#Ticaret Bakanı Ömer Bolat

İLKHABER-Gazetesi - Ticaret Bakanı Ömer Bolat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Bakanı Ömer Bolat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bolat: 50 milyar dolarlık ihracattan toplamda 396 milyar dolara yükseldik Haber

Bakan Bolat: 50 milyar dolarlık ihracattan toplamda 396 milyar dolara yükseldik

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tokat'ta Erbaa Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) kurulan fabrikanın açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin kuzeyi ve güneyinde savaşların devam ettiğini söyledi. Son 5-6 senedir içinde bulundukları coğrafyada her tarafın ateş çemberi olduğuna işaret eden Bolat, "Ama biz bu ateş çemberinin ortasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde huzur bölgesiyiz, istikrar adasıyız. 23 yıldan bu yana sürekli büyüyen bir ekonomiye sahibiz. Öyle ki milli gelir 238 milyar dolardan 23 senede 1,6 trilyon dolara yükseldi." diye konuştu. Yıllık büyüme oranının yüzde 5,35 olduğuna dikkati çeken Bolat, "Geçen yıl yüzde 3,6 reel büyümeyi sağladık. Kovid-19 patladıktan bu yana beş buçuk yıldır ekonomimiz üçer aylık periyotlarda büyümeye devam ediyor, istihdam artışı devam ediyor, 32 milyon istihdam var. Göreve geldiğimiz 2002 sonunda Türkiye'de 19,5 milyon istihdam vardı. İhracatta da 36 milyar doları mal, 14 milyar doları hizmetler olmak üzere 50 milyar dolarlık ihracattan toplamda 396 milyar dolara yükseldik. Mal ihracatı da 273,5 milyar dolar oldu." ifadelerini kullandı. Sanayiciliği gıda ve tekstil sanayileriyle öğrendiklerini dile getiren Bolat, "Türkiye'de tekstil sektörünün 130-140 yıllık mazisi var. Bu sektörle dünya pazarlarına açıldık, dünyadaki pazarları tanıdık ve dünyaya Türk tekstili, Türk kumaşı, Türk hazır giyimi, Türk halısı, Türk nevresimi gibi marka ürünlerimizi pazarlamayı başardık. Geçen yıl 31 milyar dolara yakın hazır giyim, halı, ev tekstil toplam ihracatımız gerçekleşti. Bu, bizim 273,5 milyar dolarlık mal ihracatımızın yüzde 11'ini oluşturuyor." diye konuştu. Dünyada savaşlar devam ederken fabrika açılışları gerçekleştirdiklerinin altını çizen Bolat, "İki tekstil fabrikasının açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu yatırımları yapan iki değerli aileye ülkem, hükümetimiz ve şahsım adına şükranlarımızı sunuyorum. Ellerini taşın altına koyuyorlar ve varlıkları varsa varlıklarıyla, dış finansman kullanıyorsa onunla bu yatırımları gerçekleştiriyorlar. 300 Erbaalı kardeşimize, aileleriyle beraber 1500 kişiye iş ve aş sağlamış oluyorlar." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'de 2002 yılında 170 OSB olduğunu, 12 bin işletmede 700 bin çalışanın bulunduğunu aktaran Bolat, "23 yıl sonra Türkiye'deki OSB sayısı 370'e yükseldi. Ayrıca 40'a yakın da organize tarım bölgesi var. 370 OSB'deki işletme sayısı beş katı artışla 60 bine, çalışan sayısı 700 binden 2 milyon 300 bine yükseldi. Anadolu'nun kalkınması, Trakya'nın kalkınması, Türkiye'nin gücü bu. Ekonomi güçlü olur, güçlü bir ordu olursa, güçlü bir savunma sanayi olduğunda size yan bakamazlar, biraz çekinirler. Türkiye siyasette istikrarı, başarılı yönetimi yakaladı." dedi. Bolat, şöyle konuştu: "Son 23 yıldır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde AK Parti hükümetlerinin, son 10 yıldır da MHP ile Cumhur İttifakı ile Türkiye'de dünyanın salgın, savaş, afet, ekonomik durgunluk, ticaret savaşları, korumacılık rüzgarları gibi zor ve son derece sıkıntılı döneminde dahi büyüyen ihracatı, artan istihdamı, artan ve modernleşen, altyapısını, üstyapısını yenilemiş, depremsel kuraklık gibi afetleri başarıyla yönetebilen bir güçlü yönetim var. Rabb'imden bu güzel dönemlerin devam etmesini, aziz ve necip milletimizin yüzünün hep gülmesini niyaz ediyoruz. Bölgemizde, komşularımızda, kardeş coğrafyalarda akan kanın bir an önce durmasını, ateşkesin sağlanmasını, oradaki mazlum ve masum kardeşlerimizin gözyaşlarının dinmesini yüce Allah'tan niyaz ediyoruz. Türkiye olarak hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız, dışişlerimiz ateşkesin, barışın sağlanması için var güçleriyle çalışıyorlar. Diğer yandan da bu önemli gelişmelerin ülkemize olumsuz etki yapmaması için gerekli tedbirleri alıyoruz. Hürmüz Boğazı'ndan, dünyada kullanılan enerjinin yüzde 20'si geçiyor ve şu anda orada büyük bir savaş durumu var. Bu anlamda enerji fiyatlarında ciddi bir artış oldu. Ancak bu savaş ümit ediyoruz ki kısa sürede ateşkesle, barışla kesilir. O zaman enerji fiyatlarının da yine eski rakamlarına dönmesi inşallah mümkün olacak." Programa Tokat Valisi Abdullah Köklü, AK Parti Tokat milletvekilleri Yusuf Beyazıt, Mustafa Arslan ve Cüneyt Aldemir, Tokat Belediye Başkanı Mehmet Yazıcıoğlu, ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın ile davetliler ve vatandaşlar katıldı.

Türkiye-İran sınırındaki gümrük kapılarında günübirlik yolcu geçişleri durduruldu Haber

Türkiye-İran sınırındaki gümrük kapılarında günübirlik yolcu geçişleri durduruldu

