#Timur Cihantimur

İLKHABER-Gazetesi - Timur Cihantimur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Timur Cihantimur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Oğuz Murat Aci'nin ailesinden 'torun' isyanı: 'Bu saatten sonra beni tanıyacak mı?' Haber

Oğuz Murat Aci'nin ailesinden 'torun' isyanı: 'Bu saatten sonra beni tanıyacak mı?'

İstanbul Eyüpsultan'da 1 Mart 2024 tarihinde Timur Cihantimur'un neden olduğu trafik kazası sonucu yaşamını yitiren Oğuz Murat Aci'nin ailesi, bu kez hukuk koridorlarında torun hasretiyle gündemde. Evlatlarını toprağa veren Özer ve Pervin Aci çiftinin, gelinleri Şükriye Aci'ye karşı açtığı 'şahsi ilişki kurma' davasında yeni bir gelişme yaşandı. MAHKEMEDEN PSİKİYATRİST RAPORU KARARI İstanbul Aile Mahkemesi’nde görülen ön inceleme duruşmasına davacı Özer Aci ve Pervin Aci avukatlarıyla birlikte katıldı. Duruşmada söz alan Aci ailesinin avukatı Hacı Orhan, torunla görüşme sağlanması için ivedilikle tedbiren şahsi ilişki kurulmasını talep etti. Davalı tarafın avukatı ise mevcut duruma itiraz ederek, içinde çocuk psikiyatristinin de bulunduğu geniş bir heyetten yeni bir rapor alınmasını istedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dosyanın Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'ne gönderilmesine hükmetti. Kurulacak heyete mutlaka bir çocuk psikiyatristinin dahil edilmesine karar veren mahkeme, şahsi ilişki talebinin bu ek rapor geldikten sonra değerlendirileceğini belirterek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. 'EVLADIN EVLADINA SAHİP ÇIKMAK SUÇ MU?' Duruşma çıkışında adliye önünde açıklamalarda bulunan acılı baba Özer Aci, yargı sürecinin yavaşlığına ve torunundan uzak kalmasına sert tepki gösterdi. Aci, "Rapor alınacakmış, o rapora istinaden karar verecekmiş hakime hanım. Bu saatten sonra, aradan geçmiş 2 yıl. Bu saatten sonra çocuk beni tanıyacak mı? Gözden uzak olan gönülden de uzak oluyor. Benim soyadımı taşıyan insan, mahkeme nasıl bir karar veriyor ben anlamıyorum. 3-4 yıl sonra ben bu çocuğu görsem ne olacak görmesem ne olacak? 29 yaşında bir evlat kaybetmişiz, gömmüşüz toprağa. Evladın evladına sahip çıkmaya çalışıyoruz, suç mu işliyoruz? Kusura bakmasınlar" ifadelerini kullandı. 'SOYADIMI TAŞIYAN ÇOCUĞUMU İSTİYORUM' Anne Pervin Aci ise gözyaşları içinde torununu görme hakkının engellenmesine isyan etti. Acılı anne, "Ben çocuğumu istiyorum, başka kimseyi istemiyorum. Soyadımı taşıyan çocuğumu istiyorum. Evladımın çocuğunu görmek benim hakkım değil mi?" diyerek yetkililere seslendi.

İddianameyi değerlendiren Oğuz Murat Aci'nin babası Özer Aci: "Bunlar müebbet yeseler bile 'az' derim" Haber

İddianameyi değerlendiren Oğuz Murat Aci'nin babası Özer Aci: "Bunlar müebbet yeseler bile 'az' derim"

