#tarımsal üretim

İLKHABER-Gazetesi - tarımsal üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, tarımsal üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kozan’da sel ve dolu afetinin ardından sahada yoğun inceleme Haber

Kozan’da sel ve dolu afetinin ardından sahada yoğun inceleme

AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru ve beraberindeki heyet, Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri ile birlikte Eskikabasakal, Bulduklu, Pekmezci, Hamam, Çukurören ve Işıklı mahallelerinde üreticilerle bir araya geldi. Ziyaretlerde, afetin tarımsal üretim alanlarında yol açtığı zararlar yerinde incelendi, çiftçilerin sorun ve talepleri dinlendi. Saha incelemeleri kapsamında teknik personeller tarafından üreticilere hasar tespit süreçleri hakkında bilgilendirme yapılırken, afet sonrası yapılması gereken bakım, iyileştirme ve koruyucu tarım uygulamaları konusunda da destek sağlandı. İlçe genelinde hasar tespit çalışmalarının hafta içi ve hafta sonu aralıksız şekilde sürdüğü, başvuruların titizlikle değerlendirildiği bildirildi. AK Parti Adana Milletvekili iAbdullah Doğru ise yaptığı açıklamada, “Kozan’da yaşanan sel ve dolu afeti sonrası tüm kurumlarımızla sahadayız. Çiftçilerimizin zararlarının en hızlı şekilde tespit edilmesi ve gerekli destek mekanizmalarının devreye alınması için süreci yakından takip ediyoruz. Üreticimizin emeğini korumak bizim önceliğimizdir” ifadelerini kullandı. Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş ise yaptığı değerlendirmede, “Afetten etkilenen tüm üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Ekiplerimiz sahada yoğun bir çalışma yürütüyor. Amacımız, zarar gören tarımsal üretim alanlarının en kısa sürede yeniden üretime kazandırılması ve çiftçilerimizin mağduriyetinin giderilmesidir” dedi.

Üreticiye sahada destek: Yeni tarım modeli anlatılıyor Haber

Üreticiye sahada destek: Yeni tarım modeli anlatılıyor

Osmaniye’de çiftçilere yönelik bilgilendirme çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen Tarımsal Üretim Planlaması ve Yeni Destekleme Modeli kapsamında köy toplantıları aralıksız sürdürülüyor. Cevdetiye Köyü’nde gerçekleştirilen son toplantıda üreticilerle bir araya gelen ekipler, tarımsal üretimin daha verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesine yönelik yeni uygulamalar hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Özellikle Tarımsal Üretim Planlaması çerçevesinde hangi ürünlerin hangi bölgelerde daha etkin şekilde yetiştirilebileceği ve yeni destekleme modelinin çiftçilere sağlayacağı avantajlar detaylı şekilde anlatıldı. Toplantıda ayrıca üreticilerin soruları yanıtlanırken sahadaki güncel çalışmalar hakkında da bilgilendirme yapıldı. Yetkililer, İl ve ilçe Tarım ve Orman müdürlükleri koordinasyonunda önümüzdeki süreçte de farklı köy ve ilçelerde benzer bilgilendirme toplantılarının sürdürüleceğini, böylece daha fazla üreticiye ulaşılmasının amaçlandığını ifade etti. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şubesi teknik personelinin tarımsal verimliliği doğrudan etkileyen zararlılara karşı yürüttüğü çalışmalar kapsamında süne kıymetlendirme sürveyinin de devam ettiği belirtildi. Hububat üretim alanlarında ürün kayıplarının önüne geçilmesinin hedeflendiği bu çalışmada, süne erginlerinin yoğunluğu, parazitlenme oranı ve yumurta bırakma durumunun tespit edilerek kimyasal mücadele gerekip gerekmediğinin belirlendiği kaydedildi. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, yaptığı değerlendirmede, “Tarım reformu kapsamında hayata geçirilen yeni destekleme modeliyle üreticilerimizin daha planlı, verimli ve kazançlı bir üretim sürecine dahil olmasını hedefliyoruz. Nisan-Mayıs aylarında yapılan kritik bir teknik değerlendirme olan süne kıymetlendirme sürveyi çalışması da tarım alanlarında gereksiz ilaçlamayı önleyip verim kaybını en aza indiriyor. Sahada yürüttüğümüz tüm çalışmalarla çiftçilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yazılım firmasındaki işini bırakarak memleketine dönen kadın, aromatik bitkiler üretiyor Haber