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-İran sınırında bulunan Ağrı-Gürbulak, Van-Kapıköy ve Hakkari-Esendere gümrük kapılarında herhangi bir olağanüstü durumun söz konusu olmadığını belirterek, "Her üç gümrük kapımız ile İran tarafı arasında ticari yük geçişleri, kontrollü devam etmektedir. Her üç gümrük kapısında da günübirlik yolcu geçişleri, karşılıklı durdurulmuş bulunmaktadır." açıklamasını yaptı. Bolat, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye-İran sınırında bulunan gümrük kapılarındaki son duruma ilişkin bilgi verdi. Son dönemde bölgede yaşanan ve küresel ölçekte etkileri hissedilen gelişmeler çerçevesinde Türkiye'nin İran ile gümrük kapılarındaki mevcut durumun kapsamlı şekilde değerlendirildiğini kaydeden Bolat, gelişmelerin gümrük teşkilatı tarafından anlık takip edildiğini bildirdi. Bolat, gümrük kapılarındaki son duruma ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Türkiye-İran sınırında bulunan Ağrı-Gürbulak, Van-Kapıköy ve Hakkari-Esendere gümrük kapılarında herhangi bir olağanüstü durum söz konusu değildir. Her üç gümrük kapımız ile İran tarafı arasında ticari yük geçişleri, kontrollü devam etmektedir. Her üç gümrük kapısında da günübirlik yolcu geçişleri, karşılıklı durdurulmuş bulunmaktadır. İran, kendi vatandaşlarının Türkiye üzerinden kendi ülkesine girişlerine izin vermektedir. Türkiye olarak biz de kendi vatandaşlarımızın ve 3'üncü ülke vatandaşlarının İran'dan ülkemize girişine izin vermekteyiz. Gümrük kapılarımızdaki geçişler, ilgili tüm idari makamlarımızca ve İran tarafı ile koordinasyon içinde, kontrollü ve kesintisiz şekilde devam etmektedir." Bakanlığın ilgili gümrük birimleriyle değerlendirmeler doğrultusunda gümrük kapılarında ihtiyaç duyulması halinde alınabilecek ilave tedbirler ve eylem planlarının güncellendiğine dikkati çeken Bolat, ilgili tüm kamu kurumları arasında koordinasyonun daha da güçlendirilmesi ve sahadaki kapasitenin artırılmasına yönelik hazırlıkların da ele alındığını ifade etti. "Tüm birimlerimiz, teyakkuz halinde görevini sürdürmektedir" Bolat, bu doğrultuda gerekli tüm hazırlıkların yapıldığını, personel takviyesinin sağlandığını ve kontrol altyapısının güçlendirildiğini vurguladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, şunları kaydetti: "Türkiye'nin sınır geçiş hizmetlerinin ve ticaret akışının kesintisiz sürdürülmesi noktasında tüm birimlerimiz, teyakkuz halinde görevini sürdürmektedir. Bakanlık olarak, gümrük kapılarımızdaki işleyişi yakından izlemeye, güvenli, düzenli ve hızlı geçişlerin sağlanması amacıyla ilgili tüm kurumlarımızla tam koordinasyon içerisinde gerekli tedbirleri almaya kararlılıkla devam etmekteyiz."

MÜSİAD İtalya, Milano kentinde iftar programı düzenledi Haber

MÜSİAD İtalya, Milano kentinde iftar programı düzenledi

Milano'daki bir restoranda düzenlenen iftar programına, Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Selim Başdemir, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Hamza Dağ, Milano Başkonsolosu Mehmet Özöktem'in yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Programa telefonla katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, davetlilerin ramazan ayını tebrik etti. Bolat, Türk ve İtalyan sanayicileri arasında çok iyi bir entegrasyonun olduğunu belirterek, Kovid-19 salgını döneminde de iki ülkenin güçlü bir dayanışma gösterdiğini hatırlattı. Bakan Bolat, "İtalya ve Türkiye arasındaki mükemmel düzeyde seyreden siyasi, askeri, ekonomik, yatırım ve finans ilişkilerinin daha da ilerlemesi en büyük dileğimizdir." ifadelerini kullandı. "TOPLAM 176 NOKTADA, 14 BİN ÜYE VE 60 BİN ŞİRKET MÜSİAD'LI" MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Başdemir, 3 gün önce Konya'da Mevlana Hazretlerinin yanında MÜSİAD'da iftar yaptıklarını ve 500 tane MÜSİAD üyesinin aynı sofrayı paylaştığını dile getirdi. Bugün de İtalya'da iftar yapma fırsatı bulduklarını aktaran Başdemir, "Toplam 176 noktada, 14 bin üye ve 60 bin şirket MÜSİAD'lı. Bizim hedefimiz bu 60 binlik şirketin birbirleriyle olan ilişkisini derinleştirmek." dedi. Bu kapsamda global sektör kurulları kurduklarını ifade eden Başdemir, MÜSİAD'da 16 tane sektör kurulu bulunduğunu ve yurt dışında ise 9 tane olduğunu aktardı. Başdemir, MÜSİAD İtalya şubesinin de yeni olmasına rağmen hızla büyüdüğüne dikkati çekerek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 40 milyar dolara ulaşması için hep birlikte çalışacaklarını söyledi. Büyükelçi Ülgen de Türkiye-İtalya ilişkileri üzerine konuşmalar yaptı. Dağ ise Türkiye'nin savunma sanayisi konusunda son yıllarda büyük bir atılıma imza attığını, İtalya'nın da bu konuda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Programda ayrıca Kur'an-ı Kerim ve dualar okundu.

