#Takı

İLKHABER-Gazetesi - Takı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Takı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diyarbakır'ın tescilli "hasır bileziği" erkekler için uyarlandı Haber

Diyarbakır'ın tescilli "hasır bileziği" erkekler için uyarlandı

Takı tasarımcısı Fırat Ekinci, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanlığının desteğiyle "Geleneksel el sanatı ustalarının zanaatlarını icra edebileceği ve ürünlerinin satışını yapabileceği alan" olarak kiraladığı tarihi surların 47 numaralı burcunda "Diyarbakır Hasır Evi ve El Sanatları Atölyesi"ni açtı. Çoğunluğu kadınlardan oluşan ustalar, yerli ve yabancı ziyaretçilerin çalışmaları izleyebilmesine imkan sunacak şekilde tasarlanan atölyede, başta kentin geleneksel el sanatlarından tescilli hasır bileziği ve kişnişli kolye olmak üzere çeşitli takılar üretiliyor. Ekinci, atölyeyi ziyaret eden bir arkadaşının önerisi üzerine yüzyıllardır kadınların gözde takısı olan ve el emeğiyle hazırlanan tescilli hasır bileziğini erkekler için de üretmeye başladı. "DİYARBAKIR HASIRININ ÖZELLİĞİ YAKLAŞIK 500 YILDIR AYNI TEKNİKLE ÜRETİLİYOR OLMASI" Fırat Ekinci, 30 yıldır çalıştığı kuyumculuk sektöründe altın takı tasarımı ve üretimi yaptığını söyledi. Yaklaşık 4 ay önce kente özgü el işçiliğiyle üretilen takıların yeniden canlandırılması ve turizme kazandırılması amacıyla "Hasır Evi"ni açtıklarını anımsatan Ekinci, atölyeyi ziyaret edenlerin hasır bileziğinin üretimini izleyebildiğini belirtti. Diyarbakır'ın turistlerin yoğun şekilde ziyaret ettiği bir şehir olduğuna dikkati çeken Ekinci, "Daha önce atölyelerimiz gizli kapalı yerlerdeydi, bodrum ya da binaların üst katlarındaydı. İnsanlar bu emeği, işçiliği görmüyordu. Ziyaretçilerin kentin el sanatlarını da görmelerini istedik. İnsanlar atölyeyi gezebiliyor, el işçiliğini birebir görebiliyor. Diyarbakır hasırının özelliği yaklaşık 500 yıldır aynı teknikle üretiliyor olması." ifadelerini kullandı. Ekinci, şöyle konuştu: "Gelen yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekiyor ve mutlu oluyorlar. Hem ürünün bitmiş halini hem de işçiliği görebiliyorlar. Kentin tanıtımına katkımız olduğu için ayrıca mutlu oluyoruz. Bilezikler ulaşılabilir olsun diye altın yerine gümüşü tercih ettik. Çok talep var, günübirlik gelenler sipariş veriyor, biz daha sonra adreslerine gönderiyoruz." "YAKLAŞIK 35 SİPARİŞİMİZİ TESLİM