#sürdürülebilirlik

İLKHABER-Gazetesi - sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Minik eller serada: Koruma altındaki çocuklar çilek hasadında Haber

Minik eller serada: Koruma altındaki çocuklar çilek hasadında

Osmaniye’deki Yağlı Tohumlar Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen üretim, Ar-Ge ve laboratuvar faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin incelemelerde bulunan Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, enstitünün bölge tarımı açısından stratejik bir merkez olduğunu vurguladı. Ziyaret sırasında toprak ve bitki analizlerinden sulama suyu değerlendirmelerine, gıda kalite kontrollerinden laboratuvar süreçlerine kadar birçok başlıkta yürütülen bilimsel çalışmalar yerinde incelendi. Enstitüde özellikle yer fıstığı başta olmak üzere yağlı tohumlu bitkiler üzerine yapılan ıslah çalışmaları ve katma değerli ürün geliştirme projeleri hakkında detaylı bilgi alındı. Yürütülen Ar-Ge faaliyetlerinin, Osmaniye’de tarımsal verimliliği artırmayı ve üreticilerin gelir düzeyine doğrudan katkı sağlamayı hedeflediği ifade edildi. Bilimsel çalışmaların, bölgenin tarımsal potansiyelini daha ileri bir noktaya taşıyacak nitelikte olduğu değerlendirildi. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, enstitüdeki çalışmaların yalnızca üretim odaklı değil, aynı zamanda kalite, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik ekseninde ilerlemesinin önemine dikkat çekti. Tarımsal Ar-Ge’nin bölgesel kalkınmadaki rolüne işaret eden Serdengeçti, elde edilen bilimsel verilerin çiftçilere doğrudan yansıtılmasının büyük önem taşıdığını belirtti. ÇOCUKLARLA ÇİLEK HASADI Bu incelemelerin ardından Yağlı Tohumlar Araştırma Enstitüsü serasında, Omaniye İl Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde koruma altında bulunan çocukların katılımıyla çilek hasadı etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte çocuklar, serada yetiştirilen çilekleri kendi elleriyle toplayarak üretim sürecini yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Doğayla iç içe geçen etkinlikte çocukların tarımsal üretime dair farkındalık kazanmaları hedeflendi. Etkinliğe Vali Mehmet Fatih Serdengeçti’nin yanı sıra Vali Yardımcısı Aziz Onur Aydın, Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürü Tolga Nacar ile Yağlı Tohumlar Araştırma Enstitüsü Müdürü Engin Gönen de katıldı. Protokol üyeleri çocuklarla birlikte serayı gezerek üretim alanlarını inceledi ve hasat heyecanına ortak oldu. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, serada çilek hasadına katılan koruma altındaki çocuklarla sohbet ederek doğa bilinci ve çevre duyarlılığı üzerine önemli mesajlar verdi. Çocuklara hitaben konuşan Serdengeçti, toprağın ve suyun yalnızca doğal kaynaklar olmadığını, aynı zamanda vatanın bir parçası olduğunu vurguladı. Vali Serdengeçti konuşmasında, “Toprağa ve suya ihtimam göstereceğiz ve çevreye duyarlı olacağız, öyle değil mi? Toprak ve su aynı zamanda ne demek? Vatan demek. Yani toprağa ve suya ihtimam gösterirsek vatanımıza da ihtimam göstermiş olacağız” ifadelerini kullanarak, çocuklara çevreyi korumanın aynı zamanda ülkeye sahip çıkmak anlamına geldiğini anlattı. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş da etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, tarımsal üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayarak, çocukların doğayla buluşmasının önemine dikkat çekti. Kolabaş, “Çocuklarımızın toprağı tanıması, üretimi yerinde görmesi ve emeğin nasıl bir değere dönüştüğünü deneyimlemesi bizim için çok kıymetli. Bu tür etkinlikler hem farkındalık oluşturuyor hem de geleceğin üretici bireylerine ilham veriyor” dedi.