Eyüpsultan'da 17 yaşındaki Timur Cihantimur'un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci'nin babası Özer Aci, anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur hakkında 10'ar yıla kadar hapis cezası talep edilmesine ilişkin konuştu. Acılı baba Özer Aci, "Burada mağdur olan benim, biziz. Evladını kaybeden benim. Bunlar müebbet yeseler bile 'az' derim" ifadelerini kullandı. Acılı anne Pervin Aci ise, "Çok özledim. Gece bile kalkıp mezara gidiyorum. 10 yıl değil de 25 yıl vermeleri lazım. Ömür boyu vermeleri lazım. Onlar çıkmasınlar, gün yüzü görmesin" dedi. Eyüpsultan'da 2024'de 17 yaşında olan Timur Cihantimur'un karıştığı kaza sonucu hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur'un 10'ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Timur Cihantimur hakkında olay tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle ayrı yürütülen soruşturma sürerken, acılı aba Özer Aci ve acılı anne Pervin Aci süreci değerlendirerek sorumluların ömür boyu hapiste kalmalarını istedi. "İsterim ki ömür boyu içeride kalsınlar" Baba Özer Aci, şüphelilerin ömür boyu hapiste kalmalarını istediğini belirterek, "İsterim ki ömür boyu içeride kalsınlar. Ben bir evlat kaybettim. 29 yaşında, genç yaşta, hayata doymadan bu dünyadan gitti. Kim sebep oldu? Bülent Cihantimur'un oğlu. İddianamede yer aldığı gibi, başından beri 'baba suçlu, baba suçlu' dilimde tüy bitti ama sağ olsun savcılık onu göz ardı etmemiş. İddianamesine bunu da yazmış. Baba; kendi evladını evlat görüp, başkalarının evladını evlat görmeyen bir yapıya sahip. Vicdan yok, merhamet yok, insaf yok. Bu çerçevede 'Bir tek benim oğlum kurtulsun da diğerleri ölürse ölsün.' Buna 'doktor' diyoruz ne yazık ki. Ama zaman içerisinde anlaşıldı ki benim oğlum kan kaybından ölüyor. Ambulans 81 dakika sonra oğlumu hastaneye götürüyor. Yani 81 dakika. İstanbul gibi yerde ambulansın hastayı hastaneye ulaştırma süresi 9 dakika, 10 dakika gibi bir zamanken 81 dakika çok uzun bir zaman. Olay yerine neredeyse 40 dakika civarında geliyor" dedi. "Bunlar müebbet yeseler bile 'az' derim" Baba Aci, "Ben adalete sığınıyorsam o da adalete sığınsın, sığınmak zorunda. Burada mağdur olan benim, biziz. Evladını kaybeden benim. En az bir empati kurmasını çok isterdim. Ama bir insanda merhamet, vicdan, insaf olmayınca empati kurmak çok zor oluyor. Ne yazık ki acı bir olay. Bunlar müebbet yeseler bile 'az' derim. Niye? Sonuçta hapisten çıkacaklar. Var olan ömürlerini öyle veya böyle yaşayacaklar. Eninde sonunda hepimiz öleceğiz. Doktor Bey'e sesleniyorum; bir gün öleceğini unutma Doktor Bey, Nedir bu? Milyonlar harcadın. Eline ne geçti? Kendini tatmin edebildin mi acaba? Vicdanın rahat mı? Bu acılı anneye, bu acılı babaya. Bir 'başınız sağ olsun, Allah rahmet etsin' diyemedin. Yazıklar olsun" diye konuştu. "Kamuoyunun vicdanı rahatlarsa ben eminim ki o kamuoyu vicdanı içerisinde benim vicdanım da rahatlayacak" Kamuoyunun vicdanının rahatlamasıyla kendi vicdanının da rahatlayacağını belirten Aci, " Bir hukuk devleti çerçevesinde benim vicdanımı 'şu kadar ceza verilirse rahatlar' veya 'şöyle olursa böyle olur' deme lüksüm yok. Ancak kamuoyunun vicdanı rahatlarsa ben eminim ki o kamuoyu vicdanı içerisinde benim vicdanım da rahatlayacak. Ama kamuoyunun vicdanı rahatlamazsa o kendi vicdanıyla zaten boğulacak. Yani hiç kimse kusura bakmasın. Bu doktor ilk değil, son da olmayacak. Ama benim çabam burada; örnek bir ceza verilsin, bir örnek olsun. Ehliyetsiz çocuklar araba kullanmasın. Çocuğu apar topar yurt dışına götürdü. Alkol testi yapılmadı, bilmem ne olmadı. Sarhoş muydu, uyuşturucu mu kullanmıştı, ne kullanmıştı? Bilemem. Ama yasal prosedür neyse bir vatandaş, insani olarak ne türlü davranması gerekiyorsa o davranışları beklerdim. 112'yi aramaya üşendiler. Bir insan minnacık da olsa bir empati kurar. 'Acaba benim çocuğum bu kazada ölseydi ne olurdu acaba, ne yapabilirdim? Bu aile ne yaşıyor?' Bu çektiğimizin hesabını eninde sonunda öyle veya böyle verecektir. Adalet önünde verecektir. Olan oldu, ölen geri gelmiyor. O vicdansız, o merhametsiz benim torunumu da benim elimden aldı. Ne söyleyeyim ki ben ona?" şeklinde konuştu. "Kendi çocuklarını bile yok ettiler" Kendi çocuklarını bile yok ettiklerine değinen Aci, "Bizi evlat sevgisinden iki türlü mahrum ederek ne geçti eline? Kendi hayatını mı kurtardı, çocuğunun hayatını mı kurtardı? 20 aydır hapisteler eski eşiyle çocuk. O yaşta eğitim hayatı bitti. O travmadan o çocuk kurtulabilecek mi acaba? Kendi çocuklarını bile yok ettiler. Ben ne söyleyeyim ki onlara? Benim rahmetli oğlum, Münevver Karabulut cinayetini beraber oturduk yan yana izliyoruz haberleri. İşte kaçırdılar çocuğu, öte oldu beri oldu. Ne oldu sonuç? Hapishanede öldü gitti, Allah rahmet eylesin. Oğluma sordum, dedim. "Oğlum. Bu tip bir olay başına gelse. Ben baba olarak ne yapardım biliyor musun?" dedim. Bu durdu, "Baba, kulağımdan tutar jandarmaya teslim edersin' dedi" ifadelerini kullandı. "Onlar çıkmasınlar, gün yüzü görmesin" Anne Pervin Aci ise şüphelilerin çok fazla ceza alması durumunda içinin o kadar çok rahatlayacağını belirterek, "O parayla sanki bir şeyler satın alır gibi oldu. Üç beş kişiyi satın aldı, başka kişileri de satın alabilirim zannediyor. Ben bu anda hiçbir şey gözüm görmüyor. Evlat ateşi öyle bir yaktı beni ki gözüm hiçbir şey görmüyor. Çok özledim. Gece bile kalkıp mezara gidiyorum. Geçen gece eşimi de rahatsız ettim, 'Kalk gidelim' dedim gece. 10 yıl değil de bir 25 yıl vermeleri lazım. Ömür boyu vermeleri lazım. Çünkü bu kasti bir ölüm. Benim çocuğumun yarasına bir turnike yapsaydı benim oğlum yaşardı. 112'yi arasaydı. Erken gelirdi, 10 dakikaya gelirdi. Benim oğlum kurtulurdu. Benim oğlum titrerken kan kaybından, onlar hala milletle, çocuğunu kaçırmaya çalışıyor. Önce bir o çocuğu kurtarsaydın bir doktorsan eğer. O ne kadar fazla ceza aldıkça benim içime su serpilecek. Onlar çıkmasınlar, gün yüzü görmesin" ifadelerini kullandı.

