#Tarihi konak

İLKHABER-Gazetesi - Tarihi konak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarihi konak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Akyüz'den tarihi konakta 'sanat' konferansı Haber

Prof. Akyüz'den tarihi konakta 'sanat' konferansı

Serhat AKARSU ADANA (İLKHABER) - Toros Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğurcan Akyüz, Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Merkezi’nde düzenlenen “Sanat, Teknoloji ve Modernite” konulu konferansta, sanatın, bir duygu ya da tasarının güzelliğinin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucunda ortaya çıkan güzellik olduğunu söyledi. Prof. Dr. Uğurcan Akyüz, tarihi Ramazanoğlu Konağı'nda faaliyetlerini sürdüren Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Merkezi'ndeki (ÇÜTAM) etkinlikte, sanatın, en genel anlamıyla üreticiliğin ve hayal gücünün ifadesi ve uygulanması olduğunu belirtti. 'Sanat' sözcüğünün genelde görsel sanatlar için kullanıldığını ifade eden Prof. Dr. Akyüz, "Sanat, bazı düşüncelerin, amaçların, durumların ya da olayların, beceri ve düş gücü kullanılarak ifade edilmesine ya da başkalarına iletilmesine yönelik üretici insan etkinliğidir” dedi. Tarih boyunca neyin sanat olarak adlandırılacağına dair fikirlerin sürekli değiştiğini, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar oluşturulduğunu kaydeden Prof. Dr. Uğurcan Akyüz, şöyle devam etti: “Sanat, bu geniş anlamından Rönesans zamanında sıyrılmaya başlamış, ancak yakın zamana kadar zanaat ve sanat sözcükleri dönüşümlü olarak kullanılmaya devam etmiştir. Buna ek olarak Sanayi Devrimi sonrasında tasarım ve sanat arasında da bir ayrım doğmuş, 1950 ve 1960'larda popüler kültür ve sanat arasında tartışma kaldıran bir üçüncü çizgi çekilmiştir. Sanat bir duygunun ya da tasarının güzelliği anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucunda ortaya çıkan güzelliktir. Sanat, nesnel ve öznel yaklaşımlara göre farklı açıklanır. Nesnel yaklaşımda sanat, toplumsal etkilerle, öznel yaklaşımda ise salt bir bireysellikle yapılır.” Son zamanlarda günlük hayat içinde sıklıkla teknoloji kelimesinin de kullanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Akyüz, “Sohbetlerin çoğunda en az bir kez geçen teknolojinin gerçek anlamı sorulduğunda ona da sanatta olduğu gibi çok az kişi tam bir cevap verebiliyor. Teknoloji insanların ihtiyaç ve isteklerini karşılamak üzere hedefe ulaşmak için kullanılan çevreyi geliştiren, değiştiren ve hatta dönüştüren bilgi, beceri, yöntem ve süreçlerinin tamamı olarak tanımlanıyor” diye konuştu. Akyüz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsanlar teknolojiyi mal veya hizmet üretmek, bilgiye ulaşmak ve kullanmak gibi amaçlarla kullanabiliyor. Teknoloji sayesinde bilimsel araştırmalar yapılabiliyor ve insanlığın yararı için önemli çalışmalar gerçekleştiriliyor.  Teknoloji tarihi araçların ve tekniklerin icat edilmesiyle aynı zamanda başlıyor. Teknoloji terimi Yunanca sanat ve zanaat anlamındaki techne kelimesinden geliyor. Önceleri uygulamalı sanatları tanımlarken kullanılan kelime, şimdilerde çevremizdeki ilerlemeyi ve değişiklikleri tanımlamak için kullanılıyor. Günümüzde teknolojinin insan hayatındaki yerine bakılırsa teknoloji tarihi ancak insanlık tarihinin son bulmasıyla sonlanacak gibi görünüyor.” Konferansın sonunda ÇÜTAM Müdürü Prof.Dr. Deniz Abik, sunumundan dolayı Prof. Dr. Uğurcan Akyüz’e teşekkür belgesi verdi. Prof. Dr. Akyüz, daha sonra konferansa katılan izleyiciler arasına geçerek hatıra fotoğrafı çektirdi. Prof. Dr. Deniz Abik, 9 yıldır konferansların verildiği ÇÜTAM’da 18 Ekim 2023 tarihinde saat 15.30’da Cumhuriyetin 100. Yılı Özel Programı olarak, “Cumhuriyetin 100. Yılında Türk Dünyasında Dil ve Edebiyat” konulu konferansta Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hülya Kasapoğlu Çengel, Bursa Uludağ Üniversitesi‘nden Prof. Dr. Nesrin Karaca ve Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ayşehan Deniz Abik’in konuşmacı olacağını duyurdu.

