#Ticaret

İLKHABER-Gazetesi - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İhracatta dikkat çeken yükseliş! 18 il 1 milyar doları aştı Haber

İhracatta dikkat çeken yükseliş! 18 il 1 milyar doları aştı

Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan faaliyet illerine göre ihracat verileri, Türkiye ekonomisindeki üretim ve dış ticaret hareketliliğini ortaya koydu. Yılın ilk dört ayında birçok ilin ihracat performansında artış yaşanırken, özellikle sanayi ve üretim merkezlerindeki yükseliş dikkat çekti. İstanbul zirvede yer aldı Nisan ayında en fazla ihracat yapan il İstanbul oldu. İstanbul’un ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,6 artış göstererek 5 milyar 179 milyon dolara ulaştı. İstanbul’un ihracatında ilk sırayı 976 milyon 584 bin dolarla kıymetli veya yarı kıymetli taşlar aldı. Bu sektörü kazanlar ve makineler ile örme giyim eşyası ve aksesuarları takip etti. İstanbul’un en fazla ihracat yaptığı ülke ise 567 milyon 891 bin dolarla Birleşik Arap Emirlikleri oldu. BAE’yi ABD ve Almanya izledi. Kocaeli ikinci sırada Kocaeli, nisan ayında 3 milyar 512 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. Kentin ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,3 arttı. Kocaeli’de en fazla ihracat yapılan sektör motorlu kara taşıtları oldu. Otomotiv sektörünü mineral yakıtlar ile elektrikli makine ve cihazlar izledi. Kent en fazla ihracatı Almanya’ya gerçekleştirirken, İngiltere ve İtalya da listenin üst sıralarında yer aldı. İzmir’de enerji ve sanayi öne çıktı İzmir ise 2 milyar 40 milyon dolarlık ihracat rakamıyla üçüncü sırada yer aldı. Kentin ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 yükseldi. İzmir’in ihracatında ilk sırada mineral yakıtlar ve mineral yağlar yer aldı. Demir-çelik ürünleri ile kazan ve makineler de dış satımda öne çıkan sektörler arasında bulundu. İzmir’in en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya olurken, İspanya ve İtalya da önemli pazarlar arasında yer aldı. 49 ilde ihracat artışı gerçekleşti Ticaret Bakanlığı verilerine göre ocak-nisan döneminde toplam 18 il 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı. Ayrıca 49 ilin ihracatında artış kaydedildi.

Türkiye ve Belçika arasında dev ticaret hedefi: 15 milyar dolara imza atıldı Haber

Türkiye ve Belçika arasında dev ticaret hedefi: 15 milyar dolara imza atıldı

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 9.3 milyar dolara ulaştığını belirterek, hedefin 15 milyar dolar olduğunu söyledi. Forum kapsamında Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri" imzalandı. Türkiye-Belçika İş Forumu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından İstanbul'da düzenlendi. Programa Belçika Kraliçesi Mathilde, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot, DEİK Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Belçika Şirketler Federasyonu (FEB) Onursal Başkanı Rene Branders, Flandre Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve çok sayıda iş adamı katıldı. Forumda, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot ve Belçika Savunma Bakanı Theo Francken tarafından Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri" imzalandı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Avrupa, Asya ve Afrika'nın kavşak noktasındaki stratejik konumuyla Türkiye; 1,3 milyardan fazla tüketicinin bulunduğu bir pazara doğrudan erişim sunmaktadır. Türkiye; genç, yetenekli iş gücü ve güçlü sanayi ekosistemiyle küresel bir üretim, teknoloji ve lojistik merkezine dönüşmüştür. 1,6 trilyon dolarlık milli geliriyle Türkiye, küresel ölçekte 16. büyük ekonomi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline gelmiştir. Bu sağlam ekonomik temel üzerine inşa edilen Türkiye, kendisini giderek küresel yönetişim ve inovasyon için merkezi bir merkez olarak konumlandırmaktadır. Bu yıl Türkiye, NATO Zirvesi'ne, Birleşmiş Milletler COP 31. Zirvesi'ne ve Ekim ayında Uluslararası Astronotik Kongresi'ne ev sahipliği yapacaktır" şeklinde konuştu. "İkili ticaret hacminde sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolara ulaşmaya kararlıyız" Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 9.3 milyar dolara ulaştığını belirten Bakan Bolat, "Güçlü müttefikimiz Belçika ile ikili ticaret hacmimiz istikrarlı bir yükseliş trendi göstermiş ve geçen yıl 9.3 milyar dolara ulaşmıştır. İkili ticaret hacminde sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolara ulaşmaya kararlıyız. Belçika'nın Türkiye'deki yatırımları yaklaşık 719 Belçikalı şirketle 5 milyar dolara ulaşmış durumda; Türklerin Belçika'daki yatırımları ise yaklaşık 750 milyon dolar değerindedir. Aynı şekilde, Türk şirketleri Belçika'da lojistik, savunma, imalat, perakende ve ileri teknolojiler gibi sektörlerde varlıklarını genişletmektedir. İş birliğimizde güçlü ve büyüyen bir potansiyel gördüğümüz temel stratejik alanlara kısaca değinmek istiyorum. Birincisi, son derece gelişmiş ve küresel düzeyde rekabetçi bir ekosisteme dönüşen Türkiye'nin savunma sanayisidir. Savunma ve havacılık ihracatımız son 20 yılda neredeyse 40 kat artarak 2002 yılındaki 248 milyon dolardan geçen yıl 10 milyar doların üzerine çıkmıştır. Türkiye, dünyanın en büyük 11. savunma ürünleri ihracatçısı konumundadır. Savunma ekosistemimizle daha derin bir etkileşim kurma konusunda artan bir Belçika ilgisi görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Mersin Limanı Avrupa'nın iç kesimlerine bağlanıyor: Çevreci lojistik projesinde görüşmeler başladı Haber