İklim değişikliğine karşı dijital kalkan: Mersin Büyükşehir’den ‘Çevresin’ uygulaması Haber

İklim değişikliğine karşı dijital kalkan: Mersin Büyükşehir’den ‘Çevresin’ uygulaması

Mersin Büyükşehir Belediyesinin geliştirdiği ‘Çevresin’ mobil uygulaması, vatandaşların çevresel sorunları anlık bildirmesine imkan sağlarken, iklim değişikliğine karşı farkındalığı artırmayı hedefliyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğinin etkilerine karşı kent genelinde farkındalık oluşturmak ve vatandaşların sürece aktif katılımını sağlamak amacıyla önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen, Avrupa Birliği projesi ‘İklim Değişikliğine Uyum Hibe Programı’ dahilinde, ‘İklim Değişikliğine Adaptasyon İçin Harekete Geç’ projesi kapsamında geliştirilen ‘Çevresin’ mobil uygulaması, vatandaşların kullanımına sunuldu. Her yaş grubuna hitap edecek şekilde tasarlanan ‘Çevresin’ mobil uygulaması, yalnızca bilgilendirme sunan bir platform olmanın ötesine geçerek, kullanıcıların aktif katılımını teşvik eden zengin içerikler de barındırıyor. Uygulama, her yaş grubuna hitap eden zengin bir içerik sunuyor Uygulama içerisinde animasyon filmleri ile eğitici anlatımlar, oyunlar ile öğrenmeyi destekleyen içerikler, anketler ile kullanıcı görüşlerinin alınması, acil durum rehberleri ile kriz anlarında yol gösterici bilgiler, hava durumu ve aşırı iklim olaylarına yönelik uyarılar yer alıyor. Mobil uygulama içerisinde yer alan ‘Yeşil Uyarı’ butonu, vatandaşların çevresel sorunları hızlı ve kolay şekilde bildirebilmesine imkan sağlıyor. Kullanıcılar aşırı sıcaklık, sel riski, su taşkınları, çevre kirliliği veya iklim kaynaklı diğer olumsuzluklara ilişkin gözlemlerini anlık olarak iletebilecek. Bu sayede yerel yönetimlerin hızlı aksiyon almasına katkı sağlanırken, şehir genelinde erken uyarı mekanizması da güçlendirilmiş olacak. "Bu uygulamayla vatandaşlarımız, çevresel kötü etkileri bize anında bildirebilecek" Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığında görev yapan çevre mühendisi Serel Aşçıoğlu, ‘Çevresin’ uygulaması sayesinde vatandaşların çevresinde gördükleri çevresel kötü etkileri anında bildirebileceklerini belirterek, "Vatandaşlarımız, yetki alanımız dahilinde olan çevresel felaketleri, iklim değişikliği alanında yaşadıkları sıkıntıları veya iyi uygulamaları bize bu yolla bildirebilecekler. Uygulamamız içerisinde bir yeşil uyarı butonumuz bulunuyor. Buraya tıklayarak ileti yazabiliyorlar. İleti yazarken de bulundukları konum, fotoğraf veya video da ekleyebiliyorlar" dedi. Uygulamada, özellikle çocuklar için birçok eğitici içerik bulunuyor Uygulamanın içerisinde eğitici birçok içeriğin olduğunu da anlatan Aşçıoğlu, "Her yaş grubuna yönelik eğitici bilgiler, iklim değişikliğine adaptasyon için yapılabilecekler, iklim değişikliği hakkında gündelik hayatta karşımıza çıkan kelimelerin içerikleri ve eğitici videolar bulunuyor. Çocuklar ekrana baktıklarında, faydalı ve yararlı bilgilere erişsinler istiyoruz. Bu maksatla uygulama içerisinde çocuklara yönelik bilgilendirici sorularımız ve anketlerimiz de bulunuyor" diye konuştu.

