görünce kendimizi dışarı attık. Tam 'geçti' derken ikinci ve üçüncü sarsıntılar oldu. Çocuklar çok korktuğu için bu soğukta dışarıda beklemek zorundayız. Gece bitmek bilmedi." dedi.

9 YILIN EN SERT KIŞI ŞUBAY AYINDA TÜRKİYE’Yİ ESİR ALACAK Haber

9 YILIN EN SERT KIŞI ŞUBAY AYINDA TÜRKİYE’Yİ ESİR ALACAK

Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Okan Bozyurt, Türkiye genelinde etkili olması beklenen sert kış koşullarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Meteorolojik öngörüleriyle tanınan Bozyurt, Ocak ayının ikinci yarısından itibaren başlayacak yeni hava sistemlerinin, son 9 yılın en sert kış sürecini beraberinde getireceğini söyledi. Mevsim normalleri civarında seyreden hava sıcaklıklarının kısa süre içinde yerini dondurucu soğuklara bırakacağını belirten Bozyurt, özellikle 18-21 Ocak tarihleri arasına dikkat çekti. Bu tarihlerde Karadeniz üzerinden Türkiye’ye giriş yapacak soğuk hava kütlesinin, Sibirya yüksek basıncıyla birleşerek etkisini artıracağı ifade edildi. Bozyurt’un değerlendirmelerine göre, 19-21 Ocak arasında kuzey, iç ve doğu kesimlerde sıcaklıklar gece saatlerinde -10 derecenin altına düşecek. Bu durumun kuvvetli buzlanma, don olayları ve ulaşımda aksamalara yol açabileceği vurgulandı. İSTANBUL İÇİN KAR UYARISI İstanbul özelinde de değerlendirmelerde bulunan Bozyurt, Ocak ayı başında görülen yağışların çok yoğun olmayacağını daha önce ifade ettiğini hatırlattı. Ancak yeni sistemle birlikte megakentte kar yağışı ve beyaz örtü ihtimalinin yükseldiğini söyledi. Karadeniz üzerinden gelecek soğuk hava dalgasının, İstanbul’da aralıklı ancak etkili kar geçişlerine neden olabileceği belirtildi. ''ŞUBAT AYI, OCAKTAN' ÇOK DAHA SERT GEÇEBİLİR'' Bu yıl beklenen sert kışın nedenlerine de değinen Bozyurt, kutuplarda yaşanan aşırı stratosferik ısınmanın altını çizdi. Bu durumun kutup rüzgârlarını zayıflattığını ve soğuk hava kütlelerinin Avrupa, Rusya ve Türkiye gibi güney enlemlere doğru sarkmasına neden olduğunu ifade etti. “2016’dan bu yana doğru düzgün bir kış yaşamıyoruz. Ancak bu yıl Şubat ayı, Ocak’tan çok daha sert geçebilir. Hatta bu soğuk sistemlerin Mart ayının ilk yarısına kadar sarkma ihtimali oldukça yüksek” diyen Bozyurt, vatandaşların hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. OCAK SONU İÇİN YENİ SİSTEM SİNYALİ Bozyurt, 25 Ocak’tan sonra Balkanlar ve Karadeniz üzerinden gelmesi muhtemel yeni ve kuvvetli bir sistem üzerinde çalıştıklarını da açıkladı. Bu sistemin netleşmesi halinde, Ocak ayının son günlerinden itibaren Türkiye’nin büyük bölümünde yoğun ve uzun süreli kar yağışlarının görülebileceği öngörülüyor.

İşi zor, yükü ağır Haber

İşi zor, yükü ağır

Atık toplayıcıları, işlerinin doğası gereği birçok sağlık riskiyle karşı karşıya kalıyor. Ağırlıklı olarak çöp konteynırlarından atık toplayan bu kişiler, enfeksiyonlara açık hale geliyor. Ayrıca, çöplerin içindeki kimyasal maddelere ve mikroplara maruz kalmak, solunum yolu hastalıklarından cilt rahatsızlıklarına kadar pek çok ciddi sağlık sorununa yol açabiliyor. Hijyen koşullarının yetersizliği ve düzenli sağlık kontrolünden geçememeleri ise bu riskleri daha da artırıyor. Dört mevsim çetin mücadele Atık toplayıcılarının karşılaştığı zorluklar sadece sağlıkla sınırlı kalmıyor. Hava koşullarını, en büyük sıkıntıları olarak gören atık toplayıcıları, kış aylarında dondurucu soğuk ve yağmur, yazın ise kavurucu Adana sıcaklarında topladıkları tonlarca atığı taşıyor. Kimi elektrikli araçlarla kimisi de iki tekerlekli el arabasıyla çalışan atık toplayıcıları, yaşam mücadelesi veriyor. Bu aşırı sıcak ve soğuk değişimleri, atık toplayıcılarının vücutlarında ciddi yıpranmalara ve kronik rahatsızlıklara neden oluyor. Uzun çalışma saatleri ve ağır fiziksel efor, kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarını da beraberinde getiriyor. Sıcakta zorlu mücadele Adana'nın Seyhan ilçesinde atık toplayan gençlerden biri de omuzladığı kilolarca atıkla ilerlerken yaşadığı zorlukları şu sözlerle özetliyor: "Sabahın erken saatlerinde başlıyoruz, akşama kadar sokaklardayız. Hava nasıl olursa olsun durmak yok. Kazandığımız para ancak karnımızı doyurmaya yetiyor, başka hiçbir şeye yetmiyor. Hastalanmaya lüksümüz yok, çünkü durursak aç kalırız." Bu sözler, atık toplayıcılarının sadece maddi değil, aynı zamanda psikolojik olarak da ne denli yıprandıklarının bir gösteriyor. Atık toplayıcıları, toplumun atık yönetimi zincirinin önemli bir halkasını oluştururken, ne yazık ki en kırılgan ve görünmez kesimlerinden biri olmaya devam ediyor.

