#sosyal konut

İLKHABER-Gazetesi - sosyal konut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, sosyal konut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TOKİ kura takvimi Ocak 2026: Adana, İstanbul, İzmir ve Ankara'nın kura tarihleri belli oldu! Haber

TOKİ kura takvimi Ocak 2026: Adana, İstanbul, İzmir ve Ankara'nın kura tarihleri belli oldu!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesinde hak sahipliği belirleme süreci devam ediyor. Toplamda 5 milyon 242 bin 766 geçerli başvurunun yapıldığı projede, 500 bin konutun sahipleri noter huzurunda yapılan çekilişlerle belirleniyor. 81 ili kapsayan kura takviminde gözler, başvuruların en yoğun olduğu büyükşehirlere çevrildi. BUGÜN NİĞDE, YARIN 3 İLDE ÇEKİLİŞ VAR Doğu illerinden başlayarak batıya doğru ilerleyen kura takviminde sıra İç Anadolu’ya geldi. Takvime göre bugün (29 Ocak Perşembe) Niğde kuraları çekiliyor. Süreç, 30 Ocak Cuma günü Aksaray, Ordu ve Karabük ile devam edecek. Ocak ayı, 31’inde yapılacak Samsun, Nevşehir ve Bartın çekilişleri ile tamamlanacak. KRİTİK TARİHLER BELLİ OLDU Vatandaşların en çok merak ettiği İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana gibi metropoller için takvim netleşti. 1 milyon 235 bin başvuru ile rekor kıran İstanbul’da kuralar Mart ayında çekilecek. İşte öne çıkan illerin kura tarihleri: Bursa: 11 Şubat 2026 Adana ve Kocaeli: 20 Şubat 2026 İzmir: 6 Mart 2026 İstanbul: 9–12 Mart 2026 ŞUBAT VE MART AYI KURA TAKVİMİ Mart ayına kadar sürecek olan çekilişlerde, Şubat ayı yoğun bir takvime sahne olacak. İlan edilen listeye göre önümüzdeki günlerin programı şöyle şekillendi: 3 Şubat: Kayseri 6 Şubat: Osmaniye 8 Şubat: Kırıkkale 11 Şubat: Çankırı ve Bursa 12 Şubat: Bolu 13 Şubat: Eskişehir ve Balıkesir 15 Şubat: Konya ve Çanakkale 16 Şubat: Edirne 17 Şubat: Karaman ve Tekirdağ 18 Şubat: Mersin ve Kırklareli 22 Şubat: Afyonkarahisar 24-27 Şubat: Uşak, Isparta, Burdur, Denizli 3 Mart: Muğla SONUÇLAR VE TESLİMAT SÜRECİ NASIL OLACAK? Noter huzurunda gerçekleşen çekilişlerin ardından hak sahipleri, sonuçları e-Devlet kapısı veya TOKİ’nin resmi internet sitesi (toki.gov.tr) üzerinden T.C. kimlik numaraları ile sorgulayabilecek. Ödeme ve teslimat planına ilişkin yapılan açıklamada ise taksit ödemelerinin sözleşme tarihini takip eden ay başlayacağı belirtildi. Konutların anahtar teslimi için işaret edilen resmi tarih ise Mart 2027 olarak kaydedildi. Projede şehit yakınları, gaziler, engelliler ve emekliler için özel kontenjanlar ayrıldığı hatırlatıldı.

TOKİ para iadesinde '30 saniye' detayı: 2026 başvuru ücreti nasıl geri alınır? Haber

TOKİ para iadesinde '30 saniye' detayı: 2026 başvuru ücreti nasıl geri alınır?

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen 2026 yılı sosyal konut projelerinde kura heyecanı sürerken, kurada hak sahibi olamayan vatandaşlar için de ücret iadesi süreci netlik kazandı. Başvuru sırasında yatırılan 5 bin TL'lik tutarın geri alınması için bankalar, vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına hızlı ve pratik çözümler sunuyor. İADELER NE ZAMAN HESABA YATIYOR? TOKİ başvuru ücretlerinin iadesi, ilgili projenin kura çekimi tamamlandıktan sonraki süreçte başlıyor. Genellikle kura tarihini takip eden 5 iş günü ile 1 hafta içerisinde ücretler iade edilebilir duruma geliyor. Hak sahibi olamayan vatandaşlar, bu sürenin ardından başvuru yaptıkları banka kanalları üzerinden paralarını geri alabiliyor. ATM’DEN 30 SANİYEDE İADE İMKANI İade sürecinde en çok dikkat çeken yöntem ise ATM üzerinden yapılan hızlı işlem oldu. Özellikle Halkbank ATM’lerinin "kartsız işlem" menüleri kullanılarak, herhangi bir sıra beklemeden 30 saniye içerisinde başvuru ücreti nakit olarak çekilebiliyor veya hesaba aktarılabiliyor. TOKİ PARASI NASIL GERİ ALINIR? İŞTE 4 YÖNTEM Vatandaşlar, başvuru yaptıkları bankaya göre değişmekle birlikte şu 4 yöntemle paralarını geri alabilirler: ATM ile Hızlı İade: Kartsız işlem menüsü üzerinden T.C. kimlik numarası ve telefon bilgileriyle 30 saniyede işlem yapılabiliyor. Online İade Ekranı (Halkbank): Halkbank, web sitesi üzerinden özel bir ekran açtı. Başvuru sahipleri T.C. Kimlik Numarası ve cep telefonu bilgilerini girip güvenlik kodunu doğrulayarak şubeye gitmeden iade talebi oluşturabiliyor. Mobil ve İnternet Bankacılığı: Bankaların mobil uygulamaları üzerinden "Başvurular" veya "Ödemeler" menüsünden iade talebi oluşturulabiliyor. Banka Şubeleri: Dijital kanalları kullanmak istemeyen vatandaşlar, kimlikleriyle birlikte banka şubelerine giderek paralarını gişeden tahsil edebiliyor. DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER İade sürecinde herhangi bir sorun yaşamamak için şu detaylara dikkat etmek gerekiyor: IBAN Eşleşmesi: Ücretin yatırılacağı IBAN numarasının mutlaka başvuru sahibine ait olması gerekiyor. Farklı bir isme ait hesaba ödeme yapılmıyor. Kesintisiz İade: Yatırılan 5.000 TL’lik başvuru ücreti, herhangi bir dosya masrafı veya kesinti yapılmadan aynen iade ediliyor.