Oğuz Murat Aci davasında Eylem Tok ve Bülent Cihantimur için 10 yıl hapis talebi Haber

Oğuz Murat Aci davasında Eylem Tok ve Bülent Cihantimur için 10 yıl hapis talebi

İstanbul Eyüpsultan'da meydana gelen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran ölümlü trafik kazasına ilişkin yürütülen soruşturma dosyası tamamlandı. Ehliyetsiz araç kullanarak Oğuz Murat Aci'nin ölümüne sebebiyet veren Timur Cihantimur'un ebeveynleri hakkında hazırlanan iddianamenin detayları belli oldu. Savcılık makamı, kazanın ardından yurt dışına kaçan anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur hakkında hapis cezası isteminde bulundu. ANNE VE BABA HAKKINDA HAPİS TALEBİ Habertürk kaynaklı bilgilere göre, soruşturmayı yürüten savcılık, şüpheliler hakkında cezai işlem uygulanmasını talep etti. Hazırlanan iddianame kapsamında, kazaya karışan 17 yaşındaki sürücünün annesi Eylem Tok ve babası Bülent Cihantimur için ayrı ayrı "10 yıl hapis" cezası istendiği bildirildi. Soruşturmanın tamamlanmasıyla birlikte yargılama sürecinin detayları netleşmeye başladı. KAZA NASIL MEYDANA GELDİ? Dava dosyasına konu olan olay, 1 Mart 2024 tarihinde İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde gerçekleşti. Seyir halindeki üç ATV aracından birinin arızalanması üzerine grup, araçlarını yol kenarına çekerek tamir etmeye çalıştı. Bu sırada aynı istikamette ilerleyen lüks araç, emniyet şeridindeki ATV grubuna çarptı. Feci kazada beş kişi yaralanırken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Oğuz Murat Aci yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. ABD'YE KAÇIŞ VE İADE SÜRECİ Kolluk kuvvetlerinin yaptığı incelemelerde, kazaya 17 yaşındaki ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur'un neden olduğu belirlendi. Olay yerine gelen anne Eylem Tok'un, oğlunu alarak olay yerinden uzaklaştığı ve ikilinin önce Mısır'a, ardından da Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçtıkları tespit edildi. Adalet Bakanlığı, şüphelilerin iadesi için ABD makamlarıyla temasa geçerek geçici tutuklama talebini iletti. Süreci yakından takip eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, firari anne ve oğlunun Boston'da hakim karşısına çıkarılarak tutuklandıklarını duyurdu.

Özer Aci'den gelini Şükriye Aci’ye sert tepki: “O paraların içinde boğulsun” Haber

Özer Aci'den gelini Şükriye Aci’ye sert tepki: “O paraların içinde boğulsun”