Yazılım firmasındaki işini bırakarak memleketine dönen kadın, aromatik bitkiler üretiyor

İstanbul'dan döndüğü memleketi Adana'da tarımsal üretimle ilgilenen 36 yaşındaki harita mühendisi Ezgi Davulcu, 50 dönüm alanda aromatik bitkiler yetiştiriyor.Davulcu, 2013'te İstanbul Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü'nü bitirdikten sonra bir yazılım firmasında çalışmaya başladı.Çalıştığı 5 yıllık süreçte tarımsal üretime duyduğu merakı geçmeyen Davulcu, işinden istifa ederek memleketine döndü. Davulcu, Adana'ya geldikten sonra tarımsal üretimle ilgili araştırmalar yapmanın yanı sıra 2021'de Çukurova Üniversitesi Karaisalı Meslek Yüksekokulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bölümü'nü de bitirdi. Mezuniyetinin ardından Davulcu, Adana Valiliği koordinesinde yürütülen "Lokman Hekim Tıbbi ve Aromatik Bitki Projesi" kapsamında kiraladığı 12 dekar alanda aynısefa, adaçayı, lavanta yetiştirmeye başladı.Davulcu, evlenmesinin ardından eşinin de desteğiyle 50 dekara çıkardığı alanda ürün çeşitliliğine biberiye ve defneyi de ekledi. Yetiştirdiği ürünlere katma değer kazandırmak için Davulcu, 2024'te Dünya Bankası koordinatörlüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Çukurova Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi'ne (SEECO) başvurdu. Davulcu, proje kapsamında aldığı distilasyon (damıtma) tesisi desteğiyle yetiştirdiği ürünlerden bitki yağı, sabun ve krem yapmaya başlayarak "Mundi Herbal" markasını oluşturdu. Narenciye ve zeytin yetiştiriciliği yapan eşine de destek olan Davulcu, yetiştirdiği aromatik bitkilerden elde ettiği sabun, krem ve yağları internet üzerinden Türkiye'nin çok sayıda iline pazarlıyor. "SEECO sayesinde hayalimiz hızlıca gerçekleşmiş oldu" Ezgi Davulcu, evlendikten sonra eşinin ekim yapmadığı susuz arazilere yeni türler ektiğini söyledi.Eşinin de yardımıyla aromatik bitki üretimini sürdürdüğünü anlatan Davulcu, proje kapsamında aldığı ekipman desteğiyle mahallesine distilasyon tesisi kurduğunu belirtti.Davulcu, distilasyon tesisi sayesinde bitkilerini sadece kuru değil, katma değerli uçucu yağlara dönüştürerek satışını yapmaya başladıklarını ifade etti. Yaptıkları çalışmayla mahallelerinde de bu bitkilerin yetiştiriciliğine ilgi duymaya başlayanların olduğunu vurgulayan Davulcu, şöyle devam etti: "Bu distilasyon alanını kurduktan sonra bütün çevredeki yetiştiren kişilere bu alanı kurduğumuzdan bahsettik. Bu da daha fazla alanda tıbbi bitki yetiştirilmesine vesile oldu. Bu alan belki bizim ilerde yapabileceğimiz bir şeydi ama SEECO sayesinde hayalimiz hızlıca gerçekleşmiş oldu. Burada bitkilerimizi daha katma değerli hale getirebilir olduk." Davulcu, geçen yıl yetiştirdiği 70 ton bitkiyi tesisinde yağa dönüştürdüğünü belirtti.Elde ettiği yağların bir kısmından da büyük bir emekle sabun ve krem yaptığını anlatan Davulcu, ürünlerini kendi markasıyla internet üzerinden Türkiye'nin çok sayıda iline pazarladığını kaydetti.