Bakan Bayraktar: Her vatandaşımızı ev sahibi yapana kadar çalışmaya devam edeceğiz Haber

Bakan Bayraktar: Her vatandaşımızı ev sahibi yapana kadar çalışmaya devam edeceğiz

Bakan Bayraktar, Manisa'daki programı kapsamında Valiliği ziyaret etti. Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Bayraktar, Vali Vahdettin Özkan'la makamında görüştü, kentteki çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Bayraktar, daha sonra Manisa Celal Bayar Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen Manisa TOKİ 500 Bin Sosyal Konut Projesi Kura Çekim Töreni'ne katıldı. Burada konuşan Bayraktar, AK Parti hükümetlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 23 yılda devrim denebilecek çok önemli projelere imza attığını söyledi. TOKİ'nin Türkiye'de sessizce çok büyük bir devrime imza attığını belirten Bayraktar, "455 bin deprem konutunu işte 3 yıldan kısa bir zaman içerisinde, 2 yıl içerisinde hak sahiplerine teslim ettiler. 23 yıla baktığınızda 1 milyon 750 binin üzerinde konut Türkiye'de inşa edildi. Bütün dünyada gıptayla takip edilen çok önemli bir kurumumuz." ifadelerini kullandı. Bakan Bayraktar, Türkiye'nin son 23 yılda şehirleşmede ve birçok alanda önemli devrimsel adımlar attığına işaret ederek, şöyle konuştu: "Bunların olmasında en önemli güç, en önemli mesele siyasi irade. Güçlü bir yönetim anlayışı, kararlı bir duruş, inançlı bir ekip ve 7-24 vatandaşını, milletini düşünen bir liderin etrafında oluşmuş AK Parti kadroları. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu yeni vizyon Türkiye Yüzyılı. İnşallah bu yüzyılı, Türk yüzyılı yapacak çok önemli bir proje, çok önemli bir vizyon. Bunun içerisinde her alanda farklı konular var. Bu 500 bin konut konusu da işte Türkiye Yüzyılı vizyonunun eserlerinden bir tanesi. Biz hemen her vatandaşımızı inşallah ev sahibi yapana kadar bu mücadeleye, bu çalışmaya, bu gayrete devam edeceğiz. Bu proje çok büyük bir teveccüh gördü milletimizden. Yaklaşık 8 milyonun üzerinde başvuru oldu. Bunun şartları sağlayan herhalde 5-6 milyon civarında bir başvuru var ve yine şimdi 500 bin konut sahiplerini inşallah bulacak. 120 bin civarında kura çekimi yapıldı. Bugün burada Kastamonu ve bir ilimizde daha var. Manisa'da yaklaşık 7 bin 500 konut, sahipleriyle bu kura çekimde bir anlamda buluşacak." Bayraktar, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının belli kriterler ortaya koyduğunu, özellikle şehit ve gazi aileleri, engelliler, emekliler ve "ilk kez ev sahibi olacak" gençler olmak üzere belli kesimleri önceliklendirme suretiyle hak sahipliği işlemini gerçekleştireceklerini aktardı. "ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI BİTİRME VİZYONUMUZ VAR" Bakan Bayraktar, 2002'de Türkiye'de sadece 5 şehirde doğal gaz olduğunu belirterek, "Türkiye'de doğal gazın gitmediği hiçbir hane kalmayacak" hedefiyle 81 ile doğal gaz götürdüklerini, 960'ın üzerinde yerleşim yerinde doğal gaz olduğunu kaydetti. Yer altına 23 yılda yaklaşık 240 bin kilometre boru döşediklerini ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti: "Dedik ki 'Biz bu doğal gazı hep ithal ediyoruz, şu doğal gazı bir kendimiz arayalım, kendi doğalgazımızı bulalım.' Bu yolda büyük bir inançla yola çıktık. Kendi gemilerimizle doğal gaz aramaya başladık ve 2020 yılında, tam pandeminin ortasında biz Karadeniz'de Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptık. Karadan 170 kilometre mesafede deniz derinliğinin 2 kilometre olduğu bir yerde o doğal gazı bulduk, çıkardık ve onu karaya taşıdık. Şu anda 4 milyon hanede, evde kendi doğal gazımızı kullanır hale geldik. İnşallah bu 4 milyon hane bu sene 2026'da 8 milyona, yani 2 katına çıkacak. 2028'e geldiğimizde 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını biz kendimiz karşılar hale geleceğiz. Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı vizyonunda Türkiye'yi enerjide bağımsız kılma vizyonu var. Enerjide mutlaka dışa bağımlılığı bitirme vizyonumuz var." Bayraktar, Türkiye'de petrol çalışmalarına da değinerek, Gabar'da 2021 yılında Cumhuriyet tarihinin en büyük petrol keşfini yaptıklarını, orada günde 80 bin varil Türkiye'nin en kaliteli petrolünü üretir hale geldiklerini söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver de Türkiye'nin terör, dış düşmanlar, doğal afetler, salgın, yangın gibi pek çok sıkıntı yaşadığını, sıkıntılara karşı parayla halledilemeyecek, inançla ve iradeyle halledilebilecek örnek mücadeleleri ortaya koyduğunu anlattı. Ülke olarak büyük başarılar elde edildiğini belirten Suver, "Bu başarının baş mimarı Recep Tayyip Erdoğan'dır." dedi. Konuşmaların ardından Bayraktar ve protokol üyeleri, butona basarak kurayı başlattı. Törende, Vali Vahdettin Özkan, AK Parti milletvekilleri Ahmet Mücahit Arınç, Tamer Akkal ve TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Caniklioğlu da birer konuşma yaptı.

