#Tanju Özcan

İLKHABER-Gazetesi - Tanju Özcan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanju Özcan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

A101'den Tanju Özcan açıklaması: Şirketimiz tarafından yapılmış bir şikayet bulunmamaktadır Haber

A101'den Tanju Özcan açıklaması: Şirketimiz tarafından yapılmış bir şikayet bulunmamaktadır

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın tutuklanmasıyla sonuçlanan soruşturma sürecinde, şikayetçi taraflar arasında gösterilen perakende devi A101'den kritik bir açıklama geldi. Şirket, kamuoyunda infial yaratan iddiaların aksine, mevcut hukuki süreçte doğrudan bir müdahil olmadıklarını vurguladı. A101'DEN RESMİ YALANLAMA Son günlerde medya mecralarında yayılan haberlerde, Tanju Özcan'ın tutuklanmasına gerekçe gösterilen şikayetlerin altında A101 imzasının da bulunduğu iddia edilmişti. Konuya ilişkin kurumsal bir açıklama yayımlayan perakende zinciri, bu dezenformasyonun önüne geçmek adına bilgilendirme yaptı. Şirket tarafından yapılan resmi duyuruda şu ifadelere yer verildi: "Son dönemde bazı mecralarda, A101'in Tanju Özcan hakkında şikayette bulunduğu yönünde iddialar yer aldığı görülmektedir. Konu hakkında kamuoyunu bilgilendirme gereği doğmuştur. Şirketimizin mevcut soruşturma kapsamında herhangi bir şikayeti bulunmamaktadır. Ancak bir çalışanımızın, başka bir market zincirinde çalıştığı döneme ilişkin şirketimizi bağlamayan ve detaylarını bilmediğimiz beyanlarıyla ilgili olarak da gerekli inceleme yürütülmektedir." ÇALIŞANIN ESKİ BEYANLARI İÇİN İNCELEME BAŞLATILDI Söz konusu açıklamada, soruşturma dosyasındaki kafa karışıklığının bir şirket çalışanının geçmişteki iş deneyimlerine dayanabileceğine dikkat çekildi. A101 yönetimi, personelin başka bir market zincirinde görev yaptığı döneme ait ifadelerinin kurumsal bir bağlayıcılığı olmadığını, ancak konunun titizlikle incelendiğini belirtti. Türkiye'nin en geniş perakende ağlarından biri olarak toplumsal hassasiyetlere ve hukuki normlara önem verdiklerini ifade eden A101, sürecin takipçisi olduklarını bildirdi. Şirket açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Gündeme gelen gelişmeleri kamuoyuna yansıdığı kadarıyla takip etmekteyiz. A101 olarak Türkiye'nin en yaygın perakende zincirlerinden biri olmanın sorumluluğuyla içinde bulunduğumuz topluma saygı, yasalara uyum ve dayanışma ihtiyaçlarına duyarlı bir inançla çalışmaya devam edeceğiz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."

Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Tanju Özcan’ın ifadesi açıklandı Haber

Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Tanju Özcan’ın ifadesi açıklandı