Enerjisini güneşten alan tarım modeli yaygınlaşıyor Haber

Enerjisini güneşten alan tarım modeli yaygınlaşıyor

Mersin’in Anamur ve Bozyazı ilçelerinde, Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından üreticilere yönelik “Üreticinin Gücüne Güneş Desteği” projesi kapsamında taşınabilir Güneş Enerjisi Sistemleri (GES) dağıtımı gerçekleştirildi. Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) çerçevesinde hayata geçirilen uygulama ile özellikle yüksek rakımlı ve göçer üretimin yoğun olduğu bölgelerde yaşam ve üretim koşullarının iyileştirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Mersin il genelinde toplam 19 milyon TL bütçeyle temin edilen 500 adet taşınabilir GES’in Anamur ve Bozyazı ayağı tamamlanarak üreticilere teslim edildi. Yüzde 80 hibe desteğiyle sağlanan sistemlerin, özellikle kadın ve genç üreticilerin modern üretim tekniklerine adaptasyonuna katkı sunacağı ifade edildi. Düzenlenen dağıtım törenine, Anamur Kaymakamı Kemal Duru, Mersin İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, Anamur İlçe Tarım ve Orman Müdürü Hasan Bostan, Bozyazı İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmail Remzi Bardak, ilgili kurum temsilcileri ve üreticiler katıldı. Program kapsamında Anamur’da 34, Bozyazı’da ise 30 üreticiye güneş enerjisi paneli teslim edildi. Mersin İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, kırsal kalkınmayı destekleyen bu tür yatırımların üreticilerin hem maliyetlerini düşürdüğünü hem de sürdürülebilir üretime katkı sağladığını söyledi. Karadağ, “Taşınabilir güneş enerjisi sistemleri ile üreticilerimizin enerjiye erişimini kolaylaştırıyor, özellikle dezavantajlı bölgelerde üretim kapasitesini artırıyoruz. Kadın ve genç üreticilerimizin tarımsal üretimde daha aktif rol almasını önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de benzer desteklerle üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Tarımın yol haritası üreticilerle paylaşılıyor Haber

Tarımın yol haritası üreticilerle paylaşılıyor

Osmaniye’de tarımsal üretimin planlı, sürdürülebilir ve verimli bir yapıya kavuşturulması amacıyla yürütülen Tarımsal Üretim Planlaması ve Yeni Destekleme Modeli bilgilendirme toplantıları aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince Selimiye Köyü’nde gerçekleştirilen toplantıda üreticilerle bir araya gelinerek, yeni destekleme sistemi, üretim planlamasının önemi ve çiftçilere sağlayacağı avantajlar detaylı şekilde aktarıldı. Toplantıda, doğru ürün planlamasıyla kaynakların daha etkin kullanılması, üretimde verimliliğin artırılması ve çiftçilerin desteklerden maksimum düzeyde faydalanabilmesi hedeflendi. İl ve ilçe tarım ve orman müdürlükleri tarafından organize edilen bu bilgilendirme faaliyetlerinin, sahada üreticilerin ihtiyaç ve sorularına doğrudan yanıt verilmesine de imkân sağlayacağı belirtildi. Önümüzdeki süreçte de farklı köy ve ilçelerde benzer toplantılar düzenlenerek daha fazla üreticiye ulaşılmasının planlandığı bildirildi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, üretim planlamasının tarımsal sürdürülebilirlik açısından kritik bir rol oynadığını vurgulayarak, yeni destekleme modelinin çiftçilerin gelirini artırmayı ve üretimde öngörülebilirliği güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti. Kolabaş, üreticilerin doğru bilgilendirilmesinin bu sürecin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, sahada yürütülen bu toplantıların kesintisiz şekilde devam edeceğini ve tüm üreticilerin sürece dahil edilmesi için çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü dile getirdi.

