#Tanju Özcan

İLKHABER-Gazetesi - Tanju Özcan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanju Özcan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bolu Belediyesi yolsuzluk iddianamesi kabul edildi: Tanju Özcan hakkında ağır suçlamalar Haber

Bolu Belediyesi yolsuzluk iddianamesi kabul edildi: Tanju Özcan hakkında ağır suçlamalar

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında kritik bir aşamaya gelindi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın da aralarında bulunduğu 7'si tutuklu toplam 19 şüpheliye yönelik hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever'in onayının ardından Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Dosyada 41 mağdur ve 3 müşteki yer alırken, sürecin fitilini İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 24 Mayıs 2024 tarihindeki ihbarı ateşledi. YOLSUZLUK VE RÜŞVET SORUŞTURMASINDA YENİ SAFHA Soruşturma kapsamında geçtiğimiz 2 Mart tarihinde tutuklanan Başkan Tanju Özcan ve yardımcısı Süleyman Can için hazırlanan dosyada suçlamalar oldukça ağır bir nitelik taşıyor. Yargı makamlarına teslim edilen metinde şüphelilere yönelik "icbar suretiyle irtikap, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve 5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler yasasına muhalefet" iddiaları detaylandırıldı. İddianamenin temelini belediye iştirakleri ve vakıflar üzerinden yürütüldüğü öne sürülen usulsüz mali hareketler oluşturuyor. Dosyanın seyrini değiştiren en önemli delillerden biri, tutuklu Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız'ın 13 Nisan 2026'da cezaevinde verdiği beyanlar oldu. Sarıyıldız, savcılık tutanağına "itiraf" olarak geçen ifadesinde, bölgedeki perakende devlerine reklam anlaşmaları için baskı uygulandığını iddia etti. Sarıyıldız ayrıca, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış istendiğini, milyonlarca liralık nakit paranın elden alındığını ve kurban bağışı organizasyonlarının bizzat Başkan Özcan’ın talimatıyla yönetildiğini öne sürdü. İddianamede yer alan bilgilere göre; belediye yönetimi, zincir marketleri belediye iştirakiyle reklam kontratı yapmaya zorladı. Hazırlanan metinde "Sözleşmeyi imzalamayan marketler mühürlendi" iddiası ön plana çıkarken, teklifi kabul etmeyen işletmelere mutat dışı denetimler yapılarak ticaretten men edildikleri belirtildi. Bu yöntemle kurum iştiraklerine kaynak sağlandığı savcılık kayıtlarına girdi. MİLYONLUK RUHSAT PAZARLIĞI VE KURBAN BAĞIŞI VURGUNU Soruşturma dosyasında bir müteahhitten ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin TL istendiği detayı yer aldı. İddiaya göre Başkan Özcan, "Yardım yapmak zorundasın" diyerek baskı yaptığı müştekiden 1 milyon TL nakit, 1.5 milyon TL ise çek olarak BOLSEV A.Ş. hesaplarına para aktarılmasını sağladı. Benzer şekilde 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesinde de bir yüklenicinin 10 milyon TL bağışa zorlandığı kaydedildi. Diğer yandan "Kurban Olayı" başlığı altında, 2025 yılında BOLSEV Vakfı aracılığıyla "Kurban bağışlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor" denilerek toplanan 845 bin TL ile hiç kurban kesilmediği saptandı. Bu durum dosyada "dini duyguları istismar ederek nitelikli dolandırıcılık" olarak nitelendirildi. 35 DAKİKALIK SES KAYDI VE BAŞKAN ÖZCAN'IN SAVUNMASI Belediyeden beton almayı reddeden bir vatandaşa Özcan'ın, "Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam" şeklinde tehditte bulunduğu iddiası da dosyaya girdi. Ayrıca bir işletmenin ruhsat devri için istenen 500 bin TL'lik rüşvet pazarlığına dair 35 dakikalık ses kaydı savcılığa sunuldu. Şüphelilerden Mertcan Ay'ın parayı teslim aldığını kabul ettiği belirtilen iddianamede, Tanju Özcan ise tüm suçlamaları reddetti. Özcan savunmasında; marketlerle yardım amaçlı görüşüldüğünü, kurban bağışlarından bilgisinin olmadığını ve rüşvet iddialarının asılsız olduğunu savundu.