Geçtiğimiz yıl Eyüpsultan'da geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin eşi Şükriye Aci, Eylem Tok ve Timur Cihantimur hakkındaki şikâyetini geri çekmişti. Yaşanan olayla ilgili Oğuz Murat Aci'nin babası Özer Aci, gelini Şükriye Aci ile ilgili konuştu. Acılı baba, "O paraların içerisinde boğulsun. Bakalım o paralar onu ne yapacakmış." dedi. İstanbul-Eyüpsultan'da 17 yaşındaki Timur Cihantimur'un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci'nin eşi Şükriye Aci, ABD'ye kaçan Timur Cihantimur'un annesi Eylem Tok ile babası Bülent Cihantimur'un da bulunduğu 4 şüpheli hakkındaki şikayetinden vazgeçmişti. Konuyla ilgili açıklamada bulunan baba Özer Aci gelininin telefonlarına çıkmadığını ve süreci basın aracılığıyla öğrendiğini belirtti. ŞİKÂYETİNİ GERİ ÇEKEN GELİNİNE TEPKİ: “BENİ DOLANDIRDI” Özer Aci açıklamasında, "İlk çıkan haberlerde sanki aile olarak vazgeçmişiz gibiydi. Bunu özellikle belirtmek istiyorum, ben bir davadan vazgeçmiş değilim. Kanunlarımız çerçevesinde yasal mirasçı oğlu ve gelinim. Bu çerçevede eşi ve çocuğu bu davadan vazgeçmiş. Üzülerek belirteyim. Maddi ve manevi haklarından vazgeçtiğini belirtmiş, bizim Şükriye Aci. Acaba çocuğu için yaptığı bu hamleyi neden benden gizli yaptığını kendisine sizin aracılığınızla sorarım. Benim yüzüme karşı avukatımla bir olup gelinimi dolandıracakmışım veya torunumu dolandıracakmışım. Şimdi o, torunumun büyükbabasını dolandırmadı mı? Avukatıyla bir oldu. O parasında boğulsun onun. Ne kadar dayanacağını, ne olacağını sağ olan herkes görecek." dedi. Torununun 20'li yaşlara geldiğinde annesine yazıklar olsun diyeceğini ifade eden Aci, "Telefonlarıma çıkmıyor. Çıkmadığı için de bugün basın aracılığıyla öğrendim. Üzüldüm. Böyle bir şey yapacağını tahmin ediyordum. Hayatta bir insanın çevresinden, ailesinden, devletinden gizli yapmış olduğu bir şey yanlıştır. Aile olarak, benim soy adımı taşıyarak, benim torunumu, her ne kadar küçük olduğundan dolayı bakıyorsa bile ancak gizlediği için yaptığı şey külliyen yanlıştır. Şu an benim gönül rahatlığıyla onu da savunuyor olmam lazım ama savunacak bir şey yok. Yarın öbür gün, çocuğu için yaptığı bu hamlede, aldığı parayı acaba 19-20 yaşındaki bir gence; 'Yavrum senin babanın kanını sattım, seni böyle yaşattım' dediğinde acaba o çocuk annesini tebrik mi edecek yoksa merhametiyle, vicdanıyla annesinin karşısına geçip 'Yazıklar olsun anne' mi diyecek? Ben 61 yaşındayım. Şu ana kadar aç açıkta kalanı görmedim. Ufacık gayret edip, çalışan, onuruyla para kazanıyor. Para nedir ki? Kendisi mağdur olduğunu söylüyor. Evliliği döneminde kira mı ödemiş, elektrik, su, doğal gaz parası mı ödemiş? Almış olduğu oğlumun hayat sigortası parasını ne yapmış?" şeklinde konuştu. "OĞLUMUN KANINI KAÇA SATTIĞINI BİLMİYORUM" Gelininin ne kadar para aldığını bilmediğini söyleyen Aci, "Ne kadar ücret aldığını, kaç para aldığını, kaça oğlumun kanını sattığını bilmiyorum. Ama mevzu onun para alması değil, onun üzerinden avukatların para alması. 3 günlük avukatlara kandı. Şükriye Hanım'a karşı bir girişimim olmaz. Ancak çocuğum ve torunumla ilgili girişimim olur ve olacaktır da. Devam edeceğim. Sahip çıkacağım. O her ne kadar göstermeyip, kaçırsa da, telefonlarıma çıkmasa da şurada birkaç sene var. O çocuk da telefon sahibi olacaktır. Muhakkak büyükbabasının telefonuna cevap vereceğine inanıyorum. Onun mayası bendendir." dedi. Kendisine bu süreçte herhangi bir teklif yapılmadığını ifade eden Aci, "Şükriye Hanım hiçbir zaman bana gelin olmadı. Gelin olsaydı böyle yapmazdı. Ben avukatımla beraber olup gelinimi dolandıracakmışım diye beyanda bulunmuş. Peki kendisi ne yaptı? Avukatıyla bir olup beni dolandırdı. Benden gizli iş çevirdi. Bana açıkça bir teklif gelmedi. O insanların bir lokması boğazımdan geçmesin. Her seferinde şunu dile getirdim. 1,5 yaşında yetim kalan çocuğun hakkını onlara yedirmem, dedim. Sözümün arkasındayım. Ama Şükriye Hanım benim değil kendisinin çözmesi gerektiği yolunda hareket etti. Kendi tercihidir. Bu saatten sonra davaya gelmeyecekmiş, suçlular az ceza alacakmış, o vebalde yaşasın. O paraların içerisinde boğulsun. Bakalım o paralar onu ne yapacakmış." ifadelerini kullandı. Yarından itibaren konuyu kamuoyuna duyurma yoluna gideceğini söyleyen Aci, "Şu an kamuoyunda benim acımı acısı olarak paylaşan vicdanlı, merhametli binlerce insan var. Kamuoyu vicdanını doğru bilgilendireceğim. Bugüne kadar hakkında hiçbir şey konuşmadım. Yarın sabah itibarıyla sizler aracılığıyla doğru neyse onu söyleyeceğim. Ben davamdan vazgeçmediğimi tekrar tekrar anlatacağım. Yapacağım ilk şey budur." dedi.