Tarladan acil çağrı: Destek kısa sürede gelmezse üretim zorlaşacak Haber

Tarladan acil çağrı: Destek kısa sürede gelmezse üretim zorlaşacak

Türkiye’de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği her geçen gün daha fazla önem kazanırken, çiftçilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik ve iklim kaynaklı sorunlar üretimde ciddi baskı oluşturuyor. Son yıllarda çiftçiler hem iklim koşullarından kaynaklanan sorunlarla hem de girdi fiyatlarındaki artışlarla mücadele ediyor. Artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, üretimin devamlılığını tehdit ediyor. Özellikle SGK borcu bulunan çiftçilere kredi verilmemesi uygulaması, üreticinin finansmana erişimini zorlaştırarak tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar veriyor. Üretim sezonunun kritik dönemlerinde nakit akışına ihtiyaç duyan çiftçiler, bu engel nedeniyle tarlasında planladığı yatırımı gerçekleştiremiyor. Bu nedenle destek ödemelerinin bugünlerde yapılması, çiftçiye adeta nefes aldıracak bir adım olarak görülüyor. Çiftçinin üretimde maliyetlerinin düşmesi ve faiz yükü altında ezilmemesi için bu zor günlerde yanında olunması gerektiği vurgulanıyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) verileri de girdi fiyatlarındaki artış tablosunu net biçimde ortaya koyuyor. Son bir yılda gübre fiyatlarının yüzde 26 ila 40, mazot fiyatlarının yüzde 22, yem fiyatlarının yüzde 30 ila 33, zirai ilaç maliyetlerinin ise yüzde 36 oranında arttığı belirtiliyor. Girdi kalemlerindeki bu yükseliş karşısında çiftçinin ne yapacağını şaşırmış durumda olduğu ifade ediliyor. Artan maliyetlerin ürün fiyatlarına aynı oranda yansımamasının üreticinin gelir-gider dengesini kurmakta zorlandığı vurgulanıyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan da konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, çiftçilerin çok yönlü bir krizle mücadele ettiğini belirtti. Doğan, özellikle iklim koşullarının üretim planlamasını zorlaştırdığını ifade ederek, “Son yıllarda mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, ani don olayları ve düzensiz yağışlar ürün veriminde ciddi kayıplara yol açtı. Bazı bölgelerde kuraklık nedeniyle rekolte düşerken, bazı alanlarda aşırı yağışlar ekili alanlara zarar verdi. Çiftçi artık ne zaman ekim yapacağını, ne zaman hasat alacağını öngörmekte zorlanıyor” dedi. İklim değişikliğinin yalnızca verimi değil, maliyeti de artırdığını vurgulayan Doğan, sulama ihtiyacının artmasıyla birlikte enerji ve su giderlerinin yükseldiğini, zararlı ve hastalık baskısının çoğalması nedeniyle zirai ilaç kullanımının arttığını dile getirdi. Doğan, “Bir yandan doğal afetlerle mücadele ediyoruz, diğer yandan artan girdi fiyatlarıyla ayakta kalmaya çalışıyoruz. Bu şartlar altında üretimi sürdürmek her geçen gün daha zor hale geliyor” ifadelerini kullandı. Desteklerin zamanında ödenmesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Doğan, “Destekler en kısa sürede ve tek seferde ödenmeli. Bu sağlanırsa tarımsal üretimde devamlılığa ciddi katkı sağlanır. Parça parça yapılan ödemeler çiftçinin planlama yapmasını zorlaştırır. Oysa üretici önünü görmek, borcunu kapatmak ve yeni sezona hazırlanmak istiyor” diye konuştu. Uzmanlar ve sektör temsilcileri, tarımsal üretimin stratejik bir alan olduğuna dikkat çekerek, çiftçiye sağlanacak güçlü ve zamanında desteklerin yalnızca üreticiyi değil, gıda arz güvenliğini de koruyacağını belirtiyor. Çiftçinin üretimde kalması, hem ekonomik istikrar hem de toplumun sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya erişimi açısından hayati önem taşıyor.