Ev Sahibi Türkiye Projesi'nde evlerin teslim tarihi belli oldu Haber

Ev Sahibi Türkiye Projesi'nde evlerin teslim tarihi belli oldu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık başkanlığında toplandı. Toplantının başında konuşan Yanık, barınma hakkının sadece bir konut meselesi değil, insan onuruna yaraşır bir hayatın, güvenliğin, sağlığın ve toplumsal huzurun temel şartı olduğunu belirtti. Anayasa'nın 57. maddesinin de devlete konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alma görevini açıkça yüklediğini anlatan Yanık, aynı şekilde uluslararası insan hakları belgelerinde de barınma hakkının vazgeçilmez bir sosyal hak olarak tanımlandığını aktardı. Yanık, Komisyon olarak 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından süreci yalnızca uzaktan izleyen değil, sahada takip eden bir anlayışla hareket ettiklerini söyledi, Komisyonun bu konudaki çalışmalarını paylaştı. Gelinen süreçte depremzedelerin kalıcı konutlarına kavuşmasının sevincini yaşadıklarını dile getiren Yanık, "Bu, yalnızca bir inşaat faaliyeti değil, insan onurunun yeniden tesis edilmesi, güvenin yeniden inşa edilmesi anlamına geliyor." diye konuştu. Yanık, yapılan çalışmalar için başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Bakanlık personeline teşekkür etti. "İKLİM GÖÇMENLERİNİN SAYISI 250 MİLYONA YAKLAŞMIŞTIR" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Yanık'ın konuşmasının ardından Komisyonda "Temel İnsan Hakları Kapsamında Barınma Hakkı ve Bu Çerçevede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Çalışmaları" hakkında sunum yaptı. Kurum, özellikle Kovid-19 salgınıyla başlayan süreçte, gerek dünya genelinde gerek Türkiye'de erişilebilir konut beklentisinin tetiklendiğini söyledi. İklim değişikliği ve buna bağlı göçler nedeniyle de bu ihtiyacın arttığına değinen Kurum, "Sadece 2025 yılına baktığımızda iklim göçmenlerinin sayısı 250 milyona yaklaşmıştır. Türkiye'de ise yakın coğrafyamızdaki çatışmalar ve savaşlar, yaşadığımız asrın felaketi, konut talebini etkileyen faktörler olmuştur." dedi. Kurum, ev sahibi olma oranını en yüksek seviyeye çıkarma çalışmalarına azim ve kararlılıkla devam ettiklerini, bu hedef için tüm enstrümanları kullanarak adımlar attıklarını belirtti. Türkiye'nin inşaat sektörünün dünyadaki yerine işaret eden Kurum, Türk müteahhitlerinin 137 ülkede faaliyet gösterdiğini, en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde Türkiye'nin 45 firmayla dünya ikincisi olduğunu anlattı. Bakan Kurum, bu gücü yapılan afetlerde ve projelerde en etkin şekilde kullanmaya gayret gösterdiklerini kaydederek, bu anlamda yapılan çalışmaları paylaştı. 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin 11 ili etkilediğini ve 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Kurum, depremin doğrudan maliyetinin 104 milyar dolar, dolaylı maliyetinin ise 150 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Bakan Kurum, depremin ardından her afette olduğu gibi hızla harekete geçtiklerini belirterek, "11 ilimizde 3'üncü, 4'üncü gün itibarıyla yeni yerleşim yerlerinin çalışmalarına başladık ve 15'inci günde ilk temelimizi attık. Deprem bölgesinde ilk evimizi 45'inci gününde teslim etmiş olduk." diye konuştu. Yapılan çalışmaların meyvesini verdiğine işaret eden Kurum, 27 Aralık'ta Hatay'da düzenlenen törenle 455 bininci konutun anahtarlarının hak sahibine teslim edildiğini anımsattı. Kurum, depremden sadece şehirlerin değil köylerin de etkilendiğine değinerek, yapılan çalışmalarla 11 ildeki 4 bin 333 köyde 62 bin köy evinin inşa edildiğini bildirdi. Deprem bölgesinde üstyapı çalışmalarının yanında altyapı çalışmalarının da gerçekleştirildiğini kaydeden Kurum, bu anlamda 11 bin kilometrelik altyapı çalışması yapıldığını aktardı. Kurum, "İstedik ki şehirlerimiz eskisinden daha güçlü, daha temiz, daha güzel olsun. Bu bakışla altyapı projelerini yürütmüş olduk." değerlendirmesinde bulundu. "2 MİLYON 510 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN DÖNÜŞÜMÜNÜ GERÇEKLEŞTİRDİK" Bakan Kurum, afete hazırlık anlamında da önemli çalışmalar yürüttüklerini vurgulayarak, Türkiye nüfusunun yüzde 70'ine yakınının deprem bölgelerinde yaşadığına dikkati çekti. Kurum, bu çerçevede 81 ilde kentsel dönüşüm çalışmaları yürüttüklerini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugüne kadar 2 milyon 510 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Türkiye'de yaptığımız her iki dönüşüm projesinden birini İstanbul'a yapıyoruz. İstanbul'umuzu, göz bebeğimizi bu manada önemsiyor ve bu hassasiyetle siyaset üstü bir bakışla 39 belediyemizin 39'uyla da çalışmaya gayret gösteriyoruz. İstanbul'daki dönüşümü hızlandırabilmek amacıyla 2023 yılında vatandaşımıza 'Yarısı Bizden Kampanyası'nı müjdelemiştik ve bu kapsamda da İstanbul'da 78 bin bağımsız birimin dönüşümü gerçekleştirilmektedir." Sağlam konutlara ulaşma ve dirençli şehirlere kavuşmanın bir adımının da sosyal konutlar olduğunu dile getiren Kurum, şimdiye kadar bu kapsamda TOKİ eliyle 1 milyon 750 bin sosyal konutu milletin hizmetine sunduklarını aktardı. Bakan Kurum, "Ev Sahibi Türkiye" sloganıyla hayata geçirilen sosyal konut projesiyle de 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceğini anımsattı. 