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen 'irtikap' soruşturması kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Özcan, marketlere yönelik denetimlerin rutin olduğunu belirterek, "İcbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam, yazılı bir teklif mektubu sunmam" dedi. "BEN BU ŞİRKETİN DE HERHANGİ BİR KADEMESİNDE GÖREVLİ DEĞİLİM" Vakfın kuruluş sürecini anlatan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Bolu'yu Seviyorum Vakfı (BOLSEV) benim başkanlığını yaptığım, mahkeme kararı ile kurulmuş bir vakıftır. Bolu'yu Seviyorum Eğitim Ticaret A.Ş. bu vakfın iştirakidir. Bu anonim şirketinin yönetim kurulu başkanı ben değilim. Bolu Bel A.Ş. ise bunlardan farklı olup, yüzde 100'ü belediyeye ait olan bir şirkettir. Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim. 2024 yılında BOLSEV adında bir vakıf kurduk, o dönem vakfın kurulması için mahkeme kararı bekleniyordu. Vakıf kurmamızın amacı Bolu ilindeki fakir ailelere, öğrencilere ve engelli vatandaşlara ve yatalak hastalara yardım yapma amacıydı. Nihai amacı ise büyük bir huzurevi yapmak idi. Bilboardlar aracılığı ile halka da çağrıda bulundum. Bolu'nun ileri gelenlerinden, maddi olarak kazancı yüksek olan şirketlerden, hayırsever olduğunu bildiğimiz kişilerden bu vakfa yardımda bulunmalarını istedim" dedi. "‘ARKADAŞLAR BİZ BU BEDELİ ALACAĞIZ, YA SEVE SEVE VERECEKSİNİZ YA DA..... VERECEKSİNİZ' ŞEKLİNDE HERHANGİ BİR SÖYLEMİM OLMADI" Hakkındaki suçlamaları reddeden Başkan Özcan, "Yapıldığı iddia edilen toplantı da yine vakfa yardım toplamak amacıyla yapılmış bir toplantıdır. Bu toplantıya Bolu içinde faaliyet gösteren bazı marketlerin temsilcileri katıldılar. Toplantıda da vakıf kurulduğunu, bu vakfın öğrencilere, yaşlılara, engellilere yardım yapacağını söyledim ve vakfa bağışta bulunup bulunamayacaklarını sordum. Özellikle büyük market yetkilileri doğrudan bağış yapamayacaklarını, ancak reklam vermek için ciddi bütçelerinin olduğunu, bu parayı reklam vermek suretiyle verebileceklerini söylediler. Toplantı günü kesinlikle reklam sözleşmesine ilişkin bir teklif metni ve mektubu verilmedi. Söylediğim gibi reklam konusu büyük market yetkililerin bunu bize söylemesi üzerine açıldı. Dolayısıyla daha önceden reklam verme hususunda hazırlanmamız ve reklam teklifi verme planlamamız olmadı. Yine o gün kimse olumlu ya da olumsuz sonuç bildirmedi. Ben bu toplantıya katılanlara ‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da..... vereceksiniz' şeklinde herhangi bir söylemim olmadı. Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinde söylenmeyecek kadar bilgiye sahibim. Zaten idari tahkikattaki ifadelerde de görüleceği üzere mağdurlardan hiçbiri ifadesinde bundan bahsetmemiştir" ifadelerine yer verdi. "ONUN İÇİN DE AÇIKÇA YARDIM İSTİYORUZ" Açıkça yardım gereken konularda yardım istediğini ifade eden Özcan, "Özetlemem gerekirse, icbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam yazılı bir teklif mektubu sunmam. Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı. Ben yardım yapılması gerektiğinde açıkça yardım istediğimi zaten belirtirim. Hatta SMA hastası Rüzgar bebekle ilgili şu an kampanyamız vardır. Onun için de açıkça yardım istiyoruz. Ayrıca bunun dışında Boluspor'a, Bolu ilinde yapılan camilere, konserlere, fuarlara da yardımda bulunulması için hayırseverlerden ricacı oluyorum. Yani sadece kendi vakfımız için değil, Bolu'nun yararına olan her şey için yardım talep ederim. Ben yapılan toplantıda kimseden zorla reklam sözleşmesi yapmasını istemedim. Yapılmaması halinde herhangi bir yaptırımda bulunacağıma ilişkin tavır göstermedim" dedi. "ALİ SARIYILDIZ VAKFIN BÜTÜN GELİR GİDERLERİNİ TAKİP EDERDİ" Vakıfla Ali Sarıyıldız'ın ilgilendiğini dile getiren Özcan, "Yine icbarda bulunduğumu söyleyen kişiler aynı şekilde toplantı sonrasında fotoğraf çekildiğini söylemişlerdir. İcbar durumu gerçek olsaydı toplantı sonrasında da bu şekilde bir hatıra fotoğrafı çekilmesi hayatın olağan akışına aykırı olurdu. Bu durum şundan kaynaklıdır. Bu yapılan görüşmeler esasında resmi bir toplantı değildi ve bu şekilde günde 7-8 tane görüşme gerçekleştiriyorum. Bundan dolayı ilk yazılı ifademde anımsayamadığım için toplantı yapılmadığını söylemiştim. Şu an verdiğim ifadem doğrudur. Ben bu şekilde bir görev vermedim. Böyle bir görev vermiş olsam daha sonra kendim bir toplantı yapma ihtiyacı duymazdım. Ali Sarıyıldız belediye meclis üyesidir. Aynı zamanda BOLSEV Vakfı'nın yönetim kurulu üyesidir. Benim gibi kurucu beş üyesinden birisidir. Mali müşavir olması sebebiyle vakfın sayman üyesi olarak görev yapar. Ali Sarıyıldız vakfın bütün gelir giderlerini, yapılan bağışları, burs ödemelerini, hastalara yapılan yardımları takip ederdi. Ali Sarıyıldız'a marketlere yapılan reklam sözleşmeleri ile ilgili herhangi bir görev vermedim. Haricen de bir bilgim yoktur" diye konuştu. "BU KADAR BÜYÜK FİRMALAR İÇİN 10 BİN TL'LİK SÖZLEŞME YAPMAK İSTEMEZDİM" Büyük firmalar için 10 bin lira gibi bir rakama sözleşme yapmak istemeyeceğini söyleyen Özcan, "A 101 marketlerinin CEO'sunun benden randevu talep ettiği hususunu hatırlamıyorum. Kendisi ile herhangi bir görüşmem olmadı, Ali Sarıyıldız'ın herhangi bir görüşme yapıp yapmadığını bilmiyorum. Ali Sarıyıldız ile A 101 marketlerin reklam yapma teklifi hususunda herhangi bir görüşmemiz olmadı. Eğer benim böyle bir görüşmem olsaydı bu kadar büyük firmalar için 10 bin TL'lik sözleşme yapmak istemezdim. Vakfımıza yapılan yardımlar ile ilgili bana bilgi verdiler. Vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmemizi istediler. Ben de vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmek amacıyla ve vakfımız adına yapılan hizmetleri paylaşmak amacıyla bu videoyu çektim. A 101 ve ŞOK marketin yardım yapmaması nedeniyle üzüldüm ve bu durumu bu şekilde ifade etmek istedim. Esasında bu açıklamamda dahi icbar bulunmadığım ortadadır. Yapılan gözaltı nedeniyle ve vakfımızın bugün itibarıyla ihtiyacı olan öğrencilere burs verecek olması ve bu işlemi yapabilmek için yetkili kişi olan ben ve Ali Sarıyıldız'ın burada bulunması nedeniyle öğrencilere burslarının yatamayacak olmasının üzüntüsünü yaşıyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" ifadelerine yer verdi.

