#Tarım

İLKHABER-Gazetesi - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ATB Başkanı Bilgiç: İklim koşullarına uygun ürün ekilmeli Haber

ATB Başkanı Bilgiç: İklim koşullarına uygun ürün ekilmeli

Adana Ticaret Borsası’nda (ATB) Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya ATB Başkanı Şahin Bilgiç, ATB Meclis Başkanı Osman Bağış ve meclis üyeleri katıldı. Toplantıda değerlendirmelerde bulunan Şahin Bilgiç, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, yağış rejimindeki düzensizlikler, artan sıcaklıklar ve su kaynaklarının giderek daha stratejik hale gelmesinin üretim süreçlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Bilgiç, üreticilerin iklim koşullarına dayanıklı, suyu daha verimli kullanan, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir ürün desenlerine yönelmesi gerektiğini vurguladı. “TARIM STRATEJİK BİR ALAN HALİNE GELDİ” Adana Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Şahin Bilgiç, “Tarım sektörü artık yalnızca üretim miktarıyla değerlendirilen bir alan değildir. Günümüzde tarım; iklim değişikliği, su yönetimi, sürdürülebilirlik, gıda arz güvenliği ve stratejik planlama başlıklarıyla birlikte ele alınmak zorundadır. Özellikle son yıllarda etkisini daha sert hissettiğimiz iklim değişikliği, üretim desenlerini doğrudan şekillendirmektedir. Çukurova gibi dünyanın en verimli tarım havzalarından birinde dahi bunun etkilerini açık şekilde görüyoruz. Yağış rejimindeki düzensizlikler, artan sıcaklıklar ve su kaynaklarının her geçen gün daha stratejik hale gelmesi; üreticimizi yeni arayışlara yönlendirmektedir. Önümüzdeki süreçte; iklim koşullarına dayanıklı, suyu daha verimli kullanan, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir ürün desenlerinin bölgemizde daha fazla ön plana çıkacağını değerlendiriyoruz. Ancak burada en önemli husus; üreticimizin doğru yönlendirilmesi, plansız ekimlerin önüne geçilmesi ve piyasa dengesinin korunmasıdır. Çünkü bugün tarımda sadece verim değil; sürdürülebilir üretim kabiliyeti stratejik bir konu haline gelmiştir” şeklinde konuştu. “ÜRETİCİNİN GELİRİ KORUNMALI” Dünya piyasalarında yaşanan gelişmelerin tarım ürünleri ticaretini ve fiyat dengelerini doğrudan etkilediğini belirten Başkan Bilgiç şunları söyledi: “Özellikle Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilimler ve lojistik hatlarında yaşanan aksaklıklar, küresel pamuk arzında daralmaya yol açmıştır. Bunun sonucu olarak lif pamuk fiyatlarında uluslararası ölçekte yukarı yönlü bir hareketlilik oluşmuştur. Türkiye piyasaları da bu süreci yakından takip etmektedir. Bu gelişmeler doğrultusunda, önümüzdeki üretim sezonunda ilimizde pamuk ekim alanlarında artış yaşanabileceği değerlendirilmektedir. Çukurova’nın üretim gücü, tecrübesi ve altyapısı