Ticaret Bakanı Bolat: Ticarette korumacılık rüzgarları artıyor Haber

Ticaret Bakanı Bolat: Ticarette korumacılık rüzgarları artıyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Ticarette korumacılık rüzgarları artıyor. Gümrük vergileri hızla artırılarak ticaret savaşlarının önemli enstrümanları haline getiriliyor. Bu minvalde biz hep ticaret ortaklarımızla daha güçlü ittifaklar kurmaya gayret ediyoruz." dedi. Gebze Ticaret Odası tarafından Gebze Teknik Üniversitesi Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İhracatın Liderleri Ödül Töreni"nde konuşan Bolat, Kocaeli'nin toplam 35 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye'nin ihracatının neredeyse yüzde 12,5'ini gerçekleştirdiğini söyledi. Bolat, Türkiye'nin ihracatının geçen yıl yüzde 4,4 artarak 273,5 milyar dolara yükseldiğini belirterek, mal ihracatında 33 ilin 1 milyar dolar barajını aştığını, 44 ilin de ihracatını artırdığını kaydetti. İhracatın yatırım, üretim, istihdam, vergi ve döviz kazanmak olduğunu dile getiren Bolat, "Ülkeyi tanıtmak demek, teknolojisini, kalitesini dünyaya tanıtmak demek. Kazandığı dövizde de ülkenin dış ödemeler dengesinin stabil, istikrarlı düzeylerde olmasına katkıda bulunmak demek. Para ve döviz piyasalarının istikrarlı olması demek. Bunun için olmazsa olmaz kırmızı çizgimiz mal ve hizmet ihracatımızı artırmak için var gücümüzle çalışıyoruz." diye konuştu. Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her zaman "Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat" dediğine işaret ederek, "15 gün sonra 2025 yılı gayrisafi milli hasıla rakamlarını TÜİK açıklayacak ve yaklaşık 1,6 trilyon dolarlık ekonomiye doğru yükseleceğiz. Bunun anlamı; 'Dünya Ekonomi Ligi'nde 17'nci sıradan 16'ncı sıraya yükselmiş olacağız ve Avrupa'nın 4'üncü büyük ekonomisi konumuna geleceğiz. Bu anlamda birçok sektörde dünyanın ilk 10 ülkesi arasındayız. Bazılarında ilk 5 ülke arasındayız." ifadelerini kullandı. "Üretmeye, büyümeye devam ediyoruz" Milli gelirin içinde mal ve hizmet ihracatının payının yüzde 25 olduğunu aktaran Bolat, şöyle devam etti: "Hizmet ihracatımız 122 milyar dolar olarak dün açıklandı. Cari işlemlerimizde 25 milyar dolar açığımız gerçekleşti. Bu da tam tamına altın ithalatımızın rakamıdır. Altın, ticaret aracı ürünü değildir, finansal ve yatırım aracıdır. Altın ithalatını hariç tuttuğumuzda aslında cari açığımız bulunmuyor. Tarihsel ortalamada yüzde 3,5 civarında cari açığın milli geliri oranı gerçekleşmişken, bu yıl inşallah milli gelirimiz açıklandığında göreceğiz ki yüzde 1,3, yüzde 1,4, orta vadeli programla uyumlu bir rakam. İstihdam rakamları açıklandı aralık ayı ve yüzde 7,7 ile son 25 yılın en düşük işsizlik oranını gördük. Hamdolsun, üretmeye, büyümeye devam ediyoruz. Yüzde 3,7 ilk 9 ayın büyüme oranıydı. Son 23 yılın büyüme oranı yüzde 5,4 oldu yıllık bazda. İstihdamı artırmaya devam ediyoruz. 20 milyonluk rakamdan 33 milyona yakın istihdam sayısına ulaştık. Sanayimiz gerçekten yüz akımız. Türkiye artık orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin sanayisinde de ilerlemekte ve ihracatta bu ürünlerin payı toplam 273,5 milyar dolar mal ihracatımızın yüzde 43,5'ine yükseldi. Bu oran 2002'de yüzde 30'du. El birliğiyle siyasi istikrarı koruyarak, terörden ülkemizi arındırmış olarak sanayide, tarımda, hizmetlerde üretimimizi dünyadaki birçok olumsuz şartlara rağmen büyütmeyi başararak Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere çizdiği Türkiye Yüzyılı hedefini hep birlikte gerçekleştirmeye devam edeceğiz." "Dünyada acımasız bir rekabet, acımasız bir yarış var" Bakan Bolat, dünyadaki gelişmelere değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Durursak o zaman bizi geçerler. Gerilemeye başlarsak o zaman bizi fazlasıyla geçecekler. O nedenle mevcut başarılarımızla iftar edeceğiz ama hep daha yükseğe, daha ileriye şanlı bayrağımızı ve Türkiye ekonomisini taşımaya devam etmek zorundayız. Dünyada acımasız bir rekabet, acımasız bir yarış var. Bakın dünyada ülkeler arasında ihracatta ekonomik büyüklükte sıralamalar değişiyor. Doğu Asya hızla yükseliyor ve bu anlamda bu rekabette ticaret savaşlarının giderek kızıştığını görmekteyiz. Ticarette korumacılık rüzgarları artıyor. Gümrük vergileri hızla artırılarak ticaret savaşlarının önemli enstrümanları haline getiriliyor. Bu minvalde biz hep ticaret ortaklarımızla daha güçlü ittifaklar kurmaya gayret ediyoruz. Tüm dünyaya ihracat hedefiyle çalışıyoruz." Bakanlık olarak ihracatı artırma noktasında önemli destekler verdiklerini dile getiren Bolat, "Geçen yıl 33 milyar lira destek verdik ihracatçılarımıza. İhracatçılarımızın sayısı 168 bine ulaştı. Bu yıl içinde 45 milyar lira inşallah destekleme ve fiyat istikrar fonundan ihracatçılarımızı destekleyeceğiz. Ayrıca Merkez Bankamızın ihracat reeskont kredileri geçen yıl 1 trilyon liraya yakındı. Burada çok ciddi sübvansiyonla başta Eximbank ve Ziraat Bankası olmak üzere ihracatçılarımıza reeskont kredileri sağlıyoruz." dedi. Bolat, ticaret diplomasisi ve uluslararası anlaşmalara ilişkin yoğun bir mesai harcadıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanımız başımızda dünyayı tarıyoruz, 23 ülke idi 24 oldu, serbest ticaret anlaşmalarımız var. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğimiz 30 yaşını bu yıl dolduruyor. Avrupa Birliği bizim yüzde 43'le en büyük ihracat ortağımız. 117 milyar dolar ihracat yaptık. Gümrük Birliği 1996'da başladığında ihracatın Avrupa Birliği ile ithalatımızı karşılama oranı yüzde 50'ydi. 2025 yılında yüzde 101'e ulaştı. İslam ülkeleri, uzak ülkeler, Afrika pazarı... Afrika, çok önem verdiğimiz bir bölge ve 5,4 milyar dolar ihracatımız vardı, şimdi 37 milyar dolar Afrika'ya ihracatımız var. ABD, Kuzey Amerika oralar da bizim için çok kıymetli. 