Oğuz Murat Aci’nin eşi davadan feragat etti, aile tepkili: “Oğuz’un kemikleri sızlamıştır” Haber

Oğuz Murat Aci’nin eşi davadan feragat etti, aile tepkili: “Oğuz’un kemikleri sızlamıştır”

Eyüpsultan'da 17 yaşındaki Timur Cihantimur'un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci'nin babası ve annesi ise davadan şikayetlerini çekmediklerini belirtti. Oğuz Murat Aci'nin eşinin davadan feragat etmesi üzerine açıklamalarda bulunan aile avukatı Hacı Orhan, "Bu olay aileyi derinden yaraladı. Aslında Oğuz'un kemikleri bugün sızlamıştır" dedi. KAZADA HAYATINI KAYBEDEN ACİ’NİN EŞİ ŞİKÂYETİNDEN VAZGEÇTİ Eyüpsultan'da 1 Mart 2024 tarihinde Timur Cihantimur'un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci hakkında yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturmada Aci'nin dosyada müşteki olarak bulunan eşi Şükriye Aci ve kazada yaralanan 4 müşteki, maddi ve manevi zararlarının giderildiğini gerekçe göstererek şikayetlerinden vazgeçtiğine dair dilekçe sundu. AİLENİN AVUKATI: “FERAGAT KARARI AİLEDEN HABERSİZ ALINDI” Kazada hayatını kaybeden Aci'nin anne ve babasının Avukatı Hacı Orhan, konuya ilişkin İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Orhan, "15 yıldır Oğuz'u tanıyan, babasının avukatlığını yapan birisiyim ve Oğuz'la da eskiden beri arkadaşlığımız var. Davaya başlarken hepinizin takip ettiği üzere önce ailenin avukatı olarak başladık ve Şükriye Hanım'ın yani rahmetli Oğuz'un eşinin de avukatı olarak Özer Bey'in eşinin ve kızının avukatı olarak davaya başladık. Süreç içerisinde Şükriye Hanım'ın hep bize serzenişleri oldu. Biz kendisine her zaman gerekli bilgileri verdik. Ne yazık ki bugün öğrendiğimiz dosyaya baktığımızda kendisinin aileden, şikayetçi olan diğer kişilerden habersiz olarak kayınvalidesinden, kayınbabasından ve diğer şikayetçi kişiden habersiz bir şekilde davadan feragat ettiğini gördük. Bu olay aileyi derinden yaraladı. Aslında Oğuz'un kemikleri bugün sızlamıştır" dedi. ANNE VE BABADAN NET TAVIR: “DAVAMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ” Ailenin parayla ilgili bir taleplerinin olmadığını söyleyen Orhan, "Bu olaydan niçin feragat ettiklerini az çok kendileri de ifade ettiler. Maddi zararlarını kendileri karşılayarak, bugün bir feragat gerçekleştirdiler. Evet bu olayın en acı tarafıdır. Şükriye Hanım, genç yaşta kaybettiği eşinin kan parasına tenezzül etmiştir, ne yazık ki. Bu aşamadan sonra artık Şükriye Aci olarak anılmasını kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz. Bu aşamadan sonra Şükriye Aslan'dır. Bu saatten sonra ‘Aci' soyadını kullanmaması gerekir. Burada Şükriye Hanım'ın avukatı bir açıklamada bulundu. Kendisinin zor durumdu olduğunu söyledi. İlk günden beri müvekkilimiz Özer Aci, şunu söylüyor, ‘Benim parayla işim yok' diyor. Para konusunda bir talebin olmadığını söylediler. Şimdi Şükriye Hanım, bir villada oturuyor. Bir villa kendisine tahsis edilmişti, rahmetli Oğuz ile beraber orada oturuyorlardı. Oğuz'un ölümünden beri kendisi orada oturuyordu. Ama ne ilginçtir ki, kendisi son aylarda aileyle görüşmemeye başladı ve eve gelmemeye başladı. Annesine, kayınpederinden habersiz bir şekilde yerleşti. Rahmet Oğuz, ölmeden bir hayat sigortası yaptırmıştı. Bu hayat sigortasında yaklaşık 6 milyon tazminat geldi. Bu 6 milyonun tamamı diğer aile fertleri bir şey almadan, kendisine takdim ettiler ve kendi kira gelirleri var, kendi taksi plakası var. Bunların hepsi, kendi açıklamalarına göre, kendi ihtiyacını karşılayamadı. Ailenin desteği vardı, bunların hepsini tepti, ailenin kendisine sahip çıkmasını istemedi. Onlardan ayrı bir yola girerek, sırtını dönerek bu yola girdi. Ne yazık ki, kendi tabirleriyle, ‘para karşılığında' bu şikayetten vazgeçtiler" diye konuştu.

