#Soruşturma

İLKHABER-Gazetesi - Soruşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soruşturma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ODTÜ’de ne oldu? Bahar Şenliği konserinde neden kavga çıktı? 6 kişi gözaltına alındı Haber

ODTÜ’de ne oldu? Bahar Şenliği konserinde neden kavga çıktı? 6 kişi gözaltına alındı

Ankara’daki Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirilen 37. Uluslararası Bahar Şenliği etkinlikleri sırasında gerginlik yaşandı. Devrim Stadyumu’nda düzenlenen İlkay Akkaya konseri esnasında iki grup arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İddialara göre konser sırasında Türk bayrakları açan bir grup ile başka bir grup arasında gerilim yaşandı. Tartışmanın ardından arbede çıkarken, olay anına ait görüntüler kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Başsavcılık soruşturma başlattı Yaşanan olayların ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın; “Devletin egemenlik alametlerini aşağılama” “Nitelikli kasten yaralama” “Tehdit” “Hakaret” suçlamaları kapsamında yürütüldüğü açıklandı. 6 kişi gözaltına alındı Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından olay görüntüleri incelendi. Yapılan incelemeler sonucunda olaylara karıştığı belirlenen 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. İlkay Akkaya’dan açıklama geldi Konserde sahne alan İlkay Akkaya, olayların provokasyon sonucu çıktığını savundu. Akkaya açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Stadyumda pek çok bayrak açan grup vardı. Ancak ortada bulunan büyük bayraklı grup yuhalamaya başladı. 7’nci şarkıda yukarıdan cam şişeler atıldı ve kavga çıktı.” Sanatçı ayrıca bayrağa yönelik herhangi bir saygısızlık yapılmadığını öne sürdü. ODTÜ yönetiminden açıklama Orta Doğu Teknik Üniversitesi yönetimi tarafından yapılan açıklamada ise kampüs içerisinde yaşanan şiddet olaylarının kabul edilemez olduğu belirtildi. Üniversite yönetimi, ifade özgürlüğü ve çoğulculuk ilkelerine vurgu yaparken, olaylara karışan kişiler hakkında gerekli işlemlerin başlatıldığını duyurdu. Yaralı öğrenciler hastaneye kaldırıldı Kampüste yaşanan arbede sırasında bazı öğrencilerin yaralandığı öğrenildi. Güvenlik görevlilerinin müdahalesiyle kavga kontrol altına alınırken, yaralanan öğrencilerin hastanede tedavi altına alındığı belirtildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Bozyazı'da iki kardeşin cenazesinde gözyaşları sel oldu: Zehirlenme şüphesi soruşturuluyor Haber

Bozyazı'da iki kardeşin cenazesinde gözyaşları sel oldu: Zehirlenme şüphesi soruşturuluyor

Mersin'in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden iki kardeşin cenazesi gözyaşları arasında toprağa verildi. Olay, dün gece Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak'ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 1 Mayıs'ta memleketi Mersin'in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi'ne başvurdu. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Hamile olduğu öğrenilen anne ile babanın tedavisinin ise sürdüğü durumlarının iyiye gittiği bildirildi. Mersin Adli Tıp Kurumu'nda otopsi işlemleri tamamlanan 2 kardeşin naaşı ise bugün Bozyazı ilçesine getirildi. İlçeye bağlı Tekmen Mahallesi Paşa Konağı Mezarlığı'na götürülen 2 kardeş için öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Namaz sonrasında 2 kardeşin naaşı gözyaşları arasında dualarla toprağa yan yana verildi. Cenaze törenine Bozyazı Kaymakamı Tuncay Topsakaloğlu, Anamur Cumhuriyet Başsavcısı Tanju Çatlı, ilçe protokolü, ailenin akrabaları, ilçe sakinleri ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı. Hastanede tedavileri süren anne ve baba ise törene katılamadı. Otopsi sonucunun henüz çıkmadığı, çocukların ölümüne neden olan durumun belirlenmesi için soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