düşünüldüğünde; pamukta yeniden güçlü bir üretim ivmesi yakalanabileceğine inanıyoruz. Ancak burada önemli olan yalnızca ekim alanlarının büyümesi değil; üreticimizin sürdürülebilir gelir elde edebileceği bir piyasa yapısının oluşturulmasıdır.” BUĞDAY HASADI VE ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ Başkan Bilgiç, “Yaklaşan buğday hasadı da sektörümüz açısından son derece önemli başlıklardan biridir. Sahadan aldığımız ilk bilgiler; bu yıl özellikle yağışların olumlu etkisiyle birçok bölgede verim açısından umut verici bir tablo oluştuğunu göstermektedir. Ancak hepimizin bildiği gibi üreticimizin kazanabilmesi için yalnızca yüksek rekolte yeterli değildir. Fiyat istikrarı, alım politikaları, finansmana erişim, lisanslı depoculuk altyapısı ve maliyet yönetimi de en az verim kadar önem taşımaktadır. Bu noktada Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasayı düzenleyici adımları dikkatle takip edilmektedir. Üreticimizin alın terinin korunması, maliyet baskısının hafifletilmesi ve hasat sürecinin sağlıklı yönetilmesi sektörümüzün ortak beklentisidir. Adana Ticaret Borsası olarak bizler de; binbir emek ve zahmetle üretilen ürünlerin alım ve satımının sağlıklı şekilde yürütülmesi, lisanslı depoculuğun kullanımının yaygınlaştırılması ve üreticimizin güvenli ticaret altyapısına erişebilmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” diye ifade etti. “ÜRETİCİNİN EMEĞİ KARŞILIK BULMALI” Adana karpuzu; erkenci üretim avantajı, yüksek kalitesi ve kendine özgü lezzetiyle yalnızca iç piyasada değil, dış pazarlarda da güçlü bir marka değerine sahip olduğunu belirten Başkan Bilgiç, “Bu yıl iklim koşullarının genel seyri ürün gelişimini olumlu etkilemiştir. Ancak üreticimizin temel beklentisi sadece yüksek rekolte değil; emeğinin karşılığını alabileceği sürdürülebilir bir piyasa düzenidir. Özellikle hasat dönemlerinde arz yoğunluğuna bağlı fiyat kırılmalarının önüne geçilmesi, lojistik süreçlerin sağlıklı yönetilmesi ve ihracat imkanlarının artırılması büyük önem taşımaktadır. Üreticimizin kazandığı, tüketicimizin makul fiyatla ürüne ulaştığı dengeli bir piyasa yapısı hepimizin ortak sorumluluğudur” şeklinde konuştu. “BAYRAMLAR TOPLUMSAL BAĞLARIMIZI GÜÇLENDİRİYOR” Yaklaşmakta olan mübarek Kurban Bayramı’nı da en içten dilekleriyle kutlayan Başkan Bilgiç şunları söyledi: “Bayramların; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, dayanışma kültürümüzü yaşatan ve toplumsal bağlarımızı kuvvetlendiren özel zamanlar olduğuna inanıyoruz. Bu vesileyle; başta üyelerimiz, üreticilerimiz ve iş dünyamız olmak üzere tüm vatandaşlarımıza sağlık, huzur, bereket ve esenlik dolu bir bayram diliyorum.” Başkan Bilgiç’in değerlendirmelerinin ardından ATB meclis gündem maddelerine geçildi.