TAKEP kapsamında soya hamlesi: 142 çiftçiye hibeli tohum desteği Haber

TAKEP kapsamında soya hamlesi: 142 çiftçiye hibeli tohum desteği

Soya fasulyesi, yüksek protein içeriği ve çok yönlü kullanım alanlarıyla hem insan gıdası hem de hayvancılık sektöründe önemli bir bitkisel kaynak olarak öne çıkıyor. Yağ sanayisinden yem üretimine, gıda ürünlerinden endüstriyel kullanımlara ve biyodizel üretimine kadar geniş bir yelpazede değerlendirilen soya, tarımsal üretimde stratejik ürünler arasında yer alıyor. Türkiye’de artan üretim ihtiyacı doğrultusunda soyanın ekim alanlarının genişletilmesi ve verimliliğin artırılması amacıyla çeşitli destek programları hayata geçiriliyor. Bu kapsamda Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKEP) çerçevesinde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan hibeli soya tohumu temini için Osmaniye’de program düzenlendi. Üretimi artırmayı ve atıl tarım arazilerinin değerlendirilmesini hedefleyen proje doğrultusunda gerçekleştirilen dağıtım töreni yoğun katılımla yapıldı. Törene Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, Vali Yardımcısı Aziz Onur Aydın, Adalet ve Kalkınma Partisi Osmaniye İl Başkanı Mehmet Sadi Binboğa, İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, il müdür yardımcıları, şube müdürleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, personel ve üreticiler katıldı. Programda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, soyanın bölge tarımı açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekerek, “İlimizde 2025 yılı verilerine göre 28.145 dekar alanda soya ekimi yapılmış ve yaklaşık 10 bin ton üretim elde edilmiştir. TÜİK verilerine göre Adana, Mersin ve Kahramanmaraş’ın ardından Türkiye’de 4. sıradayız. Dekara ortalama 350 kilogram verim alınan soya, ilimiz için hem ekonomik hem de stratejik açıdan önemli bir üründür” ifadelerini kullandı. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti ise soya üretiminin ülke ekonomisi ve tarımsal sürdürülebilirlik açısından kritik bir rol üstlendiğini vurgulayarak, sağlanan desteklerin üreticilere hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu. Program, konuşmaların ardından TAKEP kapsamında 142 çiftçiye toplam 38.450 kilogram hibeli soya tohumunun dağıtılmasıyla sona erdi.