16,2 milyar dolar ABD'ye ihracatımız var. Burada özellikle hizmetler sektörü de 122 milyar dolarla rekor kırdı geçen yıl, mal ihracatı 273,4 milyar dolarla rekor kırdı. İkisi beraberinde yaklaşık 396 milyar dolara ulaştık. Yani ihracatta 400 milyar dolarlık lige ulaşmış durumdayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen yıl çizdiği 390 milyar dolarlık ihracat hedefini 6 milyar dolar fazlasıyla aştık. Bu yıl içinde 282 milyar dolar mal ve 128 milyar dolar ihracat hedefiyle 410 milyar dolara ulaşmak için büyük gayret sarf edeceğiz." Bakan Bolat, şartların kolay olmadığını belirterek, "Başta yüksek enflasyonla mücadele çabalarımız hamdolsun yüzde 76'lardan yüzde 30'a ve bu yıl da yüzde 20'lere doğru enflasyon oranını aşağı çekeceğiz. Hem istihdamı büyüteceğiz hem ekonomik büyüme oranımızı yükselteceğiz, ihracatımızı artıracağız, esnafımızı, çiftçimizi, emeklimizi, memurumuzu, işçimizi desteklemeye devam edeceğiz. Bu yıldan sonra deprem yükü inşallah minimuma doğru indirgenmiş olacak ve inşallah bütçemizden başta emeklilerimize, esnafımıza, çiftçimize, işçimize ve KOBİ'lerimize, sanayicilerimize desteklerimiz daha da artacaktır." ifadelerini kullandı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Adil Pelister ise 2004 yılından bu yana düzenlenen "İlk 1000 İhracatçı Araştırması"nın Türkiye'nin prestij listesi haline geldiğini, ihracatın yüzde 60'ını gerçekleştiren, teknolojiye yatırım yapan ve markalaşan firmaların bu listede yer aldığını söyledi. Küresel ticarette değişen koşullara rağmen listede kalıcı olmanın önemli başarı olduğuna işaret eden Pelister, Gebze'nin ulaştığı üretim ve ihracat kapasitesinin tesadüf olmadığını, bölgedeki sanayi yatırımlarının uzun yıllara dayanan stratejik vizyonun ürünü olduğunu ifade etti. Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş da üretimi, TİM'in ilk 1000 ihracatçı listesinde yer alma başarısı gösteren oda üyesi 63 firmanın toplam 10 milyar 497 milyon dolarlık ihracatla bölge ve ülke ekonomisine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Programda, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da konuşma yaptı. Konuşmaların ardından, TİM tarafından açıklanan İlk 1000 İhracatçı Listesinde yer alan Gebze Ticaret Odası'na üye 63 ihracatçıya ödülleri takdim edildi. Programa, AK Parti Kocaeli milletvekilleri Sadettin Hülagü, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Veysal Tipioğlu, Cemil Yaman, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus ve iş insanları katıldı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, cari işlemler hesabındaki olumlu gelişmelerle ülke risk priminin (CDS) son 7 yılın en düşük seviyelerinde seyrettiğini, risk primindeki güçlü iyileşmenin finansal istikrarı pekiştirdiğini ve dezenflasyon sürecine katkı sağladığını bildirdi. Bolat, yazılı açıklamasında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Aralık 2025 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerine ilişkin bilgi verdi. Hizmetler ihracatının geçen yıl yüzde 4,6 artışla 122,6 milyar dolarlık rekor seviyeye ulaştığını, mal ihracatının yüzde 4,4 yükselerek 273,4 milyar dolar olduğunu belirten Bolat, toplam mal ve hizmetler ihracatının ise yüzde 4,5 artarak 396 milyar dolarlık rekor düzeye çıktığına işaret etti. Bolat, 2002'de mal ve hizmet ihracatının 50 milyar dolar olduğunu ifade ederek, söz konusu yıldan bu yana anılan ihracat kalemlerinde 7,9 kat artış sağlandığının altını çizdi. Bolat, 2025 yılında cari işlemler açığının milli gelire oranının Orta Vadeli Program'da (OVP) yer alan yüzde 1,4 hedefiyle paralel gerçekleşmesini beklediklerini belirtti. Yıllıklandırılmış verilere göre, geçen yıl cari işlemler açığının 25,2 milyar dolar olduğunu bildiren Bolat, bu açığın son üç senedir makul düzeylerde "stabil" görünümünü devam ettirdiğine dikkati çekti. Bolat, böylece döviz piyasaları ile döviz yeterliliğinde olumlu ve istikrarlı seyrin sürdüğünü ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Cari işlemler hesabındaki olumlu gelişmelerle birlikte CDS, son 7 yılın en düşük seviyelerinde seyretmekte olup risk primindeki bu güçlü iyileşme, finansal istikrarı pekiştirmekte ve dezenflasyon sürecine katkı sağlamaktadır. Küresel ekonomideki zayıf talep koşullarına, ticaret gerilimlerine ve bölgesel risklere rağmen Türkiye ekonomisi, dış finansman ihtiyacını azaltan, makroekonomik istikrarı güçlendiren bir görünüm ortaya koymaktadır. Hem mal hem de hizmet ihracatımız artışını sürdürmekte, rekor tazelemeye devam etmektedir." "CARİ İŞLEMLER AÇIĞI TARİHSEL ORTALAMALARIN ALTINDA" Bakan Bolat, seyahat gelirlerinin geçen yıl 60 milyar dolar, taşımacılık gelirlerinin ise 42,4 milyar dolar olduğunu bildirdi. Söz konusu olumlu gelişmelerle cari işlemler açığının tarihsel ortalamaların altında ve OVP ile uyumlu seyretmeye devam ettiğini vurgulayan Bolat, şunları kaydetti: "Cari işlemler hesabında izlenen dengelenme, uygulanan bütüncül ve kararlı ekonomi politikalarının bir sonucu olarak makroekonomik istikrarı güçlendirmekte aynı zamanda fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu şekilde yapısal reformların hayata geçirilmesi için de elverişli bir zemin oluşturmaktadır. Önümüzdeki dönemde bir taraftan üreticilerimizi haksız ithalat baskısına karşı korumaya, diğer taraftan küresel ekonomideki dönüşümleri de dikkate alarak ülkemizin küresel ticaretteki konumunu sürdürülebilir şekilde güçlendirmeye yönelik politikaları uygulamaya devam edeceğiz."