Tanju Özcan’dan dikkat çeken açıklama: Alkolü bıraktım, 20 kilo verdim Haber

Tanju Özcan’dan dikkat çeken açıklama: Alkolü bıraktım, 20 kilo verdim

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, umre ziyaretinin ardından sağlık durumu ve son dönemdeki yaşam değişikliklerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Makamında gazetecilerle bir araya gelen Özcan, geçirdiği pankreatit rahatsızlığı sonrası Tip 2 diyabet teşhisi aldığını ve bu süreçte ciddi kilo kaybı yaşadığını ifade etti. Bir haftalık umre ziyaretinden dönen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, kutsal topraklarda yaşadığı manevi atmosferden derinden etkilendiğini söyledi. Umrenin kendisi için beklediğinden çok daha anlamlı geçtiğini belirten Özcan, imkânı olan herkese kutsal topraklara gitmeleri çağrısında bulundu. Özcan, Bolu ve çalışma arkadaşları için dualar ettiğini ifade etti. TANJU ÖZCAN UMRE DÖNÜŞÜ SAĞLIK DURUMU HAKKINDA KONUŞTU Umre ziyareti dönüşünde sağlık durumuna da değinen Tanju Özcan, son dönemde geçirdiği iki pankreatit rahatsızlığı sonrası Tip 2 diyabet teşhisi konulduğunu açıkladı. Diyabet nedeniyle beslenme düzenini değiştirdiğini ve bunun sonucunda yaklaşık 20 kilo verdiğini belirten Özcan, “Bu süreçte kilo kaybım dikkat çekti. Kanser olduğuma dair söylentiler çıktı ancak böyle bir durum söz konusu değil. Şu an çalışmamı engelleyecek bir rahatsızlığım yok, sadece daha dikkatli yaşamam gerekiyor” dedi. ALKOLÜ BIRAKTI, NAMAZ KILMAYA BAŞLADI Sağlık sorunları nedeniyle alkolü bıraktığını ve namaz kılmaya başladığını ifade eden Özcan, bu yaşam tarzını sürdürmeyi planladığını söyledi. Ancak siyasi çizgisinde herhangi bir değişiklik olmadığının altını çizen Özcan, Türk milliyetçisi, Atatürkçü ve sosyal demokrat anlayışla siyaset yapmaya devam edeceğini vurguladı. UYGUN HAC VE UMRE İÇİN ÇALIŞMA Özcan ayrıca Boluyuseviyorum (BOLSEV) Vakfı aracılığıyla vatandaşlara daha uygun şartlarda hac ve umre hizmeti sunabilmek için istişarelere başladıklarını belirterek, bu projenin hayata geçirilmesini arzu ettiklerini dile getirdi.

CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’dan sığınmacı çıkışı: “Bugün olsa yine yaparım, pişman değilim” Haber

CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’dan sığınmacı çıkışı: “Bugün olsa yine yaparım, pişman değilim”

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, sığınmacılara yönelik uygulamaları nedeniyle hakkında açılan dava süreci devam ederken, düzenlediği basın toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özcan, “Ben bu kararların arkasındayım, bugün olsa aynılarını yaparım” diyerek pişman olmadığını söyledi. CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, görev süresi boyunca yabancı uyruklu kişilere yönelik aldığı kararlarla sık sık gündeme gelmişti. Özcan, kentte yaşayan sığınmacılara yönelik belediye yardımlarını kesmiş, su ücretlerine 10 kat zam yapmış ve nikah ücretlerini 100 bin TL’ye çıkarmıştı. Bu kararların ardından sivil toplum kuruluşları tarafından hakkında suç duyurusunda bulunulan Özcan’a, Bolu 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ‘nefret ve ayrımcılık’ suçlamasıyla açılan davada adli kontrol tedbiri uygulanarak yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Basın toplantısında konuşan Özcan, “2019 seçimlerinden önce açıkça söyledim. ‘Sığınmacılara yardım etmeyeceğim, Bolu’da kalmalarını istemiyorum’ dedim. Seçildikten sonra da verdiğim sözleri tuttum. Bugün olsa yine yaparım. Pişman değilim, vicdanım rahat” ifadelerini kullandı. Kararlarının Bolu’da güvenliği artırdığını savunan Özcan, “Şu anda Bolu çok rahatladı. Çocuklarımız okula huzurla gidiyor, kadınlarımız tacizkar bakışlardan uzak bir şekilde dolaşıyor. Kendimle gurur duyuyorum, şehir dışından gelenler de teşekkür ediyor” dedi. Mahkemenin verdiği yurt dışına çıkış yasağına da tepki gösteren Özcan, “Benim yurt dışına çıkma niyetim yok. Mücadelem devam edecek. Bu karar trajikomiktir. Kararı veren hakim hakkında reddi hakim talebinde bulunacağım” diye konuştu. Özcan’ın ‘nefret ve ayrımcılık’ suçlamasıyla yargılandığı davanın bir sonraki duruşması 7 Ekim’de görülecek.