Mersin Limanı Avrupa'nın iç kesimlerine bağlanıyor: Çevreci lojistik projesinde görüşmeler başladı

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından, uluslararası lojistik ortaklıklarını güçlendirme stratejisi kapsamında Almanya'nın öncü liman işletmelerinden Duisport ile yapılan temaslar, Türkiye ile Avrupa arasında yeni bir lojistik hattının kurulması yolunda kritik bir hamle olarak görüldü. Toplantıda, Mersin - Filyos güzergahı üzerinden Duisport Limanı'na yönelik alternatif bir taşımacılık modelinin geliştirilmesi konusu masaya yatırıldı. Görüşmelerin odağında, özellikle Avrupa'nın entegre lojistik ağlarının Türkiye ile daha verimli bir şekilde entegrasyonu yer aldı. MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Limanı'nın sahip olduğu stratejik öneme vurgu yaparak, Doğu Akdeniz'den Avrupa'nın iç kesimlerine uzanan, sürdürülebilir ve maliyet açısından avantajlı bir taşıma koridorunun oluşturulabileceğini belirtti. Duisport temsilcileri ise Avrupa'daki alternatif taşıma ağlarının etkin kullanımıyla daha çevreci ve rekabetçi lojistik alternatiflerin sunulabileceğini dile getirdi. Maliyetler düşecek, karbon emisyonu azalacak Görüşmeler çerçevesinde üzerinde durulan model; Mersin'den hareket eden yüklerin alternatif güzergahlar aracılığıyla Rotterdam'a ulaştırılmasını ve ardından Avrupa'nın iç bölgelerine nehir taşımacılığı ile dağıtılmasını öngörüyor. Bu sistemin devreye girmesiyle birlikte, lojistik giderlerin minimize edilmesi ve karbon ayak izinin düşürülmesi amaçlanıyor. "Mersin'i lojistik zincirin güçlü halkası yapacağız" Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin'i sadece bir liman şehri olarak değil, küresel lojistik zincirlerin kilit bir noktası haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Çakır, Duisport ile yapılan görüşmelerin bu vizyonun temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Projenin fizibilite çalışmalarının önümüzdeki dönemde detaylandırılacağını kaydeden Çakır, ilgili tüm paydaşlarla koordineli şekilde somut adımlar atılmasının planlandığını belirterek, bu girişimin Türkiye'nin Avrupa ticaretinde yeni bir lojistik koridoru açma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Duisport'ta teknik inceleme Ziyaret programı dahilinde MTSO heyeti, Duisport tesislerinde teknik incelemelerde bulundu. Heyete Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası yöneticileri ile Bükreş Ticaret ve Sanayi Odası temsilcileri de katılım sağladı. Program kapsamında limanın operasyonel gücü, intermodal taşımacılık altyapısı ve sürdürülebilir lojistik yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler alındı. Görüşmelerde ayrıca Mersin ve Zonguldak'ın lojistik potansiyeli ile Mersin ve Filyos limanlarının stratejik konumları analiz edilerek, olası iş birliği fırsatları değerlendirildi.

Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi'nin ilki yapıldı Haber

Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi'nin ilki yapıldı

Birinci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi, Orman Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirildi. Çeşitli ülkelerden kamu temsilcilerini, akademisyenleri, sektör paydaşlarını, alanında uzman isimleri ve büyükelçileri bir araya getiren kongre, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Bakan Bolat, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, Kur'an-ı Kerim'de birçok farklı ayette "helal" kaidesine işaret edildiğini söyledi. Hayatın önemli parçası olan ekonomik faaliyetlerde, helal kavramının dikkat edilmesi gereken önemli bir ölçüt olduğunu ifade eden Bolat, bu kapsamda kurulan Helal Akreditasyon Kurumunun (HAK) bugüne kadar önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini bildirdi. Bolat, Türkiye açısından İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) önem arz ettiğini, hükümetin Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda İslam ülkeleriyle ticareti geliştirme stratejine çok önem verdiğini dile getirdi. İslam dünyasının Türkiye'nin dış ticaretindeki payının 2002 yılında yüzde 11 iken geçen yıl itibarıyla yüzde 26'yı aştığını vurgulayan Bolat, hedefin 2030'a kadar yüzde 30 barajını geçmek olduğunu kaydetti. HELAL ÜRÜN VE HİZMETLERE YÖNELİK TALEBİN ARTMASI BEKLENİYOR Bolat, İslam ülkeleriyle dış ticareti geliştirmek için canla başla çalıştıklarını belirterek, "İslam dünyasıyla 2025 itibarıyla toplamda 115 milyar dolar dış ticaretimiz söz konusu. Helal kavramı, İslami vecibe, güven, sağlık ve özellikle tüketici dostu olmak anlamında çok önemli. Dünyada İslam toplumlarının nüfusu 2 milyarı aştı. Küresel nüfusun yüzde 25'ini oluşturuyoruz. Bu büyüme trendiyle 2030 yılına kadar 540 milyondan fazla Müslüman genç nüfusa sahip olacağız. Nüfus artışı, ekonomik ve demografik dönüşüm, teknolojik gelişmeler, küresel ölçekte de helal ürün ve hizmetlere yönelik talebi artıracaktır." dedi. Bu açıdan konunun düzenleme ve denetleme gerektirdiğine işaret eden Bolat, 2023 yılında İİT'ye bağlı olarak Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumunun kurulduğunu, buna 3'ü gözlemci olmak üzere 26 İslam ülkesinden akreditasyon kurumlarının üye olduğunu aktardı. "2 BİN 500'DEN FAZLA HELAL BELGELİ ÜRETİM TESİSİ AKREDİTASYONLU" Bolat, helal ekonomisinin boyutuna dikkati çekerek, bu ekonominin bugün birçok sektöre yansıdığını söyledi. Giyimden turizme, medyadan kozmetiğe birçok alanda "helal" kavramının dikkate alındığını vurgulayan Bolat, şu ifadeleri kullandı: "2024 yılında 2,3 trilyon dolar, 2025'te 2,5 trilyon dolar hacme sahip olan helal sektörü ve alanının 2028'de 3,5 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu da ister ürün ister hizmet olsun üretenler açısından dikkate alınması gereken çok önemli bir alandır. İİT nezdinde helal ihracat ve ithalat profiline baktığımızda, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, özellikle Uzak Doğu'da Endonezya, Malezya gibi ülkelerin, Müslüman olmayan ülkelerde yaşayan Müslüman toplulukların da bu alanda önemli çalışmalar yaptıklarını, bu konuları dikkate aldıklarını memnuniyetle görüyoruz. Hatta Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya gibi bazı ülkelerde de kendilerinde bulunan Müslüman topluluklar açısından bunu dikkate aldıklarını görüyoruz." Bolat, İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsünün (SMIIC) yayımladığı helal standartlarının, Türkiye'nin de milli helal standartları konumunda olduğunu bildirdi. HAK'ın kurulduktan sonra 35 ülkeden 227 başvuru aldığını, kurumun helal belgesi vermek isteyen kuruluşlardan 132'sine akreditasyon belgesi verdiğini aktaran Bolat, bunlardan 73'ünün asgari yeterlilik seviyesine henüz ulaşmadığı yönünde cevap verildiğini, bugün ise 2 bin 500'den fazla helal belgeli üretim tesisinin akreditasyon güvencesi altında olduğunu kaydetti. Bolat, aynı zamanda 35 ülkeden 1600'den fazla misafir katılımcıya Türkiye'de helal akreditasyon konusunda eğitim verildiği bilgisini verdi. "TİCARETİ KOLAYLAŞTIRACAK ULUSLARARASI YAPININ İHDASI GEREKLİ" HAK Başkanı Zafer Soylu da helal ürün ve hizmetlerin küresel ölçekteki öneminin her geçen yıl arttığını söyledi. Bu büyümenin bazı yapısal sorunları da beraberinde getirdiğine işaret eden Soylu, özellikle farklı ülkelerde uygulanan farklı belgelendirme sistemlerinin üreticiler açısından maliyet artışına ve zaman kaybına yol açabildiğini, tüketiciler açısından da güven sorununa neden olabildiğini belirtti. Soylu, bu noktada helal akreditasyonun, sistemin güvenilirliğini ve bütünlüğünü sağlayan temel bir unsur olduğunu, HAK'ın ülkenin kalite altyapısı ve akreditasyon alanındaki tüm birikim ve tecrübesini, helal ürün ve hizmet belgelendirmesi alanına yansıtabilmesi amacıyla kurulduğunu anlattı. Helal belgelerinin ticareti kolaylaştırıcı bir hüviyete kavuşması, logo ve sembollerinin tüketiciler nezdinde güven tesis etmesi için kurum olarak bazı gereklerin yerine getirilmesi gerektiğine dikkati çeken Soylu, şunları kaydetti: "İlki, İİT üyesi ülkelerin katkılarıyla hazırlanan ve üzerinde mutabakata varılan, gerek teknik gerekse de fıkhi hususları kapsayan bir standardizasyon yapısı kurulması elzemdir. Bu itibarla SMIIC standardizasyon yaklaşımını benimsiyoruz ve destekliyoruz. İkinci aşamada ise tüm helal akreditasyon kurumlarının üyesi olduğu ve eş değerlendirme faaliyetlerini yürütecek, bu suretle mükerrer belgelendirmeyi ortadan kaldıracak hem ticareti kolaylaştıracak hem de güveni tesis edecek olan bir uluslararası yapının ihdasını gerekli görüyoruz. Bu noktada, İİT'nin bağlı kuruluşu olan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumunun bir an önce faaliyete başlamasını arzu ediyoruz." DİĞER KONUŞMALAR Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Abdurrahman Haçkalı ise helal belgelendirme sürecinin dini hassasiyetleri korumanın yanı sıra insanlığın ortak iyiliğine katkı sağladığını söyledi. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, bugün gelinen noktada dünyada kalkınma çalışmaları dahil her şeyin alternatifinin üretilmesi gerektiğini ifade etti. Eren, dünyada kalkınma yaklaşımında helal akreditasyonuna ihtiyaç olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 23 senedir dünyanın birçok farklı bölgesindeki ülkelere elini uzattığını belirtti. Konuşmaların ardından Bakan Bolat'a günün anısına hediye takdim edildi.