ETTİK" Çok sayıda denemenin ardından hasırı yeni bir tasarımla erkekler için uyarladıklarını dile getiren Ekinci, kendisinin de hasır bileziği taktığını, kullananların da çok memnun olduğunu anlattı. Erkek hasırını biraz daha rahat tasarladıklarını ifade eden Ekinci, şunları kaydetti: "Kasnak değil, deri hissiyatı vermesi ve kolda hareket kabiliyetinin yüksek olması gerekiyordu. Bunun için çok uğraştık ve bir formül geliştirdik. Erkek bileziğindeki örgünün yumuşak olabilmesi için tel sayısını artırdık. Kadın hasırında yaklaşık 150, erkek hasırında yaklaşık 250 tel var. (Erkek hasırı) Daha hareketli ve yumuşak olabilsin diye hem telleri incelttik hem de tel sayısını artırdık. Bir usta, kadınlar için hasırı bir günde bitirebiliyor ama erkek hasırını 1,5 günden daha erken bitiremiyor. Diyarbakır'ın tescilli hasırının toka kısmında güneş motifi var. Erkek hasırında bu kısımda farklı bir toka seçimi yaptık. Müşteriler bu kısım üzerinde figürler istedi. Müşteriler, kedi, köpek, çocuklarının doğum tarihinin toka kısmına işlenmesini istiyor. Bu talepleri yerine getiriyoruz. Şu ana kadar yaklaşık 35 siparişimizi teslim ettik. Elimizde de yaklaşık 8 siparişimiz var. Bunu 14 ayar beyaz altın olarak da üretmeye başlayacağız. Bu yönde sipariş aldık. Erkekler şu an için gümüş tercih ediyor. Sosyal medya hesaplarımızdan bu ürünü görenler talep ediyor. Bir haftada ürünü müşterilere ulaştırıyoruz. Şu ana kadar il dışına üç ürün gönderdik." "ERKEK HASIRININ RAĞBET GÖRECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM" Kentte 12 yıldır kuyumculuk yapan Mehmet Narin de Ekinci'nin paylaşımıyla beğendiği takıyı kendisi ve kızı için sipariş verdiğini söyledi. Hasırın takı olarak kadınların ilk tercihi arasında yer aldığını belirten Narin, "Hem motif hem de isim işlenebilen erkek hasırının rağbet göreceğini düşünüyorum. Ben de 'eşine hasır bilezik alana, erkek hasırı bedava' diye bir kampanya başlattım. Kampanyamız bir haftadır devam ediyor." dedi. Mustafa Vural da erkekler için üretilen hasırı tasarımcı Ekinci'nin kolunda gördüğünü anlattı. Takı sevmediğini fakat Diyarbakır'a özgü bir takı olduğu için hasırın hoşuna gittiğini kaydeden Vural, "Bileklik gibi görünüyor. El işçiliği olduğu için daha anlamlı oluyor. Kolumda gören arkadaşlarım beğendi, onlar da sipariş verdi. Eşinin, çocuğunun ya da çalıştığı firmanın ismini yazanlar oldu." diye konuştu.