İklim dengesi değişti, yağışlar azaldı, sıcaklık arttı Haber

İklim dengesi değişti, yağışlar azaldı, sıcaklık arttı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistiklerinden derlenen verilere göre, 2025 yılı Aralık ayında Türkiye genelinde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretti. Aralık ayı ortalama sıcaklığı, 1991-2020 dönemine göre 1,5 derece artarak 6,3 dereceye yükseldi. Bu değerle 2025 Aralık ayı, son 55 yılın en sıcak 12. Aralık ayı olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın Aralık ayında ekstrem sıcaklıklar da dikkat çekti. En düşük sıcaklık -25,7 derece ile Van’ın Özalp ilçesinde, en yüksek sıcaklık ise 25,6 derece ile Hatay’ın İskenderun ilçesinde ölçüldü. Ortalama sıcaklıklar Edirne, Kadıköy, Gökçeada, Bodrum, Akdeniz Bölgesi kıyıları, Çankırı, Kırıkkale, Cihanbeyli, Bartın, Kastamonu, Karabük, Çorum, Boyabat, Tosya, Nallıhan, Beypazarı, Erzurum, Ağrı, Arapgir ve Çemişgezek çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, diğer bölgelerde normaller civarında seyretti. YAĞIŞLAR NORMALİN ALTINDA KALDI Türkiye genelinde Aralık ayında metrekareye ortalama 60,1 milimetre yağış düştü. Bu miktar, Aralık ayı normali olan 75,7 milimetrenin yüzde 21, önceki yıl Aralık yağışının ise yüzde 18 altında kaldı. Yağışlar Kırklareli, Tekirdağ, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Uşak, Kütahya, Çorum, Osmaniye, Gaziantep ve Kilis çevrelerinde yüzde 60’tan fazla azalırken, Düzce, Zonguldak, Kastamonu, Sinop, Hakkâri ve Şırnak çevrelerinde yüzde 60’ın üzerinde artış gösterdi. Bölgesel dağılımda Karadeniz ve Doğu Anadolu normallerin üzerinde yağış alırken, diğer bölgelerde yağışlar normallerin altında kaldı. Normaline göre en fazla azalma yüzde 45 ile Marmara Bölgesi’nde görüldü. Marmara’da Aralık yağışları son 10 yılın en düşük seviyesine indi. İL BAZINDA ÖNE ÇIKAN VERİLER Aralık ayında en fazla yağış metrekareye 177,2 milimetre ile Zonguldak’ta kaydedildi. Normale göre en fazla artış yüzde 61 ile Düzce’de gerçekleşti. En az yağışı ise 20,1 milimetre ile Edirne aldı. Edirne aynı zamanda yüzde 75 azalma ile normaline göre en fazla düşüş gösteren il oldu. Bartın, Düzce ve Zonguldak’ta Aralık yağışları son 24 yılın, Kastamonu’da ise son 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Balıkesir’de ise son 10 yılın en düşük yağış seviyesi görüldü. YAĞIŞLI GÜN SAYISI ARTTI Türkiye genelinde Aralık ayında ortalama 12,4 gün yağış görüldü. Bu değer, 1991-2020 yılları normali olan 11,8 günün üzerinde gerçekleşti. Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Karabük, Bartın, Kastamonu, Sinop ve Samsun çevrelerinde yağışlı gün sayısı 25’in üzerine çıkarken, Adana, Edirne, Afyonkarahisar, Denizli, Antalya, Gaziantep ve Erzurum çevrelerinde yer yer 5 günün altına düştü. 2026 SU YILI YAĞIŞLARI DA DÜŞÜK 1 Ekim-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan 3 aylık 2026 su yılı yağışları da normalin ve geçen yılın altında kaldı. Adana, Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa çevrelerinde yüzde 60’ın üzerinde azalma görülürken, İzmir ve Balıkesir’in batısı ile Çanakkale, Balıkesir, Bolu, Düzce, Zonguldak, Sivas, Hakkâri ve Şırnak çevrelerinde yer yer yüzde 40’ın üzerinde artış kaydedildi. Bu dönemde en fazla yağış 407,6 milimetre ile Zonguldak’ta ölçüldü. Normale göre en fazla artış yüzde 38 ile Düzce’de görülürken, en az yağış 62,2 milimetre ile Kırıkkale’de gerçekleşti. Normale göre en fazla azalma ise yüzde 59 ile Gaziantep’te kaydedildi. Gaziantep ve Kilis’te 2026 su yılı yağışları son 12 yılın en düşük seviyesine indi. TARIMSAL ÜRETİMDE YAĞIŞLARIN ÖNEMİ Akdeniz Bölgesi’nde yağışlar mevsim normallerinin altında seyrederken, bölgede çıkışların büyük ölçüde tamamlandığı, kardeşlenme ve 2-3 yaprak dönemine geçildiği bildirildi. Adana’da yağışlar genel olarak yetersiz kalmasına rağmen Aladağ, Karaisalı, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Sarıçam, Tufanbeyli ve Yüreğir ilçelerinde yeterli yağış alındı. Hatay’da ise yağışların yeterli olduğu ve kışlık ekilişlerde çıkışların iyi seyrettiği gözlendi. Uzmanlar, yağışların bitki gelişimi için genel olarak yeterli olsa da izleyen dönemde yağışların zamanlaması ve miktarının özellikle kıraç alanlarda belirleyici olacağını vurguladı. Toprak neminin korunması ve sağlıklı gelişim için önümüzdeki dönemde alınacak yağış ve sıcaklıkların kritik önemde olduğu belirtildi. “SON YAĞIŞLAR ÇİFTÇİMİZ İÇİN UMUT VERİCİ” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, son günlerde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Yağışlar özellikle kışlık ekim yapılan buğday, arpa ve diğer tarla bitkileri için can suyu niteliğinde. Toprak neminin artması, ürünlerin sağlıklı gelişimi ve verimlilik açısından son derece değerli. Ayrıca yeraltı su kaynaklarının beslenmesi ve kuraklık riskinin azalması açısından da bu yağmurlar çiftçimiz için umut verici” dedi. Doğan, yağışların düzenli devam etmesinin hem rekolteyi hem de üreticinin yüzünü güldüreceğini sözlerine ekledi.

