#Ticaret Bakanı Ömer Bolat

İLKHABER-Gazetesi - Ticaret Bakanı Ömer Bolat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Bakanı Ömer Bolat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Körfez için çarpıcı senaryo: Bakan Bolat’tan stratejik tedarik mesajı Haber

Körfez için çarpıcı senaryo: Bakan Bolat’tan stratejik tedarik mesajı

Bakan Bolat, Ticaret Bakanlığının işbirliği ve Albayrak Medya'nın ev sahipliğinde düzenlenen "Ticarette Türkiye Yüzyılı Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, küresel ekonominin son yıllarda yaşanan ekonomik krizleri, salgın, savaşlar, enerji ve gıda arzı sorunlarıyla, ticaret savaşlarının etkisiyle dünyanın çalkantılı bir süreçten geçtiğini belirtti. Uzmanların ve kanaat önderlerinin ortak görüşünün Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının dünya ekonomisinde önceki krizlerden daha yıkıcı sonuçlar doğurduğu yönünde olduğunu aktaran Bolat, "Dünyadaki petrolün yüzde 25'i, doğal gazın yüzde 20'si, gübre arzının, petrokimya ürünlerinin yaklaşık üçte bire yakın kısmı Hürmüz Boğazı'ndan geçerek dünya piyasalarına satılıyordu. Hürmüz Boğazı'nda gemilere saldırılar başlayıp Boğaz'ı İran kendi direnişi için bir koz olarak kullanmaya başlayınca piyasalarda aniden arz krizi endişesi ve fiyatlarda yukarı doğru hızlı tırmanış başladı." diye konuştu. Bolat, petrol, doğal gaz ve gübre fiyatlarındaki artışın enflasyon artışına yönelik etkisi olduğuna değindi. İlk aşamada gerilimlerin kısa süreceğinin düşünüldüğünü söyleyen Bolat, şunları kaydetti: "Türkiye bu dönemde, Cumhurbaşkanı'mız ve Dışişleri Bakanımız ve ekipleriyle beraber barışı, ateşkesi sağlamak için büyük uğraş verdi. Hala da vermeye devam ediyor, Türkiye, Pakistan, Mısır gibi dost ve kardeş ülkeler de. Şu anda gelinen noktada müzakereler devam ediyor. Hürmüz Boğazı'nın bu müzakerelerde temel koz olması ve İran'ın nükleer kartı müzakerelerin zorlu geçmesini sağlıyor. Bize olan etkilerine baktığımızda şunu söyleyebiliriz: Geçen yıl dünyada mal ticareti yüzde 4,6 büyüdü. Hizmet ticareti yüzde 5,1 büyüdü. Mal ve hizmet ticareti toplamı 35 trilyon dolara geldi. Bu yıl için şu andaki baz temel tahmin dünyada büyüme oranının yüzde 1,9'a gerileyebileceği şeklinde. Dünya Ticaret Örgütünün mart tahminine göre, kötümser senaryo ise dünya ticaretinde artış oranı yüzde 1,4'e düşebilir. Bu tahminler ikişer aylık periyotlarla yenileniyor." "HERKESİN ROL MODEL ALMAYA ÇALIŞTIĞI BİR ÜLKE KONUMUNDAYIZ" Ticaret Bakanı Bolat, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının Türkiye'ye etkilerine değinerek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz bu ülkelere komşuyuz ve öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki kuzeyinde Rusya-Ukrayna Savaşı, batıda yıllarca sürmüş Balkan Savaşları, doğuda Azerbaycan'la Ermenistan arasında Azerbaycan'ın Karabağ toprağını kurtarmak için 32 yıllık işgal ve sonrasında kurtarılması, güneyimizde Suriye, Irak'ta yakın geçmişte yaşananlar, İsrail'in Filistin'deki, Gazze'deki, Batı Şeria'daki soykırımı, Suriye'ye, Yemen'e, Lübnan'a saldırıları, Katar'a gidip orada bombalama yapması gibi böyle bir coğrafyada bir ülke yıldız gibi parlıyor. Cumhurbaşkanı'mızın güçlü liderliği ve dirayetli yönetimiyle 23 senede 40 yıllık terörü yok etmiş ve Türkiye topraklarında vatandaşlarımızın tırnağına zarar gelmeden, bu savaşlardan Türkiye'yi ve halkımızı ayrı tutmuş, korumuş, terörü yok etmiş, huzur ve asayişi sağlamış ve yılda da ortalama yüzde 5,4 büyüme sağlamış bir ülke ve milli gelirini 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara, altı kat çıkarmış. Kişi başı milli gelirini 3 bin 600 dolardan 18 bin 40 dolara çıkarmış, beş katından fazla, ihracatını da mal ve hizmet toplamı olarak 2002'deki 50 milyar dolardan, geçen yıl 396 milyar dolara taşımış bir ülke. Dış politikasıyla, savunma sanayisiyle, güçlü ordusuyla herkesin kendisini ortak, müttefik görmek istediği istikrarına gıptayla baktığı ve rol model almaya çalıştığı bir ülke konumundayız." Körfez'de savaşın başlamasıyla birlikte pek çok ülkede yakıt kuyrukları, elektrik kesintileri gibi uygulamalara gidildiğinden bahseden Bolat, "Hükümetimizin dirayetli, güven verici politikaları ve arz tedarikinde önceden yaptığı tedarikler nedeniyle mazotta, benzinde, uçak yakıtında, elektrikte, doğal gazda, gübrede, petrokimya ürünlerinde kimse bir arz sorunu yaşamadı. Fiyat artışları bu saydığımız ürünlerde dünyadaki fiyatların artışlarından dolayı yaşanan bir durum." ifadelerini kullandı. "HERKES BİR AN ÖNCE SAVAŞIN BİTMESİNİ VE NORMAL HAYATA DÖNMEYİ BEKLİYOR" Bakan Bolat, gübrede yaşanan sorunlar nedeniyle tedbirler alındığına değinerek, "Tedbirlerle gübrede, petrokimya ürünlerinde, akaryakıtta, uçak benzininde hiçbir sıkıntı olmadı. Birçok havayolu uçak benzin maliyetlerinden dolayı seferlerini azaltıyor ve kimi kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırken bizim hava yollarımız çalışmaya devam ediyor." diye konuştu. Körfez ülkelerine ticaretin yaşanan gelişmeler nedeniyle mart ayında azaldığını söyleyen Bolat, "İhracatta yüzde 35 azalma yaşadık, Körfez ülkelerine yaptığımız ihracat 1,5 milyar dolara geriledi. Ama Körfez ülkelerinin ihtiyaçları arttığı için ve birçok başka ülkelerden de Hürmüz Boğazı'nı geçip tedarik edemedikleri için Türkiye'den siparişler arttı. Avrupa'dakiler Uzak Doğu'dan ya da Körfez'den alamadıkları ürünler olunca oradan da siparişler artmaya başladı." değerlendirmesini yaptı. Bolat, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemi sayısının ilk başta 15 olduğunu, 3 geminin kurtarıldığını, 12 geminin hala durduğunu söyledi. Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan üzerinden Körfez ülkelerine geçişini sağlayan 10 yıllık transit vize sorununun çözüldüğünü anımsatan Bolat, 15 Nisan'dan beri gerek Ürdün, Suudi Arabistan üzerinden gerekse Türkiye, Irak, Suudi Arabistan üzerinden transit rota çalıştığını dile getirdi. Bolat, Kalkınma Yolu Projesi'nin de son yaşanan gelişmelerden dolayı hızlanacağını belirterek, "Son 70 günde yaşadıklarımızdan sonra Körfez ve Hürmüz eskisi gibi olmayacak belli. Ülkeler stratejik tedarikleri, hayati öneme sahip enerji ve diğer tedarikleri için alternatif güzergahları daima düşünecekler ve aksiyona geçmeye çalışacaklar." diye konuştu. Bolat, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından dolayı lojistik maliyetlerinin çok yükseldiğine dikkati çekerek, "27 Şubat günü çok ucuzdu, Türkiye ile Uzak Doğu arasındaki konteyner taşıma bedelleri. Herkes bir an önce savaşın bitmesini ve normal hayata dönmeyi bekliyor. Bu da talebi artıracaktır bu anlamda. Çünkü hasar alan ülkeler, yıkım yaşayan ülkeler bize doğru eğilim gösterecekler." diye konuştu. "Made in EU" kararının önemine dikkati çekerek, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle 233 milyar dolarlık ticaret hacminin bulunduğunu, bunun 117 milyar dolarının ihracat, 116 milyar dolarının ithalattan kaynaklandığını belirtti. Bolat, "Kafa kafaya olan dengeli ticaretimiz var bu anlamda otomotiv sektöründe de AB'nin en büyük 4'üncü pazarı Türkiye. Bunu da dikkate almaları gerekir." ifadelerini kullandı. Avrupa ülkelerinin yüzde 43'lük payla Türkiye'nin önemli bir ihracat ortağı olduğuna işaret eden Bolat, Türkiye'nin de AB'nin dış ticarette 5'inci ortağı olduğunu ve onlar için çok önemli bir ülke konumunda bulunduğunu söyledi. Bolat, AB'nin serbest ticaret anlaşmaları yaptığı ülkeler arasında Türkiye'nin 3'üncü sırada olduğunu anlatarak, "O nedenle AB, Türkiye için ne kadar önemliyse, Türkiye de AB için o kadar önemli." şeklinde konuştu. "2017-2023 arasında AB ile siyasi ilişkiler neredeyse durmuştu ama ticaret devam ediyordu." diyen Bakan Bolat, "2023 Mayıs'ında Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı'nın seçimi kazanmasından sonra AB'de Türkiye'ye karşı yapıcı, olumlu bir eğilim başladı. Biz de ona karşılık verdik, hem liderler düzeyinde hem bakanlar düzeyinde ilişkiler hızlanmaya başladı." ifadelerini kullandı. "DIŞ TİCARETİ ARTIRMADA EN ÖNEMLİ FAKTÖRÜN DIŞ TALEBİ ARTIRMAK" Bakan Bolat, dış ticareti artırmada en önemli faktörün dış talebi artırmak ve katma değeri yüksek kaliteli ürün satabilmek olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Geçen yıl avro yüzde 38 arttı TL'ye karşı. Dolar ise yüzde 21 arttı geçen yıl. TÜFE yüzde 30,5 civarındaydı. ÜFE de yüzde 28 civarındaydı. Geçen yıl kur noktasında bir sıkıntı yoktu. Biz ham madde ve enerjiyi dolarla alıp daha çok avro ile sattığımız için ürünlerimizi, Trump yönetimi geldikten sonra 1 avro eşittir 1,02 dolarken, 1 avro eşittir 1,17 dolar oldu. Bu da bize parite anlamında fayda sağladı. Biz avro ile sattığımız için daha yüksek TL karşılığını elde edebildik. Bu anlamda bir rahatlama oldu." Kovid-19 salgınının dünyaya verdiği en büyük zararın yüksek enflasyon olduğunu vurgulayan Bolat, "Resmi rakamlarla dünyada yaklaşık 6 buçuk milyon, gayriresmi rakamlara göre 20 milyon insan hayatını kaybetti. Ama başta gıda, temizlik, sağlık ürünleri olmak üzere bütün alanlarda kontrolsüz bir enflasyon dalgası gelişmiş, en zengin ülkelerde dahil ortalığı tarumar etti ve buna karşı bütün gelişmiş ülkelerde sıkı para politikası, yüksek faiz politikası gibi araçlara sarıldılar. 2022'nin ortalarından itibaren, bizde de 2023'ün ortalarından itibaren böyle bir program uygulanıyor." diye konuştu. "BU YILIN İLK ÜÇ AYINDA 785 MİLYON LİRALIK İDARİ PARA CEZASI UYGULANDI" Bolat, bakanlık olarak ürün ve sektör bazında düzenlemeler yaparak enflasyonla mücadeleye katkı vermeye gayret ettiklerini belirterek, "Bu anlamda görevli olduğumuz süre içinde 50'den fazla önemli yönetmelikler çıkardık. Emlak piyasasında, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi ve Güvenli Ödeme Sistemlerini getirdik. Elden ödeme olayını bitirmiş olduk. Taşıt, oto piyasasında 6 ay 6 bin kilometre uygulaması, noterlerin bireysellere yılda 3'ten fazla satışı yaptırmamızı uygulamasını yürürlüğe soktuk." dedi. Geçen yıl 578 bin firmanın, 41,3 milyon ürünün denetlendiğini, 2 milyar 658 milyon liralık para cezası uygulandığını söyleyen Bolat, bu yılın ilk üç ayında 130 bin firmanın, 15,1 milyon ürünün denetlendiğini, 785 milyon liralık idari para cezası uygulandığı bildirdi. Bolat, Körfez'de yaşanan gerilimler nedeniyle yatırımların Türkiye'ye yönelebileceğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Ülkemize istihdam kazandıracak, döviz getirecek ve Türkiye'nin ihracat yeteneğini, üretim kabiliyetini artıracak, finans kanallarını besleyecek, sermaye ve yatırım girişlerine sıcak bakıyoruz. 23 yılda toplamda Türkiye'ye gelen yabancı yatırım miktarı 290 milyar dolar ve 89 bin şirket. Türkiye istikrar, gelişme ve büyüme ülkesi, başarılı bir dış ticaret ve ihracat ülkesi, lojistik ve tedarik ülkesi en önemlisi güvenli liman. Bunu her seferinde ortaya koydu ve dünyaya barış yaymaya çalışan ve barış kuran bir ülke konumunda. Başta Cumhurbaşkanımızın dünya çapındaki itibarı ve saygınlığıyla ve dış işlerinde dengeli, başarılı politika bize bu yetenekleri kazandırdı. Türkiye dünyada oyun kurucu, rol belirleyen bir ülke konumunda.” ÖZDEMİR: TÜRKİYE STRATEJİK BİR MERKEZ Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir de zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye Yüzyılı'nın yalnızca büyüme rakamlarından, ihracat verilerinden ya da yatırım tablolarından ibaret olmadığını belirterek, "Bize göre Türkiye Yüzyılı, yeniden ayağa kalkmış, üretim gücünü yeniden keşfetmiş, öz güvenini yeniden kazanmış bir milletin hikayesidir." dedi. Dünyanın kritik bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyleyen Özdemir, güç dengelerinin yer değiştirdiğini, uluslararası ticari ilişkilerin yeniden şekillendiğini ve neredeyse tüm coğrafyalarda safların yeniden belirlendiğini dile getirdi. Özdemir, Türkiye Yüzyılı vizyonunun, ülkenin sadece var olan coğrafi sınırlarından, nüfusundan veya ekonomik verilerinden ibaret olmadığını belirterek, Türkiye'nin Türkiye'den daha büyük olduğunu anlatan güçlü vizyona sahip bulunduğunu vurguladı. Özdemir, şunları