Hem şıklığı ile hem de şifasıyla doğal taştan yapılan takılar göz kamaştırıyor Haber

Hem şıklığı ile hem de şifasıyla doğal taştan yapılan takılar göz kamaştırıyor

Binlerce yıldır farklı medeniyetlerde şifa kaynağı olarak kullanılan doğal taşlar, günümüzde hem estetik hem de sağlık açısından rağbet görüyor. Adana’nın tarihi Büyük Saat çevresinde el yapımı doğal taş takıları satan Ayşe T, özellikle ametist, akuamarin ve turmalin gibi taşların stres, migren ve enerji dengesi üzerinde olumlu etkileri olduğunu söyledi. “Doğal taşlar sağlık konusunda önemli bir yere sahip” Yeraltından çıkarılan doğal taşların atölyelerde işlenerek takı haline getirildiğini söyleyen Ayşe T, “Yeraltından çıkarılan akik, ematis, hintaki, kaplan gözü, mercan ve firuze gibi taşlar atölyelerde işlendikten sonra takı haline getirilip satışa sunulmaktadır. Bu taşların stres, migren ve kan dolaşımı gibi sağlık sorunlarına iyi gelir. Örnek vermek gerekirse, Ametist taşı sakinleştirici bir yapısı olup stresin azaltılmasına yardımcı olur ve huzur verici bir etkiye sahiptir. Uyku sorunlarıyla mücadelede etkilidir ve zihinsel açıklık sağlar. hayatınıza yeni aşkı çekmek için kullanabilirsiniz. Akuamarin, sakinlik ve denge enerjilerini taşır. Söz konusu olduğunda yaratıcılığı teşvik eder ve iç huzuru artırır. Turmalin, elektromanyetik radyasyona karşı koruyucu bir taştır. Dengeli bir enerji akışını teşvik eder ve negatif düşünceleri engeller” şeklinde konuştu.