Tanju Özcan’ın taraf olduğu şantaj davasında ilk duruşma görüldü Haber

Tanju Özcan’ın taraf olduğu şantaj davasında ilk duruşma görüldü

Geçtiğimiz şubat ayında, Tanju Özcan'ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada, 13 sayfalık iddianame Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat'ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada, Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. TANJU ÖZCAN’IN AVUKATI HAKİMİN ÜZERİNE YÜRÜDÜ Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, başka bir suçtan dolayı tutuklu bulunan Tanju Özcan sağlık sorunları sebebiyle katılmazken, dosyada adı geçen Özgür Yıldız da mazeret bildirerek duruşmada yer almadı. Duruşmanın başında Özcan’ın avukatı Uğur Poyraz, mahkeme hakimine yönelik "Tanju Özcan'a hasım olmuş bir kişisiniz" diyerek reddi hakim talebinde bulundu. Hakimin üzerine yürüyen avukat Poyraz, CMK 203/2 maddesi gereğince salondan çıkarılmasına karar verilince direndi. Kolluk kuvvetleri ve mübaşirle yaşanan arbedenin ardından duruşmaya ara verildi. "BU KONUYU KAPATMAMIZ LAZIM, TANJU ÖZCAN SİYASİ OLARAK GÜÇLÜ" Tanju Özcan’ın Özel Kalemi Özgür Yıldız’ın kendisine ‘Konuyu kapatmamız lazım Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dediğini söyleyen tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney, "Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Öznur benim kız arkadaşımdı. Ara sıra aramızda sorunlar oluyordu ama görüşmeye devam ediyorduk. Zorla görüşmedik, aramız kötü değildi. Öznur Ç. evimdeyken telefonunun çalması ya da mesaj gelmesi sonrasında durumu fark ettim. Bana Tanju Özcan'la görüştüğünü söyledi. Belediyeye kendisiyle alakalı bir ses kaydı atılmış. Bunu da Tanju Özcan’ın öğrendiğini ve kendisini çağırdığını anlattı. Tanju Özcan, Öznur’a, 'Bu ses kaydını Eren duyarsa sıkıntı olur' demiş ve Öznur da bundan dolayı görüşmek zorunda kaldığını söyledi. Ben de bu durumdan etkilendim. Benim üzerimden mağdur ediliyor. Ses kaydının içeriğinde Öznur Ç.'nin çocuk aldırdığı söylenmiş. Ben Tanju Özcan’ı milletvekilliği döneminden beri tanırım. Tanju Özcan’ı aradım ve 'Biz insanları belediyeye birileri kız arkadaşımızla, kardeşimizle, kızımızla birlikte olsun diye mi işe aldırdık?' dedim. Tanju Özcan da bana, 'Sen benimle böyle konuşamazsın, haddini bil, bu konuşmanın hesabını sana sorarım' dedi. Öznur'un bana karşı olan suçlamalarını kabul etmiyorum. Bu beyanları baskı altında verdiğini düşünüyorum. Tanju Özcan benimle konuştuktan sonra Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’i aramış. Benim söylemlerimle alakalı konuşup bu konuyu kapatmalarını istemiş. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’e durumu izah ettim, araya girmemelerini istedim. Onlar da bir şey demediler. Konu bel altı olduğu için dahil olmak istemediler. Tanju Özcan’ı daha sonra tekrar aradım. Ona, 'Sen beni tanıyorsun, yüzüme bakıyorsun ama böyle bir şeyi de yapabiliyorsun' dedim. Tanju Özcan bana sinirlenerek telefonu başkasına verdi. Telefonu Özel Kalem Müdürü Özgür Yıldız aldı. Özgür bana 'Yarın görüşelim' dedi. Ertesi gün beni aradı ve belediyenin tesisine davet etti. Gittiğimde konuyu kendisine de anlattım. Özgür bana, 'Bu konu bizi sıkıntıya sokar, bu konuyu kapatmamız lazım. Kapanmazsa sen de sıkıntı yaşarsın abi. Tanju Özcan siyasi olarak güçlü' dedi. Ben de 'Yanlışı ben yapmadım, neden sıkıntıyı ben yaşayayım?' diye karşılık verdim. Kimseden herhangi bir şey istemedim. O da bana bir şey teklif etmedi. Başka kimseyi de aramadım. Öznur’la görüşüyordum ama bu tehdit meselesiyle alakalı olarak kimseyle görüşmedim" dedi. "BEN BUNUN KESİNLİKLE SİYASİ MANEVRA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM" Mehmet Eren Akgüney’in savunmasından sonra verilen aranın ardından ilk olarak davada tutuksuz olarak yargılanan CHP’li Bolu Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin savunma yaptı. Tanju Özcan ile abi-kardeş ilişkilerinin olduğunu ve soruşturma esnasında sanık olduğunu öğrendiğinde şoke olduğunu dile getiren Hüseyin Ekrem Serin, "71 yaşındayım, 3 dönemdir belediye meclis üyeliği yapıyorum. CHP'nin grup başkanvekiliyim. 