ifade etti: "Ülkemiz, tüm bölgeyi geçmişte defalarca tekrarlanan ithal çözümlere mecbur bırakmayacak, çözümü üretebilecek tarihi bir fırsat penceresini yakalamış durumdadır. Önümüzde beliren tarihi fırsat penceresini değerlendirebilecek jeopolitik konuma, sanayi altyapısına, genç ve dinamik insan gücüne fazlasıyla sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Bugün Türkiye, yalnızca bölgesel bir pazar değil Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasında üretim, lojistik, enerji, teknoloji ve güvenlik eksenlerini birbirine bağlayan stratejik bir merkezdir. Bunun yanında ülkemizin organize sanayi altyapısı, tersaneleri, limanları, enerji yatırımları, ulaştırma koridorları gibi kabiliyetleri küresel ekonomide yaşanan yeni kırılmalar karşısında önemli avantajlar sunmaktadır." Atıl kaynak dönüşümü ve erken sanayisizleşmenin önüne geçecek insan kaynağı dönüşümüne yönelik çalışmalara ihtiyaç duyulduğuna işaret eden Özdemir, "Bu iki dönüşümü hızlı ve proaktif biçimde ve özellikle devlet eliyle gerçekleştirmezsek önümüzdeki yıllarda tekrar orta gelir tuzağına düşmemiz olasıdır." diye konuştu. ÖZDİL: SEKTÖRÜMÜZ, ÜRETİM VE TİCARETİN DEVAMI İÇİN KRİTİK BİR ROL ÜSTLENDİ Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil de küresel ekonominin, jeopolitik gerilimlerin küresel tedarik zinciri üzerinde meydana getirdiği aksaklıklara bağlı olarak çok zorlu bir sınavdan geçtiğini söyledi. Özdil, çok kutuplu yeni dünya düzeni ve güç mücadelelerinin küresel ticarette korumacı eğilimlerin artmasına ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine neden olduğunu ifade etti. Küresel ticaret dinamiklerindeki değişimin, ticaretin geleceğine yönelik belirsizlikleri artırarak küresel ekonomide aşağı yönlü riskleri açığa çıkardığını belirten Özdil, "Ayrıca önemli bir enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı etrafında düğümlenen politik çıkmazlar, enflasyon görünümünü bozarak küresel finansal piyasalara olumsuz yansıyor." diye konuştu. Özdil, ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde uygulanan başarılı ekonomi programı sayesinde risklere karşı korunaklı yapısını muhafaza ettiğini dile getirerek, "Alınan proaktif tedbirlerle piyasalarımızın düzenli işleyişini sürdürmesi sağlanarak enflasyonist baskılar sınırlandırılmaya çalışılıyor. Bu dönemde Merkez Bankamızın rezervleri, finansal istikrarı korumada önemli bir tampon görevi görerek dış şokları yönetebilme kabiliyetimizi artırıyor. Dezenflasyon süreciyle eş güdüm içerisinde reel sektörün finansmana erişimi için de gerekli tedbirler alınıyor." ifadelerini kullandı. Nisan ayı başında Hazine ve Maliye Bakanlığının turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik devreye aldığı 120 milyar lira tutarındaki ilave kredi paketinin de jeopolitik gelişimlerin etkisini azaltmak için önemli bir adım olduğunu vurgulayan Özdil, şunları kaydetti: "Son açıklanan ihracat verilerindeki olumlu görünüm de bu yaklaşımı destekler niteliktedir. Ayrıca yatırımcı dostu politikalarla ülkemizin küresel cazibe merkezi olma hedefi de güçlenmektedir. Bu doğrultuda Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı İstanbul Finans Merkezi odaklı düzenlemeler, transit ticaret ve finansal hizmetler alanında rekabet gücümüzü en üst seviyeye taşıyacaktır. Ekonomi yönetimimizin inşa ettiği bu istikrarlı zeminde sektörümüz, etkin aktif pasif yönetimi, sağlam sermaye yapısı, yüksek likidite yeterliliğiyle, teknolojik altyapısıyla her türlü riske karşı hazırlıklı olduğumuzu kanıtladı." Özdil, 2025'te ortaya konulan bu performansın yılın ilk çeyreğinde de sürdürüldüğünü vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz zorlu küresel ortamda sektörümüz, üretim ve ticaretin devamı için kritik bir rol üstlendi. Uygulanan selektif kredi politikalarıyla kaynaklar verimli alanlara yönlendirilerek ticaretin sürdürülebilirliğine güçlü bir katkı sağlanmaktadır." şeklinde konuştu. Ticaretin rotasının yeniden çizildiği bu süreçte Halkbank olarak üretimi, yatırımı ve ihracatı desteklemeye devam ettiklerini vurgulayan Özdil, kamu bankası misyonlarıyla ticaretin gelişimi için güvenli ve güçlü finansal zemin oluşturduklarını söyledi. "KOBİ KREDİ HACMİMİZ 960 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI" Özdil, "İhracatçılarımızdan, esnaf ve KOBİ'lerimize kadar geniş bir yelpazede ticaretin sürdürülebilirliği için finansman desteği sağladık. KOBİ kredi hacmimiz 960 milyar liraya ulaşırken nakdi kredilerimiz içinde KOBİ kredilerinin payı yüzde 48 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde esnaf kredi bakiyemiz 320 milyar liraya, kredili esnaf sayımız ise 774 bine yükselmiş durumdadır." ifadelerini kullandı. Girişimcilik ekosistemine katkı sağlamayı öncelikleri arasında gördüklerini vurgulayan Özdil, "Bu amaçla son 4 yılda 210 bin girişimci müşterimize toplam 44 milyar lira kredi kullandırdık. 2021'den bu yana ise 271 bin kadın girişimciye 129 milyar lira, 35 yaş altı yaklaşık 100 bin genç girişimcimize 21 milyar lira kaynak aktardık. Bu desteklerimizi 2026 yılında daha da artırmayı hedefliyoruz." dedi. Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü, bugün dünyanın konuştuğu en önemli başlıklardan birisinin ticaret olduğuna işaret ederek, "Dünya, ülkeler sarsılıyor, Hürmüz'den yükselen gerilim küresel ekonomiyi yakın tarihinin en derin şoklarından biriyle yüzleştiriyor. Ticaret, ekonomi, sanayi, tarım ve teknoloji, hiçbir sektör bu sarsıntıdan azade değil. Türkiye, bu tablonun ortasında bir istikrar adası olarak yükselişine devam ediyor." diye konuştu. Her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğuna inandıklarını belirten Hanönü, "Hem dünyamız hem de ülkemiz bugün bu zor dönemden de geçecek ve istikrarlı bir şekilde yoluna devam edecektir. Karar vericilerimizin yıllarca icra ettiği stratejik aklın meyvelerini topluyoruz." ifadelerini kullandı. Zirve, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak'ın Bakan Bolat'a hediye takdimi ve aile fotoğrafıyla sona erdi.