Dünyanın en eski aşıklarının takıları Mardin’de sergileniyor Haber

Dünyanın en eski aşıklarının takıları Mardin’de sergileniyor

Adnan AVUKA MARDİN (İLKHABER) - Mardin’in Dargeçit ilçesi Ilısu Barajı kurtarma kazıları kapsamında Boncuklu Tarla yerleşiminde M.Ö. 8 bin 200 yıllarına tarihlenen bir mezarda biri kadın biri erkek iki yetişkinin üzerinden çıkan takılar Mardin Müzesinde boncuklu tarla vitrininde sergileniyor. Ilısu Barajı Kurtarma kazıları kapsamında Boncuklu Tarla yerleşiminde MÖ 8200-7500 yıllarına tarihlenen bir mezarda biri kadın biri erkek iki yetişkinin üzerinden takılar çıktı. Yoğun olarak ele geçen kolyeler, kemerler ve kemer tokaları, kemik kakmalı süs eşyaları, düğmeler, küpeler ve diğer küçük süs eşyaları yerleşim yerinde Neolitik Dönemde yaşamış olan toplulukların din-inanç, estetik, ölüm, öteki dünya gibi inanç gelenekleri ile ilgili bilgiler de veriyor. O dönem boncuk yapımında serpantin, kireçtaşı, klorit, kumtaşı, kemik, obsidiyen, fosfat, turkuaz, bakır, malakit ve değişik çay taşları kullanıldığı tespit edildi. Boğa başı, geyik, leopar, yaban keçisi biçiminde, gerçekçi hatlarla biçimlendirilmiş boncuklar (pendant) ile yılan, kuş ve akrep biçimli diğer buluntular, sembolik, ritüel, inançsal ve estetik işlevleri oldukları düşünülüyor. Boncuklu Tarlada ele geçen hayvan biçimli ve insan biçimli boncuklar, Yakındoğu’da birçok Neolitik Dönem yerleşiminde ele geçen insan figürinleri/heykelleri, hayvan figürinleri/heykelleri, figürlü taş objeler, boyalı veya figürlü kemik plaklar, taş vazolar üzerinde işlenen motiflerle hem görsel hem de sanatsal yönleriyle benzer özellikler gösteriyor. Ayrıca Çanak Çömlek öncesi Neolitik Döneme tarihlenen ve tamamı mermerden yapılmış 10’dan fazla kemer tokası bulundu. Çeperinde birkaç adet deliği olan kemer tokalarından biri mezardaki iskeletin pelvis bölgesinde insitu açığa çıkartıldı. Kemik plaklardan birinin üzerine yapılmış iki örümcek motifi, Yakındoğu Neolitik Dönem için ilk örnek olurken, söz konusu motifler kemik plak üzerine kazılmış olan iki örümcek motifinin (kakma yuvalarının), yeşilimsi taşlara (malakit ve fosfat) kakma tekniğiyle yapıştırılmasıyla üretildiği ortaya çıktı. Mardin Müzesinde bulunan dünyanın en eski aşıklarının üzerinden çıkan takıların günümüzden 12.000 yıl öncesine ait olduğunu dile getiren Müze Müdürü Nihat Erdoğan, “Boncuklu Tarla bu süreç içindeki ölü gömme adetleri ile beraber ilk yerleşik hayata geçişin bulunduğu bir alan. Kuzey Mezopotamyanın en eski neolitik yerleşim yerlerinden bir tanesi boncuklu tarla. Bu alandaki kazı çalışmalarında avcı toplayıcılıktan artık Üretici hayata geçen ve organize bir köy hayatına geçişin bulunduğu bir alanı görüyoruz” diye konuştu. Herkesi Mardin Müzesi’nde sergilenen eserleri görmeye davet eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü; “Ilısu barajı kurtarma kazıları kapsamında kazıların yürütüldüğü boncuklu tarlada ilk defa o yerleşik hayata geçişin organize bir şekilde konutların inşa edildiğini görüyoruz. Depo sulama alanları, organize köy hayatının oluştuğunu, yuvarlak planlı ev tipolojisini kare planlı ev tipolojisine geçtiklerini görüyoruz.  Çanak-çömleksiz neolitik dönem dediğimiz ilk yerleşik hayata geçişin başladığı kuzey Mezopotamya’nın Dicle vadisinde Boncuklu tarlada kazı çalışması yaptık. Bu alan aslında yerleşik hayata geçişin ilk örneklerindendir. İlk ev topolojisi tahıl ambarlarının kurulduğu ilk organize köy hayatının yaşandığı bir alan. Burada da evlerin diplerini ana rahmi gibi bir gömme geleneği görüyoruz. Yeniden doğuşun inancıyla ve takılarla birlikte insanların öbür dünyaya uyguladığını görüyoruz. Eski aşıklarımız yüz yüze takılarıyla birlikte açığa çıkarıldı. Günümüzden 10 bin, 12 bin yıl öncesine ait bu aşıklar bu çift en eski bilinen aşıklar olarak bilinir. Aşkın doğduğu coğrafya aşkın doğduğu Mezopotamya aşkta doğmuş ve yerleşik hayata birlikte hikayesiyle gelmiş. Bu takılarda bir sosyal statü tılsım ve benzeri şeyler için de kullanılıyor. Çok büyük bir takı üretim merkezi aslında bu. Takıların bu kadar teknolojik olarak üretilmiş olması ve günümüze kadar takının serüveninin gelmesi önemlidir. Mardin Müzesi olarak kendi coğrafyamızdaki bütün o kültürel serüveni ziyaretçiye açıyoruz. Herkesi müzemize, o tarihi eserleri görmeye bekliyoruz”