Mersin’de iklim riskleri çalıştayda ele alındı Haber

Mersin’de iklim riskleri çalıştayda ele alındı

Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen 'CLIMAAX İklim Risk Analizi Çalıştayı’nda, şehrin 2050 vizyonu kapsamında karşı karşıya kalabileceği iklimsel riskler bilimsel veriler ışığında analiz edilerek çözüm yolları arandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen ‘Mersin CLIMAAX İklim Risk Analizi Çalıştayı’, kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştay çerçevesinde, kentin 2050 yılı hedefleri doğrultusunda ortaya çıkabilecek iklim riskleri bilimsel metodolojilerle masaya yatırıldı. Katılımcılar, etkinliğin sıradan bir toplantının ötesinde, Mersin’in iklim direncini artırmaya yönelik kolektif bir akıl platformu olduğunu vurgularken, paydaşların katkılarıyla şehrin savunma mekanizmalarının güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Çalıştayın açılış kısmında; Mersin’in iklim değişikliğiyle mücadele süreci, Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürlüğünün yürüttüğü stratejik çalışmalar ve projenin temel amaçları, İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürü Sinan Can tarafından bir sunumla paylaşıldı. Can'ın sunumunun ardından, çalıştayın bilimsel temelini oluşturan teknik analizler katılımcılara aktarıldı. CLIMAAX Projesi aracılığıyla elde edilen teknik veriler ve iklim modellemeleri, teknik ekipten Hakan Duman ve Tamer Atalay tarafından sunuldu. Programdaki teknik sunumlarda, CLIMAAX Projesi kapsamında ulaşılan veriler ve modellemeler detaylandırıldı. Uzmanlar, Mersin'in gelecekte karşılaşabileceği muhtemel riskleri ayrıntılı bir şekilde analiz etti. Teknik ekibin paylaştığı bilgiler, katılımcılar için kritik bir veri kaynağı oluşturdu. Çalıştayın ilerleyen saatlerinde, interaktif menti uygulaması kullanılarak katılımcıların görüşleri anlık olarak toplandı. Ardından gerçekleştirilen masa çalışmalarında, belirlenen öncelikli başlıklar üzerine derinlemesine tartışmalar yürütüldü. Moderatörler eşliğinde yapılan oturumlarda katılımcılar, 6 temel soru üzerinden analizler yaparak çözüm önerileri geliştirdi. Tüm görüş ve teklifler, hem dijital hem de fiziksel dokümanlarla kayıt altına alındı. Çalışmaların sonunda, her masadan seçilen temsilciler öne çıkan sonuçları kısa sunumlarla aktardı. Masalarda özellikle ‘Göreceli ve Tarımsal Kuraklık’, ‘Isı Dalgaları’, ‘Orman Yangınları’ ile ‘Aşırı Yağış ve Taşkınlar’ başlıkları ele alındı. "Projelerdeki ana tema, iklim değişikliğine uyum sağlayacak eylem planları geliştirmek" Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sinan Bayrakdar, açılış konuşmasında katılımcılara projeye ve çalıştaya sundukları destekler için teşekkür etti. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in selamlarını ve başarı dileklerini ileten Bayrakdar, "İklim değişikliği, her kesimin ve tüm insanların yaşamını doğrudan etkilemektedir. İklimi biz değiştiremediğimiz için iklim bizi değiştirmektedir. Bu değişim ölçüsünde bizim de uyum sağlamamız gerekiyor. Bu projelerin temel teması, iklim değişikliğine adaptasyon sağlamak ve kırılganlıklara karşı eylem planları üretmektir. Bu konuda değerli bir proje hayata geçti. Temennim, sonuçlarının ilimize ve bölgemize önemli katkılar sunması ve bundan sonraki benzer çalışmalar için bir ilham kaynağı olmasıdır" şeklinde konuştu. "Geçmişteki ve günümüzdeki verileri alarak, gelecekteki sorunları haritalandıracağız" İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürü Sinan Can, 'CLIMAAX Projesi’nin bir Avrupa Birliği (AB) Horizon Projesi olduğunu belirterek, projenin 2025 yılı Mart ayında başladığını ifade etti. Projenin 2 yıllık bir süreci olduğunu kaydeden Can, "Mersin’deki iklim değişikliğine yönelik kentsel ısı adası, aşırı yağışlar ve orman yangınları gibi temaları esas alan, bunların sayısallaştırılmasını ve haritalandırılmasını amaçlayan bir AB projesidir. Temel hedefimiz; kentimizdeki kuraklık, tarımsal kuraklık, aşırı yağış, sel ve orman yangınları gibi iklimsel sorunları ele alarak raporlamak, kentin çözüm önerilerini toplamak ve bunu uluslararası platformlara taşımaktır" dedi. "Farklı uzmanlık alanlarının aynı çatı altında toplanması çok önemli" İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Köksal Hazır, küresel ölçekte sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğinin kritik bir problem haline geldiğini vurgulayarak, "Bu alandaki çalışmalar ne kadar geniş tutulursa tutulsun yetersiz kalmaktadır. Zira iklimle, çevreyle ve çevresel değişimlerle ilgili çok ciddi kayıplar yaşanıyor. İnsanoğlunun bu duruma çok daha hızlı çözümler üretmesi şart" ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediyesinin böyle bir girişime imza atmasını çok kıymetli bulan Hazır, "Mersin Büyükşehir Belediyesinin iklim değişikliği için özel bir daire kurmuş olması, Mersin ve çevresi, hatta tüm Türkiye'nin faydalanabileceği bir veri tabanı oluşturması ve gelecek projeksiyonları yapması takdire şayandır. Bu çalışmalar sonucunda, bu öngörülere dayalı yeni projeler mutlaka gelecektir. Bunları çok kıymetli buluyorum. Geleceğe hazırlanmak hayati önem taşıyor. İklim değişikliğiyle ancak bu şekilde mücadele edilebilir. Artık bu gidişatı değiştirme şansımız kalmadı; bu nedenle iklimsel ve çevresel dönüşümlere uyum sağlamalıyız. Bu uyum süreci adına çok faydalı bir çaba sarf ediliyor" dedi. Çalıştay süresince üretilen fikirler, eylem planları ve stratejik teklifler, kapsamlı bir ‘Çalıştay Sonuç Raporu’na dönüştürülerek tüm ilgili paydaşlarla paylaşılacak.