Eylem Tok ve Oğlu için sürpriz gelişme: Ailesinden geri adım! Haber

Eylem Tok ve Oğlu için sürpriz gelişme: Ailesinden geri adım!

Zincirleme bir dramın yaşandığı ölümlü trafik kazasında yeni bir gelişme yaşandı. 1 Mart 2024'te İstanbul’da ATV arızası nedeniyle yol kenarında duran bir gruba çarpan ve Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olan Timur Cihantimur’un ailesiyle birlikte yurt dışına kaçması sonrası başlatılan soruşturma sürerken, mağdur aileden dikkat çeken bir adım geldi. Şikayetlerini geri çektiler Ekol TV muhabiri Dilek Yaman Demir’in aktardığına göre, Oğuz Murat Aci’nin eşi Şükriye Aci ve kazada yaralanan 4 kişi, hem Timur Cihantimur hem de Eylem Tok hakkındaki şikâyetlerini geri çekti. Savcılığa sunulan dilekçelerde “Maddi ve manevi zararımız karşılanmıştır” ifadesi yer aldı. Acılı baba tepkili: Davamdan vazgeçmedim Karara sert tepki gösteren Oğuz Murat Aci'nin babası Özer Aci, “Davamdan vazgeçmedim. Ne söylediysem sözümün arkasındayım” dedi. Gelini Şükriye Aci’nin tutumuna da tepkili olan baba Aci, “Benim oğlumu geri getirecek bir karşılık yok. O insan benim soyadımı taşıyor ama utanmadan maddi sıkıntı çektiğini söylemiş. Altında sıfır arabası var” diyerek sitem etti. Olayın geçmişi Timur Cihantimur’un ehliyetsiz şekilde kullandığı araçla çarptığı grubun içinde yer alan Oğuz Murat Aci olay yerinde yaşamını yitirmişti. Kazanın ardından annesi Eylem Tok tarafından olay yerinden uzaklaştırılan Cihantimur’un, önce Mısır’a, ardından da ABD’ye kaçtığı ortaya çıkmıştı. Anne ve oğul, 14 Haziran’da ABD’nin Boston kentinde yakalanmış, Florida’daki mahkemede tutukluluklarının devamına karar verilmişti. Yapılan ev hapsi ve tutukevi değişikliği talepleri mahkemece reddedilmişti. Türkiye’nin iade süreciyle ilgili yasal işlemleri sürüyor.

Cani anne Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur’un Türkiye’ye iade kararı, Yağmur Taktaş davasında emsal olacak Haber

Cani anne Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur’un Türkiye’ye iade kararı, Yağmur Taktaş davasında emsal olacak