Avrupa'nın en büyük ayakkabı moda fuarı İstanbul'da açıldı Haber

Avrupa'nın en büyük ayakkabı moda fuarı İstanbul'da açıldı

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneğince (TASD) İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen ve 25'i yabancı 200'den fazla firmanın katıldığı fuarda, 2026/2027 sonbahar/kış koleksiyonları görücüye çıktı. Ticaret Bakanlığının desteğiyle gerçekleştirilen ve 5 bini yabancı olmak üzere 20 bine yakın profesyonelin ziyaret etmesi beklenen fuarın açılışı için tören düzenlendi. Törende konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye'de artık dünyanın ve Avrupa'nın en büyük fuarlarının düzenlenebildiğini belirterek, dünyanın dört bir yanından iş insanının herhangi bir zorluk yaşamadan buraya gelebildiğini söyledi. Orta Doğu ve Körfez bölgesinde yaşanan son gelişmelere ve küresel anlamdaki belirsizliğe rağmen Türkiye'de güven ve huzur ortamının bulunduğunu vurgulayan Gürcan, "Bu güven ortamını ticaretimize ve iş dünyasına yansıtmalıyız. Ekonomimiz her geçen yıl büyüyerek kendisini geliştiriyor. Son 22 çeyrek, yani tam 5,5 yıldır Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürüyor." dedi. "İHRACATÇILARA DESTEKLERİMİZ DEVAM EDİYOR" Gürcan, Türk deri ve ayakkabı sektörünün köklü üretim geleneği, güçlü sanayi altyapısı ve tasarım kabiliyeti sayesinde geçen yıl 1,8 milyar dolar ihracat yaptığını kaydetti. Bu alanda 2025'te düşüş yaşandığını dile getiren Gürcan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Daralmanın sebeplerini tespit ettik ve tedbirler almaya devam edeceğiz. Gerek küresel ölçekte artan risk algısı ve uluslararası konjonktürde yaşanan belirsizlikler gerekse önde gelen ihracat pazarlarında ortaya çıkan talep daralmaları deri ve ayakkabı sektörümüz açısından zor geçen yılları da beraberinde getirmiştir. Üretim yapısı, tasarım gücü ve hızlı üretim kabiliyeti sayesinde Türk deri ve ayakkabı sektörü yaklaşık 200 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren, küresel tedarik zincirlerinde önemli konumda bulunan bir sektör haline gelmiştir. Bu sayede sektörümüz istihdama ve ülkemizin ihracat hedeflerine önemli katkılar sunmuştur ve sunmaya devam edecektir." Gürcan, ihracatçılara Türk Eximbank, İhracatı Geliştirme AŞ ve Türk Ticaret Bankası gibi mekanizmalar sayesinde sunulan desteklere ilişkin veriler paylaşarak, "Tüm bu çabalardan da anlaşılacağı üzere ihracatçıların finansmana erişimi bakanlığımız için en öncelikli gündem maddelerinin başında gelmekte olup, finansman konusunu hassasiyetle takip ettiğimizi de belirtmek istiyoruz." açıklamasında bulundu. İç ve dış ticaretin gelişmesi ve büyümesi ile ticari hayatın sorunsuz şekilde işlemesini sağlamak amacıyla attıkları adımlardan bahseden Gürcan, tüketicilerin korunması amacıyla hayata geçirdikleri faaliyetleri anlattı. "EMEK YOĞUN SEKTÖRLERE DESTEK ARTIRILMALI" Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de ayakkabı, deri, deri mamulleri, hazır giyim, tekstil, halı ve mobilya gibi emek yoğun sektörlere sunulan desteklerin artırılması çağrısında bulundu. Gültepe, "Bu sektörlerin güçlerini geri kazanması için daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Çünkü gerçekten rekabetçilikte büyük problem var ki bunu da ayakkabı sektörü yaşadı. (ABD ve İsrail ile İran arasındaki) Savaş başlamadan önceki politikalarla savaş dönemindeki politikaların değişmesi gerekiyor. Daha fazla destek verilmesi, daha fazla istişare gerekiyor." dedi. Ayakkabı sektörünün Ticaret Bakanlığının destek ve koruma önlemleri sayesinde bir nebze de olsa nefes aldığını anlatan Gültepe, önceki yıllarda ulaşılan üretim seviyesini tekrar kazanmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi. "ENFLASYONU ÇÖZME PROGRAMINDA EN BÜYÜK FEDAKARLIĞI SANAYİCİMİZ ÜSTLENDİ" İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise fuarın 37 yıldan beri istikrarlı ve sürdürülebilir şekilde düzenlenmesinin büyük başarı olduğunu söyledi. ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın oluşturduğu ekonomik tahribatın hayatlarına girmeye başladığını dile getiren Bahçıvan, "Bu durum Türkiye ekonomisini de şu anda derinden etkileme noktasındaki ilk işaretleri vermeye başladı." dedi. Bahçıvan, Türkiye'de yaklaşık 3 yıldır Orta Vadeli Program'ın (OVP) uygulandığını anımsatarak, şu açıklamalarda bulundu: "OVP'nin temel amacı enflasyonu çözmek ve arzu ettiğimiz finansal istikrarı sağlamak. Enflasyonu çözme programında da en büyük fedakarlığı sanayicimiz üstlenmiş vaziyette. Bizden kaynaklanmayan bir enflasyonun çözümü ve problemi noktasında sanayi sektörü olarak yoğun bir sabrı, mücadeleyi ve dayanma gücünü bugüne kadar gösterdik, göstermeye de gayret ediyoruz. Fakat bu içine girmiş olduğumuz durum, bu programla ilgili bütün değerlendirme ve tespitlerimizi tekrar gözden geçirme mecburiyetini bize veriyor." Bahçıvan, şu anda emek yoğun sektörlerin desteklenmesinin çok önemli olduğunun altını çizerek, "Rekabeti sürdürebilmek noktasında destekler ve teşvikler özellikle emek yoğun sektörler üzerinde daha fazla yoğunlaşmalı. Bunlar, gerek kredi mekanizması gerek istihdamı destekleme gerek farklı teşvikler gerekse vergiye dönük teşviklerle bir modele dönüştürülmeli." diye konuştu. "TÜRKİYE'DE FUARLAR, ÜRETİM, İHRACAT DEVAM EDİYOR" İSO Başkanı Bahçıvan, bu süreçte üreticilere de nitelikli ve katma değeri yüksek üretim yapma gibi görevler düştüğünü belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Bütün olumsuzluklara rağmen fuarda ne bir iptal olmuş ne bir vazgeçen olmuş. Bu da büyük başarı. Türkiye'miz bu coğrafyada, böylesi bir ortamda dünyanın farklı noktalarından gelen insanları güven ve huzur içerisinde misafir etme noktasında bir markaya sahip. Bunu da değerlendirmemiz ve aramızdaki tüm yabancı konuklarımıza, misafirlerimize çok güçlü anlatmamız gerekiyor. Hangi koşullarda olursa olsun bu ülkede hayat, fuarlar, üretim, ihracat devam ediyor. Bu da bizim dosta düşmana karşı göstermemiz gereken elimizdeki en önemli marka gücümüz." "AYAKKABI İHRACATI VE ÜRETİMİNDE BU SENE DENGELENME YILI OLACAK" İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut da ayakkabı sektörünün Türkiye'nin üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve ihracat potansiyelini en iyi yansıtan alanlardan birisi olduğunu belirterek, "Bu fuar yalnızca ticari organizasyon değil, aynı zamanda yeniliklerin, işbirliklerinin ve küresel vizyonun bir göstergesidir." dedi. TASD Başkanı Berke İçten de fuarın 37 yıldır senede iki defa olmak üzere aralıksız düzenlendiği bilgisini paylaşarak, "Fuarımızın 74'üncüsünde, 26 bin metrekarelik alanda, 25'i yabancı olmak üzere 200'ün üzerinde katılımcıyla sonbahar ve kış koleksiyonlarını sergilemek üzere ziyaretçilerle bir aradayız. Ticaret Bakanlığımızın da destekleriyle B2B alım heyeti organizasyonu kapsamında yaklaşık 600 yabancı satın alma profesyonelinin otel ve uçak masrafları ödenerek fuara katılımları sağlanmıştır." şeklinde konuştu. Ticaret Bakanlığının AYMOD'u prestijli fuar kapsamına almasının ve daha yüksek teşvik vermesinin öneminden bahseden İçten, Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan yeni karışıklığın yol açtığı olumsuzlukları anlattı. İçten, bu süreçte ayakkabı gibi pek çok emek yoğun sektörün zorlandığını belirterek, olumsuzluklar nedeniyle maliyet avantajını kaybettiklerini, bu yüzden ayakkabı sektörünün 2023 yılında dış ticaret açığı vermeye başladığını söyledi. Ticaret Bakanlığının e-ihracat platformlarından gelen ve kanserojen maddeler içeren ayakkabı ithalatına yönelik kısıtlamaları sonrası ithalatın düşme eğilimine girdiğini kaydeden İçten, ancak ihracatta ve üretimde henüz dengelenme olmadığını bildirdi. Yıllık 550 milyon çift üretim gerçekleştiren ayakkabı sektörünün şu anda 400 milyon çiftin altına gerilediğini anlatan İçten, "Özellikle savaş konjonktüründe ham madde tedarikindeki zorlukların ve birtakım fırsatçılıkların ortaya çıktığı bugünlerde Ticaret Bakanlığımızın buna izin vermeyeceğini biliyor ve bunu yakından takip ettiklerini görüyoruz. Özellikle ayakkabı ihracatımız ve üretimimiz noktasında bu senenin bir dengelenme yılı olacağını öngörüyoruz ve bekliyoruz." açıklamasını yaptı. "BU DÖNEMDE TÜRKİYE'NİN ÖNE ÇIKMA POTANSİYELİ VAR" Berke İçten, özellikle artan navlun fiyatları ve Uzak Doğu'dan tedarikte zorluklar yaşama ihtimali karşısında pazara yakın olan ve güçlü üretici konumundaki Türkiye'nin öne çıkma potansiyeli ve avantajının bulunduğunu vurguladı. Bu potansiyelin maliyet avantajıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen İçten, ayakkabıda kullanılan bazı ham maddelerin ithalatındaki vergilerin kaldırılması çağrısında bulundu. Açılış konuşmalarının ardından fuarın açılış kurdelesini kesen Bakan Yardımcısı Gürcan ve beraberindekiler, sonrasında gezdikleri alanı inceledi. Fuar, 28 Mart'a kadar gezilebilecek.