20 yıldır Tanju Özcan'la siyaset yapıyorum. Gece saat 23.00 sıralarında Tanju Bey beni aradı. Mehmet Eren'in kendisini telefonla aradığını söyledi. Ne demek istediğini anlamadım. Bu nedenle Mehmet Eren ile benim görüşmemi istedi. Mehmet Eren'in rahmetli babası benim çocukluk arkadaşımdı. Eren'i de yıllardır tanırım. Tanju Bey'le görüştükten sonra ben Eren'i telefonla aradım. Telefonda Eren'e durumu sordum. Bana söylediği şey çok netti; 'Hüseyin Amca konu çok hassas, telefonda görüşülecek bir konu değil' dedi ve telefonu kapattık. Benim daha sonra öğrendiğim bilgiye göre, Tanju Özcan Erdal Bayrak’ı aramış. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ben daha sonra Erdal Bayrak ile görüştüm. Eren bu konuyu Erdal Bey'e detaylı olarak anlatmış. Bu konuda Eren konuşmak istememiş ve 'Bana bu konuda herhangi bir şey söylemeyin' demiş. Tanju Bey, bizimle görüşmek istediğini Özgür Yıldız’a bildirmiş. Belediyede Özgür de bana söyledi. Destek Hizmetleri Müdürlüğü binasında ben, Erdal Bayrak, Tanju Özcan ve Özgür Yıldız görüştük. Bu görüşmede 'konuyu halledelim' şeklinde bir konuşma geçti. Görüşmemizde Erdal Bayrak, konunun hassas olduğunu belirterek bu konuya kendilerinin dahil edilmemesini istediğini söyledi. Bunun üzerine Tanju Özcan, Erdal Bayrak'a gerekirse hukuki yollardan hakkını arayacağını söyledi. Muhabbet esnasında kesinlikle en ufak bir şekilde para konusu konuşulmadı. Sonrasında benim hiçbir görüşmem olmadı. Daha sonra ise Özgür Yıldız bana birkaç defa bu konuyu çözmemizi istedi. Tanju Özcan’ın siyasi geleceği olduğunu belirtti. Özgür Bey otogarda yapılan görüşmede, 'Aracımı satıp üzerine de 3-5 kuruş ekleyip Eren'e vereyim' dedi. Biz de 'Verirsen biz karışmayız' dedik. Tanju Özcan ile abi kardeş gibiydik. Bana böyle ithamlarda bulunması beni çok şaşırttı. Ben Erdal Bayrak'ı da çocukluğundan bilirim. Erdal ile de abi kardeş gibiyiz. Biz bu konuyla alakalı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na çağrıldığımızda ben tanık olarak çağrıldığımı düşünmüştüm. Fakat başsavcılıktan şüpheli olduğumu öğrenince çok şaşırdım. Tanju Özcan bizden şikayetçi olmuş. Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" dedi. "TANJU ÖZCAN ARAYA GİRMEM KONUSUNDA ISRARCI OLDU, HASSAS KONU OLDUĞU İÇİN ‘BENİ BULAŞTIRMAYIN’ DEDİM" Davada tutuksuz sanık olarak yargılanan Boluspor Başkanı Erdal Bayrak ise, "Gece saatlerinde Tanju Özcan beni arayarak, 'Senin şoförün bana ileri geri konuştu' dedi. Ancak Eren'in kendisine tam olarak ne dediğini söylemedi. Bunun üzerine Eren'i aradım ve 'Senin Tanju Özcan'la ne işin var?' diye sordum. Eren de bana 'Maviş' lakaplı Öznur Ç. ile olan mesajlarını yakaladığını, konuyu yarın daha detaylı anlatacağını söyledi. Ertesi sabah Eren beni almaya geldiğinde otogara gittik. Orada ne olduğunu sorduğumda Eren bana olayın detaylarını anlattı. Ardından Tanju Özcan'ı aradım, ancak kendisi 'Sonra konuşuruz' diyerek telefonu kapattı. Daha sonra Hüseyin Ekrem Serin'le yaptığımız görüşmede, o da bana Tanju Özcan'ın kendisini aradığını söyledi. Ben de beni de aradığını belirttim. Hüseyin Amca ile bu durumu konuştuk. Sonrasında Tanju Özcan'ı tekrar aradım ve Hüseyin Amca'yı da yanıma alarak yanına gideceğimizi söyledim. Bolu Belediyesi Ek Hizmet Binasına, Tanju Özcan'ın yanına gittik. İçeri girdiğimizde Özgür Yıldız da oradaydı. Tanju Özcan, Eren konusunu