Bakan Bolat: Daha fazla yabancı sermaye çekmek için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz Haber

Bakan Bolat: Daha fazla yabancı sermaye çekmek için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin, uluslararası ticari ilişkileri ile mal ve hizmet ihracatı yapan sektörlerin rekabet gücünü desteklemek ve daha fazla yabancı sermaye çekmek için gerekli önlemleri almak konusunda elinden gelenin en iyisini yaptığını söyledi. Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" vizyonu kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen basın toplantısında soruları yanıtladı. Türkiye'nin 2021'den bu yana Avrupa Birliği'nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Yeşil Mutabakat Projesi'ne uyum sağladığını hatırlatan Bolat, Türk mevzuatını ve sanayi sektörlerini SKDM'nin kriterleriyle uyumlu hale getirmek için Avrupa Komisyonu ile yakın çalıştıklarını ifade etti. Bolat, düzenlemenin çimento, demir-çelik, gübre, enerji ve tekstil gibi ana sektörlerle ilgili olduğunu ve bu sektörlerin AB Yeşil Mutabakat mekanizmasına adaptasyonlarını koordine etmek için özel sektör kuruluşlarıyla yakından çalıştıklarını belirtti. Ticaret koridorları ve Orta Koridor bağlamında Türkiye'nin, bugüne kadar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ulaştırma ve altyapı sistemine yaklaşık 300 milyar dolar, enerji üretimi alanına da 200 milyar dolar yatırım yaptığını kaydeden Bolat, "Tüm bu devasa yatırımlar, Türkiye'nin altyapısını geliştirmiştir. Deniz, kara, hava ve demir yolu ulaşım sistemlerindeki tüm ulaşım modlarımızda gelişme sağlamıştır." dedi. Bolat, Türkiye'nin kritik jeopolitik konumuna da işaret ederek, bu özelliği nedeniyle hem Türkiye ve komşu ülkeler üzerinden alternatif ticaret koridorlarıyla ilgili çalışmalara başladıklarını vurguladı. Bolat, bu kapsamda Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar'ı içeren Umman yoluna da değindi. Bu yatırımların alternatif ticaret yollarının gelişimine önemli katkı sağladığını belirten Bolat "Savaşlar, ablukalar gibi nedenlerle mevcut güzergahların kesintiye uğraması durumunda, Orta Koridor'a benzer şekilde Zengezur Koridoru'nu da bu kapsamda değerlendirebiliriz. Bu çabalar, doğu ile batı ve kuzey ile güney arasındaki ticaret hatlarının hızlanmasına katkı sağlamıştır." diye konuştu. "GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMAK ADINA ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPIYORUZ" Bolat, Türkiye'nin mal ve hizmet ithalatının 420 milyar dolar seviyesinde olduğuna ve AB ile köklü bir Gümrük Birliği ilişkisi bulunduğuna dikkati çekerek, mevcut durumda farklı ülkelerle 24 serbest ticaret anlaşmasının (STA)olduğunu söyledi. Bolat, Türkiye'nin Birleşik Krallık ile de STA'sı olduğunu, bu anlaşmanın hizmetler sektörünü de kapsayacak şekilde genişletilmesi için bir süredir müzakere aşamasında bulunduklarını hatırlattı. Öte yandan hizmetler sektörünü de içerecek bir STA imzalamak üzere 6 üye ülkeden oluşan Körfez İşbirliği Konseyi ile müzakereler yürüttüklerini dile getiren Bolat, "Azerbaycan ve Özbekistan gibi Türk devletleriyle tercihli ticaret anlaşmalarımız var. Şu anda bu tür serbest ve tercihli ticaret anlaşmalarını bazı Balkan, Kafkas ve Kuzey Afrika ülkeleri dahil olmak üzere diğer ülkelere de yayma aşamasındayız. Türkiye olarak, uluslararası ticari ilişkilerimizi, mal ve hizmet ihracat sektörlerimizin rekabet gücünü desteklemek ve daha fazla yabancı sermaye çekmek için gerekli önlemleri almak adına elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz." dedi. Bolat, bu kapsamda ülkenin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 23 yıllık görev süresi boyunca, 300 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım çektiğini sözlerine ekledi.

Türk tır şoförlerine körfez ülkelerine tır taşımacılığında vize engeli kalktı Haber

Türk tır şoförlerine körfez ülkelerine tır taşımacılığında vize engeli kalktı

E-ticaretin gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçler ile dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarının çok boyutlu perspektifle ele alındığı “Yapay Zeka Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi” başladı. İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Lojistik İş Konseyi, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin (UND) destekleriyle düzenlenen zirve, İstanbul’da bir otelde gerçekleştiriliyor. Zirvenin açılışında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’de e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının yüzde 20’ye yükseldiğini belirterek, lojistik sektörünün e-ticaretin büyümesine etkisini anlattı. Kovid-19 ile e-ticaretin ve lojistiğin öneminin daha iyi anlaşıldığını dile getiren Bolat, “E-ticaret 2019’da toplam ticaret içerisinde yüzde 4,5-5 paya sahipken 3-4 senede yüzde 20’lik paya ulaştı. Bir miktar doyuma ulaştı ama dijitalleşen çağda geleneksel ticaret ağırlığını korurken e-ticaretin de hızla yükseldiğini görüyoruz.” dedi. Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin ve ticaret savaşlarının zirve yaptığına işaret eden Bolat, bu süreçte güven vermenin, istikrarı korumanın, üretim ve ticaret çarklarının döndürülmesinin büyük başarı olduğunu vurguladı. Bolat, Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatının rekor kırdığını, milli gelirin 1,6 trilyon dolara yükseldiğini, üretimin ve ticaretin yanı sıra turizmden taşımacılık ve lojistiğe, fuarcılıktan bankacılık ve sigortacılığa, danışmanlıktan yazılıma kadar hizmetler sektöründe de emin adımlarla ilerlediklerini aktardı. “Bu kadar küresel belirsizliğin olduğu bir dönemde istikrar adasıyız” Bakan Bolat, son 3 günde Suriye, Portekiz, Avrupa Birliği ve Belçikalı yetkililer ve iş insanlarıyla toplantılar yaptıklarını, Türkiye ekonomisi ve iş dünyası için yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını kaydetti. Türkiye’nin yurt dışındaki algısının ve gücünün çok iyi olduğunu dile getiren Bolat, “Muhataplarımızla her iki tarafın da yararına olacak şekilde müzakereler yürütüyoruz, anlaşmalar yapmaya gayret ediyoruz, ekonomimize ve iş dünyamıza fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda gerçekten Türkiye için olumlu bir dönemdeyiz. Bu kadar küresel belirsizliğin, karışıklığın, yangının, alevin ve kaynamanın olduğu bir dönemde bir istikrar adasıyız, güvenli bir limanız. Türkiye’nin yakın coğrafyasında son 6-7 yılda çok sayıda karışıklık, savaş ve salgın yaşandı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu süreç istikrar içinde yönetildi. Türkiye barış sağlayan bir ülke oldu ve birçok kriz bölgesinde ağırlığını hissettirdi." değerlendirmesinde bulundu. ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın küresel ekonomiye ve enerji fiyatlarına yönelik olumsuz etkilerinden ve bazı ülkelerin doğal gaz ile akaryakıt sıkıntısı çekmesinden bahseden Bolat, “Bizim depolarımız doluydu ve vatandaşımızın, sanayimizin ve ekonomimizin bunlardan etkilenmemesini sağladık. Körfez savaşı, lojistiğin ne kadar önemli olduğunu Kovid-19’dan sonra bir kez daha bize hatırlattı. Allah’ın bize bahşettiği bu güzel coğrafya, Avrasya’nın merkez ülkesi, adeta bir kavşak ve geçiş noktası olan Türkiye’nin önemini bir kez daha ortaya koydu.” şeklinde konuştu. “Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin şartları yerine getirilir” Bolat, bu süreçte Suudi Arabistan ile ilişkilerin mükemmel düzeyde olduğunu belirterek, “10 yıldır bir transit vize konusu vardı. O da dün itibarıyla işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de Suud transit vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi.” bilgilerini verdi. Savaşın yol açtığı fiyat artışları ve arz eksikliği gibi olumsuzlukların etkilerinin bir süre daha devam edeceğine dikkati çeken Bolat, “Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin kalıcı şartları yerine getirilir. Dünyanın daha fazla kavgaya değil barışa, huzura, ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı. “Türk e-ticaret firmaları bölge ülkelerinde ciddi başarıya sahip” Bolat, e-ticaretin Türkiye’nin parlayan bir sektörü olduğunu vurgulayarak, “Batıda ABD tarafındaki büyük grupların, doğuda Çin merkezli büyük grupların olduğu bir ortamda tam merkezde, Türkiye’de hızla gelişen ve dünyadaki büyük grupların, yatırımcıların dikkatini çeken başarılı e-ticaret firmalarımız var.” dedi. E-ticarette lojistiğin önemine işaret eden Bolat, bu alanda verilen siparişlerin müşteriye hızlı ulaştırılması sürecinde yapay zekanın da etkili olduğunu anlattı. Bolat, özellikle e-ihracatta sektör ile yakın diyalog ve koordinasyon içinde çalıştıklarını ve düzenlemeler hazırladıklarını, bu anlamda Türk e-ticaret firmalarının bölge ülkelerinde ciddi başarılı ve güçlü firmalar olarak konumlandığını vurguladı. “AB, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyor” Bolat, Portekiz ve Brüksel’e yaptıkları temaslara değinerek, şu ifadeleri kullandı: “Bu temaslarda şunu gördük: Herkes Türkiye ile çalışmak, Türkiye ile iş yapmak istiyor. Türkiye’nin sanayi ürünlerindeki ve hizmet sektörlerindeki kalitesine ve marka değerine güveniyor. Portekiz, 60 milyar avroluk inşaat, altyapı ve toplu konut yatırımları için Türk müteahhitlerine davet çıkarıyor. Brüksel’de de Avrupa Birliği nezdinde, dünyanın askeri, ekonomik ve ticari anlamdaki bu karışık ortamında Türkiye gibi güçlü, güvenilir ve istikrarlı bir ülkenin kendileriyle ittifak içinde olmasını arzuluyorlar. Savunmada, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyorlar.” Bolat, söz konusu temaslarda Türkiye’ye doğrudan ilave yatırımlar geleceğini gördüklerini sözlerine ekledi. Ticaret Bakanı Bolat, konuşmasının ardından sponsor firmaların temsilcilerine plaket takdim etti.

