#tarihi eser

İLKHABER-Gazetesi - tarihi eser haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, tarihi eser haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Louvre’un karanlık mirası: Picasso’dan Mona Lisa’ya soygunlar Haber

Louvre’un karanlık mirası: Picasso’dan Mona Lisa’ya soygunlar

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı Dr. Haluk Uygur, Fransa'nın başkenti Paris'teki Louvre Sarayı'na kurulan ve dünyanın en büyük sanat müzesi olan Louvre Müzesi'ndeki tarihi eser soygunlarını mercek altına aldı. Dr. Uygur, Louvre Müzesi’nde Picasso’dan günümüze uzanan hırsızlık zincirini belgeleriyle ele aldığı incelemesinde, bu olayların yalnızca sanat tarihi açısından değil, müze algısı ve kültürel değer üretimi bakımından da dikkatle alınması gerektiğini söyledi. Louvre’daki ilk büyük kırılmanın 1911 yılında yaşandığını hatırlatan Uygur, olayın başlangıcının 1907 yılına uzandığını belirtti. Paris’in bataklık sayılabilecek bir mahallesinde yaşayan Gery Pieret adlı bir kişinin, sarhoş olduğu bir sırada 1907’den itibaren Louvre Müzesi’nden eserler çaldığını ve bunları aralarında Pablo Picasso’nun da bulunduğu önemli isimlere sattığını övünerek anlattığını aktaran Uygur, bu itirafın Paris-Journal gazetesi muhabiri tarafından kayda geçirildiğini ifade etti. “Tesadüf müdür bilinmez ama 1907 yılı, Picasso’nun bazı otoritelerce kübizmin ilk eseri sayılan Avignonlu Kadınlar tablosunu yaptığı yıla denk gelir” diyen Uygur, eserdeki iki figürün yüzünde Afrika kökenli maskelerin bulunmasının dikkat çekici olduğunu aktardı. VİNCİ’NİN MONA LİSA TABLOSUNUN ÇALINMASI, PİCASSO’YA KADAR UZANIYOR 12 Ağustos 1911’de Louvre’dan Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa (La Jakonde) tablosunun çalınmasının ardından soruşturmanın Picasso’ya kadar uzandığını belirten Uygur, ünlü ressamın Gery Pieret’ten eser satın aldığını itiraf ettiğini, ancak Avignonlu Kadınlar’daki iki kadının taktığı maskelerin orijinallerinin de aralarında bulunduğu eserleri polise teslim ederek tutuklanmaktan kurtulduğunu kaydetti. Tarihte farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Adana ve çevresinden geçmişte kaçırılan tarihi eserlerin olduğuna ilişkin açıklamalarıyla da dikkati çeken Dr. Uygur, Mona Lisa’nın, Pieret tarafından çalınan eserler arasında yer almadığının da altını çizdi. Bir süre sonra Mona Lisa’nın bulunmasıyla tablonun kaderinin tamamen değiştiğini vurgulayan Uygur, “Daha önce sıradan bir eser muamelesi gören Mona Lisa, bu hırsızlıkla birlikte baş eser haline geldi. Sadece kendi değeri değil, Louvre’un toplam algı değeri de katlanarak arttı. Bugün bile Louvre’u yalnızca Mona Lisa’yı görmek için gezenlerin sayısı çoğunlukta. Bu süreç nedeniyle bazı çevreler, Mona Lisa hırsızlığını bir algı operasyonu olarak yorumladı” dedi. KRALİYET MÜCEVHERLERİ DE ÇALINDI Haluk Uygur, Louvre’un geçen yılın sonunda bir kez daha soyulduğunu belirterek, 19 Ekim 2025’te yaşanan hırsızlıkta bu kez değerli ancak kamuoyunun pek dikkatini çekmeyen kraliyet mücevherlerinin çalındığını dile getirdi. Uygur, “Tıpkı Mona Lisa olayında olduğu gibi, acemice ama son derece kolay bir şekilde gerçekleştirilen bu hırsızlıkta ne alarmlar devreye girdi ne de kameralar iş gördü. Bekçilerin uyuduğunu düşünmemek elde değil” ifadelerini kullandı. Bu olayla birlikte daha önce kimsenin bilmediği kraliyet mücevherlerinin tüm dünya tarafından öğrenildiğini belirten Uygur, bugün Louvre’u ziyaret edenlerin Mona Lisa’dan sonra mücevherlerin sergilendiği boş camekânları da gezdiğini, hatta yalnızca bu boş vitrinleri görüp çıkan ziyaretçilerin bile olabileceğini dile getirdi. Uygur, “Kısacası Louvre Müzesi bu işten zararlı çıkmadı. Hele ki birkaç ay sonra mücevherler bulunup yerlerine konursa, müze açısından keyiflerine diyecek yok” değerlendirmesinde bulundu. Haluk Uygur, Picasso’dan günümüze uzanan Louvre hırsızlıklarını tüm belgeleriyle ele aldığı çalışmasının, online Zamansız dergisinin son sayısında yayımlandığını belirterek, “Louvre’un bu çok katmanlı hırsızlık öyküsünü 220 sayfalık derginin 5. sayısının 72. sayfasında da ayrıntılı biçimde kaleme aldım” diye konuştu. ZAMANSIZ Bir süre önce online platformda yayın hayatına başlayan "Zamansız Görsel Kültür ve Sanat Dergisi", her okuyucusunu kendi zamansızlığını keşfetmeye davet eden bir durak olmayı hedefliyor. Fotoğraf ve sinema üzerinden görsel sanatlar öncelikli hedef olsa da “Zamansız” tüm sanat dalları bağlamında, zamanın ötesine dokunan bir rehber olarak geçmişin ustalarını bugünün yenilikçileriyle buluşturuyor. https://www.zamansiz.art/zamansiz-gorsel-kultur-ve-sanat-dergisi-5-sayi-keske/