Ormanlarda kuraklığa karşı 'acil eylem planı' devrede Haber

Ormanlarda kuraklığa karşı 'acil eylem planı' devrede

Hatay Orman Bölge Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü üst yönetimini ağırladı. Genel Müdür Yardımcısı Salih Çetiner başkanlığındaki heyet, bölge müdürlüğünde yürütülen çalışmaları yerinde incelemek ve özellikle kuraklığa bağlı orman kurumalarına yönelik uygulamaları değerlendirmek üzere Hatay’a ziyaret gerçekleştirdi. Hatay Orman Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda düzenlenen kapsamlı değerlendirme toplantısında, son dönemde artan kuraklık etkileri, sahadaki mevcut durum ve alınan önlemler görüşüldü. Toplantıya, Orman Zararlıları ile Mücadele Daire Başkanı Sabri Kızılkaya, Şube Müdürü Akın Emin, İşletme Pazarlama Daire Başkanı Reşat Benli, Silvikültür Daire Başkanı Rıdvan Çörtü, Orman İdaresi Planlama Daire Başkanı Güven Gültekin, Amenajman Denetim Başmühendisleri Efkan İsak ve Cahit Şahin, Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Başmühendis Fatih Aytar ile Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Bitki Sağlığı Kliniği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Şener Kurt’un yanı sıra bölge müdür yardımcıları, şube müdürleri ve işletme müdürleri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Hatay Orman Bölge Müdürü İlkay Günay, kuraklığa dayalı kurumalarla ilgili mevcut tabloyu ortaya koyan bir sunum gerçekleştirdi. Günay, özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcaklık değerleri ve azalan yağış miktarının, bazı meşcere tiplerinde stres faktörünü artırdığını belirterek, sahada yürütülen tespit, müdahale ve rehabilitasyon çalışmalarına ilişkin detaylı bilgi paylaştı. Günay, riskli alanların önceliklendirildiğini, zararlı organizmalarla mücadelede entegre yöntemlerin benimsendiğini ve gençleştirme faaliyetlerine hız verildiğini ifade etti. Orman Genel Müdür Yardımcısı M. Salih Çetiner ise yaptığı değerlendirmede, kuraklığa bağlı kurumaların yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte ormancılık sektörünün karşı karşıya olduğu önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti. Genel ormancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Çetiner, Hatay’daki çalışmaların koordinasyon ve ekip ruhu açısından örnek teşkil ettiğini belirterek, “Yeni kurulan bir bölge müdürlüğü olmasına rağmen Hatay teşkilatının kısa sürede güçlü bir organizasyon yapısı oluşturması sevindirici. Emeği geçen personele teşekkür ederim” dedi. Toplantı süresince teknik ve bilimsel temelli tedbirler ayrıntılı biçimde ele alındı. Uzman heyet tarafından, erken uyarı sistemlerinin etkin kullanımı, amenajman planlarının iklim projeksiyonları doğrultusunda güncellenmesi, su tutma kapasitesini artırıcı silvikültürel uygulamalar ve zarar görmüş alanlarda hızlı rehabilitasyon programlarının uygulanması gibi başlıklarda görüş alışverişinde bulunuldu. Uygulamada karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri de değerlendirilerek kısa, orta ve uzun vadeli bir yol haritası oluşturuldu. Toplantının ardından arazi çalışmalarına geçilerek, kurumaların yoğunlaştığı sahalarda fiili durum yerinde incelendi. Teknik ekip tarafından yapılan gözlem ve analizler doğrultusunda hızlı ve etkin bir çalışma programı hazırlanarak uygulamaya alınması kararlaştırıldı. Hatay Orman Bölge Müdürü İlkay Günay, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede, “Kuraklık kaynaklı kurumalarla mücadelede bilimsel veriler ışığında, planlı ve kararlı bir şekilde hareket ediyoruz. Genel Müdürlüğümüzün desteği, daire başkanlarımızın katkıları ve sahadaki ekiplerimizin özverili çalışmalarıyla ormanlarımızı koruma ve gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarma sorumluluğumuzu en güçlü şekilde yerine getireceğiz. Hatay’da ormancılığı daha dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımız aralıksız sürecek” ifadelerini kullandı.