400 bin TL değerindeki düğün takılarının olduğu çantayı unutup gittiler Haber

400 bin TL değerindeki düğün takılarının olduğu çantayı unutup gittiler

(İLKHABER)- Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz günlerde Bursa'da düzenlenen düğün töreni ile hayatlarını birleştiren Haydar ve Yasemin Bayer çifti, tatil için Muğla'nın Marmaris ilçesini seçti. Kendilerinden kısa bir süre önce evlenen damat Haydar Bayer'in kuzeni ve kuzeninin eşi ile birlikte yola çıkan genç çift, Aydın-Muğla karayolu üzerinde bulunan bir akaryakıt istasyonunda kahve molası verdi. Damat Bayer istasyonun market kısmından kahve aldığı sırada içerisinde yaklaşık 400 bin TL değerindeki düğün takılarının ve cüzdanlarının bulunduğu çantayı kahve makinesinin yanında unuttu. Kahvelerini yudumladıktan sonra yollarına devam eden çiftin unuttuğu çantayı istasyonda 11 yıldır pompa görevlisi olarak çalışan 51 yaşındaki Mehmet Yiğit buldu. Çantanın içerisinde yüklü miktarda altın bulunduğunu fark eden Yiğit, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine akaryakıt istasyonuna gelen polis ekipleri çantanın sahibine ulaştı. Marmaris'e varmak üzereyken aldıkları telefon ile şok olan genç çift istasyona geri dönerek altın dolu çantalarını polis ekiplerinden teslim aldı. Genç çift, pompa görevlisi Yiğit'e dikkatli ve duyarlı davranışından dolayı teşekkür edip, kendisini ödüllendirerek günün anısına selfie çekti. "Telefon şakası sandık" Polis ekipleri kendilerini aradıklarında çok şaşırdıklarını ve arkadaşlarının kendilerine telefon şakası yaptığını düşündüklerini ifade eden Haydar Bayer'in kuzeni 26 yaşındaki Halil Özçelebi, "Kuzenimle yakın tarihlerde evlendik. Biz 1 hafta onlar da 2 günlük evliler. Birlikte Marmaris'e tatile gitmek için yola çıktık. Burada da bir kahve içmek için mola verdik. Kahvelerimizi aldıktan sonra istasyondan ayrıldık. Aradan bir saat geçtikten sonra kuzenimin telefonu çaldı. 'Neredesiniz? Yanınızda kim var' diye sorular sorulunca biz önce telefon şakası sandık. Sonra çanta sorulunca donup kaldık. Baktık ki çanta yok. Takılar akaryakıt istasyonunda kalmış. Sonrasında geri döndük ve çantalarını eksiksiz şekilde teslim aldılar. Abimiz gerçekten dürüst bir insanmış hemen polisi aramış. Teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu zamanda dürüst insan bulmak çok zor" Akaryakıt istasyonu görevlisinin dikkati sayesinde çantasına kavuşan 33 yaşındaki damat Haydar Bayer ise, "Yolculuk sırasında çok sıcaklamış ve yorulmuştuk. Akaryakıt istasyonundan kahve almak için girdik. Çantayı kahve makinesinin önüne bıraktım. İçeride biraz dolaştık ve serinledik. Hesap ödemeye geldiğimizde bir anlık dalgınlıkla çantayı arabada unuttuğumu sanıp ödeyemedim. Hesabı kuzenim ödedi. Ama çanta akaryakıt istasyonunda kalmış. Bulan abimize teşekkür ediyorum. Bu zamanda dürüst insan bulmak çok zor" dedi. "Hayatımız boyunca bugünü unutmayacağız" Polis ekipleri kendilerini aradıklarında çok şaşırdıklarını ve paniklediklerini ifade eden 30 yaşındaki gelin Yasemin Bayer, "Hayatımızın en unutulmaz molası oldu. Evlilik cüzdanını özellikle hep yanında taşıyordu hatta sürekli bunun lafını yapıyorduk. Eşim çantayı akaryakıt istasyonunda unutmuş. Keşke çantasını taşısaydı da evlilik cüzdanımız kalsaydı" diyerek kahkahaya boğuldu. "Bugüne kadar bulduğumuz maddi değeri en yüksek eşya oldu" Uzun yıllardır akaryakıt istasyonunda çalıştığını ve bugüne kadar nadiren de olsa istasyonda değerli eşya unutulduğunu ancak bulduğu son çantanın maddi değeri en yüksek çanta olduğunu söyleyen pompa görevlisi Mehmet Yiğit ise, "11 yıldır burada çalışıyorum. Bugün gene rutin işimizi yaparken kahve makinesinin olduğu yerde bir çanta olduğunu fark ettim. Unutulmuş olduğunu düşünerek sahibine ulaşmak adına içerisini açtım. İçerisinde yüklü miktarda altın ve cüzdan vardı. Burada bu tür şeyler arada sırada oluyor, müşterilerimiz kıymetli eşyalarını unutabiliyorlar. Şimdiye kadar unutulanların arasında en çok çantanın içerisindeki maddi anlamda en fazla olandı. Hemen her zaman bulduğumuz eşyalarda olduğu gibi 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradım. Polis ekipleri geldi. Ekipler sağ olsunlar hemen geldiler ve içerisindeki bilgilerden şahıslara ulaştılar. Onlar da geldi ve çantalarını teslim aldı. Yeni evlilermiş, zararları olmadan teslim edilmesi beni de çok mutlu etti" diye konuştu. Genç çift pompa görevlisi Yiğit'e dikkatli ve duyarlı davranışından dolayı teşekkür edip, kendisini ödüllendirerek tekrar Marmaris'in yolunu tuttu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.