İstanbul’da tarihi eser operasyonu: 20 yıl önce camiden çalınan hat levhası bulundu Haber

İstanbul’da tarihi eser operasyonu: 20 yıl önce camiden çalınan hat levhası bulundu

İstanbul'da tarihi eser kaçakçılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda, aralarında 20 yıl önce Üsküdar'da bir camiden çalınan ve Interpol tarafından aranan hattat Mehmet Sami Efendi'nin 1837-1912 tarafından yazılmış bir hat levhasının da olduğu binlerce eser ele geçirildi. Bu eserleri yurt dışına götürmeyi hedefleyen 15 kaçakçı yakalandı. 20 YILLIK SIR PERDESİ ARALANDI: INTERPOL'ÜN ARADIĞI LEVHA BULUNDU Edinilen bilgilere göre, İstanbul'da tarihi eser kaçakçılarına yönelik Haziran ve Eylül tarihleri arasında 5 ilçede 11 ayrı operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, tarihi eserleri yurt dışına kaçırmaya çalışan kaçakçılara yönelik çalışma yaptı. Fatih, Şişli, Esenyurt, Bağcılar, Kadıköy ve Beşiktaş ilçelerinde Haziran ve Eylül ayları içerisinde 11 farklı operasyon düzenlendi. Baskınlarda 15 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Bu şüphelilerin adreslerinde ve işyerlerinde yapılan aramalarda, aralarında 2 Şubat 2005 yılında Üsküdar Defterdar Tahir Efendi Camii'nden çalınan Hattat Mehmet Sami Efendi tarafından 1837-1912 tarihlerinde yazılmış 1 hat levhanın da olduğu binlerce eser ele geçirildi. Ele geçen eserler arasında hat levhanın yansıra bin 771 parçadan oluşan Yunan/Roma İmparatorluk dönemlerine ait, insan bezemeli mozaik eser, Yunan, Roma, Abbasi, Emevi, Bizans İmparatorluğu, Osmanlı Cihan Devleti ile Anadolu Selçuklu Devleti dönemlerine ait olduğu değerlendirilen altın, gümüş, bronz ve nikel malzemeden imal olduğu görülen toplam 2 bin 627 sikke grubu, Osmanlı Cihan Devleti dönemine ait olduğu anlaşılan pişot, kama, kılıç, şamdan, mumluk, kadeh, mühür, ikona vb. olmak üzere toplam 454 obje ve 47 fil dişinden imal edildiği değerlendirilen bilezik formunda takı ele geçirildi. ESERLER MÜZELERE TESLİM EDİLECEK Ele geçen tarihi ve manevi eserler, basın mensuplarına gösterildi. Söz konusu eserlerin, yapılacak işlemlerin ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü, İstanbul Ayasofya Tarihi ve Deneyim Müzesi ile Türk ve İslam Eserleri Müzesi Müdürlüğüne teslim edileceği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.