Türk tır şoförlerinin transit vize konusunda önemli gelişme Haber

Türk tır şoförlerinin transit vize konusunda önemli gelişme

E-ticaretin gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçler ile dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarının çok boyutlu perspektifle ele alındığı “Yapay Zeka Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi” başladı. İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Lojistik İş Konseyi, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin (UND) destekleriyle düzenlenen zirve, İstanbul’da bir otelde gerçekleştiriliyor. Zirvenin açılışında konuşan Bakan Bolat, Türkiye’de e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının yüzde 20’ye yükseldiğini belirterek, lojistik sektörünün e-ticaretin büyümesine etkisini anlattı. Kovid-19 ile e-ticaretin ve lojistiğin öneminin daha iyi anlaşıldığını dile getiren Bolat, “E-ticaret 2019’da toplam ticaret içerisinde yüzde 4,5-5 paya sahipken 3-4 senede yüzde 20’lik paya ulaştı. Bir miktar doyuma ulaştı ama dijitalleşen çağda geleneksel ticaret ağırlığını korurken e-ticaretin de hızla yükseldiğini görüyoruz.” dedi. Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin ve ticaret savaşlarının zirve yaptığına işaret eden Bolat, bu süreçte güven vermenin, istikrarı korumanın, üretim ve ticaret çarklarının döndürülmesinin büyük başarı olduğunu vurguladı. Bolat, Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatının rekor kırdığını, milli gelirin 1,6 trilyon dolara yükseldiğini, üretimin ve ticaretin yanı sıra turizmden taşımacılık ve lojistiğe, fuarcılıktan bankacılık ve sigortacılığa, danışmanlıktan yazılıma kadar hizmetler sektöründe de emin adımlarla ilerlediklerini aktardı. “BU KADAR KÜRESEL BELİRSİZLİĞİN OLDUĞU BİR DÖNEMDE İSTİKRAR ADASIYIZ” Bakan Bolat, son 3 günde Suriye, Portekiz, Avrupa Birliği ve Belçikalı yetkililer ve iş insanlarıyla toplantılar yaptıklarını, Türkiye ekonomisi ve iş dünyası için yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını kaydetti. Türkiye’nin yurt dışındaki algısının ve gücünün çok iyi olduğunu dile getiren Bolat, “Muhataplarımızla her iki tarafın da yararına olacak şekilde müzakereler yürütüyoruz, anlaşmalar yapmaya gayret ediyoruz, ekonomimize ve iş dünyamıza fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda gerçekten Türkiye için olumlu bir dönemdeyiz. Bu kadar küresel belirsizliğin, karışıklığın, yangının, alevin ve kaynamanın olduğu bir dönemde bir istikrar adasıyız, güvenli bir limanız. Türkiye’nin yakın coğrafyasında son 6-7 yılda çok sayıda karışıklık, savaş ve salgın yaşandı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu süreç istikrar içinde yönetildi. Türkiye barış sağlayan bir ülke oldu ve birçok kriz bölgesinde ağırlığını hissettirdi." değerlendirmesinde bulundu. ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın küresel ekonomiye ve enerji fiyatlarına yönelik olumsuz etkilerinden ve bazı ülkelerin doğal gaz ile akaryakıt sıkıntısı çekmesinden bahseden Bolat, “Bizim depolarımız doluydu ve vatandaşımızın, sanayimizin ve ekonomimizin bunlardan etkilenmemesini sağladık. Körfez savaşı, lojistiğin ne kadar önemli olduğunu Kovid-19’dan sonra bir kez daha bize hatırlattı. Allah’ın bize bahşettiği bu güzel coğrafya, Avrasya’nın merkez ülkesi, adeta bir kavşak ve geçiş noktası olan Türkiye’nin önemini bir kez daha ortaya koydu.” şeklinde konuştu. “ÜMİT EDERİZ Kİ 15 GÜNLÜK ATEŞKESİN ŞARTLARI YERİNE GETİRİLİR” Bolat, bu süreçte Suudi Arabistan ile ilişkilerin mükemmel düzeyde olduğunu belirterek, “10 yıldır bir transit vize konusu vardı. O da dün itibarıyla işlerlik kazanarak Türk tır şoförlerinin Körfez’de Suud transit vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi.” bilgilerini verdi. Savaşın yol açtığı fiyat artışları ve arz eksikliği gibi olumsuzlukların etkilerinin bir süre daha devam edeceğine dikkati çeken Bolat, “Ümit ederiz ki 15 günlük ateşkesin kalıcı şartları yerine getirilir. Dünyanın daha fazla kavgaya değil barışa, huzura, ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı. “TÜRK E-TİCARET FİRMALARI BÖLGE ÜLKELERİNDE CİDDİ BAŞARIYA SAHİP” Bolat, e-ticaretin Türkiye’nin parlayan bir sektörü olduğunu vurgulayarak, “Batıda ABD tarafındaki büyük grupların, doğuda Çin merkezli büyük grupların olduğu bir ortamda tam merkezde, Türkiye’de hızla gelişen ve dünyadaki büyük grupların, yatırımcıların dikkatini çeken başarılı e-ticaret firmalarımız var.” dedi. E-ticarette lojistiğin önemine işaret eden Bolat, bu alanda verilen siparişlerin müşteriye hızlı ulaştırılması sürecinde yapay zekanın da etkili olduğunu anlattı. Bolat, özellikle e-ihracatta sektör ile yakın diyalog ve koordinasyon içinde çalıştıklarını ve düzenlemeler hazırladıklarını, bu anlamda Türk e-ticaret firmalarının bölge ülkelerinde ciddi başarılı ve güçlü firmalar olarak konumlandığını vurguladı. “AB, SAVUNMA SANAYİSİNDE TÜRKİYE İLE İTTİFAK İÇİNDE OLMAK İSTİYOR” Bolat, Portekiz ve Brüksel’e yaptıkları temaslara değinerek, şu ifadeleri kullandı: “Bu temaslarda şunu gördük: Herkes Türkiye ile çalışmak, Türkiye ile iş yapmak istiyor. Türkiye’nin sanayi ürünlerindeki ve hizmet sektörlerindeki kalitesine ve marka değerine güveniyor. Portekiz, 60 milyar avroluk inşaat, altyapı ve toplu konut yatırımları için Türk müteahhitlerine davet çıkarıyor. Brüksel’de de Avrupa Birliği nezdinde, dünyanın askeri, ekonomik ve ticari anlamdaki bu karışık ortamında Türkiye gibi güçlü, güvenilir ve istikrarlı bir ülkenin kendileriyle ittifak içinde olmasını arzuluyorlar. Savunmada, savunma sanayisinde Türkiye ile ittifak içinde olmak istiyorlar.” Bolat, söz konusu temaslarda Türkiye’ye doğrudan ilave yatırımlar geleceğini gördüklerini sözlerine ekledi. Ticaret Bakanı Bolat, konuşmasının ardından sponsor firmaların temsilcilerine plaket takdim etti.

