#tarımsal üretim

İLKHABER-Gazetesi - tarımsal üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, tarımsal üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İklim dengesi değişti, yağışlar azaldı, sıcaklık arttı Haber

İklim dengesi değişti, yağışlar azaldı, sıcaklık arttı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistiklerinden derlenen verilere göre, 2025 yılı Aralık ayında Türkiye genelinde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretti. Aralık ayı ortalama sıcaklığı, 1991-2020 dönemine göre 1,5 derece artarak 6,3 dereceye yükseldi. Bu değerle 2025 Aralık ayı, son 55 yılın en sıcak 12. Aralık ayı olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın Aralık ayında ekstrem sıcaklıklar da dikkat çekti. En düşük sıcaklık -25,7 derece ile Van’ın Özalp ilçesinde, en yüksek sıcaklık ise 25,6 derece ile Hatay’ın İskenderun ilçesinde ölçüldü. Ortalama sıcaklıklar Edirne, Kadıköy, Gökçeada, Bodrum, Akdeniz Bölgesi kıyıları, Çankırı, Kırıkkale, Cihanbeyli, Bartın, Kastamonu, Karabük, Çorum, Boyabat, Tosya, Nallıhan, Beypazarı, Erzurum, Ağrı, Arapgir ve Çemişgezek çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, diğer bölgelerde normaller civarında seyretti. YAĞIŞLAR NORMALİN ALTINDA KALDI Türkiye genelinde Aralık ayında metrekareye ortalama 60,1 milimetre yağış düştü. Bu miktar, Aralık ayı normali olan 75,7 milimetrenin yüzde 21, önceki yıl Aralık yağışının ise yüzde 18 altında kaldı. Yağışlar Kırklareli, Tekirdağ, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Uşak, Kütahya, Çorum, Osmaniye, Gaziantep ve Kilis çevrelerinde yüzde 60’tan fazla azalırken, Düzce, Zonguldak, Kastamonu, Sinop, Hakkâri ve Şırnak çevrelerinde yüzde 60’ın üzerinde artış gösterdi. Bölgesel dağılımda Karadeniz ve Doğu Anadolu normallerin üzerinde yağış alırken, diğer bölgelerde yağışlar normallerin altında kaldı. Normaline göre en fazla azalma yüzde 45 ile Marmara Bölgesi’nde görüldü. Marmara’da Aralık yağışları son 10 yılın en düşük seviyesine indi. İL BAZINDA ÖNE ÇIKAN VERİLER Aralık ayında en fazla yağış metrekareye 177,2 milimetre ile Zonguldak’ta kaydedildi. Normale göre en fazla artış yüzde 61 ile Düzce’de gerçekleşti. En az yağışı ise 20,1 milimetre ile Edirne aldı. Edirne aynı zamanda yüzde 75 azalma ile normaline göre en fazla düşüş gösteren il oldu. Bartın, Düzce ve Zonguldak’ta Aralık yağışları son 24 yılın, Kastamonu’da ise son 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Balıkesir’de ise son 10 yılın en düşük yağış seviyesi görüldü. YAĞIŞLI GÜN SAYISI ARTTI Türkiye genelinde Aralık ayında ortalama 12,4 gün yağış görüldü. Bu değer, 1991-2020 yılları normali olan 11,8 günün üzerinde gerçekleşti. Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Karabük, Bartın, Kastamonu, Sinop ve Samsun çevrelerinde yağışlı gün sayısı 25’in üzerine çıkarken, Adana, Edirne, Afyonkarahisar, Denizli, Antalya, Gaziantep ve Erzurum çevrelerinde yer yer 5 günün altına düştü. 2026 SU YILI YAĞIŞLARI DA DÜŞÜK 1 Ekim-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan 3 aylık 2026 su yılı yağışları da normalin ve geçen yılın altında kaldı. Adana, Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa çevrelerinde yüzde 60’ın üzerinde azalma görülürken, İzmir ve Balıkesir’in batısı ile Çanakkale, Balıkesir, Bolu, Düzce, Zonguldak, Sivas, Hakkâri ve Şırnak çevrelerinde yer yer yüzde 40’ın üzerinde artış kaydedildi. Bu dönemde en fazla yağış 407,6 milimetre ile Zonguldak’ta ölçüldü. Normale göre en fazla artış yüzde 38 ile Düzce’de görülürken, en az yağış 62,2 milimetre ile Kırıkkale’de gerçekleşti. Normale göre en fazla azalma ise yüzde 59 ile Gaziantep’te kaydedildi. Gaziantep ve Kilis’te 2026 su yılı yağışları son 12 yılın en düşük seviyesine indi. TARIMSAL ÜRETİMDE YAĞIŞLARIN ÖNEMİ Akdeniz Bölgesi’nde yağışlar mevsim normallerinin altında seyrederken, bölgede çıkışların büyük ölçüde tamamlandığı, kardeşlenme ve 2-3 yaprak dönemine geçildiği bildirildi. Adana’da yağışlar genel olarak yetersiz kalmasına rağmen Aladağ, Karaisalı, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Sarıçam, Tufanbeyli ve Yüreğir ilçelerinde yeterli yağış alındı. Hatay’da ise yağışların yeterli olduğu ve kışlık ekilişlerde çıkışların iyi seyrettiği gözlendi. Uzmanlar, yağışların bitki gelişimi için genel olarak yeterli olsa da izleyen dönemde yağışların zamanlaması ve miktarının özellikle kıraç alanlarda belirleyici olacağını vurguladı. Toprak neminin korunması ve sağlıklı gelişim için önümüzdeki dönemde alınacak yağış ve sıcaklıkların kritik önemde olduğu belirtildi. “SON YAĞIŞLAR ÇİFTÇİMİZ İÇİN UMUT VERİCİ” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, son günlerde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Yağışlar özellikle kışlık ekim yapılan buğday, arpa ve diğer tarla bitkileri için can suyu niteliğinde. Toprak neminin artması, ürünlerin sağlıklı gelişimi ve verimlilik açısından son derece değerli. Ayrıca yeraltı su kaynaklarının beslenmesi ve kuraklık riskinin azalması açısından da bu yağmurlar çiftçimiz için umut verici” dedi. Doğan, yağışların düzenli devam etmesinin hem rekolteyi hem de üreticinin yüzünü güldüreceğini sözlerine ekledi.