CHP’li Tanju Özcan’a yurt dışına çıkış yasağı Haber

CHP’li Tanju Özcan’a yurt dışına çıkış yasağı

CHP'li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında, kentte yaşayan yabancı uyruklulara yönelik aldığı kararlar nedeniyle "nefret ve ayrımcılık" suçundan açılan davada, mahkeme yurt dışına çıkış yasağı kararı verdi. "NEFRET VE AYRIMCILIK" DAVASINDA YURT DIŞI YASAĞI KARARI Dava, Tanju Özcan'ın belediye başkanı olarak yabancı uyruklu kişilere yönelik ayni ve nakdi yardımları kesme, su ücretlerine 10 kat zam yapma ve nikah ücretlerini 100 bin TL olarak belirleme gibi kararları sonrası sivil toplum kuruluşlarının yaptığı suç duyuruları üzerine açılmıştı. Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın son duruşmasında, mahkeme heyeti, Tanju Özcan hakkında adli kontrol tedbiri olarak yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Dava, 10 Ekim tarihine ertelendi. BAŞKAN ÖZCAN'DAN KARARA SERT TEPKİ: "BU NE GARİP BİR SIĞINMACI SEVGİSİDİR" Başkan Tanju Özcan, kararı sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla duyurarak sert tepki gösterdi. Daha önce aynı konuda defalarca takipsizlik kararı verildiğini belirten Özcan, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un bir açıklaması sonrası yeniden soruşturma açıldığını iddia etti. Özcan, en dikkat çekici eleştirisini ise mahkemenin karar alma sürecine yöneltti. Savcılığın hakkında bir adli kontrol hükmü uygulanmasına gerek görmediğini belirtmesine rağmen, mahkemenin "gerekçe bile belirtmeden" yurt dışına çıkış yasağı koyduğunu ifade etti. Özcan, açıklamasını "Bu ne garip bir sığınmacı sevgisidir anlamak mümkün değil. Bu tuhaf kararı Türk milletinin vicdanına havale ediyorum" sözleriyle tamamladı.

Kartalkaya faciasında 8 yakınını kaybeden Av. Yüksel Gültekin’den Tanju Özcan’a suç duyurusu: “Yargıyı etkileme suçu işledi” Haber

Kartalkaya faciasında 8 yakınını kaybeden Av. Yüksel Gültekin’den Tanju Özcan’a suç duyurusu: “Yargıyı etkileme suçu işledi”