Adana çiftçisi, don riskini zararsız atlattı Haber

Adana çiftçisi, don riskini zararsız atlattı

Meteoroloji verilerine göre Adana’da 19, 20 ve 21 Ocak 2026 tarihlerini kapsayan gecelerde hava sıcaklığı yer yer eksi 2 dereceye kadar düştü. Kent genelinde zirai don riski nedeniyle üreticiler için kritik olarak değerlendirilen bu süreçte çiftçiler, özellikle narenciye bahçeleri başta olmak üzere tarım alanlarında gece saatlerine yönelik tedbirlerini artırdı. Bahçe ve tarlalarda don tehlikesine karşı hazırlık yapan üreticiler, olası ürün kayıplarının önüne geçmek için gece boyunca nöbet tuttu. Don riskinin etkili olduğu gecelerde birçok üretici, bahçelerinde bulunan don pervanelerini akşam saatlerinden sabaha kadar aralıksız çalıştırdı. Devreye alınan pervanelerle hava sirkülasyonu sağlanarak sıcaklığın kritik seviyelerin altına düşmesi engellendi. Pervane bulunmayan alanlarda ise bazı üreticiler geleneksel yöntem olan lastik ve saman yakarak sınırlı da olsa ürünlerini koruma yoluna gitti. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre özellikle açık alanlarda ve yüksek kesimlerde sıcaklık sıfırın altına inerken, ovada yer alan bahçelerde donun daha hafif seyrettiği gözlendi. Üreticiler, üç gün süren bu kritik dönemi büyük ölçüde kayıpsız geride bırakmanın rahatlığını yaşadı. Adana’nın yüksek kesimlerindeki bahçelerde ise ovaya kıyasla daha tedirgin bir bekleyiş hâkim oldu. Soğuğun buralarda daha sert hissedilmesi nedeniyle üreticiler gece boyunca bahçelerini kontrol etti. Buna karşın, kent genelinde 3-4 dereceyi aşan kuvvetli bir don yaşanmadığı ve resmi mercilere de ciddi bir zarar bildiriminin ulaşmadığı öğrenildi. "ÇOK ŞÜKÜR BAHÇELERDE VE TARLALARDA ÖNEMLİ ZARARLA KARŞILAŞMADIK" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Bu don olayında Yüreğir ovasında çok şükür bahçelerde ve tarlalarda önemli zararla karşılaşmadık. Ovada şu ana kadar zarar bildirimi de olmadı. Narenciye tarla bitkilerine göre daha dayanıklı olduğu için Adana çiftçisi üç günlük bu kritik süreci zararsız atlattı. Yüreğir Ovası dışındaki alanlarla ilgili de zarar olduğu yönünde bir bilgi de bize ulaşmadı. Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim yerlerinden biri Adana’da inşallah bundan sonraki süreçte de üreticilerimiz için benzer bir risk yaşanmaz” ifadelerini kullandı.