MİT’ten siber şebekeye darbe: 11 tutuklama Haber

MİT’ten siber şebekeye darbe: 11 tutuklama

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, MİT koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının ortak çalışmaları sonucu, Ankara merkezli 9 ilde gerçekleştirilen siber suç operasyonlarında gözaltına alınan 12 şüpheliden 11'i tutuklandı, 1 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklananlar arasında şebekenin teknik altyapısını kuran ve yöneten kilit isim de yer aldı. Soruşturma kapsamında yürütülen teknik incelemelerde, örgütün yurt içi ve yurt dışı bağlantılı sunucular üzerinden faaliyet yürüttüğü dijital altyapı büyük ölçüde deşifre edildi. Bu kapsamda, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde sorgulanabildiği yaklaşık 40 farklı sistem erişime kapatıldı. Ele geçirilen sunucu ve veri depolama sistemleri üzerinde yapılan adli bilişim incelemelerinde çok sayıda veri ve kullanıcı kaydına ulaşıldı. Sistemlerin kaynak kodlarının, kullanıcı veri tabanlarının ve sisteme erişim sağlayan tüm kullanıcıların "log" kayıtları ele geçirildi. Bu materyaller üzerinde ileri teknik analiz çalışmaları sürdürülüyor. Sistem kullanıcılarının kimliklerinin tek tek deşifre edilmesine yönelik çalışmalar devam ederken, bu kişilere yönelik operasyonlar planlandı. "BAYİLİK" MODELİYLE VERİ SATIŞI Operasyon kapsamında Mardin'de yakalanan ve örgütün elebaşı olduğu tespit edilen A.B'nin, kurduğu sistemi "bayilik modeli" ile üçüncü şahıslara pazarladığı ve kişisel verilerin sorgulanabildiği sistemleri terör örgütleri de dahil olmak üzere isteyen kişilere ücret karşılığında sattığı belirlendi. A.B'nin bu sistemi aylık ücret karşılığında bayilik modeliyle yaygınlaştırdığı ve 30'dan fazla bayi ağı oluşturduğu tespit edildi. Ele geçirilen sistemlerin "log" kayıtlarının incelenmesi sonucunda, yabancı kişiler ve terör örgütlerinin de bu verileri aktif şekilde kullandığı saptandı. A.B'nin, satış yaptığı kişilere "devlet kurumlarının kendisini asla yakalayamayacağı ve tespit edilemeyeceği" yönünde beyanlarda bulunduğu da soruşturma dosyasına yansıdı. ÖRGÜT ELEBAŞI İTİRAFÇI OLDU Örgüt elebaşı olduğu belirlenen A.B'nin itirafçı olmasıyla, yasa dışı siber faaliyetlerde kullanılan tüm teknik altyapı ve işleyiş, detaylarıyla ortaya çıkarıldı. Bu kapsamda yeni delillere de ulaşıldı. Ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan analizlerde çok sayıda kişisel veri bulundu. Kullanım alanlarına ilişkin incelemeleri süren verilerin, terör örgütleri ve dolandırıcılık şebekeleri başta olmak üzere farklı suç unsurlarıyla paylaşıldığına yönelik bulgular detaylandırıldı. 177 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE OLDU Soruşturma kapsamında yapılan mali analizlerde şüphelilerin toplam para hacminin yaklaşık 177 milyon lira seviyesinde olduğu bilgisine ulaşıldı. Tutuklanan siber suç şebekesi üyelerinin finansal hareketlerde iz bırakmamak amacıyla "soğuk cüzdan" olarak tabir edilen çevrim dışı kripto para cüzdanlarını kullandıkları belirlendi. Finansal hareketliliğin önemli ölçüde kayıt altına alındığı, suç gelirlerine yönelik el koyma ve finansal iz sürme çalışmalarının genişletilerek sürdürüldüğü öğrenildi. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü, elde edilen yeni bulgular doğrultusunda yeni şüphelilere yönelik işlemlerin gündeme gelebileceği belirtildi. Güvenlik kaynakları, MİT koordinasyonunda ilgili tüm kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon ve sinerji tesis edildiğini, MİT'in bu tür yapılanmalara göz açtırmayacağını, sistemlere erişim sağlayan, bu yapılarla irtibatlı tüm kullanıcıların tespit edilerek adli süreçlere dahil edileceğini ve operasyonların kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