Adana çiftçisi, don riskini zararsız atlattı Haber

Adana çiftçisi, don riskini zararsız atlattı

Meteoroloji verilerine göre Adana’da 19, 20 ve 21 Ocak 2026 tarihlerini kapsayan gecelerde hava sıcaklığı yer yer eksi 2 dereceye kadar düştü. Kent genelinde zirai don riski nedeniyle üreticiler için kritik olarak değerlendirilen bu süreçte çiftçiler, özellikle narenciye bahçeleri başta olmak üzere tarım alanlarında gece saatlerine yönelik tedbirlerini artırdı. Bahçe ve tarlalarda don tehlikesine karşı hazırlık yapan üreticiler, olası ürün kayıplarının önüne geçmek için gece boyunca nöbet tuttu. Don riskinin etkili olduğu gecelerde birçok üretici, bahçelerinde bulunan don pervanelerini akşam saatlerinden sabaha kadar aralıksız çalıştırdı. Devreye alınan pervanelerle hava sirkülasyonu sağlanarak sıcaklığın kritik seviyelerin altına düşmesi engellendi. Pervane bulunmayan alanlarda ise bazı üreticiler geleneksel yöntem olan lastik ve saman yakarak sınırlı da olsa ürünlerini koruma yoluna gitti. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre özellikle açık alanlarda ve yüksek kesimlerde sıcaklık sıfırın altına inerken, ovada yer alan bahçelerde donun daha hafif seyrettiği gözlendi. Üreticiler, üç gün süren bu kritik dönemi büyük ölçüde kayıpsız geride bırakmanın rahatlığını yaşadı. Adana’nın yüksek kesimlerindeki bahçelerde ise ovaya kıyasla daha tedirgin bir bekleyiş hâkim oldu. Soğuğun buralarda daha sert hissedilmesi nedeniyle üreticiler gece boyunca bahçelerini kontrol etti. Buna karşın, kent genelinde 3-4 dereceyi aşan kuvvetli bir don yaşanmadığı ve resmi mercilere de ciddi bir zarar bildiriminin ulaşmadığı öğrenildi. "ÇOK ŞÜKÜR BAHÇELERDE VE TARLALARDA ÖNEMLİ ZARARLA KARŞILAŞMADIK" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Bu don olayında Yüreğir ovasında çok şükür bahçelerde ve tarlalarda önemli zararla karşılaşmadık. Ovada şu ana kadar zarar bildirimi de olmadı. Narenciye tarla bitkilerine göre daha dayanıklı olduğu için Adana çiftçisi üç günlük bu kritik süreci zararsız atlattı. Yüreğir Ovası dışındaki alanlarla ilgili de zarar olduğu yönünde bir bilgi de bize ulaşmadı. Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim yerlerinden biri Adana’da inşallah bundan sonraki süreçte de üreticilerimiz için benzer bir risk yaşanmaz” ifadelerini kullandı.