Bolu Kartalkaya'daki otel yangınında aynı aileden 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın söylemleriyle mahkeme sürecini etkilediğini ve hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Grand Kartal Otel'de yangın faciasında oğlu Bilal Gültekin, gelini Zehra Sena Gültekin, Rumeysa Gültekin, Yusuf Sinanettin Gültekin, Muhammet Selim Gültekin, Bekir Sadık Gültekin, Enes Gültekin ile Sümeyye Güner'i kaybeden avukat Yüksel Gültekin, Bolu Belediyesi önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. "MAHKEMEYE BUNDAN DAHA FAZLA ETKİLEME OLMAZ" Yüksel Gültekin, dün gerçekleştirilen Bolu Belediye Meclisi'nin Ağustos ayı 1. oturumunda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın söylemlerinin Kartalkaya davasının mahkeme sürecini etkilediğini ifade etti. Gültekin, "Bütün bunlara rağmen sesimi çıkarmayacaktım. Niçin? Yargılamayı etkilememek adına. Ama bugün Tanju Özcan öyle açıklamalar yaptı ki belediye meclisinin birinci oturumunda, ben bir hukukçu olarak, bir vatandaş olarak ama en önemlisi 8 tane canını, evladını kaybetmiş ve 78 can sahibi adına burada konuşuyorum. Vatandaş olarak ağzım açık kaldı. Bakın ne dedi Tanju Özcan, ‘İçerideki arkadaşlarla görüşüyorum. Ve ben gerçekten suçlu olduklarına inansam yemin ediyorum arkalarında durmam. Suçsuz olduklarını görüyorum.' Sen avukatsın. Tanju Özcan, 10 gün süren yargılamalarda şehrin belediye başkanı olarak, bir kere bile duruşma salonuna gelmedin. Bir kere bile mahkeme ortamını görmedin. Bir kere bile 3 tane personelinin nasıl savunma yaptıklarından haberdar değilsin. Haberdar olsan, İrfan'la ilgili daha önce ev hapsi olan kararın tutukluluğa çevrildiğini, sonra kuvvetli suç şüphesi üzerine tutukluluğa çevrildiğini bildiğin halde mi bunları söylüyorsun? Bir avukat olarak, bir hukukçu olarak bunları söylüyorsun. Kısaca, yazıklar olsun diyorum. Sonra arkasından diyor ki, ‘Ben yargılamayı etkilemek için söylemiyorum." Sen şehrin belediye başkanısın. Bir avukatsın. Yargılamayı bundan daha fazla nasıl etkileyeceksin? Cumhuriyet Savcısı'nın netice itibariyle suçluluklarına dair iddianame düzenlediği, mahkemenin kuvvetli suç şüphesiyle ev hapsini normal tutuklamaya çevirdiği, bunlar olası kastla yargılanıyor 3 tane elemanın. Suçsuz olduklarını nasıl biliyorsun? Bize söyle de masumlar içeride kalmasın. Avukat gönder arkadaşlarına. Avukat gönder madem suçsuzlarsa. Hatta mahkemeye gir. Buradan suç duyurusunda bulunuyorum. Ayrıca Cumhuriyet Savcılığı suç duyurusunda bulunacağım. Devam eden bu kadar önemli bir yargılamayı bundan daha fazla etkileme olmaz. Daha nasıl etkileyeceksin, karar mı vereceksin? Ayrıca, ‘İçerideki arkadaşların gerçekten suçlu olduklarına inansam yemin ediyorum arkalarında durmam. Suçsuz olduklarını görüyorum.' Nasıl görüyorsun ya, nasıl görüyorsun? Mahkemeye bundan daha fazla etkileme olmaz" dedi. "CUMHURİYET SAVCILIĞI'NA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM" Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyleyen Gültekin, "Tanju Özcan, başkaları susar, başkaları korkar, başkalarının belediyeyle bağlantıları vardır, menfaat ilişkileri vardır. Bak buradan sesleniyorum: Ben susmam, ben korkmam. Çember daraldı Tanju Özcan. Çember daraldı. Arkasından diyor ki: ‘Ben seni anlıyorum, insanların acısını anlıyorum, Suçladığın her insan suçlu değil.' Burada insanları suçlayan ben değilim. Hukukun H'sini zerre kadar bilen arkadaşlar bilirler, kendisi de çok iyi bilir. Bu insanları suçlu diye mahkemenin önüne getiren Cumhuriyet Savcısı. Yalnızca bunlar değil, arkalarından devamları da gelecek. Ben yalnızca bu insanların suçlu olduğuna