Ömer Fethi Gürer'den süs bitkisi üreticilerine ziyaret: Maliyetler ve ÇKS sorunu masada Haber

Ömer Fethi Gürer'den süs bitkisi üreticilerine ziyaret: Maliyetler ve ÇKS sorunu masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Anneler Günü dolayısıyla süs bitkisi sektöründeki hareketliliği yerinde inceledi. Sarıyer bölgesinde dokuz yıldır çiçek üretimi gerçekleştiren kadın girişimci Şevval Kaptan’ın işletmesini ziyaret eden Gürer, seralardaki üretim süreçleri ve sektörün karşılaştığı yapısal engeller hakkında bilgi aldı. Ziyaret sırasında yaklaşık 20 dönümlük bir arazide 30 farklı türde süs bitkisi yetiştirdiklerini belirten işletme sahibi Şevval Kaptan, yılın her döneminde farklı bir hazırlık süreci içinde olduklarını ifade etti. İlk altı aylık periyotta bahar ürünlerine odaklandıklarını, sonrasında ise sonbahar hazırlıklarının başladığını söyleyen Kaptan, çiçek yetiştiriciliğinin dışarıdan görünen estetiğinin aksine oldukça zorlu bir emek süreci gerektirdiğini dile getirdi. İTHAL GİRDİLER VE DÖVİZ KURU BASKISI Sektörün en büyük problemlerinden biri olan maliyet artışlarına değinen kadın girişimci, üretimin temel taşı olan toprağın dahi yurt dışından getirildiğini açıkladı. Yıllardır ithal toprak kullandıklarını belirten Kaptan, Euro kurundaki her yükselişin doğrudan üretim giderlerine yansıdığını ve bu durumun planlama yapmayı güçleştirdiğini vurguladı. Süs bitkisi üretiminin ciddi bir sermaye ve titiz bir organizasyon istediğini belirten üretici, müşteri taleplerine yetişebilmek için sürekli yeni yatırımlar yapılması gerektiğini ekledi. HAZİNE ARAZİLERİNDE ÇKS KAYIT ÇIKMAZI Üreticilerin karşılaştığı bir diğer önemli sorun ise Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerindeki bürokratik engeller oldu. Toplam 20 dönümlük üretim alanının sadece tapulu kısmının ÇKS'ye dahil edilebildiğini belirten Kaptan, hazine arazileri üzerinde yapılan üretimin sistemde görünmemesinin finansal desteklere erişimi kısıtladığını söyledi. Gerçek üretim alanı üzerinden destek alabilmek için yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden girişimci, bu durumun Ziraat Bankası nezdindeki işlemlerini de doğrudan etkilediğini belirtti. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İŞGÜCÜ SORUNU Değişen iklim koşullarının bitki sağlığı üzerindeki etkilerine karşı yoğun bir önlem trafiği yürüttüklerini anlatan üretici, don riskine karşı teyakkuzda olduklarını ve güneşin yakıcı etkisinden korunmak için sera camlarına kireç uygulaması yaptıklarını söyledi. İşletmedeki sürekli çalışanların yanı sıra dönemsel işçi bulma konusunda da zaman zaman zorlandıklarını kaydeden Kaptan, yerel işgücü ile süreci yönetmeye çalıştıklarını ifade etti. GÜRER: "ÜRETİCİNİN DESTEKLENMESİ STRATEJİK ÖNEMDE" Seraları inceleyerek üreticinin taleplerini dinleyen CHP'li Ömer Fethi Gürer, kadın girişimcilerin tarımsal üretimdeki rolünün kritik olduğunu belirtti. Girdi maliyetlerindeki fahiş artışların nihai tüketiciye de olumsuz yansıdığını ifade eden Gürer, üreticinin üzerindeki yükün hafifletilmesi için acil çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Üreticilerin sesini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşımaya devam edeceğini sözlerine ekleyen Gürer, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürdürülebilirliği için devlet desteğinin şart olduğunu hatırlattı. Özel günlerin yarattığı hareketliliğin üretici için can suyu olduğunu belirten milletvekili, yerli üretimin korunmasının ekonomik dengeler açısından hayati olduğunu savundu.

Kozan’da sel ve dolu afetinin ardından sahada yoğun inceleme Haber

Kozan’da sel ve dolu afetinin ardından sahada yoğun inceleme

AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru ve beraberindeki heyet, Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri ile birlikte Eskikabasakal, Bulduklu, Pekmezci, Hamam, Çukurören ve Işıklı mahallelerinde üreticilerle bir araya geldi. Ziyaretlerde, afetin tarımsal üretim alanlarında yol açtığı zararlar yerinde incelendi, çiftçilerin sorun ve talepleri dinlendi. Saha incelemeleri kapsamında teknik personeller tarafından üreticilere hasar tespit süreçleri hakkında bilgilendirme yapılırken, afet sonrası yapılması gereken bakım, iyileştirme ve koruyucu tarım uygulamaları konusunda da destek sağlandı. İlçe genelinde hasar tespit çalışmalarının hafta içi ve hafta sonu aralıksız şekilde sürdüğü, başvuruların titizlikle değerlendirildiği bildirildi. AK Parti Adana Milletvekili iAbdullah Doğru ise yaptığı açıklamada, “Kozan’da yaşanan sel ve dolu afeti sonrası tüm kurumlarımızla sahadayız. Çiftçilerimizin zararlarının en hızlı şekilde tespit edilmesi ve gerekli destek mekanizmalarının devreye alınması için süreci yakından takip ediyoruz. Üreticimizin emeğini korumak bizim önceliğimizdir” ifadelerini kullandı. Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş ise yaptığı değerlendirmede, “Afetten etkilenen tüm üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Ekiplerimiz sahada yoğun bir çalışma yürütüyor. Amacımız, zarar gören tarımsal üretim alanlarının en kısa sürede yeniden üretime kazandırılması ve çiftçilerimizin mağduriyetinin giderilmesidir” dedi.