açtı. Ben kendisine, 'Eren konusu biraz bel altı bir mevzu, bizi bu konuya dahil etme' dedim. Ancak Tanju Özcan bu konuda biraz ısrarcı oldu. Hatta bana, 'Özgür'le senin aranda böyle bir şey olsa ben hallederdim' şeklinde bir ifade kullandı. Ben de bunun üzerine, verdiği örneğin doğru bir örnek olmadığını belirttim. Ben Boluspor Başkanı olduğum için ve Özgür ile Tanju Bey'in belediyede görev yapmaları sebebiyle, Boluspor ile ilgili konularda kendileriyle ara ara görüşüyorduk. Keza Ali Sarıyıldız'ın da belediyede olması sebebiyle zaman zaman görüşmelerimiz oluyordu. İlerleyen süreçte Hüseyin Amca'yı aramışlar. Özgür ile beraber otogara geldiler. Otogarda Boluspor ile ilgili konuşurken konu yine Eren'in 'Maviş' (Öznur Ç.) meselesine geldi. Özgür, bu konunun kendileri için çok önemli olduğunu belirtti. Bana, 'Eren'e yıkama tesisi açalım, bir arabam var, 3-5 kuruş da birikmiş param var, onu falan versek' şeklinde bir teklifte bulundu. Ben de kendisine cevaben, 'Eren ölmedi, telefonu da açık. Kendisini arayın, beni bu konuya bulaştırmayın' dedim. Daha sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı‘na ifade vermeye geldiğimizde ben Tanju Özcan‘ın benden şikayetçi olmasına çok şaşırdım" diye konuştu. "TANJU ÖZCAN’LA BİRLİKTE OLDUĞUMUZ ESNADA YANIMIZDA ŞOFÖRÜ DE VARDI VE BİZİ İZLEDİ" Duruşmada müşteki sıfatıyla yer alan Öznur Ç., savunması sırasında salondaki kalabalık nedeniyle rahat beyanda bulunamayacağını ifade ederek, partililerin ve gazetecilerin dışarı çıkarılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, bu talebi değerlendirerek gazetecilerin ve izleyicilerin salondan çıkartılmasına karar verdi. Salonun boşaltılmasının ardından kapalı oturumda dinlenen Öznur Ç., ifadesinde şok edici iddialarda bulundu. Öznur Ç. mahkemedeki beyanında, "Tanju Özcan belediyeye gelen ses kaydından sonra beni yanına çağırdı ve bu ses kaydını ‘Eren duyarsa ne olur?’ dedi. Benim ile arkadaşlık isteğinde bulundu. Ben bunu kabul etmememe rağmen işten çıkarılma korkusu ve zaten kendisiyle sıkıntı yaşadığım Mehmet Eren ile sıkıntılar yaşamamak için istemeyerekte olsa Tanju Özcan ile iletişim kurmak zorunda kaldım. Hatta Tanju Özcan benimle WhatsApp üzerinden arama ve mesajlar ile iletişim kurmaya çalıştığında ben bunlara cevap vermiyordum bunun üzerine şoförü Suat beni arayarak, ‘başkan sana mesaj attı, ona cevap ver’ dedi. Başkanın bu zorlama ilişkileri sırasında şoförü Suat’ta sürekli aktif bir şekilde işin içindeydi. Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" ifadelerini kullandı. "EREN TARAFINDAN MESAJLARIN SİYASİ RAKİPLERE SATILACAĞINI SÖYLEDİLER" Başka bir suçtan dolayı cezaevinde tutuklu bulunan ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan tanık Ali Sarıyıldız ise ifadesinde şunları kaydetti: "Ben Eren’i tanımıyorum. Hüseyin Ekrem Serin, Erdal Bayrak ve Özgür Yıldız ile bir kere görüştüm. Bir restoranda dördümüz bir araya geldik. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin, bize bu olayın çok uzatılmaması ve kapatılması gerektiğini söyledi. Konuşmalar esnasında para mevzusu geçti. 20 milyon TL, bir araba ve oto yıkama yeri istendiği söylendi. Bunları Ekrem Serin ve Erdal Bayrak dile getirdi. Bu talepler karşılanırsa Eren’in konuyu kapatacağını ifade ettiler. Ayrıca Hüseyin Ekrem Serin ve Erdal Bayrak, Eren’in elinde mesajlar olduğunu ve bunların Eren tarafından siyasi rakiplere satılacağını söylediler. Ben o masadan kalkarak bu konuya girmek istemediğimi belirttim. Ben akşam saat 6'da işinden evine giden birisiyim." ŞANTAJ DURUŞMASINDA 1 SANIK TAHLİYE EDİLDİ Savunmaların ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney'in tahliyesine hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşma 4 Mayıs tarihine ertelendi.