Bakan Bolat: 50 milyar dolarlık ihracattan toplamda 396 milyar dolara yükseldik Haber

Bakan Bolat: 50 milyar dolarlık ihracattan toplamda 396 milyar dolara yükseldik

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tokat'ta Erbaa Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) kurulan fabrikanın açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin kuzeyi ve güneyinde savaşların devam ettiğini söyledi. Son 5-6 senedir içinde bulundukları coğrafyada her tarafın ateş çemberi olduğuna işaret eden Bolat, "Ama biz bu ateş çemberinin ortasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde huzur bölgesiyiz, istikrar adasıyız. 23 yıldan bu yana sürekli büyüyen bir ekonomiye sahibiz. Öyle ki milli gelir 238 milyar dolardan 23 senede 1,6 trilyon dolara yükseldi." diye konuştu. Yıllık büyüme oranının yüzde 5,35 olduğuna dikkati çeken Bolat, "Geçen yıl yüzde 3,6 reel büyümeyi sağladık. Kovid-19 patladıktan bu yana beş buçuk yıldır ekonomimiz üçer aylık periyotlarda büyümeye devam ediyor, istihdam artışı devam ediyor, 32 milyon istihdam var. Göreve geldiğimiz 2002 sonunda Türkiye'de 19,5 milyon istihdam vardı. İhracatta da 36 milyar doları mal, 14 milyar doları hizmetler olmak üzere 50 milyar dolarlık ihracattan toplamda 396 milyar dolara yükseldik. Mal ihracatı da 273,5 milyar dolar oldu." ifadelerini kullandı. Sanayiciliği gıda ve tekstil sanayileriyle öğrendiklerini dile getiren Bolat, "Türkiye'de tekstil sektörünün 130-140 yıllık mazisi var. Bu sektörle dünya pazarlarına açıldık, dünyadaki pazarları tanıdık ve dünyaya Türk tekstili, Türk kumaşı, Türk hazır giyimi, Türk halısı, Türk nevresimi gibi marka ürünlerimizi pazarlamayı başardık. Geçen yıl 31 milyar dolara yakın hazır giyim, halı, ev tekstil toplam ihracatımız gerçekleşti. Bu, bizim 273,5 milyar dolarlık mal ihracatımızın yüzde 11'ini oluşturuyor." diye konuştu. Dünyada savaşlar devam ederken fabrika açılışları gerçekleştirdiklerinin altını çizen Bolat, "İki tekstil fabrikasının açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu yatırımları yapan iki değerli aileye ülkem, hükümetimiz ve şahsım adına şükranlarımızı sunuyorum. Ellerini taşın altına koyuyorlar ve varlıkları varsa varlıklarıyla, dış finansman kullanıyorsa onunla bu yatırımları gerçekleştiriyorlar. 300 Erbaalı kardeşimize, aileleriyle beraber 1500 kişiye iş ve aş sağlamış oluyorlar." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'de 2002 yılında 170 OSB olduğunu, 12 bin işletmede 700 bin çalışanın bulunduğunu aktaran Bolat, "23 yıl sonra Türkiye'deki OSB sayısı 370'e yükseldi. Ayrıca 40'a yakın da organize tarım bölgesi var. 370 OSB'deki işletme sayısı beş katı artışla 60 bine, çalışan sayısı 700 binden 2 milyon 300 bine yükseldi. Anadolu'nun kalkınması, Trakya'nın kalkınması, Türkiye'nin gücü bu. Ekonomi güçlü olur, güçlü bir ordu olursa, güçlü bir savunma sanayi olduğunda size yan bakamazlar, biraz çekinirler. Türkiye siyasette istikrarı, başarılı yönetimi yakaladı." dedi. Bolat, şöyle konuştu: "Son 23 yıldır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde AK Parti hükümetlerinin, son 10 yıldır da MHP ile Cumhur İttifakı ile Türkiye'de dünyanın salgın, savaş, afet, ekonomik durgunluk, ticaret savaşları, korumacılık rüzgarları gibi zor ve son derece sıkıntılı döneminde dahi büyüyen ihracatı, artan istihdamı, artan ve modernleşen, altyapısını, üstyapısını yenilemiş, depremsel kuraklık gibi afetleri başarıyla yönetebilen bir güçlü yönetim var. Rabb'imden bu güzel dönemlerin devam etmesini, aziz ve necip milletimizin yüzünün hep gülmesini niyaz ediyoruz. Bölgemizde, komşularımızda, kardeş coğrafyalarda akan kanın bir an önce durmasını, ateşkesin sağlanmasını, oradaki mazlum ve masum kardeşlerimizin gözyaşlarının dinmesini yüce Allah'tan niyaz ediyoruz. Türkiye olarak hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız, dışişlerimiz ateşkesin, barışın sağlanması için var güçleriyle çalışıyorlar. Diğer yandan da bu önemli gelişmelerin ülkemize olumsuz etki yapmaması için gerekli tedbirleri alıyoruz. Hürmüz Boğazı'ndan, dünyada kullanılan enerjinin yüzde 20'si geçiyor ve şu anda orada büyük bir savaş durumu var. Bu anlamda enerji fiyatlarında ciddi bir artış oldu. Ancak bu savaş ümit ediyoruz ki kısa sürede ateşkesle, barışla kesilir. O zaman enerji fiyatlarının da yine eski rakamlarına dönmesi inşallah mümkün olacak." Programa Tokat Valisi Abdullah Köklü, AK Parti Tokat milletvekilleri Yusuf Beyazıt, Mustafa Arslan ve Cüneyt Aldemir, Tokat Belediye Başkanı Mehmet Yazıcıoğlu, ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın ile davetliler ve vatandaşlar katıldı.