Gülistan Doku’nun sevgilisinin ifadesi ortaya çıktı: Telefonum sessizdeydi Haber

Gülistan Doku’nun sevgilisinin ifadesi ortaya çıktı: Telefonum sessizdeydi

Gülistan Doku soruşturmasında düğüm 6 yıl sonra çözülürken, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov da şüpheli olarak tutuklandı. Rus vatandaşı olan ve Türkçeyi çok iyi bilmediğini beyan eden Abarakov’un yeminli tercüman eşliğinde alınan ifadesi ortaya çıktı. 1996 doğumlu Abarakov, Asayiş Şube Müdürlüğü’nde alınan ifadesinde Alanya’da annesi ve üvey babası ile yaşadığını, sabit bir işi olmadığını belirtti. Abakarov, Gülistan Doku ile 2019 yılında Tunceli’de faaliyet gösteren Hanımeli isimli kafede birlikte çalıştıkları için tanıştıklarını ve sevgili olduklarını söyledi. Abakarov, Gülistan ile sevgili olduktan sonra Gülistan’ı kendi ailesi ile tanıştırdığını, Gülistan’ın ailesinden kimse ile tanışmadığını belirtti. Gülistan’ın kaybolduğunu basından öğrendiğini söyleyen Abakarov, kendisinin Gülistan Doku’nun kaybolmasına dair bir bilgisi olmadığını savundu. HTS KAYITLARI 2022’DEKİ İFADELERİN YALAN OLDUĞUNU ORTAYA KOYDU Abakarov’a 17 Mart 2022 tarihinde verdiği ifadede "4 Ocak 2020 günü Gülistan’ın kendisini aramadığı ve kendisinin de onu aramadığı yönünde vermiş olduğu beyanının HTS kayıtlarından yalan olduğunun ortaya çıktığı" soruldu. Bunun üzerine Abakarov, "17 Mart 2022 tarihindeki ifademde konuyu tam hatırlamadığımdan bu şekilde bir cevap verdim. Gülistan 4 Ocak 2020 tarihinde bana ulaşmaya çalışmıştı, akabinde ben de kendisine dönüş yaptım. Bu konuda beni yalan söylemeye iten bir sebep yoktur" dedi. "TELEFONUM SESSİZDEYDİ" Savcılık, soruşturmada en son görüşme kaydı bulunan 22 Aralık 2019 tarihinden sonra 4 Ocak’a kadar Gülistan Doku ve Abakarov arasında görüşme olmadığını, 4 Ocak 2020 günü akşamında saat 20.00 ve 23.09 saatleri arasında Gülistan tarafından Abakarov’a gelen çok sayıda cevapsız çağrı olduğunu belirledi. Aynı akşam saat 20.08’de Gülistan tarafından Abakarov’a atılan mesaj ve akabinde Abakarov’un annesi tarafından saat 20.24’te Gülistan’ın 183 saniye arandığı, Abakarov’un da aynı gün saat 23.14’te Gülistan’ı 148 saniye aradığı tespit edildi. Görüldüğü son gecedeki ısrarla aramalara rağmen Gülistan’a neden cevap vermediği sorulan Abakarov, "Telefonum sessizdeydi. Cevapsız çağrıları ondan dolayı görmedim" cevabını verdi. Cevapsız çağrıları fark etmediğini belirten Abakarov, annesinin uyarısıyla Gülistan’ı geri aradığını söyledi. "HATIRLAMIYORUM" Abakarov, "Görüşme içeriklerini tam olarak hatırlamamakla beraber benim evime geldiği ve benimle görüşmek istediği yönündeydi" dedi. İki hafta boyunca hiç görüşmemelerine rağmen 4 Ocak 2020 akşamı dosyada şüpheli olan birtakım kişiler kafeye girdikten 10-15 dakika sonra Gülistan’ın can havli ile o gün yeni işe başladığı kafeden izin alarak çıkıp alelacele Abakarov’un ikametine gelip kendisinden ve polis olan üvey babası Engin Yücer’den yardım istediği yönünde deliller mevcut olduğu ifade edilince Abakarov, "Bununla ilgili Gülistan Doku bana bir şey anlatmadı" dedi. "HAL HATIR SORDUK, BAŞKA KONUŞMADIK" Gülistan Doku’nun 