A101'den Tanju Özcan açıklaması: Şirketimiz tarafından yapılmış bir şikayet bulunmamaktadır Haber

A101'den Tanju Özcan açıklaması: Şirketimiz tarafından yapılmış bir şikayet bulunmamaktadır

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın tutuklanmasıyla sonuçlanan soruşturma sürecinde, şikayetçi taraflar arasında gösterilen perakende devi A101'den kritik bir açıklama geldi. Şirket, kamuoyunda infial yaratan iddiaların aksine, mevcut hukuki süreçte doğrudan bir müdahil olmadıklarını vurguladı. A101'DEN RESMİ YALANLAMA Son günlerde medya mecralarında yayılan haberlerde, Tanju Özcan'ın tutuklanmasına gerekçe gösterilen şikayetlerin altında A101 imzasının da bulunduğu iddia edilmişti. Konuya ilişkin kurumsal bir açıklama yayımlayan perakende zinciri, bu dezenformasyonun önüne geçmek adına bilgilendirme yaptı. Şirket tarafından yapılan resmi duyuruda şu ifadelere yer verildi: "Son dönemde bazı mecralarda, A101'in Tanju Özcan hakkında şikayette bulunduğu yönünde iddialar yer aldığı görülmektedir. Konu hakkında kamuoyunu bilgilendirme gereği doğmuştur. Şirketimizin mevcut soruşturma kapsamında herhangi bir şikayeti bulunmamaktadır. Ancak bir çalışanımızın, başka bir market zincirinde çalıştığı döneme ilişkin şirketimizi bağlamayan ve detaylarını bilmediğimiz beyanlarıyla ilgili olarak da gerekli inceleme yürütülmektedir." ÇALIŞANIN ESKİ BEYANLARI İÇİN İNCELEME BAŞLATILDI Söz konusu açıklamada, soruşturma dosyasındaki kafa karışıklığının bir şirket çalışanının geçmişteki iş deneyimlerine dayanabileceğine dikkat çekildi. A101 yönetimi, personelin başka bir market zincirinde görev yaptığı döneme ait ifadelerinin kurumsal bir bağlayıcılığı olmadığını, ancak konunun titizlikle incelendiğini belirtti. Türkiye'nin en geniş perakende ağlarından biri olarak toplumsal hassasiyetlere ve hukuki normlara önem verdiklerini ifade eden A101, sürecin takipçisi olduklarını bildirdi. Şirket açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Gündeme gelen gelişmeleri kamuoyuna yansıdığı kadarıyla takip etmekteyiz. A101 olarak Türkiye'nin en yaygın perakende zincirlerinden biri olmanın sorumluluğuyla içinde bulunduğumuz topluma saygı, yasalara uyum ve dayanışma ihtiyaçlarına duyarlı bir inançla çalışmaya devam edeceğiz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."

Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Tanju Özcan’ın ifadesi açıklandı Haber

Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Tanju Özcan’ın ifadesi açıklandı