inanmıyorum. Esas suçluların dışarıda olduğuna, esas suçluların Gazelle'de yiyip içenler olduğuna, Gazelle'de ücretsiz bir şekilde son 3 yıldır yiyip içenler olduğuna inanıyorum. Esas suçluların bu Gazelle'yle, bu otel sahibiyle ticari ilişkileri olanlar olduğuna inanıyorum. Şimdi ben kamuoyundan rica ediyorum: Arkadaşlar, bir bakın bakalım ya, Tanju Özcan, avanesi, belediye çalışanları son 3 yıldan beri Gazelle Otel'e kaç kere gitmişler? Kaç kere program düzenlemişler? Kaç kere bedava yiyip içmişler? Buradan soruyorum, Bolu Belediye Meydanı'ndan. Lütfen sessiz kalmayın. Belediye 3 tane çalışanı olası kastla yargılanıyor. Tanju Özcan, onları bırakmış, ‘Yalnız belediye çalışanları için üzülmüyorum, İl Özel İdare personeli için de üzülüyorum. Bünyamin Bey için üzülüyorum, Sırrı Bey için üzülüyorum' Vallahi Tanju Özcan, bu arkadaşlar için üzülme. Bu arkadaşlar netice itibariyle bizim 78 tane canımızın diri diri yanmasına bir şekilde vesile olan, göz yummanın, yönetim görevini yerine getirmeyen arkadaşlar. Bence başkaları için de üzül. Çünkü artık çember daraldı, çember daraldı. Tanju Özcan'ın bu açıklamasıyla ‘yargıyı etkilemek' suçunu işlediğini düşünüyorum. Bununla ilgili yarın Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunacağım" ifadelerine yer verdi. "TURİZM BAKANLIĞI'NIN ‘BU ÜÇ ÇALIŞAN SORUMLUDUR' DEMESİNİ KABUL ETMEYİZ" Avukat Yüksel Gültekin, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın üç ismi öne sürmesini kabul etmediklerini söyleyerek, "Mahkemeden sonraki gelişmelerle ilgili kısaca bilgilendireyim. Ben son konuşmalarımda özellikle bu ülkeyi adil, güzel yürekli, merhametli ve adaletli insanların yönettiğini, Danıştay'ın kararına gerek kalmadan mutlaka Turizm Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı yetkilileri hakkında soruşturmaya izin verileceğini söylemiştim. Siz de bunlara şahitsiniz. Nitekim duruşmaların hemen akabinde üç tane Turizm Bakanlığı çalışanı ile ilgili soruşturma izni verildi. Üç gün önce de Çalışma Bakanlığı'nın bir müfettişi ile ilgili soruşturma izni verildi. Şimdi bunlar bize yeterli mi? Hayır, bizim için bunlar yeterli değil. Biz, Turizm Bakanlığı'nın ‘bu üç çalışan sorumludur' diyerek onları önümüze atmasını asla kabul etmeyiz" dedi. "BURADAN TEKRAR SESLENİYORUM, GERİ ADIM ATMAYIZ" Faciayla ilgili sürecin üstünün örtülmesine izin vermeyeceklerini belirten Gültekin, "Danıştay'a yaptığımız müracaatlarda, bakan yardımcısından başlayarak sıralı olan çalışanların tamamıyla ilgili bir soruşturma izni verilmesini ve savcılığın kusur raporunda çok açıkça birinci derece kusurlu oldukları belirtilen Turizm Bakanlığı'nın yetkililerinin tamamının yargılanmasını ve hak ettikleri cezayı bulmalarını istiyoruz. Bunun için gerekli olan her türlü mücadeleyi yapacağız. Bu üç kişiye izin verildi diye geri adım atmayız. Buradan tekrar sesleniyorum, geri adım atmayız. Turizm Bakanı'nı biz bu olayın üzerine örtüp yatlarda gezdirmeyiz. Ensesindeyiz. Kesinlikle biz burada Turizm Bakanlığı'nın öncelikle sorumlu olduğunu düşünüyoruz. Gerekli şikayetlerde bulunduk, yargı bununla ilgili değerlendirmeyi yapacak" diye konuştu. Yüksel Gültekin, "Bugüne kadar altı aydan beri yatan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'na seslenmek istiyorum, eski müfettişi önümüze atarak ‘kusur budur' deyip bu işten kurtulamazsınız. Bu hadisede böyle bir yerde üç yıldan beri çalışma sorumlusu olmayacak, böyle bir tesiste tüm kurulduğu günden beri yalnızca on saat çalışma görevlisi sorumlu olacak, ama siz bundan kurtulacaksınız, buradan sesleniyorum, asla bundan kurtulamazsınız" ifadelerine yer verdi.