Endemik bitkilerin yurdu Yazıcık’ta madenciliğe yargı freni Haber

Endemik bitkilerin yurdu Yazıcık’ta madenciliğe yargı freni

Çevre davalarıyla Türkiye genelinde dikkat çeken Avukat İsmail Hakkı Atal, Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Yazıcık Beldesi’nde planlanan bentonit maden ocağına karşı, Yazıcık Belediye Başkanlığı adına Tokat İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması istemiyle dava açtıklarını hatırlattı. Söz konusu dava kapsamında mahkemenin projeye ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini aktaran Atal, bu kararın hem hukuki hem de çevresel açıdan büyük önem taşıdığını dile getirdi. Adana Barosu avukatlarından Atal, ilkhaber-gazetesi.com’a yaptığı değerlendirmede, “Bu dava yalnızca bir ruhsat iptali davası değil, doğanın, tarımın, su kaynaklarının ve yaşam hakkının savunulmasıdır” ifadesini kullandı. Keşif sürecinin 3 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirildiğini belirten Atal, keşfe Alevi Bektaşilik Araştırmaları Bilim Uzmanı Melike Tepecik ile emekli akademisyen Dr. Enver Yaser Küçükgül’ün de katıldığını anımsattı. Yapılan incelemelerde, bentonit maden ocağı projesinin planlandığı alanın ciddi çevresel ve jeolojik riskler barındırdığının ortaya konulduğunu aktaran Atal, Yazıcık Beldesi’nin tarımsal üretim bakımından son derece değerli bir bölge olduğuna dikkat çekti. Yazıcık’ta üretilen domatesin kilosunun 100 TL olduğunu söyleyen Atal, kilosu 20 TL olan ve kedi kumu üretiminde kullanılacak bentonit için bu doğa harikası beldenin feda edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Ruhsat sahasının yaklaşık yüzde 48’inin orman alanı olduğunu dile getiren Atal, bölgede dünyada başka örneği olmayan endemik bitkilerin bulunduğuna da işaret etti. Bilirkişi raporunda proje alanının heyelan bölgesi olduğuna ve Kuzey Anadolu–Ecemiş Fay Hattı üzerinde yer aldığını aktaran Atal, ruhsat sahası içinde bulunan Hacıgölü’ndeki endemik nilüfer bitkisinin koparılmasının dahi yüksek para cezalarına tabi olduğuna dikkat çekti. Mahkemenin yürütmenin durdurulması kararının, bilirkişi raporundaki bulgulara dayandığını belirten Atal, raporda, projeden çevredeki konutların etkileneceği, sağlık koruma bandının oluşturulmadığı, jeoteknik analizlerin yapılmadığı ve tozumanın akarsu ile göller üzerinde ciddi bozulmalara yol açacağı yönünde tespitlerin yer aldığı bilgisi verdi. "RAPORDA YAKLAŞIK 60 BİN ORMAN AĞACININ KESİLECEĞİ YER ALDI" Raporda ayrıca yaklaşık 60 bin orman ağacının kesileceği, flora ve fauna envanterinin yetersiz olduğu ve yaban hayatının geri dönülmez biçimde zarar göreceğinin açıkça ortaya konulduğunu ifade eden Atal, bu durumun kamu yararıyla bağdaşmadığını dile getirdi. Bazı basın yayın organlarında yer alan yanlış bilgilere de değinen Atal, yürütmenin durdurulması kararının başka bir dava dosyasına değil, Yazıcık Belediye Başkanlığı’nın açtığı 2025/716 Esas sayılı dava kapsamında verildiğinin altını çizdi. Atal, bu davadan sonra açılan diğer dosyalarda verilen kararların da, söz konusu dosyada yapılan keşif ve bilirkişi raporuna dayandığını belirtti. Kazanılan hukuki başarının asıl sahibinin Yazıcık halkı olduğunu vurgulayan Atal, şu değerlendirmede bulundu: “Bu karar; sahada iradesini kararlılıkla ortaya koyan Yazıcık halkının, Yazıcık Belediye Başkanlığı’nın ve çevresine sahip çıkan Yazıcık Çevre Koruma Derneği’nin ortak mücadelesinin sonucudur. Bizler hukuki görevimizi yerine getirdik ve getirmeye de devam ediyoruz. Şimdi hedefimiz, doğa harikası Yazıcık Beldesi’ni bu ruhsattan tamamen kurtarmaktır.”