Bakanı Bolat: Türkiye'den Çin'e 175 milyon dolar, Çin'den de Türkiye'ye 3,2 milyar dolarlık bir yatırım hacmi söz konusu Haber

Bakanı Bolat: Türkiye'den Çin'e 175 milyon dolar, Çin'den de Türkiye'ye 3,2 milyar dolarlık bir yatırım hacmi söz konusu

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ile Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) tarafından İstanbul'da bir otelde düzenlenen 3. Türkiye-Çin İş Konferansı, Bakan Bolat'ın katılımıyla gerçekleştirildi. 4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı'nın tanıtıldığı konferansta, "DEİK ile CCPIT", "TÜSİAD ile CCPIT" ve China International Expo Center (CIEC) ve ATA Holding arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Bakan Bolat, burada yaptığı konuşmada, Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55. yılının kutlandığını anımsatarak, etkinliğin ve 4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı tanıtımının gerçekleştirilmesinin iki ülke ilişkilerine büyük katkı yapacağını bildirdi. Konferanstan önce Çin heyetiyle görüşmelerinde Türkiye ve Çin ekonomik ilişkilerini her alanda geliştirme noktasındaki konuları ele aldıklarını aktaran Bolat, karşılıklı yapılacak hususları ve beklentileri konuşarak samimi yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade etti. Bolat, dünya ekonomisi ve dünya ticaretinin çetin bir dönemden geçmekte olduğuna dikkati çekerek, "Geçen yıl, dünyada siyasi, askeri, ekonomi, parasal ve ticaret sistemleri açısından ciddi sarsıntıların yaşandığı bir yıl oldu. Dünya ekonomisinin motoru olan küresel ticaretin karşılaştığı güçlükler herkesin malumu." diye konuştu. "DÜNYA HALKLARININ EKONOMİK REFAHLARININ ARTMASI NOKTASINDA TİCARETE İHTİYACIMIZ VAR" Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre geçen yıl dünya ekonomisinin yüzde 3,2 büyüdüğünü vurgulayan Ömer Bolat, bu yıl için de yüzde 3,1 büyüme tahmininin olduğunu kaydetti. Bolat, dünya ticareti için geçen yıl yüzde 2,5'lik bir büyüme karşısında bu yıl için yüzde 0,6'lık cılız bir artış tahminlerinin olduğunu belirterek, "Ümit ediyoruz ki önümüzdeki aylardaki gerçekleşmeler ve tahminler bu oranın üstünde olur. Dünya halklarının ekonomik refahlarının artması noktasında ticarete ihtiyacımız var." değerlendirmesinde bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Ajansı (UNCTAD) verilerine göre küresel doğrudan yatırımların 2024-2025 yıllarında 1,5 trilyon dolar civarında olduğunu anımsatan Bolat, "Tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Maliyetler ve riskler artıyor. Öngörülebilirlik noktasında da ciddi bir geriye gidiş var. Bizlerin görevleri de bu anlamda öngörülebilir, düzenli işleyen bir küresel ticaret sistemini ortaya koymak." açıklamasını yaptı. "TÜRKİYE-ÇİN TOPLAM TİCARETİNİN GEÇEN YIL 53 MİLYAR DOLAR OLARAK GERÇEKLEŞTİĞİNİ GÖRÜYORUZ" Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin tarihinde ilk defa geçen yıl 1,5 trilyon dolarlık milli gelire ulaştığını ifade ederek, kişi başına milli gelirin de yaklaşık 18 bin doları aşmakta olduğuna dikkati çekti. Toplam mal ve hizmet ihracatında 397 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşıldığını hatırlatan Bolat, "Türkiye-Çin toplam ticaretinin geçen yıl 53 milyar dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Burada özellikle dış ticaretimizde, Çin lehine olan büyük fazla noktasında Çinli ortaklarımıza da bu açığın kapatılması konusundaki tekliflerimizi yapmış bulunuyoruz." dedi. Bolat, Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaret açığını kapatma noktasında yapısal bir dönüşüm önerdiklerini dile getirerek, "Bu noktada samimi görüşmelerimiz devam ediyor. Amacımız, ticareti daraltmak değil, tam tersine Türkiye'nin de Çin pazarında daha fazla görünür olması, payının artması, ürün çeşitliliğinin sağlanması, katma değeri yüksek ürünlerle, kazan kazan ilkesiyle dengeli bir ticaretin yapısal temellerini oluşturmaktır. Bu yıl ilk ayda Türkiye'den Çin'e ihracatın yüzde 32 artışla 335 milyon dolara yükselmesi, bu konuda attığımız adımlar noktasında bizleri ümitli kılmaktadır." şeklinde konuştu. "TÜRKİYE'DE 1419 ÇİN FİRMASI FAALİYET GÖSTERİYOR" Gerek tek taraflı olarak gerekse ortak yatırımlarla Türkiye ile Çin arasında bazı fırsatlar olduğuna inandıklarını belirten Ömer Bolat, "Türkiye'den Çin'e yatırım konusunda yaklaşık 1465 Türk firması Çin'de iştigal ediyor." bilgisini verdi. Bolat, Türkiye'de 1419 Çin firmasının faaliyet gösterdiğini aktararak, "Yatırım miktarı olarak Türkiye'den Çin'e 175 milyon dolar, Çin'den de Türkiye'ye 3,2 milyar dolarlık bir yatırım hacmi söz konusu." ifadesini kullandı. Finans, enerji, hizmetler ve ulaştırma ile telekomünikasyon alanında önemli Çin yatırımlarının bulunduğuna işaret eden Bolat, Çin'in toplamda dünyaya 3,1 trilyon dolarlık doğrudan yatırım hacminin olduğunu, buna bağlı olarak Türkiye'deki yatırımlarının da çok daha fazla olabileceğini söyledi. "GEÇEN YIL 425 BİN ÇİN VATANDAŞI TÜRKİYE'Yİ ZİYARET ETTİ" Tedarik zinciri noktasında Türkiye ve Çin sanayileri arasında güçlü işbirlikleri ve ortaklıklar için fırsatlar olduğuna değinen Bolat, "CCPIT, bu anlamda Çin iş dünyasının öncü üs kuruluşu anlamında, bu konuda işbirliklerini teşvik edeceklerine yürekten inanıyorum." dedi. Bolat, ulaşım ve bağlantısallık anlamında Kuşak ve Yol Projesi'nin önemli bir işbirliği alanı olarak hızla geliştiğine dikkati çekerek, Türkiye'nin turizm alanında Çin'den beklentisinin büyük olduğunu kaydetti. Geçen yıl 425 bin Çin vatandaşının Türkiye'yi ziyaret ettiğini aktaran Bolat, "Bu, Çin'in yıllık toplam dünyaya gönderdiği toplam turist sayısının sadece yüzde 1'i. Çin turist kitlesinin de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiye katkılar yapacağını ve Çinli turistlerin Türkiye'mizi tanımak konusunda memnuniyet duyacaklarını ifade etmek istiyoruz. Hava yolu bağlantıları, uçuş frekans sayılarının artırılması konusunda iki ülke arasında yapıcı bir işbirliği var." diye konuştu. Ticaret Bakanı Bolat, sözlerini şöyle tamamladı: "Önümüzdeki süreçte Türkiye'de daha fazla Çinli turistleri görebileceğiz. Türkiye'den de Çin'e yolcu akını olabiliyor. Transit uçuşlar anlamında da potansiyel büyük. Türkiye, Çinli turist sayısının artması için 2 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Çin vatandaşlarına vize muafiyeti getirdi. Biz benzeri bir kolaylığın da Türk iş dünyasına vize alanında gösterilmesini Çinli ortaklarımızdan hassasiyetle bekliyoruz." 3. TÜRKİYE-ÇİN İŞ KONFERANSI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Türkiye-Çin İş Konferansı'nın üçüncüsü Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) tarafından düzenlenen 3. Türkiye-Çin İş Konferansı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, DEİK Başkanı Nail Olpak, TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, CCPIT Başkanı Ren Hongbin ve çalışma gruplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Konferansın açılışında konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, etkinliği 3 kurumla birlikte gerçekleştirdiklerini belirterek, süreci ilk olarak Temmuz 2023'te başlattıklarını söyledi. DEİK'in 41 yıldır 153 ülkede faaliyet gösterdiğini ve ticari diplomasiyle çalıştıklarını ifade eden Olpak, Türkiye-Çin İş Konseyi'nin 1992'den bu yana devam ettiğini ve CCPIT ile birlikte çalışmaktan mutluluk duyduklarını kaydetti. Olpak, DEİK'in dünya ekonomisinde ve ikili ticarette ağırlığı bulunan 33 ülkeyi odak nokta olarak belirlediğini aktararak, "Bunlardan birisi de Çin. Ülke olarak ilişkilerimizin başlangıcında değiliz. Uzun yıllara dayalı köklü bir işbirliğimiz var. İkili ticaretimiz açısından bazı zorluklarımız var. Türk ve Çin iş dünyası temsilcileri olarak hem ticaretimizi hem de yatırım ilişkilerimizi dengeli bir noktaya getirmenin sorumluluğunun bizlerde olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı. Dünyanın daha korumacı bir dünya ticaretine doğru ilerlediğini