Mersin Mut'ta 2026 yılı kayısı hasat sezonu başladı: Ekonomik yol haritası belirlendi Haber

Mersin Mut'ta 2026 yılı kayısı hasat sezonu başladı: Ekonomik yol haritası belirlendi

Mersin’in tarımsal potansiyeli en yüksek bölgelerinden Mut ilçesinde, 2026 yılı kayısı hasadı süreci resmen start aldı. Hasadın başlamasına paralel olarak, bölge ekonomisinin en önemli kalemlerinden biri olan ürünün mevcut durumunu ve gelecek vizyonunu belirlemek amacıyla kapsamlı bir değerlendirme oturumu gerçekleştirildi. ÜRETİM VE İHRACAT STRATEJİLERİ MASAYA YATIRILDI Mut Kaymakamı Osman Çelikkol idaresinde yapılan toplantıya, yerel yönetim temsilcileri, ilgili kamu kurumlarının yöneticileri ve bölgedeki kayısı üreticileri katılım sağladı. Oturum boyunca 2026 sezonundaki rekolte beklentileri, ürün kalitesinin korunması ve pazar payının artırılmasına yönelik kritik başlıklar tek tek incelendi. Özellikle ihracat kanallarının etkin kullanımı ve pazarlama süreçlerinde karşılaşılan engellerin aşılması noktasında katılımcıların görüş ve önerileri kayıt altına alındı. TARIMSAL VERİMLİLİK İÇİN KOORDİNASYON VURGUSU İlçenin en stratejik tarım ürünü olan kayısının katma değerini artırmak adına yürütülebilecek bilimsel ve teknik çalışmalar toplantının ana gündem maddelerinden birini oluşturdu. Üreticilerin saha çalışmalarında karşılaştığı kronik sorunlara çözüm üretilmesi amacıyla kurumlar arası eş güdümün önemi hatırlatıldı. Toplantıda, sektörün genel fotoğrafı çekilirken, verimliliği maksimize edecek teknik altyapı destekleri üzerinde duruldu. KAYMAKAM ÇELİKKOL: ÜRETİCİLERİMİZİN HER ZAMAN YANINDAYIZ Toplantının kapanış bölümünde söz alan Kaymakam Osman Çelikkol, kayısı üretiminin Mut ekonomisi için bir can suyu niteliği taşıdığını vurguladı. Devletin tüm imkanlarıyla çiftçinin yanında olduğunu belirten Çelikkol, hasat döneminin sorunsuz bir şekilde tamamlanması için tüm birimlerin teyakkuzda olduğunu ifade etti. Çelikkol, "üreticilerin her zaman destekleneceğini" kaydederek, kurumlar arası koordinasyonun sağlıklı bir hasat süreci için şart olduğunu hatırlattı.

Hatay'da tarımsal afet: Amik Ovası'nda hasat öncesi dolu yağışı 6 bin dönüm araziyi vurdu Haber

Hatay'da tarımsal afet: Amik Ovası'nda hasat öncesi dolu yağışı 6 bin dönüm araziyi vurdu