Tarımda destek modeli köy köy anlatılıyor, üretici bilgiyle güçleniyor Haber

Tarımda destek modeli köy köy anlatılıyor, üretici bilgiyle güçleniyor

Ülke genelinde olduğu gibi Çukurova Bölgesi’nde de Tarım ve Orman Bakanlı tarafından uygulanan Tarımsal Üretim Planlaması ve Yeni Destekleme Modeli konularındaki bilgilendirmeler, hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Osmaniye’de tarımsal üretimin daha planlı ve sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla yürütülen bilgilendirme çalışmaları aralıksız sürüyor. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen Tarımsal Üretim Planlaması ve Yeni Destekleme Modeli toplantıları kapsamında, Serinova köyünde üreticilerle bir araya gelindi. Teknik personelin katılımıyla gerçekleştirilen köy toplantısında, yeni destekleme modeli, üretim planlamasının önemi ve çiftçilere sağlayacağı avantajlar detaylı şekilde anlatıldı. Toplantıda, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kırsal kalkınmaya yönelik desteklerinin ülke genelinde güçlü bir şekilde devam ettiği vurgulandı. 2006 yılından bu yana uygulanan destek programları kapsamında, 98 bin projeye toplam 179 milyar TL hibe sağlandığı, bu tutarın 90,6 milyar TL’sinin gençlere yönelik projelere ayrıldığı ifade edildi. Söz konusu desteklerle bugüne kadar 284 bin vatandaş için istihdam imkânı oluşturulduğu belirtilirken, kırsalda üretimin güçlendirilmesi, gençlerin ve girişimcilerin tarıma kazandırılması hedefinin altı çizildi. Öte yandan, Bakanlık talimatları doğrultusunda Osmaniye’de 2026 Ocak ayı Taşra Birimleri Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı, Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş başkanlığında gerçekleştirildi. İlgili kurum amirlerinin katıldığı toplantıda, birimler arası koordinasyonun artırılması, devam eden çalışmaların değerlendirilmesi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Ayrıca önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan faaliyetler ile kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, “Üreticilerimizin doğru bilgilendirilmesi ve desteklerden etkin şekilde faydalanması bizim önceliğimizdir. Tarımsal üretim planlamasıyla kaynaklarımızı daha verimli kullanmayı, yeni destekleme modelimizle de çiftçilerimizin gelirini ve kırsaldaki istihdamı artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda köy toplantılarımızı ve kurumlar arası koordinasyonu kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Zirai don kapıda: Osmaniye’de sıcaklık eksi 3’e geriliyor Haber

Zirai don kapıda: Osmaniye’de sıcaklık eksi 3’e geriliyor

Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son değerlendirmeler doğrultusunda üreticileri zirai don riskine karşı uyardı. Yapılan açıklamaya göre, 1 Ocak 2026 Perşembe günü saat 18.00’den itibaren Doğu Akdeniz genelinde etkili olacak soğuk hava dalgasının, 5 Ocak 2026 Pazartesi sabah saat 09.00’a kadar bölgede etkisini sürdürmesi bekleniyor. Tahminlere göre hava sıcaklıklarında bölge genelinde 6 ila 10 derece arasında hissedilir bir düşüş yaşanacak. Özellikle gece ve sabah saatlerinde sıcaklıkların hızla azalmasıyla birlikte buzlanma ve don olaylarının görülebileceği, bunun da ulaşımda aksamalar başta olmak üzere günlük yaşamı olumsuz etkileyebileceği değerlendiriliyor. Soğuk hava koşullarının tarımsal üretim üzerinde de ciddi riskler oluşturduğu belirtilirken, tarımsal faaliyetlerin devam ettiği alanlarda zirai don tehlikesinin artacağına dikkat çekildi. Don olaylarının, özellikle açık alanda yetiştirilen ürünlerde verim ve kalite kayıplarına yol açabileceği vurgulandı. Meteorolojik verilere göre Osmaniye il merkezinde 2-5 Ocak tarihleri arasında en düşük hava sıcaklığının eksi 3 dereceye kadar düşmesi öngörülüyor. Yetkililer, üreticilerin bu süreçte gerekli tedbirleri almasının büyük önem taşıdığını belirtti. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, üreticilere çağrıda bulunarak, “Önümüzdeki günlerde ilimiz genelinde etkili olması beklenen soğuk hava ve zirai don riski nedeniyle çiftçilerimizin dikkatli ve tedbirli olmalarını istiyoruz. Özellikle don riski bulunan saatlerde ürünlerini koruyucu önlemler almaları, olası zararların en aza indirilmesi açısından son derece önemlidir. İl ve ilçe müdürlüklerimiz sahada üreticilerimizin yanında olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Artan girdiler üretimden uzaklaştırıyor, çiftçi 2026’ya umutla girmek istiyor Haber