5 milyondan fazla vatandaşın projeye başvuru yaptığını söyleyen Kurum, "Biz de söz verdiğimiz, 24 yıldır yaptığımız gibi kuralarımızı hızlı bir şekilde çekmeye başladık. Şu ana kadar 26 ilde kuralar çekildi ve 96 bin 272 hak sahibi vatandaşımızı belirledik. Mart ayında tüm kuraları tamamlayacak ve 2027 Mart ayında da inşallah evlerimizi teslim etmeye başlayacağız." şeklinde konuştu. "VATANDAŞIMIZIN LEHİNE SONUÇ DOĞURACAK TEDBİRLER ALIYORUZ" Bakan Kurum, ev sahibi olmayan tek bir vatandaş kalmayana kadar sosyal konut üretimini devam ettireceklerini, bu anlamda tüm imkanları seferber ettiklerini anlatarak, "Gayrimenkul Sertifikası" ve "Emlak Katılım Yatırım Finansmanı" gibi yenilikçi araçlarla sürdürülebilir bir konut piyasasının gelişimine katkı sunduklarını belirtti. Türkiye'nin konut üretiminde güçlü bir kurumsal kapasiteye sahip olduğuna dikkati çeken Kurum, bunu tüm dünyanın takdirle izlediğini ve ifade ettiğini söyledi. Kurum, şunları kaydetti: "Bugünlerde kuralarını çektiğimiz 500 bin Sosyal Konut Projemiz gibi yenilikçi ve Türkiye'yi hedeflerine ulaştırma potansiyeli taşıyan projelerimizle hem konut arzını artırıyor hem de bazı temel sorunlara çözüm üreterek yolumuza devam ediyoruz. Özellikle de vatandaşımızın en çok şikayetçi olduğu yüksek kiralar ve hayat pahalılığına karşı bir önlem ve vatandaşımızın lehine sonuç doğuracak tedbirler alıyoruz. Bu milletin istikbali için on yıllarca alın teri dökmüş emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıları bir nebze olsun hafifletmenin, ev alma umudu olmayan gençlerimizin o umuda erişmesi için her bir enstrümanı değerli görüyoruz." Kurum, sadece konut yapmadıklarına, bir taraftan da sürdürülebilir şehircilik anlayışıyla yeni bir kent ortamını milletin istifadesine sunduklarına işaret ederek, "İnanıyorum ki 'Asrın İnşası'nda yazdığımız başarı öyküsünü, Yüzyılın Konut Projesi ve yeni hayata geçireceğimiz projelerle zirveye taşıyacağız ve 'Türkiye Yüzyılı'nı güvenli evlerin, mutlu ailelerin ve güçlü şehirlerin yüzyılı yapacağız. Bununla ilgili her türlü öneriyi, talebi dikkate alacağız ve milletimizle bu projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Komisyonda daha sonra milletvekilleri görüşlerini dile getirdi ve Bakan Kurum'a sorular yöneltti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, grup toplantılarının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi. Grup toplantısına katılan partililerin samimiyeti ve coşkusunun 86 milyonun umutlarını çoğalttığını, kendilerinin heyecan, şevk ve azmini artırdığını vurgulayan Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin, millete hizmet yolculuğumuzda bizlere güç versin, kuvvet versin. Bizleri son nefesimize kadar bu kutlu yoldan ayırmasın." ifadelerini kullandı. Meclis çalışmalarının oldukça yoğun bir tempoda devam ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu: "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz, Meclis İçtüzüğü ile bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde hareket ediyor, milletimize karşı sorumluluklarımızı layıkıyla ifa etmeye çalışıyoruz. CHP, jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Yönettikleri belediyelerdeki emekçilere düzenli aylık ödemeyenlerin, işçiye maaş yerine harçlık verenlerin, kendi personeli görev yaparken, tropikal adalarda keyif çatanların, yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor. Aynı şekilde milletimiz bizim samimiyetimizi, bizim hüsnüniyetimizi, bizim kendisi için elimizden geleni yaptığımızı da gayet iyi biliyor." "BUGÜN EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 70'İNİ AŞMIŞTIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun teklifinin Genel Kurul görüşmelerinin başladığını anımsatarak, teklifin yürürlüğe girmesiyle geçen ay 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseleceğini söyledi. En düşük emekli aylığının AK Parti iktidarından önce 66 lira olduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Dolar bazında söyleyecek olursak yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak. Yine Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı. Yani en düşük emekli aylığı alan bir vatandaşımız asgari ücretin sadece üçte biri kadar aylık alabiliyordu. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 70'ini aşmıştır. Bakınız 2002 Kasım ayında 6,6 milyon olan emekli sayımızın yaklaşık üç kat artış ile 17 milyona çıkmasına rağmen bu adımları attık, bu oranlara ulaştık. Bunları söylerken elbette tüm sorunları çözdük, tüm talepleri karşıladık iddiasında değiliz. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Nitekim bugünlerde kuraları çekilen 500 Bin Sosyal Konut Hamlesi gibi projelerimizde konut arzını artırarak, bu sorunlara çözüm üretmeye gayret ediyoruz." "DEPREM HARCAMALARIMIZ AZALDIKÇA DAHA FAZLA KAYNAK OLACAK" Ömürlerinin önemli bir kısmını ülkeye hizmetle geçirmiş emeklilerin kendilerinin başının tacı, her türlü hizmete ve hürmete ziyadesiyle layık olduğunu dile getiren Erdoğan, emeklilerin taleplerine, beklentilerine ve şikayetlerine hiçbir zaman kulaklarını tıkamadıklarını söyledi. Bir kulaklarının her zaman emeklilerde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bütçe imkanlarımız genişledikçe taleplerini yerine getirmeye çalıştık. Türkiye kalkındıkça bundan emeklilerimizin de faydalanmasını sağladık. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyette davranmaya devam edeceğiz. Deprem harcamalarımız azaldıkça elimizde daha fazla kaynak olacak. Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha uzun süre korunacak, daha da artacak. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek. Allah'ın izniyle milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıkların boşa gitmediğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz." "BUGÜNE KADAR EMEKLİMİZİ İHMAL ETMEDİK, SAHİPSİZ BIRAKMADIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyayı kasıp kavuran fırtınadan alınlarının akıyla çıkacaklarını belirterek, şöyle devam etti: "Türkiye'yi sadece ekonomide değil, askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Ben emeklilerimizden AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na güvenmeye devam etmelerini özellikle rica ediyorum. Bugüne kadar emeklimizi ihmal etmedik. Onları sahipsiz bırakmadık. Bundan sonra da asla yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz meydanlarda, 'emeklilerimize şunu vereceğiz', 'bunu yapacağız' diye söz verip, bugün işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Biz seçim dönemlerinde halkçı ama göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim popülizmle de bukalemun siyasetiyle de işimiz olmaz. Bizim derdimiz var. Bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim bu ülkeyle ilgili büyük hayallerimiz var. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var. Unutmayın bizim için menzil önce Mevla'nın sonra milletin takdirindedir. Rabb'im ömür verdikçe, Rabb'im sağlık, sıhhat verdikçe, hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmek için aralıksız koşturacağız." "BU ÜLKENİN PIRIL PIRIL EVLATLARINI KARAMSARLIĞA SÜRÜKLEMEK İSTEYENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ" AK Parti Grubu olarak, İttifak ortaklarıyla her alanda olduğu gibi Meclis çalışmalarında da öncü, örnek, lokomotif kadro olacaklarını ifade eden Erdoğan, "İstisnasız tüm milletvekillerimizden, komisyon ve Genel Kurul çalışmalarına katılım noktasında azami özeni göstermelerini bekliyorum." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede, bölgede ve dünya genelinde birbirinden önemli gelişmelere şahit oldukları iki haftayı daha geride bıraktıklarını söyledi. Suriye'den İran'a, Yemen'den Kuzey Avrupa'ya uzanan geniş bir alanda dikkatle takip etmeleri gereken olayların cereyan ettiğine dikkati çeken Erdoğan, bu konuda kapsamlı değerlendirmeye geçmeden önceki günlerde gençlere verdikleri iki müjdeyi hatırlatmak istediğini ifade etti. Bu müjdelerden ilkinin kredi ve burs oranlarında yaptıkları artışlar olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye 3 ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl, burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık. 2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4 bin, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükselttik. Bir kez daha gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun diyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer müjdelerinin ise Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı olduğunu anımsattı. Gelecek 3 yılda 3 milyondan fazla genci istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Böylece öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek liselerimizde okuyan gençlerimizin daha mezun olmadan güvenilir kanallarda iş hayatına yönlendirileceği, eğitim ve istihdam dışı gençlerimizin yeniden sisteme dahil edileceği, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemi gençlerimizin istifadesine sunmuş olacağız. Bizim farkımız bu. Biz gençlerin yanında oluruz, onlara destek oluruz, hayat mücadelesinde gençlerimizin ellerinden tutarız. Ana muhalefet ve yoldaşları ise gençleri istismar eder, eylemlerde paravan olarak kullanır, işleri bitince de bir peçete gibi buruşturup bir tarafa atar. Bunu 27 Mayıs öncesinde rahmetli Menderes'e karşı yaptılar. Bunu 1970'lerde askeri müdahaleye ortam hazırlamak için yaptılar. Bunu 28 Şubat'ta gençlerimizi yasaklara mahkum ederek yaptılar. Bunu Gezi olaylarında gençleri kışkırtarak, gençleri kullanarak yaptılar. Bunu, en son belediyeleri ahtapot misali saran suç örgütünü adalete hesap vermekten kaçırmak için yaptılar. Yarın siyasi ikballeri uğruna yine gençleri kullanmaktan, şahsi kariyer basamaklarını gençlerin omuzuna basarak çıkmaktan emin olun hiç çekinmezler ama biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin pırıl pırıl evlatlarını karamsarlığa, umutsuzluğa sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Hem yeni kredi ve burs miktarlarımızın hem de GÜÇ Programı'nın gençlere hayırlı olmasını temenni ediyorum." SURİYE'DEKİ GELİŞMELER Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu Suriye'nin 8 Aralık devriminin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele verdiğini hatırlattı. "Suriye'nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden, adına SDG denilen yapı" ile geçen yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu mutabakata göre, SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye hükümetine teslim edecek, böylece ülkenin birliği, bütünlüğü temin edilmiş olacaktı. SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG adlı yapı, mutabakata uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askeri hedeflere saldırmayı sürdürdü. Mutabakatın uygulanmasına yönelik Aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam hükümeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı. Bunun da sebebi açık konuşmak gerekirse, SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak sürüyen, sürekli el yükselten, zamana oynayan tutumuydu. Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Düğümün çözülmesi, böylece krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik. Başka aktörler de devreye girdi, 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması için gerekli tavsiyeleri yaptı. Ancak SDG denilen yapının maksimalist tavrında herhangi bir değişiklik olmadı." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu arka plan temelinde Suriye ordusunun ocak ayının ikinci haftasında güvenlik kuvvetlerine yönelik saldırılar akabinde son derece haklı ve meşru biçimde önce Halep içindeki mahallelere, ardından Fırat'ın batısındaki topraklara operasyonlar düzenlediğini ifade etti. Son bir hafta içinde de Halep'teki mahallelerin yanı sıra Fırat'ın doğusundaki toprakların Suriye ordusu tarafından illegal silahlı unsurlardan temizlendiğini söyleyen Erdoğan, "Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz, tek bir Suriye Devleti'nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik." dedi. "BAYRAĞIMIZA UZANAN O KİRLİ ELLERİ MUHAKKAK BULACAK, BUNUN HESABINI O HAİNLERDEN MUTLAKA SORACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekil tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." dedi. Erdoğan, Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız Suriye inşa etme mücadelesini, komşuları ve kardeşleri olarak yürekten desteklediklerini belirtti. Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye Hükümeti'ni, Suriye Ordusu'nu, Suriye halkını tebrik ettiğini kaydeden Erdoğan, şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz daha fazla kan akmadan artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesi, Suriye'nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakması, tasfiye olması, daha fazla çatışmaya mahal verilmemesidir. Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın, intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır." Dün varılan anlaşmaya riayet edilerek silahları bırakmanın, meseleyi suhuletle çözmenin yegane çıkış yolu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekil tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." ifadelerini kullandı. Suriye'de yaşananları yakından takip ettiklerini aktaran Erdoğan, Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas süreç yürüttüklerini vurguladı. "Suriye'deki Kürtler bizim öz ve öz kardeşlerimizdir." diyen Erdoğan, Suriye'deki Kürtlerin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını, kardeşleri olarak en iyi kendilerinin bildiğini dile getirdi. Daha önceki rejim sürecinde Suriye'deki Kürtlerin varlıklarının tanınmadığını, vatandaş kabul edilmediklerini, kimlik dahi verilmediğini, ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve gelenekleriyle yaşamalarına müsaade edilmediğini anlatan Erdoğan, Başbakanlığı döneminden itibaren yaptığı tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdiğini belirtti. Suriye'deki Kürtlerin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdığını vurgulayan Erdoğan, "Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin hakkını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik." dedi. "TERÖR ÖRGÜTÜ, KANI, ÇATIŞMAYI, ÖLMEYİ VE ÖLDÜRMEYİ TERCİH ETMİŞTİR" Görünenden, bilinenden çok daha fazlasını yaptıklarını dile getiren Erdoğan, eski rejimle ipler kopmadan önce gerçekleştirilen tüm görüşmelerde Suriyeli Kürtlerin haklarının gündemlerinin ilk sırasında olmaya devam ettiğini aktardı. Erdoğan, bu meseleye asla çıkar odaklı değil, her zaman insani pencereden, kardeşlik zaviyesinden baktıklarının altını çizdi. Suriye konusunda yapılanların anlatıldığı video gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, ilk günden beri Suriye'ye belirttikleri nazarla yaklaştıklarını, Suriye halkının haklı mücadelesinin yanında olduklarını, en zor günlerinde Suriyelilere kucak açtıklarını, "ensar" bilinciyle Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdiklerini söyledi. Erdoğan, Suriye'de iç savaşın başlamasının ardından Kürtlerin terör örgütünün baskısına maruz kaldığına işaret etti. Suriye'deki Kürt çocuklarının ve Kürt gençlerinin, terör örgütünün heva ve hevesi uğruna çatışmalara sürüldüğünü, ellerine silah tutuşturulup ölüme gönderildiğini anlatan Erdoğan, bu gençlerin canlarını yitirdiğini belirtti. Kürt halkına, inançlarına uymayan örf, adet, geleneklerine uyamayan yaşam tarzı dayatıldığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Yine bu süreçte DEAŞ'lı caniler, Suriye muhalefetinin yanı sıra Kürt kardeşlerimizi hedef aldı, onları da katletti. Şurası da önemlidir, yeni Suriye Hükümeti devrimden sonra ülkedeki diğer tüm dini ve etnik gruplar gibi Suriyeli Kürtlere de kucak açmış, samimi bir entegrasyon için çok yapıcı tavır almıştır. Suriye Devlet Başkanı Sayın Ahmed Şara, yayımladığı kararnamelerle Suriye'deki Kürtlerin var olma haklarını, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını, Suriye yönetimine katılma haklarını teslim etmiştir. 16 Ocak'ta açıklanan deklerasyon, Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin, Suriye Devleti'ne eşit ve adil katılımını esas alan tarihi nitelikte bir irade beyanıdır. Tüm bu olumlu adımlara, olumlu yaklaşımlara rağmen terör örgütü, Kürtlerin refahı ve huzuru yerine maalesef kanı, çatışmayı, ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Masum Kürt çocuklarının kanı üzerinden kendi ikbalini korumak, buna yönelik çıkar odaklı bir istikameti seçmiştir. Biz her zaman şunu ifade ettik, bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz." "TERÖR ÖRGÜTÜ AYRIDIR, BENİM KÜRT KARDEŞLERİM AYRIDIR" "Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse, ister burada, ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz. Tam entegrasyonun sağlanmasıyla orada da yeni bir dönem başlayacak. Suriye'nin istikrara kavuşması en çok Suriye Kürtlerini rahatlatacak" "Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur" "AK Parti varsa Cumhur İttifakı güçlüyse biz evelallah Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek bölgemizin sorunlarını birlikte çözecektir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz, İslam kardeşliğidir. İçeriden ve dışarıdan körüklenen hiçbir fitne girişimine prim vermeden, hiçbir tahrike kapılmadan soğukkanlılığımızı daima muhafaza edeceğiz" "Küresel, bölgesel gelişmeler bağlamında kritik günler yaşıyoruz. Küçük bir hatanın, dikkatsizliğin ciddi sonuçlar doğuracağı adeta bir Sırat'tan geçiyoruz. Bu hassas günlerde herkesi, siyasetçileri ve basın mensuplarını sorumlu davranmaya davet ediyorum. Sosyal medyadaki nefret iklimine herkes dikkat etmeli" TRUMP İLE GÖRÜŞME Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Trump'la verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok konuyu istişare ettik." dedi.