Türkiye'nin en verimli tarım havzalarından biri olan Hatay Amik Ovası, doğa olaylarının sert yüzüyle karşı karşıya kaldı. Yaz mevsimi öncesi hummalı bir hasat hazırlığının sürdüğü bölgede, aniden bastıran ve kısa sürede şiddetini artıran dolu yağışı ekili arazilerde ağır hasar bıraktı. Özellikle Reyhanlı ilçesine bağlı Bükülmez Mahallesi ve çevresindeki tarım alanları, ceviz büyüklüğündeki dolunun etkisiyle kısa sürede beyaza büründü. Hasat olgunluğuna erişen stratejik ürünlerden patates, soğan ve buğday, doğa olayının şiddetiyle tarlada kaldı. AMİK OVASI'NDA TARIMSAL ÜRETİME DOLU DARBESİ Bölgedeki iklim değişikliğinin bir yansıması olarak değerlendirilen bölgesel dolu yağışları, tarım takviminin en kritik döneminde üreticiyi vurdu. Amik Ovası'nın bereketli topraklarında hasat edilmeyi bekleyen ürünlerin büyük bir kısmı, 10 dakika süren yoğun dolu yağışı sonucunda ekonomik değerini yitirdi. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, yağışın ardından tarlalarda yapılan ilk incelemeler, tahribatın boyutunun oldukça geniş bir coğrafyaya yayıldığını ortaya koydu. ŞEMSETTİN CÜNEYDİOĞLU: "6 BİN DÖNÜMLÜK ALANDA KURTARILACAK ÜRÜN YOK" Reyhanlı İlçesi Ziraat Odası Başkanı Şemsettin Cüneydioğlu, yaşanan afetin ardından yaptığı açıklamada 6 bin dönümlük bir alanda üretimin tamamen durma noktasına geldiğini vurguladı. Cüneydioğlu, arazideki durumu şu sözlerle özetledi: "Bu dolu hemen hemen ceviz büyüklüğünde hızlı bir şekilde iniş yaparak yağdı ve 6 bin dönümlük alanda kurtarılacak ürün yok. Burası patates ekili tarlamızdı. Burada en geç bir ay sonra Mayıs ayına girmesinden sonra bir hasat olayı gerçekleşecekti. Geçtiğimiz Cumartesi günü öğleden sonra yaşadığımız dolu afetinden dolayı hasadımız kalmadı ve içler acısı durumdayız. Allah çiftçilerimizin yardımcısı olsun. Bu ürünlerin tekrardan ilaçlanması veya gübrelenerek eski duruma getirilmesi imkanı yok. Çünkü şu anda toprağın altında yumurta kadar patates yumrusu var. Bu saatten sonra bunlar büyümez öyle kalır." RESMİ MAKAMLAR HASAR TESPİT ÇALIŞMALARINA BAŞLADI Bölgede toplamda 25 bin dönümlük bir arazide patates, soğan ve buğday ekili olduğunu belirten Cüneydioğlu, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin hızlıca sahaya indiğini ifade ederek, "Sağolsunlar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipler, bizi yalnız bırakmadı, gelip anında tespitlerini yapıp raporlarını tuttular. Bunun 6 bin dönümlük alanda kurtarılacak ürün yok" şeklinde konuştu. "SOĞANI SANKİ ÇEKİÇ ALIP EZMİŞ GİBİ HALE GELDİ" Afetten doğrudan etkilenen üreticilerden Halil Kureyşoğlu, yağışın aniliği ve şiddeti karşısında çaresiz kaldıklarını dile getirdi. Kureyşoğlu, tarlalardaki manzarayı şu ifadelerle aktardı: "Hava yağışlıydı ve sonra doluya döndü. Ceviz büyüklüğündeki dolu, 10 dakika içerisinde yağarken ne patates ne soğan ne de buğday bıraktı. 10 dakikalık dolu boyunca tüm mevcut ürünlerin hepsi gitti. Hasat edilmesine 20 gün kalmıştı. Tam hasat zamanında sökülmüş soğanı sanki çekiç alıp ezmiş gibi hale geldi."