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen 'irtikap' soruşturması kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Özcan, marketlere yönelik denetimlerin rutin olduğunu belirterek, "İcbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam, yazılı bir teklif mektubu sunmam" dedi. "BEN BU ŞİRKETİN DE HERHANGİ BİR KADEMESİNDE GÖREVLİ DEĞİLİM" Vakfın kuruluş sürecini anlatan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Bolu'yu Seviyorum Vakfı (BOLSEV) benim başkanlığını yaptığım, mahkeme kararı ile kurulmuş bir vakıftır. Bolu'yu Seviyorum Eğitim Ticaret A.Ş. bu vakfın iştirakidir. Bu anonim şirketinin yönetim kurulu başkanı ben değilim. Bolu Bel A.Ş. ise bunlardan farklı olup, yüzde 100'ü belediyeye ait olan bir şirkettir. Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim. 2024 yılında BOLSEV adında bir vakıf kurduk, o dönem vakfın kurulması için mahkeme kararı bekleniyordu. Vakıf kurmamızın amacı Bolu ilindeki fakir ailelere, öğrencilere ve engelli vatandaşlara ve yatalak hastalara yardım yapma amacıydı. Nihai amacı ise büyük bir huzurevi yapmak idi. Bilboardlar aracılığı ile halka da çağrıda bulundum. Bolu'nun ileri gelenlerinden, maddi olarak kazancı yüksek olan şirketlerden, hayırsever olduğunu bildiğimiz kişilerden bu vakfa yardımda bulunmalarını istedim" dedi. "‘ARKADAŞLAR BİZ BU BEDELİ ALACAĞIZ, YA SEVE SEVE VERECEKSİNİZ YA DA..... VERECEKSİNİZ' ŞEKLİNDE HERHANGİ BİR SÖYLEMİM OLMADI" Hakkındaki suçlamaları reddeden Başkan Özcan, "Yapıldığı iddia edilen toplantı da yine vakfa yardım toplamak amacıyla yapılmış bir toplantıdır. Bu toplantıya Bolu içinde faaliyet gösteren bazı marketlerin temsilcileri katıldılar. Toplantıda da vakıf kurulduğunu, bu vakfın öğrencilere, yaşlılara, engellilere yardım yapacağını söyledim ve vakfa bağışta bulunup bulunamayacaklarını sordum. Özellikle büyük market yetkilileri doğrudan bağış yapamayacaklarını, ancak reklam vermek için ciddi bütçelerinin olduğunu, bu parayı reklam vermek suretiyle verebileceklerini söylediler. Toplantı günü kesinlikle reklam sözleşmesine ilişkin bir teklif metni ve mektubu verilmedi. Söylediğim gibi reklam konusu büyük market yetkililerin bunu bize söylemesi üzerine açıldı. Dolayısıyla daha önceden reklam verme hususunda hazırlanmamız ve reklam teklifi verme planlamamız olmadı. Yine o gün kimse olumlu ya da olumsuz sonuç bildirmedi. Ben bu toplantıya katılanlara ‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da..... vereceksiniz' şeklinde herhangi bir söylemim olmadı. Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinde söylenmeyecek kadar bilgiye sahibim. Zaten idari tahkikattaki ifadelerde de görüleceği üzere mağdurlardan hiçbiri ifadesinde bundan bahsetmemiştir" ifadelerine yer verdi. "ONUN İÇİN DE AÇIKÇA YARDIM İSTİYORUZ" Açıkça yardım gereken konularda yardım istediğini ifade eden Özcan, "Özetlemem gerekirse, icbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam yazılı bir teklif mektubu sunmam. Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı. Ben yardım yapılması gerektiğinde açıkça yardım istediğimi zaten belirtirim. Hatta SMA hastası Rüzgar bebekle ilgili şu an kampanyamız vardır. Onun için de açıkça yardım istiyoruz. Ayrıca bunun dışında Boluspor'a, Bolu ilinde yapılan camilere, konserlere, fuarlara da yardımda bulunulması için hayırseverlerden ricacı oluyorum. Yani sadece kendi vakfımız için değil, Bolu'nun yararına olan her şey için yardım talep ederim. Ben yapılan toplantıda kimseden zorla reklam sözleşmesi yapmasını istemedim. Yapılmaması halinde herhangi bir yaptırımda bulunacağıma ilişkin tavır göstermedim" dedi. "ALİ SARIYILDIZ VAKFIN BÜTÜN GELİR GİDERLERİNİ TAKİP EDERDİ" Vakıfla Ali Sarıyıldız'ın ilgilendiğini dile getiren Özcan, "Yine icbarda bulunduğumu söyleyen kişiler aynı şekilde toplantı sonrasında fotoğraf çekildiğini söylemişlerdir. İcbar durumu gerçek olsaydı toplantı sonrasında da bu şekilde bir hatıra fotoğrafı çekilmesi hayatın olağan akışına aykırı olurdu. Bu durum şundan kaynaklıdır. Bu yapılan görüşmeler esasında resmi bir toplantı değildi ve bu şekilde günde 7-8 tane görüşme gerçekleştiriyorum. Bundan dolayı ilk yazılı ifademde anımsayamadığım için toplantı yapılmadığını söylemiştim. Şu an verdiğim ifadem doğrudur. Ben bu şekilde bir görev vermedim. Böyle bir görev vermiş olsam daha sonra kendim bir toplantı yapma ihtiyacı duymazdım. Ali Sarıyıldız belediye meclis üyesidir. Aynı zamanda BOLSEV Vakfı'nın yönetim kurulu üyesidir. Benim gibi kurucu beş üyesinden birisidir. Mali müşavir olması sebebiyle vakfın sayman üyesi olarak görev yapar. Ali Sarıyıldız vakfın bütün gelir giderlerini, yapılan bağışları, burs ödemelerini, hastalara yapılan yardımları takip ederdi. Ali Sarıyıldız'a marketlere yapılan reklam sözleşmeleri ile ilgili herhangi bir görev vermedim. Haricen de bir bilgim yoktur" diye konuştu. "BU KADAR BÜYÜK FİRMALAR İÇİN 10 BİN TL'LİK SÖZLEŞME YAPMAK İSTEMEZDİM" Büyük firmalar için 10 bin lira gibi bir rakama sözleşme yapmak istemeyeceğini söyleyen Özcan, "A 101 marketlerinin CEO'sunun benden randevu talep ettiği hususunu hatırlamıyorum. Kendisi ile herhangi bir görüşmem olmadı, Ali Sarıyıldız'ın herhangi bir görüşme yapıp yapmadığını bilmiyorum. Ali Sarıyıldız ile A 101 marketlerin reklam yapma teklifi hususunda herhangi bir görüşmemiz olmadı. Eğer benim böyle bir görüşmem olsaydı bu kadar büyük firmalar için 10 bin TL'lik sözleşme yapmak istemezdim. Vakfımıza yapılan yardımlar ile ilgili bana bilgi verdiler. Vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmemizi istediler. Ben de vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmek amacıyla ve vakfımız adına yapılan hizmetleri paylaşmak amacıyla bu videoyu çektim. A 101 ve ŞOK marketin yardım yapmaması nedeniyle üzüldüm ve bu durumu bu şekilde ifade etmek istedim. Esasında bu açıklamamda dahi icbar bulunmadığım ortadadır. Yapılan gözaltı nedeniyle ve vakfımızın bugün itibarıyla ihtiyacı olan öğrencilere burs verecek olması ve bu işlemi yapabilmek için yetkili kişi olan ben ve Ali Sarıyıldız'ın burada bulunması nedeniyle öğrencilere burslarının yatamayacak olmasının üzüntüsünü yaşıyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" ifadelerine yer verdi.