Yüzyılın Konut Projesi kura heyecanı sürüyor: Bu hafta 7 ilde hak sahipleri belirlenecek Haber

Yüzyılın Konut Projesi kura heyecanı sürüyor: Bu hafta 7 ilde hak sahipleri belirlenecek

Yüzyılın Konut Projesi kapsamında, Türkiye genelinde sosyal konutların hak sahipleri belirlenmeye devam ediyor. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen proje kapsamında, 29 Aralık’ta başlayan kura süreciyle ilk 16 ilde toplam 54 bin 307 sosyal konutun hak sahipleri noter huzurunda belirlendi. Adıyaman, Şırnak, Hakkari, Siirt, Van, Mardin, Ağrı, Batman, Iğdır, Bitlis, Kars, Muş, Ardahan, Antalya, Bingöl ve Tunceli’de gerçekleşen kura çekimlerinin ardından, yeni hafta için 7 ilde daha kura heyecanı yaşanacak. Bakan Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 12-18 Ocak kura takvimini duyurdu. Takvime göre, 13 Ocak Çarşamba günü Gümüşhane’de 940 ve Bayburt’ta 723 konut için; 15 Ocak Perşembe günü Artvin’de 1020 ve Rize’de 2 bin 42 konut için; 17 Ocak Cumartesi günü Erzurum’da 4 bin 905 ve Malatya’da 9 bin 659 konut için; 18 Ocak Pazar günü ise Erzincan’da 1760 konut için kura çekimi yapılacak. Bakan Kurum, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "16 ilimiz tamam. 'Ev Sahibi Türkiye' diyerek bu hafta 7 şehrimizde daha kura heyecanı yaşanacak. Yüzyılın Konut Projesi ile kuraları çektiğimiz illerde konutlarımızın yapımlarına hızla başlayacağız. 1,5 trilyon dolarlık bu projeyle, 300'e yakın sektörümüz canlanacak, istihdamımız artacak, ekonomimiz güçlenecek. 86 milyon vatandaşımız kazanacak." Böylece 12-18 Ocak haftasında toplam 21 bin 49 sosyal konutun daha hak sahipleri belirlenecek. Malatya’daki 17 Ocak Cumartesi günü gerçekleştirilecek kura törenine Bakan Murat Kurum’un katılması bekleniyor. Projeyle birlikte Türkiye genelinde sosyal konut üretimi hız kazanacak, ekonomik hareketlilik artacak ve vatandaşların ev sahibi olma hayalleri gerçeğe dönüşecek.