Depremden önce restorasyonu tamamlanan 211 yıllık Antakya evi ayakta kaldı Haber

Depremden önce restorasyonu tamamlanan 211 yıllık Antakya evi ayakta kaldı

HATAY (AA) - ABDULLAH DOĞAN - Hatay'ın merkez Antakya ilçesinde Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'ta meydana gelen depremlerden bir süre önce butik otele dönüştürülmesi amacıyla restorasyonu tamamlanan 211 yıllık konak, sarsıntıları hafif hasarla atlattı. Antakya'da tarihi ve turistik mekanların yer aldığı Hürriyet Caddesi yakınında 1812 yılında yapılan 10 odalı konak, mimari restorasyon uzmanı Gökhan Ergün ve ekibinin 18 ay süren çalışmasıyla butik otel niteliğinde restore edildi.Kapı üstündeki kilit taşları, ahşap doğramaları, çatı ile kiremit modeli ve kadim mimarisiyle geçmişi yansıtan konak, açılışa hazırlanırken 6 Şubat'taki depremlerde çevresindeki yapıların yıkılmasıyla kısmen hasar aldı.Depremin ardından yıkılan Rum Ortodoks Kilisesi'ne de komşu olan konakta, bahçe duvarı ve yakınındaki yapıların etkisiyle üst kattaki odanın cephe duvarı zarar gördü.Sokakların molozla dolması nedeniyle ulaşımın neredeyse imkansız hale geldiği bölgedeki Antakya evi, ayakta duran tarihi yapılardan biri olarak dikkati çekiyor.- "Depremin etkisi çok şiddetliydi, buna rağmen otelimizde kalıcı hasar yok"Tarihi konağın restorasyon işlerini yapan Gökhan Ergün, AA muhabirine, depremde büyük yıkımın yaşandığı Antakya'da tarihi ve tescilli yapıların da çöktüğünü söyledi.Kışla Saray Mahallesi'ndeki konağın butik otel olarak hizmet vermesi için çalıştıklarını anlatan Ergün, "Bu binada yaklaşık 1,5 yıl çalıştım. 1812 yılında yapılan konak eski Antakya'nın butik otel mıntıkasında olacaktı. Açılış hazırlığında maalesef bu acı depremi yaşadık. Binamız genelde statiği sağlam bir şekilde duruyor fakat uygulaması yanlış olan yan taraftaki binaların çökmesi ve bitişik ortak duvarların yıkılması buraya zarar verdi." dedi.Ergün, 10 odada 20 yatak kapasiteli butik otelde oluşan hasarın kısa sürede giderilebileceğini ifade etti.Antakya'nın bu bölgesinin, eski medeniyetlerin önemli yerleşimlerinden olduğunu vurgulayan Ergün, şöyle konuştu:"Burası 2 bin yıllık bir kent. Bu kent her zaman için kendini bir şekilde küllerinden yaratmıştır. Biz yapacağız ki başka kişilere de örnek olalım. Yani kimse buraları bırakıp gitmesin. Sonuçta bizim enerjimiz var. Bu taşları, bu doğayı tekrar ayağa kaldırabiliriz. İnşallah hedefimiz güzel. Devletten de teknik, aynı zamanda manevi bir destek bekliyoruz. Buranın rölöve ve restorasyon projeleri, bölge kurulları tarafından onaylanmıştı. Aynı restorasyon projesi uygulanabilir. Çok güçlü bir ekibimiz var. Burada çok iyi restoratör, mimarlar var. Burayı 4 ayda sağlam bir ekiple tekrar ayağa kaldırabiliriz. Depremin etkisi çok şiddetliydi, buna rağmen otelimizde kalıcı hasar yok."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.