4 Ocak 2020 tarihi akşam saatlerinde Abakarov’un ailesiyle birlikte yaşadığı Tunceli merkez Atatürk Mahallesi’nde bulunan eve gittiği de tespit edildi. Abakarov, bu görüşmeyi anlatırken çelişkili ifadelerde bulundu. Abakarov şunları söyledi: "Gülistan Doku 4 Ocak 2020 günü akşamı ikametimize geldiğinde ben evde değildim. Ben eve girdiğimde annem ve Gülistan mutfakta oturuyorlardı. Ben de onların yanına gittim, oturdum. Onların yanına gitmeden önce sadece üzerimdeki montu çıkararak yanlarına oturdum. Bu sırada Engin Yücer salonda TV izliyordu. Gülistan ile günlük şeyler konuştuk, hal hatır sorduk, başka bir şey konuşmadık. Yanımızda annem olduğu için özel konular ile ilgili herhangi bir şey konuşmadık. Ne kadar oturduğumuzu tam hatırlamamakla birlikte 15-20 dakika annem yanımızdan ayrıldı. Annem yanımızdan ayrıldıktan sonra Gülistan ile ilişkimiz konusunda konuştuk. Bu konuşmanın süresini tam olarak hatırlamıyorum. Gülistan’ın evimizden ayrılma saati, yurt kapanma saati 23.00 olduğu için net olmamakla beraber yurdun kapanmasına yaklaşık 20-30 dakika öncesinde ayrıldı." Önce "Babam kızı arabayla bırak" dedi, sonra "Babam arkasından gittiğim için bana kızdı" dedi Gülistan’ın evlerinden tek başına ayrıldığını söyleyen Abakarov, "Gülistan evden çıktıktan hemen sonra Engin Yücer bana ‘Kız bu saatte yağmurlu havada yalnız gitmesin, sen arabayla bırak’ diyerek aracın anahtarını verdi. Ben de hemen Gülistan’ın arkasından çıktım" dedi. Gülistan’ın yurda giderken her zaman kullandığından farklı bir yola yöneldiğini ifade eden Abakarov, kendisinin araca binmesini teklif ettiği halde Gülistan’ın bu teklifi reddettiğini belirtti. Abakarov şöyle devam etti: "Gülistan yaya olarak gitti. Ben de arabanın içinden yavaş yavaş ilerleyerek takip ettim. Sonra yine yanına yanaştım, araçtan indim ve kendisine yurda geç kalacaksın diyerek ısrarla bırakmak istediğimi tekrar ettim. Ancak Gülistan yine reddetti. Bu ısrarlarım esnasında polisler geldi. Bize hitaben bir problem olup olmadığını sordu. Ben de polislere 'Bir problem yok' dedim, kız arkadaşımın yurda gitmesini istediğimi belirttim. Polisler bizlerin kimliklerini aldılar ve kontrol ettiler. Akabinde polisler de Gülistan’a 'İstediğin bir yer varsa biz bırakalım' teklifinde bulundular. Ancak Gülistan polislerin teklifini de kabul etmedi ve yaya olarak ana yola doğru ilerledi. Polisler beni bırakmadılar. Çünkü aracım yavaş yavaş hareket ettiği esnada çamura batmıştı. Polisler de babam Engin’i tanıdıkları için babamı aradılar ve bulunduğumuz yere çağırdılar. Polisler babamı arar aramaz babam arabamızın yanına geldi. Hatta babam, polislerin yanında araç çamura battığı ve kız istemiyorsa ısrarla arkasından gittiğim için bana bayağı kızdı. Birkaç dakika sonra polisler ile birlikte aracı battığı yerden çıkartarak babam ile beraber ikametimize döndük. Bu durumdan dolayı eve geldikten sonra da babam bana kızdı, bu duruma karşı çıkan anneme de kızdı." "6 YILLIK ÇAMUR ÇELİŞKİSİ" Abarakov, 06.01.2020 tarihli ifadesinde ise hiç aracın çamura saplandığından bahsetmedi. Savcılık, 5 Ocak 2020’yi 6 Ocak 2020 gününe bağlayan gece