Vali Yavuz: Sanayi, istihdam ve ihracatın güçlenmesi için iş birliği şart Haber

Vali Yavuz: Sanayi, istihdam ve ihracatın güçlenmesi için iş birliği şart

Adana Valisi Mustafa Yavuz, Adana Sanayi Odası’nı (ADASO) ziyaret etti. ADASO hizmet binasında gerçekleşen ziyarete Meclis Başkanı İsrafil Uçurum, Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Meclis Divanı Başkan Yardımcısı İsmail Yağmur, Meclis Divanı Katip Üyesi Erman Onatça, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdoğan Şire, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi İmam Gazali Hıradağı, Yönetim Kurulu Üyeleri Abdullah Özdiler, Hulusi Akkoç, İsa Tuzcu, Orhan Murat Avcı, Rafet Milli, Remzi Kar, Süleyman Gerdan, Genel Sekreter Veli Oğuz, Genel Müdür Bora Kocaman ve Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Karakuş katıldı. Görüşmede Adana sanayisinin üretim kapasitesi, istihdam olanakları, ihracat potansiyeli ve sürdürülebilir büyüme hedefleri ele alındı. “ADANA’NIN EKONOMİK GÜCÜ KAMU-ÖZEL İŞ BİRLİĞİYLE ARTIYOR” Adana Valisi Mustafa Yavuz, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki güçlü iş birliğinin kentin ekonomik kalkınmasında belirleyici rol oynadığını vurgulayarak; “Adana’mız; üretimin, emeğin ve alın terinin şehridir. Sanayideki gücünü, girişimci ruhu ve çalışkan insan kaynağıyla birleştirerek ülke ekonomisine değer katmaya devam ediyor. Adana Sanayi Odamızın bu süreçte üstlendiği öncü rol ve yürüttüğü başarılı çalışmalardan dolayı Başkan Zeki Kıvanç ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “İSTİHDAM VE İHRACATTA DESTEKLER GÜÇ VERİYOR” ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç konuşmasında, Adana Valisi Mustafa Yavuz’un nazik ziyaretinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Sayın Valimizin Odamıza gerçekleştirdiği bu anlamlı ziyaret, sanayicilerimiz adına bizleri son derece memnun etmiştir. Adana’mızın üretim gücünün daha da ileriye taşınması noktasında kamu–özel sektör iş birliğine verdiği güçlü destek için kendilerine teşekkür ediyorum. Sanayimizin gelişimi, istihdamın artırılması ve ihracat kapasitemizin güçlendirilmesi konusunda Valiliğimizin destekleri bizlere güç vermektedir” şeklinde konuştu. ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç daha sonra Oda tarafından yürütülen projeler ve sanayicilere yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişinin ardından günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

ADANA SANAYİSİ GÜÇLENİYOR: AOSB YÖNETİMİ BAKANLIKTA Haber

ADANA SANAYİSİ GÜÇLENİYOR: AOSB YÖNETİMİ BAKANLIKTA

Adana sanayisinin gelişimine yönelik temaslar sürüyor. AOSB’nin 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Bekir Sütcü ve beraberindeki heyet, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ankara’da bir araya geldi. Ziyarette, bölgenin yatırım planları ve sanayicilere yönelik destek mekanizmaları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ziyarete AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü’nün yanı sıra Yönetim Kurulu üyeleri M. Nedim Büyüknacar, Fatma Uğur Ersöz, Kemal Özçetin, Ahmet Aslan, Asım Gül, M. Tansel Ün, N. Yiğit Dağsuyu, Hasan Kılıç, Denetim Kurulu üyeleri Can Ulaştırıcı ve Ali Fuat Batmaz ile Bölge Müdürü Ersin Akpınar katıldı. Toplantıda, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan yatırım projeleri, genişleme alanları, bölge teşvikleri ve üretim kapasitesinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Sanayicilerin rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar da gündemin önemli başlıkları arasında yer aldı. Bu kapsamda altyapı güçlendirme projeleri, enerji arz güvenliğini artıracak yatırımlar, dijital ve yeşil dönüşüm uygulamaları, lojistik imkanların geliştirilmesi ve nitelikli istihdamı destekleyen mesleki eğitim iş birlikleri ele alındı. Ayrıca yatırımcı dostu hizmet süreçleri, finansmana erişimin kolaylaştırılması, ihracat kapasitesinin artırılması ve katma değerli üretimin teşvik edilmesine yönelik destek mekanizmaları üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Toplantının en önemli başlıklarından biri ise Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi oldu. Bakanlık ile OSB yönetimi arasındaki iş birliğinin somut örneği olarak gösterilen bölgeye ilişkin altyapı projeleri ve yatırım teşvikleri masaya yatırıldı. Kimya Endüstri Bölgesi’nin hem bölgesel hem de ulusal sanayi hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceği ifade edildi. AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, bölgenin güçlü üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeline dikkat çekerek, kaliteli altyapı hizmetleri, kesintisiz üretim imkânı ve sürdürülebilirlik odaklı projelerle AOSB’nin Türkiye’nin örnek organize sanayi bölgeleri arasında yer aldığını vurguladı.