İsveç Başkonsolosu Hernmarck, Ahşap ve Enerji Tasarruflu Projeleri inceledi Haber

İsveç Başkonsolosu Hernmarck, Ahşap ve Enerji Tasarruflu Projeleri inceledi

Adana Orman Bölge Müdürlüğü sorumluluk sahasında sürdürülen çevreci ve yenilikçi kamu yatırımları kapsamında, İsveç İstanbul Başkonsolosu Karin Hernmarck ile Orman Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Salih Çetiner, yapımı devam eden projelerde incelemelerde bulundu. Heyet, ahşap taşıyıcı sistemle inşa edilen, düşük maliyetli, enerji tasarruflu ve ekolojik özellikler taşıyan hizmet binaları ile lojman projelerini yerinde değerlendirmek üzere Kadirli Orman İşletme Müdürlüğü ve Osmaniye Orman İşletme Müdürlüğü yerleşkelerinde teknik incelemeler gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında Bölge Müdür Yardımcısı Köksal Kaya tarafından projelerin mevcut durumu, fiziki gerçekleşme oranları ve planlanan iş takvimine ilişkin ayrıntılı bir brifing sunuldu. Ahşap yapı teknolojisinin kamu yatırımlarında uygulanmasına yönelik çalışmaların çevresel sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve maliyet etkinliği açısından önemli kazanımlar sağlayacağı ifade edildi. Saha incelemeleri ve teknik değerlendirmeler sonucunda projelerin, sürdürülebilir kamu yapıları açısından örnek teşkil edecek nitelikte olduğu vurgulandı. Ayrıca projelerin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediği belirtilerek, emeği geçen teknik ekip ve saha personeline teşekkür edildi. Adana Orman Bölge Müdürü Tahsin Etli ise yaptığı değerlendirmede, “Bölgemizde hayata geçirilen bu projeler, hem doğayla uyumlu yapılaşma anlayışını güçlendirmekte hem de kamu kaynaklarının verimli kullanılmasına katkı sunmaktadır. Ahşap taşıyıcı sistemli, enerji tasarruflu ve ekolojik nitelikli hizmet binalarımızın tamamlanmasıyla birlikte, sürdürülebilir ormancılık vizyonumuza yakışır örnek tesisleri vatandaşlarımızın ve personelimizin hizmetine sunacağız” ifadelerini kullandı.

Artan girdiler üretimden uzaklaştırıyor, çiftçi 2026’ya umutla girmek istiyor Haber

Artan girdiler üretimden uzaklaştırıyor, çiftçi 2026’ya umutla girmek istiyor

Türkiye’de tarımsal üretim yapan çiftçiler ve bahçe sahipleri, 2026 yılına hem belirsizlik hem de temkinli bir umutla giriyor. Son yıllarda art arda yaşanan iklim dalgalanmaları, düzensiz yağışlar ve uzun süren kurak dönemler üretim planlarını altüst ederken, özellikle açık alanda üretim yapan çiftçiler ciddi verim kayıplarıyla karşı karşıya kaldı. Bahçe sahipleri ise meyve ağaçlarında yaşanan çiçeklenme sorunları ve don riski nedeniyle ciddi kayıplar yaşadı. Üreticinin bir diğer temel sorunu ise artan maliyetler oldu. Gübre, mazot, ilaç ve sulama giderlerinde yaşanan yükseliş, 2026 öncesinde ekim alanlarının belirli bir oranda daralmasına yol açtı. Birçok çiftçi, maliyetleri karşılayamadığı için ya üretimi azaltma yoluna gitti ya da borçlanarak sezona hazırlanmak zorunda kaldı. Özellikle küçük ölçekli çiftçiler için finansmana erişim her geçen gün zorlaşırken, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik tartışmaları yeniden gündeme geldi. Bahçe tarımıyla uğraşan üreticiler de benzer sıkıntılar yaşadı. Meyve ve sebze üretiminde iklim kaynaklı hastalıkların artması, rekolteyi doğrudan etkilerken, ürün kayıplarına karşı yeterli sigorta desteğinin olmaması üreticinin riskini büyüttü. 2026 yılı beklentileri arasında, planlı üretim, güçlü destekleme politikaları ve su yönetiminde daha etkin adımlar atılması öne çıktı. "DESTEKLERİN ZAMANINDA VE GÜNÜN KOŞULLARINA UYGUN VERİLMESİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR" iYüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2026 yılına girerken üreticilerin yaşadığı tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Çiftçimiz son birkaç yıldır hem iklimle hem de maliyetlerle mücadele ediyor. 2025’te yaşanan sıkıntılar, 2026’ya daha temkinli girmemize neden olacak. Üreticimiz üretmek istiyor ama önünü de görmek istiyor. Özellikle girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve desteklerin zamanında ve günün koşullarına uygun verilmesi hayati önem taşıyor. Son iki yıldır sabit olan Ziraat Bankası kredi limitlerinin de artırılması gerekiyor.” Doğan, beklentilere de dikkat çekerek şunları söyledi: “2026’nın, tarımda yeniden nefes alınan bir yıl olmasını istiyoruz. Çiftçinin emeğinin karşılığını alabildiği, planlı üretimin öne çıktığı ve gençlerin tarımdan kopmadığı bir yapı şart. Yüreğir’de ve bölgemizde üreticimizin sesi olmaya devam edeceğiz. Çiftçi ayakta kalırsa üretim sürer, üretim sürerse ülke kazanır.”