Tarımda yeni dönem: INSURE Projesiyle sahada büyük değişim Haber

Tarımda yeni dönem: INSURE Projesiyle sahada büyük değişim

Tarım sektöründe sosyal uyum, kayıtlı istihdam ve yaşam koşullarının iyileştirilmesini hedefleyen INSURE Projesi kapsamında Mersin’de değerlendirme ve koordinasyon toplantısı düzenlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen projeye, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Türk Kızılay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İŞKUR ortaklık ediyor. Toplantıya Bakan Danışmanı Ali Recep Nazlı ile Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Görüşmelerde, projenin sahadaki mevcut durumu ve uygulama sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantının ana gündem maddeleri arasında sahada yürütülen faaliyetlerden elde edilen bulgular, paydaş kurumların deneyim paylaşımı ve projenin bir sonraki aşamalarına yönelik stratejik planlama çalışmaları yer aldı. Katılımcılar, özellikle mevsimlik tarım işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik somut adımların hızlandırılması konusunda görüş birliğine vardı. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nü temsilen toplantıya İl Müdür Yardımcısı Ali Kansu Öztürk, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Birsen Ergün ile Proje Sorumlusu Mühendis Cansev Azgın katılım sağladı. Heyet, sahadaki uygulamalara ilişkin deneyimlerini paylaşarak projeye katkı sundu. INSURE Projesi kapsamında çok paydaşlı iş birliği modeliyle; mevsimlik tarım işçilerinin sosyal ve ekonomik koşullarının iyileştirilmesi, kayıtlı istihdamın artırılması ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulandı. Projenin, tarım sektöründe sürdürülebilir üretim ve sosyal uyumu destekleyen önemli bir adım olduğu ifade edildi. Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt ise konuya ilişkin değerlendirmesinde, “INSURE Projesi, yalnızca tarımsal üretimi değil aynı zamanda sosyal refahı da önceleyen bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Mevsimlik tarım işçilerimizin yaşam standartlarının yükseltilmesi ve kayıtlı istihdamın yaygınlaştırılması için yürütülen bu tür projeleri son derece kıymetli buluyoruz. Adana olarak sahadaki katkımızı artırarak, kırsal kalkınmayı güçlendiren her çalışmanın aktif bir paydaşı olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Silifke’nin yeni gözdesi enginar: Düşük maliyet, yüksek kazanç dönemi başladı Haber

Silifke’nin yeni gözdesi enginar: Düşük maliyet, yüksek kazanç dönemi başladı

Mersin Büyükşehir Belediyesinin 2025'te başlattığı ‘Enginar Yumrusu Dağıtımı Projesi' kapsamında Silifke'de ilk hasat yapıldı.Alternatif ürün olarak öne çıkan enginarın, düşük maliyet ve yüksek gelir avantajıyla üreticilere yeni kazanç kapısı olmasının hedeflendiği kaydedildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi destekleyen projeleriyle üreticinin yanında olmaya devam ettiği belirtilirken Başkan Vahap Seçer'in tarımsal üretime ve çiftçiye verdiği önemle hayata geçirilen projeler kırsalda kalkınmayı güçlendirdiği bildirildi. Çiftçilerin gelir kaynaklarını da çeşitlendirme kapsamında 2025 yılında ilk kez uygulamaya alınan ‘Demonstrasyon Amaçlı Enginar Yumrusu Dağıtımı Projesi' meyvelerini vermeye başladı. Alternatif ürünlerin yaygınlaştırılmasını hedefleyen proje ile enginar üretiminin artırılması, üreticilerin farklı gelir kaynaklarına yönelmesi ve bahçe ara tarımı modelinin teşvik edilmesinin amaçlandığı ifade edildi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen projenin ilk uygulama alanlarından biri olan Silifke ilçesine bağlı Atakent Mahallesi'nde, enginarların ilk hasadı gerçekleşti. Ara tarım modeliyle yetiştirilen enginarların hem bakımının kolay olması, hem de ekonomik getirisinin yüksek olması üreticilerden tam not alıyor. Kimyasal ilaçlara ihtiyaç duymadan yetiştirilebilmesi, düşük işçilik gerektirmesi ve bölgenin iklimine uygunluğu sayesinde enginar, üreticiler için sürdürülebilir bir alternatif olarak öne çıkıyor. "Üreticilerimizin, alternatif ve gelir getirici ürünlere yönelmesini amaçladık" Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı'nda görev yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Aylin Kutlu, ‘Demonstrasyon Amaçlı Enginar Yumrusu Dağıtımı Projesi' kapsamında başlatılan üretim sürecinde hasat aşamasına gelindiğini anlatarak, "Proje kapsamında, üreticilerimizin alternatif ve gelir getirici ürünlere yönelmesini amaçladık. Elde edilen tecrübeyle, projenin önümüzdeki dönemlerde daha geniş alanlara yayılması ve daha fazla üreticiye ulaşmasını temenni ediyoruz" dedi. Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimi desteklemeye ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak çalışmaları sürdürmeye devam edeceklerini ifade eden Kutlu, "Hasadın üreticilerimiz için bereketli olmasını diliyor, emeği geçen tüm üreticilerimize teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Üreticiler enginar üretimine büyük ilgi gösterdi Projeden faydalanan üreticilerden Hamit Gönül, zeytin, limon, avokado, muz yetiştirdiklerini ve buna enginarı da dahil ettiklerini belirterek, "Enginardan aldığımız verim güzel. İşçiliği az, geliri de yüksek. Silifke zaten enginar yetiştiriciliğine elverişli bir bölge. Çiftçiye verdiği desteklerden dolayı Vahap Başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. Çeşme'de düzenlenen ‘Enginar Festivali' gibi Silifke'de de benzeri bir festival olabileceğini ifade eden Gönül, "Tabii ki bunun için destek lazım. O destek de Büyükşehir Belediyesinden başladı. Umarım çiftçilerimiz de bu üretime yönelir" şeklinde konuştu.