Türkiye-İran sınırındaki gümrük kapılarında günübirlik yolcu geçişleri durduruldu Haber

Türkiye-İran sınırındaki gümrük kapılarında günübirlik yolcu geçişleri durduruldu

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-İran sınırında bulunan Ağrı-Gürbulak, Van-Kapıköy ve Hakkari-Esendere gümrük kapılarında herhangi bir olağanüstü durumun söz konusu olmadığını belirterek, "Her üç gümrük kapımız ile İran tarafı arasında ticari yük geçişleri, kontrollü devam etmektedir. Her üç gümrük kapısında da günübirlik yolcu geçişleri, karşılıklı durdurulmuş bulunmaktadır." açıklamasını yaptı. Bolat, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye-İran sınırında bulunan gümrük kapılarındaki son duruma ilişkin bilgi verdi. Son dönemde bölgede yaşanan ve küresel ölçekte etkileri hissedilen gelişmeler çerçevesinde Türkiye'nin İran ile gümrük kapılarındaki mevcut durumun kapsamlı şekilde değerlendirildiğini kaydeden Bolat, gelişmelerin gümrük teşkilatı tarafından anlık takip edildiğini bildirdi. Bolat, gümrük kapılarındaki son duruma ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Türkiye-İran sınırında bulunan Ağrı-Gürbulak, Van-Kapıköy ve Hakkari-Esendere gümrük kapılarında herhangi bir olağanüstü durum söz konusu değildir. Her üç gümrük kapımız ile İran tarafı arasında ticari yük geçişleri, kontrollü devam etmektedir. Her üç gümrük kapısında da günübirlik yolcu geçişleri, karşılıklı durdurulmuş bulunmaktadır. İran, kendi vatandaşlarının Türkiye üzerinden kendi ülkesine girişlerine izin vermektedir. Türkiye olarak biz de kendi vatandaşlarımızın ve 3'üncü ülke vatandaşlarının İran'dan ülkemize girişine izin vermekteyiz. Gümrük kapılarımızdaki geçişler, ilgili tüm idari makamlarımızca ve İran tarafı ile koordinasyon içinde, kontrollü ve kesintisiz şekilde devam etmektedir." Bakanlığın ilgili gümrük birimleriyle değerlendirmeler doğrultusunda gümrük kapılarında ihtiyaç duyulması halinde alınabilecek ilave tedbirler ve eylem planlarının güncellendiğine dikkati çeken Bolat, ilgili tüm kamu kurumları arasında koordinasyonun daha da güçlendirilmesi ve sahadaki kapasitenin artırılmasına yönelik hazırlıkların da ele alındığını ifade etti. "Tüm birimlerimiz, teyakkuz halinde görevini sürdürmektedir" Bolat, bu doğrultuda gerekli tüm hazırlıkların yapıldığını, personel takviyesinin sağlandığını ve kontrol altyapısının güçlendirildiğini vurguladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, şunları kaydetti: "Türkiye'nin sınır geçiş hizmetlerinin ve ticaret akışının kesintisiz sürdürülmesi noktasında tüm birimlerimiz, teyakkuz halinde görevini sürdürmektedir. Bakanlık olarak, gümrük kapılarımızdaki işleyişi yakından izlemeye, güvenli, düzenli ve hızlı geçişlerin sağlanması amacıyla ilgili tüm kurumlarımızla tam koordinasyon içerisinde gerekli tedbirleri almaya kararlılıkla devam etmekteyiz."

MÜSİAD İtalya, Milano kentinde iftar programı düzenledi Haber

MÜSİAD İtalya, Milano kentinde iftar programı düzenledi

Milano'daki bir restoranda düzenlenen iftar programına, Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Selim Başdemir, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Hamza Dağ, Milano Başkonsolosu Mehmet Özöktem'in yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Programa telefonla katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, davetlilerin ramazan ayını tebrik etti. Bolat, Türk ve İtalyan sanayicileri arasında çok iyi bir entegrasyonun olduğunu belirterek, Kovid-19 salgını döneminde de iki ülkenin güçlü bir dayanışma gösterdiğini hatırlattı. Bakan Bolat, "İtalya ve Türkiye arasındaki mükemmel düzeyde seyreden siyasi, askeri, ekonomik, yatırım ve finans ilişkilerinin daha da ilerlemesi en büyük dileğimizdir." ifadelerini kullandı. "TOPLAM 176 NOKTADA, 14 BİN ÜYE VE 60 BİN ŞİRKET MÜSİAD'LI" MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Başdemir, 3 gün önce Konya'da Mevlana Hazretlerinin yanında MÜSİAD'da iftar yaptıklarını ve 500 tane MÜSİAD üyesinin aynı sofrayı paylaştığını dile getirdi. Bugün de İtalya'da iftar yapma fırsatı bulduklarını aktaran Başdemir, "Toplam 176 noktada, 14 bin üye ve 60 bin şirket MÜSİAD'lı. Bizim hedefimiz bu 60 binlik şirketin birbirleriyle olan ilişkisini derinleştirmek." dedi. Bu kapsamda global sektör kurulları kurduklarını ifade eden Başdemir, MÜSİAD'da 16 tane sektör kurulu bulunduğunu ve yurt dışında ise 9 tane olduğunu aktardı. Başdemir, MÜSİAD İtalya şubesinin de yeni olmasına rağmen hızla büyüdüğüne dikkati çekerek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 40 milyar dolara ulaşması için hep birlikte çalışacaklarını söyledi. Büyükelçi Ülgen de Türkiye-İtalya ilişkileri üzerine konuşmalar yaptı. Dağ ise Türkiye'nin savunma sanayisi konusunda son yıllarda büyük bir atılıma imza attığını, İtalya'nın da bu konuda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Programda ayrıca Kur'an-ı Kerim ve dualar okundu.