Erzurum’da 40 yılın en yoğun kar yağışı gerçekleşti: At dondu! Haber

Erzurum’da 40 yılın en yoğun kar yağışı gerçekleşti: At dondu!

Erzurum’un Uzundere ilçesi, son 40 yılın en yoğun kar yağışına sahne oldu. Sabah saatlerinde etkisini göstermeye başlayan yoğun kar, kısa sürede 50 cm'ye kadar birikti ve ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Yollar kapanırken, elektrik kesintileri de yaşandı. Ancak en dikkat çekici görüntü, sokak ortasında hareketsiz şekilde kalan bir attı. Sahibi olmayan at, soğuk havanın etkisiyle dondu. 40 yılın en yoğun kar yağışı hayatı felç etti Erzurum’un Uzundere ilçesinde son 40 yılın en yoğun kar yağışı etkili oldu. Sabah saatlerinde başlayan kar yağışı, kısa sürede kar kalınlığının 50 cm’yi aşmasına yol açtı. İlçe merkezi ve köy yolları kapanarak ulaşımda büyük zorluklar yaşanmasına neden oldu. İlçe sakinleri, yoğun kar yağışının ardından hem yolların kapanması hem de elektrik kesintileri nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadı. Kar yağışı sabahın erken saatlerinden itibaren etkisini gösterirken, ilçede hayatı adeta durma noktasına getirdi. Çatılardan düşen kar kütleleri, ilçe merkezinde park halinde bulunan 4 araca zarar verdi. Uzundere'nin köylerinde yaşayan vatandaşlar, kapanan yollar nedeniyle ilçeye ulaşamazken, ilçe merkezindeki halk ise yolların açılmamasına tepkili. Elektrik Kesildi ve Ağaçlar Devrildi Yoğun kar yağışı, elektrik kesintilerine de yol açtı. Elektrik ekipleri, sorunun kaynağını kar nedeniyle devrilen ağaçların elektrik direklerine ve tellerine zarar vermesi olarak tespit etti. Karla dolan ağaçlar, henüz yapraklarını dökmemiş olduğu için kar kütlelerinin birikmesine ve devrilmelerine neden oldu. Elektrik kesintisi, 24 saatten uzun süre devam etti ve ilçe sakinleri iletişimde zorluklar yaşadı. Telefon şebekelerinde yaşanan aksamalar ve internet altyapısının çökmesi, vatandaşların gündelik yaşamını daha da zorlaştırdı. Yol Açma Çalışmaları Başladı Karayolları ve belediye ekipleri, yolları açmak ve hasar tespit çalışmalarını hızla sürdürüyor. Uzundere sakinleri, yıllardır bu kadar yoğun bir kar yağışı görmediklerini belirterek, yetkililerden bir an önce çözüm bekliyor. Ekipler, ilçedeki günlük yaşamın normale dönmesi için yoğun bir mesai harcıyor, ancak kar yağışının etkisiyle yolların açılması ve altyapı çalışmalarının zorluğu sürüyor. Köylerde yaşayan vatandaşlar, ilçe merkezine ulaşamamanın yanı sıra elektrik kesintileri nedeniyle de temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Yetkililer, yaşanan olumsuzlukların en kısa sürede giderilmesi için çalışmalarına devam ediyor.