Artan girdiler üretimden uzaklaştırıyor, çiftçi 2026’ya umutla girmek istiyor

Türkiye’de tarımsal üretim yapan çiftçiler ve bahçe sahipleri, 2026 yılına hem belirsizlik hem de temkinli bir umutla giriyor. Son yıllarda art arda yaşanan iklim dalgalanmaları, düzensiz yağışlar ve uzun süren kurak dönemler üretim planlarını altüst ederken, özellikle açık alanda üretim yapan çiftçiler ciddi verim kayıplarıyla karşı karşıya kaldı. Bahçe sahipleri ise meyve ağaçlarında yaşanan çiçeklenme sorunları ve don riski nedeniyle ciddi kayıplar yaşadı. Üreticinin bir diğer temel sorunu ise artan maliyetler oldu. Gübre, mazot, ilaç ve sulama giderlerinde yaşanan yükseliş, 2026 öncesinde ekim alanlarının belirli bir oranda daralmasına yol açtı. Birçok çiftçi, maliyetleri karşılayamadığı için ya üretimi azaltma yoluna gitti ya da borçlanarak sezona hazırlanmak zorunda kaldı. Özellikle küçük ölçekli çiftçiler için finansmana erişim her geçen gün zorlaşırken, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik tartışmaları yeniden gündeme geldi. Bahçe tarımıyla uğraşan üreticiler de benzer sıkıntılar yaşadı. Meyve ve sebze üretiminde iklim kaynaklı hastalıkların artması, rekolteyi doğrudan etkilerken, ürün kayıplarına karşı yeterli sigorta desteğinin olmaması üreticinin riskini büyüttü. 2026 yılı beklentileri arasında, planlı üretim, güçlü destekleme politikaları ve su yönetiminde daha etkin adımlar atılması öne çıktı. "DESTEKLERİN ZAMANINDA VE GÜNÜN KOŞULLARINA UYGUN VERİLMESİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR" iYüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2026 yılına girerken üreticilerin yaşadığı tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Çiftçimiz son birkaç yıldır hem iklimle hem de maliyetlerle mücadele ediyor. 2025’te yaşanan sıkıntılar, 2026’ya daha temkinli girmemize neden olacak. Üreticimiz üretmek istiyor ama önünü de görmek istiyor. Özellikle girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve desteklerin zamanında ve günün koşullarına uygun verilmesi hayati önem taşıyor. Son iki yıldır sabit olan Ziraat Bankası kredi limitlerinin de artırılması gerekiyor.” Doğan, beklentilere de dikkat çekerek şunları söyledi: “2026’nın, tarımda yeniden nefes alınan bir yıl olmasını istiyoruz. Çiftçinin emeğinin karşılığını alabildiği, planlı üretimin öne çıktığı ve gençlerin tarımdan kopmadığı bir yapı şart. Yüreğir’de ve bölgemizde üreticimizin sesi olmaya devam edeceğiz. Çiftçi ayakta kalırsa üretim sürer, üretim sürerse ülke kazanır.”

Osmaniye’de köy köy tarımsal bilgilendirme seferberliği Haber

Osmaniye’de köy köy tarımsal bilgilendirme seferberliği

Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Tarımsal Üretim Planlaması ve Yeni Destekleme Modeli kapsamında üreticileri bilgilendirmeye yönelik saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İl genelinde başlatılan bilgilendirme toplantıları kapsamında, teknik personelin katılımıyla köy toplantısı düzenlendi. Toplantıda çiftçilere, tarımsal üretimde verimliliği artırmayı hedefleyen yeni planlama süreci ile destekleme modelindeki değişiklikler hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Üretim deseninin güçlendirilmesi, kaynakların daha etkin kullanılması ve çiftçilerin yeni desteklerden en doğru şekilde yararlanabilmesi için yapılan bilgilendirmeler, üreticiler tarafından ilgiyle takip edildi. Yetkililer, önümüzdeki günlerde farklı köylerde de bilgilendirme toplantılarının devam edeceğini belirterek, üreticilerin sahada bilinçlendirilmesinin tarımsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. İl Müdürü Erdem Kolabaş, çalışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak üreticilerimizin her zaman yanındayız. Tarımsal Üretim Planlaması ve Yeni Destekleme Modeli’nin sahada doğru anlaşılması için köy köy dolaşıyor, çiftçilerimizi bilgilendiriyoruz. Amacımız, Osmaniye’de tarımsal üretimi daha verimli, sürdürülebilir ve planlı bir yapıya kavuşturmaktır. Önümüzdeki süreçte de farklı köylerde düzenleyeceğimiz toplantılarla çiftçilerimize destek olmaya devam edeceğiz.”