Doğanın sessiz mirası yeniden yeşeriyor: Feke’de sedir seferberliği Haber

Doğanın sessiz mirası yeniden yeşeriyor: Feke’de sedir seferberliği

Adana’nın Feke ilçesinde, sedir ormanlarının geleceğini güvence altına almayı hedefleyen önemli bir çalışma hayata geçirildi. Feke Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yürütülen ve 2025 yılı tabii tensil programı kapsamında planlanan uygulama çerçevesinde, Maran Orman İşletme Şefliği sorumluluk sahasında karpelli sedir tohumları toprakla buluşturuldu. Gerçekleştirilen programa Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarının amirleri ve orman teşkilatı personeli katıldı. Çalışmalar, sedir ormanlarının doğal süreçler esas alınarak yenilenmesini sağlamak, ekosistemin devamlılığını güçlendirmek ve biyolojik çeşitliliği korumak amacıyla yürütüldü. Yetkililer, tabii tensil yönteminin hem orman sağlığı hem de uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Adana Orman Bölge Müdürü Tahsin Etli, sedir ormanlarının bölge için taşıdığı stratejik öneme vurgu yaparak şunları söyledi: “Sorumluluk sahamızda atılan her tohum, yarın çocuklarımıza bırakacağımız sağlıklı ormanların teminatıdır. Doğal gençleştirme çalışmalarıyla hem sedir ormanlarımızı koruyor hem de doğanın kendi dengesini destekliyoruz. Amacımız, ormanlarımızı yalnızca bugüne değil, gelecek nesillere de güçlü ve sürdürülebilir bir şekilde aktarmaktır.”

Üreticinin alın teri lisanslı depoculukla korunuyor Haber

Üreticinin alın teri lisanslı depoculukla korunuyor

Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, lisanslı depoculuk faaliyetlerinin yerinde değerlendirilmesi amacıyla saha ziyaretlerini sürdürüyor. Bu kapsamda İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, İl Müdür Yardımcısı Süleyman Yıldırım ve Şube Müdürü İsmail Karamehmetoğlu, merkeze bağlı lisanslı depoculuk işletmesi Umut LİDAŞ’ta incelemelerde bulundu. Gerçekleştirilen ziyaret sırasında işletmenin mevcut kapasitesi, ürün kabul süreçleri, depolama koşulları ve teknik altyapısı detaylı şekilde incelendi. Lisanslı depoculuğun tarımsal üretimde kaliteyi artırma, ürün kayıplarını azaltma ve çiftçiye finansmana erişim imkânı sunma yönündeki katkıları ele alındı. Yetkililer, sistemin bölge çiftçisi açısından sağladığı avantajlar ile bu katkıların daha da geliştirilmesine yönelik yapılabilecek çalışmalar hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. İncelemelerin ardından değerlendirmelerde bulunan Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, lisanslı depoculuğun tarım sektöründeki önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Lisanslı depoculuk sistemi, üreticimizin emeğinin değer bulması ve ürünlerin sağlıklı koşullarda muhafaza edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Çiftçilerimizin hasat sonrası ürünlerini güvenle depolayabilmesi, piyasa koşullarını takip ederek daha avantajlı zamanda satış yapabilmesi tarımsal sürdürülebilirlik adına son derece kıymetlidir. Bakanlığımızın politikaları doğrultusunda lisanslı depoculuğun ilimizde yaygınlaşması ve etkinliğinin artırılması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.