Bolu Belediyesi'nden su ücretinde yeni dönem: "Zenginden daha fazla, fakirden daha az alıyoruz" Haber

Bolu Belediyesi'nden su ücretinde yeni dönem: "Zenginden daha fazla, fakirden daha az alıyoruz"

Bolu Belediye Meclisi'nin nisan ayı 2. birleşiminde su ücretlerinin zenginden daha fazla fakirden de daha az alınacak şekilde alınması oy birliği ile kabul edildi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Zenginden daha fazla, fakirden daha az alıyoruz. Ama toplamda yine aynı miktarı topluyoruz" dedi. Bolu Belediye Meclisi Nisan ayı 2. birleşimi bugün gerçekleşti. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan başkanlığında yapılan toplantıda, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Çeşitli İşler Komisyonu'na ortak havale edilen konular görüşüldü. Bolu Belediyesi 2024 Yılı Faaliyet Raporu, hazırlandığı şekliyle aynen kabul edildi. Gündemin (b) bendinde ise su ücretleriyle alakalı tarihi bir karar alındı. Karara göre artık lüks konut sahipleri daha fazla su ücreti öderken, dar gelirli vatandaşlar yüzde 50 indirimli tarifeden yararlanacak. CHP'li Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız tarafından okunan teklifte şu ifadelere yer verildi: "2025 yılı Gelir Tarife Cetveli'nin 52. sayfasına, 01.05.2025 tarihinden itibaren uygulanmak üzere 9. madde olarak aşağıdaki maddenin eklenmesine karar verilmiştir: ‘Meskenlerde kullanılan suların m ücretleri (KDV hariç), 15.12.1982 tarih ve 17899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bina İnşaat Sınıflarının Tespitine Dair Cetvel'e göre 1. Grup: Lüks inşaat-mevcut ücret tarifesinin yüzde 50 fazlası, 2. Grup: 1. sınıf inşaat-mevcut ücret tarifesinin yüzde 15 fazlası, 3. Grup: 2. sınıf inşaat-mevcut ücret tarifesi, 4.Grup: 3. sınıf ve basit inşaat-mevcut ücret tarifesi üzerinden yüzde 50 indirim uygulanacaktır." Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, gündem maddesine ilişkin yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Arkadaşlar, bu konuyla ilgili sosyal medyadan bir çağrıda bulundum: ‘Acaba bu nasıl değerlendiriliyor?' diye sordum. Bu çağrının ciddi anlamda karşılık bulduğunu fark ettim. Ayrıca farklı uygulamaların da olduğunu bu vesileyle öğrendim. Örneğin İskandinav ülkelerinde trafik cezaları bile gelire göre kesiliyormuş. Türkiye'deki gibi sabit bir rakam değil; gelir yüksekse ceza yüksek, düşükse ceza da düşük oluyormuş. Bir de biz Anayasamızın 73. maddesini sanki toplum olarak unutmuşuz. 73. madde, ‘Vergi ödevi' başlığı altında şunu söylüyor: Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Yani Anayasamız diyor ki: ‘Kamu giderlerini karşılamak için herkesten eşit almayacaksın, mali gücüne göre alacaksın.' Bu sadece vergi için değil; su gibi belediye gelirleri kapsamında yer alan vergi dışı ücretler için de geçerli. Nitekim, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi de bu doğrultuda düzenlenmiş. Orada da deniyor ki: ‘Kamu giderleri eşit değil, mali güce göre karşılanır.' Ayrıca araştırmalarım sırasında Maliye Bakanlığı'nın bir tebliğine de rastladım: Seri No: 31. Bu tebliğde açıkça şöyle deniyor: ‘Ücretler belirlenirken, Anayasa'nın 73. maddesine göre hareket edilecektir.'" "ZENGİNDEN DAHA FAZLA, FAKİRDEN DAHA AZ ALIYORUZ" Konuyla ilgili önceden yaptığı duyurular sebebiyle başka illerin belediye başkanlarının kendisini aradığını söyleyen Başkan Özcan, "Aslında bu uygulamayı çok daha önce hayata geçirmemiz gerekiyordu. Sosyal medyadaki paylaşımımdan sonra birkaç belediye başkanı da beni aradı; onların da aklına yattı. Komisyonda muhalefet partisine mensup arkadaşlar da destek verdi. Büyük ihtimalle bizden sonra onlar da bu uygulamaya geçeceklerdir. Özetle şunu yapıyoruz: Zenginden daha fazla, fakirden daha az alıyoruz. Ama toplamda yine aynı miktarı topluyoruz." Özcan'ın konuşmasının ardından madde, komisyondan geldiği şekliyle mecliste oy birliğiyle kabul edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.