Endemik bitkilerin yurdu Yazıcık’ta madenciliğe yargı freni Haber

Endemik bitkilerin yurdu Yazıcık’ta madenciliğe yargı freni

Çevre davalarıyla Türkiye genelinde dikkat çeken Avukat İsmail Hakkı Atal, Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Yazıcık Beldesi’nde planlanan bentonit maden ocağına karşı, Yazıcık Belediye Başkanlığı adına Tokat İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması istemiyle dava açtıklarını hatırlattı. Söz konusu dava kapsamında mahkemenin projeye ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini aktaran Atal, bu kararın hem hukuki hem de çevresel açıdan büyük önem taşıdığını dile getirdi. Adana Barosu avukatlarından Atal, ilkhaber-gazetesi.com’a yaptığı değerlendirmede, “Bu dava yalnızca bir ruhsat iptali davası değil, doğanın, tarımın, su kaynaklarının ve yaşam hakkının savunulmasıdır” ifadesini kullandı. Keşif sürecinin 3 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirildiğini belirten Atal, keşfe Alevi Bektaşilik Araştırmaları Bilim Uzmanı Melike Tepecik ile emekli akademisyen Dr. Enver Yaser Küçükgül’ün de katıldığını anımsattı. Yapılan incelemelerde, bentonit maden ocağı projesinin planlandığı alanın ciddi çevresel ve jeolojik riskler barındırdığının ortaya konulduğunu aktaran Atal, Yazıcık Beldesi’nin tarımsal üretim bakımından son derece değerli bir bölge olduğuna dikkat çekti. Yazıcık’ta üretilen domatesin kilosunun 100 TL olduğunu söyleyen Atal, kilosu 20 TL olan ve kedi kumu üretiminde kullanılacak bentonit için bu doğa harikası beldenin feda edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Ruhsat sahasının yaklaşık yüzde 48’inin orman alanı olduğunu dile getiren Atal, bölgede dünyada başka örneği olmayan endemik bitkilerin bulunduğuna da işaret etti. Bilirkişi raporunda proje alanının heyelan bölgesi olduğuna ve Kuzey Anadolu–Ecemiş Fay Hattı üzerinde yer aldığını aktaran Atal, ruhsat sahası içinde bulunan Hacıgölü’ndeki endemik nilüfer bitkisinin koparılmasının dahi yüksek para cezalarına tabi olduğuna dikkat çekti. Mahkemenin yürütmenin durdurulması kararının, bilirkişi raporundaki bulgulara dayandığını belirten Atal, raporda, projeden çevredeki konutların etkileneceği, sağlık koruma bandının oluşturulmadığı, jeoteknik analizlerin yapılmadığı ve tozumanın akarsu ile göller üzerinde ciddi bozulmalara yol açacağı yönünde tespitlerin yer aldığı bilgisi verdi. "RAPORDA YAKLAŞIK 60 BİN ORMAN AĞACININ KESİLECEĞİ YER ALDI" Raporda ayrıca yaklaşık 60 bin orman ağacının kesileceği, flora ve fauna envanterinin yetersiz olduğu ve yaban hayatının geri dönülmez biçimde zarar göreceğinin açıkça ortaya konulduğunu ifade eden Atal, bu durumun kamu yararıyla bağdaşmadığını dile getirdi. Bazı basın yayın organlarında yer alan yanlış bilgilere de değinen Atal, yürütmenin durdurulması kararının başka bir dava dosyasına değil, Yazıcık Belediye Başkanlığı’nın açtığı 2025/716 Esas sayılı dava kapsamında verildiğinin altını çizdi. Atal, bu davadan sonra açılan diğer dosyalarda verilen kararların da, söz konusu dosyada yapılan keşif ve bilirkişi raporuna dayandığını belirtti. Kazanılan hukuki başarının asıl sahibinin Yazıcık halkı olduğunu vurgulayan Atal, şu değerlendirmede bulundu: “Bu karar; sahada iradesini kararlılıkla ortaya koyan Yazıcık halkının, Yazıcık Belediye Başkanlığı’nın ve çevresine sahip çıkan Yazıcık Çevre Koruma Derneği’nin ortak mücadelesinin sonucudur. Bizler hukuki görevimizi yerine getirdik ve getirmeye de devam ediyoruz. Şimdi hedefimiz, doğa harikası Yazıcık Beldesi’ni bu ruhsattan tamamen kurtarmaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.