Tanju Özcan’dan dikkat çeken açıklama: Alkolü bıraktım, 20 kilo verdim Haber

Tanju Özcan’dan dikkat çeken açıklama: Alkolü bıraktım, 20 kilo verdim

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, umre ziyaretinin ardından sağlık durumu ve son dönemdeki yaşam değişikliklerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Makamında gazetecilerle bir araya gelen Özcan, geçirdiği pankreatit rahatsızlığı sonrası Tip 2 diyabet teşhisi aldığını ve bu süreçte ciddi kilo kaybı yaşadığını ifade etti. Bir haftalık umre ziyaretinden dönen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, kutsal topraklarda yaşadığı manevi atmosferden derinden etkilendiğini söyledi. Umrenin kendisi için beklediğinden çok daha anlamlı geçtiğini belirten Özcan, imkânı olan herkese kutsal topraklara gitmeleri çağrısında bulundu. Özcan, Bolu ve çalışma arkadaşları için dualar ettiğini ifade etti. TANJU ÖZCAN UMRE DÖNÜŞÜ SAĞLIK DURUMU HAKKINDA KONUŞTU Umre ziyareti dönüşünde sağlık durumuna da değinen Tanju Özcan, son dönemde geçirdiği iki pankreatit rahatsızlığı sonrası Tip 2 diyabet teşhisi konulduğunu açıkladı. Diyabet nedeniyle beslenme düzenini değiştirdiğini ve bunun sonucunda yaklaşık 20 kilo verdiğini belirten Özcan, “Bu süreçte kilo kaybım dikkat çekti. Kanser olduğuma dair söylentiler çıktı ancak böyle bir durum söz konusu değil. Şu an çalışmamı engelleyecek bir rahatsızlığım yok, sadece daha dikkatli yaşamam gerekiyor” dedi. ALKOLÜ BIRAKTI, NAMAZ KILMAYA BAŞLADI Sağlık sorunları nedeniyle alkolü bıraktığını ve namaz kılmaya başladığını ifade eden Özcan, bu yaşam tarzını sürdürmeyi planladığını söyledi. Ancak siyasi çizgisinde herhangi bir değişiklik olmadığının altını çizen Özcan, Türk milliyetçisi, Atatürkçü ve sosyal demokrat anlayışla siyaset yapmaya devam edeceğini vurguladı. UYGUN HAC VE UMRE İÇİN ÇALIŞMA Özcan ayrıca Boluyuseviyorum (BOLSEV) Vakfı aracılığıyla vatandaşlara daha uygun şartlarda hac ve umre hizmeti sunabilmek için istişarelere başladıklarını belirterek, bu projenin hayata geçirilmesini arzu ettiklerini dile getirdi.

CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’dan sığınmacı çıkışı: “Bugün olsa yine yaparım, pişman değilim” Haber

CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’dan sığınmacı çıkışı: “Bugün olsa yine yaparım, pişman değilim”

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, sığınmacılara yönelik uygulamaları nedeniyle hakkında açılan dava süreci devam ederken, düzenlediği basın toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özcan, “Ben bu kararların arkasındayım, bugün olsa aynılarını yaparım” diyerek pişman olmadığını söyledi. CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, görev süresi boyunca yabancı uyruklu kişilere yönelik aldığı kararlarla sık sık gündeme gelmişti. Özcan, kentte yaşayan sığınmacılara yönelik belediye yardımlarını kesmiş, su ücretlerine 10 kat zam yapmış ve nikah ücretlerini 100 bin TL’ye çıkarmıştı. Bu kararların ardından sivil toplum kuruluşları tarafından hakkında suç duyurusunda bulunulan Özcan’a, Bolu 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ‘nefret ve ayrımcılık’ suçlamasıyla açılan davada adli kontrol tedbiri uygulanarak yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Basın toplantısında konuşan Özcan, “2019 seçimlerinden önce açıkça söyledim. ‘Sığınmacılara yardım etmeyeceğim, Bolu’da kalmalarını istemiyorum’ dedim. Seçildikten sonra da verdiğim sözleri tuttum. Bugün olsa yine yaparım. Pişman değilim, vicdanım rahat” ifadelerini kullandı. Kararlarının Bolu’da güvenliği artırdığını savunan Özcan, “Şu anda Bolu çok rahatladı. Çocuklarımız okula huzurla gidiyor, kadınlarımız tacizkar bakışlardan uzak bir şekilde dolaşıyor. Kendimle gurur duyuyorum, şehir dışından gelenler de teşekkür ediyor” dedi. Mahkemenin verdiği yurt dışına çıkış yasağına da tepki gösteren Özcan, “Benim yurt dışına çıkma niyetim yok. Mücadelem devam edecek. Bu karar trajikomiktir. Kararı veren hakim hakkında reddi hakim talebinde bulunacağım” diye konuştu. Özcan’ın ‘nefret ve ayrımcılık’ suçlamasıyla yargılandığı davanın bir sonraki duruşması 7 Ekim’de görülecek.

CHP’li Tanju Özcan’a yurt dışına çıkış yasağı Haber

CHP’li Tanju Özcan’a yurt dışına çıkış yasağı

CHP'li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında, kentte yaşayan yabancı uyruklulara yönelik aldığı kararlar nedeniyle "nefret ve ayrımcılık" suçundan açılan davada, mahkeme yurt dışına çıkış yasağı kararı verdi. "NEFRET VE AYRIMCILIK" DAVASINDA YURT DIŞI YASAĞI KARARI Dava, Tanju Özcan'ın belediye başkanı olarak yabancı uyruklu kişilere yönelik ayni ve nakdi yardımları kesme, su ücretlerine 10 kat zam yapma ve nikah ücretlerini 100 bin TL olarak belirleme gibi kararları sonrası sivil toplum kuruluşlarının yaptığı suç duyuruları üzerine açılmıştı. Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın son duruşmasında, mahkeme heyeti, Tanju Özcan hakkında adli kontrol tedbiri olarak yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Dava, 10 Ekim tarihine ertelendi. BAŞKAN ÖZCAN'DAN KARARA SERT TEPKİ: "BU NE GARİP BİR SIĞINMACI SEVGİSİDİR" Başkan Tanju Özcan, kararı sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla duyurarak sert tepki gösterdi. Daha önce aynı konuda defalarca takipsizlik kararı verildiğini belirten Özcan, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un bir açıklaması sonrası yeniden soruşturma açıldığını iddia etti. Özcan, en dikkat çekici eleştirisini ise mahkemenin karar alma sürecine yöneltti. Savcılığın hakkında bir adli kontrol hükmü uygulanmasına gerek görmediğini belirtmesine rağmen, mahkemenin "gerekçe bile belirtmeden" yurt dışına çıkış yasağı koyduğunu ifade etti. Özcan, açıklamasını "Bu ne garip bir sığınmacı sevgisidir anlamak mümkün değil. Bu tuhaf kararı Türk milletinin vicdanına havale ediyorum" sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.