saatlerinde Abarakov ve üvey babanın emniyete ifadeye gittiğinde kamera kayıtlarında aracın herhangi bir yerinde çamur izi olmadığını da tespit etti. Abakarov’a bu çelişki hatırlatılarak, bu aracı ne zaman ve nerede temizlediği soruldu. Abakarov, "Araç çamura battığı ve polisler geldiği için arkasından takip edemedim. Bu yaşananlardan dolayı üvey babam zaten bana kızgındı, ondan dolayı gittiği istikamete devam edemedim. Tabii ki Gülistan’ın nereye gittiğini merak ettim ve Gülistan’a WhatsApp üzerinden ‘Yurda git ya da Küba’nın yanına git’ mesaj attım. O gün başka, üvey babama ait araçla hiçbir yere gitmedik, direkt ikametimize döndük. Eve saat kaçta döndüğümüzü hatırlamıyorum. Gülistan Doku’yu araçla yavaş yavaş takip ettiğim esnada araç gidiş istikametine göre yolun sol tarafına doğru hafif kayarak çamura saplandı. Aracın çamura saplandığında çıkartmaya çalışırken aracın ön tekerleri ile benim ayakkabılarım ve pantolonumun alt tarafları çamur oldu. Aracın başka bir yerinde hasar ya da çamur yoktu. 6 Ocak 2020 tarihinde alınan ifademde, ifade esnasında tercüman olmadığı ve benim de Türkçem iyi olmadığı için bu hususu atlamış olabilirim. Aracın kamera görüntülerinde çamurlu olmadığı hususunu bilmiyorum, belki üvey babam yıkatmıştır, ben işteydim. Aracın herhangi bir yerinde hasar ya da kırık olup olmadığını hatırlamıyorum" dedi. HER ZAMANKİNDEN ÇOK FARKLIYDI Abakarov, 4 Ocak 2020 tarihinde Gülistan Doku’nun evlerinden çıktıktan sonra Engin Yücer’e ait 19 AU 212 plakalı araca binmediğini anlatarak, "O gün Gülistan Doku her zamanki halinden çok farklıydı, bu durumu şimdi şimdi anlıyorum" dedi. Soruşturmada Zeinal Abakarov’un yanısıra eski polis olan üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer de "suç delillerini yok etmek, gizleme ve değiştirmek" suçlarından Alanya’da tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Uşak Belediyesine yönelik rüşvet iddiası soruşturmasında 25 şüpheli daha yakalandı Haber

Uşak Belediyesine yönelik rüşvet iddiası soruşturmasında 25 şüpheli daha yakalandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" iddiası suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Başsavcılık koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında belediye çalışanı ve iş insanlarının da bulunduğu 25 zanlı daha gözaltına alındı. Şüphelilerin, işlemleri için emniyete götürülecekleri öğrenildi. 9 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında 27 Mart'ta Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden Uşak Belediye Başkanı Yalım, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından tutuklanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti. Yalım ile hakimliğe sevk edilen Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı. Hakimlik, şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti. Soruşturma kapsamında daha sonra gözaltına alınan Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci, belediye personeli Deniz Aygün ve Ulaş Küçükakalın ile özel kalem müdürlüğünde görevli Ebru Yurtuluğ da adliyeye sevk edilmişti. Hakimlik, 4 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.