TOKİ BAŞVURU PARASI GERİ ALINIYOR MU? PARA İADESİ NE ZAMAN BAŞLIYOR? Haber

TOKİ BAŞVURU PARASI GERİ ALINIYOR MU? PARA İADESİ NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Türkiye genelinde 81 ilde toplam 500 bin sosyal konutun inşa edildiği “Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında kura çekimleri devam ediyor. TOKİ başvuru sürecinde yatırılan 5.000 TL başvuru ücreti, kurada konut sahibi olamayan veya başvurusu geçersiz sayılan vatandaşlara tam olarak geri ödeniyor. Başvuru ücreti, bir ön kayıt bedeli olarak alınmakta olup, hak sahipleri belirlendikten sonra iade süreci başlıyor. Bu sayede, başvurusu geçersiz olan veya konut hakkı kazanamayan herkes yatırdığı parayı geri alabiliyor. KİMLER BAŞVURU ÜCRETİNİ İADE ALABİLİR? Kurada ismi çıkmayanlar Gelir sınırını aşan vatandaşlar İkamet şartlarını taşımayanlar Kendisi veya eşinin üzerine kayıtlı konut bulunan başvuru sahipleri TOKİ BAŞVURU PARASI NE ZAMAN GERİ ÖDENECEK? İade süreci, ilgili projenin kura çekimi tamamlandıktan sonra başlar. Son kura çekiminin ardından, TOKİ ve anlaşmalı bankalar iade listelerini kesinleştirir. Genellikle kura çekiminin tamamlanmasını takip eden 5 iş günü ila 1 hafta içinde başvuru ücreti iadesi başlatılır. PARA İADESİ HANGİ KANALLA YAPILIR? İade işlemi, başvuru sırasında paranın yatırıldığı banka kanalı üzerinden gerçekleştirilir. Vatandaşlar: Başvuruyu yaptıkları Ziraat Bankası veya Halkbank şubelerine giderek iade talebinde bulunabilir, ya da mobil bankacılık üzerinden iade sürecini başlatabilir.Banka hesabından yatırılan ücretler için paralar doğrudan hesaba geri aktarılır. TOKİ BAŞVURU ÜCRETİ KESİNTİ İLE Mİ İADE EDİLİYOR? Hayır, genellikle TOKİ tarafından yapılan iade işlemlerinde hiçbir kesinti yapılmaz. Başvuru sahipleri yatırdıkları 5.000 TL’yi tam olarak geri alır.

TOKİ BATMAN KURA SONUÇLARI 2026 | ASİL VE YEDEK LİSTELER NEREDEN SORGULANIR? Haber

TOKİ BATMAN KURA SONUÇLARI 2026 | ASİL VE YEDEK LİSTELER NEREDEN SORGULANIR?

7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen TOKİ Batman kura çekilişi ile 3 bin 810 sosyal konutun hak sahipleri belirlendi. Kura çekimi, Necat Nasıroğlu Külliyesi Konferans Salonu’nda saat 13.00’te yapıldı ve YouTube üzerinden canlı yayınlandı. Kura çekimi sonucunda asil ve yedek aday listeleri e-Devlet ve TOKİ resmi sitesi üzerinden erişime açıldı. TOKİ BATMAN KURA ÇEKİLİŞİ NASIL YAPILDI? Batman’da TOKİ kura çekimi, Necat Nasıroğlu Külliyesi Konferans Salonu’nda saat 13.00’te gerçekleştirildi ve YouTube üzerinden canlı yayınlandı. Kuralar noter huzurunda yapıldı, hak sahipleri asil ve yedek olarak belirlendi. TOKİ BATMAN KURA SONUÇLARI NEREDEN ÖĞRENİLİR? Vatandaşlar, T.C. kimlik numaraları ile hak sahipliğini şu kanallardan sorgulayabilir: e-Devlet Kapısı: TOKİ Resmi İnternet Sitesi: 500 BİN SOSYAL KONUT PROJESİ VE BATMAN KONTENJANI Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı “Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında 81 ilde toplam 500 bin konut inşa edilecek. Batman için ayrılan kontenjan: 3 bin 810 konut. Projeye 10 Kasım – 19 Aralık 2025 tarihleri arasında toplam 5 milyon 242 bin başvuru yapıldı. Kura çekilişi, noter huzurunda ve şeffaf bir şekilde yapılarak hak sahiplerinin belirlenmesini sağladı. Ayrıca, çekilişi takip etmek isteyen vatandaşlar için konferans salonunun dışında dev ekran kurulmuş ve halk canlı yayını izleyebilmişti. TOKİ BATMAN PROJESİ HAKKINDA Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında Türkiye genelinde toplam 500 bin sosyal konut inşa edilecek. Proje kapsamında Batman’da 3 bin 810 konut hak sahipleriyle buluşuyor. Proje, afet riskine karşı güvenli konut inşası ve sosyal konut ihtiyacının karşılanması açısından büyük önem taşıyor. BAŞVURU SÜRECİ VE KURA TAKVİMİ TOKİ sosyal konut projelerine başvuru süreci 10 Kasım – 19 Aralık 2025 tarihleri arasında tamamlandı. Başvurusu geçerli sayılan 5 milyon 242 bin vatandaş arasında hak sahipleri, kura çekimleri ile belirlendi. Kura takvimi ise 29 Aralık 2025 – 27 Şubat 2026 tarihleri arasında tüm illerde aşamalı olarak gerçekleştiriliyor. Batman’da ise kura çekilişi 7 Ocak 2026 tarihinde yapıldı. TOKİ İL BAZLI KONUT DAĞILIMI Türkiye genelinde 500 bin konutun illere dağılımı ile Batman’a ayrılan 3 bin 810 konut, hak sahiplerinin belirlenmesiyle sahiplerine tahsis edilecek. Diğer illerdeki konut sayıları ise projenin geniş kapsamını ortaya koyuyor: İstanbul 100 bin, Ankara 30 bin 823, İzmir 21 bin 20, Gaziantep 13 bin 890 ve Şanlıurfa 13 bin 190 konut ile öne çıkıyor. BATMAN TOKİ KURA ÇEKİLİŞİ CANLI YAYINI Kura çekilişi, YouTube üzerinden canlı olarak yayınlandı ve isteyen tüm vatandaşlar canlı yayını takip edebildi. Hak sahipleri, asil ve yedek listeleri canlı yayının ardından e-Devlet veya TOKİ resmi sitesinden kontrol edebiliyor. TOKİ KURA SONUÇLARI SORGULAMA EKRANI İÇİN TIKLAYINIZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.