Amerika Birleşik Devletleri'nde görülen davada, İstanbul'da ehliyetsiz araç kullanarak Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olan Timur Cihantimur ve annesi Eylem Tok'a, Türkiye'ye iade edilme kararı verildi. 2024 Mart ayında gerçekleşen trajik kazada, Cihantimur'un kullandığı araçla meydana gelen çarpışmada Aci ağır yaralanmış ve hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Cihantimur ve annesi, Amerika'ya kaçmıştı. İade kararı, aynı zamanda Amerika'da şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Türk sosyal medya fenomeni Yağmur Taktaş’ın davası için de emsal teşkil etmesi bekleniyor. Eylem Tok ve Oğlu, Amerika’da Yargılanıyordu Amerika’da görülen davada, Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur’a, Türkiye'ye iade edilme kararı verildi. Mahkeme, Cihantimur’un Amerikan vatandaşı olmasına rağmen, iki sanığın Türkiye’ye iade edilmesinin doğru olacağına karar verdi. Cihantimur’un Amerika'ya kaçmasının ardından, Türk yetkilileri Amerika’daki yetkililere suçluların iadesi için başvurmuştu. Cihantimur’un kaçışı ve Amerika’daki yargı süreci uzun süre boyunca Türk basınında geniş yer bulmuştu. Yağmur Taktaş Cinayeti ve İade Süreci İade kararı, aynı zamanda Amerika'da şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Türk sosyal medya fenomeni Yağmur Taktaş’ın davası açısından da emsal teşkil edecek. Taktaş’ın annesi, kızının ölümünden sorumlu tuttuğu eski erkek arkadaşı A.C.F.'nin Amerika'da olduğu bilgisi üzerine, A.C.F. hakkında Türkiye'ye iade kararı talep etmişti. Taktaş’ın ölümünün ardından, Amerika’da görülen süreçte, ailenin avukatı Fethi Öksüz, Cihantimur’un iade kararının Yağmur Taktaş cinayetiyle ilgili davada da büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti. Eylem Tok ve Avukatının Başvurusu Eylem Tok’un avukatı, müvekkilinin Türkiye'ye iade edilmesinin ciddi güvenlik tehditleri doğuracağı gerekçesiyle mahkemeye başvurdu. Tok’un avukatı Jennifer M. Herrmann, sunmuş olduğu dilekçede, Tok’un ve ailesinin Türkiye’de ölüm tehditleri aldığını iddia etti. Dilekçede, Eylem Tok’un Türkiye’ye iade edilmesi durumunda bu tehditlerin hayatına mal olabileceği belirtilerek, iade sürecinin geçici olarak durdurulması talep edildi. Hukuki Mücadele ve İtirazlar Avukat Herrmann, dilekçesinde Eylem Tok’un iadesine ilişkin hukuki açıdan çeşitli tartışmaların bulunduğunu ifade etti. Özellikle, suçlamaların ABD-Türkiye arasındaki iade anlaşmasıyla ne kadar uyumlu olduğuna dair hukuki sorular ortaya atıldı. Tok’un, Amerika’daki mülklerinin ve telefonunun delil olarak kullanılıp kullanılmayacağı, ve bu durumun iade anlaşmasına uygun olup olmadığı da mahkemede tartışma konusu oldu. 28 Günlük Ek Süre Talep Edildi Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur’un iadesine ilişkin mahkeme kararının ardından, ABD hükümeti süreçle ilgili resmi belgeleri Türkiye’ye iletti. Ancak, Tok’un avukatı mahkemenin kararına itiraz etme hakkına sahip olduklarını belirtti ve 28 günlük ek bir süre talep etti. Bu süre içinde, Tok ve Cihantimur’un haklarını savunabilecekleri, itiraz süreci tamamlanmadan iade sürecinin hızlandırılmayacağı ifade edildi. İade Süreci Nasıl İlerleyecek? Mahkeme, Eylem Tok ve Timur Cihantimur’un Türkiye’ye iadesini onayladı, ancak savcılığın dilekçesi üzerine, 28 günlük ek süre tanınarak sürecin durdurulması talep edildi. Eğer mahkeme, bu talebi reddederse, iade süreci hızlanarak Tok ve Cihantimur’un Türkiye’ye teslim edilmesi bekleniyor. Ancak, mahkeme sürecinin reddedilmesi durumunda, sürecin daha uzun bir süre devam etmesi mümkün.

Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur’un Türkiye'ye iadesi için 28 günlük ek süre tanındı Haber

Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur’un Türkiye'ye iadesi için 28 günlük ek süre tanındı

İstanbul’da ehliyetsiz kullandığı araçla Oğuz Murat Aci’nin ölümüne sebep olan Timur Cihantimur ve onu ABD’ye kaçıran annesi Eylem Tok’un Türkiye’ye iadesi için mahkemeden onay çıktı. Ancak savunma avukatlarının talebi üzerine iade sürecine 28 günlük ek süre tanındı. ABD SAVCILIĞINDAN AÇIKLAMA: İADE SÜRECİ HEMEN BAŞLAMAYACAK Eylem Tok’un avukatı Jennifer M. Herrmann, müvekkilinin iadesinin durdurulması için mahkemeye başvuruda bulundu. Bunun üzerine davaya bakan savcı Kristen Kearney, mahkemeye sunduğu dilekçede, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın iade emrini hemen çıkarmayacağını ve 28 gün boyunca sürecin ilerlemeyeceğini bildirdi. Bu sürede Tok ve Cihantimur’un hukuki itirazlarını sunmalarına imkan tanınacak. HABEAS BAŞVURUSU YAPILIRSA İADE SÜRECİ DURDURULACAK Savcılığın dilekçesinde şu detaylara yer verildi: Eylem Tok ve Timur Cihantimur, mahkemenin iade kararına itiraz edebilmek için 28 gün süreye sahip. Eğer bu süre içinde Habeas Corpus başvurusu yapılırsa, mahkeme başvuruyu değerlendirmeden iade süreci ilerleyemeyecek. Mahkeme Habeas başvurusunu reddederse, ABD Dışişleri Bakanlığı iade için teslim emri çıkarabilecek. İade işlemleri mahkeme aksi bir karar almadığı sürece herhangi bir zamanda gerçekleştirilebilecek. HAKİM DONALD L. CABELL’İN KARARI Hakim Donald L. Cabell, savcılığın sunduğu dilekçeye dayanarak elektronik sistem üzerinden kararını açıkladı. Kararda şu ifadelere yer verildi: "Mahkeme, ABD hükümetinin sunduğu Eylem Tok’un iadesine ilişkin onay ve taahhüt belgesini imzalayarak Dışişleri Bakanlığı’na iletecek. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı bu belgenin kayda geçtiği tarihten itibaren 28 gün boyunca Tok’u Türkiye’ye teslim etmeyecek. Tok’un bu süre içinde Habeas Corpus dilekçesi sunması durumunda, mahkeme bu başvuruyu değerlendirmeden ABD yönetimi iade sürecini ilerletmeyecek." İADE KARARI DAHA ÖNCE VERİLMİŞTİ 11 Şubat’ta, Hakim Donald Cabell, Timur Cihantimur ve Eylem Tok’un Türkiye’ye iadesinin uygun olduğuna karar vermişti. Mahkeme, Türkiye ile ABD arasında yürürlükte olan Suçluların İadesi Anlaşması kapsamında sanıkların Türkiye’ye teslim edilmesine hükmetmişti.