“Enfeksiyon hastalıklarındaki artış kalp krizlerini tetikleyebilir” Haber

“Enfeksiyon hastalıklarındaki artış kalp krizlerini tetikleyebilir”

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Doğaç Okşen, soğuk havalarda görülen kalp krizi konusunda açıklamalarda bulundu. Kalp krizinin tanımını yapan Dr. Öğr. Üyesi Okşen, “Kalbi besleyen damarlar olan koroner arterlerin, spazm veya pıhtı ile tıkanması sonucunda, kalp kaslarına giden oksijen miktarının azalması ve kalp kasına metabolizması için gerekli oksijenin sağlanamaması neticesinde kalp kaslarının hasar görmesi durumudur. Kardiyovasküler hastalıklar içerisinde en ölümcül grup olup hızlıca müdahale edilmez ise kalp kaslarında geri dönüşümsüz hasar oluşur” diye konuştu. “En sık görülen belirti göğüs ağrısı” Kalp krizi belirtilerinin kişiden kişiye farklılık gösterebileceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Okşen, şu bilgileri paylaştı: “En sık belirti göğüs ağrısıdır. Göğüste baskı tarzında, sıkıştırıcı veya yakıcı bir ağrı tipik bulgudur. Göğüste oluşan ağrı sırta, omuza, sol kola, çeneye ve hatta dişlere yayılabilir. Genellikle erkeklerde daha tipik ağrı oluşur. Kadınlarda ise farklı semptomlar ile hastalık ortaya çıkabilir. Kalp krizi sadece mide bulantısı, kusma, karın ağrısı soğuk terleme gibi diğer birçok hastalık ile karışabilecek şekilde de izlenebilir.” Cilt solukluğu ve soğuk terlemeye dikkat Kalp krizi geçiren kişide cildin soğuk, soluk ve nemli olabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Okşen, “Cilt soğukluğu ve soğuk terleme, kalbin yeterince kanı uç organlara pompalayamamasından kaynaklanır. Kişide sinirlilik, huzursuzluk, anksiyete, ölüm korkusu izlenebilir. Özellikle kalbin sağ tarafını besleyen damarların tıkanması sonucunda bulantı, kusma, ani tansiyon düşüklüğü, bayılma, şuur kaybı görülebilir. Nadiren diyafragmanın uyarılmasına bağlı hıçkırık, nabız düşüklüğüne bağlı öksürük hali izlenebilir. Eğer kalp kasında veya kapaklarda ciddi hasar gelişmişse, akciğerlerde sıvı birikimine bağlı nefes darlığı görülür. Bu semptom daha çok hastaneye geç başvuran hastalarda görülür ve hastalığın daha ciddi seyredeceği konusunda bilgi verir” dedi. “Yaşlandıkça risk artar” Erkeklerde 45 yaş üzerinde, kadınlarda 50 yaşından sonra kalp krizi görülme riskinin artmakta olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Okşen, “Dünya genelinde ilk kalp krizi için ortalama yaş erkeklerde 65.5 olup, kadınlarda ise 72’dir. Kişi yaşlandıkça risk artar. Genç yaşlarda kalp krizi teorik olarak daha nadir olsa da, Amerikan Kardiyoloji Derneği’nin yapmış olduğu araştırmalarda 40 yaş altı kalp krizi vakaları son 5 yıl içerisinde yüzde 7’lik bir artış kaydetmiştir” ifadelerini kullandı. “Soğuk havalara kalp krizi riski iki kat fazla” Soğuk havalarda kalp krizinin daha fazla görülebileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Okşen, “Resmi istatistiklerde, kışın daha fazla ölümcül kalp krizi izlenmiştir. Sıcaklığın 12 derecenin altına düşmesi ile birlikte kalp krizi riskinde artış görülmüştür. Ancak kış mevsiminde daha fazla ölüm izlenmesinin tek nedeni soğuklar değildir. Kış aylarında artan hava kirliliği, trafik yoğunluğu, iş stresi ve enfeksiyon hastalıkları da kalp krizini artırmıştır. Son yıllarda araştırmacılar, soğuk bir günün sağlık üzerindeki etkilerinin sonraki iki hafta boyunca devam edebileceğini göstermiştir. Araştırmacılar, uzun süren soğuk havalarda kalp krizi ve felç olasılığının 2 kattan fazla arttığını bildirmektedir. Bunun nedeni, kan damarlarının düşük sıcaklıklara büzüşerek tepki vermesidir; bu da kan basıncını artırır ve dolaşımı azaltarak kalp üzerine daha fazla iş yükü getirir. Soğuk havalarda, cilt, el ve ayak parmaklarının kan damarları ısı kaybını azaltmak için daralır, bu daralma ‘vazokonstriksüyon’ olarak adlandırılır” şeklinde konuştu. “Riski azaltmak mümkün” Kalp krizi riskini yaşam tarzı değişiklikleri azaltabileceğimize değinen Dr. Öğr. Üyesi Okşen, “Daha önce kalp krizi geçirmiş olabilir veya ailenizde kalp hastalıkları yaygın gözüküyor olabilir. Kalp krizi için risk faktörlerinin bir kısmı değiştirilemez olup sizin genetik yapınız, cinsiyet ve yaşınız ile değişkenlik göstermektedir. Fakat risk faktörlerinin büyük bir kısmı kişinin gayretleri, uygun tedaviler ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altına alınabilir. Yaşam tarzı değişiklikleri yapmak, kalp krizi geçirmeyi (veya ikinci bir kalp krizi geçirmeyi) önlemenin en etkili yoludur” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.