belirten Olpak, belirsizliğin ve öngörülemezliğin yeni normal olmaya başladığını vurgulayarak, bu günlerde hem güvenilir hem de uzun vadeli işbirliklerinin öneminin çok daha ön plana çıktığını söyledi. İş insanları olarak kısa vadeli kazançları değil, uzun vadeli iş birliklerini hedeflediklerini dile getiren Olpak, "Çin'in özellikle yüksek teknoloji alanındaki yatırımları bu anlamda bir dengeleme unsuru olabilir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yüksek teknoloji ürün yatırımlarını destekleyen HIT-30 programı var. Biz de bu programın tanıtılmasında CCPIT ve TÜSİAD ile birlikte rol oynayabiliriz diye düşünüyorum. İkili ilişkilerin geliştirilmesinde yan unsur gibi görülse de turizm önemli bir unsur." diye konuştu. "(KUŞAK VE YOL PROJESİ) STRATEJİYLE YAKLAŞMAMIZ GEREK" DEİK Başkanı Olpak, Kuşak ve Yol Projesi'nin önemine dikkati çekerek, "Çin, Kuşak ve Yol Projesi'ni başta Avrupa olmak üzere diğer pazarlara hızlı erişim olarak değerlendiriyor. Projeyi hem içinde fırsatlar barındıran hem de olası farklı yansımaları sebebiyle iyi değerlendirmemiz ve herkesin kazanacağı bir stratejiyle yaklaşmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum." ifadelerine yer verdi. Hem Çin hem de Türkiye'nin üçüncü ülkelerde projeleri ve yatırımları olduğunu belireten Olpak, bu ülkelerde doğal olarak bir rekabet içinde olunduğunu kaydetti. Olpak, Çin Eximbank'ın Başkan Yardımcısının da toplantıda olduğunu, bu ziyaretin ise iş birliklerin artabileceğinin bir göstergesi olduğunu söyledi. "TÜRKİYE VE ÇİN, GÜÇLÜ ÜRETİM KAPASİTELERİNE VE BÜYÜK PAZARLARA SAHİP" TÜSİAD Başkanı Ozan Diren de konferans serisini, iki ülke arasındaki uzun soluklu ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlayan çok kıymetli bir platform olarak değerlendirdiklerini söyledi. Küresel ekonominin, ticaret ve yatırım kararlarının giderek daha fazla jeopolitik gelişmeler, tedarik zinciri güvenliği ve teknoloji ekseninde şekillendiği kritik bir dönemden geçtiğini belirten Diren, "Bu çerçevede, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması, rekabetçiliği ve değer zincirlerinin dayanıklılığını güçlendiren çok boyutlu iş birliği modellerinin geliştirilmesini gerektiriyor." ifadelerini kullandı. Diren, Çin’in son yıllarda teknoloji, inovasyon ve sanayi politikaları alanında dikkati çekici bir ilerleme kaydederek, küresel değer zincirlerinde üstlendiği rolü daha da güçlendirdiğini dile getirdi. Söz konusu dönüşümün Türkiye’nin esnek üretim kapasitesi, Avrupa ile entegrasyonu ve bölgesel bağlantısallığı ile birlikte düşünüldüğünde, iki ekonomi arasında daha dengeli ve stratejik ortaklıklar için güçlü bir zemin sunduğunu kaydeden Diren, "Türkiye’nin yakın coğrafyalara üretim ve tedarik açısından sunduğu avantajlar ile farklı ekonomik havzalar arasında kurabildiği bağlantılar, bu iş birliklerini hem bölgesel hem de küresel ölçekte stratejik açıdan önemli kılmaktadır." açıklamasında bulundu. Diren, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğine inandıklarını belirterek, Türkiye ve Çin'in, güçlü üretim kapasitelerine ve büyük pazarlara sahip iki önemli ekonomi olduğunu söyledi. İki ülke arasındaki ilişkilerin önemini vurgulayan Diren, şunları kaydetti: "İlişkilerimizin hacmi son yıllarda artarken, Çin’in 15. Beş Yıllık Planı kapsamındaki yüksek kaliteli ve inovasyon odaklı büyüme yaklaşımıyla uyumlu yeni iş birliği alanları, ilişkilerimize önemli bir derinlik kazandırabilir. Çin, uzun yıllardır TÜSİAD’ın çalışmalar yaptığı öncelikli ülkeleri arasında. 2007'de Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) ile imzaladığımız işbirliği anlaşması çerçevesinde güçlü kurumsal ilişkilerimiz mevcut. Bugün yenileyeceğimiz işbirliği anlaşmasının da ilişkilerimizi daha da öteye taşıyacağına inanıyoruz." "İKİLİ İLİŞKİLER YALNIZCA DIŞ TİCARET DENGESİ ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİLMEMELİ" TÜSİAD Başkanı Diren, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir perspektifle ilerlemesini önemsediklerini dile getirerek, "İki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği, ticaret hacminin ötesine geçerek, üretim, teknoloji ve yatırımların karşılıklı ve tamamlayıcı bir anlayışla yeniden ele alınmasına bağlıdır. İkili ilişkiler yalnızca dış ticaret dengesi üzerinden değerlendirilmemeli." ifadelerini kullandı. Orta Koridor’un, ticaretin kolaylaştırılması, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve Avrupa-Asya bağlantısının güçlendirilmesi açısından sunduğu potansiyele dikkati çeken Diren, bu durumun iş dünyaları için somut fırsatlar oluşturacaklarına inandıklarını, bu nedenle, Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor Girişimi’nin uyumlaştırılmasına yönelik proje ve iş birliklerini çok değerli bulduklarını belirtti. "ÜLKELER KAPALI VE YALNIZ DURUMA GERİ DÖNEMEZLER" Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin de Türkiye ile Çin arasındaki ekonomi ve ticaret ilişkisini geliştirmek üzere fikir alışverişinde bulunmak için etkinliğin önem arz ettiğini ifade etti. Xuebin, günümüzde tek taraflı ticari korumacılığın devam ettiğine işaret ederek, "Tarife savaşları, ticaret savaşları ciddi manada dünya ekonomi düzenini bozmaktadır. Fakat küreselleşme bu çağın trendidir. Ülkeler kapalı ve yalnız duruma geri dönemezler." değerlendirmesinde bulundu. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in küresel kalkınma, küresel güven, küresel medeniyet ve küresel yönetişim inisiyatifini anımsatan Xuebin, "Daha açık, kapsayıcı, eşit, dengeli ve kazan-kazan yolunun gelişmesi için fikir sunmuştur. Türk tarafının istatistiğine göre Çin, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı konumundadır. Türkiye'deki Çin şirketleri ise aktif bir şekilde Türkiye'nin ekonomi ve toplumsal kalkınmasına katkı sağlıyor. İstihdam ve vergi katkısında bulunuyor." diye konuştu. "TÜRKİYE İLE İŞBİRLİĞİNE BÜYÜK ÖNEM VERMEKTEYİZ" Çin İhracat-İthalat Bankası Başkan Yardımcısı Wang Kang da Türkiye'nin Çin'in Batı Asya'daki dördüncü büyük ticaret ortağı, ihracat pazarı açısından da üçüncü olduğunu belirterek, Çin'in ise Türkiye'nin ikinci büyük ticaret ortağı iken ithalat açısından birinci büyük kaynağı olduğunu söyledi. Kang, Türkiye'nin Çin'in Batı Asya'daki ilk 5 en büyük yatırım destinasyonu arasında bulunduğuna işaret ederek, "Yurt dışına yatırım ve kalkınmayı desteklemek rolü olan bir banka olarak biz Türkiye ile işbirliğine büyük önem vermekteyiz." dedi. Türkiye'de önemli alanlara odaklanacaklarını kaydeden Kang, "Yeni teknoloji, reform ve dönüşüm hızlıca ilerlemektedir. Türkiye'nin kalkınmasıyla ilgili önemli sektörel gelişmelerle birlikte Türkiye'ye ticaret yatırımını artıracağız. Altyapı, bağlantılık, enerji alanındaki desteklerimiz artacak. Aynı zamanda yeni itici gücü geliştireceğiz. Dijital ekonomi, yenilenebilir enerji, yapay zeka, biyolojik tıp gibi gelişen alanlarda da sizin dönüşünüzü destekleyeceğiz." şeklinde konuştu. "BAZI TÜRK ÜRÜNLERİ ÇİN'DEKİ E-TİCARET PLATFORMLARINDA POPÜLER HALE GELDİ" Çin Uluslararası Ticaretin Geliştirilmesi Konseyi (CCPIT) Başkanı Ren Hongbin, 1996 yılında Çin'den ilk iş heyetinin Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve çok iyi karşılandıklarını belirtti. CCPIT'nin Çin iş dünyası adına Türkiye'yi önemsediğine dikkati çeken Hongbin, "İnovasyon ve teknoloji odaklı karşılıklı yatırımlar için ticareti güçlendirebiliriz. Türk ürünleri Çin'de çok seviliyor. Bazı Türk ürünleri Çin'deki e-ticaret platformlarında popüler hale geldi. Daha fazla Türk ürünleriyle Çinli vatandaşlarımızı buluşturmalıyız. Örneğin kuruyemiş, zeytinyağı ve fındık ile ticari dengesizliği ortadan kaldırabiliriz."diye konuştu. 4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı'nın da tanıtıldığı konferansta, "DEİK ile CCPIT", "TÜSİAD ile CCPIT" ve China International Expo Center (CIEC) ve ATA Holding arasında işbirliği anlaşması imzalandı.