Zeytindalı Gümrük Kapısı'nda kapanma krizi Haber

Zeytindalı Gümrük Kapısı'nda kapanma krizi

Reyhanlı Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Zaroğlu, Zeytindalı Gümrük Kapısı’nın bu ay sonunda kapatılacağı yönündeki gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kararın bölge ticareti açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Zaroğlu, Suriye hükümeti tarafından alınan tek taraflı kararın, bölgedeki ekonomik dengeleri olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Suriye hükümeti tarafından Zeytindalı Gümrük Kapısı’nın kapatılmasına yönelik alınan kararın sahadaki yansımalarının iyi hesaplanması gerektiğini belirten Zaroğlu, “Bu kapının devre dışı kalması halinde oluşacak yoğunluk doğrudan Cilvegözü Gümrük Kapısı’na yönelecektir. Bu durum hem lojistik süreçlerde aksamalara hem de dış ticaret faaliyetlerinde ciddi yavaşlamalara neden olabilir” dedi. Sınır ticaretiyle geçimini sağlayan çok sayıda iş insanının ve bölge ekonomisinin bu karardan doğrudan etkileneceğini ifade eden Zaroğlu, Reyhanlı iş dünyasının endişeli olduğunu dile getirdi. Reyhanlı Ticaret ve Sanayi Odası olarak taleplerini net bir şekilde ortaya koyduklarını belirten Zaroğlu, şunları söyledi: “Öncelikle Zeytindalı Gümrük Kapısı’nın kapatılmayarak daha aktif hale getirilmesini talep ediyoruz. Bununla birlikte, Cilvegözü Gümrük Kapısı’nda artması muhtemel yoğunluğa karşı modernizasyon çalışmalarının hızlandırılması büyük önem taşımaktadır. Buradaki idari bina, antrepo ve ambar alanlarının kapasite artırımıyla güçlendirilmesi de kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.” Sınır kapılarının yalnızca birer geçiş noktası olmadığını vurgulayan Zaroğlu, “Bu kapılar bölgesel kalkınmanın ve ekonomik istikrarın temel unsurlarıdır. Tek taraflı alınacak kararlar ticari dengeleri bozabilir. Bu nedenle karşılıklı istişare ve koordinasyon içinde hareket edilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Reyhanlı Ticaret ve Sanayi Odası’nın sürecin yakından takipçisi olacağını belirten Başkan Zaroğlu, “Üyelerimizin ve bölgemizin menfaatlerini korumak adına gerekli tüm girişimleri sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Küresel piyasalarda risk iştahı yeniden yükseldi Haber