Hatay'da çilek üreticisi yağışlara rağmen hasada başladı Haber

Hatay'da çilek üreticisi yağışlara rağmen hasada başladı

Türkiye'nin tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Hatay'da, baharın gelişiyle birlikte meyve hasadı hareketliliği başladı. Antakya ilçesine bağlı Karlısu Mahallesi'nde üreticilerin yoğun ilgi gösterdiği çilek tarlalarında ilk ürünler toplanarak yurt içi pazarına sunulmak üzere yola çıktı. HASAT SEZONU KARLISU MAHALLESİ'NDE BAŞLADI Bölgedeki 8 dönümlük arazide gerçekleştirilen çilek üretiminde, Ağustos ayında toprakla buluşan fideler 7 aylık yetişme sürecinin ardından meyve verdi. Mayıs ayı itibarıyla hız kazanan hasat çalışmaları kapsamında toplanan ürünler, başta büyükşehirler olmak üzere Türkiye'nin pek çok noktasına gönderiliyor. Tarlada 90 TL'den başlayan fiyatlarla alıcı bulan çilekler, hem kalitesi hem de aromasıyla dikkat çekiyor. YAĞIŞLAR REKOLTEYİ OLUMSUZ ETKİLEDİ Üretim sürecinde yaşanan iklimsel değişikliklerin verime yansıdığını belirten üretici Mehmet Anlar, bu yıl aşırı yağışlar nedeniyle ürün kaybı yaşadıklarını ifade etti. Anlar, üretim aşamasına dair şu detayları paylaştı: "Burası 8 dönümlük tarlada çilek hasadındayız. Şükürler olsun ki hasat iyi gidiyor. Bu yılki hasadımız başladı ve toplamaya devam ediyoruz. Bu yılki yağmurlardan dolayı verim düşük kaldı. Yağmur çileğe fazla iyi gelmez. Geçen yıl kuraklık vardı ama yeterince suyumuz vardı. Geçen yılki çileklerde verim ve albenisi daha çoktu. Bu yıl fazla yağışlardan dolayı meyvelerde çürüme oluyor. Ağustos ayının 15’inde ekimi yapılır ve 7 aylık bir süreci var. Mayıs ayının 25’inde hasadı yapılır. Geçen yıl bu tarlada 15 ton çilek hasat ettik. Bu yıl ise 10 ton çilek rekoltesi bekliyoruz. Bu yılki rekoltenin az olması aşırı yağışlardan dolayı oldu." TARLA VE MARKET FİYATLARI ARASINDAKİ FARK DİKKAT ÇEKİYOR Geçen yıla oranla fiyatların üretici bazında daha düşük seyrettiğini vurgulayan Mehmet Anlar, piyasadaki güncel rakamlar hakkında bilgi verdi. Tarladan çıkan ürün ile tezgahtaki fiyat arasındaki farka değinen Anlar, "Bu yılki fiyatlar geçen yılki fiyatlara göre düşük oldu. Çileğin bu yıl kilosu 90 TL ila 150 TL arasında fiyatı oluyor. Marketlerde ise 150 TL ila 175 TL arasında satılıyor" ifadelerini kullanarak sözlerini noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.