Ticaret Bakanı Bolat: Ticarette korumacılık rüzgarları artıyor Haber

Ticaret Bakanı Bolat: Ticarette korumacılık rüzgarları artıyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Ticarette korumacılık rüzgarları artıyor. Gümrük vergileri hızla artırılarak ticaret savaşlarının önemli enstrümanları haline getiriliyor. Bu minvalde biz hep ticaret ortaklarımızla daha güçlü ittifaklar kurmaya gayret ediyoruz." dedi. Gebze Ticaret Odası tarafından Gebze Teknik Üniversitesi Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İhracatın Liderleri Ödül Töreni"nde konuşan Bolat, Kocaeli'nin toplam 35 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye'nin ihracatının neredeyse yüzde 12,5'ini gerçekleştirdiğini söyledi. Bolat, Türkiye'nin ihracatının geçen yıl yüzde 4,4 artarak 273,5 milyar dolara yükseldiğini belirterek, mal ihracatında 33 ilin 1 milyar dolar barajını aştığını, 44 ilin de ihracatını artırdığını kaydetti. İhracatın yatırım, üretim, istihdam, vergi ve döviz kazanmak olduğunu dile getiren Bolat, "Ülkeyi tanıtmak demek, teknolojisini, kalitesini dünyaya tanıtmak demek. Kazandığı dövizde de ülkenin dış ödemeler dengesinin stabil, istikrarlı düzeylerde olmasına katkıda bulunmak demek. Para ve döviz piyasalarının istikrarlı olması demek. Bunun için olmazsa olmaz kırmızı çizgimiz mal ve hizmet ihracatımızı artırmak için var gücümüzle çalışıyoruz." diye konuştu. Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her zaman "Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat" dediğine işaret ederek, "15 gün sonra 2025 yılı gayrisafi milli hasıla rakamlarını TÜİK açıklayacak ve yaklaşık 1,6 trilyon dolarlık ekonomiye doğru yükseleceğiz. Bunun anlamı; 'Dünya Ekonomi Ligi'nde 17'nci sıradan 16'ncı sıraya yükselmiş olacağız ve Avrupa'nın 4'üncü büyük ekonomisi konumuna geleceğiz. Bu anlamda birçok sektörde dünyanın ilk 10 ülkesi arasındayız. Bazılarında ilk 5 ülke arasındayız." ifadelerini kullandı. "Üretmeye, büyümeye devam ediyoruz" Milli gelirin içinde mal ve hizmet ihracatının payının yüzde 25 olduğunu aktaran Bolat, şöyle devam etti: "Hizmet ihracatımız 122 milyar dolar olarak dün açıklandı. Cari işlemlerimizde 25 milyar dolar açığımız gerçekleşti. Bu da tam tamına altın ithalatımızın rakamıdır. Altın, ticaret aracı ürünü değildir, finansal ve yatırım aracıdır. Altın ithalatını hariç tuttuğumuzda aslında cari açığımız bulunmuyor. Tarihsel ortalamada yüzde 3,5 civarında cari açığın milli geliri oranı gerçekleşmişken, bu yıl inşallah milli gelirimiz açıklandığında göreceğiz ki yüzde 1,3, yüzde 1,4, orta vadeli programla uyumlu bir rakam. İstihdam rakamları açıklandı aralık ayı ve yüzde 7,7 ile son 25 yılın en düşük işsizlik oranını gördük. Hamdolsun, üretmeye, büyümeye devam ediyoruz. Yüzde 3,7 ilk 9 ayın büyüme oranıydı. Son 23 yılın büyüme oranı yüzde 5,4 oldu yıllık bazda. İstihdamı artırmaya devam ediyoruz. 20 milyonluk rakamdan 33 milyona yakın istihdam sayısına ulaştık. Sanayimiz gerçekten yüz akımız. Türkiye artık orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin sanayisinde de ilerlemekte ve ihracatta bu ürünlerin payı toplam 273,5 milyar dolar mal ihracatımızın yüzde 43,5'ine yükseldi. Bu oran 2002'de yüzde 30'du. El birliğiyle siyasi istikrarı koruyarak, terörden ülkemizi arındırmış olarak sanayide, tarımda, hizmetlerde üretimimizi dünyadaki birçok olumsuz şartlara rağmen büyütmeyi başararak Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere çizdiği Türkiye Yüzyılı hedefini hep birlikte gerçekleştirmeye devam edeceğiz." "Dünyada acımasız bir rekabet, acımasız bir yarış var" Bakan Bolat, dünyadaki gelişmelere değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Durursak o zaman bizi geçerler. Gerilemeye başlarsak o zaman bizi fazlasıyla geçecekler. O nedenle mevcut başarılarımızla iftar edeceğiz ama hep daha yükseğe, daha ileriye şanlı bayrağımızı ve Türkiye ekonomisini taşımaya devam etmek zorundayız. Dünyada acımasız bir rekabet, acımasız bir yarış var. Bakın dünyada ülkeler arasında ihracatta ekonomik büyüklükte sıralamalar değişiyor. Doğu Asya hızla yükseliyor ve bu anlamda bu rekabette ticaret savaşlarının giderek kızıştığını görmekteyiz. Ticarette korumacılık rüzgarları artıyor. Gümrük vergileri hızla artırılarak ticaret savaşlarının önemli enstrümanları haline getiriliyor. Bu minvalde biz hep ticaret ortaklarımızla daha güçlü ittifaklar kurmaya gayret ediyoruz. Tüm dünyaya ihracat hedefiyle çalışıyoruz." Bakanlık olarak ihracatı artırma noktasında önemli destekler verdiklerini dile getiren Bolat, "Geçen yıl 33 milyar lira destek verdik ihracatçılarımıza. İhracatçılarımızın sayısı 168 bine ulaştı. Bu yıl içinde 45 milyar lira inşallah destekleme ve fiyat istikrar fonundan ihracatçılarımızı destekleyeceğiz. Ayrıca Merkez Bankamızın ihracat reeskont kredileri geçen yıl 1 trilyon liraya yakındı. Burada çok ciddi sübvansiyonla başta Eximbank ve Ziraat Bankası olmak üzere ihracatçılarımıza reeskont kredileri sağlıyoruz." dedi. Bolat, ticaret diplomasisi ve uluslararası anlaşmalara ilişkin yoğun bir mesai harcadıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanımız başımızda dünyayı tarıyoruz, 23 ülke idi 24 oldu, serbest ticaret anlaşmalarımız var. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğimiz 30 yaşını bu yıl dolduruyor. Avrupa Birliği bizim yüzde 43'le en büyük ihracat ortağımız. 117 milyar dolar ihracat yaptık. Gümrük Birliği 1996'da başladığında ihracatın Avrupa Birliği ile ithalatımızı karşılama oranı yüzde 50'ydi. 2025 yılında yüzde 101'e ulaştı. İslam ülkeleri, uzak ülkeler, Afrika pazarı... Afrika, çok önem verdiğimiz bir bölge ve 5,4 milyar dolar ihracatımız vardı, şimdi 37 milyar dolar Afrika'ya ihracatımız var. ABD, Kuzey Amerika oralar da bizim için çok kıymetli. 16,2 milyar dolar ABD'ye ihracatımız var. Burada özellikle hizmetler sektörü de 122 milyar dolarla rekor kırdı geçen yıl, mal ihracatı 273,4 milyar dolarla rekor kırdı. İkisi beraberinde yaklaşık 396 milyar dolara ulaştık. Yani ihracatta 400 milyar dolarlık lige ulaşmış durumdayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen yıl çizdiği 390 milyar dolarlık ihracat hedefini 6 milyar dolar fazlasıyla aştık. Bu yıl içinde 282 milyar dolar mal ve 128 milyar dolar ihracat hedefiyle 410 milyar dolara ulaşmak için büyük gayret sarf edeceğiz." Bakan Bolat, şartların kolay olmadığını belirterek, "Başta yüksek enflasyonla mücadele çabalarımız hamdolsun yüzde 76'lardan yüzde 30'a ve bu yıl da yüzde 20'lere doğru enflasyon oranını aşağı çekeceğiz. Hem istihdamı büyüteceğiz hem ekonomik büyüme oranımızı yükselteceğiz, ihracatımızı artıracağız, esnafımızı, çiftçimizi, emeklimizi, memurumuzu, işçimizi desteklemeye devam edeceğiz. Bu yıldan sonra deprem yükü inşallah minimuma doğru indirgenmiş olacak ve inşallah bütçemizden başta emeklilerimize, esnafımıza, çiftçimize, işçimize ve KOBİ'lerimize, sanayicilerimize desteklerimiz daha da artacaktır." ifadelerini kullandı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Adil Pelister ise 2004 yılından bu yana düzenlenen "İlk 1000 İhracatçı Araştırması"nın Türkiye'nin prestij listesi haline geldiğini, ihracatın yüzde 60'ını gerçekleştiren, teknolojiye yatırım yapan ve markalaşan firmaların bu listede yer aldığını söyledi. Küresel ticarette değişen koşullara rağmen listede kalıcı olmanın önemli başarı olduğuna işaret eden Pelister, Gebze'nin ulaştığı üretim ve ihracat kapasitesinin tesadüf olmadığını, bölgedeki sanayi yatırımlarının uzun yıllara dayanan stratejik vizyonun ürünü olduğunu ifade etti. Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş da üretimi, TİM'in ilk 1000 ihracatçı listesinde yer alma başarısı gösteren oda üyesi 63 firmanın toplam 10 milyar 497 milyon dolarlık ihracatla bölge ve ülke ekonomisine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Programda, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da konuşma yaptı. Konuşmaların ardından, TİM tarafından açıklanan İlk 1000 İhracatçı Listesinde yer alan Gebze Ticaret Odası'na üye 63 ihracatçıya ödülleri takdim edildi. Programa, AK Parti Kocaeli milletvekilleri Sadettin Hülagü, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Veysal Tipioğlu, Cemil Yaman, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus ve iş insanları katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.