Bakan Bolat: "Fahiş fiyata ve stokçuluğa karşı affımız yok" Haber

Bakan Bolat: "Fahiş fiyata ve stokçuluğa karşı affımız yok"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Fahiş fiyat ya da stokçuluk yapmak isteyenlere karşı affımız yok. Bu konuda 81 ilimizde bu yıl 11 ayda 522 bin 219 işletme denetlendi, 35 milyondan fazla ürün denetlendi" dedi.Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2024 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerine katıldı ve Bakanlığı’na ilişkin milletvekillerine sunum yaptı. Bolat, IMF'nin son tahminlerine göre de 2025 yılında dünya büyümesi yüzde 3.2 olarak beklendiğini belirterek, "Bu tarihsel ortalama olan yüzde 3.9 oldukça altında ve 2026 yılı içinde benzeri bir tahmin. Bu şartlar altında Türkiye ekonomisini güçlü, istikrarlı ve dengeli bir şekilde performans göstermesi kayda değerdir. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki son 22 yılda reel olarak yılda yüzde 5.4 reel büyüme gösteren ekonomimiz, milli geliri bir trilyon 538 milyar dolara yükseltmeyi başarmıştır. Bu tam altı kata yakın bir büyüme demektir reel olarak ve dolar bazında aynı şekilde kişi başına milli gelirde yaklaşık 5 katından fazla bir artışla 3 bin 608 dolardan 17 bin 788 dolara yükselmiştir. Ve orta vadeli program hedeflerin üzerinde bir performanstır. Bu şunu göstermektedir. Avrupa Birliği ortalaması 2002’de kişi başına milli gelir yüzken Türkiye 38 idi. Şimdi 2024 yılı itibariyle Türkiye 70 rakamına yükseldi. OECD'de de OECD ortalaması 100 Türkiye 2002’de 33 iken şimdi 67 rakamına yükselmiştir. Benzer bir şekilde istihdamda da aynı performansı görmekteyiz ve yaklaşık 19.5 milyon kişiyle aldığımız toplam istihdam rakamını en son Ekim ayı itibariyle 32 milyon 780 bine ulaştırmış durumdayız" ifadelerini kullandı. “İthalatta yerli üretimi korumaya devam ediyoruz” Mal ihracatına değinen Bolat, "Mal ihracatımız bu yıl Kasım itibariyle yüzde 3 artışla 270,6 milyar dolara yükselmiştir. Bu 36 milyar dolardan geldiğimiz seviye olarak tam 7.5 kat bir artışı temsil etmektedir. Ve 2026 yılında inşallah mal ihracatımızı 280 milyar doların doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Aslında dünyada ticaret korumacılığı ve gümrük vergisi savaşları bu yıl bu kadar çetin geçmeseydi gelecek yıl için tahminlerimiz daha da iyi olabilecekti. Ancak biz her ay ihracatımızı kumbarada biriktirir gibi yükseltme çabası içindeyiz. Bu yıl 11 ayın 9’unda mal ihracatımız artış gösterdi reel olarak. Aynı şekilde Türkiye'nin otomotiv ihracatı 41 kere maşallah dedirtecek şekilde 41 milyar dolara yükselecek yıl sonu itibarıyla. Makine ihracatımız 28 milyar dolara yükselecek. Gıda ve tarım ihracatımız da geçen yıl 32,5 milyar dolardık, bu sene de ona yakın bir rakamı geleceğiz. Tekstil, giyimde de geçen yıl 32 milyar dolarlık toplam ihracatımız vardı ve dünyada 7'nci, Avrupa Birliğinde de 3'üncü en yüksek tedarikçi ülke konumunda bulunmaktayız. Değerli milletvekilleri, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatımızın payı da yüzde 43'ü aşmış bulunmaktadır. Bu rakam 2002'de yüzde 30 idi, yüzde 43'ün karşılığı 116 buçuk milyar dolarlık orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünler ihraç edebilmekteyiz ve savunma sanayisinde 2002'de 240 milyon dolardan aldığımız ihracatımızı bu yıl inşallah 8,5-9 milyar dolar bandına yükseltmek durumundayız. Kasım ayı, on bir aylık rakamlar da buna rahatça ulaşabileceğimizi göstermektedir" şeklinde konuştu. Eximbank sermayesi 7 kat arttı Eximbank ile ilgili olarak Bakan Bolat, "İhracatçılarımız için kritik öneme sahip finansman kanalımız olan Türk Eximbank'ın sermayesini de bu iki buçuk yıl içinde 13,8 milyar liradan 88,4 milyar liraya yükselttik, yaklaşık 7 katı bir artış oldu. Çünkü Eximbank'ın ihracat reeskont kredileri yaklaşık piyasa maliyetlerinin yarısı nispetinde ve ihracatçı için çok önemli bir maliyet avantajı getiren bir kaynaktır. Bu yıl inşallah 52 milyar doları Eximbank desteklerinde aşacağız. Ayrıca Eximbank alıcı kredilerini devreye almak için yeni bir destek modeli yürürlüğe aldı. Bunun yanında, İhracatı Geliştirme Şirketiyle ihracatçılarımıza 191 milyar liralık kefalet sağladık ve Türk Ticaret Bankasını devreye alarak bu yıl 75 milyar liralık ihracat reeskont kredisi onlara da sağlamış olduk. Bu yıl toplam 77 somut tedbirden oluşan İhracat Eylem Planı'nı bütünüyle uyguladık, Yeşil Dönüşüm'e uyum konusunda danışmanlık ve eğitim giderlerine destek anlamında 'Sorumluluk' başlığıyla bir program ortaya koyduk, E-Kolay İhracat Platformu'yla ihracatçılarımız için her an bir tık kadar yakınız ve danışmanlık hizmeti sağlıyoruz, uzak ülkelere ihracat stratejisi ve İslam İş Birliği Teşkilatı ülkelerine ihracatı geliştirme programlarımız devam ediyor. Diğer taraftan, 19 serbest bölgemizde geçen yıl 12 milyar dolarlık ihracat yaptık ve bu ihracatın içinde özellikle teknolojik ürünlerin payı yüzde 75'e ulaşmaktadır. Bu yıl da ilk on bir ayda 11,3 milyar dolar seviyesine ulaştı" ifadelerini kullandı. Bakan Bolat, "İthalat konusunda da mal ithalatımız Kasım itibarıyla yıllıklandırılmış olarak 361,9 milyar dolar seviyesindedir. Kasım ayı itibarıyla ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,8'dir ve yıllıklandırılmış dış ticaret açığı da 91 milyar dolar seviyesinde bulunmaktadır. İthalat konusunda özellikle yerli ve millî üretimi korumak amacıyla ve de haksız ve uluslararası kurallara da uymayan ithalat uygulamalarına karşı savunma araçları noktasında en çok kararlar alan ülkelerin başında geliyoruz. Damping ve sübvansiyonlu ithalatı önlemede 4'üncü, korunma önlemlerinde 3'üncü sıradayız. 142 ürün grubunda antidamping vergilerimiz var, 118 ürün grubunda da antidamping ve sübvansiyon vergilerimizi destekleyen önlemlerimiz var. Bunun yanında da 4 bin 537 ürün grubunda Dünya Ticaret Örgütü kapsamında taahhüt edilen gümrük vergilerimizin üzerinde ilave gümrük vergileri uygulamaktayız" diye konuştu. Gümrük Birliği modernizasyonu konusunda çalıştıklarını belirten Bolat, "Bu noktada, Avrupa Birliği Komisyonu da bizim tutumumuza benzer bir tutum belirleyerek Türkiyeli gümrük birliğinin modernleştirilmesi, güncellenmesi çalışmaları için Avrupa Birliği Konseyine tavsiye raporu yazdı. Ancak henüz Avrupa Birliği Konseyi gümrük birliğini modernize etme müzakerelerinin başlaması kararını alamadı. Amerika Birleşik Devletleri'yle, dünyanın 3,4 trilyon dolar ithalatıyla en büyük ticaret ülkesiyle ticaret hacmimizi her iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu 100 milyar dolar seviyesine çıkarmaya yönelik yol haritası üzerinde muhataplarımızla birlikte ticaret müzakerelerini sürdürmeye devam ediyoruz. Rusya Federasyonu'yla ticari ilişkilerimizi güçlendirmek amacıyla Türkiye-Rusya Karma Ekonomik Komisyonunun 19'uncu Toplantısını haziran ayında Moskova'da yaptık ve yeni bir yol haritası için protokol imzaladık. Ukrayna'nın Yeniden İnşası Forumu'nda Türkiye olarak ev sahipliği yapıyoruz ve Ukraynalı yetkililer ile bizim müteahhitlik grupları arasında ve Türk iş insanları arasında toplantılara devam ediyoruz" şeklinde konuştu. Suriye ile 8 gümrük kapısı faaliyette Suriye konusunda Bolat, "Suriye'nin yeni dönemindeki temaslarımız kapsamında Türkiye-Suriye Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi JETCO'yu kurduk, Suriye ile Türkiye arasında idari gelişim ve yönetişim alanında iş birliğine ilişkin mutabakat zaptını imzaladık, Türkiye-Suriye İş Konseyini kurduk ve Suriye'yle toplam 11 gümrük kapımızın 8'i faal olarak çalışmaktadır ve bu kapılarımızın hepsinde genişletme ve yenileme çalışmaları vardır. Siyasi durum elverdiği takdirde de Nusaybin ve Mürşitpınar Gümrük Kapıları noktasında da inşallah Türkiye ve Suriye olarak bunu açabiliriz. Ancak bu konu, tabii bir devlet kararıdır. Bu açıdan şunu da özellikle vurgulamak isterim ki gümrük kapısı açmak sadece bizim inisiyatifimizde olan bir şey değildir; karşı devletin de buna rıza göstermesi önemli ve gerekli altyapıları, yolları, tesisleri hazırlaması önemli. Bu yıl Suriye'yle ticaret hacmimiz de yüzde 50 artarak 3,2 milyar dolara yükselmiştir" diye konuştu. İç ticaret 17 mevzuat düzenlemesi yürürlüğe koyduklarını aktaran Bolat, "Otomotiv sektöründe, emlak sektöründe, ikinci el satışlarda güvenli ödeme sistemlerini, elektronik ilan doğrulama sistemlerini yürürlüğe koyduk. Böylece her iki piyasada da oynaklıkları ya da ticarete aykırı uygulamaları kontrol altına aldık ve bu konularda yoğun bir denetim de yapmaktayız. Tüketicinin korunmasına yönelik mevzuat düzenlemelerinde doğrudan satışları hakkında yeni bir yönetmelikle düzenleme sağladık. Piramit yapıları ortadan kaldıran bu düzenlemelerin yanında. Fiyat Etiketi Yönetmeliği'nde önemli düzenleme yaptık ve daranın da mutlaka hesaplanması uygulamasını getirdik. Kafe, pastane, lokanta, restoran gibi işletmelerin fiyat düzenlemelerini, menü düzenlemelerini iş yeri önüne, masaların üstüne ve kare kod uygulamalarını zorunlu koymalarını sağladık. Denetlemeler noktasında da amacımız; biz, üreticinin, ticaret yapanın gelişmesini arzu ediyoruz ve ülke ekonomisini ancak böyle büyütürüz ancak fırsatçılık yapmak isteyen, fahiş fiyat ya da stokçuluk yapmak isteyenlere karşı da affımız yoktur. Bu konuda 81 ilimizde bu yıl 11 ayda 522 bin 219 işletme denetlendi, 35 milyondan fazla ürün denetlendi" dedi.