Küresel piyasalarda risk iştahı yeniden yükseldi

Değerli metallerdeki sert düşüşler, ABD'de hükümetin kısmi olarak yeniden kapanmasının yol açtığı belirsizlikler ve ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh'ın agresif faiz indirimlerinden kaçınacağına ilişkin öngörülerle küresel piyasalar haftaya negatif başladı. Altın ve gümüş fiyatlarının toparlanması, açıklanan makroekonomik verilerin ABD ekonomisinin gücünü koruduğuna işaret etmesi küresel piyasalarda azalan risk iştahının tekrar yükselmesini sağladı. ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan'ın artık Rusya'dan petrol alımını durdurduğunu ve bu ülkeye uygulanan gümrük vergisini yüzde 18'e düşüreceklerini, Hindistan'ın ise buna karşılık ABD'ye uyguladığı gümrük vergilerini sıfıra indireceğini açıkladı. Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşmesinde ikili ticaret, gümrük vergileri ve bölgesel gelişmeleri ele aldıklarını belirterek, Modi'nin Rusya'dan petrol alımını durdurmayı ve Venezuela'dan çok daha fazla petrol almayı kabul ettiğini bildirdi. Hindistan'ın Moskova'dan petrol alımını durdurmasının Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesine yardımcı olacağını vurgulayan Trump, bundan memnun olduğunu belirtti. Trump, Hindistan'ın ABD'de 500 milyar dolar düzeyinde enerji, teknoloji, tarım, kömür ve diğer birçok kategoride ürün almayı taahhüt ettiğini de sözlerine ekledi. Makroekonomik veri tarafında ise ABD'de Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) tarafından açıklanan imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ocakta 52,6 değerine çıkarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti ve sektörde genişlemeye işaret etti. ABD'de federal hükümetin kısmi olarak kapanması veri takvimini etkiliyor. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu kapanmadan dolayı ocak ayına ilişkin tarım dışı istihdam raporunun önceden planlandığı tarih olan 6 Şubat'ta yayımlanmayacağını duyurdu. Ayrıca JOLTS açık iş sayısı raporunun da yayımlanmayacağı belirtildi. Öte yandan, ABD Temsilciler Meclisi'nin 30 Ocak'ta Senato tarafından onaylanan bütçe paketini oylaması bekleniyor. Bu gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, ekonomi güçlüyken ve işgücü piyasası istikrar kazanmışken faizleri indirmenin enflasyonu hedeflenen orana düşürmeyi zorlaştıracağını, bu yüzden sabırlı olunması gerektiğini ifade etti. Trump'ın Fed başkanlığına Kevin Warsh'ı aday göstermesinin ardından Fed'in politikasına yönelik belirsizlikler devam ediyor. Bu arada Trump, ABD sanayisi için 12 milyar dolarlık "kritik mineral rezervi" girişimini duyurdu. Amerikan şirketlerinin yıllardır piyasa aksaklıkları sırasında kritik minerallerin tükenmesi riskiyle karşılaştığına işaret eden Trump, "Amerikan şirketlerinin ve çalışanlarının herhangi bir kıtlıktan zarar görmemesini sağlamak için Project Vault adıyla bilinecek bir girişimi başlatıyoruz." ifadesini kullandı. Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı, bu yılın ilk çeyreğine ilişkin borçlanma tahminini 3 milyar dolar azalışla 574 milyar dolara indirdi. Fed, ülkedeki bankaların, düşük faiz oranları beklentisi, yüksek harcama veya yatırım ihtiyaçları dolayısıyla 2026'da kredi talebinin artacağını öngördüğünü bildirdi. Diğer taraftan ABD'li milyarder Elon Musk'ın sahibi olduğu uzay ve havacılık şirketi SpaceX'in yapay zeka girişimi xAI'yı bünyesine kattığı bildirildi. Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla yüzde 4,28'de, dolar endeksi yüzde 0,2 azalışla 97,4 seviyesinde seyrediyor Kıymetli metaller cuma günü ve dünkü sert düşüşlerin ardından bugün toparlandı. Analistler, jeopolitik riskler, doların değer kaybetmesi, Fed'in bağımsızlığına yönelik endişeler ve Çin talebinin devam etmesiyle altın ve gümüşteki yukarı yönlü seyrin devam etmesinin beklendiğini söyledi. Altının onsu yüzde 3,6 artışla 4 bin 820 dolardan, gümüşün onsu yüzde 4,6 yükselişle 83,7 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,6 azalışla 65,8 dolarda seyrediyor. NEW YORK BORSASI YÜKSELDİ New York borsasında teknoloji şirketlerinin hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle dün pozitif bir seyir izlendi. Bu hafta bilançoları açıklanacak şirketlerden Alphabet, Amazon ve AMD'nin hisseleri sırasıyla yüzde 1,9, yüzde 1,5 ve yüzde 4 değer kazandı. ABD'li çip üreticilerinden Nvidia'nın hisseleri ise şirketin OpenAI'ye 100 milyar dolara kadar yatırım yapma planını durdurduğuna dair haberlerin etkisiyle yüzde 2,9 değer kaybetti. Bu gelişmelerle Dow Jones endeksi yüzde 1,05, S&P 500 endeksi yüzde 0,54 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,56 değer kazandı. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı. AVRUPA BORSALARI POZİTİF SEYRETTİ Avrupa borsaları da bölgede açıklanan verilerin ekonominin iyiye gittiğine işaret etmesi ve siyasi risklerin azalmasıyla dün pozitif seyretti. Fransa'da muhalefet partilerinin, 2026 bütçe tasarısını Meclis'te oylama yapmadan geçirmek için anayasal yetkisini kullanan hükümete karşı sunduğu 2 gensoru önergesi milletvekillerinden yeterli desteği alamayarak reddedilmesinin ardından ülkede 2026 yılı bütçesi kabul edildi ve yatırımcıların güvenini sarsan siyasi çalkantı sona erdi. Makroekonomik veri tarafında Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), perakende satışlara ilişkin 2025 yılı öncü verilerini açıkladı. Buna göre, 2025'te reel perakende satışlar yıllık bazda yüzde 2,7, nominal satışlar ise yüzde 3,8 artış gösterdi. Böylece perakende sektörü, ekonomik durgunluğa rağmen tüm zamanların satış rekorunun kırıldığı 2021 yılı seviyelerine yeniden yaklaştı. Sektördeki büyümenin ana kaynağının, reel bazda yüzde 10 artış gösteren "çevrim içi ticaret ve posta yoluyla satışlar" olduğu belirlendi. Çift rakamlı yükselişte, küresel bir çevrim içi perakende şirketinin Almanya operasyonlarında daha önce kayıtlara girmeyen verilerinin sisteme dahil edilmesi belirleyici oldu. İngiltere'de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) de ocakta 51,8 puanla son 17 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,15, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,67 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,05 değer kazandı. İngiltere'de FTSE 100 endeksi 10.345,48 puanla rekor seviyeyi gördü. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı. ASYA BORSALARI SERT YÜKSELDİ Asya borsalarında ticari gerilimlere ilişkin endişelerin azalması ve teknoloji ve yapay zeka şirketlerindeki yükselişlerin etkisiyle sert yükselişler görüldü. ABD'nin Hindistan'a gümrük vergisini düşürme kararının ardından Hindistan borsasında yüzde 2'nin üzerinde yükselişler görülürken, rupi de dolar karşısında değer kazandı. Dolar/Hindistan Rupisi paritesi yüzde 0,1 azalışla 90,3 seviyesinde seyrediyor. Güney Kore borsası da teknoloji hisselerinin öncülüğünde yüzde 6'ya yakın yükseldi. Avustralya Merkez Bankası faiz oranını 25 baz puan artırarak yüzde 3,85'e çıkardı. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,9, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 5,8, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,2, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 ve Hindistan'da Sensex endeksi yüzde 2,4 yükseldi. VİOP AKŞAM SEANSINDA YÜKSELDİ Küresel piyasalara paralel, dün, satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,57 değer kaybederek 13.620,95 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı şubat vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,3 yükseldi. Dolar/TL, dün günü yüzde 0,1 azalışla 43,4704'ten tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üstünde 43,4800'dan işlem görüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Erdoğan, tüm imalat sanayi işletmelerine açık, 100 milyar lira büyüklüğünde, uygun koşullu bir finansman paketini devreye aldıklarını belirtti. 6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette, finansman maliyetinin piyasa şartlarının altında olacağına vurgu yapan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketiyle de destekliyoruz. KOBİ'lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ'lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız." Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcılıklarına, Fatma Özkul ve Gazi İshak Kara atandı. Analistler, bugün yurt içinde enflasyon ile küresel çapta jeopolitik gelişmelerin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.500 ve 13.400 puanın destek, 13.700 ve 13.800 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti. Ekonomistler, ocakta Tüketici Fiyat Endeksi'nin aylık bazda yüzde 4,21 artacağını tahmin etti. Ekonomistlerin ocak ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına göre (yüzde 4,21) bir önceki ay yüzde 30,89 olan yıllık enflasyonun ocakta yüzde 29,86'ya ineceği tahmin ediliyor. Ekonomistlerin 2026 sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması ise ocak ayı itibarıyla yüzde 23,73 oldu. Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle: 10.00 Türkiye, ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi 10.00 Türkiye, ocak ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.