Eylem Tok ve oğlunun iade kararına acılı babadan ilk yorum: Çok sevindik, dört gözle bekliyoruz Haber

Eylem Tok ve oğlunun iade kararına acılı babadan ilk yorum: Çok sevindik, dört gözle bekliyoruz

Geçtiğimiz yıl İstanbul Eyüpsultan’da meydana gelen trafik kazasında 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetmiş, 5 kişi yaralanmıştı. Kazaya neden olduğu iddia edilen Op. Dr. Bülent Cihantimur ve Yazar Eylem Tok’un 17 yaşındaki oğlu T.C., annesi tarafından önce Mısır’a, ardından ABD’ye kaçırılmıştı. Türkiye’nin iade talebi üzerine haziran ayında Boston’da ABD polisi tarafından yakalanan anne ve oğul hakkında Massachusetts Bölge Mahkemesi tarafından Türkiye’ye iade kararı verildi. ADALET BAKANI TUNÇ: GEREKLİ GİRİŞİMLER SÜRÜYOR Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İstanbul Eyüpsultan'daki ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının ardından ülkemiz dışına çıkarak ABD’ye giden ve iade talebimiz kapsamında yakalanarak tutuklanan Eylem Tok ve Timur Cihantimur’un ülkemize iadelerine karar verilmiştir. Adaletin tecellisi için gerekli girişimlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. ACILI BABA: "DÖRT GÖZLE BEKLİYORUZ" İade kararının ardından, kazada hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Bugün Adalet Bakanlığından haber aldık. Çok sevindik, iade edilecekleri kararı açıklanmış. Dört gözle bekliyoruz, sonuçta amacımıza ulaştık diyebilirim. Çabanın, emeğin bir sonucu, meyvesini aldık. Bugün itibariyle 8 aydır Amerika’da hapisteler, en azından orada serbest bırakılmadılar. Gelip Türk adaletine teslim olsunlar dedik, eli kelepçeli gelmesin dedik, onlar öyle gelmeyi tercih ettiler.” BABA ÖZER ACİ: "TIPIŞ TIPIŞ GELECEKLER" "Davama inanmıştım, mücadele ettim, çaba gösterdim, uyumadım. Sonunda adaletin yerini bulduğunu görmek beni biraz olsun rahatlatıyor. Ben Eylem Tok’a ‘eli kelepçeli gelmesin’ dedim ama o kelepçeli gelmeyi tercih etti. Paşa gönlü bilir. Onlar sandılar ki ABD’ye kaçınca izlerini kaybettirecekler. Ama ilahi adalet var. Şimdi tıpış tıpış Türk adaletine teslim olacaklar. Havalimanında karşılayacağım." "YALNIZ DEĞİLİM, BİNLERCE KİŞİ YANIMDA" Aci, 1 yıldır verdiği hukuk mücadelesinde yalnız olmadığını belirterek, "Devletimiz, siyasiler ve Adalet Bakanımız sayesinde mücadeleye devam ediyorum. Onların yaptığı yanına kalmadı, kalmayacak. Türk adaleti örnek bir karar verecek" ifadelerini kullandı. "PARANIN GÜCÜ YETER Mİ, GÖRECEĞİZ" Özer Aci, olayın bir maddi ve manevi savaş haline geldiğini söyleyerek, "Milyon dolarlar harcadılar ama ellerine ne geçti? 8 aydır hapisteler, 2 ay daha içeride kalacaklar. Beni pasif sandılar ama yanıldılar. Paralarının gücü nereye kadar yetecek, göreceğiz" diye konuştu. "Oğlumun hayatı parayla geri gelmez. İstanbul’u bana verseler oğlum geri gelecek mi? Bedel ödemeleri gerekiyorsa, şimdi o bedeli kendileri düşünsünler." İADE SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK? Yetkililer, Eylem Tok ve T.C.’nin en kısa sürede Türkiye’ye getirilmesi için ABD makamlarıyla iş birliği içinde çalışıldığını belirtiyor. Türkiye’ye iadeleri sonrası, adli süreç kaldığı yerden devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.