Bakan Bolat: 2030’a kadar mal ve hizmet ihracatında 500 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz Haber

Bakan Bolat: 2030’a kadar mal ve hizmet ihracatında 500 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Turquality Vizyon Buluşması ve Markalaşma Konferansı’na katılarak Türkiye’nin ihracat hedefleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bolat, Türkiye olmadan uluslararası platformlarda bölgesel ve küresel konuların çözümünde büyük bir eksiklik bulunduğunu vurguladı. Turquality programının, Türkiye’nin ihracat başarısında dönüm noktası olduğunu belirten Bolat, toplam mal ve hizmet ihracatının 400 milyar dolara yaklaştığını ve 2030’a kadar 500 milyar dolarlık hedefe ulaşmayı amaçladıklarını söyledi. Bakan Bolat, “Yıllıklandırılmış olarak mal ihracatında 270,6 milyar doları aştık, kasım sonu itibarıyla hizmet ihracatımız 122,5 milyar dolara ulaştı. Aralık sonunda 395 milyar doları görmek için canla başla çalışıyoruz” dedi. "Türkiye, büyümede 1,5 trilyon dolarlık ekonomiyi aşmış durumda" Bakan Bolat, büyümede Türkiye'nin 1,5 trilyon dolarlık ekonomiyi aşmış durumda olduğunun altını çizerek, "19,5 milyon istihdamdan devraldığımız Türkiye'yi ekim ayı verileri itibarıyla 32 milyon 750 bin istihdama yükselttik" açıklamasını yaptı. Bu yıl 11 ayın 9'unda mal ihracatıyla aylık artışların başarıldığını belirten Bolat, "Zaman zaman rekorlar kırıyoruz. Son 32 ayda görevde olduğumuz sürede 17 ayında mal ihracat rekorları kırıldı" ifadelerini kullandı. Bolat, yeni ülkelerin ve yeni rakiplerin ortaya çıktığına işaret ederek, "Meydan okumalar, sınamalar devam ediyor. Rekabet gücümüzü devam ettirmek, yeni rakiplerle maliyetler noktasında rekabet edebilmek, kalite noktasında rekabet edebilmek, mevcut pazarlarımızı korumak ve daha geliştirmek ama yeni pazarlar bulmak noktasında çalışıyoruz" diye konuştu. "Turquality, 20 yılda çok başarılı oldu" Bolat; Afrika stratejisi, Asya atağı, Kuzey Amerika atağı, Güney Amerika programı, İslam ülkeleri ile ticareti geliştirme stratejisi ve uzak ülkeler stratejisi gibi programların uygulanmasına devam edildiğini söyledi. Ticaret Bakanlığı olarak bütçelerinin yüzde 60'ını direkt ihracatçılara destek olarak kullandıklarını dile getiren Bolat, "Bu yıl 33 milyar liralık bir destek paketini ihracatçılarımıza kanalize ettik" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.