Engebeli ve atıl araziler ekonomiye kazandırılıyor Haber

Engebeli ve atıl araziler ekonomiye kazandırılıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında, Osmaniye’de yıllardır değerlendirilemeyen engebeli ve atıl durumdaki araziler yeniden tarımsal üretime kazandırılıyor. Bu doğrultuda, Osmaniye Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından çiftçilere hibeli sertifikalı zeytin fidanı dağıtımı gerçekleştirildi. Osmaniye Vali Yardımcısı Deniz Pişkin, Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Devrim Murat Aksoy, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Yusuf Ertuğ Tufan, MHP İl Başkan Yardımcısı Asım Güntürkün ile birlik ve oda başkanları, kurum yöneticileri ve çok sayıda çiftçinin katılımıyla düzenlenen törende fidanlar üreticiye teslim edildi. Osmaniye’de zeytin üretiminin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların hızla devam ettiği belirtilirken, bölgede dağıtımı yapılan 61 bin 106 adet sertifikalı zeytin fidanı ile birlikte sadece 2025 yılı içerisinde çiftçilere ulaştırılan fidan sayısı 114 bin 456’ya ulaştı. Osmaniye İl Tarım ve Orman İl Müdürü Erdem Kolabaş, “İlimizin engebeli ve atıl durumdaki arazilerinin üretime kazandırılması en büyük hedeflerimizden biri. Zeytin, hem uzun vadeli ekonomik değer sunan hem de toprak yapısını iyileştiren stratejik bir ürün. TAKE projesi sayesinde çiftçimizin yükünü hafifletiyor, üretimi destekliyor ve tarımsal katma değeri artırıyoruz. Dağıttığımız her fidanın bereketle büyümesini diliyor, üreticilerimize hayırlı ve bol kazançlar temenni ediyorum” dedi.

Su yönetimi ve tarımsal verimlilikte Türk deneyimi, Kazakistan’a ilham oluyor Haber

Su yönetimi ve tarımsal verimlilikte Türk deneyimi, Kazakistan’a ilham oluyor

İslam Gıda Güvenliği Teşkilatı (IOFS) Sekretaryası’nın desteğiyle, Kazakistan Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı’ndan altı kişilik uzman heyet, Türkiye’nin su yönetimi ve tarımsal verimlilik alanlarındaki deneyimlerini yerinde incelemek amacıyla DSİ 6. Bölge Müdürlüğü’ne bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında, heyet üyeleri ülkemizde uygulanan tarımda dijital çözümler, su kanalı yönetimi, tarife politikasının geliştirilmesi ve mahsul bazlı su tarifeleri konularında bilgi aldı. Bölge Müdürlüğü sorumluluk sahasındaki tesislerde yapılan saha incelemelerinde, Türkiye’de uygulanan modern sulama yöntemleri ve su verimliliğini artırmaya yönelik uygulamalar değerlendirildi. Ayrıca DSİ 6. Bölge Müdürlüğü ve Seyhan Sağ Sahil Sulama Birliği’nde düzenlenen toplantılarda iki ülke arasında bilgi ve tecrübe paylaşımı gerçekleştirildi. Görüşmelerde, su kaynaklarının etkin kullanımı ve tarımsal üretimde sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde karşılıklı temenniler dile getirildi. DSİ 6. Bölge Müdürü Celal Tokalak, “Kazakistan heyetini Bölge Müdürlüğümüzde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Türkiye olarak su kaynaklarının etkin yönetimi ve tarımsal verimliliğin artırılması konusunda önemli bir tecrübeye sahibiz. Bu birikimi kardeş ülkelerle paylaşmak, bölgesel ölçekte hem su hem de gıda güvenliğini güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor. Bu tür ziyaretler, teknik bilgi alışverişinin yanı sıra dostane ilişkilerimizi de pekiştiriyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.